İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/456 E. 2024/368 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/456
- Karar No
- 2024/368
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/456 Esas - 2024/368 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/456 Esas KARAR NO : 2024/368
DAVA : ... Kararının İptali-Tasarımın Hükümsüzlüğü-Marka Hakkının İhlali DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan ... Kararının İptali-Tasarımın Hükümsüzlüğü-Marka Hakkının İhlali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 09/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1924 yılından beri 25. sınıfta yer alan "ayak giysileri" mallarının yan yüzeylerinde "..." olarak adlandırılan "yan şerit" tanınmış ... markasının tescilli hak sahibi olduğunu, bu markaların ... sayısı ile de tanınmış markalar sicilinde tescilli olduğunu, ülkemizde bu ... markası ile birçok tescilinin bulunduğunu, davalı yana ait ... numaralı tasarımın müvekkilinin tescilli markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, kaldı ki dava konusu tasarımın yeni olduğunun dahi iddia edilemeyeceğini, bu dizayn ve tasarım şekli ile sadece ... markasına ait değil yüzlerce farklı firma tarafından üretilip satışa arz edilmiş milyonlarca ayakkabının mevcut olduğunu, davalı tarafça gerçekleştirilen farklı tasarımların, müvekkili itirazları sonucunda daha evvel de reddedildiğini, dava konusu tasarımın tesciline izin verilmesi halinde müvekkilinin markalarının tanınırlığından yararlanacak olduğunu iddia ederek; ... sayılı ... kararının iptali ve davalı adına tescili yapılan ... sıra numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığından hükümsüz kılınmasını, davalı şirketin davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili 26/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda başvuru konusu tasarım başvurusunun yan yüzeyinde yer alan ..., davacının itirazına mesnet ... sayılı markasından küçük ayrıntılardan fazla farklılıklara sahip olduğunu, yeni ve ayırt edici olduğunu, ... unsurlarının birbirine benzemediğini, davaya konu tasarımda söz konusu şeklin üzerinde "..." ibaresi yer aldığını, dava dilekçesinde yer alan tasarım örnekleri başvuru konusu tasarıma benzemediğinden iş bu davada emsal olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığını, davacıya ait tescilli ... sayılı markası, yurt dışında tescilli markaları ve önceki tarihli katalog görsellerinde yer alan ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olduğunu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceği gerekçesiyle verilen kurum kararının yerinde olduğunu, davanın reddinin gerektiğini savunduğu görülmektedir. Davalı ... ŞİRKETİ vekili 03/11/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "..." markalı spor ayakkabı tasarımları ile davacı yanın "..." markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının dayanak tuttuğu ayakkabılar ile müvekkili tasarımının hiçbir benzerlik taşımadığını, ayakkabının "..." olarak bilinen kısmında kullanılan geometrik ... ve logoların benzer olmadığını, bilgilenmiş kullanıcının bu iki ayakkabıyı benzer olarak algılama ihtimallerinin bulunmadığını, davacı yanın kötü niyetle hareket ederek yerli sermayeye sahip müvekkiline karşı davalar açtığını, .... E, .... E, .... E sayılı davalarının reddine/kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin 1987 yılından bu yana üretim yaptığını ve birçok tescilli markası olmasının yanı sıra tanınmış marka olarak da bilindiğini belirterek; açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.77 hükmüne göre açılan Tasarımın Hükümsüzlüğü ve 6769 sayılı SMK m.149 hükmüne göre açılan Marka Hakkı İhlali iddiasından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, davacıya ait fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımını içerip içermediği, söz konusu tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, davalı şirketin ... sayılı tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesinin gerekip gerekmediği, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tasarım tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin kök ve ek rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 18.08.2022 tarihinde ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda bulunduğu, ...'nın 28.03.2022 tarih 393 sayılı ....'nde başvurunun ve tescilin yayımlandığı, davacının 07.02.2023 tarihli dilekçesi ile ... sayılı tasarım bakımından yayına itiraz ettiği, ... sayılı kararı ile; "İtirazın reddine ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına” şeklinde oybirliği ile karar verildiği, verilen kararın davacı marka vekiline 11.