İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/246 E. 2024/936 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/246
- Karar No
- 2024/936
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/246 Esas - 2024/936
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/246 Esas KARAR NO : 2024/936
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/03/2016 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03/01/2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı diğer davalı ...'in yönetimindeki çekici araç ile davacıların murisi ...'nin yönetimindeki aracın karışmış oldukları trafik kazasında ...'nin hayatını kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu, muris ...'nin babası ... adına kayıtlı ... işletmesi bulunduğunu, ölümü ile davacıların onun desteğinden mahrum kaldıklarını, cenaze ve defin gideri yapmak zorunda kaldıklarını, bu suretle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların her biri için 1.000'er TL destekten yoksun kalma, 500 TL cenaze defin gideri olmak üzere toplam 5.500 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 100.000 TL, ... ve ... için 60.000'er TL, ... ve ... için 70.000er TL, ... ve ... için 20.000'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/08/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini davacı eş ... için 162.759,12 TL, davacı çocuk ... için 38.803,57 TL, davacı çocuk ... için 19.369,91 TL, davacı anne ... için 47.609,22 TL, davacı baba ... için 32.816,32 TL olmak üzere toplam 301.358,14 TL'nin davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın advalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, davadan önce davalı şirkete başvuru yapılmadığını, olayın kusur yönünün araştırılması için .... rapor alınması, davacıların maddi zararlarının tespiti için aktüer sicilinde kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacıların olaydan dolayı ...'ndan herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespitinin gerektiğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, talebin haksız fiilden mütevellit tazminat istemi olduğunu, bu nedenle davacı tarafın ticari faiz talebinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde davalının kusursuz olduğunu, dava dilekçesindeki kusura yönelik iddia ile murisin gelirine yönelik iddianın gerçeği yansıtmadığını, kazada davalının kusuru bulunmadığından davacıların maddi taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin çok yüksek ve fahiş olduğunu, manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava konusu olaya karışan aracı .... Noterliği'nin 10.07.2015 tarihli "araç kiralama sözleşmesi" ile dava dışı ... Ltd. Şti'ne kiraladıklarını, bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin miktarlarının çok fahiş olup, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek miktarda olduğunu, talep edilen faiz miktarının hatalı olduğunu, davacıların ancak yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkememizin .... sayılı ilamı ile maddi tazminat talebi bakımından; davalılar hakkında yargılama esnasında tanzim olunan ibraname-feragatname dikkate alınarak, konuyu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den 03.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmesi üzerine .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 22/03/2023 tarihli .... sayılı ilamı ile "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hâkimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hâkiminin, ceza hâkiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkûmiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi ( ....) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır. Şu halde, hukuk hâkimi ceza mahkemesinin saptadığı maddi olaylarla bağlıdır. Uyap ortamında yapılan incelemede, .... Ceza Mahkemesi’nin 05/12/2016 tarih, .... sayılı dosyasında davalı ...’in asli kusurlu olduğu ve kırmızı ışıkta geçtiği, müteveffanın ise fren tedbiri almadığından tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosyada alınan ve hükme esas alınan kusur raporunda ise, davalı ...’in tam kusurlu müteveffanın ise kusursuz olduğu belirlenmiştir. Dava konusu olayda mahkemece belirlenen kusur oranı ile Ceza Mahkemesi dosyası ile belirlenen kusur oranları farklı olduğundan hukuk mahkemesi hakimi her ne kadar Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de dava konusu olayda olayın oluşuna ilişkin ceza mahkemesi kararı ile belirlenen maddi vakıa ve bu hususun kusur oranlarına etkisi yönünden Ceza Mahkemesi kararı etkili olduğundan, ceza mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemece, .... çelişkiyi