İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/506 E. 2024/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/506
Karar No
2024/829
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/506 Esas KARAR NO : 2024/829

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 20/07/ 2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... firması ... Bankası ... Şubesi ile ticari işlemlerde bulunduğunu, daha sonra bu şubenin kapandığını, ... Bankası 2016 senesinde müvekkilleri aleyhine banka alacağına istinaden ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İhtiyati haciz dosyasına dayanak olarak Genel Kredi Teminat Sözleşmesi isimli kısa bir evrak sunulmuş, fakat hukuka aykırı bir şekilde asıl borçlu olarak beyan edilen ... firmasının sorumlu tutulmasına imkan sağlayacak hiçbir imza ve kaşe olmamasına rağmen hukuken geçersiz bir kefalet sözleşmesiyle kefil olarak görülen ...'la birlikte aleyhe ihtiyati haciz kararı verildiğini, mahkemece asıl borçlu firmanın sözleşmede kaşe ve imzası olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin açık bir hukuka aykırılık olduğunu, bilahare esas takibe geçilmiş, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün (... eski no)-... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, bu dosya üzerinden ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat dosyası ile müvekkil ...'a ait ... Meviinde bulunan 553 ada, 1 parsel sayılı 10/8112 arsa paylı E 102 Blok 1. Kat (3) bağımsız bölüm nolu mesken satışa çıkarıldığını, müvekkilinin o an için hastanede tedavi görürken yok pahasına taşınmazın elden gitmesini önlemek amacıyla dosya borcunu hasta yatağında 340.651,73 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, en son yapılan ...tarihli ... E. nolu arabuluculuk görüşmesi anlaşmazlıkla sonuçlandığını, toplantıda kredi teminat sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine istinaden icra takibi yapılması sebebiyle müvekkillerin mağduriyeti belirtilmiş ve icra dosyasına müzayaka durumunda yapılan ödemenin iadesi taleplerine ilişkin hususlarda anlaşma sağlanamadığını, müvekkilleri aleyhine icra takibine geçilirken dayanak olarak gösterilen kefalet sözleşmesi geçerli bir sözleşme olduğunu, TBK. md. 583 de kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde olmasının belirtildiğini, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için öncelikle md 582 de asıl borcun mevcut ve geçerli bir borç olması gerektiğini, asıl borçlu olarak görünen Buruç firmasının sözleşmenin hiçbir yerinde imzası olmamasına rağmen, kefalet sözleşmesinin açık bir şekilde yazılı olması kuralına aykırı olarak müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, Buruç firmasının malvarlığı bulunmasına rağmen diğer müvekkilinin üzerine gidildiğini, müvekkillerden ... açısından kefalet sözleşmesinin hukuken geçersiz olması ve buna dayanarak yapılan icra takibi ve tahsilatın da haksız olması sebebiyle, tahsil edilen meblağın yasal faizden aşağı olmamak üzere ticari faizle tahsiline, müvekkil aleyhine başından sonuna kadar tamamen kötü niyetli olarak gerçekleştirilmiş bütün işlemler ve müvekkil canını kurtarmak için uğraşırken yaşamış olduğu bu travma sebebiyle davalının 9620 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, diğer müvekkili Buruç firması açısından gerçekte takibe konulan meblağ itibariyle borcu olmamasına, müşteri çekleri ellerinde bulunmasına rağmen bu çekleri müvekkile teslim etmeyerek alacağın tahsiline engel olması ve hukuka aykırı bir sözleşmeye dayanarak müvekkil aleyhinde icra takibi yapılması sebebiyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra dosyasına yapılan ödeme ... tarafından yapılmış ve davanın konusu da işbu ödemenin istirdatına ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı şirketin iddiaları işbu dava konusu olmayıp, ancak ayrı bir menfi tespit davasına konu olabileceğini, davacı taraf kefaletin geçersiz olduğunu iddia ederek işbu davayı açıldığını, davaya konu Genel Kredi Sözleşmesi asılları tarafımızda mevcut olup, davalıların imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmelerinin alacağı temlik eden ... Bankası A.Ş.'den talep edeceğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Uyuşmazlık, davacı ...'ın ... 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı ödemenin davalıdan istirdatını talep edip edemeyeceği, ayrıca bu davacının kötü niyet tazminatı atlep edip edemeyeceği, diğer davacı şirketin aynı icra takip dosyasının iptalini talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün (...eski no)-... E. sayılı dosyası, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, banka kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; borçlu cari kredi ve kredi kartı alacağı nedeniyle ... 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası kapsamında davalıların davacıya borcunun olup olmadığı, var ise temerrüt tarihi, takip tarihi, ödem tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak icra takibindeki kalemler yönünden davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarların denetime elverişli şekilde kalem kalem tespiti ve hesaplanması, ödeme tarihi itibariyle davacının fazla ödeme yapıp yapmadığı, icra takibinde talep edilebilecek faiz oranının ne olduğu hususunda hazırlanan 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı firma ...Şti. ile temlik veren banka arasında 22.04.2013 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu, 24.04.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşme kapsamında firmaya 2.000.000,00 TL Limit tanımlandığı, davacı ...'ın taraflar arasında imzalanan sözleşmeleri 2.000.000 TL limitli olarak 24.04.2013 tarihinde Müteselsil kefil olarak imzaladığı, Bankanın,...25. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile başlattığı takip talebi ve raporumuzda yapılan hesaplamalarımız aşağıdaki tabloda konsolide edildiği, banka alacağı takip talebi ile bağlı olarak 101.658,57 TL Asıl Alacak Toplamı, 2.852,90 TL İşleyen Faiz Toplamı, 142,65 TL Faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 104.654,12 TL olarak hesaplandığı, bankanın, takip talebinde Anapara için %36,36-TL temerrüt faizi talebi uygun bulunmamış olup bankanın takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte; ... Kredi Kartı için, yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin gider vergi, ... Nolu Borçlu Cari Hesap için, yıllık %27,30 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, ... 25. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına davacılar tarafından18.08.2021 tarihinde 260.000 TL ve 80.000 TL olarak toplam 340.000 TL ödeme yapıldığı, 18.08.2021 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek ödeme tarihinde banka alacağının; 104.654,12 TL Takip Toplamı, 9.523,52 TL Tahsil Harcı (%9,1), 29,20 TL Başvurma Harcı, 13.892,14 TL Vekalet Ücreti, 138.682,68 TL İşleyen Faiz Toplamı, 6.934,13 TL Faizin %5 BSMV, toplam 273.715,79 TL olarak hesaplandığı, 18.08.2021 tarihinde ... 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak, davacının 18.08.2021 tarihinde (340.000,00 - 273.715,79 =) 66.284,21 TL fazla ödeme yaptığı bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişiye tevdi ile alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan 18/04/2024 tarihli ek raporda; Banka alacağı takip talebi ile bağlı olarak,101.658,57 TL Asıl Alacak Toplamı, 2.852,90 TL İşleyen Faiz Toplamı, 142,65 TL Faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 104.654,12 TL olarak hesaplandığı, ... 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına davacılar 18.08.2021 tarihinde 260.000 TL, 80.000 TL ve 651,73 TL olarak toplam 340.651,73 TL ödeme yapıldığı, Takip dosyasından Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş.'ye 24.08.2021 tarihinde 326.983,47 TL EFT ile ödeme yapıldığı, 18.08.2021 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek ödeme tarihinde Davalı (temlik alan) alacağı, 104.654,12 TL Takip Tarihi itibariyle 138.682,68 TL İşleyen Faiz Toplamı 4,13 TL Faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 250.270,93 TL olarak hesaplandığı, icra dosyasından ...A.Ş.'ye 24.08.2021 tarihinde 326.983,47 TL EFT ile ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ile değerlendirildiğinde davacıların (326.983,47- 250.270,93 = ) 76.712,54 TL fazla ödeme yaptığı bildirilmiştir. Kök rapora itiraz dilekçesinde dava konusu genel kredi sözleşmesinde gerek asıl borçlu, gerekse kefil yönünden sözleşmenin geçersiz olduğu vakıasına dayanıldığı anılan vakıalara ilişkin bilirkişi raporlarında herhangi bir değerlendirme bulunmadığı, raporun mevcut haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporuna itirazların kabulü ile kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine eksik olduğu belirtilen teknik değerlendirmelerin yapılmasının sağlanması amacıyla bilirkişi heyetine borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin eklenmesi suretiyle hazırlanan 01/09/2024 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda, Davacı firma .... Ltd. Şti. ile temlik veren banka arasında 22.04.2013 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu, 24.04.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşme kapsamında firmaya 2.000.000,00-TL Limit tanımlandığı, davacı ...'ın taraflar arasında imzalanan sözleşmeleri 2.000.000 TL limitli olarak 24.04.2013 tarihinde Müteselsil kefil olarak imzaladığı, sözleşmelerin ve kefalet işlemlerinin usulüne uygun ve bankacılık mevzuatı çerçevesinde yapıldığının görüldüğü, asıl borcun sözleşmede yeteri kadar tanımlandığı veya belirli olduğu, herhangi bir borç için verilmiş soyut bir kefalet olmadığı, dolayısıyla bu yönüyle sözleşmelerin usulüne uygun olduğu, Yukarıdaki ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın itirazının esasını oluşturan ve/veya dolayısıyla müteselsil kefil bakımından da geçersizliği yönünde bilgi ve belgeye rastlanmadığı, 18.08.2021 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek ödeme tarihinde banka alacağının 104.654,12 TL Takip Toplam, 9.523,52 TL Tahsil Harcı (%9,1) 29,20 TL Başvurma Harcı, 13.892,14 TL Vekalet Ücreti, 138.682,68 TL İşleyen Faiz Toplamı,6.934,13 TL Faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 273.715,79 TL olarak hesaplandığı, 18.08.2021 tarihinde ... 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak, Davacının 18.08.2021 tarihinde (340.000,00 -273.715,79 =) 66.284,21 TL fazla ödeme yaptığı bildirilmiştir. TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nın 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı tarafa (alacaklıya) düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ... E.,... K. sayılı ilamı). Yargıtay 8. HD'nin 23.09.2013 tarihli ...7-... esas ve karar sayılı kararı ile Yargıtay 19. HD'nin 06/06/2018 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamları ile istikrar arz eden ilamlarında açıkça; İİK’nun 38. maddesinde, icra dairesindeki kefaletlerin ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olduğu belirtilmiş, kefaletin şekli hakkında ise, özel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu nedenle genel yasa olan ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki kefalete ilişkin, 581 ve takip eden madde hükümlerinin icra kefaletlerinde de uygulanması gerekmektedir. Türk Borçlar Yasası'nın kefalet aktinin şekil şartlarını düzenleyen 583. maddesinde; Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, yine 584. maddesinde; eşlerden birinin diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olmasının mecburi olduğu belirtilmiştir. İcra kefaletinin HMK 583. maddesindeki şekle uygun yapılması geçerlilik şartı olduğundan, belirtilen unsurların bulunması zorunlu olup, yorum yolu ile eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. İcra kefaleti İİK'nın 38. Maddesinde ilam mahiyetini haiz belgeler arasında sayılmıştır. İİK'nın 38/son maddesi gereğince icra kefaleti müteselsil kefalet hükmündedir. Dolayısıyla kefaletin icra müdürlüğü nezdinde tutulan ya da icra memuru tarafından hazırlanan tutanak ile düzenlenmesi halinde BK'nın kefalete ilişkin hükümlerine uygun düzenlenmesi gerekir. Nitekim Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Yargıtay 12. HD'nin ...E.... K. Sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Tüm bu genel açıklamalar dikkate alınarak toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iş bu davada ispat yükü temel borç ilişkisini değiştiren davacı tarafta olup, davacı tarafça 24.04.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde kefalet sözleşmesine ilişkin yasal koşulların bulunmadığını ileri sürülmüş olup bu kapsamda; davacı ...'ın taraflar arasında imzalanan sözleşmeleri 2.000.000 TL limitli olarak 24.04.2013 tarihinde müteselsil kefil olarak imzaladığı, sözleşmelerin ve kefalet işlemlerinin usulüne uygun ve bankacılık mevzuatı çerçevesinde yapıldığı değerlendirilmiş ve bu yöndeki iddiaların ispat edilemediği değerlendirilmiştir. Yine davacı ... yönünden icra takip dosyasına fazla ödeme yapıldığı vakıasına yönelik yapılan incelemede ise; 01/09/2024 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda 18.08.2021 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek ödeme tarihinde banka alacağının 104.654,12 TL Takip Toplam, 9.523,52 TL tahsil harcı (%9,1) 29,20 TL başvurma harcı, 13.892,14 TL vekalet ücreti, 138.682,68 TL işleyen faiz toplamı, 6.934,13 TL faizin %5 BSMV olmak üzere toplam 273.715,79 TL olarak hesaplandığı, 18.08.2021 tarihinde... 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak, davacının 18.08.2021 tarihinde 66.284,21 TL fazla ödeme yaptığı bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan 01/09/2024 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna taraf vekillerinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak taraf vekillerinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. Yukarıda detayları ile izah olunduğu üzere davacı ... yönünden üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, kefalet ilişkisinin geçersizliği vakıası sübuta ermese de fazla ödeme iddiasını ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Diğer davacı firma yönünden ise dava dilekçesinde yalnızca icra takip dosyasının iptali talebinde bulunulduğu, anılan talep yönünden herhangi bir vakıaya yahut delile isnat edilmediği, icra takip dosyasına davacı firma tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve davacı firma yönünden takibin iptali talebinin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davacı ... yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafça davalıya ödenen 66.284,21 TL'nin 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden; davanın reddine, karar verilmiştir. Davacı tarafın tazminat talebi yönünden ise birer finans kuruluşu olan dava dışı banka ile alacağı temlik alan davalının icra dosyasına yapılan ödemenin borç tutarını aşıp aşmadığını bilmesi gerektiği basiretli bir tacir olmanın yanı sıra finans kuruluşlarının ağırlaştırılmış özen yükümlüğüne tabi olduğu da gözetilerek kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiği kanaatiyle hükmolunan takip tarihi itibariyle 66.284,21-TL'nin %20'si oranında 13.256,84-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; A)Davacı ... yönünden; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı tarafça davalıya ödenen 66.284,21 TL'nin 18/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan takip tarihi itibariyle 66.284,21-TL'nin %20'si oranında 13.256,84-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.527,87-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ... tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 43.898,80-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalıya verilmesine, A)Davacı ... yönünden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacı ...'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 54.504,28-TL vekalet ücretinin davacı ...'nden tahsili ile davalıya verilmesine, ORTAK HÜKÜMLER; 1-Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve tebligat masraflarından ibaret toplam 2.111,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %19'unun davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, %81'inin davacılar üzerinde bırakılmasına, 2-Davalı tarafından bilirkişi ücreti olarak yapılan toplam 5.500,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren %81'inin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, %19'unun davalı üzerinde bırakılmasına, 3-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, kabul ve red oranına göre 250,80-TL'sinin davalıdan, 1.069,20-TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/506, K. 2024/829, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-506-e-2024-829-k-930efd1ffd72