İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/873 E. 2025/309 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/873
- Karar No
- 2025/309
- Karar Tarihi
T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/873 Esas - 2025/309 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/873 Esas KARAR NO : 2025/309
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 05/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... .... .... tarihlerinde 4 defa arka arkaya aynı arızayı yaptığını, aracın arıza yapması ile tüm onarımların yetkili serviste yaptırıldığını, servis kayıtlarının da mevcut olduğunu, aracın garantisinin de halen devam ettiğini, aracın son defa arıza yaptığında yetkili servis tarafından tesliminin 35 gün sürdüğünü ve bu 35 günlük uzun zaman zarfında davacı şirketin aracı kullanamadığını, araca ait şikayetlerin ... no'lu davalıya ait şikayet hattına da 4 defa bildirildiğini ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, aracın son kere yapılan arızasından sonra davacı şirket tarafından araç teslim alınırken de " itiraz ve yasal yollara başvuru haklarımız saklı kalmak şartı ile teslim alıyoruz " şeklinde ibare teslim evrakına yazılarak aracın teslim alındığını, yine bu hususta davalı şirkete gönderilen ...63. Noterliğinden 07/08/2017 tarih 28130 yevmiye numaralı ihtarnamede ürünün ayıpsız misliyle değişiminin talep edildiğini, davalı şirket ise ihtarname tebliğ almasına rağmen araç değişikliği talebinin karşılanmadığını ileri sürerek dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, göreve ilişkin itirazlarının olduğunu, uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olmadığını, görevsizlik kararı verilerek görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, davacı şirketin merkezinin ... .... .... " adresi olduğunu, bu durumda dahi Kahramanmaraş Mahkemelerinde huzurdaki uyuşmazlık bakımından yetkisizliğinin kabulü gerektiğini, araçta imalattan kaynaklı ve kullanımı engelleyici mahiyette herhangi bir arıza ya da ayıp bulunmadığını, dava konusu şikayetin davacı tarafın onayı ile garanti kapsamında yapılan bir takım işlemler ile giderildiğini, aracın halihazırda davacı tarafından sorunsuz kullanıldığını, seçimlilik hakkını onarım yönünde kullanan davacının akabinde bundan dönerek dava konusu talepleri ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde verilen 10.04.2018 Tarih ve 2017/544 Esas ve 2018/159 Karar yetkisizlik kararı ile dosyanın ...Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya mahkememizin 2018/664 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasıyla misli ile değişimi istemine ilişkindir. Mahkememizin 2018/664 Esas 2020/557 Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan bilirkişi raporu içeriğinde belirtildiği üzere; davacının araçta oluşan dava konusu olan gaz kesme problemi ile ilgili olarak seçimlik hakkını tamir yönünde kullandığı, arızanın ise yapılan onarımlar ile giderilmiş olduğu, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı, bilirkişi heyetince yapılan test sürüşünde dava konusu problemin görülmediği, buna göre araçta oluşan gaz kesme probleminin bir ayıp oluşturmadığının belirlenmiş olmasına göre, davacı alıcının ''ayıplı malın benzeri ile değiştirilmesi talebinin'' yasal koşullarının gerçekleşen somut olayda bulunmadığı kanaatine varılmakla" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2022 tarihli 2021/262 Esas 2022/1615 Karar sayılı ilamı ile "Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında, davaya konu Mercedes Benz Marka, 2016 Model aracın 19/09/2016 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketten 780.00,00 TL karşılığında satın alınmış olduğu ve otomobilin davacı şirket adına 19/09/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu araçta meydana geldiği iddia olunan arızalara ilişkin servis işlemlerine yönelik servis formları dosyada bulunmaktadır. Mahkemece, bilirkişi heyetinden rapor alınmış, araç test sürüşü yapılmak suretiyle yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 02/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; araçta oluşan dava konusu olan gaz kesme probleminin yapılan onarımlar ile giderilmiş olduğu, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı, yapılan test sürüşünde dava konusu problemin görülmediği, araçta oluşan gaz kesme probleminin bir ayıp oluşturmadığı belirtilmiş, itiraz üzerine alınan 19/11/2019 tarihli ek raporunda, kök rapordaki görüşler tekrar edilerek gaz kesme probleminin araçta yapılan mekanik onarımlar ile giderildiği, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporu sunulduktan sonra yargılama aşamasında davacı vekili 15/06/2020 tarihli dilekçe ile, arızanın halen devam ettiğini, 20/05/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirtilerek servis iş emirleri, fotoğraflar ve görüntüleri dosyaya sunmuş, yine istinaf aşamasında davacı vekili 10/08/2020 tarihli dilekçe ile, aracın arızasının devam ettiğini, 24/07/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirterek servis iş fişi, görüntü ve kayıtları dosyaya sunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta hangi teknik incelemelerin yapıldığı açıklanmamış, teknik yönlerden yeterli ve ayrıntılı görüş belirtilmemiş, araç üzerinde gerekli testler yapılmamış yalnızca test sürüşü ile yetinilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından arızanın halen devam ettiği bildirilerek ilgili bilgi ve belgeler dosyaya sunulduğu halde yargılama aşamasında gelişen bu durumla ilgili mahkemece herhangi inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermemektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş açıklanan hukuki esaslar ile bilirkişi raporundaki eksiklikler gözetilerek, aralarında otomotiv konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu 3 kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, aracın ayıplı/gizli ayıplı olup olmadığı, arızanın halen devam edip etmediği, misli ile değişim için gerekli şartların oluşup oluşmadığı yönünde tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibaret olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2022/873 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2022 tarihli 2021/262 Esas 2022/1615 Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, arızanın halen devam edip etmediği, misli ile değişimi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı konusunda mahkememizce görevlendirilen otomotiv konusunda uzmanlığı bulunan 1 otomotiv yüksek mühendisi, 2 makine mühendisi bilirkişi heyeti tarafından yerinde inceleme yapılarak hazırlanan 06.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; araçtaki arızanın yüksek hızlarda (240 km/h) ortaya çıktığı beyan edildiğinden bilirkişi heyeti ve taraf vekillerinin katılımı ile yaklaşık 20 test sürüşü yapıldığı, ancak araç ile bu hızlara çıkmak can, mal ve trafik güvenliği kuralları açısından mümkün olmadığından incelemenin sonlandırıldığı belirtilmiş, 02.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının araçta oluşan dava konusu olan gaz kesme problemi ile ilgili olarak seçimlik hakkını tamir yönünde kullandığı, arızanın yapılan onarımlar ile giderildiği, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı, bilirkişi heyetince yapılan test sürüşünde dava konusu problemin görülmediği, araçta oluşan gaz kesme probleminin bir ayıp oluşturmadığı hususlarının yer aldığı, yargılama aşamasında davacı vekili 15/06/2020 tarihli dilekçe ile, arızanın halen devam ettiğini, 20/05/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirtilerek servis iş emirleri, fotoğraflar ve görüntüleri dosyaya sunduğu, yine istinaf aşamasında davacı vekili 10/08/2020 tarihli dilekçe ile, aracın arızasının devam ettiğini, 24/07/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirterek servis iş fişi, görüntü ve kayıtlarını dosyaya sunduğu, söz konusu servis iş fişi, görüntü ve kayıtları incelendiğinde; dava konusu aracın 122 km/sa hızla ilerlerken hızlanmak istediği esnada aracın vites değiştirmesi esnasında mekanik bir sesin duyulduğu, bu sesten sonra aracın hızlanamadığı, motorun kendisini koruma altına alarak motor devrini ve hızını düşürdüğü tarafımızca tespit edilmiştir. Söz konusu arızadan sonra aracın çekici ile yetkili servise çekildiği, serviste aracın bu tarihte 182.754 km de olduğunun servis iş emrinde yer aldığı, yetkili servisin iklimlendirme hattı parçalarını ve yakıt hattını değiştirerek sorunu çözmeye çalıştığının anlaşıldığı, araçtaki arıza ile ilgili yetkili servisin değiştirmiş olduğu parçaların incelendiği, yetkili servis tarafından arıza her seferinde farklı parçalar değiştirerek gidermeye çalıştığı, yetkili servisin araçtaki arızayı onarmasına rağmen araçtaki arıza tekrar ortaya çıktığı ve kalıcı olarak giderilemediği, yetkili servis tarafından yapılan onarımlar incelendiğinde daha ziyade aracın yakıt hattına yönelik bir takım değişiklikler yapıldığının görüldüğü ancak söz konusu değişikliklerin aracın arızasını gidermediği, araçtaki sorunun sürekli olarak ortaya çıkmadığı, ortaya çıktığında motorun kendisini korumaya alarak aracın devrini ve hızını düşürdüğü, yetkili servisin araçtaki arızayı garanti kapsamında ücretsiz olarak gidermeye çalışsa da onarımlardan sonra araçtaki arızanın tekrar ortaya çıktığı, bu nedenle layıkıyla onarımdan bahsedilemeyeceği, araçtaki ayıbın kullanım ile ilişkisinin olmadığı ve aracın üretiminden kaynaklı bir arıza olduğu, ayıbın aracın teslim alınıp kullanılmasından sonra ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, keşif esnasında aracın 251.169 km de olduğu da dikkate alındığında araçtaki ayıbın aracın kullanımını/faydalanmayı sürekli olarak azaltmadığının değerlendirildiği, araçtaki ayıbın alıcının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanmasına rağmen satıcı tarafından giderilemediği, bu nedenle alıcının diğer seçimlik haklarını kullanabileceği, keşif esnasında araçtaki arıza ortaya çıkmadığı için bilirkişi heyetinin arızanın kaynağını tespit edemediği, iş emirleri ve yapılan onarımlar incelendiğinde yetkili servisin de araçtaki arızayı tam olarak tespit edemediğinin anlaşıldığı, yapılan araştırmalar neticesinde; satış tarihinde malın ayıpsız halinin değerinin 785.000,00 TL, nadiren de olsa yüksek hızlarda özellikle vites geçişlerinde ses duyulması ve müteakiben aracın kendini koruma altına alması yönünden ayıplı olan emsalinin 715.000,00 TL olduğu, davacının dava konusu aracı ayıplı hali ile alıkoyması durumunda satış bedelinden indirilecek bedelin satış (19/06/2016) tarihi itibariyle 69.554,14 TL olabileceği, söz konusu kaza nedeniyle aracın değerinde herhangi bir değer kaybının meydana gelmeyeceği, dava konusu aracın gizli ayıplı olması nedeniyle davacının seçimlik haklarını kullanabileceğinin değerlendirildiği ancak hangi seçimlik hakkın kullanılacağı yönündeki karar ve malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirip getirmediği hususların mahkemenin yetki ve takdirinde olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizin 07/03/2024 tarihli ara kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ve gönderme kararı doğrultusunda dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, araçta bildirilen arızanın halen devam edip etmediği, araçtaki arızanın hangi hızdan sonra başladığı, misli ile değişim için gerekli şartların oluşup oluşmadığı konusunda mahkememizce yerinde inceleme yetkisi verilen otomotiv alanında uzmanlığı bulunan üç makine mühendisi bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; 27/04/2024 tarihinde davaya konu araçta inceleme yapıldığı, bu tarih itibariyle aracın 256.111 km yol yapmış olduğu, 750 d/d motor rolanti devrinde ve gösterge panelinde herhangi bir problem olmadığının görüldüğü, araç Yenimahalle çevre yolunda kısa ve uzun mesafelerde yol testine tabi tutularak araç şoförü tarafından maksimum 237 km/saat ve ara değerlerde test edildiği, markanın yetkili servisi olmayan diagnostik cihaza bağlandığı, bir adet TCM-Transmission Control Module arızası dışında arıza kaydına rastlanmadığı belirtilmiş, davacı vekilinin 15/06/2020 tarihli ek beyan dilekçesi ekinde sunulan video kamera kaydı ve davacı vekilinin 27/04/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan video kamera kaydı ayrıntılı olarak rapor edilmiştir. Yine ilgili bilirkişi raporu ile Dava konusu arızalar 24.04.2017 (iş emri no: 62503), 14.07.2017- 17.07.2017 (iş emri no: 65114), 11.07.2018-12.07.2018 (iş emri no: 76752), 11.03.2020 (WIP No: 48869), 21.05.2020 (Ön İş Emri), 23.07.2020-24.07.2020 (İş Emri No: 94802) tarihlerinde meydana geldiği, 24.04.2017, 14.07.2017-17.07.2017 tarihli arızalar 02.12.2017 dava tarihinden önce, 24.04.2017, 14.07.2017-17.07.2017, 11.07.2018-12.07.2018 tarihli arızalar 02.10.2019 bilirkişi kurulu kök raporu, 19.11.2019 bilirkişi kurulu ek rapor düzenlenmesinden önce ve 11.03.2020, 21.05.2020, 23.07.2020- 24.07.2020 tarihli arızalar ise 02.10.2019 bilirkişi kurulu kök raporu, 19.11.2019 bilirkişi kurulu ek rapor düzenlenmesinden sonra meydana geldiği ve bilirkişi kurulu raporundan sonra 3 kez daha aynı arızanın tekrar meydana geldiğinin anlaşıldığı, dava konusu arıza kayıtları yukarıda Tablo-1'de koyu yazı ile belirtildiği, 24.04.2017 tarihinde 38.384 km'de olan araca ait iş emrinde “200 km/saat hızla giderken 4000-5000 devir aralığında gaz kesti ve vurma yaptığı, daha sonra 40 km/saat hızı geçmedi ve motor ikazı yandı” olarak belirtilen müşteri beyanı ile ilgili“Kısa testin uygulanması ve 8 adet bujinin değiştirilmesi” işlemi uygulandığı, 14.07.2017-17.07.2017 tarihlerinde 48.814 km'de olan araca ait iş emrinde “Araç kesiklik yapıyor; kısa testin uygulanması; motorun kontrol edilmesi; 2. Kapı cam mekanizması şalterindeki kaplama, yer bilgisi yenilenmesi; arka kapak kilidini uzaktan açma şalterindeki kaplamanın yenilenmesi; yakıt pompasını yenileyin; mobilo yedek araç” olarak belirtilen müşteri beyanı ile ilgili “Kısa testin uygulanması; 2. Kapı cam mekanizması; — arka kapak kilidini uzaktan; 020970/ Besleme ünitesi; Almanya'ya sipariş edilen ve getirilen yakıt pompasının yenilenmesi; şalter blokları” işlemleri uygulandığı, 11.07.2018-12.07.2018 tarihlerinde 92.355 km'de olan araca ait iş emrinde “12.07.2018 tarihli ön iş emrinde ve iş emriaçılış-da “Araç yüksek hızlara çıkınca gaz kesiyor ve frene basınca ses geliyor”, 11.07.2018 tarihli ön iş emrinde “Araç 180-230 km/saat arasında gaz kesiyor ve tak sesi geliyor beyanı var” olarak belirtilen müşteri beyanı ile ilgili “4 komple tekerin sökülmesi; 8 adet fren balatasının sökülmesi; ön aks 2 fren diskin ve arka aks 2 adet fren diskin sökülmesi; 2 adet TS Disk Fren Balatası, Musur, 2 adet birleşik fren diski, 2 adet fren diskli; fren balatası aşınma sensörü değişimi” işlemleri uygulandığı, 11.03.2020 tarihinde araca ait ön iş emrinde “Motor ikazı yandığı çekiş” olarak belirtilen müşteri beyanı ile ilgili “Kısa testin uygulanması” işlemi uygulandığı, 21.05.2020 tarihinde 170.555 km'de olan araca ait iş emrinde “Dün Adana Pozantı yolunda 150-160 km hızla giderken 15'er dakika ara ile 3 kez araçtan tak sesi ile birlikte gaz kesti (10-15 dak marş basmadı) 2 de gaza basıldığı halde araç ilerlemedi; 3 de ise araç tamamen stop etti ve motor ikaz uyarısı yandı; servis yetkilisi ile görüşüldükten sonra bir süre bekleyip araç çalıştırıldıktan sonra normale döndü şikayeti” olarak belirtilen müşteri beyanı ile ilgili İş Emri- Kapanış- dosya kapsamında bulunmadığından yapılan işlemin ne olduğu anlaşılamadığı, 23.07.2020-24.07.2020 tarihlerinde araca ait ön iş emrinde “Araç İstanbul'a giderken Kızılcahamam yokuşlarında araçta tekleme olduğu, gaz kestiği, vites geçişlerinde vuruntu olduğu ve 2000 