İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/272 E. 2020/445 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/272
- Karar No
- 2020/445
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/272 KARAR NO : 2020/445 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 18/09/2019 KARAR TARİHİ : 15/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı aracın 01/05/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kaza tespit tutanağında kusur ihlali dağılımı yapılamadığını ancak ...'in kırmızı ışıkta geçtiğini, davalı sigorta şirketini... plakalı aracın ... poliçe ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kaza sonrası araçtaki hasarın tespiti amacıyla İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D. İş Esas sayılı dosyası ile bilirkişi marifetiyle tespit yapıldığını, bilirkişi tarafından 25.947,29-TL tutarında hasar tespit edildiğini, zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi hasar tazminatı ve 2.000,00-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 12.000,00-TL tazminatın temerrüte düşüldüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacı aracının sürücüsü'nün de kusur olduğunu, karakol ifadesinde çocuğunun hastalığı nedeniyle Buca'dan Karşıyaka'ya geldiklerini beyan ettiğini, kazanın meskun mahal olup hız sınırının 50 km/h olduğunu, kendisine yeşil ışık yanması ile yola devam etse bile bu denli hasra meydana gelmemesi gerektiğini, hız limitine uymuş olsaydı böyle olmayacağını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, maddi tazminat talebinin somutlaşması gerektiğini, araçta meydana gelen hasarın diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının 36.000,00-TL poliçe limit ve kusur dahilinde olduğunu, kazada sigortalılarının kusurunun bulunmadığını, değişik iş dosyası tespitini kabul etmediklerini, ilgili dosyada kasko sigortasından talep edilmediğinin tespitinin gerektiğini, onarıma ilişkin bir faturanın sunulmadığını, değer kaybının genel şartlar eki kriterlerine göre hesaplanması gerektiğini, aracın kaza geçmişinin sorgulanması gerektiğini, 165.000 km üstü değer kaybı oluşmayacağını, tespit raporu giderinin makul gider olamayacağını ve avans faizini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 3-Hasar dosyası, 4-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 5-23/01/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 6-...plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, 7-...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, 8-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2019 havale tarihli raporu, 9-Davacı vekilinin 16/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 01/05/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedelleri ile İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş Esas... D.İş Karar sayılı dosyasındaki vekalet ücreti ve tespit masrafı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 23/01/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin müzekkere cevabında yer alan davacıya ait... plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 23/01/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasının oluşumunda ...ürücüsü ile... plakalı araç sürücüsü ...n kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve varsa oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/03/2019 havale tarihli raporunda, dava konusu trafik kazasının oluşumu açısından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden kusur dağılımı yapılmadığını, davalı ...in bir sürücü olarak trafik lambalı bir kavşakta hangi ışığın yandığını ve hangi ışıkta geçmesi gerektiğini bilmesi ve bu hususa dikkat etmesi gerektiğini, hangi ışığın yandığını bilmeden kavşağa girmesinin trafik güvenliği açısından kabul edilebilir bir durum olmadığını, bu beyan değerlendirildiğinde davalı...'in dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü ...'in ise kusurunun bulunmadığını, davaya konu...kalı aracın hasar onarım miktarının 17.789,23-TL yedek parça bedeli, 4.200,00-TL işçilik bedeli çerçevesinde 21.989,23-TL+KDV bedeli olmak üzere toplamda 25.947,29-TL olduğunu, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 35.000,00-TL ve sovtaj değerinin 12.250,00-TL olduğunu, onarım bedelinin aracın rayiç değerinin %50'sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağını, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğini, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri ile sovtaj değeri farkı olan 22.750,00-TL olduğunu, davalı sigortalının %100 oranında kusurlu kabul edilmesi durumunda davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı tazminat miktarının 22.500,00-TL olacağını, davalı sigortalının %50 kusurlu kabul edilmesi durumunda ise davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı tazminat bedelinin 11.375,00-TL olacağını mütalaa etmiştir. Davacı vekili 16/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde dava konusu araç üzerinde gerçekleşen hasara ilişkin olarak 10.000,00-TL bedel ile değer kaybına yönelik 2.000,00-TL ve İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş Esas sayılı dosyasındaki 606,00-TL vekalet ücreti, 370,70-TL tespit masrafı olmak üzere toplamda 12.976,70-TL olarak belirttikleri taleplerini 10.750,00-TL arttırarak, 22.750,00-TL bedelin 01/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. Her ne kadar davacı vekilince 16/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi tarafından dava konusu araçtaki hasarın 22.750,00-TL olarak hesaplanması sebebiyle, belirlenen tazminat bedeli ile dava dilekçesinde belirtilen 12.000,00-TL dava değeri arasındaki 10.750,00-TL fark bedeline yönelik harç ikmalinin yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde hasar bedeline yönelik olarak 10.000,00-TL, değer kaybı bedeline yönelik olarak 2.000,00-TL maddi tazminat ile İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş Esas sayılı dosyasındaki 606,00-TL vekalet ücreti ile 370,70-TL tespit masrafı toplamı 976,70-TL olmak üzere toplamda 12.976,70-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini talep edilmiş olup, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi tarafından 05/03/2020 havale tarihli raporunda davalı sigorta sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması durumunda hasar bedelinin 22.750,00-TL olduğunun, davalı sigorta sürücüsünün %50 oranında kusurlu olması durumunda hasar bedelinin 11.375,00-TL olduğunun ve dava konusu araçta değer kaybı oluşmayacağının mütalaa edildiği dikkate alındığında, davacı vekili tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesinde arttırılan bedelin hasar bedeline yönelik olduğu, bu çerçevede davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve 16/06/2020 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi kapsamında neticeten 20.750,00-TL hasar bedeli tazminatı talep edildiğinin kabulünün gerektiği düşünülmüş, hüküm kısmında yer verilen yargılama giderleri bu husus dikkate alınarak hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nu... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 23/01/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,...plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2019 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 06/02/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 23/01/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedeli ve değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili 23/01/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedeli ve değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 01/05/2019 havale tarihli raporundadava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan... plakalı araç sürücüsü...'ün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davaya konu ... plakalı aracın hasar onarım miktarının 19.250,00-TL yedek parça bedeli, 3.650,00-TL işçilik bedeli ve 4.122,00-TL KDV bedeli olmak üzere toplamda 27.022,00-TL olduğunu, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 53.500,00-TL ve sovtaj değerinin 27.000,00-TL olması nedeniyle onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri ile sovtaj değeri farkı miktarının 26.500,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacı vekilinin 06/02/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 16.500,00-TL'ye arttırdıklarını ve 26.500,00-TL tazminat bedelinin ekspertiz tanzim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla, davacı vekili tarafından sunulan 06/02/2020 tarihli dilekçenin bedel arttırım dilekçesi olarak kabulü doğrultusunda açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-a)Hasar bedeli yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 11.375,00-TL maddi tazminatın davalı... açısından kaza tarihi 01/05/2019 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi açısından ise rizikonun sigorta şirketine ihbar edildiği tarih itibariyle 8 iş günü süresinin dolduğu 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı...Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Değer kaybı yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 777,03-TL karar ve ilam harcından, 221,61-TL peşin harç ve 183,59-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 371,83-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 69,50-TL elektronik tebligat, 64,80-TL tebligat, 78,60-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 221,61-TL peşin harç, 183,59-TL tamamlama harcı, 44,40-TL başvurma harcı ve İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyasındaki 606,00-TL vekalet ücreti ile 370,70-TL tespit masrafı olmak üzere toplam 2.039,20-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.019,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı... vekilinin yüzlerine karşı, davalı...Anonim Şirketi yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2020
Katip... E imza
Hakim ... eimza