İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/609 E. 2026/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/609
Karar No
2026/239
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/609 Esas - 2026/239 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/609 KARAR NO : 2026/239

.... DAVA : İtirazın İptali (Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2024 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı banka ile dava dışı ..... arasında kredi çerçeve sözleşmesi akdedildiği; davalının anılan sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı; kullandırılan kredi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere kat ihtarı keşide edildiği; buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davalının süresi içinde icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu; davalının borca yönelik itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu; icra takibine konu toplam alacağın 107.503,76.-TL olduğu beyan edilmiş olup; davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline; dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davalının dava konusu ....'ye 26/01/2022 tarihinde ortak olduğu; 31/10/2022 tarihinde ise sahip olduğu hissesini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı; davalının dava konusu kredi ilişkisinde yalnızca kefil sıfatının bulunduğu; ortaklıktan ayrılmış olması nedeniyle dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı; icra takibinde talep edilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Yevmiye Numaralı ile ..... Tarafından Düzenlenen 18/03/2024 Tarihli Yetki Belgesi. .... ile ....Arasında Düzenlenen 22/01/2022 Tarihli Hisse Devri Protokolü. .....'ye İlişkin 26/01/2022 Tarih ve .... ..... Tarafından Düzenlenen, .... Numaralı Krediye İlişkin 21/07/2022 Tarihli Eşit Taksitli Krediler Geri Ödeme Planı. ....Tarafından Keşide Edilen, .... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi. ....Yevmiye Numarası ile Asıl Borçlu ve Müteselsil Kefillere Keşide Edilen Kat İhtarnamesi. ..... Noterliğinin 07/05/2024 Tarihli, Kat İhtarnamesinin Muhataplara Tebliğine İlişkin Tebliğ Mazbataları ve E-Tebligat Mazbatası. ..... Tarafından Düzenlenen Hesap Özetleri, Müşteri Teminat Mektubu Bilgi Belgeleri ve Teminat Mektupları. Bankacı Bilirkişi Eda ÖZDEMİR Tarafından Düzenlenen 29/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. Bankacı Bilirkişi Eda ÖZDEMİR Tarafından Düzenlenen 06/07/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... tarafından, davalı ....’a yönelik açılan, Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında; "dava konusu Kredi Çerçeve Sözleşmesinin aralarında akdedilmiş olduğu ve davalı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı" hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilen Kredi Çerçeve Sözleşmesi uyarınca davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 107.503,76.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.’nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.’nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın İrdelenmesi : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı banka tarafından, davalının dava konusu Kredi Çerçeve Sözleşmesine müteselsil kefil olduğu; kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği; bu nedenle icra takibine yönelik itirazın iptali ile davalının, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davalının dava konusu şirkette yalnızca belirli bir dönem ortak olduğu ve hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı; bu nedenle dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı; icra takibinde talep edilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğu hususlarını beyanla davanın reddine ve davacı tarafın, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Bankacı Bilirkişi ....Tarafından Düzenlenen 29/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davalının, 22/02/2022 tarihli ve 2.000.000,00.-TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı; K9000282 numaralı taksitli kredinin bu sözleşme tahtında kullandırıldığı; kefil sıfatındaki davalının, icra takibinin başlatılması ile temerrüde düştüğü; MW001386 numaralı teminat mektubu komisyonu ile kredi kartından kaynaklanan borçtan kefilin sorumlu olmadığı; masraf kalemi yönünden davalının 18.363,97.-TL tutarından sorumlu olduğu; uygulanması gereken temerrüt faizi oranının, akdi faiz oranı olan %14,75’in %50 fazlası olacak şekilde %22,12 olduğu; icra takip tarihi itibariyle davalıdan talep edilebilecek toplam tutarın, 46.578,18.