İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/122 E. 2020/137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/122
- Karar No
- 2020/137
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/122 Esas ESAS KARAR NO : 2020/137 KARAR DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/02/2020 KARAR TARİHİ: 20/02/2020 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile alacaklısı ... olarak görünen dosyadan müvekkilin adresine 10. Örnek ödeme emri gönderildiğini, bononun (senedin) asli unsurlarından birisinin tanzim tarihi olduğunu ve uygulamada imzanın üzerinde yazdığını, bu tarihin bulunmadığı belgelerin, senet niteliğini taşımadığını, kombiyo takibine konu edilemeyeceğini, bu icra takibine konu senedin kambiyo vasfında da olmadığını, müvekkili ile yeğeni olan ... arasında herhangi bir alışveriş olmadığı gibi kendisine herhangi bir bedelle senette verilmediğini, taraflarına ait olmayan iş bu takibe dayanak bono da ki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, takibe konu senet üzerindeki imzaların ,müvekkilinin elinin ürünü olmadığını, şahsını borçlandırmak maksadı ile başlatılan işbu icra takibinde alacaklı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı ile arasında ne ticari ne de hukuki hiçbir ilişkinin bulunmadığını, bu nedenlerle, takibe dayanak bonoda ki imzanın taraflarına ait olmaması sebebi ile imzaya itirazları cihetinde takip de müvekkili borçlu olmadığının tespiti ile, davanın kabulü ve takibin borçlu tarafı yönünden durdurulmasına, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren İzmir ... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız, olmaz ise uygun bulunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, haksız olan alacaklı-davalının asıl alacağın %20′ sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile eklenen 5/A maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A maddesinde "(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 115. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." şeklindedir. Somut olayda; mahkememizde açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "Ticari alacak davalarında arabuluculuk öngörülmüş olmakla ve iş bu davanın öncüsü olan ticari alacak talebi üzerine açılan menfi tespit davası da ticari uyuşmazlıklarla ilgili dava şartı olan arabuluculuk kapsamında düşünmek gerekmektedir. Keza, ilgili yasanın getiriliş amacı da bu yöndedir. Lafsi yorumla alacak davaları için arabuluculuğun dava şartı olduğunun kabul edilmesi yasanın getiriliş amacına ve yasadan beklenen ticari uyuşmazlığın taraf iradeleri ile sonuçlandırılmasına dair ilkelere de uygun olmayacaktır. Nitekim, aksi durumda arabuluculuğa başvurma gereği sadece alacaklı tarafın iradesine terkedilmiş olmakla davaya konu ticari ilişkinin tarafları arasında da kanuni dinlenme, hak arama, uyuşmazlığın sulhle ve görüşme ile sonuçlandırma iradesini ve hak ve de özgürlüğünü kısıtlamak olacaktır ki bu da kanun önünde bir uyuşmazlığın iki tarafı arasında eşitlik ve hatta silahların hatta HMK'nın temel ilkelerinden olan silahların eşitliği ilkesini zedelemiş olacaktır." denilmek suretiyle menfi tespit davalarında da arabuluculuk yoluna başvurmanın tüketilmesi gereken dava şartı olduğu hususuna işaret edilmiştir. Davacının arabulucuya başvurmadan eldeki davayı açtığı, zira dava dilekçesi içeriğinde arabulucuya başvurulduğunun belirtilmediği gibi gerek fiziki dosyada gerekse UYAP sisteminde arabulucuya başvurulduğuna dair bir belge ve bilginin bulunmadığı 6325 sayılı yasanın 18/A-2. bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceğinin öngörüldüğü, ayrıca bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava özel şartlarından olan arabuluculuğa başvuru yapılmadan açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK'nun 115/2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı