Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3992 E. 2026/2162 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3992
- Karar No
- 2026/2162
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/721 E., 2025/235 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı iflas idare memuru vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında, davalı şirkete ait otelin bütün müştemilatı ile birlikte müvekkiline kiralanması ve işletilmesine ilişkin olarak kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirket tarafından 30.09.2005 tarihli ihtarnameyle performans düşüklüğü sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini, davalının elinde bedelsiz bulunan 500.000,00 Euro bedelli teminat mektubunun iade edilmediğini, fesih tarihi itibariyle müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını gibi toplam 2.276.201,00 Euro alacağı olduğunu, ayrıca otelin içerisindeki mülkiyeti müvekkiline ait olan ancak davanın engellemesi sebebiyle işletmeden alınamayan 287.135 Euroluk değerinde emtia bulunduğunu, müvekkilinin davalının fesih talebini kabul etse de feshe gerekçe gösterdiği performans düşüklüğü sebebinin gerçeği yansıtmadığını, beklenen oranda kâr elde edilememesinin davalıdan kaynaklandığını ileri sürerek; toplam 2.276.201 Euro alacağın şimdilik toplam 7.000 Euro kısmının, mülkiyeti müvekkiline ait ancak alınması engellenen eşyaların aynen iadesi aksi halde 287.135 Euro değerinin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, 500.000 Euro bedelli teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle alacak talebini artırarak 2.293.470,83 Euro'ya yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının taahhüt ettiği brüt işletme kârlarını gerçekleştiremediğini, sözleşmede müvekkili tarafından yapılacak harcamaların işletme kârından mahsup edilerek ifa edileceğinin öngörüldüğünü, brüt işletme kârı gerçekleşmediği gerekçesiyle müvekkilinden talep edilmesinin sözleşmeye göre mümkün olmadığını, emtianın iadesi talebinin yerinde olmadığını, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.11.2013 tarihli kararıyla; ticari işletmenin işletilip kâr ve zararının paylaşılması ilkesi üzerine kurulan sözleşmeye göre işletilmeye başlanan ticari işletmenin faaliyet sorumluluğunun davacı şirkette olduğu, işletmeye başlama tarihinden fesih tarihine kadar geçen sürede otel işletmesinin kâr edemediği, tarafların sözleşmenin feshi konusunda hem fikir olmaları nedeniyle davacının açılış öncesi giderler, mobilya ve mefruşat gibi demirbaşlar ile fesih esnasında işletmede bulunan kendisine ait mallar ile ilgili alacak talebinde haklı olduğu, bu kalemlere ilişkin talebinin kabulü gerektiği, ancak dava öncesi davalı yana temerrüte düşürmediğinden faiz isteminin dava tarihinden itibaren karara bağlanmasının dosya kapsamına uygun olacağı, davalının teminat mektubunu elinde tutmasını gerektirir koşulların bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.085.086,93 Euro’nun dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıllık yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafça davalıya verilen 500.000,00 Euro bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2016 tarihli kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 2004 yılı Şubat tanzim tarihli kira sözleşmesinin (11.3.) maddesinde, 2004 yılı hariç, herhangi bir işletme yılında yıl içinde mücbir sebepler olmaksızın işletme bütçesine göre %40 veya daha az brüt işletme kârı elde edilmesi halinde tarafların doksan gün önceden yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmenin feshedileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu işletmenin 2005 yılında işletme bütçesine göre %40 veya daha az brüt işletme kârı elde ettiğinin tarafların kabulünde olduğu, kira sözleşmesinin geçici (2.) maddesinde “mal sahibinin bu sözleşme gereği işletmecinin gerek açılış öncesi dönemde gerekse işletme döneminde yükümlülüklerini yerine getirmesine engel olabilecek ve alacaklılarına Kompleks ve eklentileri üzerinde icra haciz vb. yasal haklar sağlayabilecek kamu ve özel kişi ve kuruluşlara olan borçlarını 01.04.2004 tarihine kadar ödeyecek ve/veya işletmenin faaliyetine engel olmayacak şekilde ödeme planına bağlayacaktır. Bu bağlamda malsahibi, ABK ve Lider Bankayla işbirliği içerisinde işletmecinin,kompleksi ve eklentilerini bu sözleşme hükümlerine göre sorunsuz bir şekilde işletilebilmesi için her türlü maddi ve hukuki engelden arındıracak ve bu yöndeki tehlikelerden koruyacak hükmü vardır Sözleşmenin Geçici 1. maddesinde belirtilen ve işletmenin hizmete açılabilmesini sağlayacak olan bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının açılış tarihine kadar tamamlanabilmesi için gerekli olan finansal kaynak mal sahibi tarafından zamanında sağlanacaktır” düzenlemesi, yine aynı taraflar arasında akdedilen 30.03.2004 tarihli ek sözleşme ile de “Mal sahibi, otelin açılışından önce tesisin işletmeye hazır hale getirilmesi için yapmakla yükümlü olduğu bakım, onarım ve yenileme faaliyetlerinin Yapımcı Firma ... İnşaat ile yapılan ve bir kopyası işletmeci'ye verilen yapım sözleşmesinde madde 1.06/da belirtilen sürelerin sonunda (yüzme havuzu ve Lojmanların yatağa dönüşümü hariç) tamamlanmasını ve tesisi yenilenmiş hali ile (yüzme havuzu ve Lojmanların yatağa dönüşümü hariç) en geç 25.05.2004 tarihinde (+/- 3 gün opsiyonlu olarak) işletmeci'ye teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesinin yer aldığı, Mahkemece davacı kiracının performans düşüklüğünde davalı kiraya verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 19.07.2018 tarihli kararıyla, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Dairece verilen 24.10.2019 tarihli ilamla; davacı şirket kendisini vekille temsil ettirdiği halde bozma sonrası yeni duruşma gününün davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı vekiline bozma sonrası yeni duruşma günü usulünce tebliğ edilmeden, davacının yokluğunda aleyhlerine yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin iflasına karar verildiği, bu nedenle mevcut davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, bilirkişi kurulunca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca, iflas tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı, iflas tarihi itibariyle raporda belirlenen alacak ile ilgili rapordaki hesaplamaya, davalı tarafın itiraz etmemesi, davacı tarafça bu hesaplamaya göre karar verilmesi istenilmiş olduğu gibi, raporun da gerekçeli ve denetime elverişli olması dikkate alınarak hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 500.000,00 Euro bedelli teminat mektubundan ötürü davacının borçlu olmaması nedeniyle hükümsüz kaldığının tespitine, 7.356.078,34 TL asıl alacak, 5.129.907,34 TL işlemiş faiz, 138.210,78 TL vekalet ücreti 75.625,39 TL yargılama gideri toplamı 12.699.821,85 TL alacağın Ankara İflas (21. İcra) Dairesi Müdürlüğünün 2015/40 iflas dosyasında iflas tasfiye işlemleri devam eden Müflis ... Yerleri A.Ş.nin iflas masasının 4.sırasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ : A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesini teminen yeniden rapor alınması gerektiğini, davanın tarafının iflas idaresi olduğunu, korunan menfaatin müflis şirketin değil iflas masasının menfaati olması nedeniyle, müflisten alacaklı olup da alacağını somut belgelerle ispatlayan alacaklıların korunması gerektiği gözetildiğinde, işbu davada davacının alacağının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince inceleme ve araştırma yapılmasına, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre karar verilmiş olmasına ve davalının bilirkişi raporuna itiraz etmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.