İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/21 E. 2025/129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/21
Karar No
2025/129
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET ESAS NO: 2020/21 Esas KARAR NO: 2025/129 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/02/2020 BİRLEŞEN ------ ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/12/2020 KARAR TARİHİ:19/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ------ tarihli dava dilekçesinde özetle; 1-Müvekkili ile davalı şirket arasında davalıya ait ------- kayıtlı taşınmazın, yapı denetim hizmetinin sağlanması hususunda alacağa dayanak ---- tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesini akdedilmiştir. 2- Bilindiği üzere sağlıklı yerleşme ve yapılaşma için; yapıda can ve mal güvenliğini sağlamak, kaynak israfına sebep olan plansız, kontrolsüz ve kalitesiz yapılaşmayı önlemek, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması sağlama amaçları ile yapıların proje ve imalatlarının denetiminin gerçekleştirilmesi adına------ girmiştir. Söz konusu kanun kapsamında, ortaklarının tamamı mimar vemühendislerden oluşan özel hukuk tüzel kişiliğine haiz kamu adına denetim faaliyeti gerçekleştiren ---- kurulmuştur. Müvekkili şirkette iş bu şekilde ------ bakanlıktan aldığı izin ile kurulan özel hukuk tüzel kişisi olan Yapı Denetim Kuruluşudur. 3- Müvekkili firma davalıya ait yapının denetim hizmetini Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un kendisine yüklediği şekilde ifa etmiştir. Buna karşılık davalı taraf müvekkili firmaya ödemesi gereken yapı denetim hizmet bedellerinin ödemesini, müvekkili firmanın tüm ihtarlarına rağmen gerçekleştirmeyerek müvekkilinin zararına sebep olmuştur. Zamanında yapılmayan -davalıya ait diğer yapılara ilişkin denetim hizmet bedellerininde içinde bulunduğu- alacakların tahsili amacıyla ----- sayılı dosyasıyla" davalı aleyhine haklı olarak ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatılmış, ödeme emri borçlu tarafından ---- tarihinde tebellüğ edilmiştir. Davalı tebliğden sonra "yapı denetim sözleşmesi veya başkaca isim adı altında bir ticari ilişki mevcut değildir.İş bu icra takibinin kötü niyetli ve çıkar amaçlı olduğu düşünülmekle haksız, usulsüz ve herhangi bir dayanağı bulunmayan alacak talebine ve ödeme emri ekinde gönderilen sözleşmelerdeki tüm imzalara külliyen itiraz ettiğimizi beyan ederiz." şeklindeki haksız ve fiili gerçeklikten uzak ifadelerle itiraz etmiştir. Davalı yan bir yandan borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz etmişken bir yandan da müvekkili ile yapı denetim hizmet bedeli ödemelerini yapacağını belirterek haricenanlaşmaya varmış ve fakat bu anlaşmaya da uymayarak borcunu ödememiştir. 4- Yapı denetim kuruluşları imal edilmekte olan yapıların kamu adına denetimini gerçekleştirmekte ve 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun gereğince üzerine bina imali gerçekleştirilecek arsaların sahibi, yapı sahibi sıfatıyla yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olmaktadır. (Arsa sahibi ile yüklenici arasında gerçekleştirilecek anlaşmalar arsa sahibinin yapı denetim kuruluşuna karşı yapı denetim hizmet bedelinden kaynaklanan borçtan sorumluluğunu değiştirmemektedir.) Kanun kapsamına giren her türlü yapının yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olduğunu, yapı denetim hizmet bedelinden arsa/yapı sahiplerinin sorumlu olduğu, Yapı denetim hizmet bedellerinin her yıl ----yayınlanan esaslara göre resmi olarak hesaplandığını ve söz konusu hizmet bedellerininhesaplanmasına ilişkin esasların aşağıda açıklanan ilgili mevzuat hükmünce gerçekleştirildiğini de belirtmekte yarar vardır. Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 2. Maddesinin birinci fıkrası; "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.." Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 5. Maddesinin ilgili fıkrası; ---------------Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedeli, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilir. Bu bedel, yapı yaklaşık maliyetinin % 1,5′inden az olamaz. Hizmet bedeli oranı, yapım süresi iki yılı aşan iş için yıllık % 5 artırılır ve yapım süresi iki yıldan daha az olan işler için yıllık % 5 azaltılır. Bu bedele, katma değer vergisi ile yapı denetim kuruluşu tarafından talep edilen ve taşıyıcı sisteme ilişkin olmayan malzeme ve imalâtlar konusunda yapı müteahhidince yaptırılacak olan laboratuvar deneylerinin masrafları dâhil değildir. Yapı denetim kuruluşu, yapı sahibinden başka bir ad altında, ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamaz. Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin Hizmet Bedelinin Tespiti başlıklı 26. Maddesi Madde 26 – (1) Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedellerine esas oranlar, aşağıdaki cetvelde belirlenen asgari hizmet bedelleri oranlarından az olmamak şartıyla, projenin özellikleri ile yapının bulunduğu bölgenin fiziki, ekonomik ve sosyal özellikleri dikkate alınarak, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilecek sözleşmede belirtilir. (2) Yapı denetimi hizmet bedeli, yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedeldir. Bu bedele proje ve yapı denetimi ile her türlü muayene ve deney ücreti dâhildir. (3) Yapı yaklaşık maliyeti, Bakanlık tarafından her yıl yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik HizmetBedellerininHesabındaKullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğde belirlenen birim maliyetinin yapı inşaat alanı ile çarpımından bulunur. Yapının bünyesinde bulunup da söz konusu Tebliğde belirtilmeyen veya özellik arz eden yapım işlemlerinin metraja dayalı maliyet bedeli hesaplanarak, yukarıdaki esasa göre hesaplanan toplam bedele ilave edilebilir. 5-Davalı tarafından borcun ödenmesi hususunda verilen tüm sözlerin ve taahhütlerin yerine getirilmemesi sonrası iş bu davanın açılmasından evvel dava şartının gerçekleşmesi için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalı yan ile yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamamıştır. Yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenlerle davalı ile müvekkil arasında akdedilen denetim hizmet sözleşmesi kapsamında mevzuat hükümleri çerçevesinde resmi olarak hesaplanan ve davalının ödeme yükümlülüğünde bulunan yapı denetim hizmet bedelinin tüm talep, ihtar, uyarı ve başvurulara rağmen davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle iş bu alacak davasının açılması zarureti hasıl olduğundan bahisle haklı davalarının kabulüne, alacağın 05.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dava ile davacı ------- numarası ile imal edilmiş olan yapının yapı denetim hizmet bedeli alacağının ----- tarihli temerrüdünden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmektedir. Davacı yan dava dilekçesinde meselenin özünü gözden kaçırmak amacı ile genel ifadeler kullanarak ve mevzuattan alıntılar yapmak sureti ile huzurdaki davayı açmıştır.------- sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazda da belirttiği üzere davacı ile müvekkili şirket arasında müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili bir kişi tarafından imzalanmış bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak ------- bulunan ana taşınmazın müvekkili şirkete ait olması sebebi ile müvekkili şirketin hukuki sorumluluğu olması ihtimaline karşı davaya karşı cevaplarını pandemi nedeni ile uzayan yasal süre içerisinde arz etmekteyiz. USULİ İTİRAZLARIMIZ 1-)AKTİF HUSUMET İTİRAZIMIZ; ----- Sayılı kararına göre davacının davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır! ------ “Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasında imzalanan yapı denetimi hizmet sözleşmesinde bedelin yapı sahibi tarafından yapı denetim hesabına yatırılacağının, yapı sahibinin taksidini yatırmaması halinde müteakip bölümün devamına ilgili idarece izin verilmeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı tarafça hak ediş raporlarının zamanında tanzim edildiği belirtilmiş ise de, belediyenin cevabi yazısında davacı şirket tarafından inşaat %20 seviyesinde iken bir defa hak ediş raporu ibraz edildiğinin, kalan % 80'lik seviye için hak ediş raporu ibraz edilmediğinin belirtildiği, ayrıca doğrudan yapı denetim kuruluşuna ödeme yapılması halinde, idarenin yapılan işin kontrol ve denetimi yetki ve görevinin saf dışı bırakılmış olacağı, davacı tarafça doğrudan davalıdan yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde hüküm kurmuştur. Bu hükümde yapı denetim şirketinin tarafından yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin talep edilemeyeceği! Açıkça vurgulanmıştır. Bu açık hüküm nedeni ile davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. 2-)İMZAYA İTİRAZLARIMIZ VE PASİF HUSUMET İTİRAZIMIZ;  Müvekkili şirket tarafından imzalanmış bir yapı denetim sözleşmesi bulunmamaktadır.  Kaldı ki; Tapu kayıtlarının celbi ile anlaşılacağı üzere dava konusu----- tarihinde davanın ihbarını talep ettiğimiz dava dışı ----- devir edilmiştir. Yapı Sahibi değişmiştir. Yapı Denetim Uygulamaları Yönetmeliği 24Maddesi; İnşaatın devri veya satılması MADDE 24 – (1) Yapının tamamlanmadan önce başkasına devri suretiyle yapı sahibinin değişmesi hâlinde, yapı denetim kuruluşunca ek-20’de gösterilen form-18’e uygun seviye tespit tutanağı tanzim edilerek, durum en geç üç iş günü içinde ilgili idareye ve ilgili ------ idarece yapı tatil tutanağı düzenlenerek yapım faaliyeti durdurulur. Yapının yeni sahibi tarafından Yönetmeliğe uygun olarak bir yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesi akdedilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez. Bu doğrultuda, taşınmazın devir edildiği tarihten sonraki yapı denetim ücretinden yeni malik sorumlu olacağından eldeki davanın müvekkili şirkete yönlendirilmesi kabul edilemez. Bu yönü ile de pasif husumet itirazımız bulunmaktadır. 3-)DAVANIN İHBARI TALEBİMİZ; Davanın, 2012 tarihi itibari ile yeni yapı sahibi olması nedeni ile ve müteahhit/yüklenici sıfatı ile davanın aleyhe sonuçlanması ihtimalinde kendisine rücu edecek olduğumuzdan dava------ firmasına ihbar edilmesi talebimiz bulunmaktadır. 4-)ZAMANAŞIMI DEFİMİZ; Davacının iddia ettiği alacak, hakediş tarihleri dikkate alındığında görüleceği üzerezamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı defimizdoğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ 1-)DAVACI YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMEDİĞİ HALDE, HAKSIZ ŞEKİLDE HAKEDİŞ BEDELİ İSTEMEKTEDİR. Davacı dava dilekçesinde 4708 sayılı Yapı denetimi Hakkında Kanun uyarınca yapı denetim işini üstlendiği ileri sürmektedir. Anılan kanunun yaptığı tanımlamaya göre; Yapı Denetim Kuruluşları yapı sahibi ve kamu adına yapının imar planına, fen sanat ve sağlık kuralları ile proje ve ekleri ile mevzuat hükümlerine uygun imal edilmesini denetlemek ve aksi bir uygulama tespit ettiklerinde ilgili idareye durumu bildirmekle görevlidir. -------ve 4708 sayılı kanunun düzenlemesine göre Yapı Denetim kuruluşları yapı (arsa) sahibine karşı yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmekle yükümlüdür.------- Sayılı kararında “Davacı ------- hakkedişlerini isteyebilmesi için sözleşmenin 6. maddesinde açıklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bu yönlere ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Bilirkişi salt inşaatın seviyesine göre hakedişi belirlemiştir. Oysa hizmet veren durumundaki davacının raporlarını düzenleyip, hakedişe uygun biçimde Belediyeye onaylatması gerekir. Davacıdan buna ilişkin tüm delilleri istenip, incelemenin bu belgeler üzerinde yaptırılması sözleşme hükmü gereğidir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi heyeti ile tarafından delilleri değerlendirilerek, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” Denilmektedir.---- iş bu kararından da anlaşılacağı üzere yapı denetim şirketinin alacak talep edebilmesi için salt hak edişlerin varlığı yeterli değildir.