Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1017 E. 2024/1054 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1017
Karar No
2024/1054
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2022/1017 - Karar No:2024/1054 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1017 KARAR NO : 2024/1054 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2017/506 E-2022/524 K ASIL DAVADA DAVACI KARŞI DAVADA DAVALI VEKİLİ DAVALI - KARŞI DAVACI

DAVALARIN KONUSU : Tazminat - Alacak // Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024

Eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl dava, karşı dava ve birleşen davada mahkemece asıl dava ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında 26.09.2014 tarihli "Çekerek Regülatörü II-III ve Hes II-III İnşaatı Yapım Sözleşmesi" kapsamında müvekkilinin 31.306.890 TL bedelle beton işleri, dolusavakları ve santrale ait kazı ve beton işleri, nehir yatak taraması ve kazı, tahkimat işleri ile derivasyon - alüvyon jet grouting - memba ve mansap batardoları işlerini üstlendiğini, müvekkilinin süresinde işe başladığını, 01.03.2015 tarihine kadar yapılan işlere ilişkin 1 numaralı hakedişin düzenlendiğini ve kesintiler ile birlikte müvekkiline 128.000 TL ödendiğini, 01.03.2015 - 01.04.2015 dönemi için 2 numaralı hakedişin düzenlendiğini, müvekkiline 70.000 TL ödendiğini, 01.04.2015 - 01.05.2015 döneminde yapılan imalata ilişkin 3 numaralı hakediş düzenlenmekle müvekkiline 87.000 TL ödeme yapıldığını, 01.05.2015 - 01.07.2015 dönemine ilişkin 4 numaralı hakediş ile müvekkiline 209.155 TL ödeme yapıldığını, 01.07.2015 tarihine kadar toplam 701.250 TL imalat yapıldığını, son hakediş ile birlikte müvekkilinin şantiye alanına girişinin engellendiğini, sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkiline gönderilen ihtarname ile işin süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşıldığını ve imalatların ayıplı olduğu gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin "işin feshi" başlıklı 20/2 maddesinde işverenin ihtarla 10 gün süre vereceğini ve işin bu süreçte sözleşmeye uygun hale getirilmemesi durumunda sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının buna uygun davranmadığını, yine sözleşmenin eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinde de belirtildiği üzere iş sahibinin öncelikle ayıbın giderilmesini istemesi gerektiğini, davalının sözleşmenin feshinden önce ayıp veya kusurlar hakkında müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapmadığını, müvekkilinin işi iş sahibi tarafından hazırlanan projeye uygun olarak yaptığını, bu nedenle ihtarname ile müvekkiline bildirdikleri işin hileli olduğuna dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalının bölgede yapılan kamulaştırma işine ilişkin bedelleri 3 ay gecikmeli yatırması nedeniyle halkın tepki gösterdiğini, bu tepkinin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, fesih üzerine müvekkilince verilen teminat senetlerinin davalı tarafından icra takibine koyulduğunu, taraflar arasında daha önce akdedilen sözleşmelere konu teminat senetlerinin de icra takibine konu edilmesinin kötü niyete dayandığını, sözleşmenin feshi ve başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını öne sürerek şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; kısmi ıslah ile talebini 2.448.451,20 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili özetle; taraflar arasında 31.306.890 TL götürü bedelli sözleşmenin akdedildiğini, projenin başlangıcında olunmasına rağmen iş bedelinin 933.029,96 TL'ye ulaştığını, müvekkilinin avans için büyük meblağ ödediğini, davacının fazla kazanç sağlamak amacıyla kanal tipi hidroelektrik santralinin projeye uygun olduğunu, nehir tipi hidroelektrik santralinin daha az maliyetli olacağını belirterek müvekkilini yanılttığını, işlerin tamamlanmadığını ve ayıplı olarak ifa edildiğini, davacının halk olayları nedeniyle sözleşmenin feshini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilince bu husus göz önüne alınmakla ve davacının hileli hakedişleri, ayıplı ve eksik ifaları değerlendirilmekle sözleşmenin feshedildiğini, yüklenicinin iş alanına girişinin engellendiğini, işi bitirecek teknik yeterlilik ve ifa gücünün bulunmadığını, talep miktarı bilinebileceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden yükleniciye 578.200 TL hakediş ödemesi yapıldığını, projenin hazırlanması, onaylanması süreçlerinin davacı sorumluluğunda olduğunu, halkın tepkisinin davacı hareketlerinden kaynaklandığını, müvekkilinin kamulaştırma bedellerini 3 ay bloke nedeniyle geç ödediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ödemelerin zamanında yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; karşı davasında ise, davacıya 1.500.000 TL avans ödemesi ile birlikte şantiye giderleri adı altında ödemeler yapıldığını, yüklenicinin işi yapmadığını, avansı ve giderleri de iade etmediğini öne sürerek şimdilik 5.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, kısmi ıslah ile talebini 1.602.394,30 TL'ye artırmıştır. Birleşen davada davacılar vekili özetle; davalı tarafça müvekkillerine karşı Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/17762 sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olan 500.000'er TL tutarlı bonoların teminat senedi olduğunu, taraflar arasında akdedilen Çekerek sözleşmesi nedeniyle düzenlendiklerini, müvekkilinin yaptığı şikayetin dar yetkili icra hukuk mahkemesince esasına girilmeden reddine karar verildiğini, taraflar arasında eldeki davaya konu Çekerek sözleşmesinin yanı sıra Dereköy ve Çayaltı sözleşmelerinin de bulunduğunu, 3 sözleşmenin kati teminatı olarak Ankara 63. Noterliğinin 06.08.2015/25991 yevmiye numaralı motorlu araç rehin sözleşmesiyle 1.500.000 TL teminat verildiğini, davalının hem teminat senetleri için icra takibi başlattığını, hem de 2016/17514 sayılı dosyayla taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, Çekerek sözleşmesi kapsamında taraflar arasında 4 adet hakediş düzenlendiğini, kamulaştırma bedellerinin geç alınması nedeniyle vatandaşların eylem başlattıklarını, çalışmaların bir süre durdurulduğunu, daha sonra hiçbir haklı neden gösterilmeksizin sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğini, teminat olarak verilen bonoların işleme konulduğunu, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin uğradığı kar kaybının tazmini için açılan 2017/506 sayılı davanın derdest olduğunu, davalı tarafça açılan 2017/823 sayılı davanın 2017/506 esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiğini, ancak harç ikmal edilmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, zorunlu arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını öne sürerek müvekkilinin 2016/17763 sayılı icra takibine konu alacaklar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle; müvekkili şirketin ticari ünvanının .... Şirketi olarak değiştirildiğini, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının şikayet ve itiraz dosyalarıyla ilgili verdiği bilgilerin mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, 2016/17762 sayılı takibin dayanağı olan senetlerin teminat senedi olmadığını, davacı tarafın bu hususa ilişkin şikayetlerinin icra hukuk mahkemesi tarafından reddine karar verildiğini, bölge adliye mahkemelerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiğini ve ret kararlarının Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından da onandığını, takibe dayanak senetlerin üzerinde teminat senedi olduklarına dair herhangi bir kayıt ve şart bulunmadığını, davacı tarafça teminat senedi olduklarını gösterir başkaca belge de sunulmadığını, sözleşmede takibe dayanak bonolara atıf da yapılmadığını, 06.08.2015 tarihli menkul rehni sözleşmesinin davaya konu senetlerle ilgili olmadığını, davacı tarafın sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarının da asılsız olduğunu, 2016/17762 sayılı takibe konu dayanak senetlerin teminat senedi olmadığını, Çekerek sözleşmesi ile irtibatlarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Toplanan deliller bilirkişi heyeti kök ve ek raporları DSİ 7. Bölge müdürlüğü cevabi yazıları ile tarafların yazılı beyan içerikleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanan 26/09/2014 tarihli sözleşmenin yüklenici ... Ltd. Şti.'nin 07/05/2015 tarihli sözleşmeden dönülerek sözleşmenin geriye etkili olacak biçimde ortadan kaldırılması talebini içerir dilekçesi ile tek yanlı olarak feshedilmiş olduğu, asıl davada davacı yüklenici ... Ltd. Şti. Tarafından sözleşmenin davalı iş sahibi ... ... A.Ş'nin 07/09/2016 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği iddia edilmiş ise de davacı yanın 07/05/2015 tarihli tek yanlı irade beyanı ile sona erdirilen ve davalı iş sahibinin 22/05/2015 tarihli cevabi yazısı ile uygun bulunduğu belirtilen fesihten sonra aynı sözleşmenin ikinci kez feshinden söz edilemeyeceği, davacı tarafından 07/05/2015 tarihinden sonra sözleşmenin ifasına devam edildiği ileri sürülmüş ise de bilirkişi heyeti kök raporunda e-mail yazışmalarının davacının işe devam etmesine yönelik olmayıp davacının el çektiği işe ilişkin bir kısım bilgi ve belgelerin davalıya teslim edilmesine yönelik yazışmalar olduğu, keza 07/05/2015 tarihinden sonra düzenlenen 4 nolu hak edişin de 07/05/2015 iş bırakma tarihinden önce gerçekleştirilen imalat kalemlerinin ödenmesi kapsamında düzenlendiğinin ifade edildiği, asıl davada davacı yüklenicinin ise 22/04/2022 tarihli dilekçesinde 4 nolu hak ediş keşif üzerinde belirtilen harita alım işleri, kati proje revizyon işleri ve şantiye giderlerinin sözleşme kapsamı dışında olduğunun beyan edildiği, öte yandan DSİ 7. Bölge Müdürlüğünün 01/12/2021 tarihli cevabi yazısında Çekerek HES projesinde 26/09/2014 ve 07/09/2016 tarihleri arasındaki dönemde herhangi bir inşaat faaliyeti yapılmadığından müdürlüklerince düzenlenen denetim raporunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla davacı yüklenicinin 07/05/2015 tarihinden sonra sözleşmenin ifasına devam edildiği iddiası yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki 26/09/2014 tarihli sözleşmenin asıl davada davacı yüklenici tarafından 07/05/2015 tarihinde tek yanlı feshi nedeni ile asıl davada davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla yerinde görülmeyen asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davada, davalı iş sahibi davacı yükleniciye ödenen avansın iadesi talebinde bulunmuş olup yanlar arasındaki sözleşmenin 13. Maddesi kapsamında iş sahibi tarafından yükleniciye yapılan avans ödemesine ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri de incelenmek sureti ile davalı karşı davacı iş sahibinin davacı karşı davalı yükleniciden toplam 1.477,500 TL avans alacağının bulunduğu, davacı karşı davalı tarafından keşide edilen ihtarnamede avans alacağı 1.452.394,30 TL olarak belirtildiğinden taleple bağlı kalınarak karşı davacının 1.452.394,30 TL ödenen bakiye avansın iadesi talebinde bulunabileceği anlaşılmış ise de TBK 147/6 maddesi uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan işbu dava 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olup zaman aşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağından taraflar arasında ki sözleşmenin davacı yüklenici tarafından 07/05/2015 tarihli yazı ile feshedildiği anlaşılmakla sözleşmenin feshedildiği tarih nazara alınarak karşı davanın ıslah tarihi olan 16/07/2021 itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğu karşı davalının ıslah talebine yönelik süresinde vermiş olduğu dilekçede zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmakla cevap-karşı dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL avans alacağı yönünden kanıtlanan davanın kabulüne, ıslah ile artırılan avans bedeli talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davalı karşı davacı şantiye gideri talebinde bulunmuş ise de her iki yanın imzasını içeren hak ediş tutanaklarında yer alan şantiye giderlerinin davalı tarafından ihtirazi kayıtsız ödendiği, bu yöne ilişkin tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davalı karşı davacının şantiye giderinin iadesini haklı kılacak bir ispat vasıtası sunmamış olduğu anlaşılmakla karşı davada kanıtlanamayan şantiye gideri talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen davada davacılar Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/17762 esas sayılı takibe konu bonoların sözleşme kapsamında verilen teminat senedi olduğunu senetlerin iadesi gerekirken takibe konu edildiğini belirterek menfi tespit talebinde bulunmuş, birleşen davada davalı yan ise takibe konu bonoların taraflar arasındaki eser sözleşmesi ile bir ilgisi bulunmadığını, teminat olarak alınmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında düzenlenen 26/09/2014 tarihli sözleşmenin 9.1.1 maddesinde yükleniciye sözleşme gereği ödenen avanslara teminat senedinin yüklenici tarafından hazırlanarak işverene teslim edeceği, 9.2 maddesinde yüklenicinin bu işten dolayı işverene herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısının iade edileceği, kesin teminatın yarısının ise SGK ilişiksiz belgesi veya yasal oranda prim ödemesine ait ödeme belgelerinin getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra yüklenicinin bu iş nedeni ile işveren ve SGK'na olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde kesin teminattan paraya çevrilerek mahsup edilip varsa kalanının yükleniciye iade edileceğinin öngörüldüğü, 13.1.1 maddesinde ise işveren tarafından sözleşme konusu işte kullanılmak üzere yüklenicinin yazılı talebine istinaden toplamda 1.500.000,00 TL avans ödeneceği, 13.1.2 maddesinde avans ödemesinin işverence kabul edilecek bir teminat karşılığı yüklenicinin talebi ve işverenin onaylayacağı tutarlarda ve birden fazla belirlenen tarihlerde ödeneceğinin taraflarca kararlaştırılmış olduğu anlaşılmıştır. Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2016/17762 esas sayılı takibe konu keşidecisi ... Mühendislik... Ltd. Şti aval verenin ... olan her biri 26/09/2014 tanzim tarihli 03/08/2016 vadeli ve 500.000,00 TL bedelli bonoların keşide tarihleri ile taraflar arasındaki sözleşme tarihi aynı olup söz konusu bonoların sözleşmenin kesin teminatı düzenleyen 9. Maddenin alt başlığında 9.1.1 maddesi kapsamında birleşen davada davalı işveren tarafından davacı yükleniciye ödenen avansların teminatı olarak verilmiş olduğu anlaşılmakla birlikte sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca kesin teminatın geri verilebilmesi için öncelikle yüklenicinin bu işten dolayı işverene herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi gerekmekte olup, bilirkişi heyeti raporunda davalı iş sahibi tarafından davacı yüklenici adına yapılan toplam 229.733,55 TL ödemeler nedeni ile iş sahibinin yükleniciden alacaklı olduğu tespit edildiğinden birleşen dava tarihi itibari ile teminat senetlerinin iadesine ilişkin sözleşmede öngörülen koşulların gerçekleşmediği tespit edilmiş olmakla kanıtlanamayan birleşen davanın reddine" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Asıl davanın reddine, 2-a)Karşı davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL avans alacağının 09.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine, b)Karşı davacının fazlaya ilişkin avans bedeli talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine, şantiye gideri talebinin reddine, 3-Birleşen Ankara 9. ATM 2019/38 esas sayılı davanın reddine" karar vermiştir. Asıl davada davacı - karşı davada davalı, birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davanın taraflar arasında akdedilen Çekerek sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından verilen avans teminatı olan senetlere dayanılarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talepli olduğu, mahkemece 2016/17762 sayılı takibe dayanak 26.09.2014 düzenleme ve 03.08.2016 vade tarihli, 500.000'er TL bedelli bonoların keşide tarihleriyle taraflar arasındaki sözleşme tarihinin aynı olduğu, sözleşmenin kesin teminata ilişkin 9.1.1 maddesi gereğince yükleniciye ödenen avansların teminatı olarak verildiklerinin anlaşıldığı, ancak sözleşmenin 9.2 maddesi gereğince kesin teminatın iadesi için yüklenicinin iş sahibine borçlu olmadığının tespiti gerektiği, bilirkişi heyet raporunda iş sahibinin yüklenici adına 229.733,55 TL ödeme yaptığı, iş sahibinin yükleniciden alacaklı olduğu, birleşen dava tarihi itibariyle teminat senetlerinin iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemenin sunulan bilirkişi raporlarını ve delilleri göz ardı ettiği, takibe dayanak senetlerin Çekerek sözleşmesi gereğince alınan avansa karşılık teminat olarak verildiği, icra takiplerinin şikayet edildiği, ancak dar yetkili icra hukuk mahkemesinin davanın esasına girmeden şikayetin reddine karar verdiği, istinaf mahkemesinin de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği, halen temyiz aşamasında olduğu, senetlerin avans karşılığı teminat olarak verildiği, sözleşmeler için ayrıca kati teminat verildiği, taraflar arasında akdedilen 3 sözleşmenin kati teminatı olarak 1.500.000 TL değerli motorlu araç rehin sözleşmesi yapıldığı, müvekkilinin düzenli olarak çalıştığı, 4 adet hakediş düzenlendiği, kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi nedeniyle vatandaşların eylem başlattıkları, çalışmaların bu nedenle bir süre durdurulduğu, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe ilişkin itirazlarının rehin paraya çevrilmeden ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle kabulüne karar verildiği nedenleriyle birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/38 E. sayılı davada verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine ilişkin kararın doğru olduğu, karşı davada avans alacağına ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, taraflar arasında Çekerek HES'e ilişkin 3 ayrı sözleşme akdedildiği, 2012 yılında sözlü olarak müşavirlik sözleşmesi, 20.12.2013 tarihli proje yapım sözleşmesi ve 26.09.2014 tarihli yapım işi sözleşmesinin akdedildiği, projenin bizzat yüklenici tarafından detaylandırıldığı, bilahare inşaatını da kendisinin üstlendiği, 2015 yılı Ocak ayında şantiye faaliyetlerine başladığı, proje formülasyonunun yüklenici .... Şirketinin sahibi ...'ın diğer şirketi olan dava dışı .... Şirketi tarafından hazırlandığı, hazırlanan projedeki kanalların bölgedeki tarımsal arazilerden geçmesi, ağaçların kesilmesi, hayvanların içme suyunu etkilemesi nedeniyle sosyal tepkilere neden olduğu, bu nedenle inşai faaliyetlerin sürdürülemediği, projenin ifa imkanının ortadan kalktığı, davacının talebi ve müvekkilinin kabulüyle karşılıklı olarak sözleşmeden dönüldüğü, TBK 478 madde gereğince ayıplı eser nedeniyle zamanaşımı süresinin yüklenicinin ağır kusuru halinde 20 yıl olduğu, yüklenicinin hem proje hem de o ana kadar yapılan işler nedeniyle ağır kusurlu olduğu ve sözleşme ilişkisinin yüklenicinin talebiyle sona erdirildiği, 20 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlanmadığı, kısmen redde ilişkin kararın kaldırılması gerektiği, karşı davadaki şantiye giderine ilişkin talebin reddi kararının da hatalı olduğu, müvekkilinin hakedişte belirtilen şantiye giderini davacıya ödediği, müvekkiline kusur atfedilemeyeceği, şantiye giderinin ödenmesi sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ilişkin teamül bulunmadığı, davacı tarafın şantiye giderine ilişkin belge sunmadığı, davacının sözleşmeyi feshedip şantiyeden ayrıldığı, şantiye giderine ilişkin belge de sunamadığından müvekkilinin şantiye giderini talep etmekte haklı olduğu, birleşen davada ise, mahkemenin 2016/17762 sayılı takibe dayanak senetlerin teminat senedi olduğuna dair gerekçesinin hatalı olduğu, zira icra hukuk mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, senetler üzerinde teminat senedi olduklarını gösterir kayıt bulunmadığı, teminat senedi olduklarına dair yazılı belge sunulmadığı, Çekerek sözleşmesinde takibe konu bonolarla ilgili atıf bulunmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, karşı dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl dava ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda asıl davada davacı ...... Şirketi (...) yüklenici, asıl davada davalı .... Şirketi (...) iş sahibi olup, taraflar arasında Çekerek Regülatörü II - III ve HES II - III İnşaatına ilişkin 26.09.2014 tarihli sözleşmenin akdedildiği çekişmesiz olup; sözleşme kapsamında regülatör II -III kazı ve beton işleri, HES II - III kazı ve beton işleri, dolu savakların ve santralin kazı ve beton işleri, nehir yatak taraması kazı ve tahkimat işleri ile derivasyon - alüvyon jet grouting - memba ve mansap batardolarının 31.306.890 TL + KDV götürü bedelle yapılması (md 3,5), Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin (BİGŞ) sözleşmenin eki olduğu (md 7), sözleşme tarihinden itibaren yer teslimi yapılarak, yer tesliminden itibaren en geç 10 gün içerisinde iş yapımına başlanıp, ekli iş programına göre işe başlama tarihinden itibaren 840 takvim gününde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilmesi (md 8), yükleniciye yapılacak ödemeler için teminat senedi verilmesi, kesin teminatın taahhüdün sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirildiğinin işverinin teknik heyeti tarafından verilecek raporla tespit edilmesi, eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından, yüklenicinin iş sahibine borcunun bulunmadığının tespitinden sonra yarısının, kesin teminatın kalanının ise SGK ilişiksiz belgesi ve kesin kabul tutanağının onayından sonra iade edilmesi (md 9), iş sahibinin yükleniciye 1.500.000 TL avans ödemesi yapması, avans ödemesinin sözleşmenin işveren tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesinden sonra bir teminat karşılığı yapılması, avansın amacına uygun sarf edilmemesi ve buna bağlı olarak işin gecikmesi, işe başlanamaması hallerinde iş sahibinin mahsubu yapılmamış avans bakiyesini hakedişten kesmeye veya avans teminatı ile kesin teminatı gelir kaydetmeye yetkili kılınması, işin tasfiye veya feshedilmesi halinde yüklenicinin tasfiye veya fesih tarihinden itibaren 30 gün içerisinde avans bakiyesini nakden ödemesi (md 13) hususlarının kararlaştırıldığı; sözleşmenin yüklenicinin 07.05.2015 tarihli dilekçesiyle talep etmesi ve iş sahibinin 22.05.2017 tarihli dilekçesiyle olur vermesiyle feshedildiği; taraflar arasında 4 adet hakediş düzenlendiği, 01.03.2015 tarihinde 1 numaralı, 01.04.2015 tarihinde 2 numaralı, 01.05.2015 tarihinde 3 numaralı ve 31.07.2015 tarihinde 4 numaralı hakedişin düzenlendiği, yüklenicinin 4 numaralı son hakedişe girmeyen başkaca imalatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yürütülen yargılama sonucunda ... tarafından açılan asıl ve birleşen davanın reddine, ... tarafından açılan karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, ... ve birleşen davada davacı ... vekili birleşen 2019/38 esas sayılı davada verilen karara, ... vekili ise, karşı davada verilen karar ile gerekçe yönünden birleşen davada verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Eser sözleşmesinde zamanaşımı süresi, eserin tesliminden, sözleşmenin feshi halinde feshe ilişkin irade beyanının diğer tarafa ulaştığı tarihten itibaren kural olarak 5 yıldır. Sözleşmede avans ve kesin teminatların verilmesi kararlaştırılmıştır. Yüklenici ... icra takibine konu 500.000'er TL tutarlı bonoların teminat senedi olduğunu, ayrıca kesin teminat için araç rehni verildiğini kabul ve beyan etmiştir. Mahkemece takibe konu bono senetlerinin teminat senedi olduğu belirtilmekle birlikte sözleşmenin kesin teminata ilişkin hükümleri uygulanmıştır. İş sahibi ... ise, araç rehninin diğer sözleşmeler nedeniyle verildiğini ve buna ilişkin taraflar arasında başka davalar bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece senetler yönünden taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında avans ve kesin teminata ilişkin hükümlere göre inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi takibe konu senetler avans teminatı olarak kabul edildiği halde iade koşulları kesin teminata ilişkin hükümlere göre değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle mahkemesince senetler yönünden avans ve/veya kesin teminat olarak verilip verilmediği hususu taraf iddia ve beyanları ile açılmış olan diğer davalardaki kabul ve beyanlar da gözetilerek belirlenmesi, buna göre teminat senetlerinin niteliği ile sözleşmedeki buna ilişkin hükümler değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun olarak yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-) Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022 tarih 2017/506 E-2022/524 K sayılı kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, 3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-) Asıl dava ve birleşen davada davacı - karşı davada davalı ... Mühendislik Proje İnşaat Enerji Üretim ve Enerji Nakil Hatları Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL + 855 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-) Asıl dava ve birleşen davada davalı - karşı davada davacı ... ... Enerji Elektrik Üretimi Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi tarafından yatırılan 80,70 TL + 80,70 TL + 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 6-) Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 26.12.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1017, K. 2024/1054, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1017-e-2024-1054-k-efc79bd15acd