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tasarım, bir ürünün veya onun bir kısmının görmek veya dokunmak gibi insan duygularıyla fark edilen görünümüdür. Görünüm, ürünü veya onun üstündeki süslemeyi oluşturan çizgilerin, özel şekillerin, çevre çizgisinin, renklerin, biçimin ve/veya malzemenin sonucudur. 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde koruma koşulları düzenlenmiş olup, bir tasarımın tescili için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. 6769 sayılı SMK’nın 56/4. maddesine göre bir tasarımın “yeni” olması o tasarımın aynısının daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması anlamına gelir. Eğer herhangi iki tasarım arasında sadece küçük ayrıntıda farklılık varsa o tasarımlar aynı kabul edilir. Yenilik değerlendirmesinde temel alınan kriter mutlak yenilik, yani dünyada yenilik ilkesidir. Yenilik mutlaktır; çünkü, tescili istenen tasarımın aynısının kamuya sunulması halinde, Türkiye’de dünyanın neresinde, ne zaman yapılmış olursa olsun, yenilik ortadan kalkar. Bundan tescil başvurusunda bulunan tasarımcının haberinin bulunup bulunmaması, hiçbir etki yapmaz. Ayırt edicilik kriterini düzenleyen 56/5. Madde uyarınca, “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” Bir tasarımın ayırt edici nitelikleri o tasarıma has, yani sadece o tasarıma ait özelliklerdir. Yine 56/5. maddeye göre tasarımlar arasındaki kıyaslama bilgilenmiş kullanıcı tarafından yapılacak olup, 56/6. maddeye göre ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacaktır. Bilgilenmiş kullanıcı, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği tasarımın önemli özelliklerini fark eder. Ama bir tasarım uzmanı kadar da bilgi birikimine sahip olmadığı için ayrıntılarla ilgilenmez. Seçenek özgürlüğü kavramı ile ilgili olarak, koruma dışı hallerin değerlendirildiği 58/2. Maddede “Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi yer almaktadır. Bir ürün, tasarımcısına ne kadar seçenek özgürlüğü bırakıyorsa koruma kapsamı da o denli genişler; seçenek özgürlüğü ne denli darsa koruma kapsamı da o denli daralır. Bir ürün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belirli bir şekilde tasarlanması zorunluysa, bu ürünün tasarımı hiç koruma görmez. Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, tasarım tescil belgesi, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen dokümanlar, hukuki nitelendirme hariç özel veya teknik hususlarda tespitler barındıran bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre; Somut uyuşmazlıkta davanın esasını teşkil eden husus; dava konusu ... sayılı ayakkabı tasarım başvurusu ve yine bu başvuru üzerinde yer alan motiflerdir. Ayakkabı tasarımları, nitelikleri ve değişen ihtiyaçlara, moda akımları, gelişen teknolojiler itibariyle ortaya çıkan uygulamalardan ötürü yoğun tasarımsal faaliyetlerin mevcut olduğu, piyasada birbirine benzeyen çok sayıda tasarımın bulunduğu, özellikle tanınmış nitelikteki ayakkabı markalarının ortaya çıkardığı tasarımların, daha az bilinen nitelikteki markalarca yoğun bir şekilde taklit edildiği nitelikte tasarımlar olup esasen insan ayak yapısına uyumlu bir forma sahip olmasının ötesinde herhangi bir teknik zorunluluğa sahip olduğundan bahsedilmesi mümkün olmayıp gerek ana form yapısı gerekse de ayakkabı üzerinde kullanılan renk, desen, bağlama yöntemini belirleyen aparatlar, topuk/taban yapısı, ön/arka yüzey yapısı, kullanılan malzeme ve bu malzemenin görsel etkisi gibi birçok unsur yönünden seçenek özgürlüğünün son derece geniş olduğundan bahsedilmesi mümkündür. Ancak tekrar belirtilmesi gerekir ki tasarımsal faaliyetlerin oldukça yoğun olduğu bu alanda seçenek özgürlüğünün genişliğinin her somut olay özelinde ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta bilgilenmiş kullanıcı, bahsi geçen tasarımların günlük hayatta sık ve yoğun bir şekilde kullanılan/satın alınan ürünler olmalarından ötürü bu ürünlerin satışının gerçekleştirildiği bir mağazada yer alan satış danışmanı olarak değerlendirilmesi mümkündür. Davacı yan esasen işlem dosyasındaki iddialarının tamamını dava dosyasında ise dava gerekçelerinin esasını, dava konusu tasarımın, müvekkiline ait tescilli ... markalarından doğan hakları ihlal ettiğini ileri sürerek iptalini talep etmiş, bunun dışında dava konusu tasarımın “sadece ... markasına ait değil yüzlerce farklı firma tarafından üretilip satışa arz edilmiş milyonlarca ayakkabı” ile benzer olduğunu iddia etmiştir. Esasen davacı yanın bu iddiası, dava konusu ayakkabı tasarımlarının yoğun tasarımlar faaliyetlere konu ürünler arasında olduğuna yönelik bilirkişi tespitini doğrulayan bir açıklamadır. Zira bu denli yoğun tasarımsal faaliyetin olduğu bir durumda, birçok tasarımın birbirine benzerlik taşıması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkacak, asıl olan bu tür tasarımlarda, tasarıma kimliğini veren hususların sınırlarının belirlenmesi olacaktır. Bu halde gerek davacı yanın işlem dosyasına dayanak tuttuğu ayakkabı tasarımları gerekse de dava dilekçesinde yer verdiği (tarihsiz nitelikteki ayakkabı görselleri de dahil) tasarımların hiçbiri, salt tasarım hukuku anlamında dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırır nitelikte tasarımlar değildir. Zira ayakkabı tasarımlarında söz gelimi ayakkabının ön kısmının, ayakkabılara nefes alır özellikle kazandırılması için delikli yapılı oluşu, taban yüzeylerinin duruş ve yürüyüşü kolaylaştırmak adına destekleyici nitelikte kalın/yüksek bir zeminle oluşturulması, bağcıklı ya da yapışkan bağlara sahip olması gibi unsurların tamamı, birçok ayakkabı modelinde kullanılan mutat unsurlardır. Dolayısıyla salt bu unsurlar üzerinden benzerlikler kurulması tek başına tasarımları birbirine benzer kılmayacaktır. Kaldı ki ayakkabı ürünlerinde özellikle marka/logo/... unsurlarının kullanımı ve yerleştirilmelerinin ortaya çıkardığı görsel algı, bahsi geçen mutat unsurlara nazaran, ayakkabıya tasarımsal kimliğini veren unsurlardır. Bununla birlikte dava konusu tasarımın mutlak anlamda "yeni" olup olmadığı kamu düzenine ilişkin olduğundan bilirkişi heyeti vasıtasıyla mutlak yenilik araştırması yapılmış olup, dava konusu tasarımın mutlak anlamda "yeni" olmasını engelleyici önceki tarihlerde kamuya sunulmuş herhangi bir doküman tespit edilememiştir. Bununla birlikte taraflar arasındaki temel çekişme noktası ise tasarımların bu nihai yapıları değil, dava konusu tasarımın yan yüzeyinde kullanılan şeritsel yapının, davacı yana ait ... sayılı markası başta olmak üzere, bilirkişi kök raporunda görselleştirilen "..." markaları gibi varyasyonlarını da içerir 25. sınıftaki “ayakkabı” emtialarında tescilli ... markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olması hususudur. Zira bilirkişi kök raporunda yer verilen tablolardaki “...” markasını taşıyan ayakkabı örneklerinden de görülebileceği üzere davacı yanın ayakkabılarının yan yüzeyinde bu ... unsuru kullanılmaktadır. 6769 sayılı SMK m.67/2 hükmüne göre; Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir. SMK m.68/5 hükmüne göre; 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. Aynı şekilde SMK m. 77/1-a hükmüne göre; 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse, tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir. SMK m.77/2 hükmüne göre; 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. Görüleceği üzere bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle bir tasarımın hükümsüzlüğü mümkün olup, tasarıma bu kapsamda yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınması mümkün olup kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen hükümler ışığında somut olay incelendiğinde; davacı yanın esasen tanınmış marka korumasına da haiz olduğu anlaşılan "..." markasının, anılan görselin ön kısmında geniş yapılı ve kıvrımlı bir şekilde arka kısmına doğru daralan üç şeritin alt alta konumlandırılması ile oluşturulduğu, davacıya ait alternatif varyasyonlarda ise şeritlerin belli olmadığı görülmektedir. Davacı yanın “...” adıyla uzun yıllardır tescilli bir şekilde kullandığı görülen bu logolarına, ayakkabılarının yan yüzeylerinde yer verdiği, logoların konumlandırmalarının ayakkabıların orta-ön kısımlarına yakın bir yerden geniş yüzeyinin başlaması, geniş yüzeyin üst kısmının ayak yan üst bölgesini kapsaması ve bu bölgeden arka bilek konumuna doğru sert bir kıvrım ile şeritlerin daralarak ilerlemesi şeklinde olduğu görülmektedir. Dava konusu tasarım görselinde ise; davacı yanın kıvrımlı şerit görseline oldukça benzer yapıda bir şeklin, ayakkabının orta-ön kısmında kalınlaşarak başladığı, yine davacı markası ile benzer şekilde daralarak ve kavisli yapıda arka tarafa doğru ilerlediği, ancak davacı markalarının uygulamasından farklı olarak arka topuk bölümünde değil de orta-arka kısmında yakın bir noktada sonlandırıldığı görülmüştür. Ayakkabı ürünlerinde kullanılan .../logolar, esasen tasarımlara ayırt edici kimliklerini verir nitelikteki unsurlardır. Davacı yanın da "..." görsellerini ayakkabı modellerinin birçoğunda kullandığı, bu ... unsurunun “...” markasından bağımsız münhasıran tanınmış marka statüsünde olduğu, dolayısıyla davacı ile özdeşleşmiş ve basit bir ... unsuru olmaktan uzaklaşarak, ilgili tüketiciler arasında “...” ayakkabılarının kaynak göstergesi olarak dikkate değer bir itibar ve popülerlik kazanmış bir görsel olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu tasarımda kullanılan ... unsuru da aynı davacı markalarında olduğu gibi geniş ağızlı bir yapıdan hafif bir kavisle giderek daralarak uzayan benzer bir konfigürasyona sahip olduğu, bu durumun şekiller arasında yüksek derecede benzerlik yarattığı, dava konusu tasarımda bu şeklin fiili olarak sonlandığı yerin, davacı ayakkabılarından farklı olmasının nihai sonucu etkilemediği, zira davacı yanın salt "..." markasının da mevcut olduğu ve dava konusu tasarımda kullanılan şeklin bu marka ile esasen örtüştüğü, dava konusu tasarımda şeklin daralan bölümünün davacı markalarından farklı olarak hafif aşağı eğimli bir şekilde sonlanmasından ibaret farklılığın yeterli görülemeyeceği, dava konusu tasarımdaki kıvrımın keskinliğinin dahi davacı ... markasındakine oldukça yakınlaşır nitelikte olduğu, tüketicinin dava konusu tasarımda bu ... unsurunu üzerindeki “...” yazısından bağımsız gördüğü bir durumda, davacı yanın çıkardığı yeni bir ayakkabı olarak markayı algılama ihtimalinin mevcut olabileceği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu noktada dava konusu tasarımda kullanılan motifin sadece tasarımının bir parçası, alelade kullanılmış bir desen ya da motif görünümünde kaldığı yorumunun yapılması mümkün olmamıştır. Nihai olarak dava konusu tasarımda kullanılan ... unsurunun, davacı yana ait ... sayılı markası başta olmak sair nitelikte ve 25. Sınıftaki “ayakkabı” ürünlerini kapsayan ... markaları ile yüksek düzeyli benzerlik taşıdığı, şeklin kullanıldığı pozisyon itibariyle de davacı markalarını çağrıştıracağı, bu nedenlerle dava konusu ayakkabıdaki mezkur kullanımın “bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı” olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Dava konusu tasarımdan, ihlale konu olan “..." unsurunun çıkartılması halinde kalan kısımların koruma şartlarını sağlayıp sağlamadığı, tasarım kimliğini muhafaza edip etmediği hususunun da incelenmesi gerekmektedir. Dava konusu tasarımdan yan yüzeydeki “...” unsurunun çıkartılması halinde, bu ... unsurunun, tasarımın bütünsel görsel algısına münhasıran hakim nitelikte olmadığı, dolayısıyla bölünmesi mümkün olmayacak şekilde tasarımda kullanıldığından bahsedilemeyeceği, bu durumda “şeklin” çıkartılması sonucu kalan kısmın halen bir ayakkabı tasarımı kimliğini muhafaza edecek şekilde ana form yapısı, ön ve arka kısımdaki desenler, renk kombinasyonu, üst bölümünde yer alan bağlar, taban yapısı vs. gibi unsurların varlığı itibariyle 6769 sayılı Kanun gereği aranılan koruma şartlarını sağlamaya devam edeceği değerlendirilmiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; dava konusu tasarımda yer alan ve 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda görseline yer verilen şeritsel yapının, davacıya ait fikri mülkiyet haklarının izinsiz kullanımı mahiyetinde olduğundan, ancak, şeritsel yapının kısmen hükümsüz kılınması halinde, kalan görsel unsurların bir bütün olarak tasarım kimliğini muhafaza etmeye devam edecekleri anlaşıldığından; davanın kısmen kabulü ile; ... sayılı tasarım üzerinde yer alan ve 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda görseline yer verilen şeritsel yapının kısmen hükümsüzlüğü bakımından ... sayılı ... kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu ... sayılı tasarım üzerinde yer alan ve 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda görseline yer verilen şeritsel yapının 6769 sayılı SMK m.77/2 hükmü uyarınca kısmen hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı yan, davalı şirketin davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesini de talep ettiğinden bu husus da irdelenmiştir. 6769 sayılı SMK m.149/1-b hükmüne göre; Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden, muhtemel tecavüzün önlenmesini talep edebilir. Men davası, henüz başlamamış, ancak muhtemel bir tecavüzün önlenmesi için ya da sona ermiş ancak tekrarlanması ihtimali bulunan durumlarda açılabilir. Bu dava, devam eden tecavüzün tekrarının önlenmesini sağlaması yanında, tecavüz oluşturacak ciddi hallerin varlığı durumunda muhtemel tecavüzün men'ini de sağlayabilmektedir. Tecavüz tehlikesi, tecavüz fiilinin tekrarlanması ya da gerçekleşmesi konusunda güçlü emarelerin bulunması halidir. Güçlü emarelere, ürünün satılacağı bildirilerek gazete ilanı verilmesi, sevk edilmek üzere bir yerde depolanması halleri örnek verilebilir (....). Belirtilen açıklamalara göre somut olayda yapılan incelemede; iş bu davaya konu olup davalı şirkete isnat edilen vakıa ... sayılı tasarımın tescil ettirilmek istenmesidir. Söz konusu tasarıma konu ürünlerin, davacıya ait marka haklarına tecavüz tehlikesi oluşturacak şekilde ciddi eylemlerin gerçekleştiğine yönelik bir maddi vakıa ileri sürülmemektedir. Hemen belirtilmelidir ki; davalı şirketin, davaya konu ... sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunması eylemi davacıya ait marka haklarına tecavüz tehlikesi oluşturacak nitelikte değildir. Zira; davalı şirket 6769 sayılı SMK'nin kendisine sağladığı yasal haklardan faydalanarak tasarım tescil başvurusunda bulunmaktadır. Davacı yanın, tecavüzün men'i talebinde bulunabilmesi için, yukarıda belirtildiği şekilde davalı şirket tarafından oluşturulan tecavüz tehlikesini ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda, davalı şirketin tasarım tescil başvurusunun haricinde, tasarıma konu ürünleri piyasada fiili olarak ticari etki doğuracak şekilde kullanacağına ilişkin delil ibrazında bulunulmadığından; davalı şirketin, davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... sayılı tasarım üzerinde yer alan ve 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun 14.sayfasında görseline yer verilen şeritsel yapının kısmen hükümsüzlüğü bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Dava konusu ... sayılı tasarım üzerinde yer alan ve 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun 14.sayfasında görseline yer verilen şeritsel yapının 6769 sayılı SMK m.77/2 hükmü uyarınca KISMEN HÜKÜMSÜZ KILINMASINA ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 6769 sayılı SMK m.79/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine, 23/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın icrası aşamasında dikkate alınmasına, 3-Davalı şirketin, davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesi isteminin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL harcın müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-... Kararının İptali ve Tasarımın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; davanın kabul edilen kısmına ilişkin olarak, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-... Kararının İptali ve Tasarımın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; davanın reddedilen kısmına ilişkin olarak, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Marka Hakkının İhlali İddiasından kaynaklı hukuki istemler bakımından; davalı ... ŞİRKETİ'nin kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ŞİRKETİ'ne verilmesine, 8-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne, 9-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 269,85 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 99,20 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 460,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.829,05 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 4.914,53 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 4.914,52 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... ŞİRKETİ tarafından yapılan 99,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2 si olan 49,60 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... ŞİRKETİ'ne verilmesine, bakiye 49,60 TL yargılama giderinin davalı ... ŞİRKETİ üzerinde bırakılmasına, 12-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine, Dair, davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2024
Katip .... e-imzalıdır
Hakim .... e-imzalıdır