------- hakkındaki kararları; Yapı denetim işinin bir kamu hizmeti olması unsuru da göz önüne alınarak öncelikle yapı denetim şirketinin 4708 sayılı kanunun 2. Maddesi ile belirlenen görevleri yapıp yapmadığının tespit edilmesi ve bu görevleri yapmaması halinde hukuki ve cezai sorumluluğuna gidilmesi şeklindedir. --------- kararları bu doğrultudadır. Burada araştırılması gereken husus davacı yan yaptığını iddia ettiği “Yapı Denetim Hizmetini” 4708 sayılı kanunun belirlediği şekilde yapmış mıdır? Bunun belirlenmesi gerekmektedir. Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki davacı İşlemlerinin yetersiz görülmesi sebebi ile yapı denetim hizmeti yapma hakkı 4708 sayılı kanun uyarınca kamu otoritesi tarafından elinden alınmış bir şirkettir. Bu nedenle ----- unvanını değiştirerek ------- unvanını almıştır. Davacının genel olarak yasanın kendisine yüklediği sorumluluklarını yerine getirmediği açıkça ortadadır. Peki genellikle yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı, müvekkil şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmiş midir? Tabi ki getirmemiştir. Bu husus konusunda uzman bilirkişiler marifeti ile yerinde yapılacak detaylı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır. 2-)DAVACININ ÜZERİNE DÜŞEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ GEREĞİ GİBİ İFA ETMEMESİ NEDENİ İLE YAPI DURDURMA TUTANAĞI VE DAVACI ve YAPI MÜTEAHHİDİ HAKKINDA İLGİLİ İDARE TARAFINDAN İDARİ PARA CEZASI DÜZENLENMİŞ, HALEN YAPI KULLANMA İZİN BELGESİ ALINAMAMIŞTIR. Davacının 4708 sayılı yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebi ile ---- müvekkil şirketin maliki olduğu---- bulunan yapı için davacı---- sayılı İmar kanunu uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirmiştir. Yine ilgili ----- tarihinde yapının durdurulmasına karar verildiğine dair yazı gönderilmiştir. ---------kararının açıkça ortaya koyduğu üzere davacı şirketin bir kamu görevi olan yapı denetim hizmetini yerine getirmediği açıkça ortadadır. Kaldı ki davacı da bu görevi yerine getirmediğinin farkındadır. Davacı yan ------ Sayılı dosyası ile dört adet sözleşmenin varlığını ileri sürerek icra takibi yapmışken huzurdaki davayı bir adet sözleşmeden kaynaklanan yapı denetim hizmeti için açmıştır. Davacı yan bu tavrı ile 4708 sayılı yapı denetim kanunundan kaynaklanan görevleri yerine getirmemiş olduğunun farkında olarak ya tutarsa mantığı ile dava açmıştır. Davacının da çok iyi bildiği gibi davacının 4708 sayılı kanuna uygun olarak müvekkil şirkete verdiği bir hizmet bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı şirketin müvekkil şirketten her hangi bir hak ya da alacağı yoktur. 3-)DAVACI HAKKINDA “RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK” , “İMAR KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMA” VE “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” SUÇLARI NEDENİ İLE ŞİKÂYETÇİ OLUNMUŞTUR. ----- encümen kararının bilgi amaçlı olarak müvekkil şirkete tebliğ edilmesi üzerine müvekkil şirket 4708 sayılı kanunun 2. Ve 9. Maddeleri uyarınca ---- suç duyurusunda bulunmuştur. ------- Soruşturma no.lu dosyası ile ceza soruşturması başlatmış bulunmaktadır. Söz konusu Savcılık soruşturma dosyasının akıbetinin eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi talebimiz bulunmaktadır. ------- 4-)DAVACININ ALACAK MİKTARINA DAİR KABUL VE İKRARI BULUNMAKTADIR. Davacı---- Müvekkili ------ ihtarnamesi ile davaya konu edilen ---- hak ediş bedeli olarak----talep etmiştir. Davayı kabul anlamında olmamak kaydı ile, gönderdiği ihtarname ile alacağın 147.000,00 TL olduğunu iddia ve ikrar eden tacir davacı iş bu beyanı ile bağlı sayılmalıdır. 5-)DAVACI DAVANIN İHBARINI TALEP ETTİĞİMİZ----- AKDETTİĞİ PROTOKOLLER İLE YENİ YAPI SAHİBİNİN ------- OLDUĞUNU VE YAPI DENETİM ÜCRETİNDEN ------ SORUMLULUĞUNU KABUL ETMEKTEDİR. Davacı müvekkil şirkete karşı icra takibi başlatmış, haksız icra takibine itiraz edilmiştir. İtiraz sonrası, haricen öğrenildiği üzere dava dışı ----- ile davacı şirket bir araya gelmiş ve bir protokol akdetmişlerdir. Söz konusu protokol örneğinin dava dışı----- yazılmak sureti ile dosyaya istenmesi talebimiz bulunmaktadır. Zira , davacı taraf ----- yevmiye numaralı ihtarnamesini müvekkil şirkete de keşide etmek sureti ile , bu defa müvekkilin tarafı dahi olmadığı bir sözleşmeden döndüğü bildirimini yapmıştır. İş bu ihtarnameye müvekkil şirket tarafından cevap verilmiş ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talebin muhatabının müvekkil şirket olmadığı ve yapının hasarlı olması, projeye aykırılıklara göz yumulmuş olması, haksız şekilde fesih edilmesi ve iskanının alınamamış olması nedenleri ile taşınmazda oluşan değer kaybı, kazanç kaybı, ticari itibar kaybı vb. nedenler ile tazminat davası açma haklarımız saklı tutulmuştur. Yine haricen öğrenildiği üzere dava dışı----- ile davacı şirket arasında----- tarihinde yine bir protokol akdedilmiştir. İş bu protokolün de, bir örneğinin dosyaya ibraz edilmesi için ---------şirketine yazılması talebimiz bulunmaktadır. Müvekkili şirket adına dava hazırlığı yapılmakta olup, bahsi geçen menfi müspet zararların tazmini amacı ile davacı yapı denetim şirketi --- ve davanın ihbarını talep ettiğimiz yüklenici ----- karşı ARABULUCULUK başvurusu yapılmış olup, toplantı tarihi-----. Akabinde ikame edeceğimiz davamızın, eldeki dava ile birleştirilmesi talebimiz bulunacaktır. 6-) DAVACININ FAİZ TALEBİ KABUL EDİLEMEZ. Davacının faiz talebi yersizdir. Her ne kadar icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmekte ise de, itiraza uğramış icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü iddiasının eldeki davada davacı taraf, icra takibinden kaynaklı haklarını kaybetmiştir. Kaldı ki, bir faiz uygulanacak ise yasal faiz uygulanması mümkün olacaktır. Davacının ticari faiz talebi kabul edilemez. Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle davanın öncelikle aktif ve pasif husumet yönünden ele alınarak; Müvekkili şirketin davaya konu sözleşmede imzası olmaması nedeni ile davanın pasif husumet nedeni ile sayın mahkemenin müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti bulunduğuna kanaat getirmesi halinde is----- kararı uyarınca davanın aktif husumet nedeni ile reddini, sayın mahkemenin davanın esasına girmesi halinde davacının 4708 sayılı kanundan kaynaklanan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebi ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle Davanın dava dışı ------- İHBARINA, Husumet itirazları doğrultusunda davanın esasa girilmeden usulden reddine, Zamanaşımı defi doğrultusunda davanın reddine, ------- Numaralı soruşturma sonucunun beklenmesine, en nihayetinde yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı üzere haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilerek yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ----- kararıyla, mahkeme dosyasının aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan mahkememiz dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen dosya incelendiğinde davacısının----davalılarının-------olduğu görülmüştür. Birleşen dosya davacı ----- tarihli dava dilekçesinde özetle; 1.Müvekkili şirket ile davalılardan ---- arasında ---- imzalamıştır. İş bu sözleşmenin 25. Maddesi ile o tarihte açık olan ----- hukuki uyuşmazlıkların çözümünde yetkili olması kararlaştırılmıştır. Bu nedenle HMK 17/1 ve 7/1 maddeleri uyarınca yetkili, TTK.nun 4. Maddesi uyarınca görevli olan mahkemenizde davamızı ikame etmekteyiz. 2.Yukarıda da zikrettiğimiz üzere müvekkili şirket davalı----- yapmıştır. Anılan sözleşme ile----- bulunan taşınmaz üzerine kat karşılığı anahtar teslimi konut inşa etmesi kararlaştırılmıştır. 3.İş bu sözleşmenin 7.4 maddesine göre inşaat sözleşme, teknik şartnameler ve uygulama projesi ve bunun eklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılacaktır. Aynı maddeye göre---- anlaşılan firmanın yapı denetim ücretlerinin tamamının müteahhit tarafından ödenmesi kararlaştırmıştır. 4.Davalı ---- müvekkil şirketin haberi olmadan, davalılardan ---- yetkilisi olduğu diğer davalı ------şirketin imzasını taşımayan ----- yapmıştır. İş bu sözleşme ile davalılardan ----- inşaat alanına sahip yapının, yapı denetim işini üstlenmiştir. Davalı----- üstlenmesi müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında gelişmiş ise de davalının o tarihte kamu hizmeti yapan bir yapı denetim şirketi olması ve davalılar tarafından ilgili belediye nezdinde yapı denetim şirketi olarak gösterilmesi sebebi ile 4708 sayılı kanun uyarınca bir kamu hizmeti olan yapı denetim hizmetini idare ve yapı sahibine karşı yerine getirmesi gerekmektedir. Davalı ----sayılı yasadan kaynaklanan edimlerini yerine getirmemeyi ihtiyat haline getirmiş bir şirkettir. Nitekim ilerleyen süreçte kamu otoritesi tarafından yapı denetim yetkisi de elinden alınmıştır. 5.Davalı----müvekkili şirkete karşı------s sayılı dosyası ile ikame ettiği davada, gerçekle ilgisi olmayan bir şekilde yapı denetim hizmetini yapıp tamamladığını ve fakat hak edişlerini alamadığını iddia etmektedir. 6.Yapı Denetim Kuruluşları, yapı sahibi ve kamu adına yapının imar planına, fen sanat ve sağlık kuralları, proje ve ekleri ile mevzuat hükümlerine uygun imal edilmesini denetlemek ve aksi bir uygulama tespit ettiklerinde ilgili idareye durumu bildirmekle görevlidir.----- sayılı kanunun düzenlemesine göre ----- sahibine karşı yasadan kaynaklanan edimleri yerine getirmekle yükümlüdür. 7.----- Denetim şirketleri hakkındaki istikrarlı kararları; Yapı denetim işinin bir kamu hizmeti olması unsuru da göz önüne alınarak öncelikle yapı denetim şirketinin 4708 sayılı kanunun 2. Maddesi ile belirlenen görevleri yapıp yapmadığının tespit edilmesi ve bu görevleri yapmadığının tespiti halinde hukuki ve cezai sorumluluğuna gidilmesi şeklindedir.-------sayılı kararları bu doğrultudadır. 8.Davalılar---- müvekkil şirkete karşı tam bir fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmişlerdir. Davalılardan ----- proje ve eklerine uygun olmayan bir yapı yapmış, diğer davalı -----sayılı kanunun kendisine yüklediği denetim görevini birlikte hareket ediyor olmaları sebebi ile gereği gibi yapmamıştır. Proje ve eklerine uygun olmayan yapının yapılmasına göz yumarak gerçeğe aykırı rapor tanzim etmiştir. Bu surette davalılar müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermişlerdir. Diğer davalı----- 4708 sayılı Kanunun 3 / 4 Maddesi uyarınca şirket yetkilisi sıfatı ile hukuki ve cezai bakımdan sorumludur. 9.------- numaralı yapı durdurma tutanağını düzenlemiştir. Ve dosya gerekli cezai yaptırımları uygulamak üzere belediye encümenine sevk edilmiştir. ----- tarihinde yapının durdurulmasına karar verildiğine dair yazı gönderilmiştir. 10.----- encümen kararının müvekkili şirkete tebliğ edilmesi üzerine müvekkili şirket 4708 sayılı kanunun 2. Ve 9. Maddeleri uyarınca ---- duyurusunda bulunmuştur.-----iş bu başvurumuz üzerine ---- Soruşturma no.lu dosyası ile ceza soruşturması başlatmış bulunmaktadır. 11-------- no.lu kararı ile davalı şirketlerin ilgilileri hakkında idari para cezası kararı vermiştir. 12.Bunun yanı sıra ----- no.lu kararı ile müvekkili şirketin binası hakkında yıkım kararı vermiştir. ----- açıkça ortaya koyduğu üzere davalı ----- bir kamu görevi olan yapı denetim hizmetini yerine getirmediği açıkça ortadadır. 13.Bu durum müvekkil şirketin taşınmazlarını sattığı kişilere karşı hukuki sorumluluğunu doğurmuştur. Davalıların sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemiş olmaları nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığı tartışmasız bir şekilde ortadadır. Şöyle ki; Kabul edileceği üzere, davalıların sözleşmesel yükümlülüklerini hiç ifa etmemesi ve temerrüt dışında, sözleşmenin her türlü ihlali TBK.nun 112. Maddesindeki gereği gibi ifa etmeme durumunu oluşturur. Bu yapı denetiminde, tipik özensiz ifa olarak karşımıza çıkar. Denetimin, yapı denetim kuruluşu tarafından yapı ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması özen yükümüne aykırı davranışları oluşturacaktır. Yapı denetim kuruluşu, denetim görevini yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği için yapı sahibinin zarara uğramasına neden olmuşsa bunu gidermek zorundadır. Denetim kuruluşu ile yapının yüklenicisi “eksik dayanışma” ilkelerine göre kusurları oranında sorumludurlar. Tazminatın belirlenmesinde TBK madde 114’ün yollamasıyla TBK madde 51 ve 52’den yararlanılacaktır. Yapı eksik denetlenmiş ise, bu sözleşmeye aykırılık oluşturur. Denetimin eksik yapılması ifadesinin geniş anlamı, sözleşmeye uymayan bütün halleri kapsamış olmasıdır. Yapı denetimi sözleşmesi; sözleşme konusu yapının bitirilmesi ve yapı kullanma iznine hazır hale gelmesi ve ilgili yönetimden yapı kullanma izni alınmasıyla sona erer. Yapı denetiminden doğan sorumlulukta maddi zarar; Yükümlülüğe uygun bir yapı denetimi yapılsaydı, yapının alacağı biçim ve dayanma gücü ile, gerçekleştirilen hatalı denetimin ortaya çıkardığı sonuçlar arasındaki, parayla ölçülebilen fark anlamına gelmektedir. Taahhüde uygun bir yapı denetimi ile yapının alacağı biçim ve dayanma gücünün içine, yapıda kullanılan malzemenin nitelik, miktar, ölçü ve standardı da girer. Yasanın tanımına göre yapı hasarı; Kullanımdan doğan hasarlar hariç, yapının fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılması nedeniyle yapıda meydana gelen ve yapının kullanımını engelleyen veya yapıda değer kaybı oluşturan her türlü hasarı ifade etmektedir. Eldeki davamızda da, davalıların “yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılması nedeni ile yapı kullanma izninin alınamamış olması ve dolayısı ile yapıda oluşan değer kaybı” nedeni ile sorumlulukları bulunmaktadır. 14.Tüm müracaatlarımızın ve arabuluculuk başvurumuzun sonuçsuz kalması üzerine mahkemenize başvurarak zararımızın tazminini talep etmek zarureti hâsıl olmuştur. 15.Davalıların eksik, hatalı iş ve işlemleri ve kusurları sebebi ile müvekkil şirketin zarara uğradığı kesin ve tartışmasızdır. Müvekkil şirketin uğradığı zararın tam ve kesin olarak tespiti, sayın mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda belirlenebilecek olduğundan mahkemenize başvurarak belirsiz alacak davası açılması zarureti doğmuştur. 16.Davanın aralarındaki irtibat sebebi ile ---- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerinden bahisle dosyanın ilgilisi nedeni ile ---- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Müvekkili şirket nezdinde oluşan Ticari İtibar Kaybı nedeni ile manevi tazminat olarak 100.000,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yapıda oluşan Değer Kaybı için 10.000,00 TL, Kâr Kaybı için 5.000,00 TL, davalıların sözleşmeden doğan sorumlulukları geç ifa etmeleri nedeni ile oluşan Gecikme Tazminatı için 2.000,00 TL, Oluşacak Maliyet Farkı için 2.000,00 TL, Yeni Yapı Denetim Şirketine ödenmesi gerekecek tutar için 1.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalısı------ cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan ile müvekkili şirket arasında dava dilekçesinde belirtildiği üzere bir sözleşme akdedilmiştir. Ancak diğer davalı ile ortak hareket edilerek kendilerinin bilgileri dışında sözleşme imzalandığı iddiası tamamen yersizdir. Şöyle ki; Öncelikle kendi bilgileri dışında yapı denetim hizmetinin alınma durumunun gerçekleşmesi ---- olan ve dolayısıyla tacir olan bir işletmenin bunu bilmesi ile bu zamana kadar beklemiş olması hayatın olağan akışına uygun değildir. İnşaatların yapı ruhsatına aykırı imalatlar yapıldığı iddiasını kabul etmemekle birlikte eksiklikler için müvekkili şirket ilgili proje tadilatına gitmiş, bunun için proje müellifi projeyi tatil etmiş ve onay için belediyeye sunmuştur. Ancak dava dilekçesinde de belirtildiği gibi, Bakanlığın ve belediyenin yapı denetimle olan probleminden dolayı yapı denetim ve belediye yeni ruhsata imza atmakta imtina etmiş ve bu sebeple proje onaylanmamıştır. Bu durumda şirket eksik işlemleri giderememiştir. İlgili başvuru ve proje tadilat belgeleri halihazırda belediyede bulunmaktadır. Bu belgelerin temini için belediyeye müzekkere yazılmasını talep ederiz. İddia edildiği gibi gerçeğe aykırı beyanda bulunularak hazırlanan bir rapora göz yumma durumu yoktur. Dava dilekçesinde ikrar edildiği gibi; diğer davalı davacıya hak edişlerini alamadığından bir dava açtığından karşılık olarak işbu huzurdaki dava açılmıştır. Bu dava ile müvekkili şirketin uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Şirket inşaat işini tamamlayarak anahtar teslimini de gerçekleştirmiştir. Sözleşmeye göre davacıya düşen daireler müvekkili şirkete para karşılığında bırakılmış ve şirket hem 2 adet depoyu davalı adına yapıp teslim etmiş hem de kalan tutarı da ödemiştir. Buna ilişkin belgeler de celselerde sunulacaktır. Bu hakkımızı saklı tutarız. Dolayısıyla davalının o arsada herhangi bir gayrimenkulü de kalmamışken maddi zarara uğradığı iddiası yersizdir. Manevi zararın olduğu iddiası da yersizdir çünkü kalpleri ve hissiyatı olmayan tüzel kişilerin elem ve ızdırap duymaları düşünülemez. Manevi zararın asıl amacı da kişilerin duyduğu elem ve üzüntüden manevi yıpranmadan kaynaklı zararın giderilmesi olduğuna göre; davacı tüzel kişinin manevi yönden zarar görmediği bir gerçektir. Davacının müvekkili şirket ile ilgili tüm iddiaları yersiz olmakla birlikte işbu beyanlarla davaya cevap verme zorunluluğumuz doğduğundan bahisle tüm beyanları doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosya davalısı----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; 1-Müvekkilin yapıda imalat sorumluğu bulunmamaktadır. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki müvekkili bir yapı denetim kuruluşudur. Müvekkilinin kanun gereği inşa edilen yapılara ilişkin hiç bir imal sorumluluğu bulunmamakta, arsa sahibi ile yapı müteahhidi arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince imalat sorumluluğu yalnızca "yapı müteahhidine" ait olmaktadır. Müvekkilinin kanun gereği sorumluluğu imal edilen yapıların proje ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak yapılmasının denetlenmesinden ibarettir. 2-Davacı Yanın Tüm Talepleri Zamanaşımına Uğradığı gibi davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı yan, ayıplı hizmet/ayıplı ifa nedeni ile uğramış olduğu zararları müvekkilinin tazmin etmesi gerektiği iddiasındadır. Müvekkili dava konusu yapı ile ilişiği yargılama sırasında tarafımızca sunulacak olan, davacı yana ve diğer davalıya Noter kanalıyla göndermiş olduğu fesih ihbarnamesi ile 06.11.2015 tarihinde son bulmuş müvekkili yapıdan el çekmiştir. Müvekkili yapı denetim hizmet sözleşmesini fesh etmesinin akabinde haklı alacağının tahsili için ------- sayılı dosyasıyla" davalı aleyhine ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatılmış, ödeme emri borçlu tarafından ------tarihinde tebellüğ edilmiştir. Müvekkilinin sözleşmeyi feshettiği tarih sonrası yapı da yapılacak imalatlar ile ilgili hiç bir sorumluluğu olmadığı gibi, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı ynaın daha önceki dönemde yapılan imalatlarla ilgili ayıplı hizmet/ayıplı ifa ile ilgili taleplerin zamanaşımına uğramış olduğu açıktır. Bununla birlikte davacı yanın asıl davadaki beyanları ve diğer davalının birleşen dosyadaki cevap dilekçesinde belirtildiğine göre; davacı yan dava konusu binadaki kendine ait tüm bağımsız bölümleri 3. Kişilere satmıştır. Bu durumda dava hakkınında halefiyet ilkesi gereğince 3. Kişilere geçtiği davacının talep hakkının ortadan kalktığı aşikardır. 3-Davacı yan ortaya attığı tüm iddialarıyla Mahkemenin iradesini yanıltma gayreti ile hareket etmektedir. Davacı yan Mahkemenin iradesini yanıltma gayreti ve beyanlarını desteklemek gayretiyle "kimi zaman arsa/yapı sahibi olduğunu, yapı denetim hizmet sözleşmesini imzaladığını, kimi zamansa yapı ile ilişiğinin kalmadığını, yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığını" iddia edebilemektedir. 4-Davacı yanın iddiaları hukuken ve mantıken dinlenilebilir olmaktan çok uzaktır. Davacı yan yapı denetim hizmet sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık 9 yıl sonra ve müvekkilin sözleşmeyi feshettiği/işten el çektiği ----- tarihinden ise yaklaşık 5 yıl sonra sözleşmeyi imzalamadığı gibi, sözleşmeden haberdar olmadığını iddia edebilmektedir. Öncelikle asıl davamızda da ayrıntılı olarak beyan ettiğimiz üzere davacı yanın yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığı iddiası hukuken, vicdanen ve mantıken kabul edilebilir değildir. ------- alanında faaliyet gösteren davacı şirketin; imal edilen yapıların Yapı Denetim Kuruluşu denetiminde denetlenmesi gerektiğini, yapı ruhsatı alınması ve yapıda inşaata başlanabilmesi ön koşullarından birinin Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalanmasının olduğunu, eğer yapıda imalat başladı ve müvekkil tarafından %90 seviyesine kadar denetlendi ise yapı denetim hizmeti almış olduğunu, kanun gereği yapı denetim hizmet bedelinden arsa sahibi olarak kendisinin sorumlu olduğunu bilmediği iddiasının hiç bir şekilde izahı mümkün değildir. 5-Davacı yan yapı denetim hizmet sözleşmesindeki imzasına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmakla birlikte, yapı denetim hizmet sözleşmesinde imzası bulunsun veya bulunmasın verilen yapı denetim hizmetinden kaynaklı ödeme sorumluluğunun ----- gereğince değişmeyeceği, davacı yanın aksine iddialarının hakkın kötüye kullanılmasından ibaret olduğu ve yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olduğu açıktır. Davacı yanın sözleşmede yer alan imza hususunda sürekli birbiri ile çelişen beyanlarda bulunmakta; ------yapmış olduğu suç duyurusuna ilişkin dilekçesinde yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olduğunu ve hatta yapı denetim hizmet sözleşmesinin kendileri tarafından imzalandığını "Müvekkil şirket ile sanığın yöneticisi olduğu ----4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında -------numarasına kayıtlı arazi/arsa üzerine yapılacak yapıların, yapı denetim kuruluşu olarak projelerinin incelenmesi, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasını denetlenmesi hizmetinin verilmesi amacı ile---- başlangıç tarihli----- başlangıç tarihli ---- başlangıç tarihli----başlangıç tarihli ----- imzalamışlardır." beyanları ile açıkça kabul etmekte iken, iş bu dava ve asıl dava da sözleşmeyi kendisinin imzalamadığını beyan edebilmektedir. Aynı şekilde tarafımızca davacı aleyhine alacak davası açılmasının hemen akabinde ---- yapıdaki aykırılıkların tespiti talepli ---- tarihli başvurusunda arsa sahibi/yapı-ruhsat sahibi olarak başvuru yapmakta iken, ---- ihtarname cevabında ve iş bu dava da yapı ile ilgilerinin bulunmadığını, tüm haklarını yüklenici firmaya devir ettiğini beyan edebilmektedir. Davacı yanın tüm bu çelişkili beyanlarına rağmen ----- dosyaya kazandırılacak yapı/ruhsat sahibi bilgileri neticesinde yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olduğunun ve yapı sahibi olduğunu tartışmasız olduğu, bu sorumluluktan kaçınmak adına haksız iddialarla iş bu davayı dermeyan etmiş olduğunun açıkça ortaya konacağı kanaatindeyiz. 6-Davacı yan dava dilekçesinde maksadını aşacak şekilde müvekkil ve diğer davalı şirket hakkında adeta çıkar amaçlı suç örgütü kurulmuş, haklarında ceza yargılamasına başlanmış ve bu dosyaya beyanda bulunurcasına müvekkil ve diğer davalının fikir ve eylem birliği içerisinde ortak hareket ettiğini ve davacıyı zarara uğrattığı iddiasında bulunabilmiştir.---- vasfında tacir olan davalının 2011 yılında imzalanan sözleşme ile değeri milyonları bulan yapı inşaatında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığı yönündeki beyanı, kanunen zorunlu olan yapı denetim hizmeti ile ilgili olarak kanun gereğince ve kanunun belirlediği ücretle müvekkilce denetlenmesini adeta bir suç gibi ifade etmesi, basiretli bir tacirin ortaya atmayacağı, olağan hayatın akışına aykırı ve tümüyle kötüniyetli bir beyandır. Az yukarıda da arz ettiğimiz üzere ----- alanında faaliyet gösteren bir şirketin yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalanmaksızın yapı ruhsatı alınamayacağını bilmemesi, imal edilen yapı ile ilgili olarak yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığı hususunda fikir sahibi olmadığı iddiası en hafif tabiriyle tirajı komik ifadeler olduğu açıktır. 