İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/745 E. 2025/1019 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/745
Karar No
2025/1019
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/745 Esas KARAR NO: 2025/1019 DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tapu İptali Ve Tescil (Yükleniciden İşyeri Alımına Dayalı) DAVA TARİHİ: 25/11/2021 Birleşen ---- Karar ( ---- karar tarihi) Sayılı Dosyası DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Yükleniciden İşyeri Alımına Dayalı) DAVA TARİHİ : 03/08/2022 KARAR TARİHİ: 09/12/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, davalı şirket ile ----- imzaladığı, anılan sözleşme çerçevesinde tarafların, -------adresinde bulunan inşaatın davacı tarafından yapılması konusunda anlaştıkları, ancak davalının, davacı tarafından yürütülen işi sürüncemede bırakması ve akabinde söz konusu işi başka bir kişiye yaptırması nedeniyle işbu davanın açılması gerektiği, söz Konusu------- Yapılmakta olduğu, sözleşmede belirtilen işlerin müvekkil şirket tarafından yapılması konusunda anlaşıldığı, ancak ilgili işler davalının sözleşmede yüklendiği taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle yarıda kaldığı, davalının, müvekkil şirket ile olan sözleşmesini feshetmemiş olmasına rağmen, sözleşme konusu işi bir başkasına verdiği, davalının, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesine rağmen müvekkil şirketin, kendi cebinden de para harcayarak projenin devam etmesi için gerekli olan inşaat malzemelerini de aldığı ve bu inşaat malzemelerinin hala daha ilgili adreste bulunduğu, proje devam edecek olan kişinin müvekkil şirkete ait malzemeleri de kullanma ihtimali bulunduğu, müvekkil şirketin bu açıdan da hem zarara uğrayacağı hem de uğradığı, Müvekkil şirketin ilgili adreste işçi de çalıştırdığı, projenin müvekkil tarafından yapıldığının sabit olduğu, Davalı şirketin, müvekkil şirketin üstlendiği işi bir başkasına vermesi öğrenildikten sonra, sözleşme konusu adreste -------- D. İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırılmış ve alınan raporun sonuç kısmında aynen "Taraflar arasında konut kaba inşaat taşeron sözleşmesi yapıldığı, talep isten------projedeki ilerin kaba inşaatını yapacağına dair anlaşma yaptıkları, yerinde yapılan incelemelerin çakıştırılması sonucunda ---- bloğun yapılmadığı, ----- bloğun bir kısmının yapıldığı yapılacak toplam kaba inşaat işinin %37 oranında tamamlandığı kanaatine varılmıştır" denildiği, davalının davacıya yapması gereken ödemelerini yapmadığı ve inşaatı sürüncemede bıraktığı, müvekkil şirket ile olan sözleşmesini feshetmediği, müvekkil şirketin yüklendiği işi bir başkasına verdiği, dolayısıyla sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000TL.lik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili; yoksun kalınan kar için 1.000TL.lik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacının söz konusu iş nedeniyle uğradığı zararlara karşılık 1.000TL.lik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmil edilmesi” talep edilmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davalı şirket ile müvekkil arasında ---------- uyarınca toplamda 21.500 metre karelik inşaat alanının yapılması konusunda anlaşma sağlandığı, işbu anlaşmaya istinaden taşeron şirketin Temmuz 2018'de işe başlamış olup sözleşmenin 9. Maddesinde "Temeller (Demir-kalıp-beton- duvar) toplam maliyeti 40.000 TL/m2 ve perde ve kat perdeleri 40.000 TL/m2, tuğla malzeme ve işçiliği taşeron firmaya ait olmak üzere işin fiyatı ve miktarı belirlendiği, Buna göre; İlk yapılan sözleşmeye göre; 26.06.2018 tarihli sözleşmeye göre Sözleşmenin 11. Maddesinde ödemeler ve hakedişler kısmında aşağıda yazılı taşınmazların ödemelere dahil olmak üzere davacı şirkete ya da davacı şirketin gösterdiği 3.kişilere devir edildiği, Sözleşme kısmında da toplam "1.150.000 TL" nakit olarak ödenmiştir ibaresinin yer aldığı, akabinde bu sözleşmeye ek olarak sadece birim fiyat üzerinden yeniden bir anlaşma yapıldığı işbu birim fiyatın 40,00 TL/m2 olarak belirlendiği her ne kadar sözleşmede 40.000TL/m2 yazılmışsa da, işbu rakamın maddi hata, yazım hatasından kaynaklandığı, ------ numaralı 2+1 brüt 95 m2 dairenin m2'si 3.160 TL/m2'den toplam 300.000 TL, )---- numarada 4+1 brüt 180m2 dubleks dairenin metrekaresi 2.390 TL/m2'den toplam 430.000 TL, ------- numaralı 4+1 180 metrekare brüt dublex dairenin yarısı m2'si 2.220 TL/m2'den toplamda 200.000 TL, ----- model araç toplamda 220.000 TL sayılacak olup, (Trafik Tescil) Bunun yanında müvekkil şirket yetkilisinin şahsi hesabından ---- tarihli dekonta istinaden ----- işlem tarihli dekonta istinaden 10.000 TL, Yine 24.12.2019 tarihli dekonta istinaden 75.000 TL ödendiği, bu ödemeler ile alakalı olarak Davutoğlu'ndan "Tediye Makbuzu'da alındığı, toplamda hakediş olarak ------olmak üzere; 1.401.000TL. ödendiği, sözleşmeye göre yapılan ödemelerin ----- zikredildiği, buna göre yukarıda bahsi geçen ödemelerin peşinen davacı taşeron firmaya ödendiği, bu ödemelere istinaden müvekkil firmanın toplam inşaat metrekaresi üzerinden anlaşma sağlandığından ve bu anlaşmada tuğla ve işçilik sarf malzemeleri, taşeron firmaya ait olduğundan, dolayısıyla davacı firma ödemelere istinaden KDV'de kesmediği için davacı firmadan alacakları bulunduğu, taşeron firmanın her ne kadar -----D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırmış ve alınan raporda A bloğun bir kısmının yapıldığı, yapılacak toplam kaba inşaat işinin %37 oranında tamamlandığı kanaatine varılmış ise de, ------ D. İş dosyası üzerinde 05.11.2019 tarihinde projeye konu inşaatın yalnızca %21.27'lik kısmının tamamlandığının tespit edildiği, Davacının işten el çektiği, davacı taşeron firmasının 07.07.2018 tarihinde işe başladığı, 2019 Mart ayında pandemi girdiği, pandemiden dolayı inşaatın durduğu, inşaat durduktan sonra müvekkil firmanın genel koordinatörü ------ Bey ve şirket yetkilisi, davacı firmanın iş yerine gidip sözleşmeye göre , "İnşaatı tamamlamanız gerekmektedir. Sözleşme mucibinde gelin inşaatı tamamlayın" şeklindeki davete davacının icabet etmediği, inşaatı tamamlamaktan imtina ettiği, dolayısıyla bu anlamda sözleşmeyi zımnen feshettiği, Dolayısıyla davacının yaptırmış olduğu tespitin, oran itibariyle ilk tespite göre yanlış olduğu, Davacı firmanın yapılan ödemelere rağmen "Alacağım var" diyerek, 2019'un sonunda yanında çalışan demircisiyle birlikte inşaata gelip balyozla vurmak suretiyle inşaatın duvarlarını yıktığı, dolayısıyla bu noktadan sonra sözleşmenin ayakta durması, ifa edilmesinin, müvekkil için çekilmez bir hal aldığı, müvekkil şirketin inşaatı kendisinin tamamlamaya karar verdiği, arz ve izah edilen nedenlerden dolayı; her türlü dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini ” talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:Birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan konut kaba inşaat taşeron sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin dava konusu ---------- taşınmazın A bloka ait tüm kaba inşaatını, sosyal tesis alanını ve tüm bahçe duvarlarını yapıp bitirdiğini, davalı müteahhit şirketin, arsa malikleri ile yapmış olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında edinmiş olduğu taşınmazları muvazaalı şekilde üçüncü kişilere devir etmeye başladığının öğrenildiğini belirterek, davalı şirketin ticareti terk halinde olması ödemelerini 1 yılı aşkın süredir yerine getirmemesi ve adına kayıtlı taşınmazları muvazaalı şekilde üçüncü kişilere devir ve temlik etmiş ve ediyor olması karşısında, öncelikle ve ivedilikle HMK'nın 389.maddesi kapsamında teminat aranmaksızın davaya konu olan davalı şirketin -------adına kayıtlı taşınmazlara teminatsız, aksi takdirde makul oranda teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine; ayrıca taşınmazlara "davalıdır" şerhi konulmasına, mahkemece yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesi ile muhdesatın davacı tarafça yapıldığının tespitine ve bilirkişilerce yapılacak olan inceleme neticesinde muhdesatın keşif tarihindeki değeri ortaya koyularak, iş bu değere denk ve isabet eden davalı adına kayıtlı taşınmazlarının tapusunun iptaline, bu mümkün değil ise muhdesatın davacı tarafça yapıldığının tespiti ile bu bedelin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Birleşen dosyada cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın inşaatı barter sistemi ile tamamlamaya çalıştığını, inşaat %21 seviyesinde iken sözleşmeye göre davacının edimini yerine getirmediğini; davacının alacağı olduğu yönünde hüküm kurulsa dahi davacının tedbir konulan taşınmaz bedellerine ulaşacak bir alacağının olduğu yargılamayı gerektirir bir konu olduğu ve ispata mahkum olduğundan toplamda 40 daireye ihtiyati tedbir konulmasının hak kaybına neden olacağını, davacının --------Esas sayılı derdest dosyasında aynı sözleşmeye dayalı sözleşmeden dönüldüğü yönünde menfi müsbet zararlarını ve ticari kazanç kabına yönelik talepleri ve tazminat talepleri nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, derdest dosyada ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi talebinin reddedildiğini, görevli mahkemenin-----------olduğunu; 26.06.2018 tarihli sözleşmenin 11. Maddesi gereği ödemelere dahil olmak üzere davacı şirkete ya da davacı şirketin gösterdiği 3.kişilere taşınmazlar devir edildiğini; bu sözleşmeye ek olarak birim fiyat üzerinden yeniden yapılan sözlemeye göre davacının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkil firmanın, davacının yapmış olduğu işin karşılığı olan bedelin üzerinde ödeme yapıldığını, davacı firma ödemelere istinaden KDV'de kesmediği için davacı firmadan alacağının bulunduğunu, davacının şirketin eski ortağı tarafından ------- Esas sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davası için muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, davacının süresinde inşaatı tamamlamaktan imtina ettiğini, bu anlamda sözleşmeyi zımnen feshettiğini; davacının yaptırmış olduğu tespitin yanlış olduğunu, davacının yapılan ödemelere rağmen "Alacağım var" diyerek, 2019'un sonunda balyozla vurmak suretiyle inşaatın duvarlarını yıktığını, bu noktadan sonra sözleşmenin ayakta durması, ifa edilmesinin, müvekkili için çekilmez bir hal aldığı ve inşaatı kendisi tamamlamaya karar verdiğini; TBK m.471 ve TBK m. 49 anlamında davacının kusurlu olduğunu, davacının sözleşmeyi hükümsüz saydığını bildirdiğini ve ifasını yerine getirmediğinden sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, TBK m.125 son fıkra gereği davacının sözleşmeye konu yapmış olduğu iş miktarı ile bir alacağı kalmadığı, kendi kusurundan kaynaklı sözleşme fesih edildiğinden dolayı, maddi tazminatın, uğradığı yoksun kalınan karın ve uğradığı zararları talep edemeyeceğini, TBK m.136 gereği kusurlu taraf davacı olduğundan söz konusu taleplerinin mesnetsiz olduğunu; davacının, malzemelerin tamamını inşaattan kendi imkanlarıyla aldığını, MK m.2'ye göre davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacının seçimlik haklarını kullanamayacağını belirterek davanın yaklaşık olarak ispat edilmediğinden ihtiyati tedbir kararından rücu edilerek kaldırılması ile davalıdır şerhi talebinin reddine karar verilmesini, derdestlik, görevsizlik, husumet, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini, eksik harcın tamamlatılmasını talep etmiştir.

DELİLLER:----- tarihli müzekkere cevabı,----- Esas sayılı dosyası----- sureti, ---- tarihli müzekkere cevabı, --- tarihli müzekkere cevabı,-------- sayılı dosyası ---- tarihli müzekkere cevabı, ----- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi, bir nitelikli hesaplama uzmanı, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 07.12.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Teknik inceleme: ----- D.İş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda "Taraflar arasında konut kaba inşaat taşeron sözleşmesi yapıldığı, talep isten ------- projedeki ilerin kaba inşaatını yapacağına dair anlaşma yaptıkları, yerinde yapılan incelemelerin çakıştırılması sonucunda B bloğun yapılmadığı, A bloğun bir kısmının yapıldığı yapılacak toplam kaba inşaat işinin %37 oranında tamamlandığı kanaatine varılmıştır." beyanına yer verildiği, “Sözleşmenin feshindeki kusurlu eylemlere kimin sebebiyet verdiği; davalının kusurlu olup olmadığı, davalının sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirip getirmediği; davalı yüzünden işin yarıda bırakılmak zorunda kalınıp kalınmadığı” hususunda: Davacı, davalının sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmediğini, işin ifasına engel olduğunu beyan etmiş olup işin feshinde davacı yüklenici tarafın işin bitiş süresinde taraflar arasında imza altına alınan kaba inşaat işleri sözleşmesine istinaden yaklaşık %41,07 seviyesinde olduğu, davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği, “Davacının müspet zarar niteliğindeki kar kaybına uğrayıp uğramadığı” hususunda: Davacı dava dilekçesinde “davalının davacıya yapması gereken ödemelerini yapmadığı ve inşaatı sürüncemede bıraktığı, davacının sözleşmede yüklendiği işi bir başkasına verdiğini” beyan etmiş olup yoksun kalınan kar için 1.000TL.lik maddi tazminatın ödenmesini talep ettiği; ------ tarihli dilekçesinde ise buna ilişkin açıklama yaparak bu talebin “sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle davacının uğradığı zarara” ilişkin olduğunu beyan ettiği, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında kar kaybına uğramadığı, “Davacının maddi tazminat talepleri bakımından maddi zararlara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı” hususunda: a. “Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 1.000TL.lik maddi tazminatın ödenmesi” talep edilmiş olup davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği, ayrıca zararın hesaplanamadığı, takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, b. Davacı dava dilekçesi “davacının söz konusu iş nedeniyle uğradığı zararlara karşılık 1.000TL.lik maddi tazminatın ödenmesini” talep etmiş olup 14.12.2022 tarihli dilekçesinde ise buna ilişkin açıklama yaparak bu talebin “sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle davacının sözleşme gereği hak kazanacağı alacağa” ilişkin olduğunu beyan ettiği; bu kapsamda değerlendirme yapıldığında davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği, ayrıca zararın hesaplanamadığı, takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, B. Taraflara ait --------- yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından incelemesi yaptırılmasına, defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığının ,tarafların defter ve belgeleri incelemesi yapılarak, iddia ve toplanan delillerinde irdelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi, davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklanan işlemler ile alacak ve borç ilişkisinin tespit edilmesi, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari defter ve belgelerdeki kayıtların tespit edilmesine, taraflar arasında yapılan ödemelerin tespit edilmesine, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura bulunup bulunmadığı, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların usulüne uygun tebliğ edip etmediği faturaların ------- formalarına konu edilip edilmediği, tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunduğu takdirde müsteminatlarının da incelenmek suretiyle farklılığın neden kaynaklandığı ve hangi tarafın defterindeki kayda değer verilmesinin gerektiği hakkında ve davacının ticari defter ve belgelerine göre başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenilmesi ile aşağıdaki emsal karar doğrultusunda bilirkişi heyetinden hesaplama yapılmasının istenilmesine (---- Kararında " Kâr kaybı hesabının da ----- yerleşmiş kararlarına göre 6098 sayılı TBK 408.madde 2.cümlesinde belirtilen kesinti yöntemine göre yani; yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenip bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak yapılması gerekir." şeklinde açıklandığı, ------ Yüksek Mahkeme Kararında " kâr kaybının hesabında sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinin yollamasıyla aynı Yasa’nın 325. maddesi hükmünde öngörülen yöntemin uygulanması gerekir. Sözü edilen bu yöntem “kesinti yöntemi”dir. Kesinti yöntemine göre davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın kâr kaybı olduğunun kabulüyle"----------- ilamı); “Davalı yanın dava tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında yapılan ödemelerin tespit edilmesine, davacı yanın ticari defter ve belgelerine göre başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarın belirlenmesi” hususunda: Mali inceleme neticesinde: 1. Davacı ve Davalı yana ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı görüldüğünden, ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2. Davacının incelenen ticari defterlerinde davalı ----------arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacıya ait 2018 yılı Ticari Defterlerinde davalı ile arasında bir ticari ilişkiye rastlanılmamış, 2019 ticari defterlerinde ilk kaydın davalı tarafından davacıya verilen 27.500,00 TL tutarlı bir adet çek olduğu, davacı tarafından ---- bakiye tutarının ---- Alınan Sipariş Avansları hesabına aktarıldığı bu hesaptan da ------ yılına devrettiği ----- yıllarına ait ticari defterlerinde davalı yan tarafından verilen ---- tutarlı ödemenin ------ hesabında bulunduğu, ve 2022 yılına devrettiği, 3. Davalı yana ait incelenen ------ yılları ticari defterlerinde, davacı yan ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, 4. Davalı yan tarafından yapım işine yönelik sunulan ve kayıtlarına alınan kdv dahil 2.245.359,91 TL tutarlı faturaların yapılan inceleme ve tespitlerde davacıya ait ticari defterlere 150 İlk Madde Ve Malzeme Hesabına işlendiği, 5. Davalı şirket yetkilisi ---- nolu hesaptan----- adına yapmış olduğu toplam 135.000,00 TL ödemelere ilişkin taraf ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 6. Taraflar arasında akdedilen ------- maddesinde “beyan edilen 1.150.000 TL Nakit olarak ödenmiştir.” şeklindeki düzenlemeye ilişkin taraflara ait ticari defterlerde söz konusu işlemlere ait kayıtlara rastlanılmadığı, dolayısıyla davalı tarafından davacıya ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, ayrıca her ne kadar Yargıtay kararları çerçevesinde hesaplama yapılması istenmiş ise de anılan hesabın yapılmasının mümkün olmadığı, C. Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Taraflar arasında ------ tarihinde, adi yazılı şekilde, ------ başlıklı sözleşmelerin kurulduğu, Sözleşmelerdeki irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu; buna göre davacının “yüklenici”, davalının ise “işsahibi” sıfatını haiz olduğu, sözleşmelerde bazı malzemelerin davacı yüklenici, bazı malzemelerin ise davalı işsahibi tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığı, 26.06.2018 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde toplam 1.150.000TL.nin nakit olarak ödendiğinin; işin kalan %70’inin karşılığında ise 1.901.000TL. ödeneceğinin kararlaştırıldığı; ayrıca bu sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin işi eksiksiz, ayıpsız tamamlayacağının, yatış parası talep edemeyeceğinin, mücbir sebepler hariç süresinde iş teslim edilmediğinde işsahibinin kar mahrumiyetinin, müspet ve menfi zararının ödeneceğinin kabul edildiği, “Tediye Makbuzu” başlıklı belgede davalı---- nakit olarak banka yoluyla ödendiğinin beyan edildiği, her iki tarafın da imzasının bulunduğu, buna ilişkin dekontların sunulduğu, Yukarıdaki mali incelemede ödemelere ilişkin kayda rastlanmadığının beyan edildiği, Sözleşmenin sona erdiğini gösteren bir ihtarnameye vs. Rastlanmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Mahkememiz ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi, bir nitelikli hesaplama uzmanı, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ------ tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek Raporunda özetle; A. Teknik inceleme: ------ D. İş ve ------ D. İş dosyasına sunulan bilirkişi raporlarının incelenmesi neticesinde, mimari proje, dosyada mevcut fotoğraflar ve inşaat m2lerinden yapılan tespitlerden; ------ D. İş dosyasında ------- tarihinde tespiti yapılan ve bu hususta hazırlanan rapora göre kaba inşaat imalatının %41,07 oranında tamamlandığı sonucuna ulaşıldığı, bu hususta kalan işlerin oranının %58,93 olarak tespit edileceği, 2. Taraflar arasında düzenlenen her iki sözleşmenin de birim fiyat esaslı sözleşmeler olduğu, ancak birim fiyatların sözleşmelerde farklı belirlendiği; Yapılan kaba inşaat ve duvar imalatlarının miktarı, tespit raporlarındaki tespitler kapsamında mimari proje üzerinden yapılan ölçümlerle metrajları yapılarak bulunan iş miktarı ile birim fiyatlarının çarpılması neticesinde yapılan iş tutarının; a- ----- tarihli sözleşme kapsamında; ------ tarihli sözleşmede birim fiyat 80,00 TL/m2 olarak belirlenmiş olup yapılan iş tutarının ---- hesap edildiği (Tablo 1), b- ---- tarihli sözleşme yönünden;-----tarihli sözleşmede birim fiyat 40,00 TL/m2 olarak belirlenmiş olup yapılan iş tutarının 648.981,47 TL hesap edildiği (Tablo 2), 3. “Sözleşmenin feshindeki kusurlu eylemlere kimin sebebiyet verdiği; davalının kusurlu olup olmadığı, davalının sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirip getirmediği; davalı yüzünden işin yarıda bırakılmak zorunda kalınıp kalınmadığı” hususunda: dosyada taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmelere ilişkin herhangi bir hakediş, metraj, tutanak, ihtarname ve/veya yazılı bir bildirim, şantiye raporları, malzeme sevk irsaliyeleri, saha imalatlarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından tarafların sözleşmenin feshi hususundaki iddialarına yönelik olarak teknik bir değerlendirme yapılamayacağı, dosya kapsamındaki belgelerden teknik olarak işin tamamlanma oranının verilebileceği, Taraflara ait ------- yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından incelemesi yaptırılmasına, defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığının ,tarafların defter ve belgeleri incelemesi yapılarak, iddia ve toplanan delillerinde irdelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi, davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklanan işlemler ile alacak ve borç ilişkisinin tespit edilmesi, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari defter ve belgelerdeki kayıtların tespit edilmesine, taraflar arasında yapılan ödemelerin tespit edilmesine, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura bulunup bulunmadığı, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların usulüne uygun tebliğ edip etmediği faturaların ------- formalarına konu edilip edilmediği, tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunduğu takdirde müsteminatlarının da incelenmek suretiyle farklılığın neden kaynaklandığı ve hangi tarafın defterindeki kayda değer verilmesinin gerektiği hakkında ve davacının ticari defter ve belgelerine göre başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenilmesi ile aşağıdaki emsal karar doğrultusunda bilirkişi heyetinden hesaplama yapılmasının istenilmesine (Yüksek Mahkeme Kararında " Kâr kaybı hesabının da Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre 6098 sayılı TBK 408.madde 2.cümlesinde belirtilen kesinti yöntemine göre yani; yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenip bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak yapılması gerekir." şeklinde açıklandığı-------------Yüksek Mahkeme Kararında " kâr kaybının hesabında sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinin yollamasıyla aynı Yasa’nın 325. maddesi hükmünde öngörülen yöntemin uygulanması gerekir. Sözü edilen bu yöntem “kesinti yöntemi”dir. Kesinti yöntemine göre davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın kâr kaybı olduğunun kabulüyle" ----------“Davalı yanın dava tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında yapılan ödemelerin tespit edilmesine, davacı yanın ticari defter ve belgelerine göre başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarın belirlenmesi” hususunda: Mali inceleme neticesinde: 1. Davacı ve Davalı yana ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı görüldüğünden, ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2. Davacının incelenen ticari defterlerinde davalı ------ arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davacıya ait----- Defterlerinde davalı ile arasında bir ticari ilişkiye rastlanılmamış, ------ ticari defterlerinde ilk kaydın davalı tarafından davacıya verilen ----- tutarlı bir adet çek olduğu, davacı tarafından ----tarihinde ---- bakiye tutarının ----- hesabına aktarıldığı bu hesaptan da ----- yılına devrettiği ------yıllarına ait ticari defterlerinde davalı yan tarafından verilen 27.500,00 TL tutarlı ödemenin ----- Alınan Sipariş hesabında bulunduğu, ve ---yılına devrettiği, 3. Davalı yana ait incelenen --------- yılları ticari defterlerinde, davacı yan ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, 4. Davalı yan tarafından yapım işine yönelik sunulan ve kayıtlarına alınan kdv dahil 2.245.359,91 TL tutarlı faturaların yapılan inceleme ve tespitlerde davacıya ait ticari defterlere 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabına işlendiği, 5. Davalı şirket yetkilisi ----tarafından -----------adına yapmış olduğu toplam 135.000,00 TL ödemelere ilişkin taraf ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 6. Taraflar arasında akdedilen ---------maddesinde “beyan edilen 1.150.000 TL Nakit olarak ödenmiştir.” şeklindeki düzenlemeye ilişkin taraflara ait ticari defterlerde söz konusu işlemlere ait kayıtlara rastlanılmadığı, dolayısıyla davalı tarafından davacıya ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, ayrıca her ne kadar Yargıtay kararları çerçevesinde hesaplama yapılması istenmiş ise de anılan hesabın yapılmasının mümkün olmadığı, C. Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Taraflar arasında ------ tarihinde, adi yazılı şekilde, ------ başlıklı sözleşmelerin kurulduğu, Sözleşmelerdeki irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu; buna göre davacının “yüklenici”, davalının ise “işsahibi” sıfatını haiz olduğu, sözleşmelerde bazı malzemelerin davacı yüklenici, bazı malzemelerin ise davalı işsahibi tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığı, ------ tarihli sözleşmenin 11. maddesinde toplam 1.150.000TL.nin nakit olarak ödendiğinin; işin kalan %70’inin karşılığında ise 1.901.000TL. ödeneceğinin kararlaştırıldığı; ayrıca bu sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin işi eksiksiz, ayıpsız tamamlayacağının, yatış parası talep edemeyeceğinin, mücbir sebepler hariç süresinde iş teslim edilmediğinde işsahibinin kar mahrumiyetinin, müspet ve menfi zararının ödeneceğinin kabul edildiği, 4. “Tediye Makbuzu” başlıklı belgede davalı STS tarafından davacıya -----nakit olarak banka yoluyla ödendiğinin beyan edildiği, her iki tarafın da imzasının bulunduğu, buna ilişkin dekontların sunulduğu, 5. Yukarıdaki mali incelemede ödemelere ilişkin kayda rastlanmadığının beyan edildiği, 6. Sözleşmenin sona erdiğini gösteren bir ihtarnameye vs. Rastlanmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Asıl dava, eser (taşeronluk) sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi tazminat, yoksun kalınan kar kaybı, iş nedeniyle uğranılan zarara ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Asıl dava bakımından mahkememizin 06/12/2022 duruşma ara kararında davacı alt yükleniciden maddi tazminat taleplerini HMK madde 31. uyarınca somutlaştırılması talep edilmiş, davacı vekili tarafından 13/12/2025 tarihli beyan dilekçesiyle iş nedeniyle uğranılan zarara ilişkin maddi tazminat talebini sözleşme gereğince hak kazanacağı alacakların tahsiline ilişkin olduğunu açıklamış ise alacak istemi ayrı bir dava konusu olup, davacı yanca beyan dilekçesi sunulmuş olup davacı yanca sunulan ıslah dilekçesinin bulunmadığı, kaldı ki dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla bile olsa davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı mahkememizce anlaşıldığından davacının taleplerinin eser sözleşmesinden kaynaklı maddi tazminat istemleri olduğu anlaşılmıştır.Birleşen davanın ise asıl talebin eser (taşeronluk) sözleşmesinin "barter hükmü" gereğince tapu iptali istemi, yardımcı talebin ise muhdesatın tespit istemi ve gerçek değerinin tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.Birleşen dava bakımından öncelikle tapu iptali isteğinde bulunulmuş olmakla tespit ve tahsiline dair fer'i talep için, ticari davalarda dava koşulu olan arabuluculuğa gitme zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir. Asıl dava bakımından mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ------- taşınmazdaki inşaat yapımına ilişkin olduğu bildirilen konut kaba inşaat taşeron sözleşmesi kapsamında davalı asıl yüklenicinin temerrütü ve şartlarının oluşup oluşmadığı, dava dilekçesinde dile getirilen iddialar doğrultusunda yüklenici davacı alt taşeronun üstlendiği edimi davalıya sunup sunmadığı, sunmuş ise davalının ifayı kabulden kaçınmasının haklı sebebe dayanıp dayanmadığı; davalı iddiaları doğrultusunda 6098 sayılı TBK'nın 473. Maddesi uyarınca davacının işe başlama veya yürütmekten gecikmesi nedeniyle sözleşmenin sona erip ermediği, TTK 18/3'e uygun sözleşmeden dönme yahut fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, taraflar arasındaki hangi sözleşmenin geçerli olduğu, davacının maddi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, birleşen dava da ise taşeron sözleşmesindeki barter hükmüne dayalı olarak ----- sayılı taşınmaz üzerinde davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptaline karar verilmesinin uygun olup olmadığı, uygun olmaması halinde davacı tarafından yapıldığı belirtilen kaba inşaatın davacı tarafından yapıldığının tespiti ile bedelinin tahsili istemine karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.------ sayılı taşınmaza ilişkin davalı yüklenici ile arsa sahipleri arasında birden fazla sözleşmenin bulunduğu, arsa sahipleri ile davalı arasında -----yevmiye numaralı, ----yevmiye numaralı, ----yevmiye numaralı, ---- yevmiye numaralı, ----yevmiye numaralı ile ------ yevmiye numaralı "taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi", bulunduğu, bu sözleşmelere göre;------parsel sayılı taşınmaz üzerinde A ve B bloklardan oluşan toplam 130 bağımsız bölüm yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Huzurdaki dava dosyalarına konu davacı alt yüklenici ve davalı yüklenici arasında kaba inşaat işlerine ilişkin eser (taşeronluk) sözleşmesi bulunduğu ve sözleşmenin feshedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan iki adet sözleşme bulunduğu ve bu sözleşmelerde imzalama tarihlerinin ve imzaların altında tarihlerin bulunmadığı, sözleşme taramalarında bir sözleşmede ----- tarihi diğer sözleşmede ----- tarihi göründüğü fakat bu sözleşmelerin bu tarihte imzalandığına ilişkin karine teşkil etmediği, sözleşme birim fiyatlarının ve ödemelerin uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.----tarihi görünen sözleşme incelendiğinde birim fiyatının 80,00 TL/metrekare +KDV olup, işin %30 nakitine karşılık ----- ödendiği, %70 'ine karşılık ----numaralı bağımsız bölüm ve------numaralı bağımsız bölümün barter olarak kararlaştırıldığı, iş başlangıcı olarak işverenin yer teslimi yer teslimi tutanağı ile iş yerini teslim edeceği tarih olarak belirtildiği, yer teslimine ilişkin belgenin dosyada bulunmadığı, işin başlama ve bitiş tarihlerinin sözleşmede belirli süreli olmadığı anlaşılmıştır. 13/09/2018 tarihi görünen sözleşme incelendiğinde birim fiyatının 40,00 TL/metrekare +KDV olup, ödemelerin ay sonunda hak edişe göre yapılacağı, iş başlangıcı olarak işverenin yer teslimi yer teslimi tutanağı ile iş yerini teslim edeceği tarih ya da sözleşme imza tarihi olarak belirtildiği, işin bitişinin ise yerin teslim tutanağı ile teslimi yada sözleşme imza tarihini takip eden 12 ay olduğu, barter hükmünün bulunmadığı, yer teslimine ilişkin belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl dava dosyasına dava dilekçesinin ekinde dayanılan sözleşmenin 80,00 TL birim fiyatlı sözleşme olduğu, davalı yanca sunulan cevap dilekçesine ise taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin 26/06/2018 tarihli, 80,00 TL birim fiyatlı sözleşme olduğu, devamında sözleşmeye ek olarak birim fiyat üzerinden yeniden anlaşma yapılarak 13/09/2018 tarihli, 40,00 TL birim fiyatlı sözleşmenin imzalandığı savunulmuştur.Birleşen dosyanın dava dilekçesinde ise sözleşmenin eksiksiz olarak sunulmadığı, sunulan sayfalar incelendiğinde ise 13/09/2018 tarihi görünen sözleşme olduğu, fakat dava konusunun barter hükmüne dayalı açıldığı görülmektedir.Somut olayda tarafların iddia ve savunmaları incelendiğinde, asıl dava da davacı tarafından dava dilekçesinde davalının işi sürüncemede bıraktığı, işi başkasına yaptırdığı, sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri yapmadığı, sürüncemede kalan inşaat ise sözleşme feshedilmeden başka bir kişiye verildiği, inşaatta malzemelerin kaldığı,------- değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığı, davalı yanca sözleşmenin haksız olarak feshedildiği beyan ederek maddi tazminat davası ve barter hükmüne dayalı olarak terditli dava ikame etmiştir. Davalı yanca ise hak ediş olarak toplamda 1.401.000,00 TL ödeme yapıldığı, KDV kesilmediği için alacaklı olduğu, ---------- değişik iş sayılı dosyasında -----tarihinde delil tespiti yapıldığında inşaatın %21,27 oranında tamamlandığı, davacının 07/07/2018 tarihinde işe başladığı, araya giren pandemiden dolayı inşaatın durduğu, davacıya yapılan inşaata devam etme teklifine icabet etmediği, davacının işten el çektiği, zımmen sözleşmeyi feshettiği, 2019 yılının sonunda sözleşmenin devamı çekilmez hal aldığı için inşaata devam ettikleri, davacının işi süresinde bitirip teslim etmediği, TBK 473.maddesine göre işin belirtilen sürede bitirilemeyeceği açıksa sözleşmeden dönülebileceği, iyiniyet kurallarına göre sözleşmeye devam edilmesinin beklenemeyeceği, davacı kusurlu olduğundan maddi tazminat talep edemeyeceği, talep edilen tazminatların ayı anda istenmesinin mümkün olmadığını savunulmuştur. Yapılan yargılamada taraf tanıklarının dinlenildiği, davacı tanıkları davalının inşaatı teslim süresinin kararlaştırılığı, tanık beyanlarında bu sürenin 6-8 ay arası olarak açıklandığı, inşaatın bitirme süresinin davacı yanca kabul edildiği, demiri davalının temin edeceğini, inşaata 2018 yılında başlandığı, ay olarak tanık beyanlarında 6. veya 8. Aylarında başlandığının açıklandığı, mevcut yapılan yerin bir tanığın beyanında 12 ay da tamamlandığı, diğer tanık beyanlarında ise 3-4 ay olarak açıklandığı, inşaatın demir temin edilememesi nedeniyle devam etmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin Haziren 2018 tarihli olup birim fiyatının 80,00 TL olduğu, diğer sözleşmenin ------ sözleşme olduğu, inşaatın 2-3 yıl durduğu, araya pandemi girdiği, inşaatta malzemelerin bir kısımın alındığı bir kısmının alınamadığı, bir kısmının çürüdüğü, bir kısmının geri verildiği, beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise inşaatın devam etmesi için teklif sunulduğu, teklifin kabul edilmediği, inşaata devam etmedikleri, inşaatın duvarının davacı şirketin yetkilileri tarafından yıkıldığı, inşaatta kalan malzemelerin teslim edildiğini beyan etmişlerdir. Dosyanın iddia, savunma ve toplanan deliller nazaran bilirkişi heyetine tevdi edilmesiyle alınan heyet raporunda ; tarafların ticari defter ve belgelerini incelendiği, tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı ve delil niteliğinde olduğu, davacı kayıtlarında 2019 yılında davalıdan alınan çekin kayıtlı olduğu ve sipariş avanslarına aktarıldığı, sonraki yıllarda bu kaydın devam ettiği, davalının kayıtlarında bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı tarafından 135.000,00 TL ödeme dekontlarına ve sözleşmedeki hak ediş ödemelerine ilişkin taraf ticari defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı yanca talep edilen ----- değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi raporunda inşaatın %21,27 seviyesinde olduğu, ------ değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi raporunda inşaatın %37 seviyesinde olduğu, her iki rapor arasında çelişki bulunduğu, sonraki raporda inşaatın gerilediği algısının oluştuğu, bu nedenle ----------değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi rapordaki tespitler nazar alınarak hafriyat işlemleri sözleşme kapsamında olmadığından oranın %41,07 olarak belirlendiği, delil tespitinde 21.429,18 metrekare inşaat alanı üzerinden yapılan işlerin 704.077,14 TL olarak belirlendiği, kalan iş bedelinin ---- olduğu, sözleşmede belirtilen yaklaşık iş bedeli----- üzerinden hesaplandığında yapılan işin ---olduğu, sözleşmedeki hak ediş ödemelerinin ---- (daireler ve araç) olduğu ve ----- banka yoluyla ödendiği, (Davalı yanca yapılan ödemelerin toplamı ----olmaktadır.) davalının haklı nedenle feshettiği, maddi zararlara ilişkin hesaplama yapılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin itirazının karışlanması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti ek raporunda taraf vekillerinin itirazı irdelenmiş, Dava konusu işin ise planında ------ katlı, Sosyal Tesis 5 bodrum kattan oluştuğu, dosyada mevcut tespit raporlarından sosyal tesisin kaba inşaatının tamamlandığı ancak duvar imalatlarının yapılmadığı, A Bloğun aşağıda vaziyet planında gösterilen 1. Bloğunun kaba inşaatının tamamlandığı, A Bloğun 1. Bloğunun 7. Bodrum kat (işyeri katı) dışında duvar imalatlarının tamamlandığı, B blok inşaatına başlanmadığı, kaba inşaatın tamamlanma oranının %41,07 olduğu, hafriyat işlerine ilişkin sözleşmede maliyet kalemi olmadığı, sahada mevcut malzemeye ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, sahadaki malzemelere ilişkin herhangi bir tutanakta mevcut olmadığından hesaplama yapılamadığı, sözleşme birim fiyatlı olup, 26/06/2018 tarihli sözleşme kapsamında sözleşmede birim fiyat 80,00 TL/m2 olarak belirlenmiş olup yapılan is tutarının 1.133.898,75 TL hesap edildiği, dosyada taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmelere ilişkin herhangi bir hakediş, metraj, tutanak, ihtarname ve/ veya yazılı bir bildirim, şantiye raporları, malzeme sevk irsaliyeleri, saha imalatlarına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından tarafların sözleşmenin feshi hususundaki iddialarına yönelik olarak teknik bir değerlendirme yapılamayacağı, dosya kapsamındaki belgelerden teknik olarak işin tamamlanma oranının verilebileceğinin bildirildiği, mali incelemeden de taraflar arasındaki işlemlere ait kayıtlara rastlanılmadığı, dolayısıyla davalı tarafından davacıya ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, kar kaybı hesabının yapılmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.Bu açıklamalardan sonra eser sözleşmesine ilişkin hukuki düzenlemeler, ----- hukuki olarak açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde;Sözleşme tarihinde 6098 sayılı Borçlar Yasası'nın 470. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, yanlar arasındaki akdi ilişki bir "eser sözleşmesi" olup, uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. TBK'nın 470. Maddesi gereği eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarı ile teslimi, buna karşılık iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek amacı ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. TBK 'nın 473/1 maddesi "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir." şeklinde düzenlenmiştir. TBK.'nın 475/1. Madde 1. Bent gereğince; sözleşmeden dönme seçeneğinin kullanılabilmesi için, eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması gerekir. Tacir, ticari işletmesi ile ilgili olarak, sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamasında basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü altındadır. Bu kapsamda her tacir, ticari faaliyetleri kapsamında ileride doğabilecek riskleri düşünmeli ve borcun ifasını engelleyebilecek durumları önceden değerlendirmelidir. Davalı yanca taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin 26/06/2018 tarihli, 80,00 TL birim fiyatlı sözleşme olduğu, devamında sözleşmeye ek olarak birim fiyat üzerinden yeniden anlaşma yapılarak 40.00 TL birim fiyatlı 13/09/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı savunulmuş ise de davacı yanca barter hükmü içeren 80,00 TL birim fiyatlı sözleşmeye dayanıldığı, sözleşme birim fiyatının sonraki tarihli sözleşmede aynı veya daha yüksek birimli olmasının beklenildiği, 40.00 TL birim fiyatlı sözleşmenin sonradan imzalanan ve taraflar arasındaki son sözleşme olduğunun davalı yanca yazılı delille ispatlanamadığından, taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin 80,00 TL birim fiyatlı sözleşme olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yer teslimi yapıldığının ispatı davalıya ait olup, davalı yanca bu husus ispatlanamamış olup, dosyada dinlenen tanık beyanlarından inşaata 2018 yılının 6 ve 8.aylarında başlandığına ilişkin beyanları nedeniyle inşaat bu tarihte başlanıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporundaki sosyal tesisin kaba inşaatının tamamlandığı ancak duvar imalatlarının yapılmadığı, ------ aşağıda vaziyet planında gösterilen ------- dışında duvar imalatlarının tamamlandığı, B blok inşaatına başlanmadığı, kaba inşaatın tamamlanma oranının %41,07 olduğu tespiti dosya kapsamına ve denetime uygun bulunmuştur.Davacı yanca esasen dava dilekçesinde davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri yapmayarak sürüncemede bıraktığını iddia etmiş olup, dinlenen davacı tanıkları beyanlarında demirin davalı tarafından temin edilmediğini ve bu nedenle inşaat devam edilemediği beyan etmiştir. Yapılan mali incelemede ise davalının ödemeleri zamanında yapmadığına ilişkin tespit bulunmadığı anlaşılmış, yapılan ödemelerin ise davacının hak ettiği imalat bedelinden fazla olduğu, demirin temin edilmediğine ilişkin tanık beyanı dışında yazılı delil bulunmadığı, taraflar arasında yazışma veya ihtar bulunmadığı, kaldı ki bu hususun dava dilekçesinde iddia edilmediği anlaşılmıştır.Sözleşmenin feshine ilişkin taraflar arasında yapılan bir fesih bildirimi bulunmamaktadır. Dosya kapsamından inşaata 2018 yılının 6 ve 8.aylarında başlandığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre teslim süresinin 8.ay olarak kararlaştırıldığı, davalı yanca işe devam edilmemesinin davalının ödeme yapmayarak sürüncemede bıraktığının beyan etmiş ise bu hususta ispat yükünü yerine getirememiş olup, davalının temerrütünü ispatlayamadığı, davalının ticari defter ve belgelerinde 2018 ve 2019 yıllarında inşaat demiri alımı mevcut olup bu alımların dava konusu işe ait olup olmadığının mahkememizce bilinemediği, davalı yanca ise sözleşmeye ilişkin davacıya inşaata devam edilmesinin istenildiğine ilişkin teklif yapıldığının yazılı delille ispatlanamadığı, teklif yapıldığının tanık beyanlarında açıklandığı, davalı yanca davacının inşaata devam etmeyerek zımmen sözleşmeyi feshettiği, davacı çalışanı tarafından inşaat duvarının yıkıldığı, akabinde çekilmez hale geldiği için işi başkasına tamamlatılmasına karar verildiğinin açıklandığı, duvar yıkılması durumunun davalı tanık beyanlarında da belirtildiğinin mahkememizce anlaşıldığı, bu haliyle davacı yanca inşaatın %41,07 seviyesine kadar tamamlandığı, akabinde inşaatın bu haliyle 2021 yılına kadar beklediği, akabinde davalı yanca 3.kişiye işin verildiği ve tamamlandığı, davacının da inşaata devam etmediği anlaşılmakla, sözleşmenin davalı tarafından işin 3.kişiye verilmesi suretiyle fiili olarak feshedildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacının feshin haksız olduğunu ve kusurunun bulunmadığını ispatlayamadığından asıl dava bakımından maddi tazminat talepleri yerinde görülmediğinden asıl dava bakımından taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacının sözleşmedeki barter hükmüne dayalı talebine ilişkin olarak, karşı edimin kaynağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olmasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Satışı vaad edenin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Türk Borçlar Kanununun 184. maddesi gereğince kişiye yapılacak temlikin yazılı olmasının yeterli olduğu; ---------Yukarıda nitelikleri yazılı barter sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış olmakla beraber, satım vaadine konu ana taşınmazda davalının arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapan yüklenici olması ya da arsa kendisine ait olup, üzerine bina yapıp ve satan bir başka anlatımla, yapsatçı durumunda sözleşmenin geçerliliğinin yukarıda tanıtılan yüksek yargı uygulamasıyla benimsendiği, hal böyle olunca, mevcut delil durumuna nazaran, geçersizlik koşulunun somut olay özelinde benimsenmemiştir.Satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için vaat borçlusunun satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmediği; vaat borçlusunun sözleşmenin yapıldığı tarihte malik olmamasının sözleşmenin sıhhatine tesir etmediği; satış vaadi sözleşmesi geçerli olmakla birlikte dava tarihinde davalı şirket vaat olunan taşınmazın maliki olmadığından aynen ifa mümkün olmadığı; kural olarak, borcun ifa edilmemesi borçlunun sorumluluğunu meydana getirir ve borcun ifa edilmemesinde kusurlu kabul olmakla, vaat alacaklısı davacı aynen ifa yerine Türk Borçlar Kanununun 112. maddesine dayanarak ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebileceği; buradaki tazminat alacaklının müspet zararı olduğu; müspet zarar ise; akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olarak tanımlandığı; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki farkın tazmin tutarı (müspet zararı) oluşturmaktadır.Nitekim, ------ sayılı ilamında; “Satış vaadi sözleşmelerinde borçlunun edimini yerine getirmemesinden ötürü vaat alacaklısının karşılaması gereken zararı daima müspet zarardır. Çünkü, borç ifa edilmiş olsaydı; alacaklının mal varlığına hem borcun konusunu teşkil eden şey (satış vaadine konu teşkil eden eşyanın mülkiyeti) fiilen girmiş, hem de satış vaadi alacaklısı bundan başka kazançlar elde etmiş olacaktı." şeklinde açıklanmıştır.----- Karar sayılı ilamında; " ....Yerleşik yargı kararları gereğince; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenici, bu sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümleri finans sağlamak amacıyla üçüncü kişilere devrettiğinde, satıcı yüklenici ile alıcı üçüncü kişi arasında satış vaadi ile birlikte "alacağın temliki" sözleşmesi de kurulmuş olur. Diğer bir ifade ile; yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsa sahibinden alacağı olan bağımsız bölümü üçüncü kişiye devretmiş olur. Bu nedenle, alacağın temliki niteliğindeki satış vaadi sözleşmesinin yazılı olarak yapılması yeterli olup, ayrıca resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer taraftan; yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satabilmesi ya da üçüncü kişinin yapılan satış sözleşmesi gereği bu bağımsız bölüm ile ilgili hak iddia edebilmesi için, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olması gerekir. Yüklenici edimini yerine getirdiği takdirde, alıcı kişi alacağın temliki hükümlerine göre yüklenicinin halefi olarak bu konuda arsa sahibine müracaat edebilir. Edim tam anlamıyla yerine getirilmediği takdirde ise, yüklenici hak sahibi olamayacağı için alıcı kişinin de satış konusu bağımsız bölümün aynına ilişkin bir hak talep etmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenlerle, bu tür davalarda yüklenici ile arsa sahibi arasında "zorunlu dava arkadaşlığı" olup, bu husus kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen göz önüne alınmalıdır. .." şeklinde açıklanmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.numaralı maddesinde barter hükmü olarak-----numaralı bağımsız bölümün kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu işin ise planında ---- oluştuğu, ----- oluştuğu, dosyada mevcut tespit raporlarından sosyal tesisin kaba inşaatının tamamlandığı ancak duvar imalatlarının yapılmadığı, ----- Bloğun aşağıda vaziyet planında gösterilen 1. Bloğunun kaba inşaatının tamamlandığı----- dışında duvar imalatlarının tamamlandığı, B blok inşaatına başlanmadığı, kaba inşaatın tamamlanma oranının %41,07 olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında; öncelikle birleşen dava kapsamında tapu iptal talebi bakımından taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun A blok 57.numaralı bağımsız bölüm oluşturduğu, bağımsız bölümün dava tarihinde arsa sahibi ----- adına kayıtlı olduğu, davalı yüklenici adına ----- edildiği, alacağın temliki hükümleri de nazara alındığında; davalı yüklenici ile arsa sahibi arasında "zorunlu dava arkadaşlığı" olup, bu husus kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen göz önüne alınacağı anlaşılmakla; 57 numaralı bağımsız bölümün yargılama sırasında dava dışı ------ devredildiğinin tespit edilmesine göre, davacı vekiline HMK.'nın 125. Maddesindeki "davanın yeni tapu malikine karşı tapu iptali olarak mı, eski malike karşı tazminat olarak mı yürütüleceği" konusundaki seçimlik hakkını açıklaması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde taraf teşkili sağlanamadığından bu talep yönünden usulden reddine karar verilebileceğinin ihtarının davacı vekiline yapıldığı, davacı vekili tarafından verilen sürede talepte bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davacıının tapu iptal talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava terditli açılmış olup, muhdesatın tespit istemi ve gerçek değerinin tahsiline yönelik açılan talep bakımından ise davacının sözleşmesindeki edimini eksiksiz yerine getirmiş olması gerekmektedir. Yukarıda yapılan işin tamamlanma oranına ilişkin yapılan açıklamalara atıf yapılarak, kaba inşaatın tamamlanma oranının %41,07 olup, davacının hak ettiği imalat bedelinin 1.133.989,75 TL olarak hesaplandığı, yapılan ödemelerin ise sözleşmedeki hak ediş ödemelerinin 1.150.000,00 TL olarak taraflarca kararlaştırıldığı ve 135.000 TL'nın banka yoluyla ödendiği, bu haliyle davacının bakiye alacağının kalmadığı, davacının talep edebileceği hak edilen imalat bedeli alacağı bulunmadığından ve edimini eksiksiz olarak yerine getirmediğinden barter hükmüne dayalı olarak talepte bulunamayacağı, muhdesatın tespit istemi bakımından ise eda davası açılabilecekken tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı, gerçek değerinin tahsiline yönelik alacak istemi isteminin yerinde görülmediğinden talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Birleşen davada davacının tedbir talebi bakımından; -------Karar sayılı ilamında; " Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında----8 tarihli birim fiyatlı sözleşmenin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, eldeki davada, terditli olarak tapu iptali, mümkün olmaz ise tespit ve alacak talep etmiştir.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamına göre, davacı tarafından üzerine tedbir konulması istenilen taşınmazların hangileri olduğu belirtilmediğinden dava konusu olup olmadıkları tespit edilememektedir. Bu nedenle mahkemece öncelikle hangi bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir talep edildiğinin açıklattırılması, sonrasında HMK'nın 389 vd. maddesi gereğince bu taşınmazların sözleşme ve davanın konusu olup olmadığı ve sunulan delillere göre yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı göz önüne alınarak, sonucuna göre ihtiyati tedbir veya davalıdır şerhinin konulup konulmayacağı, konulacak ise talep miktarı ve deliller ile "tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesi" dikkate alınarak hangi bağımsız bölüm veya bölümler üzerine konulacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir." şeklinde kaldırma ilamı mevcut olup, görevsiz mahkemede davacı tarafa açıklaması için süre verildiği, davacı yanca A Blok da birden fazla taşınmazın bildirildiği, tapu kayıtlarının istenildiği, akabinde görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine------ Esasında tedbir kararı değerlendirilmemiş olduğu, 07/03/2024 tarihinde birleştirme kararı verildiği, bu aşamada mahkememiz dosyasının bilirkişide olduğu, mahkememizce 19/11/2024 tarihli duruşmada sözleşmenin barter hükmü olarak ------Numaralı bağımsız bölümün tapu kayıtlarının ve sözleşmelerin istenildiği, bir sonraki celsede HMK 125.maddesi uyarınca tapu devredildiğinden davacı vekiline süre verilmiş olup, davacı yanca tapu iptali yönünden talepte bulunulmadığından tedbir talebi hususunda karar verilmesinde hukuki yarar kalmadığı anlaşılmıştır.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-A)ASIL DAVA BAKIMINDAN; -Davaların ayrı ayrı REDDİNE 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 7-Karar kesinleşince dosya ekinde bulunan ----------Değişik İş Sayılı dosyasının iadesine, B)BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; 1-Davacının tapu iptali davasının REDDİNE, asıl talep reddedildiğinden yardımcı talep bakımından; davacının tespit talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE ve alacak talebinin REDDİNE, 2-Peşin alınan 1.707,75 TL harç ile alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan 80,70 TL ve 220,70 TL istinaf harçları ve 215,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 516,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı birleşen davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/745, K. 2025/1019, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-745-e-2025-1019-k-436889af2a8d