İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/97 E. 2024/987 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/97
- Karar No
- 2024/987
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/97 Esas KARAR NO : 2024/987
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/09/2015 KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... unvanıyla 17/03/2009 tarihinde acentelik sözleşmesi ile ... Sigorta A.Ş'nin 10/04/2001 tarihli ... 5. Noterliği'nce ... sayı ile tanzim edilen sözleşme ile de ... A.Ş'nin acentesiyken haksız ve hukuka aykırı olarak 3 aylık yasal ve akdi süreye dahi uymadan 30/09/2014 tarihli fesih ihbar ile sigorta acentelik sözleşmeleri feshedilerek davacının azledildiği, davalı acentelik sözleşmelerini haksız, kötüniyetli ve yasal süreye uymadan feshettiği; davalı sigorta tarafından ... tarih ve ... referans numaralı yazı ile acenteliğin gözden geçirileceği belirtildiği; ... tarih ve ... referans numaralı yazı ile Eylül ayı sonu itibariyle acenteliğin feshedileceğinin bildirildiği; davalı, davacının 7-9. Ay arasındaki performansını baz alarak fesih kararı verdiği;davacının davalının 13 yıllık acentesi olduğu; performansının son 6 aya göre değil 13 yıla göre ölçülmesi gerektiği; davalının fesih ihtarında "mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilememesi" nedeniyle feshedildiği; 2014 yılındaki performansının daha önceki yıldan %33,42 oranında üretim artışı ve %20 oranında artış hedefine karşılık yaklaşık %65 gibi oldukça yüksek oranda üretim artışı sağladığı son yıllardaki performans düşüklüğünün kendi dışında gelişen sebeplerden ve özellikle davalının 2014 yılının ilk yarısında fiyatlarını rakipleri ile rekabet edilemeyecek düzeyde arttırmasından kaynaklandığı, bu nedenle davalının 2014 yılı toplam üretiminde %5 oranında belirgin bir düşüş meydana geldiğini ve piyasa payının %3 oranında daraldığını, bu nedenle performas yetersizliği nedeniyle acentelik sözleşmelerinin feshedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmelerin feshi ile kendilerinin yıllarca büyük çaba ve emek harcayarak ciddi masraflar yaparak sağlayabildiği portföyünün ve müşteri bilgilerinin haksız olarak ellerinden alındığını, davalı tarafın performans gerekçesinin yasal olmadığı; acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle davacıya kusur atfedilmediği; davacının 13 yıla yakın acenteliği süresince portföy oluşturduğu; portfoyün tamamı ve daha da önemlisi müşteri dataları davalı sigorta şirketinde kaldığı; sigorta poliçelerinin yenilenmesi ve yeni sözleşmeler yapılmasında davacının komisyon ücret alamayacağı neticeten HMK m.107 kapsamında davalı ... Sigorta AŞ'den denkleştirme (portföy) tazminatı olarak 30.000,00 TL ve 3 aylık muhtemel kazancı olarak 30.000,00 TL'nin tahsilini ve davalı ... AŞ'den 1.000 TL denkleştirme (portföy) tazminatı ve 3 aylık muhtemel kazancı olarak 3.000,00 TL tazminat ödemesine mahkeme masrafları ve avukatlık vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17/03/2009 tarihli acentelik sözleşmesi ile ... Sigorta A.Ş.'nin, 10/04/2001 tarihli acentelik sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin acentesi olarak tayin edildiğini, davalı şirketlerle imzalanan sözleşmelerdeki şartlara ve talimatlara uymadığı; davalı şirket tarafından keşide edilen 30/09/2014 tarihli ihtarname ile ... 5. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu; ... tarih ve ... yevmiye nolu ve 17/03/2009 tarih ve 9359 yevmiye nolu vekaletnamesinden azledildiği; acentelik sözleşmeleri feshedildiği; acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi nedeni ile davacı acentenin portföy tazminatı alacağı talebinin bir dayanağı bulunmadığı; davacı/acente, müvekkil şirket tarafından kendisine verilen hedefleri gerçekleştirememiş olması nedeni ile “Acentelik Sözleşmesi" haklı olarak feshedildiği;vekalet ilişkisinin devam ettiği son döneme bakıldığında, müvekkil şirketin acenteliğini yürüten davacının, kendisine verilen hedeflerin sürekli altında kaldığı; davacı acentenin, müvekkil şirketin birlikte çalıştığı tüm profesyonel acentelerin yıl bazında büyüme oratlarına bakıldığında da ortalamaların sürekli altında kaldığı yine açıkça anlaşıldığı; davacının verilen hedeflerin gerisinda kalınmasının en büyük nedeni ise davacının üzerine düşen özen ve dikkat yükümlülüğünü, hak ve ödevlerini yerine getirmeyerek iyi bir yönetim uygulayamamış olmasıdır.Davacı acente müvekkil şirket dışında da sigorta şirketleriyle de çalıştığı; acentelik sözleşmesinin haklı nedenle fesmedilmesi nedeni ile davacı acentenin komisyon kaybı ve portföy tazminatı alacağı talebinin bir dayanağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı acente aracılığı ile gerçekleştirilen poliçelerin çok büyük bir bölümünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkili şirketçe yenilenmeyerek önemli menfaat temin edilmediğini, müvekkil şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının 2009-2014 yılları arası toplamda 1845 adet müşteri ile çalıştığı; 2014 yılında acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı tarafın kendisine ait olduğunu iddia ettiği Müşterilerden sadece 98 tanesine ... Sigorta'nın diğer acentelerinden poliçelerin yapıldığı tespit edildiği; talep edilen tazminatın yasal dayanaktan yoksun ve fahiş olduğunu, acentelik sözleşmesinin 23.maddesi ile önceden ihbara gerek kalmaksızın her zaman sözleşmeyi fesih hakkının tanındığını, 24.madde ile de acentenin bu fesih nedeniyle herhangi bir şekilde tazminat talep edemeyeceği, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshettiği; davacının 3 aylık muhtemel kazanç kaybı tazminatı talebinin reddi gerektiği neticeten davanın reddine, davanın açılmasına sebebiyet vermediği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı ve 3 aylık fesih ihbar süresine uyulmadığından 3 aylık mahrum kalınan kazanç kaybının tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkememizin 25/12/2018 tarih...E. ... K. sayılı kararı ile "... 6102 sayılı TTK.nun 121. maddesi belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesinin, taraflardan her birince üç ay önceden olağan yolla ihbarda bulunmak suretiyle feshedebileceği, sözleşmeler belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı olağanüstü yolla sözleşmenin her zaman fesih olunabileceği, belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşmenin belirsiz süreli hâle geleceği, haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, 122. madde düzenlemesi ile de sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi halinde; acentenin, müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi nedeniyle (portföy tazminatı) ve acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi nedeniyle (yarım kalan işler tazminatı) müvekkilden uygun bir tazminat isteme hakkına sahip olduğu ve bu tazminat miktarının acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, sözleşme ilişkisinin daha kısa bir süre devam etmesi halinde bu sürenin esas alınması gerektiği, denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği ve bu hükmün hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağı öngörülmüştür. Dosya içerisinde örneği bulunan ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı evrak üzerinden düzenlenen fesih ihbarı ile davalı sigorta şirketinin davacı ile aralarında 17/03/2009 tarihinde akdedilmiş olan acentelik sözleşmesini karşılıklı mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle feshettiği ve davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde olmak kaydıyla işbu davayı 07/09/2015 tarihinde süresinde açtığı görülmektedir. İhtilaf, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi itibariyle belirli ve belirsiz süreli acentelik sözleşmesi olduğu, feshin türü itibariyle feshin haklı olup olmadığı ve davacının portföy tazminatı ve yarım kalan işleri nedeniyle talebi mümkün tazminat talep etme hakkı olup olmadığı ve varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Acentelik sözleşmelerinin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ispat yükü davalıda olmakla birlikte portföy tazminatı ve yarım kalan işler nedeniyle meydana gelen zarardan kaynaklı tazminat miktarını ispat yükü ise davacıda bulunmaktadır. Ancak davaya konu tazminat miktarının tespiti hukuk bilgisi dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK m.266 kapsamında talep üzerine veya resen bilirkişi deliline başvurulabilecek olduğu görülmektedir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ... sigorta hakemi ... ve sektör bilirkişisi ...'den alınan 28/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dosyasın mübrez belgeler, tarafların beyan ve delilleri ile davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında acentelik sözleşmesi yürürlükteyken davalının ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı evrak üzerinden keşide ettiği fesih ihbarı ile acentelik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshetmiş olduğu, fesih iradesinin olağan fesih usulüne uygun olmadığı ve olağan bakımından da haklı sebebe dayanmadığı, davacının 6102 sayılı yasanın 121 ve 122 maddeleri kapsamında yasa koyucu tarafından denkleştirme tazminatı olarak talep edilen tazminatı talep ettiği, yapılan hesaplamalar itibariyle acentenin kaybının 476.736,73 TL olduğu, bu günkü değerinin 334.635,35 TL olduğu, ancak 122 madde düzenlemesi nedeniyle bu zararın davacının acentelik faaliyetini yürütmekte olduğu son 5 yıl içinde aldığı yıllık komisyon ve diğer gelirlerin ortalamasının aşamayacağı öngörüldüğünden bu kazançlar nazara alındığında davacının davalıdan talep etmesi mümkün denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı) miktarının 119.370,18 TL olduğu, keza acentelik sözleşmesinin feshedildiği 2014 yılı itibariyle fesih suretiyle davacının acentelik sıfatı sona erdirilmemiş olsa idi bir önceki yıl yenilenip içinde bulunulan yıl itibariyle de yenilenmesi muhtemel olan poliçelerden dolayı yoksun kaldığı (yarım kalan işler nedeniyle) kazanç miktarının 51.579,30 TL olarak saptandığı görülmektedir. Davacı tarafın 30/10/2018 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu ile saptanan 119.370,73 TL portföy tazminatı ve 51.979,30 TL yarım kalan işler bedelinden kaynaklanan tazminat olmak üzere 171.349,48 TL olarak tespit etmesinden sonra bu miktar üzerinden %30 hakkaniyet indirimi uygulamak suretiyle toplam 119.944,64 TL'nin tahsilini talep ettiği görülmektedir. Dosyaya mübrez fesih ihbarı örneğinden davalının acentelik sözleşmesini salt müşterilerin azalması nedeniyle olağanüstü yöntemle sözleşmeyi feshettiği sabit olmakla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2017 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı kararında "... Acentelik sözleşmesinin feshinde portföy azalmasının haklı neden olmayacağı, davalı sigorta şirketinin bazı acentelerin de aynı şekilde düşüş yaşamasına rağmen davalı tarafından aralarındaki ilişkinin sonlandırılmadığı..." şeklinde dile getirilen içtihatta olduğu gibi salt acente müşterilerinin azalmasının sözleşmeyi fesih bakımından haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, bir acentenin göstermesi gereken performansın yaşamın olağan akışı içinde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal koşullar ile doğru orantılı olarak inişler ve çıkışlar yaşayabileceği, keza insan tabiatı gereği kişinin günlük yaşamına paralel olarak iş yaşamında da inişler ve çıkışlar yaşanabileceği, taahhüt edilen performansın %100 oranında mutlak olarak gerçekleştirilmesinin beklenmesinin insan tabiatına aykırı olacağı, en nihayetinde müvekkil sıfatındaki davalının da ülke sathına yayılmış faaliyetleri itibariyle de performansının ülkenin sosyo ekonomik koşullarına ve yöneticilerinin performansı ile doğru orantılı olarak değişim gösterebileceği karşısında uzun süreden beri devam edegelen sözleşmenin salt performans düşüklüğü nedeniyle feshinin haklı neden oluşturmayacağını kabul etmek gerekmiştir. Portföy tazminatına esas müşteri potansiyelinin geliştirilmesinde davacı acentenin müşterileriyle yüz yüze geliştirdiği ilişkilerin bir sonucu olmakla birlikte, tazminata esas müşteri çevresinin bu düzeyde geliştirilmesinde davalı sigorta şirketinin sahip bulunduğu marka değerinin etkiside yadsınamaz. Esasen tazminata dayanak müşteri çevresinin oluşumunda acentenin yüz yüze geliştirdiği ilişkilerdeki başarının mı yoksa müvekkilin sahibi bulunduğu markanın toplumda yarattığı etki ve güvenin etkisinden mi kaynaklandığı ölçümlenemediğinden saptanan tazminattan hakkaniyet gereği bir indirim yapmak gerekmektedir. Bu nedenle bilirkişiler tarafından saptanan 171.349,48 TL toplam tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerekmekte ise de ıslah dilekçesi ile davacının kendisi saptanan bu miktardan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapmak suretiyle talepte bulunduğundan bu oran mahkememizce de yerinde bulunduğundan ayrıca indirim yapılmasına gerek kalmamıştır. Dosya kapsamı, düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın kabulü ile TTK m.122 kapsamında 119.944,64 TL'nin dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş açısından açılan davanın subut bulmamış olması nedeniyle reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 02/12/2021 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda, davacı ile davalı ... Sigorta AŞ arasında 17/03/2009 tarihli ve diğer davalı ... AŞ arasında 10/04/2001 tarihli acentelik sözleşmelerinin akdedildiği, buna göre davacının her bir davalıya acentelik hizmeti verdiği, davalılar tarafından davacıya ayrı ayrı keşide edilen 30.09.2014 tarihli fesih ihtarnamesi ile davacı acentenin kendisine verilen hedefleri gerçekleştirememiş olması nedeniyle acentelik sözleşmelerinin ayrı ayrı feshedildiği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve haksız ise davacının denkleştirme tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı ve denkleştirme tazminatının hesap metodu noktasında toplanmaktadır. Davalılarca, sözleşmelerin haklı fesih gerekçesi olarak davacı acentenin kendisine verilen hedefleri gerçekleştirilememiş olması gösterilmiş ise de, bunun davacı acentenin kusurundan kaynaklandığını ve dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini dosya kapsamı itibari ile kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı neden olmaksızın davalılar tarafından feshedildiğinin kabulü gerektiğinden ilk derece mahkemesinin bu yöndeki gerekçesi ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi de aynı mahiyettedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklanacak olursa; Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir. Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s. 90). TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 28.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda, hangi müşterilerin, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin ettiği konusunda bir tespit yapılmadığı ve bu bağlamda, davacının önceki yıllara ilişkin çalışmaları ve ürettiği poliçeler değerlendirildikten sonra, davacı acentenin poliçe tanzim ettiği poliçelerden kaç adedinin sözleşmenin feshinden sonra davalılar sigorta şirketleri nezdinde poliçesinin yenilendiği, bu müşterilerden elde edilen toplam sigorta primi geliri dikkate alındığında, portföy tazminatı talebi için yasada aranan önemli menfaat elde etme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmadığı, salt tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde sınırlı olarak davacı acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatının üst sınırı belirlenerek hakkaniyet ilkesi gereği denkleştirme tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının tartışılmamış olduğu görülmüştür. Buna göre, yetersiz bilirkişi raporuna göre, denkleştirme tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, mali müşavir ve sigorta konusunda uzman üçlü bilirkişi heyetinden davacı acentenin, davalılar adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacının acentenin faaliyetleri nedeniyle ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği denkleştirme tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları incelenmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı vekili, 30.10.2018 tarihli bedel artırım dilekçesinde, belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği tazminat kalemlerini artırmak suretiyle bedel artımında bulunmuş ise de, bedel artırımı hangi tazminat kalemi ve davalı yönünden artırıldığı hususunda herhangi bir açıklamada bulunmadığından davacının talebi açıklattırılmadan karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan kabule göre, ilk derece mahkemesince, davalı ... AŞ hakkındaki davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının denkleştirme ve kazanç mahrumiyeti alacağının her iki davalı sigorta şirketi bakımından üretilen poliçe ve komisyon tutarları baz alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu göz önüne alındığında, bu davalı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi dosya kapsamına da uygun düşmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle taraflar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1).a.6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına'' şeklinde karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu dosyasında yapılan yargılamada 01/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının denetime elverişli olmadığı ve taraf vekillerinin de itirazları da göz önüne alındığında dosyada daha önce görev almamış yeni bilirkişi heyetine tevdiine, BAM Bozma ilamı doğrultusunda “mali müşavir ve sigorta konusunda uzman üçlü bilirkişi heyetinden davacı acentenin, davalılar adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacının acentenin faaliyetleri nedeniyle ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği denkleştirme tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği”; davacı ile davalılar arasındaki sigorta acenteliği ilişkisi kapsamında davacının hangi sigorta branşlarında poliçe ürettiği ve böylece davalının müşteri çevresinin genişlemesine katkı sağlayıp sağlamadığı, acentelik sözleşmesinin feshinin haksız olup olmadığı haksız ise fesihten sonra davalının davacının sağlamış olduğu müşteri çevresinden poliçe düzenlemek suretiyle menfaat sağlayıp sağlamadığı, poliçe düzenlememek suretiyle fiilen menfaat sağlamamış olsa bile davacı acentenin sağlamış olduğu müşteri çevresinden objektif olarak yararlanmasının mümkün olup olmadığı hususlarıda değerlendirilmek suretiyle davacının her iki davalıdan talebi mümkün denkleştirme tazminat miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına, davalı şirketlerin bilgisayarlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle davaya konu poliçeleri tespiti bakımından bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisinin de eklenmesine şeklinde karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ..., bilgisayar mühendisi ..., sigorta uzmanı ... ve sigorta uzmanı ...'den alınan 07/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki acentelik sözleşmesinin 30.09.2014 tarihinde sona erdirildiği, davalı ... Sigorta A.Ş nin sigorta sözleşmesini feshetmede haklı bir sebebinin olduğunun söylenemeyeceği; dolayısıyla TTK m. 122/1 ve Sigortacılık Kanunu m. 23/16 uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı isteme hakkı bulunduğu, ... Sigorta A.Ş nin fesihten sonra önemli menfaat elde etmeye devam ettiği ve fesih sonrası 119 adet sağlık poliçesinin yenilendiği, poliç prim tutarının 382.161,00 TL olduğu, 1.213 elementer branş poliçesinin yenilendiği, poliçe prim tutarının 692.149,00 TL olduğu, TTK m. 122/1'de belirtilen denkleştirme / portföy tazminatı isteme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacının denkleştirme isteminde bulunabileceği kanaatine varılması halinde, davacı acentenin denkleştirme ham tazminatı tutarının 186.443,12 TL olarak hesaplandığı, denkleştirme tazminatı üst sınırının 107.985,83 TL olarak hesaplandığı, TTK m. 122/2 uyarınca acentenin talep edebileceği tazminat miktarı üst sınırı geçemeyeceğinden, acentenin ... Sigorta A.Ş den 107.985,83 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği, ... A.Ş nin fesihten sonra önemli menfaat sağlamaya devam etmediği, bu nedenle davacının bu şirketten denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 27/11/2024 tarihli duruşma ara kararı gereği davacı vekili 04/12/2024 tarihli dilekçesi ile Denkleştirme tazminatı olarak 28.06.2018 tarihli kesinleşen bilirkişi raporunda 119.370,73 TL denkleştirme tazminatı hesaplandığını, taraflarından %30 hakkaniyet indirimi yapılarak toplam 83.559,51 TL denkleştirme tazminatı talep edildiği, davalılardan taleplerinin ise; Davalı ... Sigorta A.