devirden yukarı çıkmadığı, motor ikaz lambası yandığı beyanı bulunduğu, araç çekici yardımıyla servisimize getirilmiştir” olarak belirtilen beyan kapsamında “50.00&026138/ Yakıt kabı; Yakıt deposu yenilenmesi; Yakıt deposu boşaltma; Kelepçe; 28.07.2020 tarihli İş Emri -Kapanış- dokümanında “tüm kanuni haklarımız saklı kalmak üzere ödemeyi yapıp aracı teslim alıyoruz” şeklinde not düşüldüğü” işlemleri uygulandığı, tüm bu tespitler ve değerlendirmeler ışığında dosya kapsamında bulunan video kayıtlarından tespit edilen araçta meydana gelen gaz kesme olayının şanzıman vites değiştirme zaman aralıklarıyla doğrudan irtibatlı olduğu, araç hareket halinde ve motor devri ile araç hızı orantılı olarak artarken bir üst vites kademesine geçiş esnasında iken motor devri ani olarak düşmekte ve vites daha düşük hız kademesine geçiş yapmaya çalışışken ciddi ve tehlikeli bir şekilde ses yaparak şanzıman kademesinde ani yığılma/frenleme meydana geldiği, bu husus araç sürüş güvenliği ve araç emniyeti açısından ciddi bir risk oluşturduğu, şanzımanda bulunan TCM modülü aracın hareketi esnasında vites değiştirme zamanını ve konumunu hesaplayarak vites geçişlerini gerçekleştirdiği, TCM, aracın çalışması ile ilgili çeşitli sensörlerden bilgi toplayarak hangi vitesin seçileceğine karar verdiği, TCM modülü aracın vites değiştirme zamanını ve konumunu Aayarlamakla birlikte ateşleme veya emisyon kontrolü gibi diğer sistemlerden gelen önemli sensör verilerini izleme, motor kontrol modülü gibi araçtaki diğer kontrol modülleri ile iletişim kurma, yakıt verimliliğini en üst düzeye çıkarmak için, aracın hızına en uygun vitesi seçme, şanzıman solenoid valflerini ve şanzıman iç sıcaklığını kontrol etme gibi bir çok görevinin de üstlenildiği, aynı zamanda TCM, aracın şanzımanıyla ilgili herhangi bir sorun veya arıza tespit ederse, aracın ana bilgisayarına arıza kodlarını göndererek gösterge panelinde motor arıza ışığının yanmasına neden olarak sürücüyü de bilgilendirdiği, video kayıtlarında meydana gelen gaz kesme ve şanzımanda ciddi ve darbeli bir şekilde ses oluşması arızası motor ve şanzıman modül sistemi bütünüyle birlikte değerlendirilerek arızanın çözüme kavuşturulması gerektiği, şanzımandaki vites değiştirilmesi esnasında meydana gelen ve darbeli vites geçişi yaşanmasından kaynaklı vites kutusunda da hasar oluşması kuvvetle muhtemel olduğu, video kayıtlarından en az 5 kez darbeli vites geçişi yaşandığı ve anlık olarak motor devri düştüğü ve motor ikaz lambası yandığı net olarak anlaşıldığı, dava konusu araç ile ilgil meydana gelen arızaların giderilmesine yönelik yetkili serviste yapılan işlemlerin kesin sonuç vermediği, daha önce yakıt pompası, ateşleme bujileri, yakıt filtresi vs. değiştirilmiş olmasına rağmen arızanın zamanla devam ettiği dosya kapsamından anlaşıldığı, tüm bu değerlendirmeler kapsamında dava konusu araçta sürekli olmayan ancak zamanla oluşan bu arızanın araçta bulunan motor ve şanzıman modülü ile irtibatlı elektriksel bir problemden kaynaklanabileceği kanaatinin oluştuğu, bilirkişi heyetimizle yol sürüş testi ve serviste diagnostik cihaz ile yapılan incelemelerde aracın arızasının devam ettiğine rastlanılmamakla birlikte, aracın yakıt sistemindeki yapılan işlemlerden sonra ilerleyen süreçte, araçta meydana gelen arızanın devam ettiği, yakıt sistemi ile ilgili yapılan işlemlerin arızanın giderilmesinde yeterli olmadığı, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, özellikle yüksek hızlarda seyir halinde iken arızanın araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın kullanımdan kaynaklı olmadığı ve aracın incelenmesi sırasında aynı arızayı yapmamakla birlikte arızanın farklı zamanlarda tekrar yaşanarak devam ettiği, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere aracın “ayıplı” ve arızanın giderilememesi nedeniyle teknik olarak üretimden kaynaklı "gizli ayıplı" olarak değerlendirilebileceği ve kullanıcının aracın misli ile değişimini talep edebileceği kanaatine varıldığı, sonuç olarak; 24.04.2017 tarihinde 200 km/saat hızla giderken 4000-5000 devir aralığında gaz kestiği ve vurma yaptığı, daha sonra 40 km/saat hızı geçmediği ve motor ikazının yandığı, 14.07.2017 - 17.07.2017 tarihlerinde aracın gaz kesikliği yaptığı, 23.07.2020 tarihinde aracın arızalanması nedeniyle dava dosyası kapsamında bulunan video kayıtlarının incelenmesinde, bahse konu motor gaz kesme ve şanzımanda ciddi ses probleminin 5 kez yaşandığı, 11.03.2020 tarihinde motor ikazı yandığı, 11.07.2018 tarihinde aracın 180-230 km/saat arasında gaz kesi şanzımandan ses geldiği, 12.07.2018 tarihinde araç yüksek hızlara çıkınca gaz kestiği, frene basınca 21.05.2020 tarihinde Adana Pozantı yolunda 150-160 km hızla giderken 15'er dakika ara ile 3 kez araçtan tak sesi ile birlikte gaz kesti (10-15 dak marş basmadığı), 2 de gaza basıldığı halde araç ilerlemediği, 3 de ise araç tamamen stop etti ve motor ikaz uyarısı yandığı, servis yetkilisi ile görüşüldükten sonra bir süre bekleyip araç çalıştırıldıktan sonra normale döndüğü, 23.07.2020 tarihinde Araç İstanbul'a giderken Kızılcahamam yokuşlarında araçta tekleme olduğu, gaz kestiği, vites geçişlerinde vuruntu olduğu ve 2000 devirden yukarı çıkmadığı, motor ikaz lambası