İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/752 E. 2026/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/752
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/752 Esas KARAR NO : 2026/411

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2020

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASINDA

DAVA : Denkleştirme Tazminatı (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2021

KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında yedi farklı adreste hizmet verildiğini, söz konusu mağazaların kurulum masraflarının ve içerisindeki canlı cihaz bedellerinin müvekkil tarafından karşılandığını, davalının bölgedeki baz istasyonlarının sökülmesi nedeniyle yaşanan şebeke sorunları sonucu müşterilerin başka operatörlere geçişinden müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, buna rağmen davalı tarafından haksız şekilde primlerden kesinti yapıldığını, davalının müvekkil şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla baskı kurarak mağazaların kapatılmasına ve teminat mektuplarına el konulmasına yönelik süreç başlattığını, taraflar arasında mağaza maliyetlerinin ve cihaz bedellerinin ödenmesi, ayrıca ceza kesilmemesi hususunda mutabakat sağlanmasına rağmen davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mağaza devirlerinin gerçekleşmesine rağmen ödemelerin eksik yapıldığını ve haksız "..." kesintilerine devam edildiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, mağaza maliyetlerinden kaynaklı eksik tutar ile canlı cihaz bedellerinin ve haksız yere kesilen prim cezalarının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacının talebiyle feshedildiğini, fesih sırasında davacının yatırım bedeli, kar kaybı, denkleştirme tazminatı veya sair hiçbir nam altında talepte bulunmayacağını yazılı olarak beyan ve taahhüt ettiğini, bu nedenle davacının mağaza maliyetleri ve cihaz bedellerine yönelik taleplerinin söz konusu ibraname ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların somut delillerden yoksun ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, belirsiz alacak davası açılabilmesi için şartların oluşmadığını, davacının talep ettiği bedellerin aslında sözleşme uyarınca bayi tarafından üstlenilmesi gereken giderler olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında mağaza kapatma sürecine ilişkin iddia edilen yönde bir anlaşma bulunmadığını ve bu hususta herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... (prim geri alma) kesintilerinin ise sözleşme ve prim sistemi esaslarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili ... İletişim İnşaat Turizm Otomotiv Sanayi (... İletişim) ve Tic. Ltf. Şti. ile ... Dağıtım Servis ve İçerik Hizmetleri A.Ş. (...) arasında devamlı suretle yenilenen 2018,2019 ve 2020 yılları için imzalanan Acentelik Sözleşmeleri kapsamında müvekkilinin; ... Mağazası, ... Avm Mağazası, ... Avm Mağazası, ... Avm Mağazası, ... Avm Mağazası, ... Avm Mağazası ve ... Mağazası olmak üzere toplam 7(yedi) adreste ... markası adına hizmet verdiğini, acentelik sözleşmesinin davalı tarafın isteği üzerine feshedilerek davalı tarafından gösterilen kişi ve şirkete teslim etmek zorunda kaldığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmesi feshedilen müvekkilinin acentelik sözleşmeleri kapsamında davalı tarafa kazandırmış olduğu müşterilerden kaynaklı olarak davalı taraf ile imzalanmış bulunan acentelik sözleşmesi gereğince müvekkiline ödenmesi gereken denkleştirme tazminatının şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davacı yanın talebi doğrultusunda feshedildiğini, denkleştirme tazminatı talebinde bulunulmayacağının davacı yanca beyan ve taahhüt edildiğini, bu nedenle uyuşmazlıkta denkleştirme tazminatının talep edilemeyeceğini, davacı yanın denkleştirme tazminatı talebinin yaratılan güvene aykırı davranma yasağına aykırılık teşkil ettiğini , davacı yana ceza yaptırımı uygulanmasının sebebinin davacının kalıcı bir abone portföyü oluşturmaması, tesis ettiği aboneliklerin bir kısmının aboneliklerinin tesis edilmesinden kısa bir süre içerisinde sayılan sebeplerle pasif duruma gelmesi olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin davacı yanın oluşturduğu portföyden ciddi bir gelir elde ettiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLER A) Taraflar 01.01.2019 tarihli VDAŞ Bayilik Sözleşmesi, 30.04.2020 tarihli fesih ve ibra belgesi, dava dışı ... imzalı feragat beyanı, Davacı şirketin 2019-2020 yıllarına ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler, Davalı şirketin 01.04.2018-31.03.2019 ile 01.04.2019-31.03.2020 dönemlerine ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler, Davacı tarafından ibraz edilen Brightstar kaynaklı canlı cihaz alış faturaları, ... kesinti dekontları ve prim tahakkuk belgeleri, Mutabakat mektupları ve Arabuluculuk son tutanağına dayanmıştır. B) BİLİRKİŞİ RAPORLARI: 1. 07.06.2022 Tarihli Talimat Bilirkişi Raporu: ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen raporda; davacı şirketin 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, mağazalarda bulunan canlı cihazlara ait faturaların ticari defter kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve dava konusu canlı cihaz bedelinin KDV dahil 147.209,95 TL olduğu tespit edilmiştir. 2. 01.08.2023 Tarihli Kök Bilirkişi Heyet Raporu: Mali Müşavir ..., Borçlar Hukuku Uzmanı ... ve Sektör Bilirkişisi ...'den oluşan heyet tarafından düzenlenen raporda; BTK'nın 04.03.2021 tarihli yazısına göre 2019 yılı Nisan-Temmuz dönemlerinde ... ili ... ilçesinde camilerde bulunan baz istasyonları için güvenlik sertifikası iptal talebinin bulunmadığı, dolayısıyla iddia edilen baz istasyonu söküm işinin somut olayda gerçekleşmediği, ... kesintilerine ilişkin dayanak verilerin hat bazında dosyaya sunulmamış olması nedeniyle kesintilerin yerindeliğinin değerlendirilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve 02.12.2020 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacıya borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. 3. 13.06.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu: Aynı heyet tarafından düzenlenen ek raporda; HMK m. 218/1 kapsamında davalı şirket merkezinde yerinde inceleme yapıldığı, ... kesintilerine konu durumların ve ihlallerin somut olayda gerçekleştiği, kesintilerin sözleşme eki prim sistemine uygun olduğu, davacıya ait yedi mağazadan yalnızca ikisinin demonte edilen bölgede bulunması nedeniyle ... kesintilerinin tamamının baz istasyonu sökümünden kaynaklandığının söylenemeyeceği, kesintilerin yerinde olduğu ve somut bir hatanın gözlenmediği, mali yönden kök rapordaki görüşlerde değişiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 4. 28.05.2025 Tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu: Heyete acentelik uzmanı eklenmek suretiyle düzenlenen raporda; denkleştirme talebinin TTK m. 122/4'te öngörülen bir yıllık süre içinde ileri sürüldüğü, 30.04.2020 tarihli fesih ve ibra belgesinin dava dışı ... tarafından imzalandığının davalının kabulünde olduğu, raporlar arasındaki temel farklılığın ... kesintilerinin uygulanması ve haklı sebep hususlarında toplandığı, bu konudaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, denkleştirme tazminatına hükmedilmesi halinde marka değeri nedeniyle indirim yapılması gerektiği, mali ve teknik görüşlerde değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir. 5. 30.05.2022 Tarihli Birleşen Dosya Bilirkişi Raporu: .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasında SMMM ..., Avukat ... ve Sigorta Uzmanı ...'dan oluşan heyet tarafından düzenlenen raporda; davalının sözleşmeyi feshederken sözleşmenin 17. maddesindeki usullere uymadığı, baz istasyonunun sökülmesi nedeniyle abonelerin başka operatörlere geçmesinin doğal sonuç olduğu, ... kesintilerinde davacının kusurunun bulunmadığı, sözleşmenin feshinde davacının kusuru olmadığı, denkleştirme tazminatı hakkının doğduğu ve tazminat tutarının TTK m. 122/2 uyarınca üst sınır olan 2.078.256,77 TL olduğu kanaatine varılmıştır. 6. 11.05.2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporu Mali Müşavir ..., Elektronik ve Haberleşme Mühendisi ... ve Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Dr. ...'den oluşan heyet tarafından, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla düzenlenen raporda; Teknik inceleme sonucunda; baz istasyonu değişikliğinde davacının iddia ettiği gibi 5,5 ay kesinti yaşanmadığı, en fazla 2 haftalık bir kesintinin söz konusu olduğu, baz istasyonunun bulunduğu bölgenin kırsal olmadığından abonelerin başka baz istasyonlarından hizmet alabilecekleri, ... ölçümlerine göre davacının yedi mağazasından yalnızca ... mağazasının (180 m) baz istasyonuna yakın olup diğerlerinin 2,4 km ile 24,2 km arasında mesafede bulunduğu, 2017-2020 arası toplam 167.163 abonelik işleminde terk ve iptal oranının %7,2 olduğu, baz istasyonunun sökük olduğu iddia edilen Nisan-Eylül 2019 döneminde iptal oranının %7,8 ile normal seviyelerden anlamlı bir sapma göstermediği, ... kesintilerinin sözleşme eki prim sistemine uygun ve yerinde olduğu, Mali inceleme sonucunda; mağaza maliyetlerine ilişkin anlaşma yapıldığına dair yazılı belge sunulamadığı, davalı ticari defterlerinde iddia edilen ödemelere dair kayıt bulunmadığı, canlı cihazların davalıya veya üçüncü kişilere teslimine ilişkin fatura veya tutanak ibraz edilemediği, davacının bu taleplerini ispatlayamadığı, Hukuki değerlendirme sonucunda; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde davacıya münhasırlık (tekel hakkı) tanınmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre tekel hakkı bulunmayan bayilik sözleşmelerinde denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceği, fiili münhasırlık değerlendirmesinin Mahkeme takdirinde olduğu, davacının ileri sürdüğü haklı nedenin (baz istasyonu sökümü) dosya kapsamında mevcut olmadığı, 30.04.2020 tarihli belgeyi imzalayan ...'nın ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I. DAVA Asıl dava; taraflar arasındaki 01.01.2019 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında davacı şirketin sahibi olduğu ve davalı adına işlettiği ..., ... AVM, ... AVM, ... AVM, ... AVM, ... AVM ve ... mağazaları için ödenen tutardan eksik kalan maliyet bedellerinin, mağazalarda bulunan canlı cihaz bedellerinin ve ... adı altında haksız kesilen prim tutarlarının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava; aynı bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla TTK m. 122 kapsamında denkleştirme tazminatının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. II. TARAF İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ A) Asıl Davada Davacı yan; müvekkili ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında yedi farklı mağazada hizmet verildiğini, mağaza kurulum masrafları ve canlı cihaz bedellerinin müvekkil tarafından karşılandığını, davalının bölgedeki baz istasyonlarının sökülmesi nedeniyle yaşanan şebeke sorunları sonucu müşterilerin başka operatörlere geçişinden müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, buna rağmen haksız şekilde primlerden kesinti yapıldığını, mağaza maliyetleri ve cihaz bedellerinin ödenmesi hususunda mutabakat sağlanmasına karşın davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Davalı yan; bayilik sözleşmesinin davacının talebiyle feshedildiğini, fesih sırasında davacının yatırım bedeli, kâr kaybı veya denkleştirme tazminatı dahil hiçbir talepte bulunmayacağını yazılı olarak beyan ve taahhüt ettiğini, talep edilen bedellerin sözleşme uyarınca bayi tarafından üstlenilmesi gereken giderler olduğunu, mağaza kapatma sürecine ilişkin iddia edilen yönde bir anlaşma bulunmadığını, ... kesintilerinin sözleşme ve prim sistemi esaslarına uygun olarak gerçekleştirildiğini savunmuştur. B) Birleşen Davada Davacı yan; acentelik sözleşmesinin davalı tarafın isteği üzerine feshedildiğini, mağazaların davalının gösterdiği kişi ve şirketlere teslim edilmek zorunda kalındığını, müvekkilin davalıya kazandırdığı müşterilerden kaynaklı olarak denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürmüştür. Davalı yan; bayilik sözleşmesinin davacının talebi doğrultusunda feshedildiğini, denkleştirme tazminatı talebinde bulunulmayacağının davacı yanca beyan ve taahhüt edildiğini, davacının kalıcı bir abone portföyü oluşturamadığını, tesis edilen aboneliklerin kısa süre içinde pasif duruma geldiğini, bu nedenle müvekkilinin davacının oluşturduğu portföyden ciddi bir gelir elde ettiğinden bahsedilemeyeceğini savunmuştur. C) Islah talebi Davacı vekilinin 27.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; mahkemenin 15.04.2025 tarihli ara kararı uyarınca dava konusu alacak tutarını güncelleyerek ıslah yoluna gittiğini, son bilirkişi raporuna göre müvekkilinin hak kazandığı alacağın birleşen ve asıl dava dosyasında 2.424.956,34 TL olarak belirlendiğini, dava tarihinden itibaren işleyerek ticari faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞME KONULARI Taraflar arasında mağaza maliyetlerinin ödenmesine ilişkin bir anlaşma yapılıp yapılmadığı ve 715.000,00 TL eksik ödeme iddiasının ispatlanıp ispatlanamadığı, mağazalardaki canlı cihazların sözleşmenin feshi sırasında davalıya mı yoksa üçüncü kişilere mi teslim edildiği ve cihaz bedellerinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, ... ...'ndeki baz istasyonunun sökülmesi nedeniyle şebeke kesintisi yaşanıp yaşanmadığı, yaşanmışsa süresinin ne olduğu ve ... kesintileriyle nedensellik bağı bulunup bulunmadığı, ... kesintilerinin sözleşme eki prim sistemine uygun olup olmadığı, 30.04.2020 tarihli fesih ve ibra belgesinin davacı şirketi bağlayıp bağlamadığı, Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde münhasırlık (tekel hakkı) bulunup bulunmadığı ve TTK m. 122 kapsamında denkleştirme tazminatı talep edilip edilemeyeceği, Sözleşmenin feshinde haklı sebebin mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV. HUKUKİ DURUM A) Bayilik Sözleşmesinin Hukuki Niteliği Bayilik sözleşmesi, üretici veya sağlayıcı ile bayi arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen, çerçeve sözleşme niteliğinde, sürekli bir borç ilişkisidir. Bu sözleşme ile sağlayıcı, ürün ve hizmetlerini bayiye satmayı; bayi de bu ürün ve hizmetleri kendi adına ve hesabına satarak sürümünü artırmak için faaliyette bulunmayı yükümlenir. Bayilik sözleşmesinde belirli bir bölgeye veya müşteri grubuna yönelik satış hakkının münhasıran bayiye bırakılması zorunlu değildir; ancak bu hak tanınmışsa sözleşme münhasır bayilik veya tek satıcılık sözleşmesi olarak nitelendirilir. B) ... (Prim Geri Alma) Mekanizması Taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki "... ..." dokümanında, bayilerin gerçekleştirdikleri her GSM aktivasyonu için prime hak kazandıkları, ancak aktivasyonu yapılan hatların altı aylık ... süresi içinde abonelik iptali, fatura ödenmemesi sebebiyle hattın kısıtlanması veya faturasız hatta geçiş gibi sebeplerle pasif hale gelmesi durumunda bayiye ... cezası yansıtılacağı düzenlenmiştir. Bu sistem, tarafların serbest iradeleriyle kabul ettikleri sözleşmenin eki olup TBK m. 26 kapsamında sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde geçerlidir. C) Denkleştirme Tazminatı (TTK m. 122) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesi, acentelik sözleşmesinin sona ermesi halinde acentenin denkleştirme talebinde bulunabilmesini düzenlemektedir. Maddenin 5. fıkrasında "Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." denilmek suretiyle hükmün uygulama alanı genişletilmiştir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, denkleştirme talebine ilişkin hükümlerin münhasırlık bulunmayan bayilik sözleşmeleri bakımından uygulanması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5292 E. 2020/5189 K. sayılı, 19. Hukuk Dairesi'nin 2019/1244 E. 2019/5612 K. sayılı, 2019/2802 E. 2019/4398 K. sayılı ve 2018/2203 E. 2019/4365 K. sayılı kararlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır. TTK m. 122/1 uyarınca denkleştirme talebinde bulunulabilmesi için şu koşulların kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekmektedir: a) Müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, b) Acentenin, sözleşmenin sona ermesi sonucu ücret isteme hakkını kaybetmesi, c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi. TTK m. 122/3 uyarınca ise müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan acentenin sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halinde acente denkleştirme isteminde bulunamaz. D) İspat Yükü HMK m. 190 uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre davacı, mağaza maliyetlerine ilişkin anlaşma yapıldığını, canlı cihazların davalıya teslim edildiğini, ... kesintilerinin haksız olduğunu ve denkleştirme tazminatı koşullarının gerçekleştiğini ispat yükü altındadır. V. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, alınan çok sayıda bilirkişi raporu, resmi kurum yazıları ve tüm dosya kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ile somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Dosya kapsamında asıl davada 01.08.2023 tarihli kök rapor, 13.06.2024 tarihli ek rapor ve 28.05.2025 tarihli 2. ek rapor; birleşen davada ise 30.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Asıl dosyada alınan raporlarda ... kesintilerinin sözleşme eki prim sistemine uygun ve yerinde olduğu tespit edilmişken, birleşen dosyada alınan raporda davalının sözleşmeyi feshederken usullere uymadığı, baz istasyonunun sökülmesi nedeniyle ... kesintilerinde davacının kusurunun bulunmadığı ve denkleştirme tazminatına hak kazanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Raporlar arasındaki bu temel çelişkinin giderilmesi amacıyla Mahkememizin 15.12.2025 tarihli ara kararı ile elektronik ve haberleşme mühendisi, mali müşavir ve ticaret hukuku öğretim üyesinden oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmuş; heyete baz istasyonu sökümünün tarihi ve süresi, şebeke kesintisinin varlığı, ... kesintileri ile baz istasyonu sökümü arasındaki nedensellik bağı, münhasırlık ve denkleştirme tazminatı koşulları hakkında kapsamlı sorular yöneltilmiş, 1.05.2026 tarihli bilirkişi heyet raporu, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi somut teknik veriler, resmi kurum yazıları, ... mesafe ölçümleri, archive.org kapsama haritaları ve hat bazında istatistiksel analizlerle gidermiştir. Heyet, birleşen dosyada alınan raporda baz istasyonu sökümü ile ... kesintileri arasındaki nedensellik bağının varsayıma dayalı olarak kurulduğunu, oysa teknik verilerin bu bağı desteklemediğini ortaya koymuştur. Mahkememizce, bilirkişi incelemelerin kapsamı, kullanılan yöntemlerin bilimselliği ve ulaşılan sonuçların somut verilerle desteklenmesi kriterleri gözetilmiş; bu çerçevede 11.05.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu değerlendirilerek esas alınmıştır. A) Asıl Dava Yönünden Davacı yan, mağazaların toplam maliyeti olan 1.765.000,00 TL'den 1.050.000,00 TL ödendiğini, bakiye 715.000,00 TL'nin ödenmediğini iddia etmiş ise de; taraflar arasında mağaza maliyetlerinin ödenmesine ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmadığı, davacının bu yönde ispatlayıcı herhangi bir belge sunamadığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında iddia edilen ödemelere dair kayıt bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve hesap bakiyesi yönüyle ihtilaf bulunmadığı, kurumsal bir şirket olan davalının kayıt dışı ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki bayilik sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca mağaza kurulum ve donanım masraflarının bayiye ait olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu itibarla davacının mağaza maliyetlerine ilişkin talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı yan, mağazalarda sergilenen canlı cihazların maliyet bedelinin ödenmesini talep etmiş, 07.06.2022 tarihli talimat bilirkişi raporunda cihazların toplam bedelinin KDV dahil 147.209,95 TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu talebin kabulü için cihazların davalıya teslim edildiğinin ispatı gerekmektedir. Dosya kapsamında cihazların davalıya veya davalının yönlendirmesiyle üçüncü kişilere teslimine ilişkin fatura düzenlenmediği, mal teslim tutanağı ibraz edilemediği, telefon ve tablet gibi menkul emtianın dekorasyon masrafları gibi değerini kaybedecek yatırım giderleri kapsamında olmayıp piyasada satılabilecek ticari ürünler olduğu anlaşılmıştır. Davacının cihazları kime teslim ettiğini ispatlayamadığı, bu talebin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı yan, Nisan-Mayıs 2019 dönemlerinde 104.441,80 TL ve Ocak-Şubat-Mart 2020 dönemlerinde 95.047,82 TL olmak üzere toplam 199.489,62 TL ... kesintisinin haksız olduğunu, ... ilçesindeki baz istasyonlarının sökülmesi nedeniyle 5,5 ay şebeke kesintisi yaşandığını ve müşterilerin bu nedenle başka operatörlere geçtiğini ileri sürmüştür. Mahkememizce alınan 11.05.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda; BTK'nın 04.03.2021 tarihli yazısına göre 2019 Nisan-Temmuz dönemlerinde güvenlik sertifikası iptal talebinin bulunmadığı, davalının beyanına göre baz istasyonunun 28.09.2019 tarihinde demonte edilip 04.10.2019 tarihinde yeniden monte edildiği, dolayısıyla davacının iddia ettiği 5,5 aylık kesintinin yaşanmadığı, en fazla 2 haftalık bir kesintinin söz konusu olabileceği tespit edilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede; baz istasyonunun bulunduğu bölgenin kırsal olmadığı ve abonelerin başka baz istasyonlarından hizmet alabilecekleri, ... ölçümlerine göre davacının yedi mağazasından yalnızca ... mağazasının (180 m) baz istasyonuna yakın olup diğerlerinin 2,4 km ile 24,2 km arasında mesafede bulunduğu, 2017-2020 arası toplam 167.163 abonelik işleminde terk ve iptal oranının %7,2 olduğu, baz istasyonunun sökük olduğu iddia edilen Nisan-Eylül 2019 döneminde iptal oranının %7,8 ile normal seviyelerden anlamlı bir sapma göstermediği, Ağustos-Eylül 2019 döneminde terk ve iptal oranının yalnızca %2,27 olduğu belirlenmiştir. Davalı şirket merkezinde yapılan yerinde incelemede, ... kesintilerinin sözleşme eki prim sistemine uygun olduğu, hat bazında somut ihlallerin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Baz istasyonu sökümü ile müşteri kaybı arasında nedensellik bağı kurulamadığından, ... kesintilerinin yerinde olduğu, bu talebin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. B) Birleşen Dava Yönünden (Denkleştirme Tazminatı) Birleşen dava 25.04.2021 tarihinde açılmış olup sözleşmenin 30.04.2020 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, TTK m. 122/4'te öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 01.01.2019 tarihli bayilik sözleşmesi incelendiğinde, davacıya belirli bir bölgenin münhasıran bırakıldığına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı görülmüştür. Davacı, sözleşmede açık düzenleme bulunmasa da fiilen belirli bir bölgenin kendisine bırakıldığını iddia etmiş ise de; davalının aynı bölgede başka bayiler aracılığıyla da faaliyet gösterebildiği, davacıya münhasır satış hakkı tanınmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, TTK m. 122 hükmünün tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sözleşmelerde uygulanabilmesi için münhasırlık unsurunun zorunlu olduğu, tekel hakkı bulunmayan bayilik sözleşmelerinde bu hükmün kıyas yoluyla dahi uygulanamayacağı kabul edilmektedir. Somut olayda münhasırlık bulunmadığından, davacının TTK m. 122 kapsamında denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, TTK m. 122/3 uyarınca müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan acentenin sözleşmeyi feshetmesi halinde denkleştirme talep edilemez. Davacı, davalının baz istasyonlarının kurulumu ve şebeke konusunda yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini ileri sürmüş ise de; yukarıda açıklandığı üzere baz istasyonu sökümünün 5,5 ay sürdüğü iddiası teknik verilerle çürütülmüş, en fazla 2 haftalık bir kesintinin söz konusu olduğu ve abonelerin başka baz istasyonlarından hizmet alabildiği tespit edilmiştir. Davacının ileri sürdüğü haklı neden dosya kapsamında mevcut olmadığından, bu yönüyle de denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan 30.04.2020 tarihli belgede, davacının sözleşmeyi feshettiği ve denkleştirme tazminatı dahil herhangi bir talepte bulunmayacağı beyan edilmiştir. Bilirkişi raporunda, bu belgenin dava dışı ... tarafından imzalandığının davalının kabulünde olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre şirket müdürünün ... olduğu ve ...'nın şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu belgenin davacı şirketi bağlamayacağı değerlendirilmiş ise de; yukarıda açıklanan nedenlerle münhasırlık bulunmaması ve haklı sebebin mevcut olmaması karşısında, bu belgenin geçerliliğinin ayrıca tartışılmasına gerek görülmemiştir. VI. SONUÇ Tüm bu değerlendirmeler ışığında; asıl dava yönünden; davacının mağaza maliyetlerine ilişkin talebinin yazılı delille ispatlanamaması, canlı cihaz bedellerine ilişkin talebinin cihazların davalıya teslim edildiğinin ispat edilememesi, ... kesintilerine ilişkin talebinin ise kesintilerin sözleşme eki prim sistemine uygun ve yerinde olduğunun tespit edilmesi nedeniyle yerinde görülmediği, birleşen dava yönünden; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde davacıya münhasırlık (tekel hakkı) tanınmadığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre tekel hakkı bulunmayan bayilik sözleşmelerinde TTK m. 122 hükümlerinin uygulanamayacağı, kaldı ki davacının ileri sürdüğü haklı nedenin de dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşıldığından denkleştirme tazminatı talebinin de yerinde görülmediği, bu itibarla asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve birleşen davaların REDDİNE, ASIL DAVADA; 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 366,28-TL harç + 41.450,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 40.351,72-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan 9,00-TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 57.071,93-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı yanın yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırdığı gider avansından artan tutarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, BİRLEŞEN DAVADA; 6-Alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile 672,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 308.955,95-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Davacı yanın yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırdığı gider avansından artan tutarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/752, K. 2026/411, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-752-e-2026-411-k-f181ed53db03