Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1786 E. 2026/484 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1786
- Karar No
- 2026/484
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1786
KARAR NO:2026/484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/06/2022
NUMARASI:2022/250 Esas - 2022/603 Karar
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu olan davalı ... A.Ş.’den bedelini tamamen ödeyerek müvekkili tarafından satın alınan dava konusu İstanbul İli, ..... İlçesi, ... Mah. ..... ada,. parsel, E (...) .... E (...) . bağımsız bölüm no'lu bağımsız bölümlerde yer alan davalı finans kuruluşları ...bank tarafından konulan ipoteklerden dolayı davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu ipoteklerin tapudan tüm ferileri ile birlikte terkin edilerek (fek edilerek) ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesini, davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu ipoteklerin tapudan tüm ferileri ile birlikte terkin edilerek (fek edilerek) ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesini ve dava konusu olan taşınmazın üzerine davalılar...bank ..... tarafından konulan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve varsa diğer takyidatlar ile varsa haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü takibin ve icra işlemlerinin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ...bank ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görev ve yetki itirazımız kapsamında İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, müvekkil yönünden HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE, taşınmaz üzerindeki diğer takyidat lehdarlarına husumetin yaygınlaştırılmasına, adi yazılı sözleşmeden doğan şahsı hak mutlak nitelikteki ayni hak sahibi üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden ve esasa ilişkin diğer itirazlarımız kapsamında haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan REDDİNE, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK m. 194 gereği iflas tarihinden sonra Müflis Şirket ve İflas Müdürlüğü aleyhine dava açılamayacağından işbu davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise müflis şirket hakkında verilen iflas kararı nedeniyle esasa ilişkin her türlü yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla İİK m. 194 gereğince davanın ikinci alacaklar toplantısından on gün sonraya bırakılmasına, huzurdaki davanın talepleri kapsamında esastan ve usulden reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Somut olayda dava konusu bağımsız bölümün konut (mesken) niteliğinde olduğu, davacının tüketici olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu davaya konu taşınmazların konut(mesken) niteliğinde olması dikkate alındığında uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesini gerektirir nitelikte ticari bir dava da olmadığı, uyuşmazlığın görevli mahkeme olan Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,"karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...bank ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ...bank ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka ile diğer davalı firma arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi gereğince ilk derece mahkemesi kararına konu uyuşmazlığın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerince görülmesi gerektiğini, uyuşmalığın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un 3. maddesi gereğince tüketici işlemi olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalı banka - ... arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, davalı banka ve .... arasındaki hukuki ihtilaf ticari kredi sözleşmeleri gereğince davalı bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğü doğmadığını, davacı ile davalı banka arasında bağlı kredi ilişkisi bulunmadığını, dava açısından davalı tarafından davacıya verilmiş bir konut kredisi bulunmadığını, satıcı ... ile davalı banka arasında davacının konut tedarikine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığını, dava konusu ihtilafta bağlı krediden de bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının adi yazılı satış vaadi sözleşmesinden doğan taleplerini yalnızca davalı garanti kozaya karşı ileri sürebileceğini, şahsi hakka dayalı huzurdaki tescile zorlama talepli dava ile ipoteğin fekkinin talep edilemeyeceğini, 30.9.1988 tarihli, 1987/2 esas, 1988/2 karar sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme genel kurulu(yibgk) kararı gereğince de ipoteğin fekkinin talep edilemeyeceğini, adi yazılı satış sözleşmesinin imza tarihinde taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu, ipoteğin tesisi esnasında taşınmazın davacıya satıldığının davalı tarafından bilindiğini, davalı bankanın taraflar arasında akdedilen harici satış sözleşmesini bilmediğini ve bilebilecek durumda da olmadığını, diğer davalının bankaya sunulan mali verilerinde, dava konusu taşınmazın satıldığına dair bilgi bulunmadığını, diğer davalı bilançolarında, ekspertiz raporlarında, istihbarat kaydında hangi bağımsız bölümün satıldığı yönünde bilgi bulunmadığını, dava konusu bağımsız bölümün davacıya haricen devredildiğinin ipoteğin tesisinde tespit edilmesinin imkansız olduğunu,... A.Ş. lehine tesis edilen ipotek hakkının davalı bankaya devir ve temlik olduğunu, davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet vermediğini, mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti talebinin reddi ile bunların tümüyle davacı üzerinde bırakılmasını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava; davacının davalı tasfiye halinde ... A.Ş' den inşaat halinde satın aldığı taşınmazın tapusuna diğer davalı lehine konulan ipotek ve takyidatların kaldırılarak davacı adına takyidattan ari olarak tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.Karara karşı davalılardan ...bank A.Ş., vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6100 sayılı HMK 2. Maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu düzenlemeye göre malvarlığı hakları ile şahıs varlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup özel görevli mahkemelerin görevleri özel düzenlemeler ile belirlenmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı İçerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.6502 sayılı yasanın 73. Maddesinde; ''Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.6502 sayılı yasanın 83/2 Maddesi "taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanasını engellemez." düzenlemesini içermektedir.
Somut olaya gelindiğinde taraflar arasında uyuşmazlığa dayanak davacı ile davalı ... A.Ş' arasında " ..." sözleşmesinin imzalandığı, davacı şirketin ticaret şirketi olup ticari iş dışında gerçek kişiler gibi özel alanı bulunmadığı ve yaptığı her türlü işlemin ticari iş niteliğinde olduğu, sözleşme satım sözleşmesi olup TTK da düzenlenen hususlardan olmadığı ancak davacı ve davalıların tacir olup uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden kaynaklanan uyuşmazlık olduğu, davacının 6502 sayılı yasanın 3. Maddesinde düzenlenen tüketici sıfatını taşımadığı gibi işlemin tüketici işlemi de olmadığı bu haliyle davayı görmeye Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026