İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/428 E. 2026/47 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/428
Karar No
2026/47
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/428 Esas KARAR NO : 2026/47 Karar

... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/10/2020 KARAR TARİHİ : 23/01/2026 YAZIM TARİHİ : 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin müvekkili olan Üniversitenin bir kısım işlerini ihale yolu ile üstlenen yüklenici firmalar olduklarını, davalı şirketlerin yüklenici oldukları sırada işyeri devri hükümlerine göre önceki şirketin işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiklerini dava dışı ...n davalı şirketler işçisi olarak müvekkili olan üniversitede çalıştığını 14/05/2019 tarihinde emeklilik veya toptan ödeme nediyle işten ayrılan ....'e 4857 sayılı iş Kanunun 112. Maddesi gereği, yıllara sari alt işverende geçen sürelerde toplanarak son ücreti ekli Toplu İş Sözleşmesi hakları ve bir yılda aldığı tüm ücretleri pay edilerek 4.142 gün üzerinden 44.536,91.-TL ödendiğini, ancak 6098 sayılı Borçlar Kanununu'nun 4734 sayılı ihale kanununun ilgili hükümleri gereğince yüklenici şirketlerin çalıştırdığı işçilere müvekkili olan idari yönünden herhangi bir hak ve alacaktan sorumlu olmadığını aksine yüklenici şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenle davadışı .... ödenen 44.536,91-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Müflis .... Esas sayılı ilamı ile iflas kararı verilmiş olup iflas tasfiye işlemleri .... Esas numaralı dosyası ile yürütülmekte olduğunu, Müflis şirket hakkında .... Alacaklılar Toplantısı yapıldığını ve seçilen İflas İdare Memurları görevlerine başladığını, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının da belirttiği üzere dava dışı işçiye yapılan ödemeler müvekkil müflis hakkında iflas kararı verilmesinden sonra yapıldığını, bu hususun.... Karar sayılı ilamında;"...Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu, ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak ve uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı ile çelişecek şekilde, hem tahsil hükmü kurulması, hem de kayıt kabul davası olarak kabul edildiğine karar verilmesi doğru olmamıştır...Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu, ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken..." şeklinde hüküm tesis edildiğini, bahsi geçen içtihat ve ilgili kanun maddeleri gereği davacının müvekkil müflisten alacağı herhangi bir alacak söz konusu ise bu durumda ancak ve ancak sıra cetveline yazılı tüm alacaklar ödendikten sonra davacıya ödeme yapılabileceğini, somut olayda Emredici Hukuk Kuralları Gereği İ.İ.K. 194. Maddesinin Uygulanması Gereği Açık olduğunu, müvekkili müflis aleyhinde iflas kararı verildiğinin açık olduğunu, bu halde iflas halinde olanların tarafı olduğu davalarda İ.İ.K. 194. Maddesi gereği yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına dek durma kararı verilmesi de emredici hükümler olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 194. madde hükmü gereği, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar ertelenmesi gerektiğini, nitekim, ikinci alacaklılar toplantısının ardından iflas masası tarafından yapılacak paylaştırma neticesinde kalan miktar üzerinden dava konusu alacağa sıra geleceği de göz önüne alındığında, yargılamaya devam edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, "...Kabule göre; İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır...'' şeklinde ele alınmış olup, davacı lehine hesaplanacak olan faizin iflasın açıldığı tarih olan 28.12.2016 tarihi ile sınırlandırılması gerektiğini, huzurdaki davanın konusu olan alacak davasında dava dışı işçi ....in davalı İdareden alınan temizlik ihalesine binaen müvekkil müflis nezdinde 01.01.2006 - 31.12.2010 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin kendisine ait hizmet binasının genel temizlik işi için Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre ihale açmış olup müvekkil müflisin de aralarında olduğu firmalarla çeşitli zamanlarda hizmet alım sözleşmesi tanzim ettiğinden asıl işveren sıfatına sahip olduğunu, 31.12.2010 tarihinde müvekkil müflisin ihale süresi bitiminde ise dava dışı işçiye denk iş yeri gösterildiğini dava dışı işçihnin ise bu teklifi yazılı bir biçimde reddederek ihaleyi yeni kazanan firmada davacı için çalışmaya devam ettiğini, bu halde dava dışı işçinin müvekkil müflisten hiçbir alacağa hak kazanmadığının açık olduğunu dava konusu alacaktan davacı idarenin sorumlu olduğunun peşinen kabulü ile birlikte huzurdaki davanın esastan da reddi gerektiğini, dava dışı işçinin yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin hiç değişmemesi göz önüne alındığında, dava dışı işçi müvekkil müflisin değil davacı idarenin çalışanı olduğunun peşinen kabulü gerektiğini, dava dışı işçi müvekkil müflis nezdinde tarihinde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin dava dışı işçinin emekliliğinin gelmesi nedeniyle sona erdirildiği aşikar olduğunu, dava dışı işçi müvekkil müflis ve diğer davalı firmalar nezdinde sigortalanmışsa da çalışma dönemi boyunca işe ilişkin tüm emir ve talimatlarını davacı Kurum personelinden aldığını, böylelikle dava dışı işçi, kesintisiz olarak davacı Kuruma ait iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, .... Karar sayılı ilamında alt işverenler nezdinde sigortalanan işçinin kurum çalışanı olduğunu şu şekilde ele alındığını, yine bu noktada belirtmek gerekir ki davacının özenli bir araştırma yapmadan ödeme yapması halinde sorumlu tutulması gereken müvekkilinin müflis olmadığını, zira kurumun gerekli itirazları yahut araştırmaları yapmamasından doğan her türlü ihmal ve kusurdan kaynaklanan fazla ödemeleri rücu edemeyeceği gerek kanunlarda gerekse de içtihatlarla güvence altına alındığını, dolayısıyla, rücuen alacak talebini ihtiva eden işbu davada asıl işverenin davacının kendisi olması hasebiyle işçinin kıdem tazminatından da tek başına sorumlu olacağının peşinen kabulü gerektiğini, davacının dava konusu alacağın, müvekkil müflis hakkında oluşturulan iflas masasına kaydı istenemeyeceği gibi davanın kabulü halinde koşullu tahsil hükmü kurulması gerektiğini, açıklanan bu hususa ilişkin olarak .... Karar sayılı ilamında aynen; "...Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu, ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak ve uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı ile çelişecek şekilde, hem tahsil hükmü kurulması, hem de kayıt kabul davası olarak kabul edildiğine karar verilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde hüküm tesis edildiğini, neticeten tüm itirazlarının kabul görmemesi ve davanın kabulü halinde müvekkil müflis şirket yönünden koşullu tahsil hükmü kurulması gerektiğini, Usuli itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden Reddine, dava yetkisiz mahkemede açıldığından Yetkisizlik kararı verilmesine, ilk iki itirazlarının kabul edilmemesi halinde İ.İ..K 194. Maddesi uyarınca dosyanın müvekkil müflis açısından tefrik edilerek yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar Durdurulmasına, usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Esasa ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın reddine, müvekkil müflisin sorumlu olduğu yönde kanaat kurulduğu takdirde; iflas kuralları uyarınca Koşullu tahsile yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: .... sayılı görevsizlik ve yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilerek Mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının davacının dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarının davalıdan rücusuna karar verilip verilemeyeceği hususlarında olduğu tespit edilmiştir. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ....esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.... Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Dosya içerisinde davalılar ile akdedilen Hizmet Alım Sözleşmelerinde, yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş kanunu, ssk mevzuatı ve diğer kanunlarda belirlenen uygulamalar ve tüm hal ve alacaklardan sorumlu tarafın yüklenici olduğu, istihdam edilen personele ilişkin herhangi sorumluluğu davacı taraf yüklenilemeyeceği nedeniyle işçi alacaklarından alt yüklenicinin sorumluluğu bulunduğu,.... hizmet dökümleri kapsamında dava dışı işçi .... davalı şirkette çalışmasının bulunduğu, davacının ödemiş olduğu 44.536,91-TL kıdem tazminatı ödemesinin 11.784,75-TL'sinin davalıdan rücüen tahsil edebileceği anlaşılmakla 11.784,75-TL alacağın müflis ... iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 461,00 TL tebligat ücreti, 400,00 TL bilirkişi ücreti, 170,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.031,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 11.784,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/428, K. 2026/47, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-428-e-2026-47-k-e4f2f61cbe1c