İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/398 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/398
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/398 Esas KARAR NO : 2026/68
DAVA : TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, ...adresindeki taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın, davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi aracılığıyla davalı ... nezdinde ... poliçe numarası ve 16/08/2022 - 16/08/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... ile sigortalandığını, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ... merkezli depremler neticesinde, müvekkiline ait sigortalı taşınmazın tamamen yıkıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yaşanan bu hadise sonrası, müvekkili tarafından davalı kuruma hasar ihbarında bulunulduğunu ve ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, yaptıkları başvuruya rağmen davalı kurumun, taşınmazın "iş yeri" olarak kullanıldığı gerekçesiyle tazminat talebini zımnen reddettiğini ve ödeme yapmaktan imtina ettiğini, oysa ki tapu kayıtlarında taşınmazın niteliğinin "daire" olarak geçmekte olduğunu, poliçede ise "Daire Kullanım Şekli" "DİĞER" olarak belirtildiğini, taşınmazın bir mali müşavirlik ofisi olarak kiraya verilmiş olmasının, tapudaki "daire" vasfını ve ... teminatı altında olduğu gerçeğini değiştirmemekte olduğunu, aynı binada bulunan ve mesken olarak kullanılan diğer komşu bağımsız bölümlere ... tarafından hasar ödemeleri yapıldığını, bu durumun davalı kurumun çifte standart uyguladığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu açıkça gösterdiğini, dava açılmadan önce ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun... numaralı dosyası üzerinden yürütülen sürecin 28.02.2025 tarihinde tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 241.280,00-TL tutarındaki poliçe teminat bedelinin, olay tarihi olan 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; göreve ilişkin itirazlarının mevcut olduğunu, müvekkili kurumun bir ticari işletme olmadığını, bu sebepele kuruma karşı açılacak davaların hiçbir zaman nisbi ticari dava niteliğinde olamayacağını, kuruma karşı açılacak davalarının ikinci tür ticari davalardan da olmadığını, dava konusu meskene ilişkin tapu kaydında herhangi bir rehin alacaklısının yer alıp almadığı hususunun araştırılması gerektiğinin, davacı tarafın sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatı alacağı yönünden talepte bulunabilmesi için öncelikle rehin alacaklısının Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca bu konuda açık ve yazılı muvafakat vermesi gerekmekte olduğunun, rehin alacaklısının açık ve yazılı muvafakat vermemesi halinde işbu davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu hasar ile rizikolar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, dava konusu taşınmazda oluşan hasarın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerden kaynaklandığını, bahse konu taşınmazların niteliğinin Taşınmazlara Ait Tapu Kaydı belgesinde ” Daire ” olarak düzenlenmiş olması sebebiyle ...” a tabi olduğunu, davaya konu olan taşınmazlarda ' Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Binalar ' ve ' Teminat Dışında Kalan Haller' kapsamına giren bir durumun mevcut olmadığını, davaya konusu taşınmazın deprem tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre yeniden yapım maliyetinin yıpranma payı düşülmüş hali ile 1.484.437,50-TL olarak hesap edildiğini, sigortalı taşınmazın brüt yüz ölçümünün ... nolu ... Poliçesinde 160,00 m2 olarak baz alındığını, İnşaat Bilirkişisi tarafından yapılan incelemede 145,00 m2 olduğunun tespit edildiğini, ... nolu ... Poliçesinde Aşkın Sigorta olduğunu, ... nolu ... Poliçesinde olması gereken sigorta bedelinin proje alanı (145,00m2) dikkate alındığında 218,660,00-TL olarak tespit edildiğini, davacının ... nolu ...Poliçesi kapsamında talep edebileceği hasar tazminat bedelinin %2 muafiyet tenzili sonrasında 214.286,80-TL olarak hesap edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava; ... kapsamında tazminat davasıdır. HMK'nın 114 ve 115. maddelerinde dava şartları düzenlenmiş olup, açılan bir davada öncelikle dava şartlarının incelenmesi ve kanundaki düzenleme sırasına göre dava şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra "Kapsam" başlıklı ikinci maddesinde: "Bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesine göre "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, mal; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü vb. her türlü gayri maddi malları, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı Yasanın 73. maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması ve işlemin tüketici işlemi sayılması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında ... poliçesine dayalı hukuki ilişki bulunduğu, bu hukuki ilişki uyarınca davacının tüketici sayılacağı, davacı vekilince, deprem sigortası teminatının tahsiline dayalı alacağın talep edildiği gözetildiğinde, dava tarihi olan 24.10.2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Zira bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı belgesinde "darie" olarak tescil edildiği ve poliçede taşınmazın kullanım şeklinin "diğer" olarak düzenlendiği, taşınmazın deprem sebebiyle yıkılmadan önce bir apartmanda daire katı olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğuna dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı) HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır