İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/248 E. 2024/938 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/248
- Karar No
- 2024/938
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/503 Esas KARAR NO: 2025/28 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/07/2023 KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.10.2022 tarihinde davacı adına kayıtlı ---------- plakalı aracın davalıya ait ---------- plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, işbu kazada davalı ----------- plaka sayılı araç sürücüsü olan davalı %100 kusurlu bulunmuş olup kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasarlandığını ve uzunca bir süre onarım için serviste kaldığını, işbu kaza nedeniyle davacının aracı serviste bulunduğu süre boyunca davacının kazanç kaybına uğradığını, davacıya ait aracın işlerinde ticari taksi olarak kullanılmakta olup davacının aracını aktif olarak kullanan bir birey olduğunu, ilgili kaza nedeniyle aracının hasarlanması sonucunda davacının aracı kullanamaması nedeniyle işleri aksadığını ve davacının kazanç kaybına uğradığını, kazaya sebebiyet veren araç sahibi ve şöförü müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının zararı davalılar tarafından müteselsilen giderilmesi gerektiğini, davacının ilgili kaza nedeniyle uğradığı kazanç kaybı bedelinin tespiti için davacı tarafından bağımsız sigorta eksperinden, ekspertiz raporu alınmış olup ekte işbu raporunu Mahkemeye sunduklarını işbu ekspertiz raporu da gözetilerek, Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde alınacak rapor doğrultusunda davacının gerçek kazanç kaybı/ gelir kaybı bedeli belirleneceğini, davacının aracını kullanamadığı süre içinde aracın kullanamamasından ve bu süreçte ulaşımını başka araçlarla sağlamak durumunda kalmasından kaynaklanan bir maddi zarara maruz kalmış olduğundan; uygulama ve doktrinde kazanç kaybı olarak nitelendirilen maddi zararın, davalılar tarafından giderilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, izah edilen sebeplere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen şimdilik 100 TL kazanç/gelir kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın belirsiz alacak davası açması hukuka aykırı olduğunu, hesaplama ve tespiti yapılabilecek ve belirlenebilecek bir durumda hesaplama yapılmadan belirsiz alacak davası açılması hukuka aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, meydana gelen ve dava konusu yapılan kaza ile ilgili olarak davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacı taraf söz konusu aracı hukuka aykırı olarak kiralama yapmak suretiyle kullandığını, davacıya ait araç ile ilgili kazayı yapan kişinin geçerli bir ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın ticari taksi olarak kullanıldığına dair beyanının hukuken geçerli delillerle desteklenmesi gerektiğini, davacıya ait aracın ticari taksi olarak kullanıldığına dair evrak dosyada mevcut olmadığını, kazanın oluş şekli, davacının hukuka aykırı olarak kiralama faaliyeti yapması, davacıya ait aracı kullanan kişinin geçerli bir ehliyetinin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığı açıkça anlaşıldığını, arz ve izaha çalışılan ve re'sen yapılacak inceleme ve araştırma neticesinde elde edilecek veriler ışığında, belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olması, kazanın oluş şekli, davacının hukuka aykırı olarak kiralama faaliyeti yapması, davacıya ait aracı kullanan kişinin geçerli bir ehliyetinin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, --------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, ---------- Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı şirketin maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasarın onarılması süresince gereken ikame araç bedelinin; 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten şirket ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken dava şartı zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf şirket vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Buna göre dava dilekçesindeki anlatım, dosyaya sunulan ekspertiz raporu ve zarar gören aracın kullanım şekli gereği kazanç kaybı olarak ifade edilen talebin esasen ikame araç bedeli niteliğinde olduğu anlaşılmış ve dava bu kapsamda görülüp sonuçlandırılmıştır. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. İkame araç bedeline gelince; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Sonuç itibarıyla araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. Bu anlamda dava dilekçesindeki anlatım ve aşamalardaki davacı vekilinin beyan ve işlemleri, olaya özgü hususlar ve özellikle davacı şirketin zaten araç kiralama şirketi olaması hasebiyle talebin ikame araç zararın ilişkin olduğu kabul ve takdir edilerek uyuşmazlık izale edilmiştir. Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 25/10/2022 tarihinde --------- ili, ---------- ilçesinde davacı şirketin malik- işleteni olduğu yabancı uyruklu şahsın sevk ve idaresindeki------------ plakalı otomobil ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki diğer davalı şirketin malik -işeteni olduğu ---------- plakalı ticari nitelikteki kamyonetin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak ----------- Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağına göre sabittir. Mahkememizce öncelikle kaza tespit tutanağı ve bunu doğrulayan Adli Trafik bilirkişisi -------- tarafından düzenlenen kusur raporuna göre davalı sürücünün KTK'nin 84/j maddesinde düzenlenen manevraları düzenleyen genel şartlara aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği tespitinin olaya ve dosyada mukim delillere uygun olduğu anlaşılmakla davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Bu kabulden hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ---------- tarafından düzenlenen raporun da belirlenen araç mahrumiyet (ikame araç) bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olayla ve dosya kapsamında bulunan delillerle örtüştüğü, söz konusu ikame araç zararının kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararı yansıtığı anlaşılmıştır. Böylece somut olayda kusur, hasardan dolayı ikame araç için gereken tamir süresi ve bu sürede araç kiralama bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil niteliğindeki kaza kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen işbu zararın, yukarıda yasal nedenleri ve ilkeleri açıklandığı üzere davalı işleten ve sürücü tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde 6098 sayılı TBK, 49, 50/1,51, 21918 sayılı KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , 4721 sayılı TMK, 6 ve 6100 sayılı HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre vaki talep arttırım işlemi, davanın çeşidine göre bedelin tamamı için kaza/haksız fiil tarihinde oluşan temerrüt, olayda davacının aracının hususi nitelikte olmasına rağmen şirketin faaliyet alanına göre ticari amaçlar için kullanıldığının anlaşılması, zarar veren aracın malikinin de tüzel kişi şirket olması yanında aracın da ticari niteliği nedeniyle ticari avans faizi uygulanmasının gerektiği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; toplam 4.814,40 TL tazminatın 25/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile toplam 4.814,40 TL tazminatın 25/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın ve 83,00 TL Islah harcının mahsubuyla bakiye 262,55 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 83,00 TL tamamlama harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 602,50 TL posta masrafı ve 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.763,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 4.814,40 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin ve davalı gerçek kişinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (4.814,40 TL < 40.000,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025