İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/283 E. 2026/449 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/283
Karar No
2026/449
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/283 Esas KARAR NO : 2026/449

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2020 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket ile davalı arasında 04.12.2013 tarihli E-Fatura Özel Entegratör Hizmet Sözleşmesi ve 07.11.2017 tarihli e-arşiv fatura Özel Entegratör Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalı taraf, müvekkili şirketle akdedilen e-fatura özel entegratör hizmet sözleşmesi ve e-arşiv fatura Özel Entegratör Hizmet Sözleşmesine istinaden hizmet aldığını, müvekkili şirketçe buna karşılık faturalar düzenlendiğini, söz konusu faturalar ticari kayıtlara geçtiğini, keşide edilen faturalara istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket işbu faturalardaki bedelleri müvekkili şirkete ödemediği gibi faturalara yasal süresinde itiraz da etmediğini, müvekkile ödeme yapılması için davalı yana 10.12.2019 tarihinde ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen de müvekkili şirket işbu hakkı olan alacaklarını davalıdan tahsil edemediği için, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalı şirket haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkili şirkete borcu olmadığını belirterek ödeme emrine itiraz ederek takibi durduğunu, müvekkili şirket tarafından hizmet alımı neticesinde keşide edilen faturalara itiraz edilmediğini, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini talep etmek zarureti hâsıl olduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazda takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı, taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, borçlunun ikametgahındaki icra dairelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını belirttiklerini, bu iddiaların kabulü mümkün olmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları sözleşmelerde yetkiye ilişkin düzenlemeler mevcut olduğunu, her iki sözleşmede de İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Daireleri’nin yetkili olduğu düzenlendiğini, bu nedenle davalı tarafından yapılan yetki itirazı haksız olduğunu, hem takibin yapıldığı icra dairesi hem de İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğunu, davalı borçlunun yetki itirazının reddini talep ettiklerini, Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebileceğini, mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, sonuca etkili olmadığını, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edildiğini, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmasının gerektiğini, yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacağını, İİK'nun 67. maddesine göre borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edileceğini, ayrıca yukarıda belirtildiği üzere davalının haksız yere yaptığı itiraz sebebiyle takip durdurduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirdiğini, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu alacak için tarafımızca arabulucuya başvurulduğunu, arabulucu toplantılarında anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalının .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasına yapılan yetki itirazının reddi ile itirazın iptaline ve takibin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili aleyhine yapılan icra takibinde .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasından ilamsız takiplere ilişkin ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin merkezi İstanbul Ümraniye olduğunu, İİK. 50. Maddesi delaleti ile HMK. 6. maddesi uyarınca ilamsız takiplerde borçlunun ikametgahındaki icra müdürlükleri yetkili olduğunu, İstanbul icra müdürlüğünün yetkisine tarafımızdan yasal süresi içinde itiraz edildiğini, itirazları doğrultusunda yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken yetkisiz icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığını, öncelikle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davacı şirketten bir kısım hizmet tedariki için mutabakata varıldığını, müvekkili şirket kayıtlarında dava konusu bir kısım fatura karşılığı hizmet teslimi yapılmadığı anlaşıldığını, dava dilekçesinde sözleşmeye konu hizmetlerin müvekkili şirketin hangi işletmelerine ve kime teslim edildiği konusunda bir açıklama yer almadığını, dilekçe ekinde ve delil listesinde de herhangi bir sevk irsaliyesine ve/veya hak edişe rastlanmadığını, bu nedenle davacı kendi edimini ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, B.K. 97. Maddesi Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir hükmünü taşıdığını, bu nedenle kendi edimini ifa etmeyen davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tarih ve satış bedelinin miktarı itibarıyla teslim savunmasının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması zorunlu bulunduğu gibi aynı kanunun 293. maddesinde gösterilen, tanıkla kanıtlama olanağının tanındığı hallerden herhangi birinin varlığı da, davalı tarafça ileri sürülmemiştir denildiğini, sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması onun kesinleştiği sonucunu doğurmayacağını, TTK'nın 23/2 maddesi uyarınca keşide edilen faturaya itiraz edilmediğini, fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmü ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerli olduğunu, davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi gereğince kesinleştiğini, tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunlu olduğunu, mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamayacağını, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğduğunu, bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılamayacağını, uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamayacağını, davalı alım satım ilişkisini kabul etmediğini, bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil) kanıtlamasının gerektiğini, tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, bu nedenle kendi edimini ifa etmeyen ve ifa ettiğini yazılı belgelerle ispat etmeyen davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, %20 az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalının .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyasına yapılan yetki itirazının reddi ile itirazın iptaline ve takibin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. ....İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, yapılan incelemesinde: 49.008,92 TL fatura, 7.207,13 TL işlemiş faiz (sabit oranlı işlemiş faiz (%2)) olmak üzere toplam 56.216,05 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatılmış, ödeme emri tarafa tebliğ edilmiş, itiraz eden ... Mam.San ve Per. Hiz.A.Ş vekilince yetki itirazlarının kabulünü, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerine gönderilmesini, borca, işlemiş faize, ferilere ve faiz oranına itirazları doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verilmesi tespit edilmiştir. Duruşma ara kararı ile tarafların dava konusu iddia ve savunma kapsamında ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, icra takibine konu faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği, davalının defterlerine faturanın kaydedilip kaydedilmediği, faturaya süresinde itiraz edilip edilmediği, ba-bs kayıtlarıda bildirim yapılıp yapılmadığı, davacının iflas tarihi itibariyle takibe konu fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, iflas masasınca kabul edilen alacak dışında davalıdan alacağı olup olmadığı hususunda rapor alınmak üzere dosyanın mali müşavir bilirkişi tevdi edilmesine karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda: Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası ve davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterleri ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab'da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince ve mevcut haliyle davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davacının, davalı ... Mam. San. Ve Perakende Hizm. A.Ş. ile olan cari münasebetini 120.01.01.D049 no.lu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi olan 15.01.2020 tarihi itibariyle davalıdan 49.008,94 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 49.008,92 TL toplam tutarlı 31 adet fatura alacağına takip tarihi (15.01.2020) itibarıyla 6.730,75 TL İşlemiş faiz talep edebileceği, Bu bağlamda 49.008,94 TL asıl 6.730,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 55.739,69 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 49.008,84 TL'sini sıra cetvelinde kabul edildiği, takip tarihi olan 15.01.2020 tarihi itibariyle tahsil tarihine kadar değişen oranlarda faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Dosyanın önceki bilirkişi tevdi ile davacının iflas tarihi 15/10/2020 itibariyle faiz hesaplamasının yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 13.11.2025 tarihli ek raporda: "İflas tarihi itibariyle faiz tutarının 15.454,67 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde ek rapor sunulmuştur. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince rapora yönelik itiraz dilekçesi sunulmuştur. Somut olayda, .... İcra Dairesinden gelen yazıdan özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 15.10.2020 günü saat 14:29'den itibaren iflasına karar verilen ve 2020/22 iflas sayılı dosyası ile iflas tasfiye işlemlerine başlanılan müflis ... .... A.Ş. (VERGİ NO:...) Müflis şirketin tasfiyesinin İİK'nun 218. Maddesi uyarınca basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, basit tasfiyede ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadığı, aynı şekilde iflas idaresinin teşekkülü adi tasfiyede söz konusu olup basit tasfiyede iflas idaresinin oluşturulmasının mümkün bulunmadığı, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleştiğini, Mahkemeniz dosyası davacı tarafı ...'nin 90 Kayıt numarası ile 75.916,46-TL alacak kayıt talebinde bulunmuş olup 49.008,84-TL'sinin kabul edilerek sıra cetvelinde 4. Sıraya alınmasına, bakiye kalan 26.907,62 TL'sinin reddine karar verildiği, davalı iflas idaresince davanın takip edildiği, tebligatların yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, bu bab’da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. Gereğince ve mevcut haliyle davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davacının, davalı ... Mam. San. Ve Perakende Hizm. A.Ş. ile olan cari münasebetini 120.01.01.D049 no.lu Alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi olan 15.01.2020 tarihi itibariyle davalıdan 49.008,94 TL alacaklı olduğu, davalının iflas etmiş olması sebebiyle dosyanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, bu alacağın 49.008,84 TL’sinin sıra cetvelinde kabul edildiği bu miktar bakımından karar verilmesine yer olmadığı, bakiye reddedilen kısmın işlemiş faize ilişkin olduğu, davacının iflas tarihi itibariyle 15.454,67 TL işlemiş faiz alacağı olduğu anlaşıldığından bu kısım yönünden talebin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile; davacının 15.454,67 TL işlemiş faiz alacağının davalı müflis iflas masasına kayıt kabulüne, 2-Davacının 49.008,84 TL asıl alacağının iflas idaresince kabul edilerek sıra cetveline kaydedildiği anlaşıldığından bu alacak bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 678,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 53,05 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 678,95 TL peşin nispi harç ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 741,15 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.788,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 15.454,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/283, K. 2026/449, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-283-e-2026-449-k-517e7f6b5ac2