İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/96 E. 2020/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/96
- Karar No
- 2020/91
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/96 Esas ESAS KARAR NO : 2020/91 KARAR DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/02/2020 KARAR TARİHİ: 07/02/2020 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında anlaşıldığı üzere sipariş edilen malların taraflarına teslimi karşılığında, keşidecisi müvekkili ve lehtarı davalı taraf olan, ... A.Ş. Bankası ... Şubesi’ne ait, 15.250 USD bedelli bir adet çekin davalı tarafa elden teslim edildiğini, tarafların anlaştığı üzere teslim edilmesi gereken malın şimdiye kadar taraflarına teslim edilmediğini, teslimatın bu güne kadar gerçekleşmemesinin nedeni hakkında da müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmadığını, şu halde müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığı gibi önceki alışverişlerinden dolayı alacaklı durumda olduğunu, söz konusu çekin cirantası olan ...ün ... A.Ş.'nin imza yetkilisi olduğunu, dolayısıyla iyi niyetli üçüncü kişi olmadığının açık olduğunu, ayrıca çekin arkasında da görüldüğü üzere ... A.Ş. adına atılan imza ile ...'ün imzasının aynı olduğunu, bu nedenlerle bedelsiz kalmış olan söz konusu çekin, karşı tarafça takibe konması ve müvekkili şirketin haciz tehdidi ile karşı karşıya kalması konusunda haklı endişelerinin olduğunu, bu nedenle, haklarında herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa elden teslim etmiş oldukları söz konusu çekin, belirtilen kısım dışında bedelsiz kaldığının tespiti ile karşı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalıya verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile eklenen 5/A maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A maddesinde "(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 115. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." şeklindedir. Somut olayda; mahkememizde açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2019/2104 Esas, 2019/1989 Karar sayılı ilamında "Ticari alacak davalarında arabuluculuk öngörülmüş olmakla ve iş bu davanın öncüsü olan ticari alacak talebi üzerine açılan menfi tespit davası da ticari uyuşmazlıklarla ilgili dava şartı olan arabuluculuk kapsamında düşünmek gerekmektedir. Keza, ilgili yasanın getiriliş amacı da bu yöndedir. Lafzi yorumla alacak davaları için arabuluculuğun dava şartı olduğunun kabul edilmesi yasanın getiriliş amacına ve yasadan beklenen ticari uyuşmazlığın taraf iradeleri ile sonuçlandırılmasına dair ilkelere de uygun olmayacaktır. Nitekim, aksi durumda arabuluculuğa başvurma gereği sadece alacaklı tarafın iradesine terkedilmiş olmakla davaya konu ticari ilişkinin tarafları arasında da kanuni dinlenme, hak arama, uyuşmazlığın sulhle ve görüşme ile sonuçlandırma iradesini ve hak ve de özgürlüğünü kısıtlamak olacaktır ki bu da kanun önünde bir uyuşmazlığın iki tarafı arasında eşitlik ve hatta silahların hatta HMK'nın temel ilkelerinden olan silahların eşitliği ilkesini zedelemiş olacaktır." denilmek suretiyle menfi tespit davalarında da arabuluculuk yoluna başvurmanın tüketilmesi gereken dava şartı olduğu hususuna işaret edilmiştir. Davacının arabulucuya başvurmadan eldeki davayı açtığı, 6325 sayılı yasanın 18/A-2. bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceğinin öngörüldüğü, ayrıca bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı, gerek fiziki olarak dava dosyasının incelenmesinden gerekse UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava özel şartlarından olan arabuluculuğa başvuru yapılmadan açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK'nun 115/2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 54,40-TL maktu ret harcının peşin alınan 1.557,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.502,99-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Kararı taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 07/02/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı