İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/741 E. 2024/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/741
- Karar No
- 2024/878
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/741 Esas KARAR NO :2024/878
DAVA:Tazminat - Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/11/2022
************************************************************************************* BİRLEŞEN ....ATM.NİN ...ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/08/2023 KARAR TARİHİ:19/12/2024
Yukarıda tarafları ve konuları yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce yapılan açık yargılama sonrasında: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurmakta olduğu Enerji Santrali'nde kullanılmak üzere davalı şirket ile 5 ton kapasiteli vinç kurulması için sözleşme imzalandığını, bu kapsamda davalı şirkete toplam 19.655 USD ödeme yapıldığını ancak, davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini, vincin ayıplı olduğunu, bu hususta TMMOB Makina Mühendisleri Odasından ve mahkemece aldırılan tespit raporları kapsamında vinçte tespit edilen ayıp/eksikliklerin davalıya bildirildiğini, davalı tarafça ayıbın kabul edilmemesi üzerine, vincin imalat/onarım/tadilatına ilişkin dava dışı ... İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 06/04/2022 tarihli 5 Tonluk Tavan Vinci Tadilat Sözleşmesi imzalandığını, tadilatın başka şirkete yaptırılmasından ve gecikmeden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 39.205,20 USD onarım bedeli, 1.000 USD istirdat ve 4.637,50 USD gecikme cezası olmak üzere şimdilik toplam 44.842,70 USD ve 114.000 TL kâr mahrumiyeti bedelinin faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 5 Ton taşıma kapasiteli gezer köprülü vinç imalatı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili firma tarafından sipariş alındıktan sonra siparişe uygun bir şekilde imalatın tamamlandığını, asıl işveren firma tarafından taşeron firma konumundaki davalı firmaya vincin destek ve sağlamlaştırmaya ihtiyacı olduğunun ifade edilmiş olduğunu, bu durumun da taşeron firma tarafından müvekkili firmaya iletilerek 3 gün içerisinde eksikliklerin giderilmesinin istendiğini ancak istenen eksikliklerin müvekkili firma tarafından davalıya kurulum öncesi ve kurulum esnasında bildirilmiş olduğunu ve sipariş mektubunda müvekkili firmadan kaynaklı hata ve eksikliklerin giderilmesi konusunda 15 günlük süre verilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili firma tarafından taleplerin yerine getirilmediğini, 3 gün içerisinde yapılması istenen eksikliklerin başka bir firmaya giderildiğini; müvekkili firmanın siparişe uygun teslimat yaptığını ve bu eksikliklere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen alacaktan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine ve davalının takip çıkışı olan 580.383,00 TL’nin asgari %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Asıl dava, sözleşme konusu eserdeki ayıp nedeniyle davacı iş sahibinin davalı yükleniciden alacak ve tazminat istemine; Birleşen dava ise; aynı sözleşmeye dayalı olarak davalı iş sahibi tarafından talep edilen ve takibe konulan ayıplı eserin onarım bedelinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Malzeme, işçilik, montaj ve devreye alma işleri yükleniciye ait olmak üzere 17.500,00 USD bedelli, 5 ton kapasiteli bir vinç kurulumu konusunda taraflar arasında yapılmış 01/02/2022 tarihli eser sözleşmesi her iki tarafın kabulünde olup; Davacı iş sahibi (birleşen davada davalı), yukarıda özetlenen taleplerini eserdeki ayıp iddiasına ve işin gecikmesine dayandırmış; davalı yüklenici (birleşen davada davacı) ise, asıl davaya cevap vermemiş, birleşen davadaki iddiasında, sözleşme konusu eserdeki eksikliklerin giderilmesi için yükleniciye ihbar yapılmadığını ve süre verilmediğini, verilen sipariş doğrultusunda eserin tamamlanarak iş sahibine teslim edildiğini kaldı ki, karşı tarafça vincin kurulacağı zeminin kuruluma uygun hale getirilmemesi nedeniyle iddia edilen ayıbın ortaya çıktığını, bu nedenle iş sahibi tarafından talep edilen onarım bedelinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Yanlar arasında sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek ( TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. Maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde; gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Eser sözleşmesinde ayıba karşı iş sahibinin seçimlik hakları 6098 sayılı TBK'nın 475.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre TBK'nın 475.maddesi; "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." düzenlemesine yer vermiştir. Gerek ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan 27/04/2022 tarihli Uzman Bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan 08/03/2024 tarihli kök ve 04/10/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında yapılmış sözleşme konusu vincin, sipariş ediliş amacına uygun olarak imal edilerek kurulumunun sağlanmadığı, bu haliyle eserin ayıplı olduğu; taraflar arasındaki yazışmalara göre iş sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğu; daha sonra iş sahibinin eseri amacına uygun olarak çalışır duruma getirmek için 3. kişiye onarttığı ve bu kapsamda onarım bedelinin 39.205,20 USD karşılığı 580.383,00 TL olduğu, vincin kurulumu ile onarım tarihi arasında geçen 19 günlük süre boyunca iş sahibinin 114.000,00 TL'lik bir kazanç kaybının ortaya çıktığı, öte yandan gecikmeye ve sözleşme hükümlerine bağlı olarak iş sahibinin 4.637,50 USD gecikme cezası talep etme hakkının doğduğu ve eser için yükleniciye toplam 19.655,00 USD'lik bir ödeme yaptığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu açıklama ve tespitlere göre Asıl Dava Yönünden Yapılan Değerlendirmede: Davacı iş sahibi eser bedeli olarak karşı tarafa ödemiş olduğu bedelden şimdilik 1.000,00 USD'nin istirdadını talep etmiş ise de, yasanın kendisine tanımış olduğu sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığından ve bu nedenle bedelin iadesini (istirdadını) isteyemeyeceğinden, bu konudaki talebi yerinde görülmemiştir. Davacı iş sahibi 39.205,20 USD onarım bedeli talep etmiş ise de, eserin toplam bedeli 19.655,00 USD olup, iş sahibinin sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu bu bedeli ve menfi zararlarını talep etme imkanı varken, iki misli maliyet gerektiren onarımı seçmesi ile zararın artmasına sebebiyet verdiğinden, 6098 sayılı TBK'nın 114/2. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 52/1. maddesi gereğince Mahkememizce takdiren indirim yapılmak suretiyle, ödenen eser (19.655 USD) bedelinin yarısı oranında (9.827,50 USD) onarım bedelinin tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalara göre işin gecikmesine bağlı olarak davacının talep ettiği kazanç kaybı ve cezai şart talepleri yerinde ve yasal görüldüğünden, bu taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Birleşen Dava Yönünden Yapılan Değerlendirmede: Bu davada yüklenicinin talebi, davalı iş sahibinin ayıplı olduğu anlaşılan sözleşme konusu eserin amacına uygun olarak çalışır hale getirilmesi için yaptığı 39.205,20 USD'nin karşılığı olan 580.383,00 TL onarım bedelinin tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup; Yukarıda yapılan genel değerlendirmelere ve asıl dava yönünden açıklanan gerekçelere göre iş sahibi yararına hükmedilen onarım bedeli 9.827,50 USD'nin takip tarihindeki karşılığı 145.483,65 TL olarak takdir edilmiş; bu miktarı aşan talep (437.899,35 TL) yönünden davanın kısman kabulüne karar verilmiştir. Alacaklı tarafın başlattığı takipte kötü niyeti kanıtlanmadığından, davacının tazminat istemi yerinde görülmemiştir. Takibin durdurulması göz önüne alınarak birleşen dava yönünden reddedilen miktara göre alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş ve yukarıda açıklanan tüm nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın Kısmen Kabulü ile; a)Takdir edilen toplam 9.827,50 USD onarım bedeli ve 4.637,50 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 14.465 USD'nin dava tarihi olan 07/11/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ve 114.000,00 TL mahrum kalınan kar bedelinin yine dava tarihi olan 07/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, b)Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, c)Alınması gerekli 26.210,24 TL karar ve ilam harcından, 16.224,97 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 9.985,27 TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, d)Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 61.391,29 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, e)Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 61.391,29 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, f)Davacı tarafından yatırılan 16.224,97 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 900,00 TL posta gideri, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.992,20 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 10.093,26 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, h)Davalı tarafından yapılan 392,15 TL yargılama giderinin davanın red oranına göre 233,77 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiyenin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, ı)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul oranına göre hesaplanan 1.260,03 TL sinin davalıdan, 1.859,97 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına, i)Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 2-Birleşen ....ATM.nin ...Esas Sayılı Davasının Kısmen Kabulü ile, a)....İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında alacaklı tarafça talep edilen 583.383,00 TL asıl alacağın, 145.483,65 TL'lik kısmını aşan 437.899,35 TL'lik miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, b)Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, c)Koşulları gerçekleşmediğinden davacı tarafın tazminat isteminin reddine, d)Takibin durdurulması nedeniyle reddedilen miktar üzerinden İİK'nın 72/4. maddesi gereğince %20 oranında hesaplanan 29.096,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, e)Birleşen dava yönünden alınması gereken 29.912,90 TL karar ve ilam harcından dava açılışı sırasında alınan 9.911,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.001,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydına, f)Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 69.684,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, g)Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, h)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 535,35 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.843,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 2.900,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, ı)Davacının dava açılışında yatırmış olduğu 9.911,50 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, i)Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı- birleşen davalı yüzüne karşı, davalı- birleşen davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2024
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır