İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/466 E. 2026/506 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/466
Karar No
2026/506
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/466 Esas - 2026/506 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/466 Esas KARAR NO : 2026/506

.... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/07/2023 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KA.YAZ.TARİHi : 11/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile "Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ....'ın 29/09/2021 tarihinde .... plaka sayılı araç tarafından yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkilin kusursuz, sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilin kazada beden bütünlüğünün ihlal edildiğini, eski sağlığına kavuşma ihtimalinin bulunmadığını, kazadan önce mutlu bir yaşam sürdüğünü ancak kazadan sonra bakıma ve yardıma muhtaç hale geldiğini, bu nedenle davalılardan şimdilik 1.000,00TL maddi tazminat, müvekkil ... adına 500.000,00TL, müvekkil ... da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu belirterek, maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir. " talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı .... vekilinin cevap dilekçesi ile'' Davacılar tarafından 29.09.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, kazaya karışan araçlar ticari araç olsa dahi tazminat taleplerinin Borçlar Kanunu hükümlerine dayandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, kusur yönünden ceza mahkemesindeki kusur raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, kazada davacının da tali kusurlu olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini'' talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesin ile "Davacıların 29.09.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli davayı açtıklarını, ancak davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davalılar arasında işleten ve sürücü yer almayıp yalnızca sigorta şirketinin dava edilmesi durumunda dahi tazminat talebinin yasal dayanağı Borçlar Kanunu hükümleri olduğundan görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, haksız fiillerden kaynaklanan tazminat davalarının yasal dayanağının Ticaret Kanunu değil, Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, ceza mahkemesindeki kusur raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, davacının bedensel zararın oranı yönünden hastaneden alınan raporun yeterli olmadığını, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde olayın oluş şekli, müterafik kusur oranları, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi gibi unsurların göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilin işleten sıfatı bulunmadığını, aracın diğer davalı tarafından kullanıldığını ve müvekkilinin kazaya karışan araç üzerinde hiçbir zaman fiili hakimiyeti bulunmadığını belirterek, davanın reddini'' talep ettiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile "müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu ve davacının taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesinde Yargıtay'ın işaret ettiği şekilde üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerinden seçilmiş adli tıp uzmanlarının muayenesi sonucu belirlenmesi gerektiğini, maluliyet tazminatının hesaplanmasında TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, davacının ....'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve ulaşım gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacının kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini ''talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Davalı sigorta şirketinden 14/12/2020 başlangıç tarihli ... numaralı.... poliçe suretinin, hasar dosya suretinin getirtildiği davacı tarafça davalı sigorta şirketine 21/12/2021 tarihinde müracaat edildiği, davalı sigorta şirketince davacı ... için poliçe limit tutarı 430.000,00 TL sinin dava tarihinden sonra 19/04/2023 tarihinde ödendiği, dekontunun ibraz edildiği görülmüştür. Güvence Hesabı internet sayfasında yapılan incelemede 01/01/2021-31/12/2021 tarihleri arası sakatlık/ölüm teminat tutarının 430.000,00 TL, tedavi tutarınında 430.000,00TL olduğu görülmüştür. Sgk ya yazılan müzekkereye verilen cevapta rücuya tabi ödemede bulunulmadığının bildirildiği davacılar ile davalılar ... ve ... 'ın ekonomik ve sosyal durumlarının kolluk aracılığıyla tespit edildiği, Nüfus kaydından davacıların karı/koca oldukları görülmüştür. .... plaka sayılı araç ruhsatından araç ruhsat sahibinin ... olduğu görülmüştür. Davalı ... tanığı ....'ın beyanında " Davalılardan İrem kızım olur, .... oğlum olur ben kaza tarihinde olay mahallinde değildim kazanın nasıl olduğunu bilmiyorum, aracı normalde benim oğlum kendine aldı ancak borcu harcı olduğu içinde aracı kızım İrem'in üzerine yaptı, araç üzerinde İrem'in herhangi bir tasarrufu yok kullanımını bakımını hepsini İlker yapar İremin sürücü belgesi de yoktur" dediği tanık ....ın beyanında "... ben ....i 2017'den bu tarafa tanırım aynı iş yerinde çalışırız, 3 4 senedirde vardiyalarımız çakıştığında ... aracıyla gidip geliyoruz, ben Adil beyin aracını kendisinin zannediyordum ben kazayı bizzat görmüş değilim, Aracın Benzinini bakımını muayenesidir her şeyini kendisi yaptırıyordu, İrem'in araç üzerinde tasarrufta bulunduğunu görmedim kaldı ki kendisini de hiç görmedim "dediği görülmüştür. Davadan önce davacı tarafından alınan 16/03/2023 tarihli, .... düzenlenen maluliyet raporunda davacının daimi maluliyetinin %51 olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce .... alınan 08/03/2024 tarihli maluliyet raporunda davacının engel oranının %20 olduğunun 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığını, 3 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirtildiği görülmüştür. Dosya içerisinde mevcut dava öncesi davacı tarafça .... alınan 29/09/2025 tarihli maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranını %9 olduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin, 2 ay süre ile bir başkasının yardımına muhtaç olduğunun bildirildiği görülmüştür. .... karar sayılı dosyası getirtilmiş, müştekisinin ..., sanığının ... atılı suçun taksirle yaralanmaya sebebiyet olduğu, sanığın taksirle yaralanmaya sebebiyet suçundan TCK 89/1, 89/2-b, 62/1, CMK 251/3, TCK 52/2 maddeleri uyarınca 6.500,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosya içerisinde mevcut .... 06/06/2022 tarihli kusur raporunda "... Sanık Sürücü ...'ın , sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri yaya geçidi mahallinde durması ve karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, seyir hızıyla ve kontrolsüzce yaklaştığı yaya geçidi mahallinde ilk geçiş hakkını bırakmadığı yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, katılan Yaya ..., karşıdan karşıya yaya geçidini kullanarak geçiş yapmakta olduğu sırada seyirle gelen ve kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan otomobilin çarpmasıyla meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının ...:'' belirtildiği görülmüştür. Dosyamız üzerinde kusur ve aktüer bilirkişiden alınan 11/03/2026 tarihli raporda "...a) Kazada sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki....plaka sayılı hususi otomobili ile yerleşim yeri içi, azami hızın 50 km/s, üç şeritli asfalt/cadde bölünmüş yol olan ....istikametinde bulunan trafik ışıklarına doğru gündüz vakti düz seyir halinde iken görevli kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında aracının hızı hakkında bir tespit yapılmadığından kendisine seyri esnasında aşırı hızdan kusur izafe edilemeyeceği ancak trafiğin her an yoğun olduğu .... üzerinde yasal hız sınırını aşmayan içinde bulunulan mahal/çevre koşullar için uygun olmayan yüksek hızda araç kullanmak suretiyle düz ön ilerisinde bulunan trafik ışıklarına ve yaya geçidine doğru seyrederek yaklaşırken kanunun amir hükmü olan aracını mahal şartlarına uygun güvenli hız seviyesinde seyrini sürdürmesi gerekirken aksi durumda davranması sonucu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu 52/b maddesin de yer alan “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır.” Kuralına uymayarak, trafik ışıklarına doğru üç şeritli yolun en sol şerit üzerinde seyir halinde iken havanın açık yol yüzeyinin kuru düz/eğimsiz görüşe engel cisim ve yol çalışması ile kavşak/geçidin bulunmadığı olay yeri Karabörk Sitesi karşısında bulunan yaya geçidi çizgilerini fark etmeyerek ifadesinde kendi gidiş istikameti göre yolun sağındaki araçların durmasına rağmen kendisinin yavaşlayıp gerekirse durmayarak üç şeritliyol üzeri sağından yaya geçidi yol sathı üzerinden solundaki yolun karşısı Karabörk sitesi istikametine geçişini tamamlamak üzere olan yaya ...'a ilk geçiş hakkını vermeyip yaya geçidi üzeri gidiş yönü en sol şerit içerisinde aracının sağ ön kısımları ile yayaya çarparak yayanın yaralanması sonucu meydana gelen ölümlü/yaralanmalı trafik kazasında olayın özelliklerine ve sürücünün yaşının olağan tecrübesine göre karayolunu kullanırken “dikkat ve özen yükümlülüğünü "yerine getirmeyip aynı kanunun 74.maddesindeki “Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” kurallarını ihlal ederek, kazayı önlemek için yayayı görür görmez fren tertibatına başvursa da aracının mevcut hızından dolayı yeterli ve etkili olamadığından sürücü belgesiz araç kullanan davalı sürücünün bu eylemi yanında trafik yasasındaki yukarıda belirlenen kurallarına aykırılığı saptanıp genel trafiğin işleyişine ilişkin sürücü kusurlarını işleyerek (Kural ihlali) kazanın oluşumu ile sonucu arasında illiyet bağı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesine ve belirtilen kural ihlallerinin (Davranışı) sonucu kendisinden beklenen ve göstermek zorunda olduğu objektif olarak önlenebilir zararlı neticeyi öngörmeyerek bu eylem ve davranışının neticesinde; Kazada davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş. den .... (Trafik) sigorta poliçe bulunan .... plaka sayılı hususi otomobil sürücüsü davalı ... ile yine davalı işleteni ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen trafik kazasının meydana gelmesine ve yaralanmadaki etkisi temel alınarak bu konuda da zararın oluşmasına/artmasına sorumluluk hukukuna göre % 100 tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, b) Yaralı davacı yaya ... ise, yerleşim yeri içi üç şeritli bölünmüş yol olan ... istikametine düz/eğimsiz görüşe engel cisim ve yol çalışması ile kavşak/geçidin bulunmadığı olay yeri .... karşısında bulunan yaya geçidi üzerinden solundan gelmekte olan araç sürücülerine göre yolun karşısı ....sitesi istikametine geçiş yapmak için araçların geliş yönü yolun sağındaki araçların durduğu esnada yol sathına girerek ilk iki şeridi kendi yönüne göre geçtikten sonra geçi tamamlamak üzere araçların geliş yönü en sol şerit üzerinde iken bu şerit üzerinden düz seyretmekte olan sürücü ...'ın ifadesinde belirtiği yolun sağındaki araçlar durmasına rağmen görüş alanında olan önündeki yol sathı üzerindeki yaya geçit çizgilerine dikkat etmeyerek mevcut hızını azalmayıp seyrine devam ederken yaya geçidi üzerinden geçişini tamamlamak üzere olan davacı yayaya çarparak maruz kaldığı kazadan 15.08.1988 doğumlu yaya ... kaçınma imkânının bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığın değerlendirildiği,...... Sigorta A.Ş Ödemesi İndirimi : Dosya içerisinde yer alan belgelerden, 29.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı ...'a kazaya sebep olan ... plakalı hususi otomobili Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından, davadan önce 19.04.2023 tarihinde 430.000,00 TL (poliçe teminat limiti) maluliyet tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Yüksek Yargıtay'ın uygulamaları doğrultusunda yapılan ödeme güncellenerek hesaplanan tazminat tutarından indirilmiştir. Ödenen miktar: 430.000,00 TL, Ödeme Tarihi İtibariyle İşlemiş Yasal Faizi: 226.580,55 TL, Toplam: 656.580,55 TL.. Hesap tarihi itibariyle Geçici tam iş göremezlik dönemi 50.409,99 TL x (% 100 Maluliyet) = 50.409,99 TL, sürekli kısmi iş göremezlik dönemi 942.326,59 TL+7.284.553,84 TL+6.442.750,35 TL=14.669.630,78 TL,14.669.630,78 TL x ( % 9 Maluliyet)= 1.320.266,77 TL, 1.320.266,77 TL - 656.580,55 TL - 663.686,22 TL, bakım gideri 7.155,00 TL ı olduğunun ..." belirtildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin 13/04/2026 tarihli dilekçesi ile daimi iş gücü kaybı tazminatı talebini davalı gerçek kişiler yönünden 663.686,22-TLsine, geçici iş gücü kaybı tazminatı talebini davalı gerçek kişiler yönünden yönünden 50.409,99-TLsine,bakım gideri tazminatı talebini tüm davalılar yönünden 7.155,00- TL sine yükselttiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça trafik kazına dayalı olarak davacı ... için daimi iş gücü kaybı tazminatı , geçici iş gücü kaybı tazminatı ,bakım giderinin tüm davalılardan, davacılar için ayrı ayrı manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'dan müşterek ve müteselsilen tahsili, davalılarca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; 29/09/2021 tarihinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'a davalı ... adına tescil kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki davalı şirkete ZMSS sigortalı .... plakalı aracın çarptığı, oluşan kazada yaya geçidini fark etmeyen, meskun mahalde yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmekte , aracın gidiş istikameti ile en sol şeritte geçişini tamamlamak üzere kaldırıma yakın vaziyette olan, yaya davacı ...'a çarpan, yaya geçidine kontrolsüz yaklaşan ilk geçiş hakkını geçişini tamamlamakta olan davacı yaya ...'a bırakmayan davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçen ve geçişini tamamlamak üzere olan davacı ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı ...'ın mevcut kaza nedeniyle tüm vücut engel oranı % 9 olacak, 12 ay süre ile geçici iş ve gücünden kalacak, 2 ay süre ile bir başkasının bakımına muhtaç kalacak şekilde yaralandığı, yargılama sırasında davalı sigorta şirketince ölüm ve sakatlık teminat kloz limiti olan 430.000,00-TL nin davacıya 19/04/2023 tarihinde ödendiği, poliçenin ölüm ve sakatlık limitinin tüketildiği, davacı .... maluliyeti nedeniyle aktüer bilirkişi hesap tarihi itibariyle karşılanmayan bakiye 663.686,225-TL sürekli iş gücü kaybı tazminati ile 50.000,00-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 7.155,00-TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep hakkının bulunduğu, sigorta tarafından kişi başı ölüm/sakatlık teminatı kapsamında yapılan ödeme nedeniyle davalı sigortanın bu kapsamında bakiye sorumluluğunun bulunmadığı, tedavi gideri kapsamında bakım gideri tazminatından sorumluluğunun bulunduğu, trafik sicilinin aleniliği ve Karayolları Trafik Kanunu 20/d maddesindeki yasal düzenleme nedeniyle araç satışının resmi yolla yapılması zorunluluğu dikkate alındığında araç tescil maliki davalı ...'ın araç işleteni olmadığı savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davanın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu bu kapsamda davalılar ... ve ...'ın görev itirazlarınında yerinde olmadığı, mahkememizce alınan ve oluşa uygun olması ,çelişkileri gidermesi nedeni ile itibar edilen Adli Tıp maluliyet raporu, asliye Ceza Mahkemesinden alınan raporu doğrulayan kusur raporu ,aktüer rapor, poliçe ve tüm dosya içerikleri ile anlaşılmakla , tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişindeki kusur oranları, kaza sebebiyle davacı ...'ın sol femur üst diafiz kırığı, sağ posterior parietalde sefal hematom, sağ el bileği ekleminde luksasyon, lunat kemikte kırık, sol tibia fibula üst diyafizde kırık, sağ radius distalde kırık, her iki serebellar hemisferde kortikosubkortikal multipl difüzyon kısıtlanması gösteren alanlar, sağ radius distalinde kırık sekeli tespit vidası, karpal kemiklerde kırık sekelleri, sol serebellar hemisferde ve sağda minimal ensefalomalazik alanlar, sol femur, tibia ve fibula diyafizlerde kırık, sağ femur ve tibiada İMÇ ile tespit oluşturacak derecedeki malluliyeti dikkate alındığında , davacı ... ve davacı eş ...'ın birlikte yaşadığı acı , elem ile hakkaniyet kuralları dikkate alındığında TMK’nın 24. ve TBK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminatın yasal şartlarının davacılar lehine oluştuğu da gözetilerek davacılar lehine ayrı ayrı manevi tazminat takdiri ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacı ... ın davalı ... sigortaya yönelik daimi ve geçici iş gücü kaybına yönelik davası yapılan ödeme ile konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacı ... ın daimi iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybına yönelik davasının davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, 663.686,22-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 50.409,99-TL geçici iş gücü kaybı tazminatının 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... ın geçici bakım gideri tazminatına yönelik davasının kabulüne, 7.155,00-TL bakım gideri tazminatının davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 01/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, ... için takdiren 175.000,00-TL davacı ... için takdiren 45.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Maddi tazminat yönünden alınması gereken 45.825,16-TL harçtan, dava açılırken alınan 2.565,05-TL peşin harç ve 2.460,50-TL tamamlama harcının düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 40.799,61TL'nin davalı sigortanın sorumluluğu 488,76 TL ile sınırlı davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 15.028,20-TL harcın davalılar ... ve ... müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Maddi tazminat yönünden davacının yargılama sırasında yaptığı 3.992,00-TL, tebligat ücreti ve 16.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 7.700,00-TL adli tıp faturası olmak üzere toplam 27.692,00-TL ile 2.565,05-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 2.460,50-TL tamamlama harcı olmak üzere toplamı 32.897,45-TL yargılama giderinin davalı sigortanın sorumluluğu sigortaca yapılan ödemede dikkate alınarak sorumluluğu 19.939,14 TL ile sınırlı davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarları üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 106.626,18-TL,'nin yapılan ıslah dikkate alınarak sigortanın sorumluluğu 7.155,00 TL ile sınırlı olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak, davacıya ...'a verilmesine, Davacı ... ve ... kendilerini vekille temsil ettiğinden kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden, kabul ve ret oranına göre ayrı ayrı 45.000,00 er TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, red edilen kısım için HMK 326/2 maddesindeki iptal nedeniyle davalılar ... ve ... lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 915,20-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen 2.204,80-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/466, K. 2026/506, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-466-e-2026-506-k-245e0f755bb5