İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/239 E. 2021/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/239
Karar No
2021/78
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/239 KARAR NO : 2021/78 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) DAVA TARİHİ: 15/05/2020 KARAR TARİHİ: 28/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Mülkiyeti müvekkiline ait ve kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sokakta kendi şeridinde seyir halindeyken, mülkiyeti ...' e ait ve ... idaresindeki ... plakalı aracın ... numaralı sokaktan kontrolsüz bir şekilde çıkması nedeniyle müvekkili aracına çarparak 04.07.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada kusurlu olan ... plakalı aracın ... numaralı ZMMS poliçesini tanzim eden şirket olup müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkiline ait aracın kaza nedeniyle oluşan değer kaybı için ... Sigorta A.Ş. tarafından 21.10.2019 tarihinde 2.525,21 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu, ancak ... model ve kilometresi düşük olan müvekkili aracının değer kaybının daha fazla olduğunu ve araçtan mahrum kalınması sebebiyle ikame araç bedelinin Sn. Mahkemeden talep edilmesinin gerektiğini ve işbu dava nedeniyle sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Sigorta vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Değer kaybının dolaylı zararlardan olup ZMMS poliçesi teminatı kapsam dışında olduğunu, Müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmamasına rağmen, iyi niyetli bir şekilde davacıya 2.525,21 TL tutarında ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu, değer kaybı talebinde bulunulan aracın önceki kazalarının bulunup bulunmadığının tespitinin gerekli olduğunu, kusur oranlarının denetime elverişli bir şekilde tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi' ne gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, izah edilen nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle;Dava konusu trafik kazasında müvekkili şoförünün asli tam kusurlu olduğuna ilişkin bir delilin mevcut olmadığını, davacı tarafın olası zararlarının tümünün müvekkili aracın sigortalısı tarafından tam ve eksiksiz ödenmiş olduğunu, davacı aracının ... model olup yeni sayılmadığını davacının ikame araç bedelinin ve değer kaybı iddialarının hukuki yararının bulunmadığını davacının davasının reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Kaza tespit tutanağı : Dosya muhtevasında yer alan ve trafik kazasına karışan araç sürücüleri ... ve ... tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 04.07.2019 tarihli "Anlaşmalı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının" incelenmesinde; 04.07.2019 günü saat 19:30 sıralarında ... İli, ... İlçesi sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı (...) aracıyla ... sokakta seyri sırasında "... plakalı aracımla ... sokakta kendi şeridimde seyir halindeyken ... sokaktan gelen ... plakalı araç sağ yanımdan çarptı." şeklinde olayı tanımladığı; diğer ... plakalı (...) aracı sürücüsü ... 'in ise "... plakalı aracımla ... sokaktan, ... sokak istikametine bağlanmak isterken yan kısmından çarptım." şeklinde olayı tanımladığı görülmüştür. Hasar dosyası: Davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigortaya başvuruda bulunduğu, davalı şirketçe davacı vekiline 21/10/2019 tarihinde 2.525,21 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı ...'a, ... plakalı aracın davalı ...'e ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 2 adet hasar dosyası kaydının bulunduğu tespit edilmiş ve ilgili sigorta şirketlerinden hasar dosyaları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan davalı ... arasında, 08/12/2018 - 08/12/2019 tarihlerini kapsayan ZMMS Poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına maddi 36.000,00TL dir. Bilirkişi raporu: Mahkememizce, kazanın oluş şekli ve kusur oranlarının tespiti, hasar/değer kaybı zararlarının tespiti için trafik uzmanı / makina mühendisi bilirkişi ...'ten alınan 19/11/2020 tarihli raporda: " 04.07.2019 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; Davalı ... Sigorta A.Ş.' ne Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı Maliki Davalı ... olan ... plaka no.lu aracın sürücüsü Dava dışı ...' in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde:52-a) "Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar." kurallarını ihlal ettiğinden ötürü bu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzdeyüz) Oranında Asli ve Tam Kusurlu Olduğu, diğer ... plakalı aracın Maliki ve sürücüsü Davacı ...' ın ise Meydana Gelen Trafik Kazasında Herhangi Bir Kusurunun Bulunmadığı, Meydana gelen kazada üçüncü kişi ya da kurumların Kusurunun Bulunmadığı, Davacıya ait ... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda arka sağ kapı, ön sağ kapı, arka sağ çamurluk, arka sağ kapı kasası, sağ marşbiyel kısımlarında meydana gelen hasarların İŞBU DAVA KONUSU KAZA İLE İLİNTİLİ OLDUĞU, Davacıya ait ... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Yukarıda 10-A) da belirtilen Sigorta Genel Şartları EK-1 e göre; Hasar gören kısımlarının kaporta ve boya onarımları sonrası 4.777,50 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, Davalı Sigorta Şirketi tarafından 21.10.2019 tarihinde 2.525,21 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğu her iki tarafın kabulünde olduğundan Sigorta Genel Şartlarına Göre ödenmesi gereken Bakiye Ödenmesi Gereken Değer Kaybı Miktarının2.252,29 TL olduğu hesap edilmiştir. Davacıya ait ... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Yukarıda 10-B) de belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 7.500,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı ve Davalı Sigorta Şirketi tarafından 21.10.2019 tarihinde 2.525,21 TL Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğu her iki tarafın kabulünde olduğundan Serbest Piyasa Şartlarına Göre ödenmesi gereken Bakiye Değer Kaybı Miktarının 4.974,79 TL olduğu, Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 12 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer aynı özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 120,00 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 1.440,00 TL hesap edilmiştir. Yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederim " şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Bedel Arttırım Dilekçesi : Davacı vekili 05/01/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 50,00-TL 'lik değer kaybı talebini 4.924,79 -TL artırarak 4.974,79 -TL değer kaybından tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, diğer davalı ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, 50,00-TL ikame araç bedeli talebini ise 1.390,00-TL artırarak 1.440,00 TL'ye yükseltilerek diğer davalı ...’den kaza tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile beraber tahsiline ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır. Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından ve malikinden, ikame araç bedelinin karşı araç malikinden tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabl edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, 07.04.2019 olay tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... ili ... ilçesi ... sokak kavşağına geldiğinde, sağa dönüş yaparken, durarak trafik akımını kontrol etmesi ve sol taraftan gelip kendisinin katılacağı şeritte seyreden ve duramayacak kadar yaklaşmış olan taşıtların geçişini beklemesi gerekirken, tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde sağa dönüş yapmak istediği sırada kavşak geçişini tamamlamak üzere bulunan davacı malik sürücü yönetimindeki ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarptığı, bu şekilde gerçekleşen kazada, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortasına ait aracı kullanan sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 100.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 92.500,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (100.000,00 TL -92.500,00 TL) = 7.500,00TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce 21.10.2019 tarihinde yapılan 2.525,21 TL değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı zararının 4.974,79 TL olduğu, aracın hasarının 12 iş gününde tamiri mümkün olup, bu durumda onarım süresince toplam ikame araç bedelinin (12 gün x 120 TL)1.440,00 TL olduğu, davalı ...'in malik sfıtayıla KTK.nun 85.maddesi uyarınca gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davadan önce davalı sigorta şirketine ihbar yapıldığı ve davacıya 21.10.2019 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, hasar dosyası içerisindeki belgelerden başvuru tarihi tespit edilememiş olsa da en geç kısmi ödeme yapılan tarih itibarıyla davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edileceğinden, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 21.10.2019 olduğu, davalı araç malikinin ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 04.07.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp (kullanım amacının hususi- malikin tacir olmayan gerçek kişi olması) haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre gerçekleşen zarara yasal faiz işletilebilceği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının, bakiye değer kaybı bedeli isteğinin KABULÜ ile 4.974,79 TL bakiye değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 21.10.2019 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 04.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacının, ikame araç bedeli isteğinin KABULÜ ile: 1.440,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 04.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 438,19 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 162,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 275,94 TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketi, hakkındaki kabul edilen tazminat miktarı dikkate alınarak bu miktar harcın 177,58 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA. 4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 7,80 TL vekalet suret harcı, 54,40 TL başvuru harcı, 162,25 TL peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan harç, 131,50 TL davetiye ve posta gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti, davacı, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre tayin olunan 750,00 TL maktu vekalet ücreti toplam 1.605,95 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. 7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine. ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/239, K. 2021/78, T. 28.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-239-e-2021-78-k-d69c3afff560