İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/123 E. 2026/438 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/123
Karar No
2026/438
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/123 Esas KARAR NO : 2026/438

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Limited şirketin fesih ve tasfiyesi DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 K. YAZIM TARİHİ : 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Limited şirketin fesih tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı şirket ortağı olan ... .... .... nin 29/06/2021 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, %50'şer pay ile davalı şirkete ortak oldukları, davacının kuruluş aşamasından 10.08.2022 tarihine kadar hem müdürlük hem de sorumlu teknik eleman görevini yürüttüğü,10.08.2022 tarihinden sonra müdürlük görevini ... (...) ...'ye devir ettiğini, bilgi alma ve inceleme hakkı talep etmesine rağmen bu hakkın kendisine verilmediği, şirkete ve diğer ortağına karşı güvenini yitirmiş olduğunu, birlikte iş yapma imkanının kalmadığını, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi imkanın bulunmadığını ileri sürerek, haklı nedenlerle TTK 636 uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davaya cevap vermemiştir. DELİLLER -Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları -Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar -Vergi dairesi kayıtları -Bilirkişi rapor ve ek raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davacı ile dava dışı şirket ortağı olan ... (...) ... .... .... 29/06/2021 tarihinde davalı şirketi kurdukları, %50'şer pay ile davalı şirkete ortak oldukları, davacının kuruluş aşamasından 10.08.2022 tarihine kadar hem müdürlük hem de sorumlu teknik eleman görevini yürüttüğü,10.08.2022 tarihinden sonra müdürlük görevini ... (...) ...'ye devir ettiği, bilgi alma ve inceleme hakkı talep etmesine rağmen bu hakkın kendisine verilmediği, şirkete ve diğer ortağına karşı güvenini yitirmiş olduğunu, birlikte iş yapma imkanının kalmadığı, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi imkanın bulunmadığını ileri sürerek, haklı nedenlerle TTK 636 uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Haklı nedenle limited şirketin feshini talep hakkı, limited şirket ortaklarına ait olup, TTK'nın 636/3 maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir hükmü yer almaktadır. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme başvurabilir.” hükmü bulunmakta olup, TTK 636/5 maddesinde ise ; Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır hükmü bulunmaktadır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, Haklı sebep, objektif iyi niyet kurallarına göre ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez kılan hukuki bir olgudur. Bu olgu, ortağı ortak olmaya yönelten sebeplerin ortadan kalkması, ortaklık amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi ya da güçleşmesi nedeniyle ortaya çıkabilir. İleri sürülen vakıaların haklı sebep teşkil edip etmediğini, somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından takdir edilecektir. Haklı sebep, nisbi bir kavram olup, haklı sebep kavramı, her somut olayın özelliklerine göre değişen bir öze sahiptir. Bu sebeple, yasa koyucular haklı sebep kavramını kesin ve değişmez esaslara bağlamaktan kaçınarak hakimin takdirine bırakmışlardır Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir. Doktrinde ve Yüksek ... .... .... Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır. Türk Ticaret Kanununun 636. maddesinin III. fıkrasının 2. cümlesi gereğince, mahkeme haklı sebeple fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Bu düzenleme ile hakime şirket yararına oldukça geniş bir müdahale hakkı tanınmıştır. Şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru bulan hakim, şirketi feshetmek yerine, fesih talebinde bulunan ortak veya ortakların şirketten çıkarılmalarına veya diğer çözümlere karar verebilmektedir. Eldeki davanın, şirket pay sahibi davacı tarafından açıldığı anlaşılmakta olup, şirketin feshinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları getirtilmiş, davalı şirkete ait ticari defterler talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmek suretiyle rapor alınmış akabinde dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor ve ek rapor aldırılmıştır. Az yukarıda izah edilen yasal mevzuat ve yerleşik yargısal içtihatlar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; ... Ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre; davalı şirketin 29.06.2021 tarihinde kurulmuş olup, şirket Ana sözleşmesine göre, şirket Sermayesinin; 100 paya ayrılmış 50.000,00.-TL tutarında olduğu, bu sermayenin 50 adet paya karşılık gelen 25.000,00 TL'sının davacı ...'a, 50 adet paya karşılık gelen 25.000,00.-TL'sının ise dava dışı ... ...'ya ait olduğu, 10.08.2022 tarih ve 10636 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 449 nolu sayfasında yayınlanan ilan ile 04.08.2022 tarihli Genel Kurul Kararı ile ... .... .... aksi karar alıncaya kadar münferiden yetkili müdür olarak seçildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına yer alan ihtarname içerikleri nazara alındığında davalı şirketin TTK'nın 614. maddesi gereğince davacının bilgi alma ve defter ve belgeleri inceleme hakkını ihlal ettiği, şirketin 2022 yılından bu yana kar dağıtımı yapmamış olduğu, davalı şirketin kuruluş tarihinden, 31.03.2024 tarihine kadar ticari faaliyetin bütün yıllarda zararla sonuçlandığı, 31.03.2024 tarihli bilançoya göre davalı şirketin 714.459,04.-TL tutarında zararının oluştuğunun tespit edildiği, yapılan hesaplamalara göre; davalı şirketin aktiflerin kayıtlı değerlerinin 2.019.188,53 TL, şirketin kışı vadeli yabancı kaynaklar toplamının ise 2.610.745,82 TL olduğu, buna göre şirketin özvarlığının (- ) 591.577,29TL olduğu, varlıkların borcu karşılama oranının 0,7734 olduğu bu nedenle şirketin halihazırda kullanabileceği öz sermayesinin mevcut olmadığı, bütün sermayesini yitirdiği, sermayenin karşılıksız kaldığı, buna göre davacı tarafça şirketin feshini gerektiren haklı nedenlerin somut olayda gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmış ve şirketin feshine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı ...'nin fesih ve tasfiyesine, 2-Tasfiye memuru olarak davacı şirket ortağı ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın Ticaret sicilde ilanına, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 552,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 55.364,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026

Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/123, K. 2026/438, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-123-e-2026-438-k-133268293a5e