İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/485 E. 2024/1132 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/485
- Karar No
- 2024/1132
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/485 Esas KARAR NO:2024/1132 DAVA:Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti DAVA TARİHİ: 16/12/2019 Birleşen ----- sayılı dosyasında; BİRLEŞEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 09/01/2020 KARAR TARİHİ:25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti ile Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile özetle; Davalı ------ tarafından düzenlenerek, davacı bayinin, "bayilik sözleşmesi gereği teminat sunma taahhüdünü" teminen diğer davalı bayilik verene sunulmuş olan; ------ düzenleme tarihli, ---- no'lu ve----- tarihine kadar geçerli,-------------- tarihine kadar geçerli kat'i banka teminat mektupları halen davalı şirket uhdesinde olduğunu, bayilik sözleşmesine davalı şirketçe haksız ve tek taraflı olarak son verildiği ve mektupların temin ettiği risk sona erdiği halde mektuplar davalı şirketçe tazmin edilme riski altında olduğunu, haksız tazmin tehlikesini önlemek amacıyla yaptıkları başvuru üzerine------- tarihinde; "2 adet (huzurdaki davanın konusu olan) banka teminat mektuplarının ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına" karar verildiğini, alınan ihtiyati tedbir kararı, yasal sürede infaz edildiğini, dava öncesinde başvurulan zorunlu arabuluculuktan sonuç alınamaması üzerine, mektuplarının hükümsüz kalıklarının tespiti ve davacıya iadesinin sağlanabilmesi amacıyla bu kez, HMK md. 397/1 uyarınca, ihtiyati tedbiri tamamlayan esas dava olarak huzurdaki davayı açtıklarını, davalı banka tarafından davacı şirket lehine düzenlenerek diğer davalı --------- verilmiş olan banka teminat mektupları yoluyla temin edilen risklerin ortadan kalkması ve buna rağmen davalı şirketçe tazmin talebinde bulunulmasının hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet vereceği gözetilerek; davalı ------ tarafından düzenlenerek, davacı lehine diğer davalıya sunulmuş olan;-------düzenleme tarihli, -------------- tarihine kadar geçerli kat'i banka teminat mektuplarının konusuz ve hükümsüz kaldıklarının tespiti ile davacıya iadesine karar verilmesini, tazmin riski sürdüğünden, dava öncesi verilmiş olan ihtiyati tedbirin, karar kesinleşinceye dek aynen muhafazasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin yalnızca davalı şirkete yüklenmesine, davalı banka ihtilafa neden olmadığından ve ödeme makamı olması nedeniyle hasım gösterildiğinden bu giderlerden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı-----------vekilinin cevap dilekçesinde; Mektuplar sözleşmede açıkça yer aldığı üzere (13/f) sadece bayilik değil, her türlü borç için verildiğini, karşı tarafın bayilik ilişkisi bittiği için mektuplar konusuz kaldığını, iddiası doğru olmadığını, karşı tarafın müvekkili şirkete cari hesapta ¨ ---- borcu bulunduğunu, alacakları için başlatılan icra takibinin --------- numarası ile devam ettiğini, sözleşmenin adı dahi zaten "bayilik ve cari hesap sözleşmesi" şeklinde olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu, sona eren bir hukuki riskin söz konusu olmadığını, mektupların ayakta kalması zaruri ve hukuki olduğunu, öncelikli olarak 31/12/2017 tarihinde sona eren sözleşmeye dayanan karşı taraf, sözleşmedeki münhasır yetki kuralını ihlal ettiğini, davanın yetki sözleşmesi sebebiyle usulden reddi gerektiğini, sonuç olarak haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Birleşen-----sayılı dosyasında;
DAVA: Birleşen------- Mahkemesinin dava dilekçesi ile; Davacı şirketin, otomatik kapı sektöründe dünya devlerinden olan ---- menşeli davalı şirketin uzun yıllardır ------bayisi olduğunu, defalarca satış rekoru kıran davacının,---------- pazarında tanınmasını, yer edinmesini ve zamanla sektör lideri olmasını sağladığını, başarılı bir bayi olduğunu, ne var ki davalının bayilik veren, davacı bayinin yıllar içerisinde kendisine kazandırdığı pazarı tek başına kullanarak, müşterilere doğrudan satış yapıp, bütün kârı tek başına elde etmek amacıyla bayilik sözleşmesine haksız ve tek taraflı şekilde son verdiğini, bu haksız fesih sonucunda davacı şirketin büyük maddi kayba uğramış olduğunu, davalıdan alacaklı olduğu toplam tazminat miktarının 1.696.603,00 EURO olduğunu, raporun sonuç kısmında; 'Bayilik sözleşmesinin üretici tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle, bayinin, muhtemel kar kaybının 1.276.603,00 EURO, ciro primi kaybı 420.000,00 EURO olmak üzere, toplam 1.696.603,00 EURO zarara uğradığının' tespiti ile tazminatın miktarı ve hangi zarar kalemlerinden oluştuğunun belirlendiğini, tazminat alacağının, şimdilik ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ¨ 1.000.000,00 'lik kısmının dava edilmiş olduğunu, bakiye alacakla ilgili de zamanaşımı süresi içerisinde talepte bulunulacağını, yine huzurdaki dava açılmadan önce, davacının, bayilik sözleşmesi gereğince davalıya vermiş olduğu banka teminat mektuplarının davalı tarafça kötü niyetle nakde çevrilmesi tehlikesinin doğduğunu, bu tehlikeyi önlemek amacıyla, davacının başvurusu üzerine, ------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------sayılı dosyasından "ihtiyati tedbir kararı" alındığını ve devamında da -------- sayılı dosyası ile "banka teminat mektuplarının hükümsüz kaldığının tespiti" talepli esas dava açıldığını, huzurdaki davanın açılma sebebinin, taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin doğru şekilde tespiti ile gerçekte alacaklı olan davacının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğunu, önce açılmış olan davada da, mektuplara el atılmasının haklı olup olmadığının tespit edilebilmesi için, asıl ilişkide hangi tarafın alacaklı olduğunun belirlenmesinin zorunlu olduğunu, davaların aynı sebepten doğmuş olup, taraflarının da aynı olduğunu, davaların sonucunda verilecek kararların birbirini yakından ilgilendirdiğini ve etkilediğini, davalar arasındaki bağlantı nedeniyle, huzurdaki davanın, birinci davanın açıldığı--------sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, Davacı şirketin, bayililik sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle uğramış olduğu maddi zarar ve kayıplarının tazmini amacıyla şimdilik ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, ¨ 1.000.000,00 'nin, fesih tarihinden itibaren işletilecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davalıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ---------- cevap dilekçesinde; Müvekkili bankaya karşı açılan işbu davada müvekkili banka taraf sıfatını haiz olmadığından, müvekkili banka yönünden husumet gerekçesiyle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerden başka delil sunulmasına muvafakatlerinin bulunmamakta olduğunu, davacı yanın teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve iptali talebiyle müvekkili bankaya yönelttiği işbu dava hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu yapılan teminat mektubunun lehtarı davacı, muhatabı ise ------olarak gözüktüğünü, müvekkili banka ancak teminat mektubun muhatabı tarafından iade edilmesi; ya da muhatabın bankayı ibra etmesi halinde o miktarda davacınn riskini azaltacak ve verilen teminatları iade eceğini, hal böyle iken davacı yan işbu davayı haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil bankaya karşı ikame ettiğini, hal böyle iken, müvekkili banka bakımından teminat mektubunun geçerliliğini ortadan kaldıracak ve sözleşmede belirtilen ve davacının da kabulünde olan şartlardan hiçbiri mevcut değilken işbu davanın müvekkili bakaya karşı açılması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davada banka