İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/424 E. 2025/883 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/424
- Karar No
- 2025/883
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/424 Esas - 2025/883 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/424 Esas KARAR NO : 2025/883
DAVA : Tasfiye memurunun hukuki sorumluluğu /Tazminat DAVA TARİHİ : 18/06/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 K. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tasfiye memurunun hukuki sorumluluğundan kaynaklanan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, davalı ..., ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin tek sahibi ve yetkilisi olduğunu, şirketin sicil kaydı silinene kadar aynı zamanda şirkette tasfiye memuru olarak görev aldığını, davalıya ait olan dava dışı ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından ... ... Bankası A.Ş.’den toplam 586.207,19 Euro , ve 178.588,81 TL ile Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş‘ndan 2.603.202,16 TL TL tutarında krediler kullandığını, sonrasında davalı işlerinin bozulduğunu ifade ederek şirketi adına kullanılmış olan kredi ödemelerini yapmadığını, kredilerin geri ödemelerini yapmasının istendiğini, müvekkili ... , ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin kredi ödemelerini ve doğmuş bulunan kur farklarını çalışanı ... aracılığı ile ödediğini, müvekkilinin bu ödemeleri davalı ... tarafından ödenmesi kaydı ile borç olarak verdiğini, bu hususun davalı tarafından da bilindiğini, ancak müvekkili tarafından ödenen ... ... Bankası A.Ş.’den toplam 586.207,19 Euro , ve 178.588,81 TL ile ... .... .... Bankası A.Ş‘ndan 2.603.202,16 TL TL ve kur farkı davalı tarafından müvekkile ödenmediğini, bu arada davalı tarafından şirketin tasfiyesine gidildiğini, davalı tasfiye halindeki ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye tasfiye memuru olarak atandığını, davalı tasfiye memuru olduğu süre zarfında şirket borçlarının ödenmesinden sorumlu olduğu halde müvekkiline olan borcunu ödemekten imtina ettiğini, şirketin müvekkiline olan borcu açıkça şirket kayıtlarında görünüyor olmasına karşın şirketin sicil kaydı usuli işlemler tamamlanmaksızın hukuka aykırı olarak silindiğini, müvekkilinin alacağını alamadığını, davalı bilinçli olarak müvekkiline olan borcunu ödemeden tasfiyeyi sonlandırdığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı müvekkilinin uğramış olduğu zarar nedeniyle tasfiye memuru ve şirket ortağı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamakla mükellef olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için davalıya ... 69.Noterliği'nin 21.04.2022 tarihli 11135 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, yapmış olduğu ödemeleri talep etiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline hiç bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile TTK 553 ve ilgili madde hükümleri doğrultusunda, müvekkilinin ödemiş olduğu kredi tutarları ve kur farkı ödemelerinin davalının ödemesine fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.000.-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah Dilekçesi: Davacı vekilince 30.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, neticeten, 122.000.-TL ve 3.000 Euro (30.10.2025 tarihi itibariyle 1 Euro karşılığı 48,0799.-TL olup) karşılığı 144.239,7 TL olmak üzere toplam 266.239,70 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsili davaltalep edilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davacının erkek kardeşi olduğunu, müvekkili ... ile davacı aynı zamanda geçmiş dönemde dört adet şirketin ortağı olup beraber ticari faaliyetler yürüttüklerini, bu şirketlerin bir kısmı aile şirketi olup tarafların babası Şahin Altuntaş da şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin davacının abisi olması nedeniyle davacıya güvendiğini ve gayrimenkullerin devri hususunda vekaletname verdiğini, davacı, müvekkilinden ve müvekkilinin eski eşi Esra Baran'dan almış olduğu vekaletleri kötüye kullanmak suretiyle devirler gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından bu devirler öğrenildikten sonra iş bu davanın davacısı ...aleyhine tapu iptali ve alacak davaları açtığını, bunun üzerine davacı ...da müvekkiline asılsız alacak iddialarıyla iş bu davayı ileri sürdüğünü, davacı tarafın müvekkili adına ya da müvekkilinin hissedarı olduğu ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına bizzat kendi adıyla ödenmiş bir borcu bulunmadığını, davacı ..., kendi aleyhine açılan tüm dosyalarda müvekkilinin ve eşi Esra Baran'a ait olan taşınmazların satışını bizzat kendisi yaptığını satış bedelini alıcılardan tahsil ederek sözde ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin borçlarını bu şekilde ödediğini kabul, beyan ve ikrar ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının taleplerinin yersiz, mesnetsiz, tutarsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER -... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait tüm sicil kayıtları -... ... A.Ş. Ve ... ..... .... Bankası A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgeler, ödeme belgeleri -Temlik sözleşmesi -Tasfiye işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler -... 69. Noterliği'nin 21/04/2022 tarihli 11135 yevmiye numaralı ihtarnamesi, -Bilirkişi rapor ve ek raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davalının, ... .... .... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tek sahibi ve yetkilisi olduğu, şirketin sicil kaydı silinene kadar aynı zamanda şirkette tasfiye memuru olarak görev yaptığı, davalıya ait olan dava dışı şirket tarafından ... .... .... A.Ş'den toplam 586.207,19 Euro ve 178.588,81 TL ile ... .... .... Bankası A.Ş” den 2.603.202,16 TL tutarında krediler kullandığı, sonrasında davalının kredi geri ödemelerini yapmadığı, kendisinden ödemeleri yapmasını istediği, kendisi tarafından çalışanı olan ... üzerinden ödemelerin yapıldığını ileri sürerek kredi tutarları ve kur farkı ödemelerinin ödenmesine, şimdilik 8.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile de davadaki talebini 266.239,70 TL olarak belirlemiştir. Mahkememizce 2 ayrı heyetten bilirkişi raporu alındığı anlaşılmakta olup, 25.09.2025 tarihli rapor içerisindeki tespitler denetime ve dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Eldeki davada tasfiye memurunun hukuki sorumluluğuna dayalı olarak açılmış olup, öncelikle bu husustaki yasal düzenlemeleri belirlemek gerekmektedir. TTK'nun 643. Maddesi hükmünün atfıyla TTK'nun “Alacaklıların çağrılması ve korunması' başlıklı 541. Maddesinde ; “(1) Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar. (2) Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir. (3) Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur.” Hükmü, Yine TTK'nun 643. Maddesi hükmünün atfıyla TTK'nun “Tasfiye Memurları” başlıklı 542. Maddesinde ; * (1) Tasfiye memurları; a) Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. b) Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar. c) Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir. d) Tasfiyenin uzun sürmesi hâlinde, her yıl sonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunarlar. e) Şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alır ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede bitirirler. 1) Tasfiye işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterleri tutarlar. g) Tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin süregelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bir bankaya şirket adına yatırırlar. h) Vadesi gelmemiş borçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto ederek derhâl öderler. Alacaklılar bu ödemeyi kabul etmek zorundadır. Kanun gereği iskonto edilmesi mümkün olmayan alacaklar bu hükümden müstesnadır. i) Pay sahiplerine tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi ve istedikleri takdirde bu konuda imzalı belge verirler.” Hükmü düzenlenmiştir. Yine TTK'nun 644. Maddesi hükmünün atfıyla TTK'nun 553. Maddesinde ; “ (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare : 6335 - 26.6.2012 / m.28) "kusurlarıyla" ihlal ettikleri takdirde, (...)(*) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.” Hükmü düzenlenmiştir. Buna göre TTK'nun 553. Maddesi hükmü uyarınca tasfiye memurunun sorumluluğunun doğabilmesi için; Kanun ve anasözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi, 3. Kişinin zarara uğraması, bu hususların Kusurlu davranış neticesi gerçekleşmesi, nihayet Tasfiye memurunun eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirlenen yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dışı ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin 12.03.2013 tarihinde Ticaret siciline tescil edilerek kurulduğu, şirketin tek ortağının ve şirket müdürünün davalı ... olduğu, dava dışı şirketin 03.04.2017 tarih ve 2017/1 sıra nolu genel kurul kararıyla şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atandığı ve keyfiyetin 04.04.2017 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği hususunun Türkiye Gazetesi'nin 07.04.2017 tarihli nüshasında ilan edildiği akabinde en son 3.'üncü ilanının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 21.04.2017 tarih ve 9311 sayılı nüshasının 248. Sayfasında ilan edilerek, Alacaklıların 6 ay zarfında ellerindeki belgelerle tasfiye memuruna başvurmalarının istenildiği, dava dışı şirketin 30.10.2017 tarih ve 2017/2 sıra nolu genel kurul kararıyla 3.üncü ilanın üzerinden 6 ay geçtiğinden tasfiyenin sonuçlandırılmasına son bilançosunun kabulüne karar verilerek, şirketin tasfiye kapanışının Ticaret 02.11.2017 tarihinde tescil edilerek terkin edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı ... arasında yazılı olarak düzenlenen 25.12.2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile; davalı ...'a ait ... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kullanmış olduğu ... ... Bankası A.Ş.'den toplam 586.207,19 Euro ve 178.588,81 TL ile ... .... .... Bankası A.Ş.'den kullanılan 2.603.202,16 TL. İle eldeki dosya davacısı ...tarafından ... tarafından bankaya ödenen tutarlara karşılık olmak üzere 586.207,19 EURO ve 2.781.802,97 TL'nin davacı ...'a temlik edildiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen somut olayda; dava dışı şirketin tasfiye bilançosunun onaylanarak tasfiye kapanışına karar verildiği 30.10.2017 tarihli kapanış genel kurul tarihi itibarıyla doğmuş ve kooperatif defter ve kayıtlarında veya banka hesaplarında mevcut olan alacaklar bakımından tasfiye memurunun sorumluluğun doğacağı, şirketin kapanışının yapıldığı 30.10.2017 tarihli son genel kuruldan sonra doğan alacaklar yönünden ise tasfiye memurunun sorumluluğunun söz konusu olmayacağı kanaatine varılmış bu ilke esas alınmak suretiyle düzenlenen 25.09.2025 tarihli rapor içerisindeki tespitler denetime ve dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Ayrıntıları 25.09.2025 tarihli raporda belirtildiği üzere; ... .... .... ve Ticaret Ltd. Ştinin 1865995 nolu hesabında ise :586.207,19 EURO ve 178.588,81 TL Kredi kullandırıldığı ve Kredinin 26 aylık taksit şeklinde geri ödemesinin kararlaştırıldığı, bu kredilere davacının alacağını temlik aldığı ... tarafından yapılan ödemelerden nakit ödemeler toplamı: 93.950'TL olup, bu ödemenin 1.000,00 TL'nin 13.04.2017, 1.000,00 TL'sinin 04.07.2017 tarihli olup kalan ödemeler ise şirketin tasfiye kapanış genel kurulunun yapıldığı 30.10.2017 tarihinden sonraki tarihli olduğu, aynı şekilde dava dışı alacağı temlik eden ...'un yaptığı yabancı para cinsinden ödemelerden, nakit ödemeler toplamının 435.415, Euro ödemenin 1.000 Eurosunun 13.04.2017, 1.000 Eurosunun 15.06.2017 tarihli, 1.000 Eurosu 04.07.2017 tarihli olup kalan ödemelerin ise şirketin tasfiye kapanış genel kurulunun yapıldığı 30.10.2017 tarihinden sonraki tarihli olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, şirketin tasfiye kapanışının yapıldığı 30.10.2017 tarihli son genel kurul tarihi öncesinde temlik eden ... tarafından ödenen 2.000,00 TL ile 3.000 Euro tasfiye bilançosunda gösterilmediğinden bu miktarlar yönünden tasfiye memurunun sorumluluğu olacağı kanaatine varılmıştır.
... .... .... Bankasından kullanılan kredi bakımından davalının yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu dava dışı ... .... .... Gıda Ürünleri Tarım Hayvancılık Organizasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. 1865995 nolu hesabında ise 2.603.202,16 TL'lık kredi tahsis edilerek kullandırıldığı ve Kredinin 26 aylık taksit şeklinde geri ödenmesinin yapılacağının kararlaştırıldığı, şirketin kullandığı kredi için davacının alacağını temlik aldığı ... tarafından yapılan ödemelerin 901.686,57 TL olup, bu toplam ödemeden şirketin ticaret sicilden terkin edildiği 02.11.2017 tarihi öncesinde yapılan ödemelerin 120.000,00 TL olduğu, buna göre şirketin tasfiye kapanışının yapıldığı 30.10.2017 tarihli son genel kurul tarihi öncesinde temlik eden ... tarafından ödenen 120.000,00 TL tasfiye bilançosunda gösterilmediğinden bu miktarlar yönünden tasfiye memurunun sorumluluğu olacağı neticeten davalının sorumlu olacağı tutarın 2.000,00 TL+120.000,00 TL ve 3.000,00 Euro ile sınırlı olacağı anlaşılmıştır. Davacı vekilince sunulan 30.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki talebini 266.239,70 TL olarak belirlemiş olup, davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı sunulan itiraz dilekçesi ile ıslaha konu tutarın zamanaşımına uğradığı savunulmuştır. Tasfiye memurlarının kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirket, pay sahibi veya şirketin alacaklıları tarafından açılacak sorumluluk davası TTK 560 maddesi uyarınca zamanaşımı süresine tabi olup, buna göre davanın, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki ve herhalde zararı doğuran eylemden itibaren beş yıl içinde açılması gerekmektedir. Eldeki dava tarihi olan 18.06.2022 tarihinden evvel davacı tarafça davalıya gönderildiği anlaşılan ... 69. Noterliği'nden keşide edilen 21.04.2022 tarihli ihtarname ile; davacının oluşan zararı davalıdan talep ettiği buna göre en geç 21.04.2022 tarihi itibariyle davacının zararı ve sorumluyu öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği, ıslah tarihi olan 30.10.2025 tarihi ile 21.04.2022 tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla ıslah edilen tutar bakımından talebin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla dava dilekçesinde gösterilen 8.000,00 TL'lik tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 8.000,00 TL'nin 18.06.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen 8.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 546,48 TL karar ve ilam harcından 136,62 TL peşin harcın ve 5.000,00 TL ıslah harcının düşümü ile fazla alınan 4.590,14 TL harcın talep halinde ve kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 136,62 TL peşin harç, 5.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.217,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 60.574,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.817,23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 58.757,27 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 8.000,00 TL üzerinden takdir edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / red oranına göre 39,60 TL 'sinin davacıdan, kalan 1.280,40 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 04/12/2025