İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/415 E. 2021/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/415
Karar No
2021/5
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/415 KARAR NO : 2021/5 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2019 KARAR TARİHİ : 12/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun ve 4857 Sayılı İş Kanununun verdiği yetki ile 4734 Sayılı Kanun uyarınca davalılar ile Hizmet Alım Sözleşmesini imzaladığını, imzalanın sözleşme kapsamında çalıştırılan davalıların işçisi... toplamda 31.332,90-TL Kıdem Tazminatı ödemesinin yapıldığını ödenen Kıdem Tazminatının 283,60-TL 'lik kısmının... A.Ş tarafından ödendiğini, 11.887,02-TL lik kısmının... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Tarafından ödemesinin yapıldığını, geri kalan 19.162,28-TL'nin davalılara ödenmesi hususunun bildirilmesine rağmen ödenmediğini, Arabuluculuk Yoluna müracaat edilmesine rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla davalıların kendi dönemleri ile sınırlı olması kaydıyla 19.162,28-TL'nin ödeme tarihinden itibaren geçerli ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı aslı, 2-Taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtları, 3-Davacı ... nezdinde davalı ... ve davalı ... ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin onaylı ve okunaklı suretleri, davalı şirketlere gönderilen ödeme talep yazısının şirketlere tebliğine ilişkin tebligat evrakları ve dava dışı işçi ...'a yapılan ödemeye dayanak olarak bulunan evrak ve belgeler, 4-Dava dışı ...TC Kimlik numaralı ...it iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, 5-İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 26/06/2020 havale tarihli raporu, 6-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, dava dışı işçi ...'un iş sözleşmesinin sonlandırılması neticesinde işçilik alacaklarının tamamını ödeyen asıl işveren davacı ...'nün dava dışı işçi ...a ödediği bedelin davalı şirketlerle imzalamış olduğu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçi...un işçilik alacaklarından kendi bünyelerinde çalıştığı dönemler itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rucüen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2015 tarih ve 2014/38758 Esas 2015/35433 Karar sayılı ilamında aynen; ''...Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir...'' şeklinde ibarelere yer verilmiştir. İzmir SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı işçi... ait hizmet döküm cetveli ve işyeri ünvan listesinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve ilgili kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır. İlgili evrak ve kayıtların dosya arasına alınması akabinde, dosyanın mahkememizce re'sen seçilecek iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, dava dışı işçi ... ait işyeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, taraflar arasına imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, dava dışı işçi...'un davacı kurum ve davalı şirketler bünyesinde çalıştığı dönem kapsamında hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve gün tatil ücretlerinin hesaplanarak öncelikle davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen ücretin yerinde olup olmadığının, akabinde Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere son alt işverenin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de dahil olmak üzere diğer tüm işçi alacaklarından ise kendi dönemi itibariyle sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak, davacı kurumun dava dışı işçi... yapmış olduğu ödemeden dolayı davalı şirketlere hangi oranda ve miktarda rücu edebileceğinin, ayrıca hazırlanacak raporda davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işçi alacağı kalemlerinin davalı şirketlerin sorumlu olduğu işçi alacağı miktarlarına oranlanarak, davacı kurumu ödemiş olduğu ve davalılardan talep edebileceği yargılama giderleri, vekalet ücreti, faiz miktarlarının da hesaplanması sonucunda davacı kurumun davalı şirketlere hangi miktarda rücu edebileceğinin her bir davalı şirket açısından ayrı ayrı belirlenmesi yönünde mahkememiz, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimine uygun ve elverişli, gerekçeli olarak hazırlanacak raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisi 26/06/2020 havale tarihli raporunda, dava dışı işçi ...'un Hizmet Sözleşmeleri kapsamında davacı kurum ile davalılar ve dava dışı diğer alt işverenler nezdinde yapmış olduğu çalışmalara ilişkin olarak toplamda 31.706,87-TL kıdem tazminatına hak kazanabileceğini, davacı kurum tarafından yapıldığı bildirilen 31.332,90-TL bedelindeki ödeme dikkate alındığında, davalı ... Şirketinin kıdem tazminatı miktarının %13,86 oranında olacak şekilde 4.394,57-TL'sinden sorumlu olduğunu, davalı ...nin ise kıdem tazminatı miktarının %46,97 oranında olacak şekilde 14.892,72-TL'sinden sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketinin davacı kurum tarafından talep edilen 4.328,16-TL kıdem tazminatı bedelinden ve yargılama giderleri ve sair masrafların %22,78 oranı karşılığındaki bedelden, davalı ...nin davacı kurum tarafından talep edilen 14.834,12-TL kıdem tazminatı bedelinden ve yargılama giderleri ve sair masrafların %77,22 oranı karşılığındaki bedelden sorumlu olacağını mütalaa etmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 03/04/2018 tarih ve 2015/35475 Esas 2018/4106 Karar sayılı ilamında aynen; ''...son işveren olan alt işverenin tespiti ile bu şirketin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise, kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu, ancak bu sorumluluğun da, sözleşmenin eki niteliğindeki “Teknik Şartname” ve “Genel Şartname”nin ilgili maddelerinde kararlaştırılan şekle uygun bir sorumluluk olduğu kabul edilerek, tereddüte yer bırakmayacak şekilde, her bir davalı alt işveren için ayrı ayrı ve net bir şekilde, konusunda uzman bilirkişiden bu doğrultuda, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken...'' ibarelerine yer verilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26/04/2018 tarih ve 2016/13473 Esas 2018/5192 Karar sayılı ilamında aynen; ''...davacının yıllık izin ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, bu nedenle dava dışı işçinin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak yıllık izin ücretinin alt işverenden tahsiline karar verilmesi gerektiği ve ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de davalıya rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının, davalıdan bu alacağını da talep edebileceği gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken...'' denilerek alt işveren konumundaki şirketin asıl işverenin dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarından fer'ileri ile birlikte dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07/11/2018 tarih ve 2016/3944 Esas 2018/10429 Karar sayılı ilamında da aynen; ''...davacının kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı ... Ltd. Şti. dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı olarak sorumludur. Ayrıca dava dışı işçinin iş akdini haklı bir neden olmadan fesheden davalı... Ltd. Şti. son alt işveren olması nedeniyle ihbar tazminatı alacağının tamamından da sorumlu olacaktır. Ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davalı aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacı davalıya bu alacağını da rücu edebilir...'' denilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15/11/2018 tarih ve ilamında da aynen; ''...Davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, bu nedenle dava dışı işçinin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin tahsiline karar verilmesi gerektiği, davalının son alt işveren olarak işçicin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı alacağının doğmasına sebebiyet verdiği için ihbar tazminatı alacağının tamamından sorumlu olduğu ve işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de davalıya rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalıdan bu alacağını da talep edebileceği gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken...'' ibarelerine yer verilmiş, alt işveren olan şirketin asıl işverenin ödediği tazminat miktarından sorumluluğu açısından her bir işçilik kalemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı aslı, taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtları, davacı ... nezdinde davalı ... ve davalı ... ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin onaylı ve okunaklı suretleri, davalı şirketlere gönderilen ödeme talep yazısının şirketlere tebliğine ilişkin tebligat evrakları ve dava dışı işçi... yapılan ödemeye dayanak olarak bulunan evrak ve belgeler, dava dışı... TC Kimlik numaralı ...a ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 26/06/2020 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın dava dışı işçi ...un iş sözleşmesinin sonlandırılması neticesinde işçilik alacaklarının tamamını ödeyen asıl işveren davacı ...'nün dava dışı işçi ...a ödediği bedelin davalı şirketlerle imzalamış olduğu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçi ...un işçilik alacaklarından kendi bünyelerinde çalıştığı dönemler itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, davacı kurum ile davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçi...n davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, iş sözleşmesinin feshi neticesinde dava dışı işçinin işçilik alacaklarının davacı kurum tarafından ödendiği, davacı kurum tarafından yapılan ödemenin davalı şirketler ve dava dışı şirketler ile imzalanan Hizmet Sözleşmeleri çerçevesinde her bir şirketin sorumlu olduğu miktarın rücuen tahsili amacıyla davalı şirketlere ihtarname gönderildiği, dava dışı şirketlerin kendi dönemlerinden sorumlu oldukları işçilik alacağı bedellerini davacı kuruma ödedikleri, davalı şirketlerin ise kendi dönemleri kapsamında sorumlu oldukları işçilik alacağı bedellerini davacı kuruma ödemedikleri, davalı şirketler tarafından ödeme yapılmaması neticesinde iş bu davanın ikame edildiği, gerekli belge ve evrakların temini akabinde dosyanın tevdi edildiği iş hukuku alanında uzman bilirkişinin 26/06/2020 havale tarihli raporunda dava dışı işçi ...un Hizmet Sözleşmeleri kapsamında davacı kurum ile davalılar ve dava dışı diğer alt işverenler nezdinde yapmış olduğu çalışmalara ilişkin olarak toplamda 31.706,87-TL kıdem tazminatına hak kazanabileceğini, davacı kurum tarafından yapıldığı bildirilen 31.332,90-TL bedelindeki ödeme dikkate alındığında, davalı ... Şirketinin kıdem tazminatı miktarının %13,86 oranında olacak şekilde 4.394,57-TL'sinden sorumlu olduğunu, davalı ...nin ise kıdem tazminatı miktarının %46,97 oranında olacak şekilde 14.892,72-TL'sinden sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketinin davacı kurum tarafından talep edilen 4.328,16-TL kıdem tazminatı bedelinden ve yargılama giderleri ve sair masrafların %22,78 oranı karşılığındaki bedelden, davalı ...nin davacı kurum tarafından talep edilen 14.834,12-TL kıdem tazminatı bedelinden ve yargılama giderleri ve sair masrafların %77,22 oranı karşılığındaki bedelden sorumlu olacağını mütalaa ettiği, yapılan ödemeler açısından işçilik alacakları, icra dosyası masrafları ve işçilik alacaklarına ilişkin olarak yapılan yargılamaya ilişkin yargılama giderleri ödemelerinin her biri açısından faiz başlangıç tarihlerinin ödeme tarihleri göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunun taraflar, mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi incelemesine ve denetimine uygun ve elverişli olduğu ve de yerleşik Yargıtay içtihatları ile mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı kurumun davalı şirketlerden alacaklı olduğunun usulüne uygun şekilde sunmuş olduğu deliller kapsamında yapılan yargılama neticesinde ispatlandığı kanaatiyle açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-a)14.834,12-TL'nin ödeme tarihi olan 03/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı... Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, b)4.394,57-TL'nin ödeme tarihi olan 03/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı...Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacı...Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.313,51-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 327,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 986,26-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 22,00-TL elektronik tebligat, 133,00-TL normal tebligat, 81,10-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 327,25-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.007,75-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.080,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinindavalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/01/2021

Katip ... eimza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/415, K. 2021/5, T. 12.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-415-e-2021-5-k-7b87c1ce8417