İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/230 E. 2024/497 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/230
Karar No
2024/497
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/230 Esas - 2024/497 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/230 KARAR NO : 2024/497

DAVA : Marka İhlalinin Tespiti, Markaya Tecavüzün Durdurulması, Kaldırılması, Devamının Engellenmesi Amacıyla Arama Motor - Motorlarındaki Yönlendirmelerin Durdurulması, Kaldırılması, Markanın Kullanılmasına Son Verilmesi, Maddi Ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ihlalinin tespiti, markaya tecavüzün durdurulması, kaldırılması, devamının engellenmesi amacıyla arama motor - motorlarındaki yönlendirmelerin durdurulması, kaldırılması, markanın kullanılmasına son verilmesi, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının, ... sayılı markanın sahibi olduğunu, davalının, davacıya ait markayı, arama motorlarında kendi sitesine yönlendirme yapmak için anahtar kelime olarak kullandığını, bu yönlendirmenin .... Noterliğinin 20.09.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit işlemi ile tespit edildiğini, tarafların aynı sektörde yer aldığını, rekabet içerisinde olduğunu, davalının eylemleri nedeniyle davacının satışlarının düştüğünü, davacının eski çalışanlarının, davalı ile iş ilişkisi içerisinde olduğunun tespit edildiğini, bu kişilerin davacının ticari sırlarına ve müşteri portföyüne vâkıf olduğunu, davalının davacının markasını kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, davacının itibarının zarar gördüğünü, manevi olarak da zarar gördüğünü, yoksun kalınan kazancının 22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.151/2,b hükmüne göre, davalının elde ettiği net kazanç ölçütünün tercih edildiğini açıklanan nedenlerle davalı tarafından davacıya ait marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, haksız ve hukuka aykırı fiiller nedeniyle gerçekleşen tecavüzün durdurulmasına, tecavüzün durdurulması, kaldırılması devamının engellenmesi amacıyla arama motor - motorlarındaki yönlendirmelerin durdurulmasına-kaldırılmasına, markanın kullanılmasına son verilmesine, davalı tarafça gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler nedeniyle davacının uğramış olduğu fiili zararın ve yoksun kalınan karın karşılığı olarak fazlaya ait her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL maddi, 500.000.-TL manevi tazminatın arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davalının reklam veren konumunda olmaması, davaya konu internet sitesinin yönetiminin davalıda olmaması, anılan sitede davalının bir yönetim yetkisinin bulunmaması nedenleriyle davalının taraf sıfatının (husumetinin) bulunmadığını, aynı sektörde faaliyet gösteren tarafların ilgili tüketicisinin ortalama kişiler olmadığını, sektörel bilgi gerektiren kişilerden oluştuğunu, taraf markalarının birbirlerine karıştırılmayacağını, davacı bünyesinde çalıştıktan sonra davalı bünyesinde çalışan kişiler olduğu ve bilgi paylaşımı yapıldığı iddiasının açığa kavuşturulması gerektiğini, ... Arama Motoru üzerinden “...” ibaresi ile yapılan aramada davacıya ait sonuçlara ulaşıldığını, davalıya ait bir sonuca ulaşılmadığını, yine “...” ibaresiyle yapılan aramada da iki şirket arasında bağ kurulamadığını, davacının zarara uğradığı iddiasını somutlaştırmadığını, taraf markalarının birbirinden farklı olduğunu, ilgili tüketici kitlesinin sıradan olmaması sebebiyle markalar benzer olsa dahi marka ihlali olmayacağını, günümüzde kullanıcıların anahtar sözcüğün ne olduğunu bildiğini, davacının ortalama tüketicinin karıştırma ihtimali yaşayacağı iddiasını somutlaştırmadığını, e-tespit işleminin iddiaları karşılar nitelikte olmadığını, davalının “...” ibaresini kullandığını ispatlamadığını, ... reklam sisteminde geniş eşleşmeli kelime reklamı verildiğinde o kelimeleri içeren diğer firmaların önünde çıkma ihtimalinin bulunduğunu, ... Arama Motoru’nun bu durumda lokasyona göre sıralama yaptığını, davalının “...” ibaresinin reklama konu edilmesi durumunda dahi davacıdan üst sıralarda yer alabileceğini, bu reklam faaliyetinin süreli olması nedeniyle sıralamanın zaman içinde değişebileceğini, “...” ibaresi ile yapılan aramada davacının ilk sırada çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından davacıya ait marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, haksız ve hukuka aykırı fiiller nedeniyle gerçekleşen tecavüzün durdurulmasına, tecavüzün durdurulması, kaldırılması devamının engellenmesi amacıyla arama motor–motorlarında ki yönlendirmelerin durdurulmasına-kaldırılmasına, markanın kullanılmasına son verilmesine, davalı tarafça gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler nedeniyle davacının uğramış olduğu fiili zararın ve yoksun kalınan karın karşılığı olarak fazlaya ait her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL maddi, 500.000.-TL manevi tazminatın arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -Davalı eylemlerinin, SMK m.29 hükmünün SMK m.7 hükmüne yaptığı atıf ve SMK m.7/3,d hükmü kapsamında davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğu, -Davacıya ait ticari defterlerdeki eksiklik nedeniyle bu aşamada maddi tazminat hesaplaması yapılamadığı, ancak Mahkemece yapılacak ek görevlendirme ile bu hesabın yapılabileceği, -Manevi tazminatın belirlenmesinin salt hukuki niteliği nedeniyle bu konuda değerlendirmede bulunulamayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle: - Davalının taraf sıfatı bulunup bulunmadığı konusunun salt hukuki bir değerlendirmeyi gerektirmesi nedeniyle bu konuda tespitte bulunulmayacağı, ancak ek raporumuzun ilgili bölümlerindeki tespitlerin değerlendirme yapılmak üzere Mahkeme’nin takdirine sunulabileceği, - Kök raporun düzenlendiği tarih itibarıyla dava konusu eylemlerin sona ermiş olduğu, - Maddi tazminat miktarının 504.056,00-TL olduğu, - Manevi tazminatın belirlenmesinin salt hukuki niteliği nedeniyle bu konuda değerlendirmede bulunulamayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 19/11/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davada ki maddi tazminat talebini 494.056.-TL artırılarak 504.056.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir. SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir: (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.” 6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup; (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. 6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti., b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi., c) Tecavüz fiillerinin durdurulması., ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. Marka hakkı sahibinin, markaya tecavüz sebebiyle uğradığı maddi zararın, fiili zarar ve yoksun kalınan kazancı kapsadığı SMK m.151/1’de açıkça düzenlenmiştir. Fiili zarar marka hakkı sahibinin malvarlığında meydana gelen net azalmadır. Fiili zarar hali aktiflerin azalması şeklinde olabileceği gibi pasiflerin artması şeklinde de meydana gelebilir. Fiili zarar hali dışında kalan yoksun kalınan karın hesaplanmasında marka hakkına sahip kişiye 3 farklı seçenek sunulmaktadır. Bu seçenekler, SMK m.151/2’de düzenlenmiş olup “a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, b) Marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, c) Marka hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” seçenekleridir. Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz. Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davacı Markası Davalı Kullanımları

...

Markayı kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Tescil edilmiş bir marka sahibi, marka üzerindeki kullanma hakkına (tekel hakkı) dayanarak, kendisinin izni alınmadan, tekel hakkı kapsamında yer alan işlemlerin yapılmasını önleyebilir. Tescil edilmemiş bir markanın sahibi de genel hükümlere göre tecavüzün önlenmesini isteyebilir. Tescil edilmiş markaya hangi hallerde tecavüz edilmiş sayılacağı 6769 s. SMK’nın 29. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Taklit, bir markanın aynen ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması iken; tağyir, başkasının hak sahibi olduğu bir markanın aynen değil de, değiştirilerek kullanılmasıdır. Bu hallerde fiilin marka hakkına tecavüz sayılabilmesi için, muhataplarının zihninde karışıklık meydana getirebilecek nitelikte olması gerekir. SMK’ da, “marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek”, marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmiştir. Zira tescilli bir markanın aynısının ya da benzerinin kullanılması zaten marka üzerindeki “tekel hakkı” na tecavüz oluşturmaktadır. Markadan doğan tekel hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için öncelikle markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetlerin benzer olması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamına göre: davacıya ait ... sayılı ''...'' ibareli marka başvuru tarihinin 15.08.2018 olduğu, tescil tarihinin 31/10/2019; markanın 01. Sınıf: Bilimsel amaçlı teşhis maddeleri: tanı ve teşhis amaçlı genetik ve mikrobiyal kitler, plasmid izolasyon kitleri, DNA ekstrasyon kitleri DNA, RNA, Protein dizi veri seti dosyası. 35. Sınıf: Bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi hizmetleri. 42. Sınıf: Biyolojik araştırma inceleme hizmetleri, Mühendislik danışmanlık hizmetleri, Mühendislik hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: Bilgisayar programlama hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının bakımı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının güncelleştirilmesi hizmetleri, her tür medikal bilgi sistemleri yazılımları geliştirilme hizmetleri, akıllı klinik uygulama yazılımları geliştirilmesi, yoğun bakım bilgi sistemleri geliştirilmesi, medikal cihazlara yönelik cihaz bağlantısallığı ağ geçidi yazılımları geliştirilmesi, tıbbi cihazlara yönelik haberleşme protokol driver HL7 geliştirlmesi, EKG görüntüleyici yazılımları geliştirilmesi, radyoloji görüntüleyici yazılımları geliştirilmesi, bilgisayar donanımları alanlarında danışmanlık hizmetleri, bilgisayar veri tabanı oluşturma hizmetleri, bilgisayar verilerinin kurtarılması hizmetleri, bilgisayar verilerinin düzetilmesi hizmetleri, bilgisayar sistem analizi hizmetleri, bilgisayar danışmanlık hizmetleri, bilgisayar kiralanması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının kiralanması hizmetleri, bilgisayar programlarının çoğaltılması hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tesisi hizmetleri, Bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, Ticari paket programları, Tıbbi paket programları, Medikal cihaz özel haberleşme protokol ve driver programları, işletim sistemleri, Office yazılımları, ... ve Inovasyonu, anti virüs programları., Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri, İnternetin olduğu her yerde elektronik cihazlar aracılığı ile sanal sunucuda depolanan bilgi ve verilere ulaşmayı sağlayan bulut bilişim/bulut teknolojisi kurma hizmetleri, Depolama aygıtları ya da ağ kaynaklarından herhangi birinin aslını kurmak yerine onları sanal olarak kuran sanallaştırma hizmetleri, DNA dizi analizi hizmetleri, RNA dizi analizi hizmetleri, ... Protein veri işleme ve veri bankası hazırlama hizmetleri, Biyolojik veri analizi hizmetleri, Biyolijik veri işleme ve yönetimi hizmetleri, Biyolojik veri yazılım üretme ve güncelleme hizmetleri, Biyolojik-biyonformatik yazılım geliştirme, güncelleme ve işleme hizmetleri'' mallarını ve hizmetlerini kapsadığı, ....isimli sitenin incelenmesinde; sitenin ... kısımda davalı şirketin şirketin sanayi sicil belgesi görüntüsü olduğu, görüntüdeki şirket bilgisinin “... Şirketi” şeklinde yazıldığı, iletişim bilgisi olarak ... verildiği gözlendiği, sitenin 2 Haziran 2022 de faaliyet başladığı ve ... Şirketi adına faaliyet gösterdiği; .... Noterliğinin 20.09.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit işlemi ile; ... kelimesi aratıldığında sponsorlu reklam ibaresi ile .......com a reklam verildiğinin tespit edildiği, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden; çeşitli zaman aralıklarından ... Arama Motoru üzerinden “...” anahtar sözcüğü ile yapılan aramada, “Ücretli Sponsorlu Reklam” kaydıyla ....uzantılı internet sitesinin ilk sırada yer aldığı, bu internet sitesinde “... - ...” ibareli ürünün satışa konu edildiği, ... Arama Motoru üzerinden davacıya ait ... sayılı markanın münhasır sözcük unsuru olan “...” ibaresi ile yapılan aramanın, ücretli reklam faaliyeti sonucu ilk sırada davalıya ait internet sitesine yönlendirme yapıyor olması durumunun, SMK m.7/3,d hükmünde sayılan “anahtar sözcük vb. biçimlerde kullanma” kapsamında kaldığı; dava konusu kullanımlarından internet ortamında ticari etki doğuracak şekilde ve davacının markasının kapsamında yer alan 01. ve 42. sınıflarda gerçekleştiği; davalının “...” ibaresinin kullanımına ilişkin hakkının ya da meşru bir bağlantısının bulunmadığı, davalının “...” ibareli ... Arama Sonuçlarında davacının ilk sırada yer aldığı durumda herhangi bir “Ücretli Sponsorlu Reklam” kullanılmadığı, bir reklam faaliyeti olmaması durumunda davacının ilk sırada yer aldığı, somut olayda davaya konu edilen kullanımların “Ücretli Sponsorlu Reklam”lara konu kullanımlar olduğu; davalının, geniş eşleşmeli kelime reklamı verildiğinde o kelimeleri içeren diğer firmaların önünde çıkma ihtimalinin bulunduğu, ... Arama Motoru’nun bu durumda lokasyona göre sıralama yaptığı, davalının “...” ibaresinin reklama konu edilmesi durumunda dahi davacıdan üst sıralarda yer alabileceği, bu reklam faaliyetinin süreli olması nedeniyle sıralamanın zaman içinde değişebileceği yönündeki savunmalarının davacı markasıyla yapılan bir aramada, davalının internet sitesinin ilk sırada yer alması durumunu ortadan kaldırmadığı; davalının tescilli markasının varlığının, dava konusu kullanım bakımından bir hak ya da meşru bir bağlantı sağlamaması nedeniyle somut uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin olmayacağı; ilgili tüketicilerin davacının davalıya marka kullanımı yönünde izin verdiği, lisans vb. bir hak tanıdığı yahut işletmeler arasında idari veya ekonomik bağ bulunduğu izlenimine kapılabileceği; davalı kullanımının 6769 sayılı SMK m. 7 ve 29 hükümleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kabul edilmiştir. Maddi Tazminat Davacı yanın işbu davadaki tecavüz iddiası nedeniyle uğradığı zararlardan doğan tazminat talebini; 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesinde yer alan marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre talep ettiği görülmektedir. Söz konusu maddenin bu seçeneği, marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanması sonucu elde ettiği kazancın gelir tabloları üzerinden hesaplanması ile bir bedel belirlenmesini öngörmektedir. Bu bedel belirlenirken de markanın kullanıldığı ilgili sektöre bağlı olarak markasal kullanımın elde edilen gelire etkisinin araştırılması, kıyaslanması ve diğer birçok kriter göz önüne alınmaktadır. Bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar neticesinde, 6769 s. SMK’nın 151/2-b bendi uyarınca ve TBK m. 50/2 uyarınca dosya kapsamında yer alan mevcut deliller ışığında; ihlal tarihi olan 22.09.2023 ile 20.12.2023 tarih aralığındaki 89 gün için isabet eden ciro toplamının KDV hariç 2.520.280,00-TL 'nin ortalama kar haddinin piyasa- sektörel araştırmalara göre %15-20 aralığında olabileceği, buna göre davacının davalı yandan talep edebileceği maddi tazminat tutarının %20 hesapla 504,056-TL olacağı bildirilmiş bu yönde davacı vekili talebini ıslah etmiş olmakla; mahkememizce kar marjının %17,5 üzerinden kabul edilmiş ve 441,049,00-TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir Manevi Tazminat Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalının eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması, davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek bir taraf için zenginleşme amacı ve diğer taraf içinde önemli bir zarar doğurmayacak şekilde 100.000,00-TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-Davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkını ihlal ettiğini tespitine, tecavüzün durdurulmasına, arama motorlarındaki yönlendirmelerin durdurulmasına, kaldırılmasına, davacıya ait markayı kullanmasının son verilmesine, Maddi tazminat talebinin ıslah edilmiş miktar üzerinden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile kar marjının %17,5 üzerinden kabulü ile 441.049 TL bakımından KABULÜ İLE davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Söz konusu tazminatın 11.10.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminat talebinin Kısmen kabul kısmen reddi ile 100.000 TL manevi tazminatın 11.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 36.960,00-TL karar harcından (peşin harç + ıslah harcı) 17.146,78‬-TL’nin mahsubu ile bakiye 19.813,22‬-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Markaya tecavüzün tespiti, men ve refi talebinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40,000,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 70.157,35-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 24.212,78‬-TL yargılama giderinin takdiren 8.070,92-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 9.017,78-TL GİDER AVANSI :15.195,00-TL TOPLAM :24.212,78‬-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/230, K. 2024/497, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-230-e-2024-497-k-15be74309494