İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/908 E. 2025/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/908
- Karar No
- 2025/29
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/908 Esas - 2025/29 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/908 Esas KARAR NO : 2025/29
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2024 KARAR TARİHİ: 09/01/2025 K.YAZIM TARİHİ: 06/02/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalının müvekkilinden mulzeme satın almak istediğini ve bu çerçevede tarafların satışa ilişkin anlaşmaya vardığını, müvekkilinin söz konusu anlaşmaya dayanarak satışa konu malzemeleri eksiksiz ve hatasız olarak teslim ettiğini, müvekkilinin faturaları ve davalının ödemeleri neticesinde cari hesap kapsamında davalıdan bakiye 63.823.905TL alacağın kaldığını, davalı tarafından da onaylı mutabakat yazının bulunduğunu, faturalara davalı tarafından İtiraz edilmediğini, davalının bakiye tutarı ödememesi nedeniyle Ankara ... Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası kapsamında davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, karşı tarafın sunacağı delil ve beyanlara karşı sonra ve doğacak yeni durumlar karşısında yeni delil ikame etme hakkı ve fazlaya ilişkin hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulü ile haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve Ankara ... Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. sayılı takibin takip tarihinden itibaren %51,75'ten az olmamak kaydıyla artan oranlarda işleyecek yıllık reeskont avans faizi ile birlikte devamına, davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; öncelikle zaman aşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, yetki itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili arasında iddia edildiğinin aksine herhangi bir mal alım satım anlaşmasının bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkiline hizmet verdiği iddiasını ispatla mükellef olduğunu, itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin konkordato geçici mühlet içerisinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine, icra takiplerine konu toplam asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023 yılına ait BA-BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davacının Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında, 05/04/2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 63.823,95TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki taraflara ait BA BS formlarının birbiri ile uyuştuğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 63.823,95TL alacaklı olduğu, davalının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacıya 63.823,95TL borçlu olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari alım - satım kapsamında faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari alım - satım nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 17.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 18.04.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davalı yan cevap dilekçesi ile görev, yetki, husumet itirazı ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanması sebebiyle davanın nispi ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğundan bu itiraza itibar edilmemiştir. Borca itiraz ile icra dairesinin yetkisine ayrıca ve açıkça itiraz edilmediğinden bu itiraza itibar edilmediği, mahkememizin yetkisi yönünden ise; 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesinde, bir davada genel yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca taraflar arasında açık ve zımni aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, dolayısıyla davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği bilinmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalının yerleşim yerine göre mahkememiz yetkili olduğundan yerinde olmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. TBK madde 146 uyarınca kanunda aksine hüküm olmadıkça her alacak için zamanaşımı süresi 10 yıl olup faturaların 2023 yılına ait olması sebebiyle takip tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Sunulan ve mahkememizce toplanan delillerden davalının husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmekle reddine karar verilmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davalı tarafça davacı adına 28 adet belge karşılığında KDV hariç 310.191,17TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, yine davacı tarafça da davalı adına 28 adet belge karşılığında KDV hariç 310.191,17TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Davacı vekili taraflar arasında tanzim edilen mutabakat bulunduğunu iddia ederek mutabakat fotokopisini dosyaya sunmuş, aslının sunulması ve davalı şirket yetkilisinin isticvabına yönelik ara karar kurulmuş, davacı yan aslını sunamadığından bu belgeye delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Davalı yan konkordato dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmişse de, takibin geçici mühlet kararından önce başlatıldığı, geçici mühlet kararı verilmesinin yargılamaya devam etmeye engel teşkil etmeyeceği, değerlendirilmekle talebi kabul edilmemiştir. Dava konusu alacak faturadan kaynaklanan cari hesap alacağıdır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraflara ait ticari defter ve kayıtlardan gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimden anlaşıldığı üzere mal alım - satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına 28 adet fatura tanzim edildiği, bu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturaların taraflarca vergi dairesine bildirildiği, 28 adet fatura toplam tutarının 364.941,32TL olduğu, davalı tarafça yapılan ödemeler toplamının 301.117,37TL olduğu, bakiye alacağın 63.823,95TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerin örtüştüğü, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu sebeple teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması ve defterine işlememesi gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak ve faturaları defterine işleyerek taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, taraf ticari defterlerine göre davalının bakiye 63.823,95TL borcunun bulunduğu, davacı yanın tespit edilen bakiye alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu sebeplerle davanın kabulüne, Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 12.764,79TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 12.764,79TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 4.359,81TL karar ve ilam harcından peşin alınan 770,84TL harcın mahsubu ile bakiye 3.588,97TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 770,84TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.259,24TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 72,00TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.072,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2025
Katip Hakim e-imzalı e-imzalı