İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/4 E. 2020/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/4
- Karar No
- 2020/190
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/4 Esas KARAR NO : 2020/190 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 02/09/2019 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin deri işleme tesisi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında kirlilik önlem payına ilişkin herhangi bir abonelik sözleşmesi yahut herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davalı tarafça müvekkili kirlilik önlem payı adı bedeli adı altında İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurulmuş olduğunu ve tarafların anlaşamadığını, davalı tarafın Kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, söz konusu dava konusu her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, iş bu davayı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmanın zorunluluğunun doğduğunu, takipte 18.962,56 TL olarak belirtilen asıl alacağa 6.062,96 TL faiz işletildiğini, bu faize de %18 KDV işletildiğini, ancak bu faizin de yasal dayanağı bulunmadığını, takipte belirtilen yıllık %16 faiz ve bu faizin KDV'si yönünden de müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin davalı tarafa karşı kirlilik önlem payı ismi altında herhangi bir borcu olmadığını, İzmir... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada borçsuzluğunun tespitini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete 18/03/2015 tarihinde yapılan denetimde arıtma tesisinden alınan numunede... kanal standartlarını taşımadığı görüldüğünü, bu nedenle KİRLİLİK ÖNLEM PAYI ( KÖP ) tahakkuku uygulanmaya başlandığını, işletmeye yapılan 27/03/2015tarihli denetimde 18/03/2015 tarihli numuneye istinaden KÖP tahakkukunun uygulanmaya başladığı bildirilmiş, farklı dönemlerde yapılan denetimlerde de yine KÖP tahakkukunun uygulandığı davalı tarafa bildirildiğini bu nedenle davacı tarafça açılan haksız ve yasal dayanaktan uzak iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalı idare ile herhangi bir sözleşme yapılmadığını, müvekkili aleyhine yapılan işlemlerde ve kesilen faturalarda ne gibi bir hesaplama yapıldığının belli olmadığını bu nedenle dava konusu icra dosyasında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU: Açılan dava, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından deri işleme tesisi işleten davacı... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine kirlilik önlem payı bedelinin tahsili amacıyla İzmir... İcra Dairesi'nin... dosyası üzerinden başlatılan icra takibi kapsamında davacı ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. DELİLLER: 1-İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası 2-Taraflar arasında imzalanan 29/12/2011 tarihli Abonelik Sözleşmesi, 3-Taraflar arasında imzalanan 05/01/2012 tarihli Atıksu Sözleşmesi, 4-Denetim tutanakları, analiz raporları, KÖP listeleri, 5-Yüksek Çevre Mühendisi bilirkişinin 20/02/2020 havale tarihli raporu, 6-Arabuluculuk son anlaşamama tutanağı, 7-Sair deliller DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından deri işleme tesisi işleten davacı ... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine kirlilik önlem payı bedelinin tahsili amacıyla 18.962,56-TL asıl alacak, 6.062,96-TL işlemiş faiz ve 1.091,33-TL işlemiş faizin KDV bedeli olmak üzere toplamda 26.116,85-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile ilgili evrak ve kayıtların ikmali akabinde dosyanın Yüksek Çevre Mühendisi bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından davacı... ve Ticaret Limited Şirketi'ne tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı bedellerine ilişkin olarak kurum tarafından düzenlenen denetimlere ait tutanaklar, davalı şirkete ait iş yerinden alınan örneklere ait analiz raporları, Kirlilik Önlem Payı listeleri ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davalı kurum tarafından yapılan denetimler sonucunda alınan örneklere ilişkin olarak düzenlenen analiz raporlarındaki veriler doğrultusunda davacı şirkete tahakkuk ettirilen Kirlilik Önlem Payı bedellerinin ilgili yönetmeliklere uygun olup olmadığı hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Yüksek Çevre Mühendisi bilirkişi 20/02/2020 havale tarihli raporunda taraflar arasında şebeke suyu abonelik sözleşmesi ve atık su abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum tarafından davacı şirketten kirlilik önlem payı tahsil edilmesi için taraflar arasında kirlilik önlem payına ilişkin olarak herhangi bir abonelik sözleşmesi veya anlaşmaya gerek olmadığı, kirlilik önlem payı tahsilatının başta Anayasadan, sonrasında Çevre Kanunu'nundan, ilgili yönetmeliklerden ve şartnamelerden kaynaklı olarak yapılabileceğini, kirlilik önlem payı tahsilatına ilişkin sürecin davalı kurum tarafından usulüne uygun şekilde işletildiğini, davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibinde talep edilen faizin kirlilik önlem payı gecikme faizi uygulamasına ilişkin olduğu ve mevcut yönetmelikler kapsamında uygun olduğunu mütalaa etmiştir. Yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanununun 15. ve devam eden maddeleri hükümlerine göre, belediye sınırları içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek belediyelerin görevleri arasında sayılmış iken, 23/11/1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Kanunla bu hizmetleri yürütmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ayrı bir tüzel kişilik olarak ...Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Anılan kanunun 2. maddesi hükmünde; içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması, bu hizmetlerin yerine getirilmesi için her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak, bölge içindeki su kaynaklarının, yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak, su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak su ve kanalizasyon idaresinin görevleri arasında sayılmış, 13. madde hükmünde gelirleri açıklandıktan sonra 23.madde hükmünde de, su ve kanalizasyon idaresine su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için tarifeler yapmak, tarifelerin tespiti ve tahsilatla ilgili usul ve esasları belirlemek üzere yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiş, aynı kanuna 05/06/1986 gün ve 3305 sayılı Kanun ile eklenen Ek 5. madde hükmü ile de, Kanun'un diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanması sağlanmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak 2560 sayılı kanun hükümlerine göre kurulan davalı ... Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Tarifeler Yönetmeliği” ile "Atıksuların Kanalizasyon Şebekelerine Deşarj Yönetmeliği" hükümlerinde atıksu kaynakları tanımlanarak ilke ve yasaklar saptanmış, evsel ve endüstriyel atıksu kaynaklarının kanalizasyon şebekesine veya alıcı ortama deşarj koşulları ve yine kanalizasyon şebekesinin bulunmadığı yerlerdeki atıksu kaynaklarının uyacakları esaslar, yönetmeliğe aykırı davranış halinde yapılacak iş ve işlemler kapsamlı biçimde açıklanmıştır. Tarifeler Yönetmeliği'nin 4. maddesinde tarife çeşitleri; su tarifesi, atık su tarifesi (kullanılmış suların uzaklaştırılması) ve K.Ö.P tarifesi olarak sıralanmıştır. Tarifeler Yönetmeliği'nin 5. maddesinde ise abone tanımı ve türleri açıklanmış, su abonesi, atık su abonesi (kullanılmış suların uzaklaştırılması) olarak vurgulanmıştır. Aynı maddede, İZSU'nun yalnızca kanalizasyon ve kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetlerinden yararlanan abonelerin atık su abonesi olduğu, bu tip abonelere kullanılmış suların uzaklaştırılması tarifesinin uygulanacağı; Proses atıksuyu olan işletme/endüstrilerin,... alıcı ortam standartlarını aşan kirlilik deşarj ettiği veya ön/tam arıtma tesisi kuran işletmeler / endüstrilerin atıksularını by - pass yaptığı tespit edildiğinde bu gibi işletme/ ve endüstriler... tarafından K.Ö.P. abonesi sayılacağı tanımlanmıştır. 6.maddenin k) bendinde de, yalnız kullanılmış suların uzaklaştırılması tarifesi uygulamalı abonelerin,...'nun su hizmetlerinden yararlanmayıp yalnızca kanalizasyon ve kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve sanayi tanımına giren özel, tüzel ve her türlü resmi kurum ve kuruluşlar olduğu; kuyu, kaptaj, havuz ve benzeri tesislerden veya tankerle yeraltı ve yüzeysel suları temin ederek kullanıp atan özel ve tüzel kişiler...'ya başvurup abonelik sözleşmesi yapmak zorunlulukları bulunduğu, tahakkuk edecek bedel için 13.madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 13.4.b. maddesi hükmünde;...nun Su ve Kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmasına rağmen, su kullanan ve atıksularını doğrudan veya dolaylı olarak kanala, alıcı ortamlara deşarj eden tesis ve işletmelerin özellikleri dikkate alınarak, varsa sayaçla ölçülen sarfiyat üzerinden veya çalışan kişi sayısına bağlı olarak hesaplanan su tüketimi üzerinden kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınacağı; endüstriyel nitelikte atıksu oluşturan tesis ve işletmelerden ise, ayrıca "Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği"nde belirtilen "Kirlilik Önlem Payı" (K.Ö.P.) alınacağı hüküm altına alınmıştır. İZSU atıksuların kanalizasyon şebekesine deşarj yönetmeliği'nin 2.maddesinde atık su, evsel veya endüstriyel olarak kirlenmiş su olarak; KÖP (kirlilik önleme payı) ise, prosess atık suyu olan işletmelerin alıcı ortam standartlarını aşan kirlilik deşarj ettiğinde tahakkuk ettirilen pay olarak ayrı ayrı tanımlanmıştır. Atıksuların kanalizasyon şebekesine deşarj yönetmeliği'nin 20. maddesinde, endüstriyel nitelikte atık su kaynağı olan her kuruluşun, bulundukları mahalde kanalizasyon şebeki olsun veya olmasın, deşarj edilen atık suyun kirlilik değerinin... alıcı ortam standartlarını sağlamadığının tespiti halinde... tarafından saptanan oranlar dahilinde KÖP ödeyeceği belirtilmiştir. ... tarafından hazırlanan Su Havzaları Koruma Yönetmeliğinde de Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği'nin yukarıda açıklanan hükümlerine paralel düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri dikkate alındığında, kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmasına rağmen, su kullanan ve atıksularını doğrudan veya dolaylı olarak kanala, alıcı ortamlara deşarj eden tesis ve işletmelerin özellikleri dikkate alınarak, varsa sayaçla ölçülen sarfiyat üzerinden veya çalışan kişi sayısına bağlı olarak hesaplanan su tüketimi üzerinden kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınacağı hükmünün tatbik edilebilmesi için, davalı tarafından sağlanan kanalizasyon hizmetlerinden yararlanma şartının gerçekleşmiş olması gerekir. Endüstriyel nitelikte atıksu oluşturan tesis ve işletmelerden, Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği'nde belirtilen "Kirlilik Önlem Payı" (KÖP) alınacağı düzenlendiğinden davalı kurumun davacı şirketten "Kirlilik Önlem Payı" bedeli talep edebileceği ortadadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 29/12/2011 tarihli Abonelik Sözleşmesi, taraflar arasında imzalanan 05/01/2012 tarihli Atıksu Sözleşmesi, denetim tutanakları, analiz raporları, KÖP listeleri, Yüksek Çevre Mühendisi bilirkişinin 20/02/2020 havale tarihli raporu, arabuluculuk son anlaşamama tutanağı ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından deri işleme tesisi işleten davacı... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine kirlilik önlem payı bedelinin tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi kapsamında davacı...ve Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, Yüksek Çevre Mühendisi bilirkişinin 20/02/2020 havale tarihli raporunda taraflar arasında şebeke suyu abonelik sözleşmesi ve atık su abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum tarafından davacı şirketten kirlilik önlem payı tahsil edilmesi için taraflar arasında kirlilik önlem payına ilişkin olarak herhangi bir abonelik sözleşmesi veya anlaşmaya gerek olmadığı, kirlilik önlem payı tahsilatının başta Anayasadan, sonrasında Çevre Kanunu'nundan, ilgili yönetmeliklerden ve şartnamelerden kaynaklı olarak yapılabileceğini, kirlilik önlem payı tahsilatına ilişkin sürecin davalı kurum tarafından usulüne uygun şekilde işletildiğini, davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibinde talep edilen faizin kirlilik önlem payı gecikme faizi uygulamasına ilişkin olduğu ve mevcut yönetmelikler kapsamında uygun olduğunu mütalaa ettiği, ilgili Kanun ve yönetmelik hükümlerinde endüstriyel nitelikte atıksu oluşturan tesis ve işletmelerden "Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği"nde belirtilen "Kirlilik Önlem Payı" (K.Ö.P.) alınacağının hüküm altına alındığı da göz önünde bulundurularak davalı kurum tarafından davacı şirketten talep edilen kirlilik önlem payının ve gecikme faizlerinin usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 446,02-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 391,62 -TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.917,52-TL nispi vekalet ücretinin davac...ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/06/2020
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır