İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/291 E. 2020/490 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/291
- Karar No
- 2020/490
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/291 KARAR NO : 2020/490 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2019 KARAR TARİHİ : 27/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... tip 2017 model ... plakalı aracın park halinde iken, davalı şirketin sigortalısı olan... plakalı araç sürücüsü...geri geri çıkarken müvekilinin aracının sol ön kapısına çarpması sonucunda 14/07/2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, araçta yüksek hasarın meydana geldiğini, aracın hareket kabiliyetini kaybettiğini ve onarım için serviste beklediğini, bu sebeple kullanılamadığını, Renault yetkili servisinde aracın onarımı için 3.597,15-TL fatura çıkarıldığını, aracın geçmişinde hasarının olmadığını, değer kaybından davalı sigortanın sorumlu olduğunu, değer kaybı için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 25.06.2017 tarihinde 1.137,96 TL ödeme yapıldığını, bu bedelin değer kaybı zararını karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybına mahsuben 100,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsilini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya karıştığı ifade edile... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde kaza tarihinde ZMMS trafik sigortalısı olduğunu, değer kaybı için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 25.06.2017 tarihinde 1.137,96-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme gereği davanın reddinin gerektiğini, kusur durumunda tespiti gerektiğini, davacı aracının öncesinde kazasının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, değer kaybı hesaplamasını hazine genel şartlar eki formülasyonuna göre yapılması gerektiğini, hasar durumu ve km bilgisinin değer kaybı hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğini, zararın karşılandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-...Sigorta Şirketi' nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 14/07/2018 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davac... TC Kimlik numaralı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve başvuru neticesinde davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtları, 3-...plakalı araç il... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeler, 4-Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde davacı ...TC Kimlik numaralı...plakalı araca ilişkin olarak bulunan tramer kayıtları, 5-14/07/2018 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağı, 6-18/07/2018 tarihli fatura, 7-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/01/2020 havale tarihli raporu, 8-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/05/2020 havale tarihli ek raporu, 9-Davacı vekilinin 30/06/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi, 10-Davacı vekilinin 28/07/2020 tarihli dilekçesi, 11-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 14/07/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... ait... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle aracın uğradığı değer kaybı miktarının belirlenmesi ile belirlenen değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakının, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 14/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin müzekkere cevabında yer alan davacıya ait... plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 14/07/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...il... plakalı araç sürücüsünün kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta oluşan hasar kapsamında aracın uğradığı değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun Mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 30/01/2020 havale tarihli raporunda, ...plakalı araç sürücüsü ... dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu,... plakalı araç sürücüsü davacı...se kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın dava konusu trafik kazası neticesinde sol ön çamurluk, sol arka çamurluk, sol ön kapı ve sol arka kapı kısmından hasar aldığını, değişimi yapılan parçaların hasar aldığı belirtilen yerler olduğunu, dava konusu aracın aynı özelliklere sahip hasarsız emsalinin rayiç değerinin 88.000,00-TL olduğunu, trafik kazası sonucunda hasarlı emsalinin rayiç değerinin 85.500,00-TL olduğunu, aracın onarımı yapıldıktan sonra piyasa koşullarında değer kaybının 2.500,00-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin dava tarafa yaptığı 1.137,96-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye değerin 1.362,04-TL olacağını mütalaa etmiştir. Mahkememizce taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda taraflar, mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun, elverişli ve gerekçeli şekilde tanzim edilecek ek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/05/2020 havale tarihli ek raporunda, 30/01/2020 tarihli kök raporda tespit edilen rayiç değer ve değer kaybı miktarı hususundaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik olmadığı yönünde mütalaa etmiştir. Davacı vekili 07/09/2020 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde 100,00-TL olarak bildirdikleri dava değerini 1.362,04-TL olarak ıslah ederek toplamda 1.362,04-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcının yatırdığı görülmüştür. Her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 30/01/2020 havale tarihli raporu ile 05/05/2020 havale tarihli ek raporunda dava konusu aracın aynı özelliklere sahip hasarsız emsalinin rayiç değerinin 88.000,00-TL olduğunu, trafik kazası sonucunda hasarlı emsalinin rayiç değerinin 85.500,00-TL olduğunu, aracın onarımı yapıldıktan sonra piyasa koşullarında değer kaybının 2.500,00-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin dava tarafa yaptığı 1.137,96-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye değerin 1.362,04-TL olduğunu mütalaa etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından yine dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsubu ile sonuç tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, ödeme tarihinin 25/06/2019, rapor tarihinin 30/01/2020 olduğu, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen gün sayısının 220 gün olduğu, bu doğrultuda Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zararının, hasar bedeli olan 2.500,00-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 1.137,96-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizinin mahsubu neticesinde 1.296,63-TL olduğu belirlenmiş ve bu bedel üzerinden hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Ayrıca, her ne kadar davacı vekilince 07/09/2020 tarihli dilekçesinde dava dilekçesinde 100,00-TL olarak bildirdikleri dava değerini 1.362,04-TL olarak ıslah ederek toplamda 1.362,04-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep edilmiş ise de, dava dilekçesinin netice-i talep kısmında faiz başlangıç tarihine ilişkin herhangi bir talebin bulunmadığı, bu sebeple dava dilekçesi kapsamında faiz başlangıç talebinin dava tarihi itibariyle talep edildiğinin kabulünün gerektiği, ıslah dilekçesinde faiz başlangıç talebinin temerrüt tarihi olarak belirtilmesinin davaya herhangi bir etkisi bulunmadığı, faiz başlangıç talebi tarihinin ıslah dilekçesi ile ıslah edilemeyeceğine yönelik yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava dilekçesinde belirtilen dava değeri açısından faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Anadolu Anonim ... Şirketi' nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 14/07/2018 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı ... TC Kimlik numaralı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve başvuru neticesinde davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtları,... plakalı araç ile ... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeler, Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde davacı ... TC Kimlik numaral... ait... plakalı araca ilişkin olarak bulunan tramer kayıtları, 14/07/2018 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağı, 18/07/2018 tarihli fatura, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/01/2020 havale tarihli raporu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/05/2020 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin 30/06/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi, davacı vekilinin 28/07/2020 tarihli dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın14/07/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle aracın uğradığı değer kaybı miktarının belirlenmesi ile belirlenen değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/01/2020 havale tarihli raporu ile 05/05/2020 havale tarihli ek raporunda... plakalı araç sürücüsü... dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu... plakalı araç sürücüsü davacı ... ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın dava konusu trafik kazası neticesinde sol ön çamurluk, sol arka çamurluk, sol ön kapı ve sol arka kapı kısmından hasar aldığını, değişimi yapılan parçaların hasar aldığı belirtilen yerler olduğunu, dava konusu aracın aynı özelliklere sahip hasarsız emsalinin rayiç değerinin 88.000,00-TL olduğunu, trafik kazası sonucunda hasarlı emsalinin rayiç değerinin 85.500,00-TL olduğunu, aracın onarımı yapıldıktan sonra piyasa koşullarında değer kaybının 2.500,00-TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin dava tarafa yaptığı 1.137,96-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye değerin 1.362,04-TL olacağını mütalaa ettiği, gerekçeli, bilimsel ve taraflar, Mahkememiz ile Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun ve elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın dava konusu araç üzerinde değer kaybı oluştuğu hususunu ispatladığı, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından yine dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsubu ile sonuç tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, ödeme tarihinin 25/06/2019, rapor tarihinin 30/01/2020 olduğu, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen gün sayısının 220 gün olduğu, bu doğrultuda Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zararının, hasar bedeli olan 2.500,00-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 1.137,96-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizinin mahsubu neticesinde 1.296,63-TL olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, 1-1.296,63-TL değer kaybı tazminatının 100,00-TL'sine dava tarihi olan 10/09/2019 tarihinden itibaren, 1.196,63-TL'sine ıslah tarihi olan 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...igorta Şirketi'nden tahsili ile davacı... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 88,57-TL karar ve ilam harcından, 44,40-TL peşin harç, 19,85-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 24,32-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.296,63-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 65,41-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,50-TL elektronik tebligat, 16,20-TL tebligat, 115,20-TL posta masrafı, 44,40-TL başvurma harcı 44,40-TL peşin harç, 19,85-TL ıslah harcı, 400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 699,55-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 665,96-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/10/2020
Katip... e imza¸
Hakim... eimza