İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/197 E. 2026/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/197
Karar No
2026/238
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/197 Esas - 2026/238 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/197 KARAR NO : 2026/238

.... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2019 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 04/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı .... vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen automatic sözleşmesi gereğince, müvekkili firmaya ait olan araçlara otomasyon sistemine dahil petrol ofisi bayilerinden akaryakıt ikmali sağlanması durumunda davalı tarafından müvekkili şirkete indirim yapılacağının taahhüt edildiği; müvekkili firmanın taahhütlerini yerine getirmesine rağmen sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği; davalı tarafın müvekkili şirkete gönderilen 26/11/2018 tarihli tek taraflı filo satışları hakkında bilgilendirme yazısında iskonto oranının KDV'siz oranından %7,75 iskonto oranından %4,5'a indirildiğinin belirtildiği; müvekkili tarafından kabul edilmeyen ve usulüne uygun iadesi yapılan davalı tarafından kesilen 03/12/2018 tarihli, .... fatura numaralı, 17.679,08 TL'lik fatura bedelinin haksız olarak tahsil edildiği; bu paranın iadesinin ihtarına rağmen iade edilmemesi üzerine .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı ve davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline; icra takibine karşı kötü niyetli ve haksız biçimde itiraz edildiğinden bahisle davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesinin"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte; yargılama sürecinde sunulmuş bulunulan sair sözlü/yazılı beyanları kapsamında özetle; sözleşmenin 9. maddesinde satıcının beklenmeyen ekonomik olumsuzluklar yaşanması halinde indirim oranını tek taraflı revize etme hakkı bulunduğu; bu kapsamda yapılan değişikliğin sözleşmeye uygun olduğu ve sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ... Esas Sayılı İcra Takibi Dosyası. Taraflar Arasında Akdedilen 14/02/2018 Tarihli Automatic Sözleşmesi. .... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi. Davalı Tarafından Düzenlenen 03/12/2018 Tarihli ve... Numaralı E-Fatura. Davalı Tarafın 26/11/2018 Tarihli Filo Satışları Hakkında Bilgilendirme Yazısı. Taraflara Ait 2018 ve 2019 Yılı Ticari Defter ve Kayıtları. Bilirkişi Doç. Dr.....Tarafından Hazırlanan 01/12/2020 Tarihli Bilirkişi Raporu. Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ..., Teknik Uzman ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 24/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ..., Teknik Uzman ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 12/12/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) İSTİNAF İNCELEMESİ : a) Mahkememizin .... Karar Sayılı Hükmü : Mahkememizin ... Karar sayılı ve 19/01/2021 Tarihli kararı kapsamında; "automatic sözleşmesinin 15. maddesine göre; "taraflar, birbirlerinin yazılı muvafakati olmadan işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünde şartında veya ekinde değişiklik veya ilave yapmayacaklarını beyan ve kabul etmişlerdir." hükmü gereğince taraflarca tek taraflı olarak iskonto oranında değişiklik yapılamayacağı halde davalı tarafça yapılan değişikliğe istinaden yapılan tahsilin sözleşme hükmüne aykırı olduğu, keza Sözleşmenin 9. ve 17. maddelerinde belirtilen fesih ve iskonto farkı talep koşullarının oluştuğuna ilişkin delillerin ibraz veya satış koşullarının değiştiği ispat edilemediği anlaşılmakla davacı tarafın ifa ettiği ödemenin haksız tahsil edilmiş olduğunu kabul etmek; bu bağlamda söz konusu ödemenin istirdatı amacı ile başlatılan icra takibinin devamı bakımından icra takibine yönelik yasal sürede açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. b) .... Karar Sayılı Kararı : Müteakiben Mahkememizce verilmiş bulunan işbu kararın istinaf incelemesi; .... tarafından gerçekleştirilmiş ve 03/02/2023 tarihinde verilen... Karar sayılı karar kapsamında, "Mahkemece her ne kadar 01/12/2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi denetime elverişli de değildir... Mahkemece öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri ya da incelenecek yeri bildirmelerine ilişkin ara karar oluşturulduktan sonra, özellikle taraf ticari defterleri incelenerek ve taraflar arasındaki automatic sözleşmesinin tüm maddeleri birlikte değerlendirilerek, hesap uzmanı, sektör bilirkişisi, mali müşavir bilirkişilerin de dahil olduğu bir heyetten yeterli araştırma ve incelemeyi içeren denetime elverişli bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya, Mahkememizin işbu 2023/197 Esasına kaydedilmiştir. V) MAHKEMEMİZİN ..... YÜRÜTÜLEN YARGILAMA :

Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; Mahkememizin ....Karar sayılı hükmü kapsamında, davanın kabulüne karar verilmiş olduğu ve müteakiben .... Karar Sayılı Kararı kapsamında da; Tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri veya incelenecek yeri bildirmelerine ilişkin ara karar oluşturulmadan eksik inceleme yapılmış olması, Taraf ticari defterleri incelenmeden karar verilmiş olması, Taraflar arasındaki automatic sözleşmesinin tüm maddeleri birlikte değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olması, Hesap uzmanı, sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan bir heyetten yeterli araştırma ve incelemeyi içeren denetime elverişli bir rapor alınmadan karar verilmiş olması gerekçeleriyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı akabinde Mahkememizce; taraflara ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yeri bildirmeleri için kesin süre verilmiş olup; taraflarca ticari defterlerin bulunduğu yerler bildirilerek defterler incelemeye hazır hale getirilmiştir. Mütekiben; dosya, mali müşavir, teknik uzman ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup; ticari defterler ile sözleşme maddeleri birlikte değerlendirilerek 24/07/2024 tarihli kök ve 12/12/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. a) Bilirkişi İncelemeleri : i. Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ...., Teknik Uzman .... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 24/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu: Anılan bilirkişi raporu kapsamında; tarafların ticari defterlerinin kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu; 01/04/2019 icra takibi tarihi itibariyle taraflar arasında cari hesap bakımından oluşan borç-alacak bakiyesine ilişkin bir tutarın kayıtlı olmadığı; cari hesap bakiye yönüyle ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği; tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde 2018 yılı Türkiye'deki petrol ürünlerinin satışı yönünden ilk altı ay için artan seyir gösterirken sonraki altı ay özellikle son çeyrekte azalan bir seyir göstermiş olduğu; ortalama olarak 2017 yılına göre satışların azaldığı yönünde kanaat oluşturduğu; davalı tarafın sözleşmedeki iskonto oranını davacı aleyhinde değiştirmek istemesinin ve bu girişimini yılın son çeyreğinde yapmış olmasının sektördeki ekonomik daralmanın, maliyetlerin artmasının ve buna paralel olarak kar marjındaki azalma gerekçesine dayanak oluşturabildiği; 2018 yılı içerisinde son altı ayda özellikle son çeyrekte akaryakıt sektöründe ülkedeki ekonomik göstergelerin kötüleşmesi neticesinde mali sıkıntıların yaşandığı; davalı tarafça uygulamaya sokulmak istenilen yeni iskonto oranlamasının sözleşmenin karşı tarafıyla tartışılmadığı müddetçe davacının herhangi bir cezai yaptırıma maruz bırakılmadan sözleşmeyi feshedebilme hakkının makul ve kabul edilebilir olduğu; davacı yanın ödeme yaptıktan yedi gün sonrasında TTK 18 ve 21-(2) maddelerine uygun olarak ihtirazi kayıt bildirimiyle iade istemini gerçekleştirdiği ve bu minvalde feshin haksız olmadığı; ilgili hüküm uyarınca revize hakkının davalı tarafından kullanılmasının haklı gerekçelerden kaynaklanması yanında davalı tarafından revize edilen yeni oran karşısında davacı tarafın da bu durumun başında tazminat ya da cezai şart sorumluluğu olmaksızın sözleşmenin ifasından vazgeçme hakkının olabilmesi gerektiği; böyle bir hakkının varlığının kabulü halinde ilgili faturadan sorumlu olmayacağı hususları rapor edilmiştir. 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 03/09/2024 tarihli dilekçe kapsamında, "....'de hiç bir zaman stabil bir ekonomik seyir olmadığı, bu nedenle söz konusu petrol fiyatlarındaki artışın olağanüstü şartlar olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, .... ekonomisini genel olarak tahmin etmenin tacirlerin basiretli davranışına girdiği, davalı tarafın bu olağan ekonomik dalgalanmayı öngörüp ona göre davranması gerektiği, iskonto oranını ona göre belirlemesi gerektiği, bu nedenle davalı tarafın tek taraflı rezive işlemini kabulünün mümkün olmadığı, sözleşmenin ilgili hükmü uyarınca revize hakkının davalı tarafından kullanılmasının haklı gerekçelerden kaynaklanmaması yanında kabul anlamına gelmemek şartıyla haklı gerekçelere dayanması halinde davalı tarafından revize edilen yeni oran karşısında müvekkilinin de bu durumun karşısında sözleşmenin ifasından vazgeçme hakkı olduğu, zorla söz konusu oranı kabul etmesinin sözleşme serbestisine aykırı olduğu" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 07/08/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "davalı şirket tarafından 9. ve 17. maddeler uygulanarak, tamamen sözleşmeye uygun olarak, sözleşmenin hiçbir maddesi değiştirilmeden sözleşmenin içeriğinde mevcut diğer maddelerin verdiği hak kullanılarak hareket edildiği ve doğru olan şekilde uygulama yapıldığı; sonuç olarak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında davalı şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; taraf itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla; Mahkememizce ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi.... Teknik Uzman ....ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı .... Tarafından Düzenlenen 12/12/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu: Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; taraf ticari defter kayıtları ve dosya kapsamı belgeler üzerinden yapılan inceleme sonucunda mali ve teknik yönden kök rapordaki tespitlerin geçerliliğini koruduğu; 2018 yılı içerisinde son altı ayda özellikle son çeyrekte akaryakıt sektöründe ülkedeki ekonomik göstergelerin kötüleşmesi neticesinde mali sıkıntıların yaşandığı kanaatine varıldığı; nitelikli hesaplamalar yönünden davalı şirketin iskonto oranında değişiklik yapmaktaki dayanağının hukuki değerlendirme takdirinin Mahkemeye ait olduğu; kök raporda sunulan emsal kararlara ilave olarak çeşitli kararların sunulduğu; ... Esas sayılı icra dosyasında yasal faiz talep edilmiş olup taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının 405,41.-TL olarak hesaplandığı hususları rapor edilmiştir. 12/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı tarafından itiraz sunulmadığı; davalı tarafından ise "ek raporun sonuç kısmında kök rapordaki kanaati değiştirecek bir husus bulunmadığının belirtilmesine karşın hem kök raporun hem de ek raporun hatalı olduğu; bu bağlamda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde büyük önem taşıyan sözleşmenin 9. ve 17. maddelerinin bilirkişiler tarafından hiç görülmediği; ihtilafın bu maddeler açısından değerlendirilmediği ve davalı tarafın bu yöndeki taleplerinin bir kez daha göz ardı edildiği; davalı şirketin iddia edildiği gibi sözleşmenin hiçbir maddesini tek taraflı olarak değiştirmediği; tamamen sözleşmeye uygun davranarak sadece 9. ve 17. maddelerin kendisine verdiği hakları kullandığı ve bu doğrultuda haklı sebeple fesih faturası düzenleyerek davacıdan tahsilat yaptığı" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. 12/12/2024 tarihli ek rapora yönelik itirazlar değerlendirildiğinde; davalı tarafın itiraz beyanlarının hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle itiraz beyanları yerinde görülmemiştir. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarının Değerlendirilmesi: Bilirkişi kök ve ek raporları incelendiğinde; bilirkişi heyetinin, uyuşmazlığın mali yönünü aydınlatmak amacıyla her iki tarafın 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerini detaylıca inceleyerek faturaların ve ödemelerin defterlere ne şekilde işlendiğini tespit ettiği; teknik inceleme bakımından ise 2018 yılı son çeyreğindeki makroekonomik daralma ile akaryakıt sektöründeki maliyet artışlarını verilerle ortaya koyup davalının sözleşmenin 9. maddesinde yer alan iskonto oranını revize etme hakkını kullanmasının piyasa gerçekleriyle bağdaşıp bağdaşmadığını değerlendirdiği ve neticeten asıl alacak ile faiz hesaplamalarını denetime elverişli alternatiflerle sunarak talimatlara uygun ve yeterli bir inceleme yaptığı anlaşılmaktadır. Anılan raporlarda yer alan 03/12/2018 tarihli ve 17.679,08 TL bedelli e-fatura bilgileri, .... Esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinde yer alan takip tarihi, talep edilen asıl alacak ve faiz oranları ile davacının 05/12/2018 tarihli fesih ihtarnamesi ve bunun 07/12/2018 olan tebliğ tarihi gibi tüm somut verilerin dosyadaki belgelerle birebir örtüştüğü, herhangi bir veri uyumsuzluğu ya da maddi hata bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra; uyuşmazlığın çözümünde etkili olan tüm deliller heyet tarafından eksiksiz biçimde incelenmiş olup, değerlendirilmesi atlanmış hiçbir delil bulunmamaktadır. Kök ve ek raporlar kendi içlerinde de herhangi bir çelişki barındırmamakta olup; heyet, davalının sözleşmenin 9. maddesine göre iskonto oranını değiştirme hakkı bulunduğunu ve 2018 krizinin buna altyapı oluşturduğunu teknik ve ekonomik olarak tespit etmiş, ancak davacının bu yeni oranı kabul etmeyerek cezai şart ödemeksizin sözleşmeyi feshedip edemeyeceği hususundaki hukuki takdiri tamamen Mahkemeye bırakmış, ek raporda da bu tespitlerden sapmayarak sadece taraf itirazlarını karşılayıp alternatif faiz hesaplamaları yapmak suretiyle mantıksal bütünlüğünü korumuştur. Sonuç olarak kök ve ek raporların değerlendirilmesinde; olayın teknik, ticari ve hesaplama boyutunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatıldığı, davalının yaptığı kesintinin keyfiyete değil piyasa gerçeklerine (2018 kur değişimlerine) dayandığının ortaya konulduğu ve Mahkemenin karar vermesi için gerekli tüm sayısal ve teknik altyapının sunulduğu anlaşıldığından, değerlendirilmeyen herhangi bir husus bulunmadığı ve raporların uyuşmazlığın çözümü yönünden yeterli bulunduğu kanaatine varılmıştır.

b) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; eldeki uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen .... Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği ve haksız cezai şart (fesih bedeli) tahsil edildiği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargılama safahatında davacı vekili; tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğü gereğince davalının piyasadaki ekonomik dalgalanmaları önceden öngörmesi gerektiğini ve tek taraflı iskonto indirimine gitmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ise de; Mahkememizce bu itiraza itibar edilmemiştir. Zira taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereği karşılıklı iradeleriyle imzaladıkları .... Sözleşmesinin 9. maddesi ile davalı (satıcı) tarafa, piyasa ve ekonomik şartlara göre iskonto oranlarını tek taraflı olarak revize etme yetkisini açıkça vermişlerdir. Dosya kapsamında alınan denetime elverişli bilirkişi raporuyla da bilimsel ve sektörel veriler ışığında ispatlandığı üzere; 2018 yılının son çeyreğinde akaryakıt sektöründe yaşanan olağanüstü ekonomik koşullar, öngörülemeyen kur ve faiz artışları altında davalının bu hakkını keyfi kullanmadığı, sözleşmeden doğan hakkını ekonomik verilere dayalı olarak kullandığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalı vekili ise; sözleşmenin 9. maddesine dayanarak oranı yasal ve haklı olarak değiştirdiklerini, davacının ise bu değişikliği kabul etmeyip sözleşmeye uymayarak sistemden ayrıldığını, bu nedenle sözleşmenin 17. maddesinde yer alan "cezai şartın (fesih bedelinin)" faturaya bağlanarak davacıya yansıtılmasının sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Davalının işbu beyanları da Mahkememizce haksız bulunmuştur. Davalının sözleşmedeki hakka dayanarak şartları tek taraflı olarak kendi lehine ve davacı aleyhine ağırlaştırması (iskonto oranını düşürerek davacının maliyetini artırması) durumunda; davacı, bozulan sözleşme dengesi altındaki bu yeni ekonomik külfeti kabul etmek zorunda bırakılamaz. İskonto oranının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülmesi, dürüstlük kuralı gereği karşı tarafa (davacıya) sözleşmeyi cezai şartsız ve haklı nedenle feshetme veya ifadan haklı olarak kaçınma imkânı tanır. Kanunumuz gereğince herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Salt kendi ticari menfaatini korumak ve zararını engellemek adına tek taraflı olarak sözleşme şartlarını değiştiren davalının, bu ağırlaştırılmış şartları ticari olarak kabul etmeyen davacıdan bir de sözleşmenin 17. maddesine dayanarak "cezai şart / fesih bedeli" adı altında tahsilat yapması, açıkça hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırıdır. Zira bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Tüm bu maddi ve hukuki olgular ışığında; davalının iskonto oranını revize etmesi sözleşmeye uygun olsa da, bu oranı kabul etmeyerek ifadan kaçınan davacıya yönelik cezai şart faturası (17.679,08.-TL) düzenleyerek davacının hesabından tahsilat yapması hukuka, hakkaniyete ve TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı bulunmuştur. Davacının, haksız olarak kesilen ve tahsil edilen bu bedelin iadesi talebiyle başlattığı icra takibinde haklı olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. VI) HÜKÜM : 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yönelik yapılan itirazın 18.084,49.-TL'lik (asıl alacak, işlemiş faiz ) kısmının iptaline, 17.679,08.-TL asıl alacak, 405,41.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.084,49.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 3.616,90.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.235,35.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 301,92.-TL peşin harç, ilk kararla tamamlatılan 972,19.-TL harç olmak üzere toplam 1.274,11.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 38,76.-TL harcın; kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana İADESİNE, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.274,11.-TL peşin harç, 44,40.-TL başvurma harcı ve 6,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.324,91.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 12.750,00.-TL bilirkişi ücreti, 121,30.-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 217,20.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 13.088,50.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 12.690,33.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 398,17.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinden kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.279,84.-TL'nin davalıdan tahsili; bakiye 40,16.-TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 18.084,49.-TL üzerinden) takdir edilen 18.084,49.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 567,42-TL üzerinden) takdir edilen 567,42.-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı ; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/04/2026

.... ¸ ¸

TASHİH ŞERHİ

Her ne kadar Mahkememiz dosyasının, 03/04/2026 tarihli celsesinde verilen hükmün; HÜKÜM kısmının kanun yollarının belirtildiği paragrafı kapsamında: "Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı ; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/04/2026" ibarelerine yer verilmiş ise de; kararın kesin olduğunun Mahkememizce sehven bildirilmiş olduğu anlaşıldığından; anılan ibareler karardan çıkarılarak, HÜKÜM kısmının kanun yollarının belirtildiği paragrafı kapsamına: "Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca.... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/04/2026" ibarelerinin eklenilmesine dair karar verildiği, şerh olunur. 04/05/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/197, K. 2026/238, T. 03.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-197-e-2026-238-k-6eb82d7a85d0