Ş. den denkleştirme tazminat talebinin 82.559,51 TL ;Davalı ... A.Ş den ise talebinin 1.000,00 TL olduğu, Üç aylık kazanç kaybı olarak ; Bilirkişiler müvekkili defterini incelemeleri sonucunda, 28.06.2018 tarihli raporda üç aylık kazanç kaybı olarak 51.979,30 TL hesapladıklarını, tarafllarından %30 hakkaniyet indirimi yapılarak toplam 36.385,51 TL üç aylık kazanç kaybı talep edildiği, davalılardan taleplerinin ise Davalı ... Sigorta A.Ş. den üç aylık kazanç kaybı talebinin 33.385,51 TL Davalı ... A.Ş den ise talebini 3.000,00 TL olduğu, ... 2012 yılında tüm portföyünü ... Sigorta A.Ş.ne devretmiş olup, her iki davalının poliçe portföyleri birleşme nedeni ile aynı olduğunu, tüm tazminat alacağına haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, Davacı ile davalı ... A.Ş arasında 10/04/2001 tarihi acentelik sözleşmesi imzalandığı; acentenin görevinin iş bu sözleşmenin geçerli olduğu süre zarfında vekaletnamede belirlenen sigorta dallarında acentenin yapacağı sigorta aracılık işlemlerini düzenlemek olduğu; (m.24)acentenin isteğine bağlı olarak 3 ay önceden ihbar edilmek koşuluyla her zaman feshedilebilir. Bu sözleşme acentenin sözleşme hükümlerine veya ilgili mevzuat ve teammüllere uygun olarak ... Sigorta A.Ş tarafından verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde önceden ihbara gerek kalmaksızın ... A.Ş tarafından feshedilebileceği kararlaştırılmıştır. Ekinde yer alan cari hesap sözleşmesinin 06/04/2001 tarihli olduğu acentelik sözleşmesinin mütemmim cüzü olduğu, sözleşme devam ettiği sürece süreceği kararlaştırılmıştır. Davacı ile davalı ... Sigorta arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı; acentenin görevinin iş bu sözleşmenin geçerli olduğu süre zarfında vekaletnamede belirlenen sigorta dallarında acentenin yapacağı sigorta aracılık işlemlerini düzenlemek olduğu; (m.7) sigorta priminin peşin tahsil edileceği; acentenin poliçeler üzerinde yazılı primi ile ilgili mevzuat esasları çerçevesinde tahsil edeceği; (m.23)acentenin isteğine bağlı olarak 3 ay önceden ihbar edilmek koşuluyla her zaman feshedilebilir. Bu sözleşme acentenin sözleşme hükümlerine veya ilgili mevzuat ve teammüllere uygun olarak ... tarafından verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde önceden ihbara gerek kalmaksızın ... tarafından feshedilebileceği kararlaştırılmıştır. Ekinde yer alan cari hesap sözleşmesinin tarihsiz olarak acentelik sözleşmesinin mütemmim cüzü olduğu, sözleşme devam ettiği sürece süreceği kararlaştırılmıştır. 14/02/2012 tarihli ek protokolde davalılar ... sigorta ve ...A.Ş ile davacı arasında imzalandığı ve 10/04/2001 tarihli sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu; protokolun konusunun sözleşmeye ek olarak davacının bireysel emeklilik aracılığıyla lisansına sahip olması ve ... ile bireysel emeklilik ürünlerinin satışı konusunda yetkilendirilip çalışma şart ve koşullarının belirlenmesi olduğu anlaşılmıştır. ... 5. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu Acentelik Vekaletnamesinde ve ... 7. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu Acentelik Vekaletnamesinde anılan sözleşmeye ekli, imza altına alınan kabul limitleri ve azami komisyon oranlarına göre Hayat, Ferdi Kaza Sigortası branşlarında ve bireysel emeklilik sözleşmelerinde aracılık yapmaya, sigorta tekliflerini ve bilgi formlarını şirkete göndermeye yetki verildiği anlaşılmıştır. 13/02/2013 tarihli protokolde Acente'nin üretim faaliyetleri, protokolün yapıldığı aydan sonraki ay başlanmak sureti ile değerlendirileceği;acente, aşağıdaki üretim hedeflerini (üretim barajları) tutturmayı kabul ve taahhüt ettiği; Emeklilik branşında minimum 3 aylık kürnül üretim katılımcı adet hedefi 4 olduğu ve protokol kapsamında üretim modeli olarak ..., baraj ücretini, 3 er aylık periyotlar halinde acente performansı değerlendirilerek Acente'nin 2. maddesinde belirtilen minimum üretim hedefini gerçekleştirememesi durumunda performans ölçüm dönemi sonunda peşin olarak Acente'den tahsil edeceği; protokol iptal edilmediği sürece üçer aylık acente performansının değerlendirilmesinde kullanılabileceği kararlaştırılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacıya gönderilen ... 11. Noterliği'nin... tarih ve .. yevmiye nolu ihtarnamesinde davacının 17/03/2009 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi gereği davalı şirketin acentesi olduğu; davacının sözleşme gereğince kendisine senenin başında yazılı olarak bildirilen hedefleri gerçekleştiremediği; 11/09/2014 tarih ve 09-1232-31 referans numaralı uyarılara rağmen iyileşme görülmediği ve sözleşmenin feshedildiği; acentelik sözleşmesinin feshedilmesi nedeni ile acentelik faaliyetlerinin yürütülmesi için verilen ... 5. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinden de azledildiği ve iş bu azilnamenin tebliğinden itibaren şirket adına şirketi yükümlülük altına sokacak hiçbir faaliyet ve işlemlerde bulunmamayı ihtar ettiği anlaşılmıştır. ... 11. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde taraflar arasında akdedilen ... tarih ve ... sayılı acentelik sözleşmesinin acenteye verilen ve karşılıklı olarak mutabık kalınan hedeflerin gerçekleşmemesi nedeniyle ... tarih ve ... referans numaralı uyarılara rağmen iyileşme görülmediği ve sözleşmenin feshedildiği; ... 11. Noterliği'nin ...evmiye nolu ihtarnamesinde taraflar arasında akdedilen 17/03/2009 tarihli acentelik sözleşmesinin acenteye verilen ve karşılıklı olarak mutabık kalınan hedeflerin gerçekleşmemesi nedeniyle... tarih ve...referans numaralı uyarılara rağmen iyileşme görülmediği ve sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Bozma öncesi alınan 11/01/217 tarihli bilirkişi kök raporunda davacının yalnızca son 5 yıllık komisyon ve diğer ödemelerin ortalaması dikkate alınarak hesaplama yapıldığı için hükme esas alınmamıştır. 11/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak kök raporda hesaplaması unutulan kazanç kaybı yönünden davacı yanın 2014 yılı 9 aylık toplam komisyon gelirinin 100.125,90 TL olduğu; aylık ortalama komisyon gelirinin 100.125,90 TL/9= 11.125,43 TL olduğu ve 3 aylık kazanç kaybı tutarının 33.376,29 TL olduğu tespit edilmiştir. 28/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda 2014 yılı ticari ilişki sona ermemesi durumunda eski poliçelerin devamı ile bir önceki yıl 2013 Ekim- Kasım ve Aralık ayları komisyon geliri ile azami aynı tutardan olacağı kabul edilerek kazanç kaybı hesaplaması yapılarak hangi müşterilerin, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin ettiği konusunda bir tespit yapılmadığı ve bu bağlamda, davacının önceki yıllara ilişkin çalışmaları ve ürettiği poliçeler değerlendirildikten sonra, davacı acentenin poliçe tanzim ettiği poliçelerden kaç adedinin sözleşmenin feshinden sonra davalılar sigorta şirketleri nezdinde poliçesinin yenilendiği, bu müşterilerden elde edilen toplam sigorta primi geliri dikkate alındığında, portföy tazminatı talebi için yasada aranan önemli menfaat elde etme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmaması nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Davacı vekilinin 01/11/2018 tarihli bedel artırım dilekçesinde 28/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 171.349,48 TL tazminat miktarından %30 hakkaniyet indiriminden sonra kalan 119.944,64 TL'nin sözleşmenin haksız fesih tarihi olan 30/09/2014 tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 05/11/2018 tarihli dilekçesinde 31/10/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen haksız fesih tarihi olan 30/09/2014 tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 25.500,00 TL olduğu belirtildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası alınan 26/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda eksik bilgi ve belgeler bulunması nedeniyle hesaplama yapılamadığı; 01/11/2022 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda yalnızca sunulan belgeler üzerinde inceleme yapılarak hesaplama yapıldığı ve sektör bilirkişisinin rapora çalışma sunmadığı anlaşılmakla yeniden aynı heyete dosyanın tevdi edildiği ve 04/10/2023 tarihli 3. Ek raporda da 2. Ek raporunda ulaşılan sonucun tespit edildiği, mahkememizin 01/11/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca davalı şirketlerin bilgisayarları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Davalı tarafların bilgisayarları üzerinde yapılan yerinde inceleme sonucu davalı ... Sigorta A.Ş nin sigorta sözleşmesini feshetmede haklı bir sebebinin olduğunun söylenemeyeceği; dolayısıyla TTK m. 122/1 ve Sigortacılık Kanunu m. 23/16 uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı isteme hakkı bulunduğu, ... Sigorta A.Ş nin fesihten sonra önemli menfaat elde etmeye devam ettiği ve fesih sonrası 119 adet sağlık poliçesinin yenilendiği, poliçe prim tutarının 382.161,00 TL olduğu, 1.213 elementer branş poliçesinin yenilendiği, poliçe prim tutarının 692.149,00 TL olduğu, TTK m. 122/1'de belirtilen denkleştirme / portföy tazminatı isteme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacının denkleştirme isteminde bulunabileceği kanaatine varılması halinde, davacı acentenin denkleştirme ham tazminatı tutarının 186.443,12 TL olarak hesaplandığı, denkleştirme tazminatı üst sınırının 107.985,83 TL olarak hesaplandığı, TTK m. 122/2 uyarınca acentenin talep edebileceği tazminat miktarı üst sınırı geçemeyeceğinden, acentenin ... Sigorta A.Ş den 107.985,83 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği, ... A.Ş nin fesihten sonra önemli menfaat sağlamaya devam etmediği, bu nedenle davacının bu şirketten denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği tespit edilmiştir. Davacı ile davalı ... A.Ş arasında 10/04/2001 tarihi acentelik sözleşmesi imzalandığı;davacı ile davalı ... Sigorta arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı; acentenin görevinin iş bu sözleşmenin geçerli olduğu süre zarfında vekaletnamede belirlenen sigorta dallarında acentenin yapacağı sigorta aracılık işlemlerini düzenlemek olduğu; taraflar arasında düzenlenen vekaletname kapsamında davacının sözleşmeye ekli, imza altına alınan kabul limitleri ve azami komisyon oranlarına göre Hayat, Ferdi Kaza Sigortası branşlarında ve bireysel emeklilik sözleşmelerinde aracılık yapmaya, sigorta tekliflerini ve bilgi formlarını şirkete göndermeye yetki verildiği anlaşılmıştır. 