İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/399 E. 2026/358 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/399
- Karar No
- 2026/358
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/399 Esas - 2026/358 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/399 KARAR NO : 2026/358
... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 10/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 19/11/2023 tarihinde saat 05:55 sıralarında davalı ... idaresindeki .... plakalı otobüsün, davacıya ait arızalanarak emniyet şeridinde bekleyen ... plakalı araca çarptığı; kaza tespit tutanağında davacıya atfedilen %100 kusurun gerçeği yansıtmadığı; aracın emniyet şeridine çekilerek dörtlü ikaz lambalarının yakıldığı ve geriye dubaların yerleştirildiği; karşı araç sürücüsünün aşırı süratle girerek ve sol şerit boş olmasına rağmen manevra yapmayarak kazaya asıl etken olduğu; araçta 1.706.989,62.-TL tamir masrafı oluştuğu ve onarımın ekonomik olmaması sebebiyle aracın pert edildiği; aracın rayiç değerinin 1.090.000,00.-TL, sovtaj bedelinin 118.000,00.-TL ve mahsup sonrası gerçek hasar bedelinin 972.000,00.-TL olduğu; kazaya karışan aracın hasarlı halinin 01/12/2023 tarihinde satıldığı; davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve akabinde arabuluculuğa başvurulduğu ancak sonuç alınamadığı beyan edilmiş olup; ... plakalı aracın hasar bedeli için şimdilik 100,00.-TL'nin araç maliki ve sürücü yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 11/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ise özetle; 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuyla hasar bedelinin 972.000,00.-TL olarak saptandığı ve davacının kazada tamamen kusursuz olduğunun tespit edildiği beyan edilmiş olup; hasar bedeli tazminatının 100,00.-TL'den 971.900,00.-TL artırılarak toplam 972.000,00.-TL'ye yükseltilmesine; bu bedelin araç maliki/işleteni ve sürücü yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı .... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun yapılmadığı; davacının dava açmadan evvel sigorta şirketine usulüne uygun müracaat etmediği; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti olan 120.000,00.-TL ile sınırlı olduğu; kusur tespiti için ...Kurumundan rapor alınması gerektiği; hasar hesabının genel şartlara göre yapılması ve aracın pert olması halinde hurda tescil belgesinin şartsız ibraz edilmesi gerektiği; usulüne uygun müracaat edilmediğinden temerrüde düşülmediği ve faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği; ayrıca haksız fiillerde ticari avans faizi talep edilemeyeceği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar ....'ye ihbar edilmesi gerektiği; müvekkilleri olan sürücünün kusuru bulunmadığı ve davacının Karayolları Trafik Kanunu hükümlerini ihlal ederek emniyet şeridinden yola taştığı, geriye ışıklı reflektör koymayarak yeterli önlem almadığı; karşı sürücünün aşırı süratli olduğu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu; kaza günü yağmurlu ve ıslak olan zemin koşullarının kazaya etki ettiği; talep edilen hasar ve rayiç bedellerinin açıkça fahiş olduğu; hususi nitelikteki araç için ticari avans faizi istenemeyeceği beyan edilmiş olup; davanın zamanaşımı ve belirtilen sair hususlar nedeniyle reddine; yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. .... Soruşturma Dosyası ve Kamera Kaydını (Kaza Anı) İçerir 1 Adet CD. Kaza Anı, Hasar Durumu ve Kaza Öncesi Motor Arızası Nedeniyle Yağ Boşalttığını Gösterir Fotoğraflar İle Video Kaydının Dökümleri. ....Yevmiye Numaralı Araç Satış (Sovtaj Devir) Sözleşmesi. Mobil Assistance Yol Yardım Hizmetleri Sözleşmesi İle Arıza ve Konum Bildirildiğini Gösterir Arama ve Yazışma Kayıtları. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Hasar, Poliçe ve Tramer Kayıtları. Adli Trafik Uzmanı .... ve Makine Mühendisi Haydar Kökten Tarafından, ... Mahkemesine Sunulan 07/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalılar .... ("davalılar" olarak veya münferiden isimleriyle/unvanlarıyla anılacaklardır) yönelik açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "dava konusu .... plakalı otobüsün davalı .... Şirketi tarafından sigortalanmış olduğu" hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında hasar bedeli meydana gelmiş olup olmadığı; hasar bedelinin mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalıların münferiden işbu maddi tazminat kaleminden sorumlulukları bulunup bulunmadığı ve temerrütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihlerinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar tarafından sunulan cevap dilekçeleri kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Hukuki Nitelendirmesi: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, .... sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler. Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar: Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma). Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması. d) Dava Konusu Uyuşmazlığın İrdelenmesi: Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafın 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan hasar bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; kusur oranlarının ve hasar miktarının tespiti için inceleme yapılarak poliçe limiti dahilinde davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacının Karayolları Trafik Kanunu m. 59'u ihlal ederek kazaya sebep olduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun irdelenmesi ve hasar bedelinin tespiti hususlarında, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. d.1) Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi : i. Adli Trafik Uzmanı .... ve Makine Mühendisi ....Tarafından Düzenlenen 07/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Kusurun İrdelenmesi : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı sürücü ....'ın kaza öncesinde aracının arızalanması neticesinde emniyet şeridine park ederek dörtlü ikaz lambalarını yaktığı ve gerisine yansıtıcılı duba yerleştirdiği; kazanın oluşumunda gerekli tüm tedbirleri alması sebebiyle tamamen kusursuz olduğu; davalı sürücü ....ise ıslak zeminde aşırı süratle seyrettiği ve sol şerit açık olmasına rağmen manevra yapmayıp arızalı araca arkadan çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir. 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 26/04/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "işbu raporun, hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği" beyanında bulunulduğu; davalılar .... vekili tarafından ise 28/04/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "bilirkişilikçe kaza tespit tutanaklarının göz ardı edilerek yalnızca davacı yanın beyanları ve kendisinin haricen almış olduğu bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan kusur irdelemelerinin hatalı olduğu" ve "davacının KTK m.59' u ihlal ettiği, dolayısıyla davalıların hiçbir kusuru olmadığı" gerekçeleriyle itiraz edildiği; davalı .... vekili tarafından ise 28/04/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "Kaza Tespit Tutanağı'nda davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğu ve çelişki meydana geldiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna yönelik sunulan itiraz beyanlarının değerlendirmesinde; kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur yönünden çelişki bulunduğu ve tutanağın göz ardı edildiği yönündeki iddiaların, kaza tutanağındaki hatanın olay anı kamera kayıtlarıyla sabit olması ve mevcut çelişkinin uzman heyet tarafından giderilmiş olması gerekçesiyle yerinde olmadığı; olay yerinde keşif yapılması talebinin, bu aşamada yapılacak bir keşfin esasa müessir olmaması nedeniyle yerinde olmadığı; davacının aracının emniyet şeridinden yola taştığı ve yeterli önlem almadığı yönündeki itirazların, davacının aracının tam olarak emniyet şeridinde bulunduğu, dörtlü ikaz lambalarını yaktığı ve gerisine yansıtıcılı duba koyarak yeterli önlemi aldığının somut görüntülerle sabit olması nedeniyle yerinde olmadığı; raporun sonuç kısmında farklı bir araç bilgisine yer verilmesine ilişkin itirazın, davanın sonucuna ve asıl tespitlere etki etmeyen, mahkemece giderilebilir nitelikte maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle esasa müessir nitelikte olmadığından yerinde olmadığı ve son olarak .... kusurunun ve olumsuz hava/yol koşullarının dikkate alınmadığına dair sair itiraz beyanlarının ise KTK m. 52/1-b uyarınca sürücülerin hızlarını mevcut hava ve yol şartlarına uydurmakla yükümlü olması ile sol şerit boş olmasına rağmen manevra yapılmamasının asli kusur sayılması gerektiği anlaşıldığından yerinde olmadığına kanaat getirilmiş ve neticeten tüm itirazların reddine karar verilmiştir. ii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Kusur durumu ve oranları hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirme kapsamında; dosya kapsamında sunulan kaza tespit tutanağı, ceza soruşturması evrakları, taraf beyanları, kaza öncesi ve sonrası fotoğraflar ile olay anını gösterir video kayıtları bir bütün olarak incelendiğinde; Mahkemece aldırılan uzman heyet raporunun objektif, bilimsel verilere ve somut görüntü kayıtlarına dayandığı, bu nedenle yerinde ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyadaki tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle yapılan tespitler ışığında; davacı sürücü .... idaresindeki ... plakalı aracın motor-karter kısmında arıza meydana geldiği, motor yağının yola boşaldığı ve aracın hareket kabiliyetini yitirmesi sebebiyle Karayolları Trafik Kanunu kapsamında tartışmasız bir "zorunlu hal" teşkil eden bu durum karşısında, sürücünün aracını tamamen sağdaki emniyet şeridine (bankete) çekerek taşıt yoluna mani bir halinin bulunmadığı, dörtlü sarı ikaz lambalarını yakıp aracın 40-50 metre gerisine diğer sürücüleri uyarıcı kırmızı yansıtıcılı trafik hunisi (duba) yerleştirerek gerekli güvenlik önlemlerini aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı sürücüye ilk kaza tespit tutanağında ve ceza soruşturması kapsamında alınan trafik bilirkişisi raporunda KTK m. 59 ihlali gerekçesiyle asli kusur atfedilmiş ve soruşturma evraklarında 0.99 promil alkollü olduğu belirtilmiş ise de; aracın mekanik arıza nedeniyle emniyet şeridinde tamamen hareketsiz bulunması sebebiyle alkol durumu ile kazanın meydana gelmesi arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından, söz konusu varsayımsal kusur tespitlerinin hatalı olduğu, davacının 2918 Sayılı KTK'nın 59. ve Trafik Yönetmeliği'nin 135. maddelerindeki tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği ve kazanın oluşumunda hiçbir kural ihlali ve kusuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, davalı sürücü .... idaresindeki.... plakalı otobüsün durumu incelendiğinde; kaza tespit tutanağında ve ceza dosyası bilirkişi raporunda kendisine kusur atfedilmemesinin kamera kayıtlarının izlenmemesinden kaynaklı bir hata olduğu anlaşılmakta olup; kaza saati itibarıyla gün durumunun gece, yolun asfalt kaplama ve zeminin ıslak/kaygan olduğu, olay yerinde aydınlatma bulunması ve davacının yanan ikaz lambaları sayesinde görüş mesafesinin açık olması karşısında, davalı sürücünün 110 km/s olan azami yasal hız sınırında seyretse dahi hızını görüş, yol ve hava durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak kaza mahalline aşırı süratli ve tedbirsiz girdiğinin sabit olduğu; kaza anında trafik akımı boş ve sol şerit tamamen açık olmasına rağmen, emniyet şeridinde bekleyen aracı çok önceden görebilecek durumda olan davalı sürücünün dikkatinin yolda olmaması sebebiyle hiçbir sola kaçış veya fren manevrası yapmayarak doğrudan kendi sağ ön kısmıyla, park halindeki aracın sol arka kısmına aracı yol dışına savuracak şiddette çarptığının somut delillerle tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Neticeten, polis memurlarınca tutulan tutanağın ve ceza soruşturması raporunun kamera kayıtları izlenmeksizin salt kazaya karışanların beyanları üzerinden yapılan tespitleri içerdiği; video kayıtlarında davacı aracının taşıt yoluna taşmayıp tamamen emniyet şeridinde olduğu ve gerekli önlemleri aldığının anlaşılması nedeniyle davalıların aksi yöndeki itirazları ile keşif yapılması taleplerinin esasa müessir nitelikte olmadığı; tüm bu hususlar ışığında meydana gelen kazada davacı tarafın kusursuz, davalı tarafın ise KTK'nın ilgili maddelerini ihlali sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. d.2) Hasar Bedelinin Değerlendirilmesi : Adli Trafik Uzmanı .... ve Makine Mühendisi ....Tarafından Düzenlenen 07/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Hasar Bedelinin Tespiti kapsamında;... plakalı araç üzerinde toplam 1.706.989,62.-TL hasar oluştuğu; aracın onarımının ekonomik olmadığı; kaza tarihi piyasa rayiç değerinin 1.090.000,00.-TL olduğu; sovtaj bedelinin 118.000,00.-TL olduğu; kalan gerçek hasar bedelinin 972.000,00.-TL olduğu hususları rapor edilmiştir. 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 26/04/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "işbu raporun, hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği" beyanında bulunulduğu; davalılar .... vekili tarafından 28/04/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "hiçbir piyasa araştırması ve kıyas yapılmadan direkt olarak sunulan fiyatlandırma kalemlerinin kabulü ile hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edildiği; davalı ... vekili tarafından ise 28/04/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "maddi tazminata ilişkin yapılan hesaplamanın denetime açık olmadığı" ve "çekme belgesi temin edilmeden dosya esası hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırı olacağı" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda hasar bedelinin tespiti hususunda belirtilen tespitlere yönelik sunulan itiraz beyanlarının değerlendirilmesinde; maddi tazminat hesaplamasının denetime açık olmadığı yönündeki itirazların, hesaplamanın detaylı parça ve işçilik tablolarıyla denetime elverişli yapılmış olması gerekçesiyle yerinde olmadığı; pert işlemi sebebiyle çekme veya hurda belgesi ibraz edilmesinin zorunlu olduğu yönündeki iddiaların, aracın hasarlı haliyle satılıp devredilmiş olması, sovtaj bedelinin rayiçten düşülerek mahsup edilmesi ve şirkete bırakılacak bir hurda kalmaması hususları gözetilerek uygun olmadığı; hasar ve rayiç bedel hesaplamalarının fahiş olduğuna ilişkin itirazların ise, söz konusu hasar ve rayiç bedel hesaplamalarının emsal araştırması ile denetime elverişli şekilde yapılmış olması gerekçesiyle yerinde olmadığı kanaatine varılmış olup; neticeten hasar bedelinin tespitine yönelik sunulan tüm bu itirazların reddine karar verilmiştir. d.3) Bilirkişi Raporu İle İlgili Olarak Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporunun yeterliliği hususunda yapılan değerlendirmede; incelemenin yeterli olduğu, raporun "5-SONUÇ VE KANAAT" bölümünün girişinde dava ile ilgisi bulunmayan .... plakalı.... marka araca ve 24.03.2023 kaza tarihine yer verilmesi şeklinde açık bir maddi hata bulunmakta ise de, devam eden paragraflarda herhangi bir hata bulunmadığının anlaşılması nedeniyle işbu hatanın, davanın sonucuna etkili olmadığı; bilirkişi raporunda belirtilen hususların, dosyadaki deliller ile birebir örtüşür nitelikte olduğu; rapor kapsamında (esasa müessir bulunmayan .... plakalı.... hatası haricinde) herhangi bir çelişki bulunmadığı ve neticeten anılan raporun ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte bulunduğu; bilirkişi heyetinin hatalı tutanakla bağlı kalınmayarak kamera kayıtlarını incelemiş olduğu; davacının gerekli önlemleri aldığının somut olarak tespit edildiği; buna karşın davalı otobüs şoförünün ıslak zeminde hızını yol şartlarına ayarlamadığı ve sol şerit tamamen boş olmasına rağmen direksiyon manevrası yapmayarak park halindeki araca arkadan çarptığı eyleminin Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b, 56/a ve 84/d maddeleri çerçevesinde isabetli olarak değerlendirildiği; hasar ve rayiç araştırması ile sovtaj indiriminin denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. d.4) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi: Mahkememiz nezdinde ikame olunan işbu dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddeleri hükümleri bağlamında açılmış maddi tazminat (hasar bedeli) davasıdır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası uyarınca motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan işleten sorumlu olup; aynı Kanunun 91. maddesi uyarınca sigortacı bu sorumluluğu poliçe teminat limitleri dahilinde üstlenmektedir, dolayısıyla davalılar oluşan haksız fiil zararından müteselsilen sorumludur. Dosya kapsamında bulunan tüm deliller, kolluk tespitleri ve bizzat kaza anını yansıtan güvenlik kamerası kayıtları incelenerek hazırlanan ve Mahkememizce hükme esas teşkil etmeye elverişli bulunan 07/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda saptandığı üzere; davacı sürücünün aracının mekanik bir arıza sebebiyle yolda kaldığı, aracı emniyet şeridine çekerek dörtlü ikaz lambalarını yaktığı, görüş mesafesine uygun olarak geriye kırmızı yansıtıcılı duba koyduğu ve bu şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 59. maddesi hükümlerini ihlal etmediği, gerekli güvenlik önlemlerini aldığından kazanın oluşumunda kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Buna karşılık, davalı sürücü ....'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ıslak ve kaygan olan zeminde hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlamayarak, sol şerit açık olmasına rağmen hiçbir manevra yapmayıp emniyet şeridinde park halindeki araca doğrudan ve süratle çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Araçta meydana gelen zararın tespiti yönünden ise; bilirkişi raporunda saptanan 1.706.989,62.-TL tamir bedeli ile kaza tarihi piyasa rayiç bedeli olan 1.090.000,00.-TL karşılaştırıldığında onarımın ekonomik olmadığı, aracın pert kabul edilmesi gerektiğinin belirlendiği; dosya kapsamındaki noter satış (sovtaj devir) evrakıyla sabit olan 118.000,00.-TL'lik sovtaj bedelinin piyasa rayicinden tenzili suretiyle davacının uğradığı gerçek hasar bedelinin 972.000,00.-TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup; neticeten bilirkişi raporunda denetime elverişli olarak tespit edilen hasar bedelinin de dikkate alınması suretiyle, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda 19/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; a) Hasar Bedeli ile ilgili olarak; -100,00.-TL'nin, davalılar .... yönünden kaza tarihi olan 19/11/2023 tarihinden itibaren, davalı ....yönünden temerrüt tarihi olan 21/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti dâhilinde) müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, -971.900,00.-TL’nin, ıslah tarihi olan 11/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti dâhilinde) müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 66.397,32.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 17.025,23.-TL (427,60.-TL peşin harç ve 16,597,63.-TL ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye kalan 49.372,09.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL başvuru harcı, 427,60.-TL peşin harç, 60,80.-TL vekalet harcı, 16.597,63.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.513,63.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 9.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 284,50.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.284,50.-TL yargılama giderinin; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalılar üzerinde BIRAKILMASINA; d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 972.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 151.800,00.-TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 08/05/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar