İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/270 E. 2026/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/270
- Karar No
- 2026/240
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/270 Esas - 2026/240 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/270 KARAR NO : 2026/240
.... DAVA : İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili bankanın .... ve sair kredi sözleşmeleri imzalandığı; anılan sözleşmelere dayanılarak kredi müşterisi firmaya taksitli ticari kredi kullandırıldığı; kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiği; müvekkili banka alacağının, gerek kredi müşterisine gerekse kefillerine çekilen ihtarnameye rağmen ödenmediği; ödeme ihtarlarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında .... sayılı dosyasından icra takibine geçildiği; davalıların (kefillerin), ödeme emrinin kendilerine tebliğinden sonra kötü niyetli olarak alacağa ve tüm fer'ilerine itiraz ettikleri ve bunun üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için öncelikle arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşmaya varılamadığı; davalılar ile imzalanan kredi sözleşmeleri gereğince kredi müşterisine kredi kullandırıldığı ve kredi borçlusunun borcunu süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü; muacceliyete, temerrüde ve faize ilişkin şartların gerek sözleşme gerekse Kanun hükümleri doğrultusunda kararlaştırılıp uygulandığı ve temerrüt faiz oranının imzalanan sözleşmelere uygun olduğu; davalıların imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerden dolayı müvekkil davacıya borçlu oldukları; davalıların itirazının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu beyan edilmiş olup; davalıların .... Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalılar ... ve ... ile ilgili olarak; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılar ... ve ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar ... ve ... tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... ile ilgili olarak; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 02/05/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte; yargılama sürecinde davalı ... vekili tarafından sunulan sair yazılı beyanlar kapsamında özetle; davaya konu dosyanın müvekkiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği, iş yeri adresine çıkarılan tebligatın şirket çalışanına teslim edilmesi nedeniyle müvekkilin cevap hakkının elinden alındığı; Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda faiz tutarları hesaplanırken kullanılan hesaplama metotlarına yer verilmediği ve hangi alacak kaleminin hangi yönteme göre hesaplandığının gösterilmediği; belirlenen faiz oranlarının çok yüksek ve fahiş olduğu, %72 olarak tespit edilen temerrüt faizinin hakkaniyete aykırı bulunduğu; dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faizine ilişkin hükmünün 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri (m.20 vd.) kapsamında değerlendirilmesi ve müzakere edilmeyen bu hükmün yazılmamış sayılması gerektiği beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ..Esas Sayılı Dosyası Sureti. ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ..... arasında 09/05/2013 tarihinde 600.000,00.-TL limitli olarak akdedilen ve davalılar.... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi. ..... kefaleti ile kullandırılan krediye ilişkin, davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan Kefalet Taahhütnameleri. Dava dışı ....numaralı Taksitli Ticari Krediye ilişkin 18/07/2018 tarihli 300.000,00.-TL tutarlı kredi kullandırım dekontu, kredi ödeme planı ve kredi tahsilat hareketleri dökümü. Dava dışı .... .... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi ile işbu ihtarnamenin tebliğ mazbataları. ..... tarafından yapılan 28/12/2022 tarihli 255.000,00.-TL tutarlı tazmin ödemesine ilişkin dekont. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 09/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 12/02/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... ve ...'a yönelik açılan, Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 320.538,49.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın İrdelenmesi : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu .... kullandırılan ve geri ödenmemesi üzerine hesabı kat edilen kredi nedeniyle, müteselsil kefil sıfatını haiz davalılar aleyhine ....Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiği; davalıların borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu; itirazın haksız olduğu belirtilerek, davalıların itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar .... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı gibi yargılama sürecinde herhangi bir sözlü/yazılı beyanda da bulunulmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar .... ve .... tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı; bununla birlikte yargılama sürecinde sunulan sair yazılı beyanları kapsamında özetle; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve cevap hakkının kısıtlandığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında hesaplama metotlarına yer verilmediği, belirlenen %72 oranındaki temerrüt faizinin fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğu, sözleşmenin gecikme faizine ilişkin hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde bulunup yazılmamış sayılması gerektiği ve bilirkişinin görev sınırlarını aştığı ileri sürülmüştür. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 09/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu uyuşmazlığın, davacı banka ile davalılar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davası olduğu; Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin 09/05/2013 tarihinde .... kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davalı kefillerin asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları nedeniyle eş rızası aranmaksızın verdikleri kefaletin geçerli olduğu ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu bulundukları; .... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu ile davalı kefillere 13/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme için verilen 7 günlük sürenin 20/10/2018 tarihinde dolması dikkate alındığında davalı kefillerin temerrüt tarihinin 21/10/2018 olarak belirlendiği; dava konusu kredi borcunun.... kaynaklandığı; ödeme planında aylık %1,96 (yıllık %23,52) akdi faiz oranının kararlaştırıldığı; ..... sayılı kararı uyarınca temerrüt faizinin tespitinde bankanın kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faizin esas alınması gerektiği; davacı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede kat/temerrüt tarihi itibariyle Borçlu Cari Hesaba fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %36 olarak tespit edildiği ve sözleşme ile mevzuat uyarınca bunun iki katı olan %72 oranının temerrüt faizi olarak uygulanabileceği; buna göre borçlunun Taksitli Ticari Kredisinden kaynaklanan banka alacağına, icra takibinde temerrüt faizi oranı olarak %72 esas alınarak yapılan hesaplamanın makul olduğu; icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada davacı bankanın 305.217,89.-TL asıl alacak, 11.550,35.-TL işlemiş faiz ve 577,52.-TL BSMV olmak üzere toplam 317.345,75.-TL alacağının bulunduğu; icra takibinde talep edilen 320.538,49.-TL ile karşılaştırıldığında 3.192,74.-TL fazla talep edildiği; takibin devamına karar verilmesi halinde asıl alacağa %72,00 oranında tahsil tarihine kadar temerrüt faizi talep edilebileceği; icra inkar tazminatının tespit ve takdirinin Mahkememize ait olduğu hususları rapor edilmiştir. 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davalı ... vekili tarafından 05/02/2024 tarihli dilekçe kapsamında, "bilirkişi raporunda hesaplama metotlarına yer verilmediği, belirlenen faiz oranlarının fahiş olduğu ve bilirkişinin masraf giderleri yönünden görev sınırlarını aşarak davacı tarafı yönlendirdiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davacı vekili ile davalılar .... tarafından ise bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itiraz sunulmamış olup; Mahkememizce, davalı ... vekilinin itirazlarının her birinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve cevaplandırılması gerekçesiyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 12/02/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; davalı ... vekilinin kök rapora yönelik itirazlarının değerlendirildiği; kök raporda izah edildiği üzere davalı kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu ve temerrüt tarihinin 21/10/2018 olarak belirlendiği; 6102 Sayılı TTK'nın 7. maddesi ile sözleşmenin 10.5. maddesi ve ..... sayılı kararı çerçevesinde, temerrüt faizinin bankanın Merkez Bankasına bildirdiği değil kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz üzerinden belirlenmesi gerektiği; davacı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede kat/temerrüt tarihi itibariyle Borçlu Cari Hesaba fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %36 olarak tespit edildiği ve bunun iki katı olan %72 oranının temerrüt faizi olarak uygulanmasının makul olduğu; kat tarihi, temerrüt tarihi ve takip tarihi itibariyle ayrı ayrı yapılan hesaplama tablolarında asıl alacak, gün sayıları, faiz oranları ve BSMV tutarlarının gösterildiği; icra takip tarihi itibariyle davacı Banka'nın 305.217,89.-TL asıl alacak, 11.550,35.-TL işlemiş faiz ve 577,52.-TL BSMV olmak üzere toplam 317.345,75.-TL alacağının bulunduğu ve 3.192,74.-TL fazla talep edildiği; sonuç olarak davalı vekilinin itirazlarının özellikle hesaplamaya ilişkin olduğu dikkate alınarak hesaplamanın ayrıntılı biçimde izah edildiği ve kök raporda belirtilen kanaat ile tespitlerin değişmesini gerektirir bir husus bulunmadığı hususları rapor edilmiştir. 12/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davalı ... vekili tarafından, ek raporun 24/02/2025 tarihinde tebliğini takiben yasal süresi içinde sunulan dilekçe kapsamında, "bilirkişi hesaplama ve değerlendirmesinde belirlenen faiz oranlarının fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğu; dava konusu sözleşmenin muacceliyet ve temerrüt hallerini düzenleyen 10.5. maddesindeki gecikme faizine ilişkin hükmün, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri (m.20 vd.) göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği, müzakere edilmeyen ve müvekkile açıkça bilgi verilmeyen bu hükmün yazılmamış sayılması gerektiği; bilirkişinin ek raporda da hesaplama metotlarına yer vermediği, alacak kalemlerini hesaplarken külli bir hesap çıkardığı ve hangi alacak kaleminin hangi faiz oranına ve yönteme göre hesaplandığını açıkça göstermediği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Davacı vekili ile davalılar .... ve .... tarafından ise bilirkişi ek raporuna yönelik itirazda bulunulmamıştır. Mahkememizce en son aldırılan 12/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik taraflarca sunulan itiraz beyanları üzerinde yapılan değerlendirmede; davalı ... vekili tarafından, dava konusu kredi sözleşmesinin gecikme faizine ilişkin hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde bulunup yazılmamış sayılması gerektiği ve faiz oranının fahiş olduğu hususunda sunulan itiraz beyanının; dava konusu kredinin ticari nitelikte bulunması, davalıların asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi sıfatıyla ticari amaçla verilmiş müteselsil kefaletinin geçerli olması, uygulanacak temerrüt faizinin bizzat sözleşmenin 10.5. maddesinde açıkça düzenlenmesi ve bu oranın soyut biçimde değil, davacı bankanın emsal kredilere fiilen uyguladığı cari faiz oranı banka kayıtları üzerinde belirlenmek suretiyle ....sayılı kararına uygun olarak tespit edilmiş olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; yine davalı ... vekili tarafından, bilirkişi ek raporunda hesaplama metotlarına yer verilmediği ve külli bir hesap çıkarıldığı hususunda sunulan itiraz beyanının; kök rapor ve ek raporda kat tarihi, temerrüt tarihi ve takip tarihi itibariyle ayrı ayrı düzenlenen hesaplama tablolarında asıl alacak, gün sayıları, uygulanan faiz oranları ile BSMV tutarlarının denetime elverişli biçimde ve açıkça gösterilmiş bulunması gerekçesiyle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları üzerinde bir bütün olarak yapılan nihai değerlendirmede; dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları yönünden yeterli inceleme bulunduğu, kefaletin geçerliliği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faizinin tespiti ile kat tarihi, temerrüt tarihi ve takip tarihi itibariyle alacak hesaplamasının yapıldığı; raporlarda yer alan veri ve tespitlerin dosya kapsamındaki deliller ile örtüştüğü; uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin (kredi sözleşmesi, kefalet taahhütnameleri, ödeme planı, kat ihtarnamesi, icra takip dosyası ve davacı bankanın emsal borçlu cari hesap faiz oranlarına ilişkin kayıtları) değerlendirilmiş olduğu; raporların kendi içinde çelişki barındırmadığı; hesaplamaların sözleşme hükümleri ve Yargıtay içtihatları ile uyumlu bulunduğu anlaşılmakla; anılan raporların nihai kanaat ve tespitler itibariyle yeterli ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede davanın; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında 09/05/2013 tarihinde akdedilen 600.000,00.-TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine dayanılarak kullandırılan ve geri ödenmemesi üzerine hesabı kat edilen kredi nedeniyle, bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılar aleyhine .