İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/787 E. 2026/491 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/787
- Karar No
- 2026/491
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/787 Esas - 2026/491 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/787 Esas KARAR NO : 2026/491 Karar
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı borçlu şirketin 28.09.2021 tarihli fatura ile müvekkili şirketten mal ve hizmet satın aldığını, faturaya konu borcun 1.452,92 EURO tutarındaki kısmının ödenmediğini, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediğini, ancak borcunu ödemediğini, bunun üzerine .... takip sayılı dosyası ile alacağın tahsilini talep ettiklerini, davalı borçlu tarafın ise icra dosyasına haksız bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafından ... Esas sayılı dosya ile ödeme emrinin iptali talepli dava açıldığını, mahkemenin dosya incelemesi neticesinde şikayetin reddine karar verdiğini, taraflarınca yapılan arabuluculuk başvurusu neticesinde anlaşamama ile sonuçlandığını, yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, faturanın davalı için bağlayıcı olması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalı tarafın tacir olup faturaya ilişkin bir kısım ödeme yapmış ve faturayı kabul ettiğini, talep edilen alacağın likit olup faturaya dayandığını, İİK'nın 67/2 maddesine göre itirazın iptali davasında itirazın haksızlığına karar verilmesi halinde alacaklının dava dilekçesinde talep etmesi halinde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edileceğini, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek, davalarının kabulü ile davalı tarafın .... takip sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının .... Esas sayılı dosyasından, 28.09.2021 tarihli 1.669,70 Euro bedelli faturayı dayanak göstererek müvekkili firmaya icra takibi başlattığını, ilgili faturanın 1.452,92 Euro'luk kısmının ödenmediği iddiasının kabul edilemez olduğunu, davacı firma ile müvekkili firma arasında süregelen ticari faaliyet ve açık cari hesap bulunduğunu, müvekkil tarafından davacıya bugüne kadar birçok ödeme yapıldığını, takibe konu faturadan sonra dahi hem nakit hem de çek vasıtasıyla ödemeler yapıldığını ve bunların cari hesaba işlendiğini, örnek olarak 28.02.2022 tarihinde 2.000,00 TL, 29.04.2022 tarihinde 5.000,00 TL ve 21.03.2022 tarihinde 08.07.2022 vade tarihli 21.000,00 TL bedelli çek verildiğini, davacının devam eden ticari faaliyetlere rağmen takibi kötü niyetle başlattığını, Euro üzerinden kesilen faturaya yapılan ödemeleri yansıtmayıp başka faturalara yansıttığını, ödemelerin Türk Lirası cinsinden yapılmasının kanuni bir hak ve zorunluluk olduğunu, Yargıtay kararlarınca açık hesapta ödemelerin sırasıyla vadesi gelen borçlara yansıtılması gerektiğini, cari hesap uyarınca 05.01.2023 tarihi itibarıyla müvekkili firmanın davacıya borcunun 13.274,21 TL olduğunu, davacının 1.452,92 Euro üzerinden ve 28.214,07 TL harç değeri üzerinden icra takibine girişmesinin kanuna aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacının yapılan ödemeleri Euro bedelli faturaya yansıtmaması ve döviz kurlarındaki yükselişten faydalanmak istemesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkili firmanın temerrüde düşmüş bir borcunun bulunmadığını, cari hesaptan kaynaklanan borcun 13.274,21 TL olduğunu, bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin iptaline, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, davanın reddini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; ...esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına dair bakiye alacak istemine ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının alacağı olup olmadığı varsa miktarı tarafların tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususları davasına ilişkindir. .... esas sayılı) dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporlarında özetle; Davacı defter kayıtları ile dava dosyanın incelenmesi neticesinde, 31.12.2021 tarihi itibari ile davacının davalıdan 18.480,43-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davalı defter kayıtları ile dava dosyanın incelenmesi neticesinde, 01.10.2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan 16.560,09-TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından borcun sözleşmeye dayalı ödeme tarihi belli olmadığı, kur farkları için herhangi bir fatura düzenlenmediği, 28.09.2021 tarihli davacı firmanın düzenlediği faturanın not kısmında faturanın vadesinin 28.09.2021 olduğu belirtilmiş, ancak davalı firma faturada belirtilen sürede borç ödeme yapmadığı, dava konusu fatura bedelinin 28.09.2021 tarihinden 30.04.2022 tarihine kadar olan geç ödenmesinden kaynaklı gecikme faizi uygulanması gerektiği, davalı kayıtları ve dava dosyasındaki ödeme makbuzları değerlendirildiğinde, davalının davacıya 2022 yılında değişik tarihlerde 28.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemelerin sonucunda, 30.04.2022 tarihi itibariyle davacı firmanın davalı firmadan alacağının KDV Dahil 13.274,27 TL + faiz olduğu, davalı firmanın 13.274,27 + Faiz borcunun davacı firmaya ödemesi gerektiği, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde.... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturalara konu bir kısım ödemelerin yapıldığı, davalının davacıya 2022 yılında değişik tarihlerde 28.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemelerin sonucunda, 30.04.2022 tarihi itibariyle davacı firmanın davalı firmadan alacağının KDV Dahil 13.274,27 TL olduğu, takip tarihindeki kur dikkate alındığında davacının 1.280,06 Euro alacağının olduğu, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; ....esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 1.280,06 Euro yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si olan 2.654,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.703,35 TL harçtan, dava açılışında alınan 349,56 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 1.353,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 362,55 TL'sinin davacıdan; 2.757,45 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 101,00 TL tebligat ücreti, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti, 12,75 TL diğer giderler toplamı 5.944,45 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.253,70 TL'si ile dava açılışında alınan 349,56 TL peşin harç toplamından oluşan 5.603,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 24.935,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.278,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2026
....