giderici kusur raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede, "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nın 168. maddesinin 2. bendinde "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir. Sürücü açısından; işleten ile sürücü arasında müteselsil sorumluluk olmakla beraber, sürücü haksız fiil faili olup, zarar en son sürücü üzerinde kalacağından, işletenin haksız fiil faili sürücüye rücu hakkı bulunmakta ise de, kaza araçtaki teknik arızadan dolayı meydana gelmediği sürece sürücünün araç işletenine zararı rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle haksız fiil ve zararın asıl sorumlusu olan sürücü hakkındaki feragat, aracın işletenine sirayet edeceğinden, araç işletenini sorumluluktan kurtarır. 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde de ibra ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmiş olup, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir. Yine; dava sırasında ortaya çıkan aşırı ölçüsüzlük karşısında, davacının yetersiz anlaşmanın iptalini istemesi, iddianın genişletilmesi olarak nitelenemez ve davalının onamına bağlanamaz. Çünkü davacı, yetersiz anlaşmaya karşı (defi yoluyla) geçersizlik savında bulunmaktadır. Davalı yalnızca, anlaşma gününden başlayarak iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği uyarısında bulunabilir. Yine, 2918 sayılı KTK'nın 111/2. maddesine dayanarak anlaşmanın iptali isteminde bulunan kişinin, bir miktar ödeme karşılığı verdiği belgenin türü önemli değildir. Burada uygulanacak olan özel yasa (KTK. 111/2) hükmüdür. 2918 sayılı KTK’nın 111/2. maddesine dayanılarak anlaşma ve uzlaşmaların (sulhname, ibraname, feragatnamelerin) iptali için, ödenen tazminatın "yetersiz" veya "aşırı" olduğunun "açıkça belli olması" yeterli olup, ayrıca 818 sayılı BK’nın 21. maddesi ile 23, 28, 29 vd. maddelerinde ve 6098 sayılı TBK'nın 28 ile 30, 36, 37. maddelerindeki yanılma, yanıltma, aldatma, korkutma, bilgisizlik, deneyimsizlik, parasal yönden darda ve sıkıntıda olmak gibi iradeyi sakatlayan durumlara sığınılmasına ve bunların kanıtlanmaya çalışılmasına gerek yoktur. Kanun hükmünde, iptal nedeni olarak nesnel (objektif) bir ölçü kabul edilmiş; zarar gören yönünden yetersizliğin (eksik ödemenin) ve zarar sorumlusu yönünden aşırılığın (fazla ödemenin) "açıkça belli olması" yeterli görülmüştür ( ....). Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla, açık oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir. Yeri gelmişken açık oransızlık (açık nispetsizlik - fahiş fark) kavramını da açıklamak gerekmektedir. Açık oransızlık, karşılıklı edimler arasında “göze çarpan aşırı bir fark” anlamına gelir. Normal bir kimsenin hayat, bilgi ve görgüsüne göre, edimler arasında olağanüstü ve aşırı bir farkın bulunması durumunda açık oransızlığın oluştuğu kabul edilir. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2019 tarihli ve .... sayılı kararında da kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının değerlendirilmesi de; ödeme tarihindeki (ibraname tarihi) veriler nazara alınarak yapılmalıdır. Yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yeterli bulunması durumunda da ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptanması gerekmektedir. Ayrıca .... Hukuk Dairesinin 24/12/2012 tarih ve .... Karar sayılı kararından anlaşıldığı üzere yalnızca davadan önceki anlaşmalar değil dava sırasındaki anlaşmaların da KTK 111. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi, 225.850,00 TL ödemeyi 27/5/2016 tarihinde yapmış, 20/5/2016 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge düzenlenmiş, belgede davacıların ... Sigorta A.Ş.’yi, işleteni ve araç sürücüsünü ibra ettikleri ve davanın konusuz kaldığına ilişkin talepte bulunulacağı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra toplam 301.358,14 TL bakiye zarar hesaplanmış, davacılar arada fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davayı ıslah etmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle kusur durumu netleştirildikten sonra, ödeme tarihindeki (ibraname tarihi) verilere göre ödemenin yeterli olup olmadığını tespit etmek, yeterli ise ibra nedeni ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin ....Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu poliçe incelendiğinde; sigortalı ... tarafından ... plakalı çekici vasfındaki aracın 06/07/2015 ile 06/07/2016 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat bedelinin 225.000 TL olduğu, bununla birlikte 03/01/2016 kaza tarihi itibariyle çekici vasfındaki aracın poliçe limitinin 310.000 TL olduğu anlaşılmıştır. 