taraf olmayıp, müvekkili bankaya husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, dosyaya konu teminat mektupları ----------- yapı adına -------- lehine verilmiş olup bayilik sözleşmesinden doğan cari hesap borcunu teminen karşı tarafa verildiğini, bu ilişkide müvekkili banka yalnızca garantör sıfatını haiz olup işbu taraflar arasında çıkacak uyuşmazlık ile alakası bulunmayacağını, bundan olarak tarafımıza husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki dava konusu aşağıdaki teminat mektuplarından mahkeme kararıyla kalkması sonrasında, 300 bin TL’lik olan mektup kısmi tazmin edilmiş, 100 bin TL’lik mektup ise muhatap tarafından müvekkili bankaya iade edildiğini, konusuz kalan davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl dava; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haksız feshi gerekçesi ile 16.05.2018 düzenleme tarihli ----bedelli ve ---- düzenleme tarihli ---------- bedelli teminat senetlerinin sözleşmenin sona ermesi nedeniyle hükümsüz kaldığının tespiti ve iadesi talebidir.Mahkememiz ile birleşen ---------sayılı dosyasındaki dava; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi zararların ve kar kaybının tahsili talebidir.Taraflar arasında yazılı olarak akdedilen 31.12.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesinin feshi bildirim sürelerine riayet edilmeksizin tek taraflı olarak bildirim notuyla haksız feshedildiği gerekçesi ile TTK'nın 122.maddesi uyarınca Portföy Tazminatı ile Kar Mahrumiyeti ve diğer zararların tahsili talep edilmiştir.Davacı------davalılardan---- tarihli yazılı ----- tarihli sözleşmeler akdedilmiştir. Son olarak ---- tarihli yazılı ----- akdedilmiş olup ilgili sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin konusu Tanımlar başlıklı birinci maddesinde "Bayi" Bayilik Sözleşmesi gereği ------- ürünlerini alıp satacak, montajını yapacak ve satış sonrası hizmetini verecek olup, Bayi yetkili bir ---- bayisi olarak belirtilmiş olup aynı zamanda ---------- acentası veya temsilcisi olmadığı belirtilmiştir. Aynı sözleşmenin süre ve fesih başlıklı 22.maddesi uyarınca "İşbu sözleşme, Tüm tarafların temsilcilerince usulüne uygun olarak imzalandığından bağlayıcı ve yaptırım niteliği bulunan hale gelecek ve 1 yıllık başlangıç dönemi için geçerli olacaktır. Bu dönemin sonunda taraflardan herhangi biri tarafından yazılı olarak 3 ay önceden feshedilmedikçe işbu sözleşmenin Süresiz olarak uzatıldığı kabul edilecek ancak her iki tarafça da hiçbir yükümlülük üstlenilmeksizin her an en az 3 ay önceden yazılı olarak tebligatta bulunmak kaydıyla her zaman feshedilebilecektir. " maddesindeki şartlara uyulmadığı gerekçesi ile 6102. Sayılı TTK'nın 122.maddesi uyarınca Portföy Tazminatı ile Yoksun Kalınan Kar Mahrumiyeti talebi ve diğer zararların tahsili talebidir. Uyuşmazlık; Asıl dava; davacı şirketin ,otomatik kapı söktöründe ---- şirketi olan -----bayisi olduğu, davalılardan ---- tarihine kadar geçerli, ------tarihine kadar geçerli kati teminat mektuplarının, taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı olarak davalı şirket tarafından feshedilip feshedilmediği ve davalı şirket tarafından haksız ve tek taraflı feshedilmiş ise bahse konu teminat mektuplarının iptali gerekip gerekmediği, davacıya iade şartlarının oluşup oluşmadığı ,konusuz ve hükümsüz kalıp kalmadığı tespiti hususlarıdır.Birleşen ------ dosyasında uyuşmazlık; konusu yine davacı şirketin otomatik kapı söktöründe --- olan------ bayisi olduğu ve taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilip feshedilmediği ve eğer tek taraflı davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilmiş ise uğranılan maddi zarar, kar kaybı ve portföy zararı olup olmadığı ve varsa miktarın ne kadar olduğuna ilişkin tazmini talebidir.Taraflar arasında ilk olarak ---- tarihinde yazılı olarak Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş olup ilgili sözleşme ---- tarihlerinde her yıl yenilenmiştir. Son olarak ----- tarihinde 1 yıl süreli yani 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olmak üzere yenilenmiştir. İlgili sözleşmenin konusu ise davalı --------Şirketinin ürünlerinin ve yedek parçalarının temini, satışı ve satış sonrası hizmetinin fiyatlandırılmasını kapsamaktadır. Sözleşmenin incelenmesi sonucu Tanımlar kısmında davacı ------ kelimesi kullanılmış olup davacı için -----Bayisidir" ancak Bayinin, -------------- acentası veya temsilcisi olmadığı vurgulanmıştır. Her iki tarafın da kabulü olduğu üzere davacı------davalı--------- firmasının bayisi olup bu konuda bir ihtilaf yoktur. İhtilaf ise 31.12.2016 başlangıç tarihli ve 31.12.2017 bitiş tarihli sözleşmenin 22.maddesindeki 3 aylık fesih bildirim süresine uyulmamasından kaynaklı davacının ---------- Tazminatı talebi ile yoksun kaldığı karı isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İlgili sözleşmenin 22.maddesi uyarınca sözleşme 1 yıllık olarak belirlenmiş olup taraflardan herhangi biri yazılı olarak 3 ay önceden sözleşmeyi feshetmediği sürece ilgili sözleşmenin süresiz olarak uzatıldığı kabul edilecek olup her iki tarafça hiçbir yükümlülük istenilmeksizin en az 3 ay önceden yazılı tebligatta bulunmak kaydıyla her zaman feshedilebileceği hüküm altına alınmıştır. Yine sözleşmenin 23.maddenin (e) bendinde ise "Bayinin ilk 5 yıllık akdi sürenin birbirinden ayrı iki yılında veya bundan sonra gelen herhangi bir yılda sözleşmenin ---------- tarafından önemli ölçüde ihlalinden kaynaklanan bir kusura bağlı olmamak kaydıyla asgari yıllık miktarda -------- ürünlerini,------- satın almaması yada belirlenen yıllık ciro hedefine ulaşmaması" halinde de sözleşmenin otomatik olarak sona ereceği belirlenmiştir. Teknik bilirkişi heyeti tarafından öncelikle tarafların birbirlerinden alacağı veya borcunun olup olmadığının tespiti için gerekli incelemeler yapılmış davacı tarafın ------- ticari defter ve kayıtlarının sadece 2014 yılı hariç açılış ve kapanış tasdiklerinin yerinde olduğu bu haliyle 31.12.2019 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı davalı ---- bakiye borcunun olduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafın ------- yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin yerinde olduğu bu haliyle lehe delil kabiliyeti bulunduğu, ------ tarihi itibariyle davacı ------ alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Her iki tarafında ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş olup birbirlerini teyit ettiği ve her iki tarafın kaydına göre davacı ----davalı ------- Şirketine 233.729,20 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir.Asıl dava Bayilik Sözleşmesi gereği verilen 16.05.2018 düzenleme tarihli 100.000 TL bedelli ve 06.06.2018 düzenleme tarihli 300.000 TL bedelli banka teminat mektuplarının hükümsüz kaldığının tespiti ile davacıya iadesi talebidir. Yargılama sırasında davalı--- cari hesaptan kaynaklı alacağına ilişkin ------tarihli banka dekontu uyarınca nakde çevrildiği ve bu haliyle her iki teminat mektubunun da hükümsüz kaldığı anlaşıldığından asıl dosya için Karar Verilmesine Yer Olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan incelemede ise; Bayi olan davacı ----- arasında en son yapılan ------- tarihine kadar geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı ------------- ile tek taraflı olarak--------------geçerli olmadığını bildirilerek sözleşmeyi feshetmiştir. Oysa taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.maddesinde yer alan "Süre ve Fesih" başlıklı madde uyarınca 1 yıllık yapılan sözleşmenin fesih şekli açıkça belirtilmiş olup "taraflardan herhangi biri tarafından yazılı olarak 3 ay önceden feshedilmedikçe işbu sözleşmenin süresiz olarak uzayacağı ancak her iki tarafçada hiçbir yükümlülük üstlenilmeksizin en az 3 ay önce yazılı tebligatta bulunmak kaydı ile her zaman feshedilebileceği" hüküm altına alınmış olup davalı ------ tarafından 3 aylık fesih bildirim süresine riayet edilmeden "bildirim notu ile" 22.12.2017 tarihli belge uyarınca yapılan tek taraflı feshin haksız fesih olduğu mahkememiz tarafından kabul edilmiştir. 6102. Sayılı TTK'nın 122.maddesi uyarınca sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi durumunda bayinin Denkleştirme Tazminatını talep edebilme şartlarına yer verilmiştir. TTK 122(5) "Bu hüküm hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkisinin sona ermesi halinde de uygulanır." maddesi gereği somut olayda bayi olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf olmayan davacı ------------fesih bildirim sürelerine uyulmaması nedeniyle haksız olarak feshedildiği anlaşıldığından ilgili madde uyarınca Denkleştirme Tazminatı isteyebilir. Ancak 122(4) maddesi "Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." maddesi uyarınca Portföy Tazminatı talep edebilmek için 1 yıllık hak düşürücü süre belirlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme davalı --------- tarihli "Bildirim Notu" ile tek taraflı olarak davacı ------- bildirilmiştir. Somut olayda davacı firma tarafından mahkememizde birleşen----- sayılı dosyasının 09.01.2020 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. Oysa 6102. Sayılı TTK'nın 122(4).maddesi uyarınca Portföy Tazminatı talep hakkı 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup süre 1 yıllık sürenin sonunda ilgili davanın açıldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı ------ taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi nedeniyle süre gelen bir ticari ilişkide---------Tazminatı talebinin yerinde olmadığı her ne kadar yazılı olarak Bayilik Sözleşmesi sonlandırılmış ise de fiili olarak ticari ilişki devam ettiğinden 1 yıllık süre içerisinde dava açılmadığı belirtilmiş ise de davacı tarafın beyanları yerinde kabul edilmemiş ve Portföy Tazminatı talep haklarının 1 yıllık hak düşürücü sürede istenmediği kanaatine varılmıştır. Kanun koyucu Portföy Tazminatını TTK'nın 122.maddesi uyarınca bir kısım şekil şartlarına bağlamış olup Denkleştirme Tazminatı talep edebilmek için ilgili şekil şartlarına bağlı kalınarak tek satıcının, acentanın veya bayinin 122(4).maddesi uyarınca 1 yıllık süre içerisinde sözleşmeden kaynaklı olarak Denkleştirme Tazminatı istemesi gerektiğini belirtmiştir. Sıkı şekil şartları gereği taraflar arasında fiili olarak ticari ilişki devam etse de Bayilik Sözleşmesinin fesih bildirimi ile sona ermesinden kaynaklı olarak 1 yıllık süre içerisinde Denkleştirme Tazminatı talep edilmediği, Kanun koyucunun sıkı şekil şartları nedeniyle de somut olayda TMK'nun 2. Maddesinde yer alan iyi niyet kurallarının işlemeyeceği kabul edilerek Denkleştirme Tazminatı yönünden açılan davanın Hak Düşürücü Süreden Reddi gerekmiştir. Dosya içesine öncelikle 01.08.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu ile 09.02.2023 tarihli ek rapor alınmıştır. İlgili rapora tarafların beyan ve itirazları sonucu 2.heyet oluşturulması istenmiş bunun üzerine dosya içerisine 30.10.2023 tarihli 2. Heyet raporu ile 06.11.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Her iki heyet raporu da genel anlamda birbiri ile örtüşmektedir. İlk heyet raporunda Denkleştirme Tazminatı yönünden 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve bunun yanında mahrum kalınan kar mahkumiyeti yönünden 5 yıllık hesaplama yapılması nedeniyle miktar olarak daha fazla bir oran belirlenmiştir oysa mahkememiz tarafından itibar edilen ve daha adaletli olduğu kanaatine varılan ikinci teknik heyet raporunda ise 4 yıllık Kar Mahrumiyeti hesaplaması yapılmıştır. Mahkememiz tarafından da bu yönüyle ikinci heyet raporuna itibar edilmiştir.Mahrum Kalınan Kar Mahrumiyeti yönünden davacı------ firmasının davalı --------- ürünlerinin satışlarının, satın alma faturaları ile eşleştirilerek brüt satış karı bulunması, ---------- satışlarının genel satışlar içerisindeki oranının bulunması sonucu teknik bilirkişi heyeti tarafından -----olmak üzere sözleşmenin feshi tarihinden itibaren 4 yıllık döneme ait yıllık Kar Mahrumiyeti tutarının 744.157,77 Euro olduğu hesap edilmiştir. Yapılan hesaplama hakkaniyetli ve adaletli bulunduğundan davacı bayi------------ sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 4 yıllık döneme ait kar mahrumiyeti toplamının teknik heyetin raporu uyarınca 744.157,77 Euro olduğu anlaşılmıştır. Ancak dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesindeki talep TL cinsinden olmasına rağmen teknik heyet tarafından Euro olarak hesaplama yapıldığından bu yönü ile itibar edilmemiştir. Davacı asıl davasını "şimdilik 1.000.000,00 TL için" dava açtığından davası kısmi dava olarak kabul edilmiş olup 08.05.2023 tarihli sunduğu ıslah dilekçesi ile ıslah tarihi itibariyle 1 Euro karşılığından davasını ıslah etmiştir. Haksız fesih nedeniyle davacı bayinin 4 yıllık Kar Mahrumiyeti talebinin kısmen kabulü ile toplamda 16.062.794,30 TL'nin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının bir diğer talebi ise sözleşmenin haksız feshi talebi ile maddi zararlar ve kayıtların tazmini talep edilmiş olup davacı bayinin stokunda -------- firmasına ait ürünlerin olduğu ve miktarının 70.200,21 Euro + KDV tutarında bulunduğu anlaşılmış olup ilgili ürünlerin fatura karşılığında davalı ----------- iadesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar kısa kararda TL olarak "Stokta kalan mallar yönünden 1.515.296,36 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde sehven hatalı hüküm kurulduğu anlaşılmakla ilgili kısmın "Davacının stokunda bulunan ürünlerin bedelinin ıslah tarihi itibariyle 1.515.296,36 TL bedelli fatura ve bedel karşılığında ürünlerin davalıya iadesine" şeklinde düzeltilerek açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Asıl dava yönünden; 1-Açılan Dava Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Birleşen------ sayılı Dosyası Yönünden 1-Portföy Tazminatı Yönünden Açılan Davanın Hak Düşürücü Süre Yönünden REDDİNE, 2- Kar Mahrumiyet Yönünden Açılan Davanın KISMEN KABULÜ İLE 1.000,00TL yönünden Dava tarihinden itibaren 15.062.794,30 TL yönünden Islah Tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının stokunda bulunan ürünlerin bedelinin ıslah tarihi itibariyle 1.515.296,36 TL bedelli fatura ve bedel karşılığında ürünlerin davalıya iadesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, a-) Asıl dava yönünden; 1-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.831,00-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 6.403,40 TL harcın davacıya iadesine, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 64.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ----vekili ile -------- vekiline verilmesine, 4- Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine, b-) Birleşen--------- Esas sayılı dava yönünden; 1-Alınması gerekli karar harcı 1.029.007,78-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harç ile ıslah ile yatırılan 524.052,16-TL harcın toplamı olan 541.129,66 harcın mahsubu ile bakiye 487.878,12 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ve 17.077,50-TL peşin harç toplamı olan 17.121,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 282,25 tebligat ve müzekkere yargılama giderinin haklılık oranına göre 134,06 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 758.637,94-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 774.229,08 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-) Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2024