İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/14 E. 2020/448 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/14
Karar No
2020/448
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/14 KARAR NO : 2020/448 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2019 KARAR TARİHİ : 15/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle 14/12/2018 tarihinde hesabın kat edildiğini ve borçlulara Üsküdar... Noterliği'nin 14/12/2018 tarih ve...miye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kredi kullandırıldığını, müvekkili şirket tarafından ödeme planı doğrultusunda ödemelerin yapıldığını, ancak davacı tarafça hesap hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak hesabın kat edildiğini, davacı tarafından hesap kat ihtarnamesinin müvekkili... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne tebliğ edilmediğini, bu doğrultuda ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin temerrüde düşürüldüğünden bahsedilemeyeceğini, icra dosyasında 21.211,33-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını ancak müvekkillerinin bu miktarda borcu olmadığını, davacı banka tarafından hesapların haksız olarak kat edildiğini, sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan davalıların kefaletlerinin geçersiz olduğunu, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere kefillerin imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden sadece geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olduklarını, dava konusu genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartları açısından denetime tabi tutulması gerektiğini, kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliğ edilmemiş olduğu dikkate alındığında kefillerin de sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddine ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalılara verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-İzmir... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyası, 3-Davacı...Şirketi tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırılan 16/01/2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, krediye bağlı hesaba ait hesap özeti ve esktresi, 4-Üsküdar ...Noterliği'nin 14/12/2018 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ve ihtarnamenin muhataplara tebliğine ilişkin tebligat evrakları, 5-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/07/2020 havale tarihli raporu, 6-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, davalı...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı banka nezdinde kullanılan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından kat edilerek kredi borcunun tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 17/04/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesi neticesinde, davacı ...Anonim Şirketi ile davalı ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 1.000.000,00-TL bedelli kredi sözleşmesi imzalandığı, imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kredi kullandırıldığı ve kredi kartı tahsis edildiği, kredi sözleşmesinin ... Yalıtım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...tarafından kendi el yazıları ile kefil oldukları miktarlar açıkça yazılmak suretiyle imzalandığı görülmektedir. Bu aşamada ayrıca kefalet sözleşmesine ilişkin kısa bir açıklama yapılması yerinde olacaktır. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan kişisel sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine almaktadır. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır. Kefaletin türleri ise aynı Kanun'un 585. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve uyuşmazlık konusu müteselsil kefaletle ilgili olarak 586. maddesinde; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' denilmiştir. Görüldüğü gibi kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Gerek öğretide, gerekse uygulamada sınırları belli olmak şartıyla devamlı, değişik içerikli, birden ziyade yükümlülüğü içeren borç ilişkileri için geçerli olarak kefil olunabileceği kabul edilmektedir. Kefaletin asıl borçlunun çeşitli yükümlülüklerinden sadece birisi için verilmesi zorunlu değildir. Azami miktar ile sınırlı olmak üzere kefilin borçlunun belirli birden fazla yükümlülüğünü aynı kefalet sözleşmesinde tekeffül etmesi mümkündür. Ancak kefil olunan yükümlülüklerin neler olduğunun kefalet sözleşmesinden anlaşılması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... davacı... Anonim Şirketi ile davalı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan 1.000.000,00-TL bedelli kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları izahtan varestedir. Genel işlem koşulları, sözleşme taraflarından birinin, ileride kuracağı sözleşmelerde karşı âkidine değiştirmeden kabul edilmek üzere sunma niyetiyle önceden, tek yanlı olarak saptadığı sözleşme koşullarıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20/1. maddesinde genel işlem koşulları ilk defa tanımlanmıştır. Anılan madde; “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz.” şeklindedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, genel işlem koşullarının varlığını kabul edebilmek için bazı unsurların gerçekleşmiş olması gerekir. Genel işlem koşulları kural olarak bir sözleşmenin içeriğini düzenlemek üzere hazırlanır ve bu faaliyet tek taraflı olarak sözleşmenin kurulmasından önce gerçekleşir. Amaç birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılacak koşulları saptamak ve bunları karşı âkidin müdahalesine imkân tanımadan bir kül olarak sözleşmeye dâhil etmektir. Bu koşulların nasıl hazırlandığı, kâğıda dökülüp dökülmediği, yazı türü, metnin sözleşme metnine dâhil olup olmadığı gibi hususlar genel işlem koşulu nitelendirmesi açısından önem taşımaz. Genel işlem koşullarının varlığını kabul edebilmek için karşı âkidin bunların içeriğine etki edememiş olması gerekir. Bu nedenle genel işlem koşullarının unsurları; bir sözleşmenin koşullarını oluşturmaları; sözleşmenin kurulmasından önce düzenlenmeleri; birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere düzenlenmeleri ve genel işlem koşulları kullanan tarafından sözleşmeye dâhil edilmek niyetiyle karşı âkide sunulmalarıdır (Atamer, Yeşim: Sözleşme Özgürlüğünün Sınırlandırılması Sorunu Çerçevesinde Genel İşlem Şartlarının Denetlenmesi, İstanbul, 2001, s. 61 vd.). Genel işlem koşulları 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20-25. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi; “Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir” hükmünü haizdir. Buna göre bir sözleşmenin hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu sözleşme hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanmalıdır. Ancak aynı Kanun’un 2. maddesi; “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır” şeklindedir. Davalı vekili tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşmenin genel işlem koşulları açısından denetime tabi tutulması ve sözleşmenin bankanın kredileri her zaman sona erdime hakkı başlığı altında yapılan düzenlemenin sözleşmenin ruhuna aykırı olduğu yönündeki iddiası kapsamında yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında imzalanan 17/04/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde bankanın kredileri her zaman sona erdime hakkı başlığı altında yapılan herhangi bir düzenleme bulunmadığı, sözleşmenin 4. maddesinde 'Temerrüt Halleri ve Takip Hükümleri' başlığı altında sözleşmeyi imzalayan tarafların hangi durumlarda temerrüde düşeceği ve temerrüt neticesinde borçlu/borçlular hakkında yapılacak takip işlemlerinin ne şekilde yürütüleceği hükme bağlanmış olup, bu kapsamda yapılan düzenlemede genel işlem koşullarına aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi sözleşmesinin sonlandırıldığı ve hesabın kat edilerek davalılar aleyhine icra takibine girişildiği görülmektedir. İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... Şirketi vekilinin, davalı ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan ticari krediden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılar ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...TL işlemiş faiz ve 3.336,25-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 21.211,33-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalıların süresinde yapmış oldukları itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Dava konusu kredi sözleşmesine ilişkin gerekli evrak ve belgelerin temini üzerine dosyanın bankacılık alanında uzman Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, davalı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Karabağlar Şubesi nezdinde kullanılan krediye ait 16/01/2019 tarihli ve 1.000.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin onayı sureti, krediye bağlı hesaba ait hesap özeti ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Karabağlar Şubesi nezdinde kullanılan krediye ait 16/01/2019 tarihli ve 1.000.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine konu kredi borcu kapsamında davacı bankanın davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde talep edilen asıl alacak ve faiz miktarlarının usulüne uygun olup olmadığı hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 07/07/2020 havale tarihli raporunda davacı ... Şirketi ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 1.000.000,00-TL bedelli kredi sözleşmesi imzalandığının, diğer davalıların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarının, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek 14/12/2018 tarihinde Üsküdar ... Noterliği aracılığıyla davalılar adına ihtarname çekildiğinin, davalı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne gönderilen ihtarnamenin 18/12/2018 tarihinde, davalı... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına gönderilen ihtarnamenin 18/12/2018 tarihinde, davalı...dına gönderilen ihtarnamenin 19/12/2018 tarihinde ve davalı ... adına gönderilen ihtarnamenin 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin, tebliğe çıkartılan ihtarnamede 16.603,64-TL asıl alacak, 115,57-TL işlemiş faiz ve 5,78-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 16.724,99-TL'nin 1 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğinin, bu kapsamda davalıların temerrüt tarihlerinin 20/12/2018 olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin, genel kredi sözleşmesine istinaden davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılan kredi borcunun 30/11/2018 tarihi itibariyle 9.603,80-TL olduğunun, yine genel kredi sözleşmesine istinaden davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne tahsis edilen kredi kartı borcunun 10/12/2018 tarihi itibariyle 6.999,84-TL olduğunun, icra takibinde talep edilen faiz oranının ilgili mevzuata uygun olduğunun, geçerli bir kat ihtarı ve icra takibinin varlığının kabulü halinde davacı bankanın davalılardan 16.724,99-TL asıl alacak, 1.127,08-TL işlemiş faiz ve 56,35-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 17.723,22-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini mütalaa etmiştir. Her ne kadar davalılar vekilince davacı şirket tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına çıkartılan ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden bahisle davalıların sorumluluklarından bahsedilemeyeceği belirtilmiş ise de, davacı banka tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilmesi neticesinde davalılar adına kredi sözleşmesinde beyan ettikleri adresleri itibariyle gönderilen Üsküdar.... Noterliği'nin 14/12/2018 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne gönderilen ihtarnamenin 18/12/2018 tarihinde, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına gönderilen ihtarnamenin 18/12/2018 tarihinde, davalı... adına gönderilen ihtarnamenin 19/12/2018 tarihinde ve davalı ... adına gönderilen ihtarnamenin 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 6.3. maddesinde müşteri ve kefillerin sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve bankaca gerekli tebligatların yapılabilmesi için aşağıdaki isim ve imzalarının yanında yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğinin, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticaret sicil dosyalarındaki son adreslerinin kanuni yerleşim yeri kabul edilerek bu adrese gönderilecek tebligatların şahıslarına yapılmış sayılacağının, yerleşim yerlerini değiştirseler bile yeni ikametgahlarını ticaret siciline tescil ettirip ayrıca bankaya noter aracılığıyla bildirmedikleri takdirde, yukarıda kanuni yerleşim yeri olduğu kabul edilen adrese gönderilecek veya bu adresteki muhtarlığa tebligat evrakı bırakılmak suretiyle yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını kabul edeceklerinin kararlaştırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bu kapsamda sözleşmede belirttikleri adresleri itibariyle davalılar adına çıkartılan tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildikleri ve davalıların usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldükleri kabul edilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68/b-1. maddesinde; ''Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik cümle: 17/07/2003 - 4949 S.K./18. md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.'' hükmü düzenlenmiş olup, davacı tarafça davalıların sözleşmede bildirdikleri adreslere kat ihtarnamesinin gönderildiği ve kat ihtarnamesini içerir tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmektedir. Ayrıca davalı vekili tarafından dava konusu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kefillerin alınan kefaletlerinin mevzuata aykırı olduğu belirtilmiş ise de, dava dilekçesine ekli olan ve banka tarafından müzekkere cevabında Mahkememize gönderilen sözleşme suretinden anlaşılacağı üzere kefil sıfatını haiz olan borçluların kredi sözleşmesini kendi imza ve yazıları ile kefil oldukları bedeli açıkça belirtmek suretiyle imzaladıkları dikkate alındığında, sözleşme kapsamında alınan kefaletlerin mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, İzmir .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyası, davacı ...Anonim Şirketi tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırılan 16/01/2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, krediye bağlı hesaba ait hesap özeti ve esktresi, Üsküdar..Noterliği'nin 14/12/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ve ihtarnamenin muhataplara tebliğine ilişkin tebligat evrakları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/07/2020 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı banka nezdinde kullanılan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının davacı banka tarafından kat edilerek kredi borcunun tahsili amacıyla asıl borçlu ve kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılar aleyhine başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ...Anonim Şirketi vekilinin, davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanılan ticari krediden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,... ve ... aleyhine 16.724,99-TL asıl alacak, 1.150,99-TL işlemiş faiz ve 3.336,25-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 21.211,33-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalıların süresinde yapmış oldukları itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/07/2020 havale tarihli raporunda geçerli bir kat ihtarı ve icra takibinin varlığının kabulü halinde davacı bankanın davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalılardan 16.724,99-TL asıl alacak, 1.127,08-TL işlemiş faiz ve 56,35-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 17.723,22-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini mütalaa ettiği, genel kredi sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenen hesap özeti ve ekstre ile davalılar adına çıkartılan kat ihtarnamesi göz önünde bulundurulduğunda alacak miktarının likit olduğu, taraflar, Mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun ve elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı davalılardan 17.723,22-TL tutarında alacaklı olduğunun ispatlandığı kanaatiyle, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,... ve ...'ın İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine İTİRAZLARININ 16.539,79-TL asıl alacak, 1.127,08-TL faiz ve 56,35-TL BSMV bedeli yönünden KISMEN İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 16.539,79-TL asıl alacak, 1.127,08-TL faiz ve 56,35-TL BSMV bedeli olmak üzere toplamda 17.723,22-TL üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %30,24 temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 16.539,79-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılar ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,... ve ...'tan alınarak davacı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.210,67-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 256,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 954,49-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 16,50-TL elektronik tebligat, 57,00-TL tebligat, 217,00-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 256,18-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 991,08-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 828,10-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2020

Katip... eimza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/14, K. 2020/448, T. 15.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-14-e-2020-448-k-e491cc2898f8