Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6730 E. 2026/4090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6730
Karar No
2026/4090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/... E., 2023/247 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.06.2015 tarihinde davacıların yaya konumundaki annesi ...'a davalıların sürücüsü, işleteni/maliki ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları kamyonetin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacıların annesi ...'un ağır yaralandığını, daha sonra tedavisi sırasında 26.06.2015 tarihinde vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 80,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı, 10,00'ar TL cenaze ve defin gideri, 10,00'ar TL hastane masrafı, 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... şirketin yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle cenaze giderine ilişkin taleplerini her bir davacı yönünden 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı...Otomotiv Taşımacılık Yeraltı Kaynakları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ...'e dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen aracın davalı şirket tarafından 23.05.2015/2016 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, kusura itiraz ettiklerini, sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, sorumluluklarının kusur dahilinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, ölüm ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının araştırılması, destekten yoksun kalındığının ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik kazası tespit tutanağına, ceza davasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24.08.2016 tarihli rapora ve eldeki davada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.10.2018 tarihli rapora göre, davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan 25.11.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, uygulamada erkek çocukların 18 yaşına kadar, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, öğrenimin devam etmesi halinde 25 yaşına kadar destek alacaklarının kabul edildiği, çalışmalarını engelleyen bir özrü yada sağlık sorunu olduğu belgelenmeyen davacıların her birinin yaşlarının 40'ın üzerinde olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri, davacıların cenaze masraflarının bulunduğu, belgeli olmayan masrafların ortalama olarak 3.000,00 TL olacağı kanaatine varıldığı, davacılar lehine takdiren 1.000,00 TL tutarında cenaze ve defin giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat yönünden, davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinden ibaret maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her birine eşit paylar halinde olmak üzere davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönünden, davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ,,, İnşaat Turizm Gıda Emlak Otomotiv Taşımacılık Yeraltı Kaynakları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ... İnşaat Turizm Gıda Emlak Otomotiv Taşımacılık Yeraltı Kaynakları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalılar ... İnşaat Turizm Gıda Emlak Otomotiv Taşımacılık Yeraltı Kaynakları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararını İlk Derece Mahkemesinin kararına dayandırdığını, herhangi bir denetim yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulan ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas esas alınarak kısmen ret kararı verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davacıların yaşları gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatı alamayacaklarına dair bilirkişi heyetinin görüşüne katılmadıklarını, her ne kadar davacıların yaşı 40 civarındaysa da halen annelerinin desteğine muhtaç olacaklarının açık olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma oranlarının aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiği yönündeki taleplerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, eşinin vefatı nedeniyle dul olan kız çocuğu davacı ...'un kazadan önce müteveffa annesi ile birlikte yaşamakta olduğunu, bu nedenle anılan davacının manevi olarak mağduriyetinin diğer kardeşlerinden fazla olduğunu, bu sebeple destekten yoksun kalınmadığına dair bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, maddi ve manevi tazminattan davalı ... de dahil olmak üzere tüm davalıların müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olmaları gerekirken hatalı değerlendirme sonucu maddi tazminat bakımından davalı ... şirketinin sorumluluğunun ayrılmasının da yerinde olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni, maliki, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri, hastane masrafı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç; edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olay tarihi, davacıların kazada vefat eden annelerinin olayın meydana gelmesinde kusurunun olmaması, olayın oluş şekli, vefat eden kişinin davacılarla olan yakınlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukardaki ilkeler göz önüne alındığında, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı çok düşük olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6730, K. 2026/4090, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6730-e-2026-4090-k-81aa99a6d0da