İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/565 E. 2026/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/565
Karar No
2026/747
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/565 KARAR NO : 2026/747

DAVA : Hisse Devrinin Tespiti İle Pay Defterine Kaydı DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Hisse Devrinin Tespiti İle Pay Defterine Kaydı ve Geçici İlmühaberin Geçersizliğinin Tespiti davalarının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesi ile; ...'nın, ... ŞİRKETİ bünyesinde mevcut beheri 1,00-TL nominal değerli 512 adet sermaye payını ... 36. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri sözleşmesi ile 512,00-TL bedel karşılığında davacı ...'ya devrettiğini, devir bedelinin ödenerek sözleşmenin şirket yönetim kuruluna ibraz edildiğini ancak davalı şirketin ortaklarının kötü niyeti nedeniyle pay defterine kayıt ile ticaret sicilinde tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, Ticaret Sicil Tüzüğü uyarınca tescil isteme yetkisinin şirket yöneticilerinde olması sebebiyle davacının resen tescil ve ilan yaptırma imkanının bulunmadığını, şirketin kötü yönetiminin engellenmesi amacıyla yönetim için kayyum tayini hakları ile temettü ve diğer alacak haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek; davanın kabulü ile sözleşme uyarınca hisselerin davacı ...'ya devredildiğinin tespitine, devrin şirket pay defterine işlenmesine, sözleşmenin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, yargılama süresince kötü niyetli hisse devirlerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, kayyum tayini ile temettü ve diğer alacak haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin tek kişilik yönetim kurulundan oluşan bir gayrimenkul yatırım şirketi olduğunu, eski yönetim kurulu başkanı ...'un ... 16. ATM ve 4. ATM mahkemelerinin kararları neticesinde 06/02/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla görevden alındığını, bu tarihten sonra şirket adına yaptığı tüm işlemlerin geçersiz olduğunu, asıl davaya konu edilen pay devrinin dayanağı olan geçici ilmühaberin yasal şekil şartlarını taşımadığı gibi şirketin bilgisi dışında devir konusu yapıldığını ve hükümsüzlüğünün davacıya bildirildiğini, davacının ... 38. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine verilen cevabi ihtarnamede de ticari defterlerin incelenmesinde ... isimli bir pay sahibine rastlanmadığının açıklandığını, 06/02/2023 tarihli genel kurul öncesinde gerekli tüm evrakların ...'u bildirilmesine ve genel kurul kararlarının usulüne uygun tescil ve ilan edilmesine rağmen adı geçenin ...'ya hisse devrettiğine dair bir beyanda bulunmadığını, geçici ilmühaberin devrine ilişkin belgenin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için şirketin yazılı izni ve pay defterine kaydedilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, ...'nın şirketten bu hususta bir talebi olmadığı gibi geçici ilmühaberin üçüncü şahıslara devri için şirketin yazılı onayının da bulunmadığını, davacının delil olarak sunduğu 01/02/2022 tarihli A seri nolu 10 sıra nolu geçici ilmühaberin son paragrafında yer alan nama yazılı belgenin başkalarına devrinin şirketin belge üzerindeki yazılı izni ve devrin pay defterine kaydedilmesi şartına bağlı olduğu hükmünün, 30/07/2014 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden konulduğunu,...'nın ...'dan 17/02/2023 tarihinde devraldığı iddia edilen geçici ilmühaber üzerinde şirketin yazılı izninin olmadığını ve pay defterine işlenmediğini, görevden azledilen ... hakkında pay sahiplerince tazminat davaları açıldığını, azil tarihi olan 06/02/2023 tarihinden sonraki 17/02/2023 tarihinde şirket adına işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, davacının kız kardeşi olan ...'nın da şirkete bir bildirimde bulunmadığını, geçici ilmühaberin yönetim kurulu kararında belirtilen şartları taşımadığından ticari defterlere işlenmesinin mümkün olmadığını ve hukuken geçerli bulunmadığını beyan ederek; asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili karşı dava dilekçesi ile; asıl davaya konu geçici ilmühaberin devrinin şekil şartlarına uygun olmadığını ve muvazaalı olarak tanzim edildiğini, müvekkili şirketin gayrimenkul yatırım şirketi olup mülkiyeti şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1658 ada, 432 parsel sayılı taşınmazın imar tadilat planı ile kısmen metro istasyon alanında kaldığını, davacı ...'nın bu taşınmazın bir kısmını işgal etmesi üzerine müvekkili tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile menimüdahale ve ecrimisil davası açıldığını, ancak davanın keşif aşamasında mahkeme kararı ile görevden azledilen eski şirket sorumlusu ...'un genel kurul veya yönetim kurulu kararı olmaksızın şirkete zarar vermek amacıyla davadan kendiliğinden feragat ettiğini, adı geçenin müvekkili şirket tarafından idareler aleyhine açılan çok sayıda kamulaştırmasız el atma davası ile birlikte davacı aleyhine açılan menimüdahale davasından da feragat ettiğini, yeni yönetimin bu feragatların iptali için ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ve 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyalarında davalar açtığını ve yargılamaların devam ettiğini, hissedarların açtığı dava neticesinde .... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. esas sayılı dosyasında 15/11/2022 tarihinde verilen tedbir kararı sonrası ...Şirketi'ne denetçi kayyum atandığını, 06/02/2023 tarihli olağanüstü genel kurul ile eski yönetimin azledilerek...'ın yönetim kurulu başkanı olarak atandığını, bu durumun ...'a bildirilmesine rağmen hisse devrettiğine dair bir beyanda bulunmadığını, davacının kız kardeşi ...'nın da şirkete bir bildirimi olmadığını, ...'un azil tarihi olan 06/02/2023 tarihinden sonraki 17/02/2023 tarihinde şirket adına işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, devralındığı iddia edilen geçici ilmühaberin 30/07/2014 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca nama yazılı olup başkalarına devrinin şirketin yazılı izni ve pay defterine kayıt şartına bağlı olduğunu, ilmühaber üzerinde şirketin yazılı izni bulunmadığı gibi şirkete yönelik bir talep de olmadığını, davacının ihtarname ile ticari defterlere kayıt talebi üzerine yapılan incelemede ticari defterlerde ...isimli bir pay sahibine rastlanmadığını, geçici ilmühaberin aslının da ibraz edilmediğini, yeni yönetimin eski yönetim kurulu başkanı ve onunla iş birliği yapan davalı ... ile diğer ilgililer hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kapsamında şikayette bulunduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile incelemenin devam ettiğini, şirket mallarına çöken bu kişilerin resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından .... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılandıklarını, müvekkili şirket tarafından ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas yeni 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile yeniden menimüdahale ve ecrimisil davası açıldığını, mülkiyeti şirkete ait olan parseller için kira sözleşmesi yapıldığının öğrenilmesi üzerine taraflara ... 26. Noterliğinin... tarihli ihtarnameleri ile kira sözleşmesi suretinin istendiğini ancak bilgi verilmediğini, söz konusu tahliye ve ecrimisil davalarından kurtulmak adına eski yönetim kurulu başkanının genel kurul kararı olmaksızın davadan feragat ettiğini, işgal edilen taşınmazın emsal kiralarına göre aylık ecrimisil bedelinin yaklaşık 2.000,00-5000,00-USD olduğunu, parsel değerinin bilirkişi raporlarına göre 2.000.000.000,00-TL olduğunu, geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelinin ortadan kaldırılarak şirketin zarara uğratıldığını, ... nezdindeki tüm geçici ilmühaberlerin iyi niyetle kendisine verilmiş olup tamamının ...'a ait olduğunu, eski yönetimin genel kurulu yapmamak ve hisseleri devretmemek için şantajla ...'dan para ve 100.000,00-USD talep ettiğini, bu hususta ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın tanık olduğunu, dava konusu geçici ilmühaberin muvazaalı olduğunu, tarafların gerçek iradesini yansıtmamakla birlikte şirkete ve şirket hissedarlarına zarar vermek kastıyla yapıldığını, devir işlemlerindeki şartları taşımadığını, ayrıca vergilendirilmediğini, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80/1. maddesi ve 232 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde geçici ilmühaberlerin elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde GVK’nın hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesine ilişkin hükümlerinin uygulandığını, bu nedenlerle karşı dava açmak zorunda kaldıklarını beyan ederek; dava konusu geçici ilmühaberin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile; dava konusu ilmühaberin hükümsüzlüğünün tespiti talebiyle açılan karşı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ortada muvazaalı bir durumun bulunmadığını, eski yönetim kurulu başkanı ... ile mevcut yönetim kurulu başkanı ... arasında yaşanan husumet ve şirket içi meseleler sebebiyle hisse devrinin davalı/karşı davacı tarafından kabul edilmediğini, karşı dava dilekçesinde belirtilen tarihlere bakıldığında ...'ın yönetime geçmesinden evvel müvekkilinin hak sahibi olduğunu ve kazanılmış hakkının bulunduğunu, sekiz sayfalık karşı dava dilekçesinde dava sebebinden ziyade bu husumetin anlatılmasının da iddiaların yersizliğini gösterdiğini, karşı davacının beyanlarında geçen 01/02/2022 tarihli ... seri nolu 10 sıra nolu geçici ilmühaber tarihi ile yönetimin azledildiği 06/02/2023 tarihi arasında bir yıllık zaman bulunduğunu, şirket içerisinde müvekkilinin payı devraldığı yılı kapsayacak şekilde bir uyuşmazlık halinin ve eski yönetim kurulu başkanının 2020 yılından itibaren şirketi genel kurula götürmek ve hisseleri devretmek karşılığında şantajla para talep ettiğine dair tartışmaların varlığının karşı tarafın kendi beyanları ile sabit olduğunu, ... ve müvekkilinin bu hususlarda bilgi sahibi olmadığını ve şirkete duyulan güven neticesinde hisse devrinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ...'dan şirkette mevcut beheri 1,00-TL nominal değerli 512 adet sermaye payını 512,00-TL bedel karşılığında bütün hak ve borçları ile devraldığını, işbu devir sözleşmesi yönetim kuruluna ibraz edilmiş ise de herhangi bir ret kararı verilmediğini ve şirket defterine kaydın gerçekleşmediğini, karşı dava dilekçesinde devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için yazılı izin ve pay defterine kaydın yasal zorunluluk olduğunun iddia edilmesinin tezatlık yarattığını, zaten asıl davayı açmadaki amaçlarının pay defterine kayıt ve tescilin sağlanması yönünde olduğunu beyan ederek; karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, davacının geçici ilmühabere bağlanmış anonim şirket pay devrini noter sözleşmesiyle devralmasına rağmen şirket pay defterine kaydedilmemesi nedeniyle pay sahipliğinin tespiti, pay defterine kayıt ile bu devrin ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine; karşı dava ise, şirketi zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak tanzim edildiği iddialarıyla geçici ilmühaberin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce, dosya kapsamına sunulan 16/01/2018 tarihli taahütname, ... 36. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli senede bağlanmamış anonim şirketi pay devri sözleşmesi, davalı/karşı davacı şirket ticaret sicili kayıtları, ...tarihli ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri sözleşmesi, ... 38. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli pay defterine işlenme talepli ihtarnamesi, ile buna karşı verilen cevabi ihtarname, ... 26. Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi,... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi,... tarihli ihtarname, ... 7. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdikli senede bağlanmamış anonim şirket pay devri sözleşmesi,... Şirketi'nin ... tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararı, A seri nolu 10 sıra nolu geçici ilmühaber, son imar durum belgesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...ve ... esas sayılı dosyaları, mahkememiz kasasına saklanmak üzere kalemce teslim alınan ...ŞİRKETİ pay defteri aslı, 24 Temmuz 2013 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, 06/02/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 17/12/2022 tarihli 200.000-TL bedelli teminat senedi fotokopisi, ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası, ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasına ait iddianame örneği incelenmiş; asıl davada davacı/karşı davalı tanığı ... ile asıl davada davalı/karşı davacı tanıkları ... ve ... mahkememiz huzurunda bizzat, asıl davada davalı/karşı davada davacı tanığı... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Talimat sayılı dosyası tahtında, asıl davada davalı/karşı davada davacı tanığı ... ise ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası tahtında talimatla dinlenmiş, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilerek ticaret hukuku öğretim üyesi bilirkişi ...'dan 05/03/2026 tarihli rapor temin edilmiştir. Karşı dava bakımından yapılan değerlendirmede; karşı davanın, şirketi zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak tanzim edildiği iddiasıyla geçici ilmühaberin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olduğu görülmektedir. Davalı/karşı davacı şirketin ... tarih ve... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile; “Şirketin mevcut hisse durumu ve sermaye yapısının dikkate alınarak, yeni hisse ve sermaye durumuna göre mevcut hissedarlar adına geçici ilmühaber hazırlanarak teslim tutanağı karşılığı verilmesine, daha önceden verilen hisse senetlerinin alınmasına, geçici ilmühaberlerin, ileride bastırılacak olan hisse senetleri ile değiştirilmesine” şeklinde karar verilmiş olduğu görülmektedir. Ticaret sicil kayıtları ve şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, söz onusu yönetim kurulu karar tarihinde ...'un şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, söz konusu yönetim kurulu kararının alınmasında mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava dışı ..., şirketteki 512 adet hissesine ilişkin 01/02/2022 tarihinde geçici ilmühaber düzenlemiş bulunmaktadır. ...ticaret sicili kayıtlarına göre 06/02/2023 tarihine kadar davalı/karşı davacı şirketin münferiden yönetim kurulu başkanıdır. İlmühaberler TTK m. 484 ve 486’da düzenlenmiş ortaklık hakkı veren senetlerdir. Sadece anonim şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıkların çıkardığı nama ve hamiline yazılı pay senetleri ile bunların yerine çıkarılabilecek ilmühaberler ortaklık hakkı veren kıymetli evrak niteliğini haiz senetler niteliğinde bulunmaktadır. Pay senedi bastırılıncaya kadar çıkarılabilecek ilmühaber, bir şeyin teslim alınmasını ve içeriğini yazılı şekilde ispat etmeye yarayan resmi evrak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, dava dışı eski yönetim kurulu başkanı ...’un bu görevden 06/02/2023 tarihinde azledilmeden önce düzenlenmiş olduğu geçici ilmühaberin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Davalı/karşı davacı tarafça, uyuşmazlık konusu payların ve dava dayanağı geçici ilmühaberin eski yönetim kurulu başkanı...nezdinde sadece "emaneten" bulunduğuna, gerçek hak sahibinin ... olduğuna ve bu durumun 16/01/2018 tarihli taahhütname ile sabit olduğuna yönelik iddiaları bulunmakta ise de, söz konusu taahhütnameyi düzenleyen kişinin Bülent Akyol olmadığı anlaşılmakla bu iddialara itibar edilmemiştir. Yine davalı/karşı davacı tarafça, ilmühaberin muvazaalı olarak düzenlendiği ileri sürülmüşse de, gerek dosya kapsamında celbedilen bilgileri verilen dava dosyaları ve savacılık dosyası kapsamı gerekse bildirilen tanıkların beyanları dikkate alındığında bu iddianın ispat edilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle karşı davanın ispat edilemediği sonucuna varılarak, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Asıl dava bakımından yapılan değerlendirmede; asıl davanın, davacının geçici ilmühabere bağlanmış anonim şirket pay devrini noter sözleşmesiyle devralmasına rağmen şirket pay defterine kaydedilmemesi nedeniyle pay sahipliğinin tespiti, pay defterine kayıt ile bu devrin ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkin olduğu görülmektedir. Dava konusu 01/02/2022 düzenleme tarihli, A seri, 10 sıra numaralı geçici ilmühaberin yasal geçerliliği, düzenleyenin azil sonrası tasarruf yetkisi ve devir şartları değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki ticaret sicili kayıtlarının tetkikinden, uyuşmazlığın odağındaki geçici ilmühaberin tanzim edildiği 01/02/2022 tarihinde, dava dışı ...'un ... Şirketi'nin münferiden yetkili ve görevde olan yönetim kurulu başkanı olduğu sabittir. Adı geçenin mahkeme kararları ve olağanüstü genel kurul neticesinde azledildiği tarih ise 06/02/2023 olup, ilmühaberin düzenlenme tarihi azil tarihinden yaklaşık bir yıl öncesine tekabül etmektedir. Dolayısıyla, ilmühaberin tanzim edildiği esnada düzenleyenin tam yasal temsil ve idare yetkisine sahip olduğu, senedin usulüne uygun olarak ...Şirketi'nin ... tarihli ve..sayılı yönetim kurulu kararına istinaden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar karşı davacı tarafça, ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosyasında 15.11.2022 tarihinde şirkete denetçi kayyum atandığı,...'un ise 06.02.2023 tarihinde azledildiği, bu nedenle azil tarihinden sonraki 17.02.2023 tarihinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı savunulmuş ise de; dava konusu geçici ilmühaber şirketin yönetim kurulu kararına istinaden ...'un şahsı adına malik sıfatıyla ihdas edilmiştir. 06.02.2023 tarihli genel kurul kararı ile adı geçenin şirket yönetim kurulu başkanlığı sıfatı sona ermiş olup, bu azil kararı şahsın kendi mülkiyetinde bulunan pay senetleri ve geçici ilmühaberler üzerindeki malik sıfatıyla tasarruf ve devir yetkisini hukuken kısıtlayıcı nitelikte bulunmamaktadır. Yönetim kurulu başkanlığı sona erse de, ortağın anonim şirket ortaklığı devam etmektedir. Tasarruf yetkisi kısıtlanmayan bir ortağın şahsi hissesini ciro etmesi için şirkette yönetici sıfatının devam etmesi zorunlu olmadığı gibi, 15/11/2022 tarihli mahkeme kararı ile atanan kayyumun görevi de denetçi kayyum niteliğinde olup, ortakların şahsi mülkiyet hakkını askıya alan bir kısıtlama doğurmamaktadır. Dolayısıyla ...'un 17/02/2023 tarihinde maliki olduğu pay senetlerini devretmesine bir engel bulunmamaktadır. Davalı/karşı davacı tarafça her ne kadar bu ilmühaber üzerinde "Belgenin başkalarına devrinin şirketin yazılı iznine ve pay defterine kaydı şartına bağlı olduğu" yönündeki kayıt ileri sürülerek devrin geçersiz olduğu savunulmuştur. 6102 Sayılı TTK'nun 490. Maddesi; "(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. (2) Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.", hükmünü, 491. Maddesi; "(1)Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki, devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin.(2) Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir." hükmünü, 492. Maddesi de; "(1)Esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir.(2) Bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir.(3) Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer." hükmünü içermektedir. 6102 sayılı TTK'nun söz konusu hükümleri uyarınca, nama yazılı pay senetlerinin veya ilmühaberlerin devrinin şirket onayıyla sınırlandırılmasını ifade eden "bağlam" şartı ancak ve yalnızca şirket esas sözleşmesine açık hüküm konularak ihdas edilebilecektir. Dosya arasına alınan ... Şirketi esas sözleşmesi ve ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirket paylarının devrinin sınırlandırılmasına yönelik hiçbir bağlam (onay) hükmünün öngörülmediği, şirket sermayesinin ve pay bedellerinin de tamamen ödenmiş olduğu kesin olarak tespit edilmiştir. Yasal mevzuat gereği onay şartının pay senedine, pay defterine veya yönetim kurulu kararına sonradan yazılarak genişletilmesi hukuken mümkün olmayıp, ilmühaber üzerine düşülen tek taraflı devir yasağı veya onay kaydı yasal dayanaktan yoksun ve yok hükmündedir. Nitekim yerleşik Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde kabul gördüğü üzere, nama yazılı pay senetleri ve geçici ilmühaberlerde payın serbestçe devredilebilirliği ilkesi esas olup, geçici ilmühaberlerin hukuki işlemle devri, ciro ve zilyetliğin devralana geçirilmesi suretiyle hüküm ifade eder. Karşı davacının Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m. 80 kapsamında ileri sürdüğü vergilendirilmemiş olma iddiası ise tamamen kamu mali hukukunun konusu olup, özel hukuk alanındaki mülkiyet ilişkisini ve devrin sıhhatini sakatlayan bir geçersizlik sebebi teşkil etmeyecektir. Dava konusu geçici ilmühaberin fiziki incelenmesinde ve ekli sayfasında yer alan ciro silsilesinde; senedin ilk olarak malik ... tarafından 17/02/2023 tarihinde ...'ya usulüne uygun ciro ve teslim edildiği, ardından ... tarafından da davacı ...'ya ... 36. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri sözleşmesi ile ciro ve teslim edilerek ciro zincirinde hiçbir kopukluk bulunmadığı görülmüştür. Noter devir sözleşmesinde işlemin "senede bağlanmamış pay devri" olarak adlandırılmış olması, mevcut geçici ilmühaberin menkul kıymet niteliğine ve ciro silsilesiyle tamamlanan fiziki teslim vasfına halel getirmemektedir. Davalı şirket ortakları ile eski yönetim arasındaki hukuki uyuşmazlıklar, şirket taşınmazına yönelik açılan ecrimisil ve menimüdahale davaları (... 2. Asliye Hukuk Mahkemes... esas, yeni açılan ... 49. Asliye Hukuk Mahkemesi... esas), feragatin iptali davaları (... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi ...esas ve ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi...esas birleşik dosyaları), ceza mahkemesindeki yargılamalar (... 15. Ağır Ceza Mahkemesi .. esas) ve cumhuriyet başsavcılığı nezdindeki soruşturmalar (... CBS ...), şirket içi yönetimsel uyuşmazlıklar ve sorumluluk hukukunun (TTK m. 553) konusu olup, üçüncü kişi konumundaki davacının usulüne uygun ciro zinciri ve noter sözleşmesiyle iktisap ettiği kazanılmış mülkiyet hakkını ve pay devrinin geçerliliğini etkiler nitelikte bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde pay defterine kayıt, devrin geçerlilik şartı olmayıp, devralanın ortaklık haklarını şirkete karşı ileri sürebilmesi ve devrin şirket bakımından hüküm doğurması için aranan bir usul şartıdır. Davacı ..., ... 38. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hak sahibi olarak pay defterine kayıt talebinde bulunmuş, davalı şirket ise yasal bir gerekçe olmaksızın bu kaydı yapmaktan imtina etmiştir. Geçerli bir devir ve ciro silsilesiyle payı iktisap eden davacının, şirket pay defterine tescilini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu sabittir. Davacı tarafça pay defterine kaydın yanı sıra bu devrin ticaret sicilinde tescil ve ilanı da talep edilmiş olup; davanın mahiyeti, ortaklık haklarının korunması, şirketin idari istikrarı ve mülkiyet değişikliğinin üçüncü kişilere karşı aleni kılınması gerekliliği dikkate alındığında, kararın kesinleşmesiyle birlikte ticaret sicili nezdinde tescil ve ilan işlemlerinin yürütülmesinde davacının korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunduğu vicdani kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; asıl davanın kabulü ile davacının 512 adet pay sahibi olduğunun tespiti, pay defterine kaydı ve karar kesinleştiğinde ticaret sicilinde tescil ve ilanına, ispat edilemeyen karşı davanın ise reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada, davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, ... 36. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi uyarınca, davalı ...A. Ş.'ye ait 512 adet payın ... tarafından davacı ...'ya devredildiğinin TESPİTİNE, 1/1-... 36. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Senede Bağlanmamış Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi uyarınca, davacı ...'nın, 512 adet pay sahibi olarak davalı ... Şirketi pay defterine kayıt edilmesine, 1/2-Karar kesinleşince ... Ticaret Müdürlüğü nezdinde tescil ve ilanına, 2-Karşı davada, davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 3-Asıl davada alınması gerekli 732,00-TL ve karşı davada alınması gerekli 732,00-TL olmak üzere alınması gerekli toplam 1.464,00-TL karar ve ilam harcından, davacı/karşı davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.036,40-TL harcın davalı/karşı davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı/karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın, davalı/karşı davacı taraftan alınarak davacı/karşı davalı tarafa verilmesine, 4-Asıl davada davacı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ...'ya verilmesine, 5-Karşı davada davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı ... Şirketi'nden alınarak davalı ...'ya verilmesine, 6-Davacı/karşı davalı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 4.500,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 14.927,60-TL yargılama giderinin, davalı/karşı davacı taraftan alınarak davacı/karşı davalı tarafa verilmesine, 7-Davalı/karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/565, K. 2026/747, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-565-e-2026-747-k-5f29ce1a0bb9