yandığı, araç çekici yardımıyla servise getirildiği, muhtelif zamanlarda ve araçta meydana gelen aynı arızanın oluşumunda sürücü kaynaklı bir hata tespit edilemediği, 14.07.2017 tarihinde araçta meydana gelen ve dava konusu olan arızanın giderilmesine yönelik yakıt sisteminde yapılan işlemlerde aracın arızasının kesin olarak giderilemediği sonraki süreçlerde zamanla devam ettiğinin tespit edildiği, dava konusu 06-ENR-24 plaka sayılı ve WDD2221851A253577 şasi numaralı model yılı 2016 olan Mercedes-Benz marka S 500 4MATIC Sedan tipi aracın bilirkişi heyeti tarafından araç başında ve aracın yol testine tabi tutulması ve servis ortamında diagnostik cihaza bağlanması ile araçta yapılan inceleme esnasında bahse konu arızanın tespit edilmediği, bilirkişi heyetiyle yol sürüş testi ve serviste diagnostik cihaz ile yapılan incelemelerde aracın arızasının devam ettiğine rastlanılmamakla birlikte, aracın yakıt sistemindeki yapılan işlemlerden sonra ilerleyen süreçte, araçta meydana gelen arızanın devam ettiği, yakıt sistemi ile ilgili yapılan işlemlerin arızanın giderilmesinde yeterli olmadığı, aracın incelenmesi sırasında aynı arızayı yapmamakla birlikte farklı zamanlarda arıza tekrar ederek devam ettiği, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, özellikle yüksek hızlarda seyir halinde iken arızanın araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta gaz kesme ve şanzımanda vuruntu oluşması ve aracın bazı arıza durumlarında stop etmesi arızası aracın direksiyon ve fren sistemini etkileyecek nitelikte olduğu, davacının araçta ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine bildirdiği ve aracın defaaten servise gittiği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın sürekli tekrarladığı ve yapılan onarımlarla giderilemediği, araçtaki arızanın tekrarlamayacak şekilde giderilip giderilmeyeceğinin de belirsiz olması nedeniyle araçtaki arızanın ayıp niteliğinde olduğu, araçtaki arızanın sürüş güvenliğini, can ve mal güvenliğini etkileyecek ve tehlikeye düşürecek nitelikte olduğu, malın kullanımı ile ortaya çıkması dolayısıyla takdir mahkemeye ait olmak üzere ayıbın gizli ayıp olduğu, dava konusu aracın misli ile değişim için gerekli şartlarının oluştuğu rapor edilmiştir. Mahkememizin 03/10/2024 tarihli ara kararı ile bilirkişi heyetinin raporu ile araç diagnostik cihaza bağlandığında TCM arza kaydının bulunduğu bildirilmiş ise de bu arızanın hangi tarihte araç hangi kilometre hızdayken, aracın kullanımdan beri kaç kez tekrarladığının raporda belirtilmediği, izah edilen eksikliğin aracın bağımsız ve orjinal diagnostik cihazı bulunan başka bir merkezde yerinde inceleme yapılması suretiyle incelenmesi ve davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi, aracın hasar kayıtları kapsamında değer kaybı tutarlarının hesaplanması yönünden aldırılan 22.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; orijinal diagnostik cihazı bulunan yetkili serviste aracın diagnostik cihazına bağlanarak arıza kontrolünün yapıldığı, daha önceki raporda tespit edilen arızanın bulunduğu, bu arızanın direksiyon mili modülü ile ilgili olması nedeniyle arızanın dikkate alındığı ve öneminin vurgulandığı, ancak dava konusu aracın arızasının bundan kaynaklandığına veya kaynaklanmadığına dair bilirkişi heyetince bir değerlendirme yapılmadığı, diagnostikte yer alan arızaların fonksiyonel arızalar olarak belirtildiğini ve doğrudan gaz kesme arızası belirtisi bulunmadığını, orijinal diagnostik cihazında arıza tespit tarih bilgisi bulunmadığını, ilk kez ortaya çıkma ve son kez ortaya çıkma kilometre bilgisinin verildiği, sadece bir kez 263.312 kilometre de kontak anahtarının açılmasından sonra 661 saniye süresince arızanın kaydedildiğini, 02/12/2017 tarihinden önce 4 kez ve dava tarihinden sonra 4 kez olmak üzere toplam 8 kez aracın aynı arızayı farklı zaman dilimlerinde verdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığını, yetkili servislerde yapılan işlemlerin araçta mevcut olan sorunu gideremediğini, araç yüksek hızda ve hareket halindeyken farklı zamanlarda gaz kesme arızasının devam ettiğini, aracın anlık gaz kesmesinin yakıt sistemi elemanlarından kaynaklı olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu arızanın satılanda olağan bir gözden geçirme ile tespitinin mümkün olmadığını ve bu arızanın aracın kullanılma süresinde ortaya çıkmış olması nedeniyle üretimden kaynaklı ve teknik olarak gizli ayıplı olduğu kanaatine varıldığı, gaz kesme olayının şanzıman vites değiştirme aralıkları ile doğrudan nitelikli olduğunu, video kayıtlarından anlaşıldığı üzere araç hareket halinde ve motor devri ile araç hızı orantılı olarak artarken bir üst vites kademesine geçiş esnasında iken motor devrinin ani olarak düştüğü ve vitesin daha düşük hız kademesine geçiş yapmaya çalışırken ciddi ve tehlikeli bir şekilde ses yaparak şanzıman kademesinde ani yığılma/frenleme meydana geldiği, video kayıtlarından en az 5 kez darbeli vites geçişi yaşandığının ve anlık olarak motor devrinin düştüğünün, motor ikaz lambasının yandığının net olarak anlaşıldığını, bu hususun araç sürüş güvenliği ve araç emniyeti açısından ciddi bir risk oluşturduğu, arızaların giderilmesine yönelik daha önce yetkili serviste yapılan işlemlerin kesin sonuç vermediği, daha önce yakıt pompası ateşleme bujileri, yakıt filtresi değiştirilmiş olmasına rağmen arızanın zamanla devam ettiği, araçta sürekli olmayan ancak zamanla oluşan anlık gaz kesme arızasının araçta bulunan motor ve şanzıman modülü ile irtibatlı elektriksel bir problemden veya motor yakıt sisteminden kaynaklı olabileceğinin değerlendirildiği, diagnostik incelemelerinde aracın gaz kesme, ani devir düşme arızasına rastlanılmadığı, ancak dava konusu aracın yakıt sistemindeki yapılan işlemlerden sonra ilerleyen süreçte, araçta meydana gelen arızanın devam ettiği, yakıt sistemi ile ilgili yapılan işlemlerin arızanın giderilmesinde yeterli olmadığı, aracın satın alındıktan sonra dava tarihinden önce 4 kez ve dava tarihinden sonra 4 kez olmak üzere farklı zamanlarda toplam 8 kez gaz kesme arızasına maruz kaldığı, dava konusu araçta meydana gelen arızanın kullanımdan kaynaklı olmadığı ve aracın incelenmesi sırasında aynı arızayı yapmamakla birlikte arızanın farklı zamanlarda tekrar yaşanarak devam ettiği, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere aracın “ayıplı” ve arızanın giderilememesi nedeniyle teknik olarak üretimden kaynaklı "gizli ayıplı" olarak değerlendirilebileceği ve kullanıcının aracın misli ile değişimini talep edebileceği ancak dava konusu malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirip getirmediği bildirilmiş, sonuç olarak; dava konusu araçta, dava tarihinden önce 24.04.2017, 04.05.2017, 14.07.2017 ve 17.07.2017 tarihlerinde 4 kez, dava tarihinden sonra 12.07.2018, 11.03.2020, 21.05.2020 ve 23.07.2020 tarihlerinde 4 kez olmak üzere toplam 8 kez gaz kesme arızası meydana geldiği, gaz kesme arızası nedeniyle her seferinde yetkili servise götürülen araçta birçok işlem yapılmış olmasına rağmen süreçte gaz kesme arızasının devam ettiği, arızanın kesin olarak giderilemediği, muhtelif zamanlarda araçta meydana gelen gaz kesme arızanın oluşumunda sürücü kaynaklı bir hata tespit edilmediği, dava konusu .....plaka ve .... şasi numaralı model yılı 2016 olan Mercedes-Benz marka S 500 4MATIC Sedan tipi aracın bilirkişi heyeti tarafından araç başında ve aracın yol testine tabi tutulması sonrası ... .... .... Yetkili Servis ortamında orijinal diagnostik cihaza bağlanması ile araçta yapılan inceleme esnasında bahse konu gaz kesme arızasının tespit edilmediği, dosya kapsamında sunulan hasar kayıtları kapsamında dava tarihinden önce dava konusu aracın bir adet çarpma türünde kazaya karışmış olduğu ve 169,92 TL tramer kaydının oluştuğularka tampon) tespit edildiği, söz konusu kaza nedeniyle aracın değerinde herhangi bir değer kaybının meydana gelmeyeceği, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, özellikle yüksek hızlarda seyir halinde iken arızanın araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta gaz kesme ve şanzımanda vuruntu oluşması ve aracın bazı arıza durumlarında stop etmesi arızası aracın direksiyon ve fren sistemi hakimiyetini etkileyecek nitelikte olduğu, davacının araçta ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine bildirdiği ve aracın defaaten servise gittiği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın sürekli tekrarladığı ve yapılan onarımlarla giderilemediği, araçtaki arızanın tekrarlamayacak şekilde giderilip giderilmeyeceğinin de belirsiz olması nedeniyle araçtaki arızanın ayıp niteliğinde olduğu, araçtaki arızanın malın kullanımı ile ortaya çıkması nedeniyle takdir mahkemeye ait olmak üzere ayıbın gizli ayıp olduğu, kullanıcının dava konusu aracın misli ile değişimini talep edebileceği ancak dava konusu malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirip getirmediğinin mahkemenin hukuki değerlendirmelerine matuf olmakla birlikte; davacının dava konusu aracı ayıplı hali ile alıkoyması durumunda satış bedelinden indirilecek bedelin satış tarihi itibariyle 69.554,14 TL olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişilerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/2 maddesi uyarınca kök rapor ve ek raporlar kapsamında mahkememizin 13.03.2025 tarihli duruşmasında sözlü olarak beyanlarına başvurulmuş, diagnostik cihazda doğrudan gaz kesme arızası belirtisinin bulunmadığı, servis kayıtlarında servis tarafından tespit edilen gaz kesme ardızası bulunmadığı bildirilmesine rağmen rapor içeriğinde toplam 8 kez aracın aynı arızayı farklı zaman dilimlerinde verdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığının rapor edildiği görülmekle, bilirkişi heyetinden bu belirlemeye dosya kapsamındaki hangi bilgi ve belgeler itibariyle ulaşıldığı sorusu yöneltilmiş, bilirkişiler ortak beyanlarında, "davacının gaz kesme arızası şikayeti ile servis başvuru kayıtları mevcuttur. Yine davacının dosyaya kazandırdığı aracın gaz kesme arızasına ilişkin video kayıtları mevcuttur. Bu deliller itibariyle aracın aynı arızayı farklı zaman dilimlerinde verdiğini tespit ettik." şeklinde beyanda bulunmuş, bilirkişi heyetinin 27/01/2025 tarihli ek raporun 10. ve 11. sayfalarında yorumladığı video kayıtlarının; davacı vekilinin 27.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan video kamera kayıtlarının tamamı olup olmadığı, başka video kaydını bulunup bulunmadığı sorusu yöneltilmiş, bilirkişiler ortak beyanlarında, "bahse konu video kaydı aynı gün aynı şoför tarafından birkaç parça halinde kayda alınan olay görüntülerinden oluşmaktadır ve ilgili dilekçe ekinde sunulan video kayıtlarının tamamını içermektedir." şeklinde beyanda bulunmuş, bilirkişi heyetinden 27/01/2025 tarihli ek raporun 10. ve 11. sayfalarında yorumladığı, davacı vekilinin 27.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan video kamera kayıtlarında geçen anlık motor devir düşüşleri sırasında panelde yanan motor ikaz lambasının diagnostik incelemede çıkacak türden bir arıza kaydı oluşturup oluşturmayacağı sorusu yöneltilmiş, bilirkişiler ortak beyanlarında, "panelde yanan motor ikaz lambası uyarısı normal şartlarda diagnostik incelemede görüntülenir. Ancak araç bu arıza uyarısı ile servise başvurduğunda servis gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra bu arıza kaydını genelde siler. Arıza kaydı silindikten sonra diagnostik sorgusunda bu arıza görüntülenmez. Tarafımızca yapılan orjinal diagnostik incelemesinde bu nedenle ilgili motor arızasının görüntülenmediğini düşünmekteyiz." şeklinde beyanda bulunmuş, bilirkişi heyetinden 27/01/2025 tarihli ek raporun 10. ve 11. sayfalarında yorumladığı, davacı vekilinin 27.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan video kamera kayıtlarında geçen 64 saniyelik kayıtta belirtilen gaz verildikçe devrin tekrar yükselmediği belirlemesinde nasıl bulunulduğu sorusu yöneltilmiş, bilirkişiler ortak beyanlarında, "şoför tarafından gaza basıldığında disklerden gelen mekanik ses itibariyle devrin tekrar yükselmediğini net olarak anlamaktayız. Bu tespit videoda yer alan şanzımandaki mekanik ses itibariyle yapılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuş, bilirkişi heyeti söz alarak, "taraflar değer kaybı yönünden itirazda bulunmuş olup tarafımızca tramer sorgusu yapılmış, 169 TL tampon arızası bulunduğu görülmekle bu hususun değer kaybına sebep olmayacağı değerlendirilmiş. Tarafımızca yapılan hesaplamalar neticesinde önceki bilirkişi heyeti ile aynı tutarda değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Türk Borçlar Kanunu'nun 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesine göre ise, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan Kanun'un 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme şeklindeki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Ancak alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Tüm dosya kapsamından; karar tarihi itibariyle aracın davacı adına kayıtlı olduğu, aracın davacı tarafça satın alındığı, dava konusu aracı ithal edenin davalı şirket olduğu, davaya konu aracın 2016 yılında trafiğe çıktığı, dava tarihinden önce 4 kez ve dava tarihinden sonra 4 kez olmak üzere farklı zamanlarda toplam 8 kez gaz kesme arızasına maruz kaldığının davacı tarafça yetkili servise şikayet olarak bildirildiği, her ne kadar yetkili servis tarafından aracın gaz kesme arızasının varlığı tespit edilememiş ve bu durum davacının tek taraflı beyanı ile şikayet formlarına aktarılmış ise de davacının ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2022 tarihli 2021/262 Esas 2022/1615 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere yargılama aşamasında davacı vekili 15/06/2020 tarihli dilekçe ile, arızanın halen devam ettiğini, 20/05/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirtilerek servis iş emirleri, fotoğraflar ve görüntüleri dosyaya sunduğu, yine istinaf aşamasında davacı vekili 10/08/2020 tarihli dilekçe ile, aracın arızasının devam ettiğini, 24/07/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirterek servis iş fişi, görüntü ve kayıtları dosyaya sunduğu, video kamera kayıtlarında geçen anlık motor devir düşüşleri sırasında panelde yanan motor ikaz lambasının diagnostik incelemede çıkacak türden bir arıza kaydı oluşturup oluşturmayacağı sorusu bilirkişilere sözlü olarak celsede yöneltilmiş, bilirkişiler ortak beyanlarında, panelde yanan motor ikaz lambası uyarısının normal şartlarda diagnostik incelemede görüntüleneceğini ancak araç bu arıza uyarısı ile servise başvurduğunda servisin gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra bu arıza kaydını genelde sileceğini, arıza kaydı silindikten sonra diagnostik sorgusunda bu arızanın görüntülenmeyeceğini, taraflarınca yapılan orjinal diagnostik incelemesinde bu nedenle ilgili motor arızasının görüntülenmediğinin düşünüldüğünü beyan ettikleri, bu halde belirsiz zaman aralıklarında gerçekleşen, diagnostik cihaz incelemesi ve bilirkişi heyetinin sürüş deneyimi anı dahil olmak üzere kontrolü mümkün zaman aralığında tekrarlamayan arızanın, davacı tarafça görüntü altına alınan video delili haricinde ispatlanmasının beklenmesinin davanın mahiyeti itibariyle hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilmiş ve yargılama aşamasında sunulan bu görüntüler delil mahiyetiyle hükme esas alınmıştır. Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınabilir nitelikteki 29/05/2024 tarihli kök ve 22/01/2025 tarihli ek bilirkişi heyeti raporları ve ayrıca bilirkişi heyetinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/2 maddesi uyarınca kök rapor ve ek raporlar kapsamında mahkememizin 13.03.2025 tarihli duruşmasındaki sözlü beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça yargılama aşamasında sunulan video kayıtlarından tespit edilen araçta meydana gelen gaz kesme olayının şanzıman vites değiştirme zaman aralıklarıyla doğrudan irtibatlı olduğu, araç hareket halinde ve motor devri ile araç hızı orantılı olarak artarken bir üst vites kademesine geçiş esnasında iken motor devri ani olarak düşmekte ve vites daha düşük hız kademesine geçiş yapmaya çalışırken ciddi ve tehlikeli bir şekilde ses yaparak şanzıman kademesinde ani yığılma/frenleme meydana geldiği, bu hususun araç sürüş güvenliği ve araç emniyeti açısından ciddi bir risk oluşturduğu, şanzımandaki vites değiştirilmesi esnasında meydana gelen ve darbeli vites geçişi yaşanmasından kaynaklı vites kutusunda da hasar oluşması kuvvetle muhtemel olduğu, video kayıtlarından en az 5 kez darbeli vites geçişi yaşandığı ve anlık olarak motor devri düştüğü ve motor ikaz lambası yandığı net olarak anlaşıldığı, dava konusu araç ile ilgili meydana gelen arızaların giderilmesine yönelik yetkili serviste yapılan işlemlerin kesin sonuç vermediği, daha önce yakıt pompası, ateşleme bujileri, yakıt filtresi vs. değiştirilmiş olmasına rağmen arızanın zamanla devam ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, tüm bu değerlendirmeler kapsamında dava konusu araçta sürekli olmayan ancak zamanla oluşan bu arızanın araçta bulunan motor ve şanzıman modülü ile irtibatlı elektriksel bir problemden kaynaklanabileceği kanaatinin oluştuğu, bilirkişi heyetinin yol sürüş testi ve serviste diagnostik cihaz ile yapılan incelemelerde aracın arızasının devam ettiğine rastlanılmamakla birlikte, aracın yakıt sistemindeki yapılan işlemlerden sonra ilerleyen süreçte, araçta meydana gelen arızanın devam ettiği, yakıt sistemi ile ilgili yapılan işlemlerin arızanın giderilmesinde yeterli olmadığı, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, özellikle yüksek hızlarda seyir halinde iken arızanın araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın kullanımdan kaynaklı olmadığı ve aracın incelenmesi sırasında aynı arızayı yapmamakla birlikte arızanın farklı zamanlarda tekrar yaşanarak devam ettiği rapor edilmiş olup, yine bilirkişi heyeti celsedeki sözlü beyanında şoför tarafından gaza basıldığında disklerden gelen mekanik ses itibariyle devrin tekrar yükselmediğini net olarak anlaşıldığını, bu tespitin videoda yer alan şanzımandaki mekanik ses itibariyle yapıldığını beyan etmeleri karşısında; aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta gaz kesme ve şanzımanda vuruntu oluşması ve aracın bazı arıza durumlarında stop etmesi arızası aracın direksiyon ve fren sistemi hakimiyetini etkileyecek nitelikte olduğu, davacının araçta ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine bildirdiği ve aracın defaaten servise gittiği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın tekrarladığı ve yapılan onarımlarla giderilemediği, gaz kesme arızasının oluşumunda sürücü kaynaklı bir hata tespit edilmediği, araçtaki arızanın gizli ayıp olduğu anlaşılmakla; davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, aracın ithalatçısı davalının ayıptan dolayı sorumlu olduğu, araçtaki ayıp imalattan kaynaklı gizli ayıp olup, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üst segment niteliğindeki araçtan davacının üst düzeyde konfor ve performans beklentisi içinde olmasının doğal olduğu, tespit edilen ve servis tarafından giderilmeyen ayıbın davacının araçtan beklediği performans düzeyini düşürdüğü, bu nedenle hakkaniyet kuralları gereğince Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi koşullarının davacı yararına oluştuğu anlaşılmış olup, aracın uzun süredir kullanılıyor olmasının davacıya maddi yükümlülük olarak yükletilemeyeceğinden bu yönde bir indirime gidilemeyeceği anlaşılmakla bilirkişi raporu ile hesaplanan ayıplı halde alıkoyulmasına ilişkin bedel yönünden mahkememizce bir indirim uygulanmamış, yine aracın dava tarihinden önce bir adet çarpma türünde arka tamponun hasarlandığı kazası nedeniyle 169,92 TL tramer kaydının oluştuğu, bilirkişi raporu ve bilirkişilerin celsedeki sözlü beyanları ile anlaşıldığı üzere bu kazanın araçta değer kaybı meydana getirmeyeceği anlaşılmakla birlikte ifa kuralı uyarınca davalı yararına bu yönde bir bedel ödenmesine yer olmadığı değerlendirilmiş olup, buna göre davanın kabulü ile aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde aracın davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; a-Davaya konu Mercedes Benz Marka, 2016 S500 4MATIC Sedan model, 06 ENR 24 plakalı WDD2221851A253577 şase nolu, 27892930304026 motor nolu aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, b-Aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 53.281,80 TL karar ve ilam harcından, 13.320,45 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 39.961,35 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 13.320,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 581,90 TL posta ve tebligat gideri ile 22.500 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 23.117,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 121.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2025