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin davalı kefillere 13/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 7 günlük ödeme süresinin 20/10/2018 tarihinde dolduğu dikkate alınarak, 6098 Sayılı TBK.'nın 117. maddesi ve 6102 sayılı TTK.'nın 7. maddesi uyarınca davalı kefillerin temerrüt tarihinin 21/10/2018 olduğu belirlenmiştir. Davalıların, dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları nedeniyle, 6098 Sayılı TBK.'nın 584. maddesine 6455 Sayılı Kanun ile eklenen istisna uyarınca eş rızası aranmaksızın, 600.000,00.-TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatını haiz oldukları; kefalet limitinin el yazısı ile yazılıp imzalandığı ve imzaya yönelik bir itiraz bulunmadığı gözetildiğinde, 6098 Sayılı TBK.'nın 581 ve devamı maddeleri anlamında kefaletin geçerli olduğu ve dava konusu alacağın kefalet limiti dahilinde kaldığı anlaşılmıştır. Dava konusu krediye uygulanacak temerrüt faizi yönünden; sözleşmenin 10.5. maddesinde, borcun muaccel hale geldiği tarihten itibaren banka tarafından borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığı; .... sayılı kararı uyarınca, temerrüt faizinin tespitinde bankanın Merkez Bankasına bildirdiği değil, kredilere fiilen uyguladığı en yüksek cari faizin esas alınması gerektiği; davacı banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, kat/temerrüt tarihinde borçlu cari hesaba fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %36 olarak tespit edildiği ve sözleşme ile mevzuat uyarınca bunun iki katı olan %72 oranının temerrüt faizi olarak uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun bulunduğu değerlendirilmiştir. Davalı ... vekilinin, faizin fahiş olduğu ve sözleşmenin ilgili hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde bulunup yazılmamış sayılması gerektiği yönündeki itirazları; kredinin ticari niteliği, faiz oranının bizzat sözleşmede açıkça düzenlenmiş bulunması ve emsal banka kayıtları üzerinden fiilen uygulanan oran esas alınarak denetime elverişli biçimde belirlenmesi karşısında yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 2004 Sayılı İİK.'nın 67. maddesi uyarınca, davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 317.345,75.-TL'lik (305.217,89.-TL asıl alacak, 11.550,35.-TL işlemiş faiz ve 577,52.-TL BSMV) kısmının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek %72,00 temerrüt faizi ile icra takibinin devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden ise; davalıların icra takibine itirazının haksız olduğu anlaşıldığından ve alacağın likit ve belirlenebilir bulunması karşısında; hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 63.469,15.-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 317.345,75.-TL'lik (asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV) kısmının iptaline, 305.217,89.-TL asıl alacak, 11.550,35.-TL işlemiş faiz ve 577,52.-TL BSMV olmak üzere toplam 317.345,75.-TL üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek %72,00 temerrüt faizi oranı ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 63.469,15.-TL icra inkar tazminatının, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 21.677,89.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.871,31.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.806,58.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.871,31.-TL peşin harç, 179,90.-TL başvurma harcı ve 25,60.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.076,81.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.500,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.590,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.090,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 4.049,26.-TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 40,74.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Davalı ... tarafından yatırılmış bulunan bilirkişi ücretinden ibaret toplam 2.000,00.-TL yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 19,92.-TL'nin, davacıdan tahsili ile davalı ...'a ÖDENMESİNE; bakiye kalan 1.980,08.-TL yargılama giderinin ise davalı üzerinde BIRAKILMASINA, c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan; 3.168,13.-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili; 31,87-TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 317.345,75.-TL üzerinden) takdir edilen 50.775,32.-TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 3.192,74.-TL üzerinden) takdir edilen 3.192,74.-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalı .... ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/04/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar