İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/84 E. 2025/1116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/84
- Karar No
- 2025/1116
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/84 Esas KARAR NO : 2025/1116 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 01/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... --------- kurulu bir şirket olup, ülkesinde ve uluslararası arenada saygın bir şirkettir. Müvekkili şirket ile dava dışı ---------Ş. ile 28/10/2021 tarihli "---------- imzalanmıştır. Bu sözleşme, ---------- villa yapım işini ve şartlarını konu almaktadır. Ayrıca müvekkili şirket ile --------- arasında da aynı işe konu 06/04/2020 tarihli sözleşmesi ile 01/01/2021 tarihli "----------" imzalanmıştır. Dava dışı ---------Ş. unvanlı şirketin tüm aktif ve pasifiyle birlikte davalılardan --------- isimli şirkete devrolmuş ve sicilden terkin edilmiştir. Dava dışı şirket, ---------- Şti. tarafından devralındığı için husumet ---------- şirketine yöneltilmiştir. Ekte sunulan --------- ilanından ve celp olunan ticaret sicil kayıtlarından da bu husus anlaşılabilir mahiyettedir. Müvekkili imzalanan sözleşme kapsamında 08/07/2020 tarihinde davalılardan --------- şirketine 14.250,00 USD ödeme yapmıştır. ---------- şirketi, dava dışı olan ve ---------- şirketine devredilen ----------- şirketi ile ticari adresleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve yetkilileri aynı olan birlikte iş gören bir şirket olup ödemenin bir kısmı bu davalıya yapılmıştır. Nitekim ilerleyen aşamada müvekkili şirkete fatura da ---------- şirketi tarafından tanzim edilmiştir. 12/11/2021 tarihinde davalılardan ---------- şirketi tarafından devralınan ---------- 150.000,00 USD ödeme yapılmıştır. Sözleşme konusu işin bedeli olarak 214.250,00 USD olarak belirlenmiş olup, bu husus taraflar arasındaki kayıtlar ile de sabittir. Davalılar tarafından alınan 164.250,00 USD ödeme karşılığında 60.202,42 USD'lik ürün gönderilmiş olup, bununla ilgili olarak ---------- tarafından tanzim olunan 27/06/2022 tarihli fatura dilekçe ekinde sunulmuştur. Ekte sunulduğu üzere 28/10/2021 tarihli sözleşmeden öngörülen süre zarfında (aşama aşama öngörülen sürelerin toplamı olan 21 hafta) tamamlanması gereken işin tamamlanamayacağı artık sabit oluğundan müvekkili fazla ödenen 104.048,00 USD'yi davalılardan talep etmiştir. Ancak davalılar bu talebi kabul etmemiş, temin ve teslim edilmeyen ürünlerle hizmetlerin ücreti hiçbir hakka dayanmaksızın davalılar tarafından alıkonulmuştur. Ayrıca müvekkili şirketle -------- devrolmuş -------- şirketi ile imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde "teslimattaki gecikmeler; Yükleniciden kaynaklanan durumlarda günlük 100 USD ceza uygulanacaktır" hükmü yer almaktadır (Sözleşmenin tercümeli halinden anlaşılabilir). Bu kapsamda müvekkili başlangıçta ödemesi gereken tutarı ödemesine rağmen yalnızca ürün gönderimi yapan ve bu ürün gönderimini de eksik yapan, işe başlamayan davalılar aleyhine cezai şart sübut bulmuştur. Tamamıyla 21 haftada teslim edilmiş olması gereken yapıyla ilgili bu sürenin sonundan itibaren cezai şartın doğduğu her günden itibaren ayrı ayrı işleyecek faiziyle birlikte dava tarihine kadar tahakkuk etmiş cezai şart hesaplanmalıdır. Yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca işbu dava öncesi Arabuluculuk yoluna gidilmiş olup, bu görüşmeler de anlaşmama şeklinde sonuçlanmıştır. Sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı her türlü zararı ve sözleşme kapsamındaki cezai şart hükmünden doğan tazminat talep ve hakları saklı tutulmakta olup davalıların kendileri tarafından tanzim edilen faturadan ve yapılan ödemelerden anlaşılacağı üzere fazla ödenen 104.048,00 USD'nin ve sübut bulmuş olan cezai şart alacağının tahsili talep olunduğundan bahisle fazlaya ilişkin dava hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile fazla yapılan ödemenin iadesi kapsamında şimdilik 1.000,00USD'nin fatura tarihi olan 27/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin dava hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile cezai şart alacağı olarak şimdilik 100,00USD'nin cezai şartın doğduğu her günden itibaren ayrı ayrı işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili 26.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Mahkemede müvekkili şirketler aleyhine açılan alacak talepli dava dilekçeleri tebliğ edilmiş olup iddia ve taleplerin kabulü mümkün değildir. Usule Dair - Teminat Yönünden: Yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 12.12.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da düzenlendiğ üzere Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır." Davacının --------- yerleşik tüzel kişi olduğu belli olmakla yasa gereği Mahkeme tarafından teminatın belirlenmesi ve davacı tarafça ödenmesi için kesin süre içerir muhtıra tebliğini, bu süre içerisinde yabancılık teminatının yatırılmaması halinde davanın usulden reddini talep ediyoruz. Usule Dair - Çelişkili Talepler Yönünden: Dava dilekçesi incelendiğinde dilekçe metninde fazla ödenen 104.048 USD'nin tahsili ve fakat talep sonucunda bu alacak kalemi için 1.000 USD'nin tahsili talep edilmiş olup HMK. md. 119 gereğince açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi şarttır. Bu sebeple davacı yana dava dilekçesini somutlaştırması için kesin süre verilmesini, eksikliğin tamamlanmaması halinde dava dilekçesinin reddini talep ediyoruz. Esasa Dair: Davacı tarafından dava dilekçesi 1. sayfa 1. maddede belirttiği gibi--------- kurulu bir şirket olduğu doğru olup gerçek olan davacının yeni kurulan garaj şirketi olduğundan müvekkili şirketin montaj elemanlarına --------- tarafından vize alınmamıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi 1. sayfa 2. maddesinde belirttiği süreç şu şekilde gerçekleşmiştir: Davacı ile öncelikle davalılardan --------- arasında 4 Haziran 2020'de ---------- Villa İnşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesi 1. sayfa 3. maddede belirttiği gibi 14.250 TL ödeme --------- yapılmıştır. Bu bedel sözleşme bedeli olan 142.250 USD.'nin %10'una tekabül etmektedir (Sözleşme gereği ödenmiştir). Davacı taraf dava dilekçesi 1. sayfa 2. maddenin 2. paragrafında davacı tarafta; Ayrıca müvekkili şirket ile --------- arasında da aynı işe konu 06.04.2020 tarihli sözleşmesi (davacı taraf bu sözleşmenin suretini sunmamıştır) ile 01.01.2021 tarihli "----------" imzalanmıştır. 06.04.2020 tarihli müvekkillerinden ---------- ile yapılan sözleşmeye istinaden ödenmiş olan 14.250 USD daha sonra davacı ile müvekkillerinden ---------- ile imzalanan 01.01.2021 tarihli "--------- virman edinmiştir. İlk sözleşme davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkillerinden ---------- ile 04.06.2020 tarihinde sözleşme gereği imzalanmıştır. Sözleşme gereği teslimat süresi 3 ay olarak belirlenmiştir. Yine sözleşme gereği "Ruhsat alma ve zemin betonu" yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Davacı taraf ruhsatı 17 ay sonra Kasım 2021 tarihinde anca alabilmiştir. Bu durum müvekkili ---------- bütün planlarını zora sokmuş ve boşa çıkarmıştır. ----------- 04.06.2020 tarihli davacı tarafla yaptığı sözleşme sonrası 2020'de vize sorunu ile karşılaşılmaması için --------- pasaportu olan iki ---------- montaj elemanını uzun süre bekletmiş, hatta onlara avans ödemesi bile yapmıştır. Davacı taraf ruhsat çıkarmayınca müvekkili şirket montajcıları daha fazla tutamamıştır. Bu arada yukarıda da belirttikleri gibi davacı ile müvekkili şirket ----------- 01.01.2021 tarihinde danışmanlık sözleşmesi imzalamıştır. Ruhsat gecikince, pandemi süreci ve fiyattaki dalgalanma sözleşmede revizyonu kaçınılmaz hale getirince müvekkillerinden --------- bünyesine katılan ----------Ş. ile davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi 28.10.2021 tarihide yeni sözleşme imzalanmıştır. Bu kez sözleme bedeli dava dilekçesi sayfa 2 madde 5'te belirtildiği gibi 214.250,00 USD.'ye çıkarılmıştır. Yine dava dilekçesi 2. sayfa 4. maddede belirtildiği gibi 150.000 USD. ---------- ödeme yapılmıştır. ---------- ile imzalanan 28.10.2021 tarihli sözleşmede teslimat süresi 3 ay olarak belirlenmiş, ruhsat ve zemin betonu yine davacı tarafın sorumluluğuna bırakılmıştır. Yukarıda da belirttikleri gibi davacı taraf ruhsatı ancak Kasım 2021 tarihinde çıkarabilmiştir. Davacı taraf zemin betonunu ancak 29 Haziran 2022 tarihinde dökebilmiştir. Müvekkili şirket derhal montaj malzemelerini hazırlayıp Haziran 2022 tarihinde ---------- göndermiş ve 27.06.2022 tarihle faturası kesilmiştir. Fakat; -------- tarafından montaj için müvekkili şirket montaj elemanlarına 17 Mart 2023 tarihinde vize randevusu verilmiş ve vize red ile sonuçlanmıştır. Dava dilekçesi 1. Sayfa 1. Maddeye dönersek, "...--------- kurulu bir şirket olup, ülkesinde ve uluslararası arenada saygın" bu şirket beyanı ile vize ret örtüşmemektedir. Gerçek yukarıda da belirttikleri gibi davacı şirket bir garaj şirketi olup hiçbir geçmişi bulunmamaktadır. Davacı ---------- sıkça görüldüğü gibi bir evin garajında kurulmuş, evveliyatında faaliyeti olmayan bir şirket olup oysa müvekkili -------- -------- ve -------- vizeleri mevcuttur. Vize ret evrakı sunulacaktır. Yukarıda belirttikleri hususlar taraflar arasında e-posta ve ----------- yazışmalarında mevcuttur. E-posta ve ---------- yazışmaları sunulacaktır. Davacı taraf dava dilekçesi 2. sayfa 8. maddesinde sözleşmenin 5. maddesine istinaden, teslimatta gecikmeler iddiası ile cezai şart talebi gerçekle bağdaşmamaktadır. Davacı yan her iki sözleşmede de belirtilen 3 aylık sözleşme süresi içerisinde kendi sorumluluğunda olan ruhsatı alamamış ve yine kendi sorumluluğunda olan zemin betonunu dökememiştir. Ayrıca montaj için gerekli ekipman ve malzeme ruhsat alınıp zemin betonu döküldükten sonra derhal ---------- gönderilmiş ise de bu kez müvekkili şirketin montaj elemanlarına davacı şirketin ülkesi ---------- vize vermediğinden bahisle davacı yan adına yabancılık teminatının miktarının belirrlenmesi ve ödenmesi için kesin süre verilmesini, aksi halde usulden davanın reddini, açık şekilde talep sonucunun bildirilmesi için davacıya kesin süre verilmesini, aksi halde dava dilekçesinin reddini, fazla yapılan ödeme ve cezai şart taleplerine dair davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları üzerinde dosyada mevcut delil durumuna göre e posta ve diğer yazışmaların da kronolojik olarak çözümlenmesinin yapılmak suretiyle ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konuları hakkında rapor hazırlanmak üzere bir inşaat mühendisi ve bir gümrük uzmanından oluşan bilirkişi heyetine verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler İnşaat Mühendisi --------- ve Gümrük Müşaviri&Lojistik ve Taşımacılık Uzmanı -------- tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ: İşbu raporun 3. maddesinde detaylı olarak arz edilen hususlar çerçevesinde nihai takdir münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasında oluşan davaya konu uyuşmazlıklara ilişkin heyet görüşümüz aşağıya sunulmuştur. Davalılardan --------- şirketine Dosya kapsamına göre, dava konusu olayda ilk gecikmenin, davacı yanın ruhsat alımındaki gecikmesinden kaynaklandığı, nitekim sözleşme taleplerinin yenilenmesinden de kaynaklı olarak ilk sözleşme fiyatlarının hükümsüz kalması nedeniyle doğal olarak, taraflar arasında sözleşme bedellerinin yenilendiği (200.000,00 USD) 28/10/2021 tarihli yeni bir sözleşme akdedildiği, Uyuşmazlık konusuna, taraflar arasında akdedilen ve yukarıya sunulan son sözleşme göz önünde bulundurularak dosya muhteviyatına bakıldığında; 200.000,00 USD toplam bedelli sözleşmenin ilk 2 aşamasının (150.000,00 + 10.000,00 USD) davalılarca yerine getirildiği hususunda (malzemelerin eksik veya hatalı gönderilmiş olduğuna dair davacı yanın herhangi bir beyanı bulunmamaktadır) ihtilaf olmadığı, Davacı yanın alacağına dayanak olarak; davalılara gönderdiği toplam 164.250,00 USD ile taraflarına kesilen 60.202,42 USD faturayı baz aldığı, davalı yanın kesilen fatura rakamının davacı şirket talebiyle düşük tutulduğu, bu nedenle zarara uğradıklarını iddia ettiği, Normal şartlarda olaya sözleşme hükümleri zaviyesinden bakıldığında, gelinen seviye itibarı ile davalı yanın; 150.000,00 USD'ye ilave olarak 2. Aşama bedeli olan 10.000,00 USD bedeli de hak kazandığı, Değerlendirilmektedir. Davalı yanın, basiretli bir tacir olarak yaptığı sözleşmenin kaçınılmaz bir gereği olan ---------- montaj elemanları göndermesi konusu ile ilgili olarak; --------- Devletinde 3 aylık sürede randevu dahi alınamayacağını bilmesi, dolayısı ile sözleşmede yer alan 3 aylık teslim süresine ilişkin şerh koyması gerektiği değerlendirilmekle birlikte; gelinen nokta itibarı ile davalı yanın randevu almış olmasına rağmen Konsolosluk vasıtası ile vize verilmemiş olması nedeniyle vize verilmeme nedeninin davacı yandan mı yoksa davacı firmanın ---------- nezdindeki itibarından mı kaynaklandığının ve taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin “Mücbir Sebepler” başlıklı 11. Maddesinde yer alan; "Tarafların hiçbiri, herhangi bir doğal afet veya bir kamu düşmanının eylemi de dahil olmak üzere, kendi kontrolü dışındaki bir nedenin sunucu olarak bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirememesinden sorumlu olmayacak ve söz konusu taraf bu sözleşmeyi ihlal etmiş sayılmayacaktır” hükmü gereğince dava konusu olayda oluşan durumun “Mücbir Sebep” sayılıp sayılmayacağının takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Tarafımızdan tanzim edilen iş bu raporu HMK 282 maddesi “Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” hükmüne istinaden Sayın Mahkeme Hâkim'inin yüksek takdirlerine arz ederiz." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dosyanın bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi Borçlar Hukukundan Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Hukukçu -------- tarafından sunulan 25/08/2025 tarihli raporda özetle; "4-) NETİCE VE SONUÇ: Yukarıda yapılan incelemeler ışığında Nihai takdir Saygıdeğer Mahkemeye ait olmak üzere; 4.1-) Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu ve işbu eser sözleşmesi ile belirlenen edimlerin ifa imkansızlığı nedeniyle yerine getirilemediği, 4.2-) Tarafların yaptıkları sözleşme de getirdikleri 5.maddenin ---------- yasal vize prosedürüne göre uygulama imkanının olmadığı bunun da yol açtığı ve uyuşmazlığın TBK 136.maddesi kapsamına girdiği, Buna göre davacının fazla ödediği bedeli talep edebileceği ancak cezai şartı talep edemeyeceği, ancak bu hususun da Mahkemenin takdirinde olduğu, 4.3-) Davacı tarafından gönderilen 164.250 USD ödemeden 14.250 USD'nin ve 60.202,42 USD'nin tenzili ile kalan bedelin 89.797,58 USD olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmış olup işbu rapor saygıdeğer Mahkemenin takdirine arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili 06/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Mahkeme huzurunda fazlaya ilişkin dava hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile yabancı para talebi olarak; fazla yapılan ödemenin iadesi kapsamında 1.000,00 USD'nin, cezai şart alacağı olarak da 100,00 USD'nin fatura tarihi olan 27/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili talepli dava ikame edilmiştir. Tanzim edilen 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda, gerekli tenzilatlar yapıldıktan sonra fazla ödendiği tespit edilerek iadesi gereken tutarın 89.797,58 USD olduğu değerlendirilmiş, bunun yanında cezai şart hesaplaması yapılmamıştır. Bu doğrultuda ortaya çıkan, müvekkili tarafından davalılara yapılan ve müvekkiline iadesi gereken ödeme tutarı 89.797,58 USD'dir. Bu doğrultuda başlangıçta 1.000,00 USD olan taleplerini 88.797,58 USD tutarında artırarak talep sonucumuzu ıslah ettiklerini, cezai şart alacakları yönünden ise fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarını saklı tuttuklarından bahisle fazla yapılan ödemenin iadesi kapsamında 89.797,58 USD'nin fatura tarihi olan 27/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, cezai şart alacağı olarak ise fazlaya ilişkin tüm hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 USD'nin cezai şartın doğduğu her günden itibaren ayrı ayrı işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesi gereği gibi ifa edilmediğinden bahisle ödenen bedelin kısmen iadesi ve cezai şart alacağı istemlerine ilişkindir. Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği bedelin kısmen peşin ödendiğini, davalı tarafın yapılan ödeme kadar iş yapmadığı gibi sözleşmeyi de süresinde ifa etmediğinden bahisle peşin ödenen bedelden yapılmayan kısmının iadesi ile her gecikilen gün için cezai şart ödenmesini talep etmektedir. Davalı taraf, davacı tarafın sözleşme gereği bir kısım yükümlülüklerini geç yada hiç yerine getirmediğini gibi --------- makamlarında kıymeti olmadığından vize alınamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun E. İfa imkânsızlığı I. Genel olarak başlıklı 136 ncı maddesi "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.", Eser Sözleşmesi A. Tanımı başlıklı 470 nci maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." ve b. İşsahibinin seçimlik hakları başlıklı 475 inci maddesi "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." hükmünü düzenlemiştir.Taraflar arasında 28.10.2021 tarihli Villa İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, tarafların kabulünde olan işbu sözleşme ve öncesiyle alakalı olarak davacı tarafça toplam 164.250,00 USD ödeme yapıldığının ihtilafsız olduğu, sözleşmenin 5 inci maddesinde --------- vize prosedürlerinden davalı yüklenicinin sorumlu kılındığı ancak --------- mevzuatına göre iş sahibinin başvuru yapması gerektiği, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmede ifa imkansızlığı bulunduğu, bunun sonucu olarak borç sona erdiği, imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan davalı tarafın davacı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu davalı tarafın yaptığı iş karşılığı hak ettiği bedelin 74.452,42 USD olarak hesaplandığı, yapılan peşin ödemeden düşüldüğünde bakiye 89.797,58 USD'yi iade etmesi gerektiği anlaşıldığından davacı tarafın iş bedelinin fazla ödenmiş kısmının iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. --------- devletinin mevzuatı gereği vize alınamadığından taraflar arasındaki sözleşmenin 11 inci maddesi uyarınca bu durumun mücbir sebep sayılacağı ve davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davacı tarafın cezai şart talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, a) 89.797,58 USD (ABD Doları)'nin temerrüt tarihi olan 27/06/2022 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, b) Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 186.515,68 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 571,20 TL harç ile tamamlama harcı 63.326,57 TL olmak üzere toplam 63.897,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 122.617,91 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 571,20 TL harç ile tamamlama harcı 63.326,57 TL olmak üzere toplam 63.897,77 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 730,00 TL posta masrafı ve 16.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.657,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 17.637,56 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 396.955,92 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.040,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.795,77 TL'sinin davalılardan, 4,23 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025