İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/432 E. 2026/469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/432
Karar No
2026/469
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/432 Esas - 2026/469 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/432 Esas KARAR NO : 2026/469

... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2020 KARAR TARİHİ : 01/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ve alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı .... vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile dava dışı Üst İşveren ..... arasında 09.01.2018 tarihinde, .... yapımı konusunda anlaşma sağlandığını, davalı Şirketin taraflar arasında imzalanan 01.03.2018 tarihli sözleşme ile söz konusu işin yapımını taşeron şirket olarak müvekkili şirkete verdiğini, dava konusu işin .... Müdürlüğü yetki sınırları içerisinde olduğundan, üst işverenin .... arasında imzalanan 19.10.2017 tarihli protokole göre .... yapılan işin projeye uygunluğu konusunda denetleme makamı olduğunu, müvekkili şirketin, sözleşmenin imzalanması üzerine, dava konusu işin yapımı için makine parkı, işçilik ve malzeme alımı vs. sebeplerle yüksek tutarlı harcamalar yaptığını, şantiye kurduğunu, derhal imalata başladığını, davalı işveren ve dava dışı danışman firmadan kaynaklanan aksaklıkların dahi üstesinden geldiğini, denetleme makamı .... tarafından oluşturulan inceleme heyeti; 15.11.2018 tarihli kesin kabul nitelikli raporunda müvekkili şirket tarafından yapılan imalatların kriterlerine göre tamamlandığının tespit edildiğini ve müvekkili şirketin yaptığı işlerin bir kısmı için davalı şirkete 03.12.2018 tarih ve Seri A No: .... sayılı faturayı keserek gönderdiğini, davalı tarafın faturaya itiraz etmeyerek kayıtlarına aldığını ancak buna rağmen fatura tutarını ödemediğini bunun üzerine fatura alacağının ödenmesi için .... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını , davalının hiçbir gerekçe belirtmeksizin takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı .... müvekkili ile arasında akdedilen 01.03.2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak taşeronluk hizmeti verdiğini, sözleşmeye göre de taşeronun uhdesinde bulunan tüm işleri eksiksiz bir biçimde 28.12.2018 tarihine kadar bitirmeyi taahhüt ettiğini ancak davacının davalı müvekkiline bir dilekçe vererek; • Finansal açıdan zafiyete düştüklerini, • Mali yetersizlikleri nedeniyle uhdesindeki işten yürütmesinin imkansız hale geldiğini, • Sözleşmeye konu resmi taahhüt işinin davacı tarafça durdurulduğunu, • Mali yetersizlik nedeniyle yarım bırakılan işlerin Davalı Müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmenin 13'ünçü maddesi uyarınca işin davalı tarafından yürütülmesini kabul, taahhüt ve beyan ettiklerini, belirterek • Ayrıca; nam ve hesaba olmak üzere varsa teminat ve hakediş alacaklarının liste halinde verilen borçlularına ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine davacı taşeron tarafından yapılan işlerin sözleşmedeki şartlar dikkate alınarak müştereken "Tasfiye ve Kesin Hesap" hakedişi düzenlendiğini, sözleşmenin 13'üncü maddesi uyarınca, müvekkili firma tarafından sözleşmeye uygun olarak ve kendisine sözleşmeden kaynaklanan haklara dayalı olarak davacının teminat ve varsa alacaklarının dondurulduğunu , bu işlemin ekteki şirket yetkilisi imzalı belgede de anlaşılacağı üzere davacının talebi üzerine sözleşme kapsamında yapıldığını, davacının işi yürütemeyeceğini bildirmesi üzerinde yarım kalan işleri bir başka taşeron marifetiyle tamamlandığını, davacının nam ve hesabına bir başka taşerona gördürülen iş ve işlemler ile alacağının bulunup bulunmadığının henüz kesinleşmediğini bildirerek davanın; dava ekinde sunulan Arabuluculuk Tutanağı'nda belirtilen uyuşmazlık ve tarafları ile işbu davaya konu İtirazın İptali talebi ile ilgisi olmaması doğrultusunda dava şartı zorunlu Arabuluculuk Şartlarını taşımaması; sebebiyle öncelikle esasa girilmeden usulden reddine, Sayın mahkeme aksi kanaatte ise işbu hukuka ve gerçeğe aykırı haksız davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

BİRLESEN ....ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACININ TALEBİ: Davacı .... bulunan .... yapımı konusunda anlaşıldığını, davalının da 01.03.2018 tarihli sözleşme ile müvekkili davacı ile alt taşeronluk sözleşmesi imzaladığım, dava konusu işin ... Müdürlüğü yetki sınırları içinde olması nedeni ile üst işveren ile .... arasındaki 19.10.2017 tarihli protokolün imzalandığını, ....’nin projeye uygunluk konusunda denetim makamı olduğunu, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ... tarafından 15.11.2018 tarihli kesin kabul raporunda bu hususun tespit edildiğini, davalıdan 9.850.980,00TL alacaklarının bulunduğunu, bunun 5.167.274,23TL lik kısmının ödendiğini, ödenmesi gereken 4.683.706,66TL 'nin 1.609.967,34TL lik kısmının takibe konulduğunu ve faturaya dayalı alacağın tahsili için .... Esas sayılı dosyasında icra takibine vaki itirazın iptali davasının görüldüğünü, faturalandırılmayan 3.073.739,32TL daha alacaklarının bulunduğunu, gönderilen ihtarnameye rağmen bu bedelin ödenmediğini iddia ederek şimdilik 10.000,00 TL'nin 18.01.2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle ; Aynı arabuluculuk tutanağı ile hem itirazın iptali davasının hem de eldeki davanın açıldığını, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davacının kusuru ile sözleşmeye konu işin yarım bırakıldığını, bunun üzerine yarım kalan işlerin başka bir taşeron tarafından tamamlandığını, davacının eldeki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddedilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASINDA : DAVACININ TALEBİ: Davacı ..... arasında 09.01.2018 tarihinde,.... yapımı konusunda sözleşme imzalandığını ve üstlenilen işin yaptırılması içinde davalı .... ile 01.03.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını , sözleşmeye göre davalı firmanın uhdesinde bulunan tüm işleri eksiksiz bir biçimde 28.12.2018 tarihine kadar bitirmeyi taahhüt ettiğini daha sonra ancak davalının müvekkiline bir dilekçe vererek; Finansal açıdan zafiyete düştüklerini, Mali yetersizlikleri nedeniyle uhdesindeki işten yürütmesinin imkansız hale geldiğini, Mali yetersizlik nedeniyle yarım bırakılan işlerin davalı ile aralarında akdedilen sözleşmenin 13'ünçü maddesi uyarınca işin müvekkili tarafından yürütülmesini kabul, taahhüt etiğini bildirdiğini , bunun üzerine taşeron tarafından yapılan işler için sözleşmedeki şartlar dikkate alınarak müşterek tasfiye ve kesin hak ediş düzenlendiği ve yarım kalan işlerin başka taşeron marifetiyle tamamlanması yoluna gidildiğini bildirerek sözleşmenin 13. Maddesi gereğince şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL 'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09.05.2022 havale tarihli dilekçesinde; 10.000,00 TL alacak talebinin 8.000 TL' lik kısmının karşı tarafın nam ve hesabına yaptırılan işler sebebi ile doğan zarara , 1.000 TL'lik kısmının karşı tarafa ödenen fazla bedele ve 1.000 TL lik kısmınında sözleşmeden doğan cezai şart alacağına ilişkin olduğunu bildirmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı .. adına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmayarak HMK'nın 128.maddesinde belirtildiği üzere dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ana dosyada dava; taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine, birleşen .... esas sayılı dosyasında taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ve birleşen ... esas sayılı dosyasında taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin tam olarak ifa edilmemesi nedeni ile doğan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf ; taraflar arasında imzalanan 01.03.2018 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesinin ifa edilip edilmediği, eksik iş bulunup bulunmadığı, eksik iş varsa bunların işveren tarafından tamamlatılıp tamamlatılmadığı, sözleşme nedeni ile taşeronun iş verenden , iş verenin taşerondan alacaklı olup olmadığı , alacak varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Tarafların bildirdiği deliler toplanmış,.... vekili tarafından ana dosyada ve birleşen .... esas sayılı dosyasında Arabuluculuk Tutanağı'nda belirtilen uyuşmazlık ve tarafları ile işbu davaya konu İtirazın İptali talebinin ilgisinin olmadığı; aynı arabuluculuk tutanağı ile hem itirazın iptali davasının hem de eldeki davanın açıldığını, dava şartı zorunlu Arabuluculuk Şartlarının gerçekleşmediği bildirilerek davanın usulden reddi talep edilmiş ise de; ana dosyada 08.05.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağında " .... yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali " ve birleşen dosyada 27.11.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağında " .... (2) işinden kaynaklanan henüz faturalandırılmamış hak ediş alacağı" olarak arabuluculuk sürecine konu ihtilafın yazıldığı , bu husus değerlendirildiğinde zorunlu arabuluculuk şartının her iki dosya için de gerçekleştiği anlaşılmıştır. .... tarafından davalı borçlu ... aleyhine 13.12.2018 tarihli faturaya dayanılarak 1.517.542,75tL asıl alacak ve 92.424,59TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.609.967,34TL üzerinden ilamsız ilamsız icra takibi yapıldığı , davalı borçlu tarafından alacaklı görünün tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilerek borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu ve davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Davalı- davacı .... yapımı konusunda 09.01.2018 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince sözleşme birim fiyat sözleşmesi olup iş sahibince hazırlanan birim fiyat cetvelinde yer alan iş kalemi miktarı ile yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatlar esas alınarak sözleşme bedeli 21.400.000- TL olarak belirlenmiş , bedelin ne şekilde ödeneceği de sözleşmenin 5.2. Maddesinde kararlaştırılmıştır. Dava dışı .... tarafından inşa edilmesi ve denetim hizmetlerinin ....tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Davalı- davacı... arasında 01.03.2018 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesinin birim fiyat sözleşmesi olduğu , sözleşmenin 2. Maddesinde " İdare ....” işi ile ilgili sözleşmenin tüm hükümleri ve ekleri, MÜTEAHHİT ile TAŞERON firma arasında yapılmış olan işbu sözleşme için de geçerlidir. TAŞERON idare tarafından düzenlenen sözleşme, onaylı projeler ve teknik şartnamelere uygun olarak bu sözleşme konusu imalatı tamamlayacaktır." sözleşmenin 3. Maddesinde " TAŞERON yükümlülüğünde bulunan işi, yer tesliminin yapıldığı tarihinden itibaren 3 iş günü (üç işgünü) içinde işe başlayıp, sözleşme konusu imalatları MÜTEAHHİT’e 28.12.2018 tarihine kadar eksiksiz bir biçimde teslim etmekle yükümlüdür...." ve " MÜTEAHHİT’in kusuru ve sebebiyet verdiği veya mevzuata göre kabul edilebilir nedenler ile oluşanların dışındaki süresinde bitiremeyip geciken her gün için % 0,1 (Bindebir) günlük gecikme cezası TAŞERON tarafından ödenecektir. MÜTEAHHİT'ten kaynaklanan kusurlar olduğunda ve çalışamadığı süreler tespit edilerek iş bitirme süresine ilave edilecektir. " hükümleri bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı .... tarafından ... ve dava dışı 3 adet firmaya ihtar çekilmiş ve yapılan imalat ve edilen masraflar nedeni ile muhatap firmaların sorumlu olduğu zararların tazmini ve kesilen fatura bedellerinin ödenmesi , hak edişlerden kesilen teminat bedellerinin ödenmesi, bedelleri hak edişten kesilen ancak .... adına adına olan malzeme ve araçların faturalarının ... adına kesilmesi ve tescillerinin yapılması talep edilmiş, ihtarnamede miktar belirtilmemiş , ihtar davalı .... ' ye 21/01/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı -davacı .... 'ye hitaben yazıldığı , Firmanın finansal acıdan zafiyete düşmesi ve mali yetersizliği sebebiyle 01.03.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklanan yürütülmesinin imkansız hale geldiğinin bu nedenle işin durdurulmak zorunda kalındığının , mali yetersizlik nedeni ile yarım bırakılan işin sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca .... tarafından yürütülmesinin kabul ve taahhüt edildiği ve varsa teminat ve hak ediş alacağının nam ve hesaba ödenmesinin talep edildiği anlaşılmış, yazının ....' işine ait bir önceki taşaron tarafından yarım bırakılan işlerin bir önceki taşeronun nam ve hesabına yapılması için sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olup işin 28.06.2019 tarihine kadar eksiz teslimi kararlaştırılmıştır. , ... esas sayılı dosyasında ayni sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle dava açılmış ve bu dosya .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... genel müdürlüğünden ilgili evraklar getirtilmiş ;... Mahkemesine gönderdiği 28/04/2020 tarihli cevabi yazıda iş tamamlanmadığından geçici kabulün yapılmadığı bildirilmiş, 28/06/2024 tarihli cevabi yazıda da ".... imzalandığını ve söz konusu işin geçici kabul ihbar tarihinin 24.11.2023 tarihinde olduğu bildirilmiş ve buna ilişkin belgeler gönderilmiş, 28/06/2024 tarihli cevabi yazı ile de ".... kapsamında tamamlandığı ve 24/11/2023 tarihinde geçici kabul işleminin yapıldığı bildirilmiş ve geçici kabul tutanağı gönderilmiştir. Davacı - davalı ..... İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tespit raporunda özetle; İşin 917 nolu orman parseli içinde kaldığı, tamamı kaya zemin kazılarak yaklaşık 1,50-2,50 mt derinliğinde tabanda ortalama 10m genişliğinde ve yaklaşık 250m uzunluğunda katof kazısı yapıldığı ve tamamlandığı, yaklaşık 3m çapında ve 150 m uzunluğunda kandüvi (aç-kapa tüneli ) yapıldığı , giriş ağzında betonarme bir kısmın eksik olduğu, kum - çakıl eleme tesisinin kurulduğu, 500m den uzun kret yolu ve vana ulaşım yolunun yapıldığı, iptal edilen taş ocağı yolunun yapıldığı, şantiye içi çalışma yollarının yapıldığı, dolu savak inşaatının devam ettiği, ancak na tamam bırakıldığı, inşaat alanından çıkarılan malzemelerin yaklaşık 600m uzaklığa taşınarak depolandığı bildirilmiştir. Davacı- davalı .....tarafından ibraz edilen uzman görüşünde özetle; ... tarafında da bu işin yapımı için alt yüklenici ..... arasında 01.03.2018 tarihli eser sözleşmesi akdedildiği, taraflar arasında Nama İfadan Kaynaklı Uyuşmazlık yönünden ; arasındaki sözleşmenin 13. Maddesinde bu hususun düzenlendiği, Taşeron firma olan...., tarafından .... İnşaat'a yaptığı yazılı bildirim ile Taşeron firmanın Sözleşmenin 13. maddesi uyarında nama ifayı kabul ettiği, TBK m. 473/1 ile aranan ihtar şartını da gerek olmaksızın iş sahibinin işi başkasına yaptırdığı, bu durumda ana yüklenici firmanın taşeronun nam ve hesabına üçüncü kişiye yaptırmış olduğu işin bedelini taşerondan tahsil etme yetkisinin bulunduğu, taşeron firmanın yükleniciye işin o kısmı için henüz yapmadığı ödemesi bulunmakta ise iş sahibi, nama ifanın masrafını işin o kısmı için yükleniciye vermesi gereken ücretinden mahsup edebileceği , işin eksik kalan kısmı için halihazırda alt yükleniciye bir ücret ödenmediyse ve o eksik kısım nama ifa ile üçüncü kişiye yaptırıldıysa burada artık üçüncü kişiye ödenen bedelin alt yükleniciye yansıtılamayacağı, işin tamamlanamayan kısmı için nama ifa yoluyla üçüncü kişiye ödeme yapılmış olması .... firmasının tamamlamış olduğu kısımlara ilişkin ücretine hak kazanamayacağı anlamına gelmeyeceği, yüklenicinin nama ifa yoluyla üçüncü kişiye yaptığı ödemeleri, ....' ın tamamladığı kısımlar için hak ettiği ücretten düşmesi hukuka aykırı olduğu, fiyat farkı talebi yönünden ; Sözleşmenin 23. Maddesinde “TAŞERON'un vermiş olduğu fiyat sabit olup, keşif artışında veya eksilmesinde hiçbir şekilde değiştirilemez. İdarece fiyat farkı verilmediği taktirde TAŞERON, fiyatlar, ücretler, vergiler, resimler, harçlardaki artışlar nedeni ile fiyat farkı veya ilave ödeme isteyemez, süre uzatımı talebinde bulunamaz. Fiyat artışı gerekçe gösterilerek TAŞERON tarafından işin devamı sağlanamaz ise fesih nedeni sayılır.” hükmünün bulunduğu, tarafların özel olarak idarece fiyat farkı verilmezse taşeronun da fiyat farkı isteyemeyeceğinin düzenlendiği, hükmün mefhumu muhalifinin şayet idarece fiyat farkı verilirse taşeronun fiyat farkı isteyebileceği anlamını taşıdığı, bu nedenle dosya kapsamından idarenin fiyat farkı verdiğinin anlaşılması halinde taşeron firmanın da fiyat farkı isteyebileceği görüşü bildirilmiştir, Mahkememizce alınan 08/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 15/11/2018 tarihli Teknik Gezi Raporu’nda ....ve isale hattında yapılan incelemede, gövde sıyırma, şekil verme ve çekirdek hendeği kazılarının kati projesine uygun olarak yapıldığı, projesinde belirtilen notlara uyularak talveg cut-off çukurunda hiçbir serbest malzemenin bırakılmadığı, enjeksiyon işlerinin ölçüm tesisleri ile ilgili hazırlıkların proje kriterlerine göre tamamlandığının katılan heyetçe yerinde görüldüğü, işte derivasyon kondüvisinin önüne bir şedde yapılarak suyun kondüviyc çevrilmesinin ardından gövde dolgusuna başlanmasında bir sakınca bulunmadığının bildirildiği, taraflarca imzalı 7 nolu Tasfiye ve Kesin Hak ediş incelendiğinde 12/11/2018 tarihi itibariyle davacı taşeron tarafından yapılan işin tutarının 5.287.571,16 TL + KDV olduğu, dosya kapsamında taraflarca yapılan ara hak edişlere yer verilmediği , davacı .... tarafından işlere farklı taşeron ile devam edildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında sunulan 04/07/2019 tarihli 10 no.lu kesin hak edişe göre yapılan toplam imalat miktarları ile davacı taşeron tarafından teklif birim fiyatlarının çarpımı sonucu elde edilen nihai imalat tutarının 9.931.949,51 TL + KDV olduğu, taraflar arasında yapılan ara hak edişlerin dosya kapsamına girmemiş olması sebebi ile fiyat farkı hususunda bir değerlendirme ve hesaplama yapıladığı, Davacı ..... kayıtlarının .... no.lu Satıcılar hesabında izlendiği, bu hesap dışında 159 Verilen Sipariş avansları hesabında takip edildiği ve bu hesabın dönem sonu itibariyle kapalı olduğu, davalının kendi hesap ve kayıtlarında davacıya borcunun 2019 yılı itibariyle 824.293,05 TL olduğu görülmüştür. Bu kapsamda davalı ve davacı defterlerinde uyumsuz olduğu, Davacı defterlerindeki tutar 1.233.252,91 TL iken davalı defterlerinde dava tarihi itibariyle tutar 824.293,05 TL olduğu, iki tutar arasındaki farkın 408.959,86 TL olduğu, sözleşmenin takip tarihi itibariyle feshedilmeyerek ayakta olduğu, taraflar arasında nama ifadan kaynaklanan alacak talebiyle ..... sayılı dosyalarıyla açılmış davalar bulunduğu, taraflar arasındaki kesin hesap icmalinin, (nama ifadan kaynaklanan olası borç - alacak, teminat iadesi, sair kesintiler,...vs.) işbu dosyada yapılamayacağının değerlendirildiği, işbu davada takip dayanağı fatura kapsamında inceleme yapılmasının uygun olacağı, taraflar arası sözleşmenin 23. Maddesiyle İdarece ödenmesi halinde, fiyat farkı ödeneceğinin kabul edilmiş olduğu, İdare tarafından fiyat farkı ödendiği tespit edilmekle birlikte, taraflar arasındaki ara hakkedişler dosya kapsamında yer almadığından, fiyat farkına yönelik herhangi bir hesaplama yapılamadığı, davalı defterlerinde yer alan ödemelerin bir kısmının davacı defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte, davacının 01/11/2019 tarihli dilekçesi ekinde yer alan listede ödemelerden bazılarının yer aldığı ancak davalının ödemelerinin sağlıklı bir şekilde tespit edilebilmesi için davalı tarafından ödeme belgelerinin dosyamıza kazandırılması gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Raporu düzenleyen İnşaat bilirkişi .... 'un bilirkişilikten istifa etmesi sonrasında heyete yeni bir inşaat mühendisi bilirkişinin eklenmesinden sonra alınan 08.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ana rapordaki fiyat farkı ve kazı nakline ilişkin görüşlerinde bir değişiklik olmadığı, asıl davada ve birleşen davalarda tarafların iddia ve beyanları doğrultusunda hesap yapılarak borç- alacak durumunun ortaya çıkarılabilmesi için taraflar arasında düzenlenen hak edişlerin .... nam ve hesabına iş yapan taşeronun hak edişlerinin ve ödemelerin tamamının dosyaya ibraz edilmesi gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Ayni bilirkişiler tarafından düzenlenen 17/01/2024 tarihli 2. Ek raporda özetle; Davacının takip tarihi itibariyle 930.239,53-TL.asıl alacak ve 30.315,61-TL. takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 960.555,14-TL. alacağı olduğunun hesaplandığı, birleşen .... dosyasında davacının, davalı tarafın kazı nakliycsi ve fiyat farkına ilişkin itirazları da değerlendirilerek, nam ve hesaba yapılan işlerin kesintileri sonrasında, KDV hariç 2.410.659,39 TL alacağının bulunduğu, , birleşen ..... dosyasında Sözleşmenin 13. Maddesinde kararlaştırılan cezai şartın ....Mahkemesi dosyasında taraflar arasında nihai alacak borç durumu hesaplanırken dikkate alındığından davalının nam ve hesabına yapılan işlerden dolayı davacının zararının bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan ve bilirkişiler ... kayıtlarının 120 ALICILAR hesabının 120.02 alt hesabı .... hesabında takip edildiği, bu hesabın bakiyesinin dava tarihi itibariyle 1.233.252,91 TL olduğu, davacının kendi defterlerinde davalıdan 1.233.252,91 TL alacaklı olduğunun kaydedildiği, davacı taraf defterlerini sunamadığından defterlerin sahibi lehine delil vasfı tasıvın taşımadığı, davalı ....Ş.'nin 2018-2019 yılına ilişkin Yevmiye defteri ve Defter-i Kebirlerin 454 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu genel tebliği hükümleri uyarınca elektronik ortamda tutmakta olduğu, ticari defterin 6102 sayılı TTK.'nun 64. ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları taşıdığı, Davacı ..... kayıtlarının 320.YO8 no.lu Satıcılar hesabında izlendiği, bu hesap dışında 159 Verilen Sipariş avansları hesabında takip edildiği ve bu hesabın dönem sonu itibariyle kapalı olduğu, davalının kendi hesap ve kayıtlarında davacıya borcunun 2019 yılı itibariyle 824.293,05 TL olduğu, davalı ve davacı defterlerindeki farkın farkın 408.959,86 TL olduğu, dava konusu 03.12.2018 tarihli 23516 no.lu faturanın her iki taraf defterlerindi kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin ödemeler yapıldığı, davacı taraf defterlerinde yukarıda tespit edilen ödemelerin kayıtlı olmadığı, bu dekontların davalı tarafça dosyaya sunulması gerektiği,.... arasında geçerli olan her türlü zeminde açık kazı yapılması imalatına att birim fıyat tarifinde kazı nakliyesinin birim fiyata dahil olmadığı (nakliye bedelinin ayrıca ödenmesi gerektiği), davacı taşeron ile davalı Fema İnş. arasında geçerli olan her türlü zeminde açık kazı yapılması imalatına ait birim fiyat tarifinde ise kazı nakliye bedelinin birim fiyata dahil olan masraflar kısmında yer aldığı (nakliye bedelinin ayrıca ödenmemesi gerektiği) , bu durumda, kazıdan çıkan malzemenin nakliyesi için davalının davacıya ilave bedel ödemesi yapmasının söz konusu olmadığı , taraflar arasında imzalanan sözleşmede fiyat farkı verileceğine dair hüküm bulunmadığı, aksine, 23. maddede fiyatın sabit olduğuna ve ilave ödeme söz konusu olmayacağına dair Davacı aleyhinde sınırlamaların bulunduğu, ayrıca “Taşeron 'un vermiş olduğu fiyat sabit olup...” denmek suretiyle davacı tarafından teklif edilen ve sözleşme eki niteliğini almış her bir iş kalemine ait birim fiyattan söz edildiği, ödenen hakedişlerde gerçekleştirilmiş tüm imalata uygulanacak fiyat farkı uygulaması gibi bir kavramdan bahsedilmediği, taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkının ne şekilde, hangi usullerle ve hangi endeks ve katsayılar kullanılarak ödeneceğine dair herhangi bir tanım bulunmadığı, davacıya fiyat farkı ödemesinin yapılması görüşü doğru kabul edildiği durumunda ise “fiyat farkına ilişkin sözleşme hükümlerinin değiştirilemezlik” ilkesinin ihlal edilmiş olacağı, 23. Maddenin son cümlesinde yer alan “fiyat farkı gerekçe gösterilerek Taşeron tarafından işin devamı sağlanamaz ise fesih nedeni sayılır” ifadesinin de fiyat farkının sözleşmeye aykırı olunacağı fikrini desteklediği, davacının fiyat farkı talep edemeyeceği , davacının işi tamamlayamayacağını bildirmesi üzerine davalı ile 7 nolu Tasfiye ve Kesin hakediş düzenlendiği, müşterek olarak düzenlenen 12.11.2018 tarihli 7 nolu tasfiye ve kesin hakedişe Davacının herhangi bir itirazının bulunmadığı, itirazsız bir şekilde imzaladığı, bu nedenle kesin hakediş raporunun kesinleştiği, kesin hakediş alacakları dışında başkaca alacak talebi öne süremeyeceği , .... esas sayılı dosyasında davacının işin bırakılması esnasında Davalıdan 930.239,53 TL alaca; bulunduğu hesap edildiği, ancak, Davacı uhdesinde bulunan bu işi sözleşmeye aykırı bir şekild yarım bıraktığı, bunun üzerine davalının yarım kalan işi nam ve hesaba 3. Kişilere yaptırdığı, işi tamamlanmasıyla 2.551.036,40 TL ilave külfete katlandığı, sonuç itibarıyla davacıdan 1.620.796,8 TL alacaklı bulunduğu, Birleşen .... yapımıyla alakalı faturaya dayalı alacağın tahsili için ..... esas sayılı dosyası ile icra takibine vaki itirazın iptali davasındaki alacağına ek olarak faturalandırılmayan 3.073.739,32 TL daha davalıdan alacaklı olduğu bildirilerek açılmış olup davacı tarafından uyuşmazlığa konu yapım işi sözleşmeye aykırı bir şekilde yarım bıraktığı, bunun üzerine davalının yarım kalan işi davacının nam ve hesabına 3. Kişilere yaptırdığı, işin başkası tarafından tamamlanmasına bağlı olarak 2.551.036, TL ilave külfete katlandığı, sonuç itibarıyla Davacıdan 1.620.796,87 TL alacaklı bulunduğu hesaplanmış olduğundan edilmiştir. davacı tarafın işbu dava dosyasında tasfiye ve kesin hesap alacağı dışında Davalıdan alacağı bulunmadığı, Birleşen .... esas sayılı dosyasında ; davacının uyuşmazlığa konu yapım işini sözleşmeye aykırı bir şekilde yarım bırakması Davalının ise yarım kalan işi Davacının nam ve hesabına 3. Kişilere yaptırmasına bağlı olarak yapılan hesap neticesinde Davalının 2.551.036,40 TL ilave külfete katlandığının tespit edildiği, Asıl davada davacının 930.239,53 TL alacağı bulunduğundan bu tutarın düşülmesiyle, davalı- davacı .... 'nin davacı- davalı .... 'den 1.620.796,87 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Ayni bilirkişiler tarafından düzenlenen 01/06/2025 tarihli Ek raporda özetle; 03/02/2025 tarihli kök rapardaki görüş ve kanaatlerinde değişikliğe gidilecek bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı .... ilçesi Kumarlar da yapılan ... Göleti işinin denetim görevini işin başından sonuna kadar üstlendiği anlaşılmıştır. Denetim firması yazısında " ... Ticaret Anonim Şirketi'ne Kesin Hakediş ile birlikte 10 hakediş düzenlendiği ve Göletin yapılmasında (1,2,3,4,5,6 Sayılı Hakedişler) 6 no'lu Hakediş dahil olmak üzere yapılan tüm imalatların ....Ş. olarak tarafınızca yapıldığı tespit edilmiştir. Çalışan, personel taşeron olarak tarafınızca istihdam edildiği, yine taşeron olarak iş güvenlik elemanı personeli çalıştırdığınız bilinmektedir. Kesin hesapta belirtilen toplam 256.541,460 m3 kazı naklinin ... Ticaret AŞ. tarafından alındığı, ancak bu toplam kazı naklinin 245.210 m3'lük kısmı ..... olarak tarafınızca yapıldığı tespit edilmiştir. Kazı nakli olarakda bu miktarın 1.203.981,104Fiyat Farkı+KDV olarak hesaplanmıştır. ... Ticaret A.Ş.'ye ise 1.259.618,57-TLAFiyat Farkı + KDV ödenmiştir." yeklinde bildirimde bulunduğu ve davalı ... için düzenlenen 6 nolu hak edişin bir örneğinin eklendiği görülmüştür. Mahkememizce alınan ve bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 20/01/ 2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından davalıya 4 adet toplam 6.239.333,97.-TL tutarında fatura düzenlendiği , ilgili faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve faturalar yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın ödeme / tahsilat yönünden olduğu, Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; (6.239.333,97-5.006.081,06 ) 1.233.252,91.-TL davalı şirketten alacaklı iken, davalı Şirket Ticari Defter ve Kayıtlarına Göre ise; (6.239.333,97-5.415.300,92 ) 824.033,06.-TL davalı şirketin davacıya borçlu olduğunun görüldüğü, Davalının sunmuş olduğu belgelerin irdelenmesi sonucunda 17.01.2024 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporunda; Davalı yanın sunmuş olduğu davacı taraf adına yapmış olduğu ek ödemelere ait dekontların toplam tutarının 303.013,38 TL olduğu tespiti mevcut olup, açıklama kısmında; sunulan dekontlar arasında bulunan dava dışı.... primlerinin dahil edilmediğinin beyan edildiği, ... vekili tarafından 29/05/2023 tarihili dilekçe ekinde sunulan dekontlardan dava dışı Kasım Müh. adına ödenen ... primlerine ilişkin dekontlar çıkarıldığından davalının davacı adına 319.369,08.-TL ödeme yaptığı, bu meblağ kabul edildiğinde davalının yaptığı toplam ödemenin 5.325.450,14 TL olduğu, taraflar arasında 01.03.2018 tarihli sözleşme imzalandığı , bu sözleşme kapsamında işe başlamış ve belli bir aşamaya geldikten sonra davacı alt yüklenici .....'nin işin devamı sırasında yüklenici ... A.Ş.'ye yazılı başvuruda bulunarak “Firmamızın finansal açıdan zaafiyete düşmesi ve mali yetersizliğimiz sebebiyle uhdemizdeki bu işin tarafımızdan yürütülmesini imkansız hale getirmiştir. Bu nedenle, sözleşmeye konu resmi taahhüt işi, tarafımızdan durdurulmak zorunda kalınmıştır. Mali yetersizlik nedeniyle yarım bırakılan bu işin aramızda akdedilen sözleşmenin 13'ncü maddesi uyarınca, işin firmanızca yürütülmesini kabul, taahhüt ve beyan ederiz" - şeklinde talepte bulunduğu, bunun üzerine taraflar arasında Tasfiye ve Kesin Hesap düzenlendiği; taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesi Taşeron Nam ve Hesabına İş Yapılması hükmü dikkate alınarak başka bir taşerona kalan işin yaptırıldığı ve bu doğrultuda, Davalı ... A.Ş. idareye taahhüdüne bağlı olarak, taşeron .... Tic. A.Ş. nam ve hesabına işi tamamladığı ve taahhüdünü yerine getirdiği, .... esas sayılı dosyasında; Davacı taşeron ile davalı şirket arasında tarafların karşılıklı mutabakatı ile 12/11/2028 tarihinde 7 nolu tasfiye kesin hakediş düzenlendiği ve taraflarca itirazsız imzalandığı, taraflar arasında ihtirazi kayıt düşülmeksizin imzalanan (7) nolu Tasfiye ve Kesin Hakedişte davacı tarafından gerçekleştirilen iş tutarının toplam 5.287.571,16 TL, + % 18 KDV eklenmesiyle toplamda 6.239.333,97 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalı firmaya KDV dahil 6.239.333,97 TL tutarında 4 adet fatura kesildiği, faturalar karşılığında davalının toplamda 5.325.450,14 TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan 913.883,83TL hak ediş alacağının ve takip tarihi itibarıyla 30.315,61TL faiz alacağının bulunduğu, Birleşen .... Esas sayılı dosyasında; taraflar arasında imzalanmış olan 12.11.2018 tarihli 7 nolu tasfiye-kesin hakedişinden sonra davacının bazı imalatların eksik ödendiği, kazı nakliyesi bedelinin ve fiyat farkı ödenmesi gerektiği iddiasıyla revize bir 7 nolu kesin düzenlediği ve davacının bu dava kapsamında, 9.850.980,00-TL. tutarında imalat yapıldığını, ancak davalı yanca 5.167.274,23-TL.ödeme yapıldığı ifade edilerek eksik kalan tutarın kendisine ödenmesinin talep ettiği, dosyaya sunulmuş olan 29.12.2018 tarihli 7.nolu revize hakediş başlıklı hakedişte davalı yanın imzasının bulunmadığı, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiği, bu hakedişte davacı mevcut sözleşme eki birim fiyatlara göre eksik ödenmiş bazı imalatlarla birlikte kazı nakliyesinin ödenmesi gerektiğini ayrıca yapmış olduğu imalatlara karşılık fiyat farkının kendilerine ödenmesini talep ettiği, talep edilen kazı nakliye bedeli yönünden ; Dava dışı İdare ile davalı Fema İnş. arasında geçerli olan her türlü zeminde açık kazı yapılması imalatına ait sözleşme ekindeki birim fiyat tarifleri içinde yer alan “KZ-O1 Her türlü zeminde açık kazı yapılması” poz tarifinde; kazı nakliyesinin birim fiyata dahil olmadığı bu nedenle de kazı nakliye bedelinin ayrıca ödenmesinin mümkün olduğu ancak Davacı taşeron ile Davalı Fema İnş. arasında yapılan sözleşme eki her türlü zeminde açık kazı yapılması imalatına ait birim fiyat tarifinde ise kazı nakliye bedelinin birim fiyata dahil olan masraflar kısmında yer aldığı, bu nedenle davacı firmaya ayrıca kazı nakliye bedelinin ödenmesinin doğru olmayacağı, fiyat farkı yönünden; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 23. Maddesinde “Taşeron'un vermiş olduğu fiyat sabit olup, keşif artışında veya eksilmesinde hiçbir şekilde değiştirilemez. İdarece fiyat farkı verilmediği taktirde Taşeron, fiyatlar, ücretler, vergiler resimler, harçlardaki artışlar nedeni ile fiyat farkı veya ilave ödeme isteyemez, süre uzatımı talebinde bulunamaz. Fiyat farkı gerekçe gösterilerek Taşeron tarafından işin devamı sağlanamaz ise fesih nedeni sayılır.” hükmünün bulunduğu, Davalı ... ile Ust işveren (Doğu Biga) arasındaki imzalanan sözleşmenin 14. Maddesinde de fiyat farkı ödemesini ve Hesaplanması Şartlarının düzenlendiği, davacı ile davalı arasında yapılmış olan sözleşmenin konuya ilişkin maddesinde “.........İdarece fiyat farkı verilmediği taktirde Taşeron, fiyatlar, ücretler, vergiler resimler, harçlardaki artışlar nedeni ile fiyat farkı veya ilave ödeme isteyemez, süre uzatımı talebinde bulunamaz......” denilmiş olduğundan anılan madde gereğinc dava dışı idarenin davalı yükleniciye fiyat farkı vermesi durumunda davacı taşeronun da fiyat farkı alabileceğinin değerlendirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. ve 28. Maddelerinde; davalının, ana işveren ile imzaladığı sözleşmenin, işbu dava konusu sözleşmenin eki niteliğinde olduğu, sözleşme konusu işlerin yapılmasında, davalının İdare ile imzaladığı sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz parçası olan eki doküman hükümlerinin Taşeron'u bağlayacağı olduğu, dava dışı idare ile davalı yüklenici arasındaki 10 nolu kesin hakediş irdelendiğinde davalı yüklenicinin üst işverenden toplam 3.814.524,33TL fiyat farkı aldığı , tarafların karşılıklı imzaladığı ve itirazsız mutabık kaldıkları 7 nolu kesin hakediş esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının yapılan işler nedeni ile 163.234,48 TL , nam ve hesabına yapılan işler nedeni 1.115.556,88TL tutarlı fiyat farkı olmak üzere toplam 1.278.791,36 TL fiyat farkı hesaplandığı , 10 nolu kesin hakediş irdelendiğinde davalı yüklenicinin üst işverenden toplam 3.814.524,33TL fiyat farkı aldığı göz önünde bulundurulduğunda bunun makul olduğu , davacının faturalandırılmayan 163.234,48 TL fiyat farkını talep edebileceği, çekilen ihtarda fiyat farkı alacağına ilişkin ihtar yapılmadığından alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği , Birleşen .... esas sayılı dosyasında ; Davacı- davalı taşeronun işin devamı sırasında davalı- davacı firmaya bir dilekçe vererek " ........ Mali yetersizlik nedeniyle yarım bırakılan bu işin aramızda akdedilen sözleşmenin 13'ncü maddesi uyarınca, işin firmanızca yürütülmesini kabul, taahhüt ve beyan ederiz” şeklinde talepte bulunduğu, bunun üzerine ana yüklenicinin işi davalının nam ve hesabına olmak üzere bir başka taşerona tamamlattığı, davalının eksik bıraktığı imalatlar tutarı (sözleşme fiyatları ile KDV ve fiyat farkı hariç): 4.868.802,85.-TL, davacının davalının namı hesabına yaptırdığı imalatlar tutarının KDV hariç 6.834.162, 17.-TL olduğu, davalının ikinci heyet raporuna yapmış olduğu itirazda bu konuda herhangi bir karşı görüşüne rastlanmadığı gibi Mahkemenize sunmuş olduğu 02.09.2025 tarihli beyan dilekçesinin eklerinde (EK 8) davacının, davalı namı hesabına yaptırmış olduğu işler başlığı altında da aynı belgeyi sunduğu, dosya kapsamında yer alan davalının eksik kalan işleri yaptırdığı .... firmasına ait hakediş raporları incelendiğinde dava dışı ... firmasının toplam hakediş tutarının 6.466.809,96 TL olduğu, davalının namı hesabına yaptırılmış olan imalatların bedelinin işi yapan taşeronun hakediş doğrultusunda 6.466.809,96 TL olarak kabul edildiği, davalı işi eksik bırakmayıp tamamlasaydı yarım kalan işlerin Davacıya olan maliyetinin 4.868.802,85TL(KDV hariç), işin tamamlanmaması nedeniyle davacının bu maliyetinin 6.466.809,96 TL(KDV Hariç) olduğu, sözleşmenin 13. Maddesi gereğince namı hesaba yapılan tutarın davalıdan % 10 fazlası ile kesileceği hüküm altına alındığından; Davalıdan kesilecek tutarın 6.466.809,96 TLx %10 = 7.113.490,96TL olarak hesaplandığı, bu bedelden yarım kalan iş bedeli ile işin tamamlanmış olması halinde davalının hak edeceği fiyat farkı bedeli mahsup edildiğinde ( 7.113.490,96TL-4.868.802,85TL- 1.115.556,88 TL) : davacının KDV hariç 1.129.131,23 TL , KDV dahil 1.332.374,85 TL davalı hesabına yaptırılan iş bedeli alacağının bulunduğu, taraflar arasındaki tasfiye ve kesin hesap hakediş düzenlenmiş olduğundan işin nam ve hesaba yaptırılması halinde cezai şart ödenmesi mümkün olmakla birlikte tasfiye ve kesin hesap hakedişi yapılmakla ve cezai şartla ilgili ihtirazi kayıt davalı tarafça konulmamış olmakla cezai şart talep koşullarının oluşup olmadığı ve 20. Madde nazara alınmak suretiyle ihtirazi kayda gerek olup olmadığı hususu Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davacının fazla ödemesinin bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; -... esas sayılı dosyası yönünden; Tarafların karşılıklı mutabakatı ile 12/11/2018 tarihinde 7 nolu tasfiye kesin hakediş düzenlendiği ve taraflarca itirazsız imzalandığı, tasfiye hak edişine göre davacı tarafından davalıya 4 adet toplam KDV dahil 6.239.333,97 TL tutarında 4 adet fatura kesildiği, faturaların her iki tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterleri ile davalı tarafından ibraz edilen ödeme dekontları birlikte değerlendirildiğinde davalının davacıya toplam 5.325.450,14 TL ödeme yaptığı, davacının davalıdan 913.883,83TL hak ediş alacağının bulunduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen .... yavmiye nolu ihtarnamesi davalının 25/01/2019 tarihinde temerrüte düştüğü , temerrüt tarihi ile takip tarihi olan 27/03/2019 tarihine kadar bilirkişi tarafından ana paraya 30.315,61TL faiz işlediği hesaplanmış ise de mahkememizce yapılan hesaplamada ( 913.883,83 /100 x19.5 = 178207,3469 / 365 x61= 29.782,60 TL ) 29.782,60TL faiz işlediği anlaşıldığından davanın bu bedeller üzerinden kısmen kabulüne , Birleşen ... Esas sayılı dosyası yönünden ; 12.11.2018 tarihli 7 nolu tasfiye-kesin hakedişinden sonra davacının bazı imalatların eksik ödendiği, kazı nakliyesi bedelinin ve fiyat farkı ödenmesi gerektiği iddiasıyla tek taraflı olarak 29.12.2018 tarihli 7.nolu revize hakediş başlıklı hak ediş tutanağını düzenlediği, hak edişte davalının imzasının bulunmadığı , davacının bu revize hak edişi esas alarak toplam 9.850.980,00-TL. tutarında imalat yapıldığını ancak davalı yanca 5.167.274,23-TL.ödeme yapıldığı bildirerek eksik kalan tutarın kendisine ödenmesinin talep ettiği, 01.03.2018 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesinin birim fiyat sözleşmesi olduğu , davacı taşeron ile davalı Fema İnş. arasında yapılan sözleşme eki her türlü zeminde açık kazı yapılması imalatına ait birim fiyat tarifinde ise kazı nakliye bedelinin birim fiyata dahil olan masraflar kısmında yer aldığı, bu nedenle davacı firmanın ayrıca kazı nakliye bedelinin ödenmesini talep edemeyeceği, 01.03.2018 tarihli sözleşmenin 23. Maddesinde “.........İdarece fiyat farkı verilmediği taktirde Taşeron, fiyatlar, ücretler, vergiler resimler, harçlardaki artışlar nedeni ile fiyat farkı veya ilave ödeme isteyemez, süre uzatımı talebinde bulunamaz......” hükmünün bulunduğu, buna göre dava dışı idarenin davalı yükleniciye fiyat farkı vermesi durumunda davacı taşeronun da fiyat farkı talep edebileceği, dava dışı üst işveren tarafından davalıya fiyat farkı ödemesi yapıldığı, davacını bu durumda talep edebileceği fiyat farkının 7 nolu tasfiye kesin hakediş düzenlendiği 12.11.2018 tarihine kadar yapılan işlere ilişkin olduğu, 7 nolu tasfiye kesin hakedişi her iki tarafında imzasını taşımakta olup itirazsız kesinleştiğinden bu hak edişteki miktarlar esas alındığında davacının 163.234,48 TL fiyat farkı alacağı talep edebileceği kanaatine varıldığından talep davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne, Birleşen ...esas sayılı dosyası yönünden; Davalı taşeronun işin devamı sırasında davacı firmaya bir dilekçe vererek " ........ Mali yetersizlik nedeniyle yarım bırakılan bu işin aramızda akdedilen sözleşmenin 13'ncü maddesi uyarınca, işin firmanızca yürütülmesini kabul, taahhüt ve beyan ederiz” şeklinde talepte bulunduğu, bunun üzerine ana yüklenicinin işi davalının nam ve hesabına olmak üzere bir başka taşerona tamamlattığı, davalının eksik bıraktığı imalatlar tutarı (sözleşme fiyatları ile KDV ve fiyat farkı hariç): 4.868.802,85.-TL, davacının davalının namı hesabına yaptırdığı imalatlar tutarının KDV hariç 6.834.162, 17.-TL olduğu, sözleşmenin 13. Maddesi dikkate alındığında davalıdan kesilecek tutarın 6.466.809,96 TLx %10 = 7.113.490,96TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalının işin tamamlanması halinde alacağı bedel ili alacağı fiyat farkı bedeli mahsup edildiğinde davacının KDV hariç 1.129.131,23 TL , KDV dahil 1.332.374,85 TL davalının nam ve hesabına yaptırılan iş bedeli alacağının bulunduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Ana dosyada ; Davanın Kısmen KABULÜ ile davalı tarafından ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 913.883,83TL TL asıl ve 29.782,60TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 943.666,43TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacak olan 913.883,83TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, Kabul edilen 943.666,43TL üzerinden İİK 'nun 67/2. ve 4 . Maddesi hükmü gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen ... esas sayılı dosyasında davalının nam ve hesabına yaptırılan iş bedeli alacağı olan 8.000,00TL yönünden davanın kabulüne , davacının alacak cezai şart ve fazladan ödenen bedele ilişkin taleplerinin reddine, davacı tarafından takas- mahsup talebinde bulunulduğundan kabul edilen kısım yönünden bu alacağın birleşen .... Esas sayılı dosyasındaki alacaktan mahsubuna , 3-Birleşen ...Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüyle 163.234,48 TL alacaktan takas mahsup talebi gereğince 8.000,00TL mahsup edildikten sonra bakiye 155.234,48TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Ana dosyada alınması gerekli 64.461,85TL harçtan peşin alınan 19.444,37TL harcının mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 45.017,48 davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5- Ana dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 147.549,96TL vekalet ücretinin davalı-davacı ... ...A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı- davalı tarafına verilmesine, 6- Ana dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 105.945,14 TL vekalet ücretinin davacı- davalı ... ... A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı- davacı ... ... A.Ş tarafına verilmesine, 7-Birleşen ....Esas sayılı dosyasında alınması gerekli 11.140,54TL harçtan peşin alınan 170,78TL başvuru harcı ile yargılama sırasında yatırılan 2.650,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.820,78nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 8.329,76TL'nin davalı-davacı ... ... A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/123 Esas sayılı dosyasında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı- davacı ... ... A.Ş'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı- davalı ... ... A.Ş tarafına verilmesine, 9-Birleşen.... Esas sayılı dosyasında alınması gerekli 732,00TL harcın peşin alınan 170,78TL ile yargılama sırasında yatırılan 22.600,00TL'den mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 22.038,78TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 10-Birleşen .... Esas sayılı dosyasında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 8.000,00TL vekalet ücretinin davalı-davacı ... ... A.Ş 'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı - davalı ... ... A.Ş tarafına verilmesine, 11-Ana dosyada ve birleşen dosyalarda yapılan 51 e tebliğat ücreti 424,50TL , bilirkişi ücreti 55.500,00TL, 5 posta gideri 207,20TL, dosya kapak ücreti 50,00TL, 4 kep ücreti 5.50TL, 2 normal tebliğat ücreti 44,00TL olmak üzere toplam 56.231,20TL 'nin kabul ve red oranına göre 35.101,70TL' lik kısmının davalı- davacı ... .... A.Ş'den dan tahsili ile davacı - davalı ... ... A.Ş tarafına verilmesine, 12- Davacı- davalı ... ... A.Ş 'den tarafından ana dosyada 19.444,37TL peşin harç , 44,40TL başvurma harcı ,birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/123 Esas sayılı dosyasında yatırılan 2.650,00TL ıslah harcı, 170,78TL peşin harç ile 54,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 22.363,95TL'nin davalı- davacı ... .... A.Ş'den dan tahsili ile davacı - davalı ... ... A.Ş tarafına verilmesine, 13-Davalı ... ... A.Ş tarafından yapılan 4.500,00TL yargılama gideri ile birleşen .... esas sayılı dosyasına yatırılan 170,78TL peşin harç ile 54.40TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.725,18TL 'nin davacı - davalı ... ... A.Ş'den tahsili ile davalı- davacı ... .... A.Ş tarafına verilmesine , 14-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı-davalı .... vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/432, K. 2026/469, T. 01.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-432-e-2026-469-k-aa4667f69e43