İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/807 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/807
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. .............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/807 Esas - 2026/164 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/807 Esas KARAR NO : 2026/164

............. ...................... .......................... . . ..................................

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 22/01/2020 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARAR Y. TARİHİ : 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili .......... Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazmış olduğu dava dilekçesinde özetle; .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/478 esas sayılı dosyasında Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalılardan .............. ... Ltd. Şti.'nin ihyası için kendilerine süre verildiğini beyan ederek, anılı şirketin ihyasına, ek tasfiyenin sicile tesciline ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/85 Esas, 2020/491 Karar sayılı ilamı ile, davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar vermiş, davacı vekilinin süresi içerisinde yapmış olduğu istem üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. SAVUNMA: Davalı .............. Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin en son genel kurul toplantısını 22.05.2006 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra yapılan bir genel kurul olmadığından şirketin TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edildiğini, 6102 sayılı yasanın geçici 7. maddesine dayanılarak yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.

GEREKÇE: Dava; ticaret sicilden resen silinen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkememizin 24/12/2020 tarih, 2020/618 Esas, 2020/856 Karar sayılı ilamıyla ihya isteminin kabulüne, TTK 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak şirket ortağı .............'in atanmasına dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine, .............. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2021 tarih, 2021/285 Esas, 2021/914 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanması yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen karara yönelik davalı temsilcisinin temyiz yoluna başvurması ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2022 tarih, 2021/5971 Esas, 2022/2284 Karar sayılı kararı ile davacının talebine dayanak yaptığı .......... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/478 esas numaralı dosyanın, 11.09.2014 tarihinde 2014/414 esas numarası üzerinden açıldığı, dosya kapsamında bozma kararı verildiği ve sonra 2019/478 esasını aldığı, anılan şirketin terkininin ise 23.01.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, terkin esnasında derdest dava olmadığı tespit edildiğ, bu durumda davacının davasının 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı, anılan sürenin istisnasını oluşturacak bir halin de dosya kapsamında mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması üzerine mahkememizce yapılan yargılamada, bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilmiş; v Mahkememizin 30/06/2022 tarih, 2022/413 Esas, 2022/495 Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1542 E, 2025/2794 K, sayılı ilamıyla mahkememiz kararının bozulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1542 E, 2025/2794 K, sayılı ilamında özetle; " 15.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22.06.20263 tarih 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesinin 5. cümlesinde yer alan "... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ... " ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilmiştir. Eldeki davada, ............ Bilgisayar Gıda Temizlik Güvenlik ve Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin .............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 130682 sicil numarasına kayıtlı iken, son genel kurul toplantısını 22.05.2006 tarihinde yaptığı, o tarihten bu yana genel kurul toplantısı yapmadığı gerekçesiyle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca şirketin tasfiye işlemlerine başlanabilmesi için şirkete ihtar çıkartıldığı, ihtara rağmen bildirimde bulunulmadığından bahisle şirketin 03.01.2004 tarihinde sicilden re'sen silindiği dosya kapsamı ile sabittir. .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/478 Esas sayılı dosyasının celp edilen evraklarının tetkikinden; Yargıtay 10. HD'nin 2016/13008 esas-2019/4011 karar sayılı ilamı doğrultusunda, 08.10.2019 tarihli celse (3) nolu ara kararı ile davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekiline, .............. ... A.Ş.'nin ihyası için süre verildiği, anılı davanın henüz derdest olduğu saptanmıştır. .............. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/1279 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ................... Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen kooperatifin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40'ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 Tarihli ve 2023/33 Esas ve 2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu ,6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4 fıkrasında; " Ticaret Sicil Müdürlüklerince a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ................... Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmü yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" Somut uyuşmazlıkta dava konusu şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği tescil edilerek ................... Ticaret Sicil Gazete'sinin 28/01/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edilen şirketler arasında olduğu, ihyası talep edilen ............ Bilgisayar Gıda Temizlik Güvenlik ve Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/478 sayılı dosyasında ihyası talep edilen şirket lehine dava açıldığı anlaşılmıştır. .............. Ticaret Sicil Müdürlüğünce dosyaya sunulan ve ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın 26/11/2013 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar; .............. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 10/10/2024, 2022/1998 Esas, 2024/1082 Karar). Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığı hususunun mevcut mazbatada belirtilmediği görülmekle tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle sicil işleminin hatalı olduğu ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyası karar verilebileceği gözetilerek, ihya isteminin kabulüne, .............. Ticaret Sicil Müdürlüğünün 130682 sicil numarasına kayıtlı ............ Bilgisayar Gıda Temizlik Güvenlik ve Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin eksik tasfiye işlemleri ve .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/478 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, İhya edilen şirkete aynı şirketin ortağı .............'in tasfiye memuru olarak atanmasına, usulüne uygun şekilde de terkin işlemi yapmayan Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Talebin KABULÜ ile, .............. Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1........2 sicil numarasına kayıtlı ............ Bilgisayar Gıda Temizlik Güvenlik ve Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin eksik tasfiye işlemleri ve .......... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/478 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2- İhya edilen şirkete .............. T.C. kimlik numaralı .............'in tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde İhya kararının ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 1.199,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük sürede Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/807, K. 2026/164, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-807-e-2026-164-k-a60683abc756