-TL asıl alacak, 1.240,47.-TL işlemiş faiz, 62,02.-TL BSMV ve 18.363,97.-TL masraf olmak üzere 66.244,64.-TL olduğu; icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmemesinin İİK.’nın 67. maddesi uyarınca Mahkememiz takdirinde bulunduğu hususları rapor edilmiştir. 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından, "kefile keşide edilen kat ihtarının, sözleşmenin 5.3 maddesinde belirtilen adrese geçerli şekilde tebliğ edildiği ve temerrüt faizi oranının %97,50 olması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Bankacı Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 06/07/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; davacı vekilinin kök rapora yönelik itirazlarının değerlendirildiği; kefile yapılan kat ihtarının sözleşmenin 5.3 maddesindeki adres esas alınarak geçerli kabul edilmesi ihtimaline göre yapılan alternatif hesaplamada, talep edilebilecek tutarın 67.060,49.-TL olarak hesaplandığı; temerrüt faizinin %97,50 olması gerektiğine ilişkin itirazın yerinde görülmediği; zira davacı tarafından işbu orana esas alınabilecek emsal hesap ekstresinin sunulamadığı ve....ilan edilen oranın uygulanabilecek azami faiz oranı (tavan) niteliğinde bulunduğu hususları rapor edilmiştir. 06/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 11/07/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "kefile keşide edilen kat ihtarının sözleşmenin 5.3 maddesindeki adrese geçerli şekilde tebliğ edilmiş sayılması gerektiği; ticari işlerde temerrüt faizinin taraflarca serbestçe kararlaştırılabileceği ve .... sayılı içtihadı uyarınca temerrüt faizi oranının %97,50 olarak uygulanması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davalı tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmamıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 06/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik taraf itirazları değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından, temerrüt faizi oranının %97,50 olması gerektiği hususunda sunulan itirazın; her ne kadar ticari nitelikteki kredi ilişkilerinde uygulanacak akdi ve temerrüt faizinin taraflarca sözleşme ile serbestçe kararlaştırılması hukuken mümkün ise de, somut olayda dava konusu kredinin geri ödeme planında akdi faiz oranının %14,75 olarak belirlenmiş olması, sözleşme hükümleri uyarınca temerrüt hâlinde akdi faizin %50 fazlasının uygulanacağının öngörülmüş bulunması ve davacı tarafından %97,50 oranına dayanak teşkil edecek nitelikte emsal hesap ekstresi ya da sözleşme hükmü sunulamamış olması karşısında yerinde olmadığı; davacı vekili tarafından, kefile keşide edilen kat ihtarının sözleşmenin 5.3 maddesinde belirtilen adrese geçerli şekilde tebliğ edildiği ve bu nedenle daha yüksek bir tutar üzerinden sorumluluğa hükmedilmesi gerektiği yönünde sunulan itirazın ise; bilirkişi ek raporunda bu ihtimale göre alternatif bir hesaplama (67.060,49.-TL) yapılmış olmakla birlikte, kefilin sorumluluğunun kapsamı ile icra takip tarihi itibariyle talep edilebilir tutar bakımından esas alınması gereken hesabın, kök raporda tespit edilen 66.244,64.-TL tutar olması nedeniyle sonuca etkili görülmediği ve bu itibarla yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; dava konusu uyuşmazlık ve Mahkememizce verilen talimatlar yönünden yeterli inceleme yapıldığı; dava konusu Kredi Çerçeve Sözleşmesi, kefalet beyanı, kredi geri ödeme planı, hesap ekstreleri ile icra takibine dayanak ödeme emri kalemlerinin ayrı ayrı incelendiği; kefilin sorumlu olduğu kalemler ile sorumlu bulunmadığı kalemlerin (teminat mektubu komisyonu ve kredi kartı borcu) hukuki dayanaklarıyla münferiden değerlendirilmiş olduğu; rapor kapsamında esas alınan verilerin dosya içeriği ile uyumlu olduğu; uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin değerlendirildiği; kök rapor ile ek rapor arasında ve raporların kendi içlerinde herhangi bir çelişki ya da hesaplama hatası barındırmadığı anlaşılmakla; söz konusu raporların (birlikte değerlendirmeleri neticesinde) ayrıntılı, yeterli ve denetime elverişli bulundukları kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede davanın; İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı bir itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın esasında; davalının, dava dışı .... ile davacı banka arasında akdedilen 22/02/2022 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesine, 2.000.000,00.-TL limit dâhilinde müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı; bu hususun taraflar arasında da uyuşmazlık konusu olmadığı sabittir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin 581. ve devamı maddeleri ile müteselsil kefaleti düzenleyen 586. maddesi uyarınca, müteselsil kefil, borç muaccel olduğunda asıl borçluya başvurulmaksızın ve rehinler paraya çevrilmeksizin takip edilebilir. Kaldı ki kefalet, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 7. maddesi kapsamında ticari nitelikte olup, aynı madde uyarınca müteselsil sorumluluk karinesinin de geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davalının, dava konusu şirketteki hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve bu nedenle borçtan sorumlu tutulamayacağı yönündeki beyanları ile ilgili olarak; davalının kefalet yükümlülüğünün, şirket ortaklığı sıfatından bağımsız olarak, 22/02/2022 tarihli kefalet beyanı ile bizzat ve yazılı biçimde üstlenilmiş müstakil bir yükümlülük olduğu izahtan varestedir. Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümleri kapsamında geçerli şekilde kurulmuş bulunan kefalet sorumluluğunun, kefilin daha sonra şirketteki ortaklık payını devretmiş olması nedeniyle kendiliğinden sona ereceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından; davalının bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Kefilin sorumluluğunun kapsamı yönünden; davalının teminat mektubu komisyonu ile kredi kartından kaynaklanan borçtan sorumlu bulunmadığı; buna karşılık kredi asıl alacağı ile buna bağlı fer’ilerden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Temerrüt faizi yönünden ise; davacı tarafından talep edilen %97,50 oranına dayanak teşkil edecek nitelikte emsal ekstre veya sözleşme hükmü sunulamadığından ve kredi geri ödeme planındaki %14,75 akdi faiz oranının sözleşme uyarınca %50 fazlası olan %22,12 oranının, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 8. maddesi çerçevesinde uygulanması gerektiğinden; icra takip tarihinden sonrası için %22,12 temerrüt faizi oranı esas alınmıştır. Yapılan işbu değerlendirmeler ışığında; icra takip tarihi itibariyle davalıdan talep edilebilecek toplam tutarın, 46.578,18.-TL asıl alacak, 1.240,47.-TL işlemiş faiz, 62,02.-TL BSMV ve 18.363,97.-TL masraf olmak üzere toplam 66.244,64.-TL olduğu; bu tutarı aşan kısım yönünden ise davacı bankanın alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden ise; dava konusu alacağın likit ve belirli olması ve davalının itirazının haksız bulunması karşısında İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesindeki koşulların oluştuğu değerlendirilerek, iptaline karar verilen 66.244,64.-TL tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı yönünden ise; davanın kısmen kabulü ile davacının haklı çıkması karşısında, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığından söz edilemeyeceğinden, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı kabul edilerek, işbu talebin reddine karar verilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yönelik yapılan itirazın 66.244,64.-TL'lik (asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve Masraf) kısmının iptaline, 46.578,18.-TL asıl alacak, 1.240,47.-TL işlemiş faiz ve 62,02.-TL BSMV ve 18.363,97.-TL masraf olmak üzere toplam 66.244,64.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek %22,12 temerrüt faizi ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 13.248,93.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.525,17.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.298,38.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.226,79.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.298,38.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.786,78.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 310,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.310,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.120,69.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 3.189,31.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 2.218,35.-TL'nin davalıdan tahsili; 1.381,65‬.-TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 66.244,64.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 41.259,12.-TL üzerinden) takdir edilen 41.259,12.-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/04/2026

..... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/609, K. 2026/239, T. 03.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-609-e-2026-239-k-2c3da29ceada