20/05/2016 tarihli İbraname, Feragatname ve Makbuz başlıklı, davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili ile davalı sigorta şirketinin imzaladığı belge ile; iş bu davaya atıf yapılarak " ... 225.850,00TL'nin ... Tahsili ile anılan kaza sebebiyle, mezkur poliçeden, olaydan ve .... Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyasından dolayı ... Sigorta A.Ş.'den başkaca hiçbir hak ve alacağımız ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasından açtığımız ve açacağımız tüm davalardan, icra takiplerinden, keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtarnamelerden, fazlaya dair haklarımızı da kapsar şekilde, davalı ... Sigorta A.Ş.'yi, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünü tamamen, gayrı kabili rücu olmak üzere mutlak ve kesin şekilde ibra eder, ... İş bu ibranamede zikredilen ödemenin yapılmasına müteakip 5 iş günü içinde; ilgili mahkeme dosyasına ödemeden dolayı davanın konusuz kaldığına ilişkin talepte bulunulacağı..." şeklinde taahhüt verilmekle davalı sigortacı, sigortalı ve sürücüyü asıl alacak, vekalet alacağı ve faiz olmak üzere toplam 225.850,00TL karşılığında ibra-feragat ettikleri görülmüştür. ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... EK sayılı kesinleşen dava dosyasında alınan karara dayanak kusur oranını belirleyici rapor ile kaldırma kararı öncesi Mahkememizce alınan ve hükme esas yapılan 04/07/2017 tarihli kusur oranının belirlendiği rapor arasında çelişki olmakla mahkememizce ....'ndan aldırılan 15/04/2024 tarihinde alınan raporda; sürücü ...’in %85, sürücü ...’nin %15 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı ilamı doğrultusunda davalı sigorta şirketi tarafından davalılara 27/05/2016 tarihinde yapılan 225.850,00 TL tutarındaki ödemenin, bu tarihteki verilen dikkate alınarak ve davacıların hak kazanacağı tazminat 15/04/2024 tarihli ... kusur raporundaki kusur durumu gereğince hesaplanarak rapor edilmesi için mahkememizce daha önce rapor tanzim eden aktüer bilirkişiden aldırılan 21/10/2024 tarihli ek rapor ile; 15/04/2024 tarihli ... raporundaki kusur durumu dikkate alınarak ve davalı sigorta şirketi tarafından davalılara 27/05/2016 tarihinde yapılan 225.850 TL ödemenin, maddi tazminata yönelik kısmının 195.950 TL olduğu, bu ödemenin hangi davacıya ne kadar ödendiği yönünde bir bilgi bulunmadığından taraflara hak ettiği tazminat miktarı yönünden yapılan hesaplamada davacı ... için hak edilen tazminat tutarı 150.713,43 TL iken 100.316,32 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 32.224,95TL iken 21.449,24 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 16.969,64TL iken 11.295,16 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 61.644,85TL iken 41.031,41TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 32.838,87 TL iken 21.857,87 TL ödendiği, davacıların gerçek zararının ödeme tarihi itibariyle 294.391,75 TL olmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından 195.950 TL ödendiği, gerçek zararın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin üzerinde olduğu buna göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme yetersiz olduğu, bu sefer güncel veriler dikkate alınarak davacıların hak kazanacağı tazminat için hesaplama yapıldığında 2024 güncel asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplama ile sigorta şirketinin güncellenmiş ödemesinin davacıların zarar hesaplarından indirilmesi sonucunda bakiye tazminat tutarlarının; davacı eş ...'nin bakiye tazminat tutarının 1.441.160,83 TL, davacı çocuk ...'nin bakiye tazminat tutarının 235.697,92 TL, davacı çocuk ...'nin bakiye tazminat tutarının 68.704,08 TL, davacı anne ...'nin bakiye tazminat tutarının 472.219,06 TL ve davacı baba ...'nin bakiye tazminat tutarının 242.418,25 TL olduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davaya konu kazanın yaşandığı 03/01/2016 günü davalı sürücü ...'in kırmızı ışık ihlali yaparak meskun mahaldeki kavşağa girdiği, yeşil ışıkta kavşağa giren müteveffa desteğin sürücüsü olduğu otomobile ilk geçiş hakkını vermediği, kontrolsüz hareketi neticesinde otomobilin hareket alanını kapatarak kazaya sebebiyet verdiği, müteveffa destek sürücü ...'nin ise meskun mahaldeki kavşakta hiç duraklamadan dönüş manevrası yapması ve otomobilin savrulması nedeniyle kavşak girişinde hızını asgari hadde indirerek hiç durmadan manevra yapan karşı taraf sürücünün çekicisine karşı zamanında tedbir almaması nedeniyle kusurlu olduğu, anlaşılmıştır. Nitekim, .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı ilamı doğrultusunda aldırılan ....15/04/2024 tarihli raporunda da sürücü ...’in %85, sürücü ...’nin %15 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş ve bu kusur oranları üzerinden rapor hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmiştir. Müteveffa destek ... kaza tarihi olan 03/01/2016 tarihinde 36 yaşında olup, TRH 2010 erkek yaşam tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin 38,72 yıl olduğu, buna göre destek yaşasaydı muhtemel yaşam süresinin 26/09/2054 tarihine kadar devam edeceğinin varsayıldığı, desteğin annesinin davacı ..., babasının davacı ... olduğu, eşi ...'nin ve çocukları ... ile ...'nin hayatta olduğu, çocuklardan ...'un 22 yaşına kadar, ...'in 18 yaşına kadar destek görebileceği, bu hali ile sağ kalan davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı anlaşılmıştır. .... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Mahkemesi'nin ....sayılı ilamı doğrultusunda davalı sigorta şirketi tarafından davalılara 27/05/2016 tarihinde yapılan 225.850,00 TL tutarındaki ödemenin, bu tarihteki veriler dikkate alınarak ve davacıların hak kazanacağı tazminat 15/04/2024 tarihli ... kusur raporundaki kusur durumu gereğince hesaplanarak rapor edilmesi için mahkememizce daha önce rapor tanzim eden aktüer bilirkişiden aldırılan 21/10/2024 tarihli ek rapor ile; 15/04/2024 tarihli ... raporundaki kusur durumu dikkate alınarak ve davalı sigorta şirketi tarafından davalılara 27/05/2016 tarihinde yapılan 225.850 TL ödemenin, maddi tazminata yönelik kısmının 195.950 TL olduğu, bu ödemenin hangi davacıya ne kadar ödendiği yönünde bir bilgi bulunmadığından taraflara hak ettiği tazminat miktarı yönünden yapılan hesaplamada davacı ... için hak edilen tazminat tutarı 150.713,43 TL iken 100.316,32 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 32.224,95TL iken 21.449,24 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 16.969,64TL iken 11.295,16 TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 61.644,85TL iken 41.031,41TL ödendiği, ... için hak edilen tazminat tutarı 32.838,87 TL iken 21.857,87 TL ödendiği, davacıların gerçek zararının ödeme tarihi itibariyle 294.391,75 TL olmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından 195.950 TL ödendiği, gerçek zararın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin üzerinde olduğu buna göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme yetersiz olduğu yönündeki belirlemesi dikkate alındığında gerçek zararın, tüm davacılar yönünden yaklaşık üçte ikisinin karşılanması, bir kısım davacılar yönünden ise ancak yarısının karşılanması karşısında ödeme tarihindeki verilere göre ödemenin gerçek zararı karşılamaya yeterli olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar davacılar vekili 29/12/2024 tarihli dilekçesi ile son ek rapor ile tespit edilen maddi tazminat miktarlarına göre ıslah haklarını kullanılabilmesi için kendilerine süre verilmesini talep etmiş ise de davanın kısmi dava olarak açılması ve davacılar vekilinin maddi tazminat davasını 14.08.2020 tarihinde ıslah etmesi karşısında davacılar vekilinin ıslah için süre verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında, hükme esas alınabilir nitelikteki 21/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile hesaplandığı üzere davacıların destekten yoksun kalma zararının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre zararı karşılamaya yeterli olmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat bedeli 225.000 TL ise de kaza tarihi itibariyle güncel poliçe teminat bedelinin 310.000 TL olduğu, davaya konu kazada garamaten paylaşımı gerektiren başka bir hal bulunmadığı anlaşılmakla, sigorta şirketlinin sorumluluğunun başlayabilmesi ve temerrüde düşebilmesi için zorunlu olan başvuru şartının dava tarihinden önce gerçekleştirildiği dikkate alınarak, kazanın oluşumunda %15 oranında kusurlu olan müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların 14/08/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini davacı eş ... için 162.759,12 TL, davacı çocuk ... için 38.803,57 TL, davacı çocuk ... için 19.369,91 TL, davacı anne ... için 47.609,22 TL, davacı baba ... için 32.816,32 TL olmak üzere ıslah etmesi karşısında, taleple bağlı kalınarak, sigorta şirketi ödemeleri mahsup edildiğinde, hükme esas alınabilir nitelikteki 21/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile hesaplanan tutarlar dikkate alınmak suretiyle davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat davasının kabulü ile; ... için 162.759,12 TL, ... için 38.803,57 TL, ... için 19.369,91 TL, ... için 47.609,22 TL, ... için 32.816,32 TL maddi tazminatın davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti yönünden 03/01/2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden (03/01/2016 kaza tarihi itibariyle çekici vasfındaki aracın poliçe limitinin 310.000 TL olduğu anlaşılmakla) 08/02/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davacılara verilmesine, ibraname kapsamında cenaze ve defin giderleri yönünden ödemede bulunulduğu değerlendirilmekle davacıların cenaze ve defin giderinin tazmini talebinin konusu kalmadığından, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede müteveffanın kazanın oluşumundaki kusur durumu, müteveffanın annesinin davacı ..., babasının davacı ... olduğu, eşi ...'nin ve çocukları ... ile ..., kardeşleri ... ve ... olduğu, müteveffanın ölümü ile müteveffanın annesi, babası, kardeşleri, eşi, çocukları olup yakın akrabası olan davacıların uğradığı manevi zararın kapsamı, müteveffanın henüz 36 yaşında olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın 03.01.2016 tarihinden itibaren, yine davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın ticari nitelikte çekici olması nedeniyle avans faiziyle davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat davasının KABULÜ ile; ... için 162.759,12 TL, ... için 38.803,57 TL, ... için 19.369,91 TL, ... için 47.609,22 TL, ... için 32.816,32 TL, Maddi tazminatın davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti yönünden 03/01/2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 08/02/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davacılara verilmesine, 2-Davacıların cenaze ve defin giderinin tazmini talebinin konusu kalmadığından, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 20.585,77 TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından maddi tazminat davası yönünden yatırılan 692,50 TL peşin harç ve 1.263 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 18.630,27 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacılar tarafından peşin yatırılan 692,50 TL peşin harç ve 1.263 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.955,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 2.b-Davacılar tarafından yapılan 667,70 TL posta gideri ve 6.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.667,70 TL yargılama giderinin manevi tazminat yönünden açılan dava ile ortak yapılması nedeni ile yarısı olan 3.333,85 TL yargılama gideri ile 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.363,05 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2.c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat talebi yönünden takdir olunan; ... yönünden 30.000 TL, ... yönünden 30.000 TL, ... yönünden 19.369,91 TL, ... yönünden 30.000 TL, ... yönünden 30.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, 3-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ... için 80.000,00 TL, -Davacı ... için 50.000,00 TL -Davacı ... için 50.000,00 TL -Davacı ... için 20.000,00 TL -Davacı ... için 20.000,00 TL -Davacı ... için 5.000,00 TL -Davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den 03.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 15.711,30 TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından manevi tazminat yönünden yatırılan 692,49 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.018,81 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacılar tarafından peşin yatırılan 692,49 TL peşin harcın davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 3.b-Davacılar tarafından yapılan 667,70 TL posta gideri, 6.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.667,70 TL yargılama giderinin maddi tazminat yönünden açılan dava ile ortak yapılması nedeni ile yarısı olan 3.333,85 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.916,96 TL'sinin davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3.c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat talebi yönünden takdir olunan; -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL -Davacı ... yönünden 5.000,00 TL -Davacı ... yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine 3.ç-Davalılar ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10. maddesi uyarınca takdir olunan; -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL -Davacı ... yönünden 5.000,00 TL -Davacı ... yönünden 5.000,00 TL vekalet ücretinin ilgili davacılardan tahsili ile ... ve .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, 4-HMK 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalı ... Ltd Şti vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2024
Başkan .... e-imza Üye .... e-imza Üye .... e-imza Katip .... e-imza