13/02/2013 tarihli protokolde davacı acentenin üretim faaliyetleri, protokolün yapıldığı aydan sonraki ay başlanmak sureti ile değerlendirileceği;acente, aşağıdaki üretim hedeflerini (üretim barajları) tutturmayı kabul ve taahhüt ettiği; Emeklilik branşında minimum 3 aylık kürnül üretim katılımcı adet hedefi 4 olduğu ve protokol kapsamında üretim modeli olarak ..., baraj ücretini, 3 er aylık periyotlar halinde acente performansı değerlendirilerek Acente'nin 2. maddesinde belirtilen minimum üretim hedefini gerçekleştirememesi durumunda performans ölçüm dönemi sonunda peşin olarak Acente'den tahsil edeceği; protokol iptal edilmediği sürece üçer aylık acente performansının değerlendirilmesinde kullanılabileceği kararlaştırıldığı; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacıya gönderilen Beyoğlu 11. Noterliği'nin 30/09/2014 tarih ve 13787 yevmiye nolu ihtarnamesinde davacının sözleşme gereğince kendisine senenin başında yazılı olarak bildirilen hedefleri gerçekleştiremediği; 11/09/2014 tarih ve 09-1232-31 referans numaralı uyarılara rağmen iyileşme görülmediği ve sözleşmenin feshedildiği; acentelik sözleşmesinin feshedilmesi nedeni ile acentelik faaliyetlerinden kaynaklı vekaletnamelerin azledildiği anlaşılmıştır. Bam bozma ilamı da dikkate alındığında davalılarca, sözleşmelerin haklı fesih gerekçesi olarak davacı acentenin kendisine verilen hedefleri gerçekleştirilememiş olması gösterilmiş ise de, bunun davacı acentenin kusurundan kaynaklandığını ve dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini dosya kapsamı itibari ile kanıtlanamadığı; taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı neden olmaksızın davalılar tarafından feshedildiği anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 122 uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır. (Aslan Kaya, Acentelik, 2013 Baskı, sayfa 102 vd., 227 vd.) 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir. Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s. 90). Mahkememizin 01/11/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı uyarınca davalı şirketlerin bilgisayarları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan 07/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundadavalı Sigorta Şirketlerinin Genel Müdürlük binasında yapılan incelemede acentenin ekran kapatma tarihinin 01/10/2014 olduğu; davacı acente tarafından oluşturulan poliçe bilgileri geçmiş 1 yıl için ve bu müşteriler üzerinden oluşturulan poliçe bilgileri fesih sonrası 1 yıl için sorgulandığı anlaşılmıştır. Davacı acentenin müşterilerine hayat ve emeklilik, sağlık ile elementer branşta poliçeler düzenlendiği hem müşterilerine güvence sunduğu hem komisyon geliri elde ettiği hem de davalı şirket ... Sigortaya üretim ve müşteri adedi olarak katkı sağlayarak davalının müşteri çevresinin genişlemesine katkı sağladığı; Hayat ve emeklilik, sağlık ile elementer branşta düzenlenen Sigorta poliçeleri müşteri onayı ile ve müşteri yenilenmesini istemediği tarihe kadar yenilenebilir poliçeler olduğu; ... Sigorta'nın acente ile ilişkisi kesildikten sonra Ecem Sigorta acenteliği müşterilerinin poliçelerini başka acenteler üzerinden yenilemeye devam ederek ... Sigorta kanalı ile genişlettiği müşteri çevresini kendinde tuttuğu ve bu poliçelerden kaynaklı 1.161.380 TL üretim sağlayarak yenilemeleri yaptırdığı ... acentelerine de 157.411,00TL komisyon kazandırdığı gelen listelerden tespit edildiği; fiilen poliçe düzenlemek suretiyle fiilen menfaat sağladığı ve davacı acentenin sağlamış olduğu müşteri çevresinden objektif olarak yararlandığı anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönemde 119 adet sağlık poliçesi kestiği ve 382.161,00 TL prim kazancı sağladığı, 1.213 elementer poliçesi kestiği ve 692.149,00 TL prim kazancı sağladığı tespit edilmekle davalı ... sigorta A.Ş'nin prim ve poliçe adedi dikkate alındığında önemli menfaat temin ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... A.Ş nin ise 30 adet hayat poliçesi kestiği ve 87.070 TL prim kazancı sağladığı,prim ve poliçe adedi dikkate alındığında ... A.Ş nin önemli menfaat sağlamadığı anlaşılmakla davacı acentenin denkleştirme ham tazminatı tutarının 186.443,12 TL olarak hesaplandığı, denkleştirme tazminatı üst sınırının 107.985,83 TL olarak hesaplandığı, TTK m. 122/2 uyarınca acentenin talep edebileceği tazminat miktarı üst sınırı geçemeyeceğinden, acentenin ... Sigorta A.Ş'den 107.985,83 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği bilirkişi heyet rapor ile tespit edilmiştir. Davacı acentenin, acentelik süresince düzenlediği poliçelerin türleri, süreleri, davacı acentenin kendi gayreti ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye kazandırdığı müşteri portföyünün, acentelik ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren önemli menfaat elde ettiği, davacı acentenin sözleşmenin feshinden sonra talep edebileceği tazminatın üst sınırı olan 107.985,83 TL denkleştirme tazminatı yönünden takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davalı ... Sigorta A.Ş yönünden talep edebileceği denkleştirme tazminatının 107.985,83 TL %30= 32.395,74 TL olup 107.985,83 TL-32.395,74 TL= 75.590,09 TL olduğu anlaşılmakla denkleştirme tazminatı yönünden 75.590,09 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş’den dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde faiz yönünden talepte bulunmamış; bedel artırım dilekçesinde 01/11/2018 tarihli bedel artırım dilekçesinde sözleşmenin haksız fesih tarihi olan 30/09/2014 tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle dava dilekçesinde talep edilmeyen faizin talep edilmesinin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunduğu, bu hususta davalıların açık onayının bulunmadığı, davacının bedel artırım dilekçesinden sonra faiz talebine ilişkin dosyaya sunulan 31/10/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen haksız fesih tarihi olan 30/09/2014 tarihinden ıslah tarihine kadar işlemiş faiz talep etmiş ise de ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilmeyen faiz için ancak dava tarihinden itibaren isteyebileceği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmiştir. Neticeten Denkleştirme tazminatı yönünden 75.590,09 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş’den dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı yönünden bilirkişi heyet raporunda ... A.Ş'nin fesihten sonra önemli menfaat sağlamaya devam etmediği bu nedenle davacının bu şirketten denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmakla Davalı ... A.Ş’den yönünden Denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının kazanç kaybı tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede davacının 3 aylık kazanç kaybı tazminatı ancak taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tespiti mümkündür. Bozma ilamı öncesi alınan 11/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak kök raporda hesaplaması unutulan kazanç kaybı yönünden davacı yanın 2014 yılı 9 aylık toplam komisyon gelirinin 100.125,90 TL olduğu; aylık ortalama komisyon gelirinin 100.125,90 TL/9= 11.125,43 TL olduğu ve 3 aylık kazanç kaybı tutarının 33.376,29 TL olduğu tespit edilmiştir. Bozma öncesi alınan son rapor olan 2/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca 2013 yılında Ekim- Kasım- Aralık ayları dikkate alınarak hesaplama yapılması nedeniyle ticari ilişki sona ermemesi yönünden ticari defter yerine oransal hesaplama yapılması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Davacının 11/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda 2014 yılı 9 aylık toplam komisyon gelirinin ortalaması alınarak 3 aylık kazanç kaybı tutarının 33.376,29 TL olduğu tespit edilmekle davacı acentenin sözleşme feshedilmese dahi iş bu kazanç tazminatının tamamından daha az kazanma durumu da mevcut olduğunda talep edebileceği tazminatın takdiren %30 indirim yapılmak suretiyle 33.376,29 TL %30= 10.012,88 TL olduğu; 33.376,29 TL-10.012,88 TL = 23.363,40 TL olduğu davacının bedel artırım dilekçesinde her bir davalı yönünden ayrı ayrı talep ettiği kazanç kaybı tutarları da dikkate alındığında Kazanç kaybı tazminatı yönünden 3.000 TL’nin davalı ... A.Ş’den; 20.363,40 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş’den dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 11. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında " Mahkemece, portföy tazminatı yönünden davacının 64.428.- TL tutarındaki istemi hakkında takdiren hakkaniyet indirimi yapılarak 50.000.- TL’nin tahsiline karar verilmiş olup mahkemece takdire bağlı indirim yapıldığından bu kalem için reddedilen tutar için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde olmadığı" hususu dikkate alındığında davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Davalı ... A.Ş’den yönünden Denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yönünden yalnızca iş bu tazminat bedeli yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, Kazanç kaybı tazminatı yönünden 3.000 TL’nin davalı ... A.Ş’den; 20.363,40 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş’den dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Denkleştirme tazminatı yönünden 75.590,09 TL’nin davalı ... Sigorta A.Ş’den dava tarihi olan 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş’den yönünden Denkleştirme tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.759,51 TL nispi karar harcından, 1.092,96 TL peşin harç, 471,38 TL ıslah harcı, 955,39 TL tamamlama harcı toplamı 2.519,73 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.239,78 TL harcın davalılardan (davalı ... A.Ş 3.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı (davalı ... A.Ş 3.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı ... A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.ye verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 22.856,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 18.856,39 TL yargılama giderinin ve 1.092,96 TL peşin harç, 471,38 TL ıslah harcı, 955,39 TL tamamlama harcı, 27,70 TL başvurma harcı toplamı 21.403,82 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2024
KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır