İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/103 E. 2021/154 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/103
- Karar No
- 2021/154
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/103 KARAR NO : 2021/154 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 09/09/2019 KARAR TARİHİ : 16/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/04/2019 günü İzmir İli Bayraklı İlçesi ... sokakta müvekkile ait... plakalı araç ile ( 2011 model... 65.905 Km'de) dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki yine dava dışı ...'ın sahibi olduğu davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile kaza anında sigortalı... plakalı aracın çarpması sonucunda araçlarında maddi hasarın meydana geldiğini, kaza raporunda davalı tarafın tam kusurlu davacı tarafın ise kusursuz olduğunu kabul ettiğini, kaza sonrasında araçta meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından gidermesinin talep edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı olarak 2.600,00- TL yatırıldığını, aracın yaşı, km'si geçmiş dönem hasarsızlığı gibi kriterler dikkate alındığında söz konusu yatırılan miktarın araçta meydana gelen değer kaybını gideremediğinin açık olduğunu, aracın motor kaputunun değiştiğini, kapı ve çamurluğunun dahil olmak üzere başka parçaları da (orjinal olmayan yedek parçalarla) onarıldığını ve değiştirildiğini, davalı/ borçlu tarafıyla yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, açıklanan nedenler ile araçta meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla iş bu davanın ikamesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının giderilmesi amacıyla 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı ve müvekkili olan şirketin sorumluluğunu kabul etmediğini, ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde,... poliçe numaralı, 30/04/2019-2020 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği taktirde, (sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan) maddi zarardan sorumluluğu poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olduğunu, kusurun tespitini takiben bu davadaki taleplerle ilgili sigorta konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve taleplerinin sigorta poliçesi teminatına girip girmediğinin araştırılmasının gerektiğini, davacı yanın talebi doğrultusunda... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybına ilişkin olduğunu müvekkil şirkete dava öncesi başvuru yapıldığını, davacıya hasar dosyasında alınan değer kaybı tespit raporunda belirlenen 2.368,00- TL değer kaybı tazminatı ve 286,00-TL ekspertiz ücretinin 24.06.2019 tarihinde ödendiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini ile birlikte mahkeme aksi kanaatte ise Yüksek Mahkeme Yargıtay'ın birleşik içtihatları uyarınca, müvekkil şirket yönünden ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacı yanın avans faizi talep ettiğini, talebin haksız olduğunu davanın haksız file dayandığını hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yanlara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-...Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 3-Hasar dosyası, 4-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 5-... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, 6-30/04/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 7-... plakalı ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, 8-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2020 havale tarihli raporu, 9-Davacı vekilinin 23/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, taraflar arasında 30/04/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı miktarının belirlenmesi ile davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesine müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 30.04.2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan davacıya ait... plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, 30.04.2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ... ile... plakalı araç maliki ...'nun kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/03/2020 havale tarihli raporunda, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu,... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurlu olmadığını, davaya konu davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu trafik kazası sebebiyle uğradığı değer kaybı miktarının 4.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.368,00-TL bedelli ödeme mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatı miktarının 1.632,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekilinin 23/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri hasar bedeli yönünden dava değerini 1.532,00-TL arttırarak toplamda 1.632,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir. Her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/03/2020 havale tarihli raporunda davaya konu... plakalı aracın değer kaybı bedelinin 4.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.368,00-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı bedeli miktarının 1.632,00-TL olduğunu mütalaa etmiş ve davacı vekili 23/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde değer kaybı bedeli yönünden taleplerini 1.632,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından yine dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsubu ile sonuç tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, hasar bedeline yönelik olarak yapılan ödeme tarihinin 24/06/2019, rapor tarihinin 05/03/2020 olduğu, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen gün sayısının 256 gün olduğu, bu doğrultuda Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının değer kaybı bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zararının, değer kaybı bedeli olan 4.000,00-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 2.368,00-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizinin mahsubu neticesinde 1.536,24-TL olduğu belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,... Sigorta Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 30/04/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,... ve... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2020 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 26/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 30/04/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2020 havale tarihli raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu,... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurlu olmadığını, davaya konu davacıya ait ... plakalı aracın dava konusu trafik kazası sebebiyle uğradığı değer kaybı miktarının 4.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.368,00-TL bedelli ödeme mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatı miktarının 1.632,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacı vekilinin 23/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri hasar bedeli yönünden dava değerini 1.532,00-TL arttırarak toplamda 1.632,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/03/2020 havale tarihli raporunda davaya konu... plakalı aracın değer kaybı bedelinin 4.000,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.368,00-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı bedeli miktarının 1.632,00-TL olduğunu mütalaa etmiş ve davacı vekili 23/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde değer kaybı bedeli yönünden taleplerini 1.632,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının değer kaybı bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zararının 1.536,24-TL olduğunun hesaplandığı anlaşılmakla, davacı tarafın 30/04/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında dava konusu aracın hasar gördüğü iddiasını ispatladığı açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-1.536,24-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 09/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ...Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 104,94-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan 44,40-TL harç ve 26,17-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 34,37-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 16,50-TL elektronik tebligat, 114,00-TL tebligat, 43,20-TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 44,40-TL peşin harç, 26,17 TL ıslah harcı 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 688,67-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 648,26-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.536,24-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 95,76-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/02/2021
Katip ... E imza
Hakim ... eimza