7-Davacı yan dava dilekçesiyle tümü ile yanılgılı bir değerlendirme ile Yapı denetim hizmet sözleşmesinin, sözleşme konusu yapının bitirilmesi ve yapı kullanma iznine hazır hale gelerek ilgili yönetimden yapı kullanma izni alınmasıyla sona erebileceğini, müvekkilin sanki yapı denetim hizmetini tamamlamış gibi asıl davada alacak talebinde bulunduğunu iddia etmiştir. Tarafımızca asıl davada talep edilen yapı denetim hizmet bedeli tutarları, dosyaya ibraz edilen hakediş evraklarından da görüleceği üzere; yapının %90 seviyesi gereğince ilgili belediyesince onaylanan yapı denetim hizmet bedeli hakedişlerine dayalı alacak talebini içermektedir. Davacı yanın yapı denetim hizmet sözleşmesinin sona ermesi ile ilgili yaptığı açıklama, sözleşmenin kendiliğinden sonlanmasına ilişkin şartları ifade etmektedir. Davacı yan yapı denetim hizmet sözleşmesi taraflarından birinin sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmesi durumunda, taraf iradesiyle de sonlanabileceğini gözden kaçırmaktadır. Zira davacı yan ile müvekkil arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesi de müvekkilin tüm şifahi taleplerine rağmen davacı tarafından yapı denetim hizmet bedelinin ödenmemesi neticesinde müvekkil tarafından noter kanalıyla gönderilen 06.11.2015 fesih ihbarnamesi ile sonlanmıştır. Davacı yanın iddia ettiği gibi açmış olduğumuz davada yapı denetim hizmetinin, imal edilen yapıya yapı kullanma izin belgesi alınarak tamamlandığı ve fakat hak edişlerini alamadığı ifade edilmemiştir. Davada talep edilen alacağın dayanağı yapının geldiği seviyeler (toplam%90) uyarınca ilgili ---- tarafından onaylanan, ----- sistemine giren resmi hakediş/yapı denetim hizmet bedellerinin tahsiline ilişkindir. Davacı yanda alacağımızın dayanağı Yapı Denetim Hizmeti Hak ediş tutanaklarını incelediğinde tarafımızca talep edilen alacak bedelinin yapının geldiği %90 seviyesi ve ilave yapı denetim hizmet bedeline ilişkin olduğu, yapı denetim hizmetinin iskan ruhsatı/yapı kullanım izin belgesi alınarak tamamlandığı iddiasında bulunmadığımızı görecektir. Davacı yanın iddia ettiği gibi iskan ruhsatı alınarak yapı denetim hizmetinin tamamlandığı iddiasında olmamız durumunda yapının %100 seviyesi gereğince yapı denetim hizmet bedelini talep edeceğimiz açıktır. 8-Müvekkil şirketin dava konusu yapıya, yapı kullanma izninin alınmamış olması veya yakın zamanda davacı tarafından yapılan şikayet üzerine ------ tarafından yıkım kararı verilmesi ile ilgili herhangi bir sorumluluğu, yükümlülüğü hatası veya kusuru bulunmamaktadır. Bilindiği üzere yapı da imalatların tamamlanması neticesinde ilgili belediyesince yapılacak denetim sonrası yapının %100 seviyesine geldiği, yapının proje ve eklerine uygun bir şekilde tamamlandığı veya aykırılık/eksiklik varsa verilen süre içerinde düzeltilmesi neticesinde düzenlenecek iş bitirme tutanağı ve yapı sahibi tarafından yapılacak başvuru sonrası yapıya ilişkin yapı kullanım izin belgesi/iskan ruhsatı düzenlenmektedir. Yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere müvekkil yapı %90 seviyesinde iken davacı yanın yapı denetim hizmet bedelini ödememesi nedeniyle 06.11.2015 tarihli fesih beyanıyla ile yapıdaki ilişiğini sonlandırmıştır. Müvekkilin yapıda imalat sorumluluğu olmadığı gibi fesih tarihinden sonra yapıda yapılan/yapılmayan hiç bir imalattan, yapıya yapı kullanım belgesi alınıp alınmamasından hiç bir sorumluluğu bulunmamaktadır. ----- kararınca verilen Yıkım kararı da, müvekkilin denetim görevinden ayrıldığı 2015 yılından yaklaşık 5 yıl sonra ----- inceleme ve tespitleri sonrası düzenlediği 30.03.2020 tarihli tutanakta belirlenen eksikliklerin yapı sahibi/yüklenicisi tarafından giderilmemesi nedeniyle verilmiş bir karardır. Söz konusu eksikliklerin yapı ile hiç bir ilişkisi olmayan müvekkil tarafından giderilmesi veya hiç bir yaptırım gücü olmayan müvekkil tarafından yapı sahibi/yapı müteahhidine tamamlattırılması ihtimali bulunmadığı açıktır. Tüm bunlarla birlikte daha evvel de arz edildiği üzere dava konusu yapı da kendine ait hiç bir bağımsız bölümü kalmadığını beyan eden davacı yanın zarara uğradığı olduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığından bahisle davacı yanın dava ve taleplerinin zamanaşımı uğramış olması, haksız, hukuki mesnetten yoksun olması nedenleriyle reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ------ tarihli cevap dilekçesinde özetle; USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ A- HUSUMET YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ Davacının müvekkili ----------- mevcut davasını yöneltmesi mümkün değildir. Zira müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmamakla birlikte, mevcut davanın konusu müvekkilinin şahsı ile ilgili değildir. Davanın konusu----- diğer müvekkili ------arasında imzalanmış olan yapı denetim hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Hukuki ilişkinin/Sözleşmenin tarafları tüzel kişiliğe sahip şirketler iken müvekkilinin şahsı aleyhine dava açılması mümkün değildir. Davalı yan dava dilekçesinin hiç bir yerinde müvekkiline dava açmasını haklı gösterebilecek hukuki bir dayanak gösterememiş müvekkiline bir kusur atfedememiştir. Yalnızca dava dilekçesinin sonunda 4708 sayılı kanun'un 3/4 maddesi gereğince müvekkil ------ şirket yetkilisi sıfatıyla hukuki ve cezai bakımdan sorumlu olduğunu belirtmekle yetinmiştir. 4708 sayılı kanunun 3. Maddesinde bahsi geçen sorumluluk yapı denetim kanunu ile ilgili olarak yapıda meydana gelecek YAPI HASARI ile ilgili olarak denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte kusurları oranında yöneltilecek sorumluluk hükmüne ilişkindir. "4708 Sayılı Kanun Madde 3/1-4 ...Yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar ...Yapı denetim kuruluşlarının yöneticileri, ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi; bu Kanunun uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından sorumludur.." Görüldüğü üzere kanunun tanımlamasını yaptığı sorumluluk denetimi gerçekleştirilen yapıda YAPI HASARININ ortaya çıkması durumunda; denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte kusuru oranında sorumluluğu tanımlanmıştır. Davacının eksik veya hatalı imalatlara ilişkin haksız iddiaları bulunmakla birlikte yapıda yapı hasarı oluştuğuna ilişkin hiç bir

iddiası veya buna ilişkin bir delili bulunmadığı göz önüne alındığında mevcut davada müvekkil aleyhine husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı aşikardır. B- ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ Davacı yan yukarıda da arz ettiğimiz üzere mevcut davasını diğer müvekkil -------akdedilmiş olan Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesine dayandırmakta, iş bu sözleşme hilafına eksik ve hatalı imalatlar olduğu iddiasında bulunmaktadır. Söz konusu yapı denetim hizmet sözleşmelerinin imza tarihi 12.04.2011'dir. Aradan geçen yaklaşık 9 yıllık süre göz önüne alındığında davacının daha evvel hukuki başvuru, dava veya icra takibi gibi zamanaşımını kesecek bir işlem yapmadığı göz önünde bulundurulduğunda tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığı açıktır. Davacı ile müvekkile ait yapı denetim şirketinin arasında akdedilen sözleşmenin 16.10.2015 tarihinde feshedildiği tarih sonrası yapı da yapılacak imalatlar ile ilgili hiç bir sorumluluğu olmadığı gibi, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın daha önceki dönemde yapılan imalatlarla ilgili ayıplı hizmet/ayıplı ifa ile ilgili taleplerininde zamanaşımına uğramış olduğu açıktır. Diğer müvekkili ----- tarafından alacak talebiyle açılan davamız hakkında 30.12.2015 tarihinde------sayılı dosyasıyla davalı aleyhine haklı olarak ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatılması ile zamanaşımının kesilmiş olmasına ve esas dosyada zamanaşımına uğramış bir talebimiz bulunmamasına rağmen zamanaşımı itirazında bulunan davalı yanın, mevcut davayı açarken taleplerinin zamanaşımına uğradığını gözden kaçırmış olduğu kanaatindeyiz. C) DAVA ŞARTI YÖNÜNDEN Davacı yanın davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira davacı yanın asıl davadaki beyanları ve diğer davalının birleşen dosyadaki cevap dilekçesinde belirtildiğine göre; davacı yan dava konusu binadaki kendine ait tüm bağımsız bölümleri 3. Kişilere satmıştır. Bu iddia doğru ise dava hakkınında halefiyet ilkesi gereğince 3. Kişilere geçtiği davacının talep hakkının ortadan kalktığı aşikardır. -------- Sayılı kararı "davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır ---------- Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır. Az yukarıda açıklandığı üzere dava konusu yapıda adına kayıtlı hiç bir bağımsız bölümü bulunmayan davacının mevcut davayı dermeyan etmesinde hukuki yararı bulunmadığı tartışmasızdır. ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ 1-Davacı yanın yukarıda açıkladığımız üzere müvekkiline husumet yöneltmesi mümkün olmamakla birlikte davacı yanın dava dilekçesi ile birlikte Mahkemenize arz ettiği talepleri ile ilgili müvekkilin şahıs olarak hiç bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Zira müvekkil dava konusu sözleşmenin tarafı değildir. Sözleşmenin tarafları davacı ----- ve diğer davalı -------Müvekkiline kanunen yalnızca imal edilen yapıda YAPI HASARI oluşması durumunda yönelinebilmekte, bu durumda da diğer ilgililer "denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte" kusur oranlarının hesaplanması gerekmektedir. Dava konusu yapıda yapı hasarı olmadığı gibi davacı yanında böyle bir iddiası bulunmaması karşısında müvekkilin her hangi bir tazminat sorumluluğu olmayacağı, bu nedenle davalı sıfatının olamayacağı açıktır. 2- Esas dava davacısı -------- tarafından davalıya ait yapılardan ------- için yapının geldiği ve ilgili belediyesinin onayladığı %90 seviyesi gereğince hak edilmiş olan yapı denetim hizmet bedellerinin davalı/iş bu dava davacısı aleyhine alacak davası açılmış, bunun üzerine davalı ----- tarafından davaya karşı cevap vererek haklı olduğunu kantılması gerekmekte iken bunun yerine haksız hukuki, cezai başvurularda bulunulmaya başlanılmış, aşağıda da açıklanacağı üzere her başvuruda lehine "fiili durum" oluşturmak adına birbirinden tümüyle farklı beyanlarda bulunulmuştur. Davacı yanın iş bu başvurulardan ------- yapılan başvuruda davacı yan yapı sahibi olduğunu belirterek yapıda ruhsat ve eklerine aykırı imalatların tespit edilmesi talebinde bulunmuştur. Bu başvuru neticesinde ------ yapılan incelemelerde yapıda eksik ve hatalı imalatlar olduğundan bahisle tutanak düzenlenmiş 20.05.2020 tarihli encümen kararı düzenlenmiştir. ----- yapıda imalat devam ederken yerinde yapılan incelemeler neticesinde onaylanmış olan %90 seviyesine rağmen, davacı yanın başvurusu akabinde yapının %20 lik seviyesine dahi tekabül etmeyen ----- ilişkin tespitte bulunması ve neredeyse müvekkilin davacı yandan talep ettiği yapı denetim hizmtet bedeli kadar para cezası kararı almasının açıklamaya muhtaç olduğu ortadadır. Davacı yanın yaptığı başvuru neticesinde------ ceza verebilmek adına öylesine bir gayrete girmiştir ki, %90 seviyesine kadar dava dışı----- Tarafından tüm denetimi yapılan halen %90 seviyesinde bulunan ---- hakkında müvekkilin denetimi eksik yaptığından bahisle afaki tutarlarda ve her nasılsa yapı denetim hizmet bedeline yakın tutarda para cezası kararı alınabilmiştir. -----personelince yapılan denetim sonrası, 26.02.2020 Tarihinden sonra ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı imalatlardan dolayı yapı durdurma tutanağı düzenlendiği, 3194 Sayılı İmar Kanununun 42. Maddesinin (Ç) fıkrasında göre para cezası verilmiştir. Aynı fıkranın devamında aynen "..Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmü yer almaktadır. Yapı denetim kuruluşunun ve yetkilisinin denetimini gerçekleştirdiği yapıda imalat yapma yetkisi, sorumluluğu bulunmadığı göz önüne alındığında kanunda belirtilen ilgilinin müvekkil yapı denetim kuruluşu veya ilgilisinin olmadığı açıktır. Kaldı ki diğer müvekkil ------- yevmiye nolu Fesih İhbarnamesi ile birlikte yaklaşık 5 yıl evvel yapı ile ilgili tüm ilişiği kesilmişken, tespit edilen eksikliklerin tamamlanmasının kendisinden beklenmesinin mantıki bir izahı da bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili belediyenin yapmış olduğu tespit ve sonrasında karar altına aldığı Encümen Kararı 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna aykırıdır. Zira Denetimi gerçekleştirilen yapılarda yapı denetim kuruluşunun denetim görevinin eksik veya hatalı olduğuna ilişkin bir iddia var ise 4708 sayılı kanunun açık hükmü gereğince----------- personeli tarafından denetim gerçekleştirilir ve eksiklik tespit edilirse yapıdaki eksikliğin durumuna göre yapı denetim hizmet bedelin %2-3-10-20-30 ve en fazla %50 ye kadar olan idari para cezası düzenlenir. Eksikliğin binanın statiğini etkilemesi durumunda 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilir. Bu konu ile ilgili yapı denetim kuruluşuna yönelinebilecek bir diğer durumda yukarıda da kısaca yer verildiği üzere yapıda oluşan yapı hasarı nedeniyle denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi ile birlikte kusurları oranında sorumluluğuna gidilmesi durumudur. İlgili Encümen kararına bakıldığında ise neredeyse yapı denetim hizmet bedeli ile aynı tutarda para cezasına hükmedilmiştir. Tarafımızca hukuka ve mevzuata aykırı Encümen Kararı hakkında da hukuki müracaatta bulunulacaktır. 3-Davacı anlaşılmaz bir şekilde yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığını belirtmektedir. Öncelikle davacı yanın haberdar olmadığı yönündeki iddiası hukuken kabul edilebilir bir iddia olmadığı gibi davacı yan tarafından------ Başsavcılığına yapılmış olan suç duyurusuna ilişkin dilekçede yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olduğunu ve hatta yapı denetim hizmet sözleşmesinin kendileri tarafından imzalandığını "Müvekkil şirket ile sanığın yöneticisi olduğu ------ numarasına kayıtlı arazi/arsa üzerine yapılacak yapıların, yapı denetim kuruluşu olarak projelerinin incelenmesi, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasını denetlenmesi hizmetinin verilmesi amacı ile ---- başlangıç tarihli---- no.lu,---- başlangıç tarihli ---- başlangıç tarihli----- başlangıç tarihli--------imzalamışlardır." beyanları ile kabul edilmiştir. Bununla birlikte davacı yan yapı denetim hizmet sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık 9 yıl sonra ve müvekkilin sözleşmeyi feshettiği/işten el çektiği davacıya da tebliğ ettiği----- yevmiye nolu Fesih İhbarnamesinden yaklaşık 5 yıl sonra sözleşmeyi imzalamadığı gibi, sözleşmeden haberdar olmadığını iddia edebilmektedir. Öncelikle asıl davamızda da ayrıntılı olarak beyan ettiğimiz üzere davacı yanın yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığı iddiası hukuken, vicdanen ve mantıken kabul edilebilir değildir. -------- faaliyet gösteren davacı şirketin; imal edilen yapıların Yapı Denetim Kuruluşu denetiminde denetlenmesi gerektiğini, yapı ruhsatı alınması ve yapıda inşaata başlanabilmesi ön koşullarından birinin Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalanmasının olduğunu, eğer yapıda imalat başladı ve müvekkil tarafından %90 seviyesine kadar denetlendi ise yapı denetim hizmeti almış olduğunu, kanun gereği yapı denetim hizmet bedelinden arsa sahibi olarak kendisinin sorumlu olduğunu bilmediği iddiasının hiç bir şekilde izahı mümkün değildir. Kaldı ki davacı ilgili -------- tarafından düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan Yapı Ruhsatlarından görüleceği üzere şirket/yetkilisi tarafından imzalanmış ve bu suretle yapı denetim hizmet sözleşmelerini kullanmıştır. Yapı denetim hizmet sözleşmesi olmayan yapılarla ilgili yapı ruhsatı düzenlenmesi mümkün olmadığı göz önünde bulundurulduğunda aksinin mümkün olmadığı açıktır. Bu durumda ise davacının yapı denetim hizmet sözleşmesine onay verdiği meri mevzuat ve yerleşik---- doğrultusunda sabittir. -------- Sayılı kararında; "Davalı her ne kadar ----- tarihli sözleşmenin kendisi ile yapılmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiş ise de aynı sözleşmeyi dava dışı belediye'ye ibraz ederek yapı ruhsatını almış olduğu böylece anılan sözleşmeyi benimsediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davada dayanılan -----tarihli sözleşme kapsamında inceleme yapılıp değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı şekilde---------sayılı kararı "Dava itirazın iptali davası olup, davacı yapı denetim kuruluşu davalı ile imzalanan ------ tarihli yapı denetim sözleşmesi gereği hizmet verdiklerini ancak hizmet bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise bu hizmet verilmiş olsa da sözleşmenin kendileri tarafından imzalanmadığını, dava dışı yüklenici ile aralarındaki sözleşmeye göre söz konusu masraflardan yüklenicinin sorumlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalı ile usulüne uygun bir şekilde sözleşme tanzim edilmediğinden bahisle ve bu hali ile sözleşme gereği yapı sahibinin işlem yapmasının sözleşmeye icazet verdiğinin kabulü anlamına gelemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı sözleşmenin kendisi ile yapılmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiş ise de aynı sözleşmeyi dava dışı belediyeye ibraz ederek yapı ruhsatını almış olduğu böylece anılan sözleşmeyi benimsediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davada dayanılan sözleşme kapsamında inceleme yapılıp değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." hükümlerine yer vermiştir.----- Sayılı kararı ile 4708 sayılı yasa hilafına yapı denetim hizmet sözleşmesini yapı müteahhidinin imzalamış olması nedeni ile yapı denetim hizmet sözleşmesi geçersiz olsa da yapı denetim kuruluşunun vermiş olduğu hizmet nedeni ile ücret talep edebileceği " Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalılarla yapılan yapı denetim sözleşmesine göre davalılar tarafından kendilerine ödenmesi gereken yapı denetim bedelinin ödenmediğinden bahisle başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptalini istemişler, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine dair verilen -------- Sayılı kararında açıklandığı üzere bozulmuş olup, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacıyla davalılar arasında her ne kadar geçerli bir sözleşme yoksa da, bozma ilamında açıklandığı üzere davacı, davalıya bir hizmet vermiştir ve bu hizmet karşılığının alınacak bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerekir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. 4- Davacı yan tüm beyanları ile kendisi ile çelişmektedir. Esasen açmış olduğu iş bu davada çelişkilerinin en büyüğü niteliğindedir. Zira davacı bir yandan yapı denetim hizmet sözleşmesini imzalamadığından, yapı denetim ücretinden yapı müteahhidinin sorumlu olduğundan bahisle kendisinden alacak talebinde bulunulmayacağını iddia etmekte iken, bir yandan yapı denetim işini diğer müvekkil----- tarafından yapıldığından müvekkil------- de yapı denetim kuruluşunun yetkilisi olduğundan bahisle mevcut davada sorumluluk atfederek aleyhine dava açabilmektedir. Davacının iş bu mantığına göre müvekkil yapı denetim kuruluşuna karşı davacı yanın hiç bir ücret ödeme yükümlülüğü bulunmamakta iken yapıdaki müteahhidin sorumluluğunda bulunan her türlü hatadan ve eksiklikten müvekkiller sorumlu tutulabilmektedir. Davacı tüm diğer çelişkilerinde olduğu gibi menfaatine uygun olduğu şekilde beyanlarını değiştirmektedir. Tarafımızca davacı aleyhine alacak davası açılmasının hemen akabinde ----- yapıdaki aykırılıkların tespiti talepli------ tarihli başvurusunda arsa sahibi/yapı-ruhsat sahibi olarak başvuru yapmakta iken, 23.01.2017 tarihli ihtarname cevabında ve iş bu dava da yapı ile ilgilerinin bulunmadığını, tüm haklarını yüklenici firmaya devir ettiğini beyan edebilmektedir. Davacı yanın bu iddiasını sunmuş olduğu delil de yalanlamakta davacı yanın başvuru sonrası ----- tarihli kararının hemen ilk cümlesinde "..İlçemiz ------ sayılı yapı ruhsatları mevcut inşaata..." ifadeleri ile başlamaktadır. Tüm bunların yanısıra davacı iş bu birleşen dava dosyasının dava dilekesinin ----- no.lu kararı ile müvekkil şirketin binası hakkında yıkım kararı vermiştir." ifadesinde bulunmuştur. Kısacası davacı yan Mahkemenin iradesini yanıltma gayreti ve beyanlarını desteklemek gayretiyle "kimi zaman arsa/yapı sahibi olduğunu, yapı denetim hizmet sözleşmesini imzaladığını, kimi zamansa yapı ile ilişiğinin kalmadığını, yapı denetim hizmet sözleşmesinden haberdar olmadığını" iddia edebilemektedir. Davacı yan yapı denetim hizmet sözleşmesindeki imzasına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmakla birlikte, yapı denetim hizmet sözleşmesinde imzası bulunsun veya bulunmasın verilen yapı denetim hizmetinden kaynaklı ödeme sorumluluğunun ------ gereğince değişmeyeceği, davacı yanın aksine iddialarının hakkın kötüye kullanılmasından ibaret olduğu ve yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olduğu açıktır. ------ kararları ve dosyaya kazandırılacak yapı/ruhsat sahibi bilgileri neticesinde yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olduğunun ve yapı sahibi olduğunu tartışmasız olduğu, bu sorumluluktan kaçınmak adına haksız iddialarla iş bu davayı dermeyan etmiş olduğunun açıkça ortaya konacağı kanaatindeyiz. 5- Zamanaşımı yönünden itirazlarımız hakkında yukarıda ki beyanlarımız ile birlikte 4708 sayılı kanun gereği Yapı denetim kuruluşlarının yapı hasarından sorumluluk süresi YAPI HASARI durumunda taşıyıcı sistemden ötürü 15 yıl taşıyıcı olmayan diğer kısımlarda ise iki yıl ile sınırlıdır. Müvekkilin 16.10.2015 tarihinde yapı ile ilgili tüm ilişiği kesilmiş olduğundan ve Yapı Kullanım İzin Belgesi alma sorumluluğu yapı sahibi ve yapı müteahhidinde olduğu açıkken bu sorumluluğun davacı ve diğer davalının kendi sorumluluğunu yerine geetirmemesi nedeniyle sınırsız bir sorumluluk olmayacağı açıktır. Yasama organınında böyle bir sorumluluk öngörmediği dava konusu olaydaki gibi yapı kullanım izin belgesinin yapı sahibi ve yapı müteahhidi tarafından alınmaması durumunda tartışmasızdır. açık olduna göre müvekkilin sorumluluğu yönünden süreler geçirilmiştir. Kaldı ki söz konusu yapıda oluşmuş bir yapı hasarı olmadığı gibi davacı yanın yukarıda da arz ettiğimiz üzere yapı hasarına yönelik bir iddiası bulunmadığından bahisle davacı yanın dava ve taleplerinin öncelikle yanlış hasım, taleplerin zamanaşımına uğramış olması ve hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE, dava ve taleplerinin haksız, hukuki mesnetten yoksun, mahkeme iradesini yanıltma gayretiyle gerçeğe aykırı/çelişkili olması nedenleriyle ESASTAN REDDİ ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. -------- Karar sayılı kararıyla, mahkeme dosyasının tarafları ve konusu aynı olan ve daha önce açılan mahkememiz dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen dosya incelendiğinde davacısının-------olduğu görülmüştür. Birleşen dosyada davacı ------ tarihli dava dilekçesinde özetle; 1-Müvekkili ile davalı şirket arasında davalıya ait-------- parselinde kayıtlı taşınmazın, yapı denetim hizmetinin sağlanması hususunda alacağa dayanak 12.04.2011 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesini akdedilmiştir. 2- Bilindiği üzere sağlıklı yerleşme ve yapılaşma için; yapıda can ve mal güvenliğini sağlamak, kaynak israfına sebep olan plansız, kontrolsüz ve kalitesiz yapılaşmayı önlemek, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması sağlama amaçları ile yapıların proje ve imalatlarının denetiminin gerçekleştirilmesi adına 29.06.2001 tarihli 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun kapsamında, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan özel hukuk tüzel kişiliğine haiz kamu adına denetim faaliyeti gerçekleştiren Yapı Denetim Kuruluşları kurulmuştur. Müvekkil şirkette iş bu şekilde Yapı Denetim Hakkında Kanun kapsamında bakanlıktan aldığı izin ile kurulan özel hukuk tüzel kişisi olan Yapı Denetim Kuruluşudur. 3- Müvekkili firma davalıya ait yapının denetim hizmetini Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un kendisine yüklediği şekilde ifa etmiştir. Buna karşılık davalı taraf müvekkil firmaya ödemesi gereken yapı denetim hizmet bedeli ödemesini, müvekkil firmanın tüm ihtarlarına rağmen gerçekleştirmeyerek müvekkilin zararına sebep olmuştur. Müvekkilin tüm yazılı sözlü taleplerine rağmen davalı yanın yapı denetim hizmet bedelini ödememesi üzerine, müvekkili ------- yevmiye nolu Fesih İhbarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiş, (Ek-1) zamanında yapılmayan alacakların tahsili amacıyla----- sayılı dosyasıyla" davalı aleyhine haklı olarak ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatılmıştır.------ dosyası üzerinden gönderilen ödeme emri borçlu tarafından 05.01.2016 tarihinde tebellüğ edilmiştir. Davalı tebliğden sonra "yapı denetim sözleşmesi veya başkaca isim adı altında bir ticari ilişki mevcut değildir.İş bu icra takibinin kötü niyetli ve çıkar amaçlı olduğu düşünülmekle haksız, usulsüz ve herhangi bir dayanağı bulunmayan alacak talebine ve ödeme emri ekinde gönderilen sözleşmelerdeki tüm imzalara külliyen itiraz ettiğimizi beyan ederiz." şeklindeki haksız ve fiili gerçeklikten uzak ifadelerle itiraz etmiştir. Davalı yan bir yandan borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz etmişken bir yandan da müvekkil ile yapı denetim hizmet bedeli ödemelerini yapacağını belirterek haricen anlaşmaya varmış ve fakat bu anlaşmaya da uymayarak borcunu ödememiştir. 4- Yapı denetim kuruluşları imal edilmekte olan yapıların kamu adına denetimini gerçekleştirmekte ve 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun gereğince üzerine bina imali gerçekleştirilecek arsaların sahibi, yapı sahibi sıfatıyla yapı denetim hizmet bedelinden sorumlu olmaktadır. (Arsa sahibi ile yüklenici arasında gerçekleştirilecek anlaşmalar arsa sahibinin yapı denetim kuruluşuna karşı yapı denetim hizmet bedelinden kaynaklanan borçtan sorumluluğunu değiştirmemektedir.) Kanun kapsamına giren her türlü yapının yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olduğunu, yapı denetim hizmet bedelinden arsa/yapı sahiplerinin sorumlu olduğu, Yapı denetim hizmet bedellerinin her yıl ---------- yayınlanan esaslara göre resmi olarak hesaplandığını ve söz konusu hizmet bedellerinin hesaplanmasına ilişkin esasların aşağıda açıklanan ilgili mevzuat hükmünce gerçekleştirildiğini de belirtmekte yarar vardır. Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 2. Maddesinin birinci fıkrası; "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.." Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 5. Maddesinin ilgili fıkrası; …--------Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedeli, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilir. Bu bedel, yapı yaklaşık maliyetinin % 1,5′inden az olamaz. Hizmet bedeli oranı, yapım süresi iki yılı aşan iş için yıllık % 5 artırılır ve yapım süresi iki yıldan daha az olan işler için yıllık % 5 azaltılır. Bu bedele, katma değer vergisi ile yapı denetim kuruluşu tarafından talep edilen ve taşıyıcı sisteme ilişkin olmayan malzeme ve imalâtlar konusunda yapı müteahhidince yaptırılacak olan laboratuvar deneylerinin masrafları dâhil değildir. Yapı denetim kuruluşu, yapı sahibinden başka bir ad altında, ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamaz. Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin Hizmet Bedelinin Tespiti başlıklı 26. Maddesi Madde 26 – (1) Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedellerine esas oranlar, aşağıdaki cetvelde belirlenen asgari hizmet bedelleri oranlarından az olmamak şartıyla, projenin özellikleri ile yapının bulunduğu bölgenin fiziki, ekonomik ve sosyal özellikleri dikkate alınarak, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilecek sözleşmede belirtilir.(2) Yapı denetimi hizmet bedeli, yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedeldir. Bu bedele proje ve yapı denetimi ile her türlü muayene ve deney ücreti dâhildir. (3) Yapı yaklaşık maliyeti, Bakanlık tarafından her yıl yayımlanan --------- belirlenen birim maliyetinin yapı inşaat alanı ile çarpımından bulunur. Yapının bünyesinde bulunup da söz konusu Tebliğde belirtilmeyen veya özellik arz eden yapım işlemlerinin metraja dayalı maliyet bedeli hesaplanarak, yukarıdaki esasa göre hesaplanan toplam bedele ilave edilebilir. 5-Davalı tarafından borcun ödenmesi hususunda verilen tüm sözlerin ve taahhütlerin yerine getirilmemesi sonrası davanın açılmasından evvel dava şartının gerçekleşmesi için arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak davalı yan ile yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamamıştır. Dava şartı arabuluculuk son tutanağı aslı, birleştirme talebinde bulunduğumuz----- Es. Sayılı dosyaya daha evvel tarafımızca arz edilmiştir. 6- Davalı aleyhine, davalı adına kayıtlı-----parselinde kayıtlı taşınmazın---- Hizmet Bedeli alacağı için de dava açılmış ve söz konusu yargılama ----- Es. Sayılı dosyası ile devam etmektedir. İş bu davanın tarafları, konusu ile------dosyasının tarafları ve konusu aynı olduğunda usul ekonomisi için tensip ile birlikte birleştirilmesini talep etmek gerekmiştir. Yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenlerle davalı ile müvekkil arasında akdedilen denetim hizmet sözleşmesi kapsamında mevzuat hükümleri çerçevesinde resmi olarak hesaplanan ve davalının ödeme yükümlülüğünde bulunan yapı denetim hizmet bedelinin tüm talep, ihtar, uyarı ve başvurulara rağmen davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle iş bu alacak davasının açılması ve ------ ile birleştirilmesini talep etme zarureti hasıl olduğundan bahisle haklı davalarının kabulüne, alacağa 05.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalı---- tarihli cevap dilekçesinde özetle; USULİ İTİRAZLARIMIZ 1-)AKTİF HUSUMET İTİRAZIMIZ;----- Sayılı kararına göre davacının davada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır! ----- Dairesi anılan kararında “Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasında imzalanan yapı denetimi hizmet sözleşmesinde bedelin yapı sahibi tarafından yapı denetim hesabına yatırılacağının, yapı sahibinin taksidini yatırmaması halinde müteakip bölümün devamına ilgili idarece izin verilmeyeceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacı tarafça hak ediş raporlarının zamanında tanzim edildiği belirtilmiş ise de, belediyenin cevabi yazısında davacı şirket tarafından inşaat %20 seviyesinde iken bir defa hak ediş raporu ibraz edildiğinin, kalan % 80'lik seviye için hak ediş raporu ibraz edilmediğinin belirtildiği, ayrıca doğrudan yapı denetim kuruluşuna ödeme yapılması halinde, idarenin yapılan işin kontrol ve denetimi yetki ve görevinin saf dışı bırakılmış olacağı, davacı tarafça doğrudan davalıdan yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde hüküm kurmuştur. Bu hükümde yapı denetim şirketinin tarafından yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin talep edilemeyeceği! Açıkça vurgulanmıştır. Bu açık hüküm nedeni ile davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. 2-)İMZAYA İTİRAZLARIMIZ VE PASİF HUSUMET İTİRAZIMIZ; Müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmış bir yapı denetim sözleşmesi bulunmamaktadır. Kaldı ki; Tapu kayıtlarının celbi ile anlaşılacağı üzere dava konusu ----- tarihinde davanın ihbarını talep ettiğimiz dava dışı---- devir edilmiştir. Yapı Sahibi değişmiştir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz ----- Sayılı yazısı aynen şu şekildedir;---- bölüm------adına kayıtlı iken ----- yevmiye numaraları ile ---- adına devredilmiş olup, bu ada parselde---- tarihi itibariyle ------ herhangi bir taşınmaz bulunmamaktadır.” Yapı Denetim Uygulamaları Yönetmeliği 24.Maddesi; İnşaatın devri veya satılması MADDE 24 – (1) Yapının tamamlanmadan önce başkasına devri suretiyle yapı sahibinin değişmesi hâlinde, yapı denetim kuruluşunca ek-20’de gösterilen form-18’e uygun seviye tespit tutanağı tanzim edilerek, durum en geç üç iş günü içinde ilgili idareye ve ilgili --------- bildirilir ve ilgili idarece yapı tatil tutanağı düzenlenerek yapım faaliyeti durdurulur. Yapının yeni sahibi tarafından Yönetmeliğe uygun olarak bir yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesi akdedilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez. Nitekim emsal -------- tarihli ilamı ile; “Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talep ettiği bedelin karşılığı olan hizmetin tamamının, taşınmazın davalı tarafça devralınmasından önceki döneme ait olduğu, Yapı Denetim Uygulamaları Yönetmeliği’nin 24. maddesi ile inşaatın bir başkasına devrine kadar yapı denetim ücretinden önceki malikin sorumlu olacağı, devrinden itibaren ise yeni malik ile yapı denetim şirketi arasında yapılacak yeni sözleşmeye göre yeni malikin sorumlu olacağının hüküm altına alındığı, ancak taraflar arasında bu konuda yapılmış bir sözleşme bulunmadığı, anılan madde uyarınca talep edilen yapı denetim bedelinden önceki malikin sorumlu olduğu, davalının yeni malik olarak sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş bu husus---- ihbar edilmiş ve bu hususların denetlenmesi istenmiştir. ------- tarihli kararına göre : “Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında yapı denetimi hizmeti sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından işin %90'ının da tamamlanmış olduğunu, sözleşme tarihinden 3 yıl geçmesine rağmen davalının hiçbir ödemede bulunmadığını, davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. … TBK 162 uyarınca müteselsil borçluluk ya sözleşmeden ya da kanundan kaynaklanır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanununda arsa sahiplerinin müteselsil borçluluğu öngörülmemiş, sözleşme ile de arsa sahipleri böyle bir yükümlülük altına girmemişlerdir. Hisseli malik olan arsa sahipleri hisseleri oranında yapı denetim ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamıştır.” Bu doğrultuda, taşınmazın devir edildiği tarihten sonraki yapı denetim ücretinden yeni malik sorumlu olacağından eldeki davanın müvekkil şirkete yönlendirilmesi kabul edilemez. Bu yönü ile de pasif husumet itirazımız bulunmaktadır. 3-)DAVANIN İHBARI TALEBİMİZ; Davanın, 2012 tarihi itibari ile yeni yapı sahibi olması ve öncesinde hissedar olması ve yine müteahhit/yüklenici sıfatı ile davanın aleyhe sonuçlanması ihtimalinde kendisine rücu edilerek olması nedenleri ile --------- firmasına ihbar edilmesi talebimiz bulunmaktadır. 4-)ZAMANAŞIMI DEFİMİZ; Davacının iddia ettiği alacak, hak ediş tarihleri dikkate alındığında görüleceği üzere zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı defimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. 5-)BİRLEŞTİRME TALEBİMİZ; Eldeki davanın tarafları ile aynı alacak iddiasından kaynaklı davası----- Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmekte olduğundan, birleştirme kararı verilmesini talep etmekteyiz. ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ 1-)DAVACI YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMEDİĞİ HALDE, HAKSIZ ŞEKİLDE HAKEDİŞ BEDELİ İSTEMEKTEDİR. Davacı dava dilekçesinde 4708 sayılı Yapı denetimi Hakkında Kanun uyarınca yapı denetim işini üstlendiği ileri sürmektedir. Anılan kanunun yaptığı tanımlamaya göre; Yapı Denetim Kuruluşları yapı sahibi ve kamu adına yapının imar planına, fen sanat ve sağlık kuralları ile proje ve ekleri ile mevzuat hükümlerine uygun imal edilmesini denetlemek ve aksi bir uygulama tespit ettiklerinde ilgili idareye durumu bildirmekle görevlidir. ----- kanunun düzenlemesine göre Yapı Denetim kuruluşları yapı (arsa) sahibine karşı yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmekle yükümlüdür.------- Sayılı kararında “Davacı ----- hak edişlerini isteyebilmesi için sözleşmenin 6. maddesinde açıklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bu yönlere ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Bilirkişi salt inşaatın seviyesine göre hak edişi belirlemiştir. Oysa hizmet veren durumundaki davacının raporlarını düzenleyip, hak edişe uygun biçimde Belediyeye onaylatması gerekir. Davacıdan buna ilişkin tüm delilleri istenip, incelemenin bu belgeler üzerinde yaptırılması sözleşme hükmü gereğidir. Mahkemece bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi heyeti ile tarafından delilleri değerlendirilerek, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” denilmektedir. Yargıtay’ın iş bu kararından da anlaşılacağı üzere yapı denetim şirketinin alacak talep edebilmesi için salt hak edişlerin varlığı da yeterli değildir----- Denetim şirketleri hakkındaki kararları; Yapı denetim işinin bir kamu hizmeti olması unsuru da göz önüne alınarak öncelikle yapı denetim şirketinin 4708 sayılı kanunun 2. Maddesi ile belirlenen görevleri yapıp yapmadığının tespit edilmesi ve bu görevleri yapmaması halinde hukuki ve cezai sorumluluğuna gidilmesi şeklindedir.------- sayılı kararları bu doğrultudadır. Burada araştırılması gereken husus davacı yanın yaptığını iddia ettiği “Yapı Denetim Hizmetini” 4708 sayılı kanunun belirlediği şekilde yerine getirmiş olup olmadığıdır. Bunun belirlenmesi gerekmektedir. Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki davacı işlemlerinin yetersiz görülmesi sebebi ile yapı denetim hizmeti yapma hakkı 4708 sayılı kanun uyarınca kamu otoritesi tarafından elinden alınmış bir şirkettir. Bu nedenle ---- değiştirerek------ unvanını almıştır. Davacının genel olarak yasanın kendisine yüklediği sorumluluklarını yerine getirmediği açıkça ortadadır! Bu husus konusunda uzman bilirkişiler marifeti ile yerinde yapılacak detaylı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır. 2-)DAVACININ ÜZERİNE DÜŞEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ GEREĞİ GİBİ İFA ETMEMESİ NEDENİ İLE YAPI DURDURMA TUTANAĞI VE DAVACI ve YAPI MÜTEAHHİDİ HAKKINDA İLGİLİ İDARE TARAFINDAN İDARİ PARA CEZASI DÜZENLENMİŞ, HALEN YAPI KULLANMA İZİN BELGESİ ALINAMAMIŞTIR. Davacının 4708 sayılı yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebi ile----- kain bulunan yapı için davacı ------ müteahhidine 3194 sayılı İmar kanunu uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirmiştir. Yine İlgili Belediye, eksik işlere dair tespitleri ile 30.03.2020 tarihinde yapının durdurulmasına karar verildiğine dair yazı gönderilmiştir. 3-)DAVACI HAKKINDA “RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK”, “İMAR KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMA” VE “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” SUÇLARI NEDENİ İLE ŞİKÂYETÇİ OLUNMUŞTUR. ------- encümen kararının bilgi amaçlı olarak müvekkil şirkete tebliğ edilmesi üzerine müvekkil şirket 4708 sayılı kanunun 2. Ve 9. Maddeleri uyarınca----- duyurusunda bulunmuştur.------- Soruşturma no.lu dosyası ile ceza soruşturması başlatmış bulunmaktadır. Söz konusu Savcılık soruşturma dosyasının akıbetinin eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi talebimiz bulunmaktadır-------- 4-)DAVACININ ALACAK MİKTARINA DAİR KABUL VE İKRARI BULUNMAKTADIR. Davacı ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davaya konu edilen-------- talep etmiştir. Müvekkili şirket yönünden husumet itirazlarımızı yinelemek kaydı ile; davacı şirketin gönderdiği ihtarnamede yer alan beyanları ile bağlı sayılması gerektiği kabul edilmelidir. 5-)Kabul anlamında olmamakla birlikte; YİNE DAVACININ DELİL OLARAK İKAME ETTİĞİ YAPI DENETİM SÖZLEŞMELERİNDE YAZAN TUTARLARIN ÜZERİNDE ALACAK İDDİA ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. 6-)DAVACI DAVANIN İHBARINI TALEP ETTİĞİMİZ ------OLDUĞUNU VE YAPI DENETİM ÜCRETİNDEN ------- SORUMLULUĞUNU KABUL ETMEKTEDİR. Davacı müvekkil şirkete karşı icra takibi başlatmış, haksız icra takibine itiraz edilmiştir. İtiraz sonrası, haricen öğrenildiği üzere dava dışı ------- ile davacı şirket bir araya gelmiş ve bir protokol akdetmişlerdir. Davanın ihbarını talep ettiğimiz ------ tarafından ----- Esas sayılı dosyasına bir örneği sunulan protokol örnekleri, eldeki dava dosyasına delillerimiz arasında sunulacaktır. Davacı taraf ------- yevmiye numaralı ihtarnamesini müvekkil şirkete de keşide etmek sureti ile, bu defa müvekkilin tarafı dahi olmadığı bir sözleşmeden döndüğü bildirimini yapmıştır. İş bu ihtarnameye müvekkil şirket tarafından cevap verilmiş ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talebin muhatabının müvekkil şirket olmadığı ve yapının hasarlı olması, projeye aykırılıklara göz yumulmuş olması, haksız şekilde fesih edilmesi ve iskânının alınamamış olması nedenleri ile taşınmazda oluşan değer kaybı, kazanç kaybı, ticari itibar kaybı vb. nedenler ile tazminat davası açma haklarımız saklı tutulmuştur. Yine---- Esas sayılı dosyasına sunulduğu üzere, dava dışı --------tarihinde yine bir protokol akdedilmiştir. Hak ettiği anlamında olmamakla birlikte, İş bu protokol ile üzerinde anlaştıkları tutar ile de davacının dava konusu ettiği tutarların gerçek dışı olduğu ortadır. 6-) DAVACININ FAİZ TALEBİ KABUL EDİLEMEZ. Davacının faiz talebi yersizdir. Her ne kadar icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmekte ise de, itiraza uğramış icra takibi sonrası öğrenmeden itibaren hak düşürücü süre içerisinde dava yoluna gitmeyen davacı taraf, icra takibinden kaynaklı haklarını kaybetmiştir. Kaldı ki, bir faiz uygulanacak ise yasal faiz uygulanması mümkün olacaktır. Davacının ticari faiz talebi kabul edilemez. Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle davanın öncelikle pasif husumet itirazımız yönünden ele alınarak; Müvekkil şirketin davaya konu sözleşmede imzasının olmaması ve yapı sahipliği sıfatının 06.07.2012 tarihinde değişmesi nedenleri ile davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine; sayın mahkemenin müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti bulunduğuna kanaat getirmesi halinde ise -------- Sayılı kararı uyarınca davanın aktif husumet nedeni ile reddine, sayın mahkemenin davanın esasına girmesi halinde ise davacı yapı denetim şirketinin 4708 sayılı kanundan kaynaklanan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebi ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle Eldeki davanın aradaki irtibat nedeni ile ----- Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, Davanın dava dışı Yüklenici ve---- tarihi itibari ile yeni yapı sahibi sıfatına sahip ------ İHBARINA, Husumet itirazlarımız doğrultusunda davanın esasa girilmeden usulden reddine, Zamanaşımı defimiz doğrultusunda davanın reddine, ------ Numaralı soruşturma sonucunun beklenmesine, en nihayetinde yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı üzere haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilerek yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tanığı---- yılında------ kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladık, ruhsatı alırken %20 yapı denetim ücretini belediyeye ödedik, inşaat ilerledikçe yapı denetim bedeli çıktı, biz de yapı denetim şirketi olan ---- bir daireyi yapı denetim ücretine mahsuben verdik, ---- hesabında bloke olduğu için 50.000 TL yi protokol karşılığında elden ödedik, ----- tüm tapuları satın aldık, anlaşmamız %75 bize %2---- ödeme karşılığında ---- kalacak olan %25 i satın aldık, sonrasında firmamız sıkıntıya girdi, ----- olan denetim ücretinin kalanını ödemeyemedik, firmanın sıkıntısı devam etti, iflas erteleme kararı ile ayakta kaldık, 2014 yılında iflas erteleme aldık, 2019 yılında normale döndük, 2019 yılında konkordato aldık, 2020 yılında da konkordatodan çıktık, yapı denetim firması sahibiyle bu kalan borcumuzla ilgili görüştük, ancak kendisi ----dava açmış, dedi. Davalı-birleşen---- dava davacısı-birleşen--- sayılı dava davalısı ---- tanığa "1-daireyi------- verdiniz, protokolle mi verdiniz, tapuyu mu verdiniz, kaç paraya saydınız, 2-Daireden sonra kalan para için -----yaptınız mı, bu protokolde ödenmesi kararlaştırılan miktar nedir, ödediniz mi," sorularını sordu. TANIK: 1.soruya, ------ tapusunu devrederek verdik, 250.000 TL ye saydık, 2.soruya, daire dışında------- 400.000 TL borcumuz kaldı, bununla ilgili protokol yaptık, parayı ödeyemedik, tanıklığımla ilgili ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ---- gayrimenkul portföy yöneticisiyim, gayrimenkul alım satımı ve belediye ruhsat işlemlerini ben yapıyorum, prim yapacağını düşünerek sözleşme yapıldıktan sonra ------ davaya konu yerde bir daire satın aldım, ancak sonradan binadaki eksikliklerden dolayı iskan alınamayacağını belediye söyledi, ben de alınamayacağı söylendiğinden daireyi değerinin altına satmak zorunda kaldım, dedi. Davalı-birleşen ---- dava davacısı-birleşen---- esas sayılı dava davalısı----Vekili, tanığa ---- bu işten kaybı var mı, şikayet geldi mi" diye sordu. TANIK: Dairelerden prim kaybı nedeniyle ---- zarar etti, o zaman arsa sahibi ---- gözüküyordu, bu nedenle ------ satın alıp iskan alınamayacağı için zarar edenler arsa sahibi ------- gözüktüğü için gelip bize şikayette bulundular, tanıklığımla ilgili ücret talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyanın biri inşaat mühendisi (mümkünse ---- biri mimar (mümkünse ---- biri mali müşavir, biri de nitelikli hesaplamalar uzmanı (mümkünse---- oluşan her biri kendi alanında uzman dört kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Bilirkişiler---- tarihli raporda özetle; "6-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı-birleşen davalı ------ ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, ----- yılları arası açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı-birleşen davacı -----yılları arası açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2016-2020 yılları arası ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, İhbar olunan- davalı ----tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, ASIL DAVA YÖNÜNDEN Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde, yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğünün bulunduğu, ----tarafından mahkemenize gönderilen 13.01.2013 tarihli yapı tatil tutanağının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit edildiği, öte yandan-----tarafından hem yüklenici firmaya, hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının--- için talep edebileceği yapı denetim ücretinin 334.094.07 TL olacağı, BİRLEŞEN ---- SAYILI DAVA YÖNÜNDEN Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde, yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğü bulunduğu,-------tarafından mahkemenize gönderilen 30.03.2020 tarihli cevabi yazının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit edildiği, öte yandan------tarafından hem yüklenici firmaya, hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının B1, B2, B3 blok için talep edebileceği yapı denetim ücretinin 275.847.71 TL + 359.259,02 TL + 318.267,441 = 953.374,14 TL olacağı, ASIL VE BİRLEŞEN BİRLEŞEN ------ DAVA YÖNÜNDEN: Davacı ile davalı --------arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, sözleşmede nispilik ilkesi kuralı gereğince bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğinin mahkemeniz taktirinde olduğu, Gecikme tazminatı yönünden değerlendirme yapılabilmesi için, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin davacı arsa sahibine teslimini ispata yarayan elektrik, doğalgaz ve su faturalarının ilgili kurumlardan celbi gerektiği, Değer kaybı ve kâr kaybı talebi yönünden değerlendirme yapılabilmesi için, sözleşmeye konu------- numaralı blokların ruhsat ve projesine uygun hale getirilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı, tadilat projesiyle bu aykırılıkların giderilebilip giderilemeyeceği, iskan alımının mümkün olup olmadığının------ sorularak celbi gerektiği, Davacının, yeni yapı denetim firmasına ödenecek ücrete ilişkin talebi ile ilgili olarak da dava dosyasında başka bir yapı denetim firmasıyla anlaştığına ve bu firmaya ücret ödediğine ilişkin bir delil bulunmamakla bu talebin ispata muhtaç olduğu, FAİZ YÖNÜNDEN: Asıl dava ve birleşen ------ Sayılı dosyalardaki alacak taleplerine ilişkin davacı ---- tarafından, daval-----aleyhine-------- sayılı dosyası ile ---- tarihinde icra takibi başlatmış olduğu, ödeme emrinin davalı borçluya ----- tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle, alacağın ---- tarihinde muaccel olduğu Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; davacı lehine hükmolunacak alacak yönünden 05.01.2016 tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu Birleşen ------ dava yönünden: Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; davacı lehine hükmolunacak alacak yönünden 17.08.2020 dava tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret iş bu rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Eksik evrak geldiğinde itirazların giderilmesi ve birleşen ---- dosyasındaki gecikme tazminatı, değer kaybı ve kâr kaybı talebi yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler S.M. Mali Müşavir---- tarafından sunulan 18.03.2024 tarihli ek raporda özetle; "6-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkur surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı-birleşen davalı -----ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, 2012-2020 yılları arası açılış ve kapanış tasdiklerinin Zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı-birleşen davacı----- yılları arası açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2016-2020 yılları arası ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, İhbar olunan- davalı ------ tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğü bulunmaktadır. ------- tarafından mahkemenize gönderilen 13.01.2013 tarihli yapı tatil tutanağının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit edildiği, öte yandan------ tarafından hem yüklenici firmaya, hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının----- için talep edebileceği yapı denetim ücretinin 334.094,07 TL olacağı, davacı tarafın yapmış olduğu itirazlarının-bina ruhsatsız hale geldiğinden ve halen dahi ruhsata bağlanmadığından-kök rapordaki görüş ve tespitlerimizden ayrılmamızı gerektirmediği değerlendirilmiştir. BİRLEŞEN ------ SAYILI DAVA YÖNÜNDEN Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde, yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığı ek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğü bulunmaktadır. ---------- tarafından mahkemenize gönderilen 30.03.2020 tarihli cevabi yazının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit edildiği, öte yandan ------- tarafından hem yüklenici firmaya, hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının ------ talep edebileceği yapı denetim ücretinin 275.847,71 TL4 + 359.259,02 TL + 318.267,41 = 953.374,14 TL olacağı, davacı tarafın yapmış olduğu itirazlarının-bina ruhsatsız hale geldiğinden ve halen dahi ruhsata bağlanmadığından-kök rapordaki görüş ve tespitlerimizden ayrılmamızı gerektirmediği, BİRLEŞEN ----- DAVA YÖNÜNDEN: Sağlıklı değerlendirme ve hesaplama yapılabilmesi gecikme tazminatı talep edilen--------numaralı bağımsız bölümlerin kat irtifakı kurulumundan bu yana tedavüllü tapu kayıtlarının celbi gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, 3 nüshadan ibaret iş bu rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. ---- dava konusu taşınmazların ruhsat ve projeye uygun hale gelmesinin mümkün olup olmadığı ve ------ tarafından alınan yıkım kararının uygulanıp uygulanmadığı sorulduğunda, cevaben mevcut yapının, 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında-----izin belgesine sahip bir yapı denetim şirketi tarafından, ------inceleme için yapılacak tüm deney, test ve tahkiklerin sonuçlarının değerlendirilmesi neticesinde yapının mevcut haliyle ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı konusunda kontrolünün yapılması gerektiği, bu inceleme neticesinde yapı denetim firması tarafından hazırlanacak kapsamlı bir teknik rapor ve yapı ruhsatı düzenlenmesi için gerekli evraklar ile ------- müracaat edilmesi halinde yapının mevcut haliyle veyahut revizyonla plana uygun hale getirilip getirilmeyeceği anlaşılacaktır. Ayrıca bahse konu yapıların 18/04/2024 tarihi itibari ile yıkım işlemi henüz gerçekleştirilemediğinin bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi ek raporunun----sayılı dosyası yönünden bildirilen eksikliklerin giderilmesine ve bilirkişilerden sadece birleşen ------- Esas sayılı dosyası yönünden tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler -----ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----- tarafından sunulan-----tarihli ek raporda özetle; "SONUÇ: Taktiri münhasıran Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda açıklanan nedenlerle; *ASIL DAVA YÖNÜNDEN: Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde, yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğünün bulunduğu,----- tarafından mahkemenize gönderilen 13.01.2013 tarihli yapı tatil tutanağının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit edildiği, öte yandan------ tarafından hem yüklenici firmaya hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının-----için talep edebileceği yapı denetim ücretinin 334.094,07 TL olacağı, *BİRLEŞEN AND.----- SAYILI DAVA YÖNÜNDEN: Gerek Yapı Denetim Kanunu, gerekse bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Yapı Denetim Yönetmeliği'nde, yapı denetim firmasının, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğü bulunduğu,----- tarafından mahkemenize gönderilen 30.03.2020 tarihli cevabi yazının incelenmesinde, inşaatın % 90 seviyesinde olduğunun ancak inşaatla ilgili-ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle-yapı tatil tutanağı düzenlendiğinin bildirildiği, yerinde yapılan incelemede ise ruhsat ve projeye aykırılıkların halen devam ettiğinin bilirkişi heyetimizce tespit, öte yandan ---- tarafından hem yüklenici firmaya, hem de dosyanız davacısı yapı denetim firmasına idari para cezası kesildiği, dosyadaki somut bu olgular karşısında davacının TBK. md.97 uyarınca yapı denetim ücretini talep edemeyeceği hususunda nihai değerlendirmenin mahkemeniz taktirinde bulunduğu, mahkemece, davacının edimini ifa ettiğine kanaat getirilmesi durumunda -teknik inceleme bölümünde yer alan-davacının ------- blok için talep edebileceği yapı denetim ücretinin 275.847.71 TL + 359.259,02 TL + 318.267,41 = 953.374,14 TL olacağı, *BİRLEŞEN ----- SAYILI DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davacı ile davalı ------ arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, sözleşmede nispilik ilkesi kuralı gereğince bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğinin mahkemeniz taktirinde olduğu, 2-Davacının, yeni yapı denetim firmasına ödenecek dosyasında başka bir yapı denetim firmasıyla anlaştığına ve bu firmaya ücret ödediğine ilişkin bir delil bulunmamakla bu talebin ispata muhtaç olduğu, 3-Davacı arsa sahibi birleşen bu davada değer kaybı, kâr kaybı, geç teslimden kaynaklı oluşacak maliyet farkı talebinde de bulunmuştur. Davacının bu talepleri yönünden dava dosyasında iddiasını ispat eder- beyanı dışında- bir delil bulunmadığından hesaplama yapılamayacağı, 4-Davacı arsa sahibi, gecikme tazminatı istenilen toplam 30 bağımsız bölümü, bu bağımsız bölümlerin teslim edilmesi gereken tarih olan 27.04.2013 tarihinden önce, 06.07.2012 tarihinde sattığından davalı yükleniciden gecikme tazminatı talebinde bulunmayacağı, Sonuç ve kanaatine varılmış olup, iş bu 2.ek rapor Sayın Mahkemenin taktirlerine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Asıl dava, yapı denetim hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Birleşen ----- Esas sayılı dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak inşaat yapıldığından bahisle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Birleşen -----sayılı dava, yapı denetim hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen ---- sayılı davada, davacı taraf yapı denetim hizmeti verdiğini ancak bedelinin ödenmediğinden bahisle tahsilini talep etmektedir. Birleşen-----Esas sayılı davada, davacı taraf davalı --------- Sözleşmesi” imzalandığını, diğer davalıların yapı denetim hizmeti vereceğini, sözleşme gereği inşaatların teknik şartname ve uygulama projesi ile bunun eklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılması gerektiğini ancak sözleşmeye uygun yapılmadığından bahisle davacı şirket nezdinde oluşan ticari itibar kaybı nedeni ile manevi tazminat, yapıda oluşan değer kaybı, kâr kaybı, geç ifa nedeni ile oluşan gecikme tazminatı, maliyet farkı ve yeni yapı denetim şirketine ödenecek tutarın tahsilini talep etmiştir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un Amaç, kapsam ve tanımlar başlıklı 1 inci maddesi "1-Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. ... f)-----Hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti: Binalarda, yapı inşaat alanının, Bakanlıkça Yönetmelik ile belirlenen birim maliyeti veya birim maliyetleri ile çarpımından elde edilen bedeli," hükmünü düzenlemiştir. Asıl ve birleşen -------- sayılı davada, davacı taraf yapı denetim kuruluşu olduğu, yapılmakta olan inşaatın fen ve sanat kurallarına, onaylı proje ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, aykırı bir olgunun hasıl olması halinde bu durumu ilgili kamu kurumuna bildirmek yükümlülüğü bulunduğu ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, dava konusu yapının ruhsat ve projesine aykırılığı sebebiyle hakkında yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve yıkım kararı bulunduğu, davacı taraf yapı denetim hizmetini mevzuata uygun vermediğinden hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen ----- Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Hukuki Niteliği, bu sözleşme hukuki niteliği itibarıyla, tam iki tarafa karşılıklı borç yükleyen, atipik, karma nitelikte, geçici edim - sürekli edim karmaşığı borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Birleşen -------- sayılı davada, davacı taraf ile davalı ----- “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşme gereği davacı tarafa düşen bağımsız bölümlerin teslim edilmesi gereken tarihin---- olduğu ancak bu tarihten önce ----2 tarihinde davacı tarafça payına düşen tüm bağımsız bölümlerin satıldığı dolayısıyla davacı tarafın inşaatların teknik şartname ve uygulama projesi ile bunun eklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmamasından kaynaklı maddi ve manevi zararı doğmadığı anlaşıldığından birleşen ------- Esas sayılı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Birleşen----- sayılı davasının REDDİNE, 3-Birleşen------Esas sayılı davasının REDDİNE, Asıl Dava İçin Yargılama Gideri; 3-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 615,40 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 5.616,90 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.001,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 52.625,01 TL vekalet ücretinin davacı ----- alınarak davalı----- verilmesine, 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.096,27 TL arabuluculuk ücretinin davacı ----- tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Birleşen -----Sayılı Dava İçin Yargılama Gideri; 8-Maddi Ve Manevi Tazminat için, Harçlar Kanuna göre alınması gereken 1.230,80 TL (615,40 TL * 2 = 1.230,80 TL) harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 2.049,30 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 818,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 9-Davacı tarafça yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, 10-Maddi Tazminat için, davalılar ------vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı------ tahsili ile davalılara ödenmesine, 11-Manevi Tazminat için, davalılar -------kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---- tahsili ile davalılara ödenmesine, 12-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca----- bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı ------ tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 13-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Birleşen ------ Sayılı Dava İçin Yargılama Gideri; 14-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 615,40 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 16.134,74 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 15.519,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 15-Davacı tarafça yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, 16-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 144.271,33 TL vekalet ücretinin davacı ----alınarak davalı--------- verilmesine, 17-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili, davalı vekilleri ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile------ Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/21, K. 2025/129, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-21-e-2025-129-k-4ad24d6882ee