İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/64 E. 2024/911 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/64
Karar No
2024/911
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/64 Esas KARAR NO : 2024/911 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında süregelen ticari ilişki gereği müvekkili tarafından davalı firmaya hizmet sunulduğunu ve faturalar tanzim edildiğini, fakat davalı firma tarafından ödemeler gerektiği gibi gerçekleştirilmemiş ve müvekkili firma, cari hesap özetinde de görüleceği üzere 8.024,00 TL alacaklı konumuna geldiğini, müvekkiline ait işbu alacak sebebiyle, toplam alacağın 2.550,00 TL’lik kısmı için ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı dosyasından, kalan 5.474,00 TL’lik kısmı için de .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. sayılı dosyasından davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, davalının icra takiplerine itiraz ettiğini, başlatılan ilamsız icra takiplerinin davalı/borçlu şirket bakımından devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete tanzim edilip gönderildiği iddia edilen faturaların hiçbirini kabul etmediklerini, davacı tarafça talep edilen faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, ikame edilen iş bu davanın reddini; davacı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan 8.024,00 TL alacaklı konumuna geldiğini, toplam alacağın 2.550,00 TL’lik kısmı için .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı dosyasından, kalan 5.474,00 TL’lik kısmı için de .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. sayılı dosyasından davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla asıl alacak üzerinden işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafça zamanaşımı itirazının ileri sürülmüş olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Dosyaya ibraz edilmiş olan belgeler üzerinden yapılan incelemede "protokol" başlıklı 25.04.2017 tarihli sözleşme kapsamında davacı ile davalı arasında, davacının yayınlamış olduğu Elektrik Dünyası isimli derginin 2017 yılı Haziran - 2018 Mayıs (Bu aylar dahil) aylarına ilişkin toplam 12 adet sayısında davalının ilan yaptırmak istediği, bu kapsamda reklam hizmeti verilmesine ilişkin olarak anlaşma akdedilmiş olduğu, davacının hizmet sözleşmesi kapsamında davalı aleyhine tahakkuk ettirmiş olduğu fatura bedellerinin tahsili amacıyla icra takibine girişmiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar alacağın zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de TBK'nın 146. Maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." şeklindeki düzenlemesi ve bu kuralın istisnası olan 147. Maddesi bir bütün olarak incelendiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin TBK m.147 kapsamında kalmadığı, bu hali ile 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu; hizmetin 2017 yılı Haziran - 2018 Mayıs (Bu aylar dahil) aylarında verilmiş olduğu ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı dosyasında icra takibinin başlangıç tarihinin 03.10.2018; .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... E. sayılı dosyasında icra takibinin başlangıç TARİHİnin 31.05.2019 tarihi olduğu, icra takip tarihine kadar geçen süre içerisinde alacağın zamanaşımına uğramamış olduğu görülmekle yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama esnasında celp edilmiş olan BA- BS formları, tarafların ticari defter ve belgeleri, dosyaya ibraz edilmiş olan deliller üzerinden inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi için dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Taraflar arasında 25.04.2017 tarihinde aylık 850,00.-TL artı 9618 KDV olmak üzere 12 aylık 850,00.-TL x12 10.200,00.-TL 1.836,00.-TL KDV olmak üzere toplam 12.036,00.-TL bedelli bir protokol imzalandı Protokol konusunu; 2017/Haziran 2018/Mayıs aylarında toplam 12 ay süre ile davacı şirket tarafından çıkarılan Elektronik Dünyası Elektrik Aydınlatma, Elektronik otomasyon, enerji makine kontrol sistemleri isimli derginin, tercihli sayfalar sağ tarafında, davalı şirketin en 22 cm boy 31 cm boyutlarında reklamı ile ilgili olduğu, davalı şirket tarafından ödemenin ilgili reklamlar yayımlandıktan sonra 6 ay vadeli çek ile ödeneceğinin belirlendiği, Taraflar arasında imzalanan protokol gereği, davacı şirket tarafından; davalı şirketin 12 ay boyunca reklamının yayımlanması neticesinde, davalı adına 12 adet fatura düzenlenmesi gerektiği, ancak 2017/Eylül ayında fatura düzenlenmediği, bu nedenle 2017/Ağustos ayına ilişkin hizmetin verilmediği yönünde kanaat oluştuğu, Yine davacı tarafından davalı adına düzenlenen 04.10.2017 tarih ... numaralı 1.003,00.-TL bedelli faturaya karşılık davalı tarafından 10.11.2017 tarihinde ... numaralı 501,50.-TL bedelli iade faturası düzenlendiği ve bu faturanın davacı ticari defterlerinde yer aldığı, özetle; davacı şirket tarafından kabul edilip muhasebe hesap ve kayıtlarına alınan ilgili iade faturasından dolayı davacı şirketin 2017/ Eylül ayına ilişkin hizmetin eksik verildiği kanaati oluştuğu ve bu faturadan sonra davacı tarafından davalı adına düzenlenen hiç bir faturaların davalı ticari defterlerinde yer almadığı gibi davacı tarafından bu faturaların davalıya tebliğ ve teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge veya delil sunulmadığı, Ayrıca taraflara ait ticari ilişkinin aylık KDV hariç 5.000,00.-TL altında olması sebebiyle Ba-Bs formlarında herhangi bir veri olmadığı, Bu iş ve işlemlerin dışında davalı tarafından 2017 yılında davacıya yapılan 2.507,50.-TL ödeme tutarın davacı şirketin takip tarihinden sonra 31.12.2019 tarihinde davalının borcundan düşüldüğü, (Geç kayıt) Davacı şirketin SGK incelemesinden dolayı 2017-2018 ve 2019 Yılı ticari defterlerinin incelemeye sunulamadığı ancak bilgisayar kayıtlarında; 03.10.2018 ilk talep tarihinde ve 31.05.2019 ikinci talep tarihinde de davacı şirketin davalı şirketten 10.531,50-TL alacağının olduğu, davalı şirket tarafından 2017 yılında ödenen 2.507,50.-TL ödemeyi 31.12.2019 tarihinde ödeme mutabakat açıklaması ile cari hesap borcundan düşülerek davacı şirketin davalı şirketten 8.024,00.-TL alacağının kaldığı, (davalı tarafından yapılan ödemelerinin zamanında kayıt edildiği durumda) davacının 03.10.2018 ilk takip tarihinden itibaren davalıdan 8.024,00.-TL alacağının olduğu, Davalı şirketin 2017-2018 ve 2019 Yılında ticari defterleri açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirket ait 2017-2018 ve 2019 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirketten 2017 yılında 3 adet toplam 3.009,00.-TL fatura aldığı, bu faturalardan 501.50.-TL tutarını iade ettiği, kalan 2.507,50.-TL tutarı ödediği ve 28.11.2017 tarihinden sonra davacı şirketle herhangi bir ticari ilişkide bulunmadığı ve davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığı, Tüm bu somut veriler üzerinden, taraflar arasından akdedilen protokol gereği, davacının davalıya ait reklamları; “Elektronik Dünyası Elektrik Aydınlatma, Elektronik otomasyon, enerji makine kontrol sistemleri isimli derginin, tercihli sayfalar sağ tarafında, 22 cm boy 31 cm boyutlarında 2017/Ekim, Kasım, Aralık, 2018/Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yayımladığını ispat etmesi halinde; Davacı şirket tarafından ....İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın, 2.550,00.-TL, ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın 5.474,00.-TL asıl alacak üzerinden iptali, Aksi halde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan takiplerin iptalinin gerektiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı). Somut olayda her ne kadar davalı tarafça davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı beyan edilmiş ise davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların defterlerine kaydının yapılmış olduğu görülmekle bu kapsamda taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunduğu hususu sabit hale gelmiştir. İşbu davadaki uyuşmazlık konusu davacının icra takibine dayanak yapmış olduğu faturalardan kaynaklı olarak ilgili hizmetleri davalıya verip vermediği noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dergi suretleri incelendiğinde; 264- temmuz 2017 sayısı, 265- Ağustos 2017 sayısı, 267- ekim 2017 sayısı, 268- kasım 2017 sayısı, 269 - aralık 2017 sayısı, 270- ocak 2018 sayısı, 271- şubat 2018 sayısı, 272 - mart 2018 sayısı, 273- nisan 2018 sayısı, 274- mayıs 2018 sayısı, 275 - haziran 2018 sayılarında gerekli ilanının yapıldığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği ve davalı tarafça davacıya düzenlenen iade faturasının davacının defterine kaydedildiği eylül 2017 yılına ait derginin ibraz edilmediği; ancak bu hususta eksik hizmet verildiği hususunun tarafların kabulünde ve bu yargılama konusunun dışında olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafça sözleşme kapsamında gerekli hizmetin verildiği ispatlanmış olup davalı tarafça herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı ve buna ilişkin olarak herhangi bir delil de ibraz edilmemiş olduğu görüldüğünde davacının davasında haklı olduğu, asıl alacak üzerinden itirazın iptalini talep etmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda taleple bağlı kalınarak asıl alacağa yapılan itirazların iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle ayrı ayrı %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; Davacının DAVASININ KABULÜ ile; 1-a- Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin 2.550,00 TL alacak üzerinden, işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, b- Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasına haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 2.550,00 TL 'nin %20'si oranında olan 510,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-a- Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin 5.474,00 TL alacak üzerinden, işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, b- Davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasına haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 5.474,00 TL 'nin %20'si oranında olan 1.094,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 548,12-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 120,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 916,00-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.045,00-TL, bilirkişi ücreti: 3.500,00-TL olmak üzere toplam: 5.461,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 8.024,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/64, K. 2024/911, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-64-e-2024-911-k-3d94058d2e1e