İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/384 E. 2023/549 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/384
- Karar No
- 2023/549
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/384 Esas - 2023/549 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/384 Esas KARAR NO : 2023/549 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06.05.2021 KARAR TARİHİ : 10.10.2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan elektrik enerjisi satın aldığını, davalının elektrik faturaları düzenlediğini, düzenlenen faturalarda, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine karşılık olarak perakende satış hizmet bedeli, tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi ücret olarak tahsil edildiğini, müvekkili ile yapılan sözleşme gereğince davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında sabit PSH faturalama bedelinin hesaplamayı gerektirecek olması sebebiyle 2011 Ocak döneminden itibaren davalı ile devam eden sözleşme süresi boyunca ... Fabrikası'ndaki ... nolu aboneliğinden ve varsa diğer tüm aboneliklerinden kaynaklı olarak düzenlenen faturalarda fazladan alınan PSH bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi akabinde HMK m.107 gereği belirsiz olan alacak tutarının bilirkişi incelemesi ile belirli hale gelmesinden sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının iade talebinin dayanağının sebepsiz zenginleşme hükümleri olduğunu, davanın, aktif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davanın HMK m.61 vd gereğince ... A.Ş. "... Mahallesi, ... Sokak, ... Sit. No:1/1, Ataşehir / İSTANBUL" adresine ihbar edilmesine, haksız ve hukuka aykırı ikmal edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ...'a, ... A. Ş'ye, ... A. Ş. Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere yanıt verilerek dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosya talimat yolu ile bir elektrik mühendisi, bir elektrik enerji piyasaları konusunda uzman bilirkişi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek 23.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Dosya davacı vekilinin 24.06.2022 tarihli itirazı üzerine yeniden talimat yolu ile daha önce dosyamızda rapor düzenlemeyen iki elektrik mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek 10.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin ve hukuki ilişkinin niteliği, davacının, serbest tüketici niteliğinin bulunup bulunmadığı, davalının, 2011-Ocak ayı döneminden itibaren davacıdan fazladan psh bedeli tahsil edip etmediği ve fazladan tahsil edilen tutar, alacağa uygulanan gerekli faizin türü ve başlangıç tarihi olduğu hususlarındadır. Dosyamızda talimat yolu ile elektrik mühendisi bilirkişisi ..., Elektrik Enerji Piyasaları konusunda uzman bilirkişi ... ve mali müşavir ...'den alınan 23.05.2022 tarihli raporda, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında davacının serbest tüketici olduğu sonucuna varıldığı, dosyaya sunulan faturalarla PSHB adı altında davalı yanca KDV hariç 1.836.394,681 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiği, bu tutarın istirdada konu edildiği, davaya ihbar edilen ... tarafından davacı adına düzenlenmiş bir faturanın bulunmadığı, 6719 sayılı kanunun 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesinin değiştirildiği, değişiklik sonucunda dava konusu perakende satış hizmet bedelinin yasal dayanak kazandığı, kanunun geçici 20. Maddesi ile, geriye dönük olarak da açılmış olan tüm davalarda 6446 sayılı kanunun 17. Maddesinin uygulanmasının öngörüldüğü ve PSH bedelinin de aralarında bulunduğu tarifeler kapsamındaki maliyet kalemleri ile ilgili ödemelerin yasal zemine kavuştuğu yazılı değerlendirmelerimizi 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266, 279/4 ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3., Bilirkişilik Yönetmeliği 5 ve 49. Maddeleri uyarınca yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerin mahkememize ait olduğu hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyamızda talimat yolu ile elektrik mühendisi bilirkişileri ... ve ..., mali müşavir ...'tan alınan 10.02.2023 tarihli raporda, davacı ile davalı arasında 15.09.2009 tarihinde perakende satış sözleşmesi imzalandığını, Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği'nin 5. Maddesinin (c) fıkrası gereği yıl içinde yapmış olduğu tüketim miktarlarının EPDK'nın kurul kararları ile belirlenen limitleri geçmesi sebebiyle davacının ''serbest tüketici'' sıfatına haiz olduğu, davalının serbest tüketici olan davacı elektrik abonesinden iptal edilen düzenleyici işleme bağlı olarak davaya konu edilen dönemde tahsil etmiş olduğu PSH bedellerini iade etmekle yükümlü olduğu, davacının iptal edilen karara dayalı olarak davalıya yapmış olduğu ödemeler için ödenmesi konusu mahkemenin takdirinde olduğu, 1. alternatifte davaya konu ... nolu abonelik için 2011,2012,2013 (2013 yılı Ocak-Haziran dönemi dahil) yıllarına ait faturalarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından davacıdan Perakende Satış Hizmet Bedeli adı altında fazladan KDV dahil toplamda 893.038,70 TL tahsil ettiği, tespit edilen bu tutarı sebepsiz iktisap hükümleri çerçevesinde talep edebileceği, 2. Alternatifte 06.05.2011'den önceki alacak istemlerinin zaman aşımına uğradığının kabulü durumunda davaya konu ... nolu abonelik için 2011,2012,2013 (2013 yılı Ocak-Haziran dönemi dahil) yıllarına ait faturalarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından davacıdan Perakende Satış Hizmet Bedeli adı altında fazladan KDV dahil toplamda 751.957,33 TL tahsil ettiği, tespit edilen bu tutarı sebepsiz iktisap hükümleri çerçevesinde talep edebileceği hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekilinin 16.06.2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde 50.000,00 TL üzerinden belirsiz olarak açtıkları davalarının belirli hale gelmesi nedeniyle davayı 893.038,70 TL'ye arttırdıklarını, eksik harç olan 14.397,00 TL'yi yatırdıklarını bildirdiği görülmüştür, dilekçenin bir sureti davalı ve ihbar olunan vekillerine tebliğ edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE Dava, davacı tarafından, davalı kuruma perakende satış hizmet bedeli olarak fazla ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, 2011 Ocak döneminden itibaren davalı ile devam eden sözleşme süresi boyunca ... Fabrikası'ndaki ... nolu aboneliğinden ve varsa diğer tüm aboneliklerinden kaynaklı olarak düzenlenen faturalarda fazladan alınan PSH bedelinin sayaç başına sabit bir ücret olması gerekirken EPDK 875 sayılı kararı uyarınca nispi ücret tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesince EPDK'nın 875 sayılı kararının iptal edildiğini, davalının 875 sayılı kurul kararının uygulandığı müvekkilinden fazla tahsil edilmiş olan perakende satış hizmet bedelinin 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte ödenmesini, davalı vekili ise davacının iade talebinin dayanağının sebepsiz zenginleşme hükümleri olduğunu, davanın, aktif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi talep etmiştir. EPDK'nın 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı kararında perakende satış hizmeti verilen tüm kullanıcılara kwh bazında belirlenen perakende satış bedelinin uygulanacağı belirtilmiştir. 5496 sayılı kanun ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen geçici 9. Maddesinde yer alan fiyat eşitleme mekanizmasının uygulanacağı açıklanmıştır. Danıştay 13. Hukuk Dairesi'nin 2008/2695 Esas 2011/1368 sayılı kararında sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit ücret uygulanması gerektiğinden bahisle EPDK'nın 24/08/2006 tarih 875 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Danıştay Dava Daireleri Kurulu'nun 24/05/2012 tarih ve 2011/1901 Esas 2012/798 Karar sayılı ilamı ile bu kararın serbest tüketiciler ile sınırlı olarak uygulanacağı belirtilerek onanmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2014 tarih ve 2014/... Esas 2014/... nolu bozma kararında iptal kararlarının geriye yürüyeceğini iptal edilen karar hiç alınmamış gibi ilke olarak eski durumun kendiliğinden geri geleceğini iptal edilen karar davacıdan başka kişileri de ilgilendirecek nitelikte ise davada taraf olmayan fakat iptal edilen kararla ilgisi bulunan üçüncü kişileri de etkileyeceği, yine davacının sabit sayaç okuma bedelinden sorumlu olması nedeni ile bu miktarların mahsup edilerek kalan miktarların tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay'ın bozma ilamı nazara alınarak mahkemece yeniden verilen karar Yargıtay 3. HD 21/02/2017 tarih 2016/1765 E. 2017/1707 K. nolu ilamı ile onanmıştır.) Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda; davacı ile davalı arasında 15.09.2009 tarihinde perakende satış sözleşmesi imzalandığını, Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği'nin 5. Maddesinin (c) fıkrası gereği yıl içinde yapmış olduğu tüketim miktarlarının EPDK'nın kurul kararları ile belirlenen limitleri geçmesi sebebiyle davacının ''serbest tüketici'' sıfatına haiz olduğu, davalının serbest tüketici olan davacı elektrik abonesinden iptal edilen düzenleyici işleme bağlı olarak davaya konu edilen dönemde tahsil etmiş olduğu PSH bedellerini iade etmekle yükümlü olduğu, davacının iptal edilen karara dayalı olarak davalıya yapmış olduğu ödemeler için ödenmesi konusu mahkemenin takdirinde olduğu, 1. alternatifte davaya konu ... nolu abonelik için 2011,2012,2013 (2013 yılı Ocak-Haziran dönemi dahil) yıllarına ait faturalarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından davacıdan Perakende Satış Hizmet Bedeli adı altında fazladan KDV dahil toplamda 893.038,70 TL tahsil ettiği, 2. Alternatifte 06.05.2011'den önceki alacak istemlerinin zaman aşımına uğradığının kabulü durumunda davaya konu ... nolu abonelik için 2011,2012,2013 (2013 yılı Ocak-Haziran dönemi dahil) yıllarına ait faturalarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından davacıdan Perakende Satış Hizmet Bedeli adı altında fazladan KDV dahil toplamda 751.957,33 TL tahsil ettiği belirtilmiştir. Somut olayda; dava konusu olayda EPDK'nın iptal edilen 24/08/2006 tarih 875 sayılı kararı gereğince yapılan fazla ödemelerin tahsili talep edilmektedir. Danıştay 13.HD'nin iptal kararının geçmişe etkili olarak hüküm doğuracağı ve Yargıtay 3. HD tarafından benzer olaylarda da bu ödemenin iadesi yönünde kararlar verildiği dikkate alındığında; dava konusu dönemde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile 4 Eylül 2012 Tarih ve 24866 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Tüketici Yönetmeliği'nde de serbest tüketici tanımı aynı olup doğrudan iletim sistemine bağlı tüm tüzel kişiler serbest tüketici olarak tanımlandığı, davacı şirketin doğrudan iletim sistemine bağlı olması sebebiyle serbest tüketici niteliğinde olduğu, davacıdan ... nolu abonelik için 2011,2012,2013 (2013 yılı Ocak-Haziran dönemi dahil) yıllarına ait faturalarının incelenmesinde 893.038,70 TL davalı tarafından davacıdan fazladan perakende satış hizmeti bedelinin tahsil edilmiş olduğu dosya kapsamında bulunan gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetlenebilir mahiyette olan bilirkişi raporunda tespit edildiği, açıklanan nedenlerle davacının fazladan tahsil edilen perakende satış bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmakla, davalının zaman aşımı itirazı dikkate alındığında Borçlar Kanunu 82. Maddesinde düzelenen "hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca on yıllık zaman aşımı sürenin bulunduğu, davacının zorunlu arabuluculuk başvurusunu 01.03.2021 tarihinde gerçekleştirdiği arabuluculuk başvurusunun yapılması ile zaman aşımı süresinin arabuluculuk son görüşme tutanağının imzalandığı tarih olan 27.04.2021 tarihine kadar durduğu, bu bağlamda davacının 2011/1 ve 2011/2 döneme ilişkin faturalardan kaynaklı PSH bedellerinin zaman aşımına uğradığı değerlendirilerek davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 841.299,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 841.299,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 57.469,14 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL harç ve 14.397,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.250,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.218,26 TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç ve 14.397,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.310,18 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 9.190,10 TL tebligat, bilirkişi, talimat ve posta giderinden kabul ve red oranına göre 8.657,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı lehine hüküm tarihindeki aaüt uyarınca hesaplanan 122.542,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.10.2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
BU BELGE 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNU KAPSAMINDA E-İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.