Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1480 E. 2026/1361 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1480
Karar No
2026/1361
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1480 KARAR NO : 2026/1361

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/442 TALEP TARİHİ : 17/08/2026 ARA KARAR TARİHİ : 18/08/2026 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : Delil Tespiti KARAR TARİHİ : 02.10.2026 KARARIN YAZ. TARİH: 02.10.2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/442 Esas sayılı dosyasından verilen 18.08.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkil ile karşı yan arasında akdedilen 24/10/2022 tarihli 3 adet sözleşme ile Torbalı fabrikası için 30 Ton / H kapasiteli 12 bar işletme basınçlı 2 buhar kazanı , Manyas fabrikası için 30 Ton / H kapasiteli 12 bar işletme basınçlı 2 buhar kazanı ve Niğde / Bor fabrikası için 30 ton /h kapasiteli 25 bar işletme basınçlı 2 buhar kazanı, imalatı için anlaşılmış. Bu eser sözleşmeleri gereğince müvekkil yanca edimler yerine getirilmiş ve Manyas ile Torbalı fabrikalarındaki kazanlar teslim edilmiş , işletmeye de sorunsuz şekilde alındığını, teslimi yapılan tüm ürünler çalışır vaziyette ve kusursuz olarak davalı tarafa teslim edildiğini, davalının aldığı hizmetin karşılığını ödemeyip, sudan sebepler ileri sürerek müvekkile de bu kazanların bedelini ( hem de Manyas ve Torbalı fabrikalarındaki kazanları teslim alıp , çalıştırmasına rağmen )ödemediğini, bu nedenle İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/395 Esas sayılı dosyası ile açtığımız teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve itirazın iptali davasında gelen bilirkişi raporlarında , teslim edilen kazanların ayıplı olmadığı , tam aksine kötü kömür kullanımından kaynaklı kimi davalı hatası hususlar nedeni ile müvekkile bir kusur atfedilemeyeceğini belirterek buhar Kazanlarının ayıplı olmadığı, bu nedenle tespit edilen herhangi bir ayıp bedeli oluşmadığını belirttiklerini, bilirkişi raporunda belirtilen davalı yandan kaynaklı nedenlerden özellikle kötü vasıflı kömür kullanılması gibi tamamen dışsal etkenlerden kaynaklanan ve garanti kapsamı içerisinde olmayan kullanıcı hataları nedeniyle bazı parçaların değiştirilmesi ve yenilenmesi gerekmiş, davacının davalı ile yaptığı yazışmalarda istenen tamir tadil hizmetinin garanti kapsamı dışında olduğu ve her halükarda ücrete tabi olduğunu belirtmiş ve davalı yan bu hususu onayladığı için de anılı değişim ve tamir işlemleri ücretli olması kaydı ile yapılmış olduğunu, buna dair faturalar kesilip ödeme beklendiğinde de karşı yan bu faturalara öncesinde onay vermesine rağmen itiraz ettiğini, alınan hizmetin garanti kapsamı içinde olduğunu iddia ettiğini, bu hususa itirazi ihtarını karşı tarafa gönderildiğini, satılan ek ürünlere ilişkin tüm faturalar İzmir 18.İcra Dairesi 2025/8215 E. Sayılı icra dosyası içerisinde yer aldığını, davalı tarafın icra takibine itirazı üzerine icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından arabuluculuk yoluyla anlaşmazlığın çözümü için başvurulduğunu, davalı yanın haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile bu itirazların kötü niyetli ve ayrıca alacak miktarının da likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davalı yanın aynı zamanda alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Sözleşme konusu kazanlar sadece Manyas ve Torbalı fabrikaları için teslim edildiğini, teslimatın geç yapıldığını, kazanlar ayıplı olup sözleşme ile taahhüt edildiği şekilde 30 ton/saat buhar kapasitesiyle çalışmadığı, bilrkişi raporuyla sabit olduğu, davacı kazanları onardığını iddia ederek onarım ücretinin tahsilini talep etse de onarılmış kazanlar halen sözleşmede taahhüt edildiği şekilde 30 ton/saat buhar kapasitesiyle çalışmadığını, ek rapor alınmasına ilişkin karar alınmadığını, davacı, onarım bedellerine ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapmaksızın ve taraflar arasında mutabakat bulunmaksızın tek taraflı olarak fatura düzenlediğini, davalı şirketin her sezon zarara uğradığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2023/442 Esas sayılı dosyasından verilen 18.08.2023 tarihli ara kararı ile özetle; "...Her ne kadar davalı tarafça dava konusu kazanlar üzerinde delil tespiti yapılması talep edilmiş ise de; işbu dava konusunun; dava konusu kazanların tamir ve tadil hizmetinin garanti kapsamında kalıp kalmadığı ve buna ilişkin davacı tarafından kesilen faturaların davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceğine yönelik olduğu, kazanların ayıplı imal edilip edilmediği ile ilgili asıl yargılamanın, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/395 Esas sayılı dosyasından devam ettiği, nitekim söz konusu dosyada, mahkeme heyeti tarafından dava konusu kazanlar üzerinde keşif yapıldığı, talebin keşif yapan mahkeme ve dava konusu dikkate alındığında İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/395 Esas sayılı dosyasından yapılması gerektiği anlaşılmakla davalının delil tespiti talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Kazanların teslim edildiği tarihten itibaren sık sık arıza yaptığını, kazanlardan istenilen verimin alınamadığını, sözleşme konusu kazanların ayıplı bir şekilde üretildiğini, sürekli arıza verildiğini, sözleşme ile taahhüt edilen şartlarda çalışmadığını, ayıplardan kaynaklandığının tespiti ile onarımlarında garanti kapsamında olduğunu, ifade ederek, ivedilikte delil taspiti yapılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İNCELEYEN HAKİMİN GÖRÜŞÜ: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ile delil tespiti isteğine ilişkin olup, mahkemece talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Talep 6100 Sayılı HMK'nın 400. Ve devam maddeleri uyarında delil tespitine ilişkindir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararları" başlıklı 341/1. Maddesine göre; İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Delil tespiti kararları itiraza tabi olup, ancak kararı veren mahkemeye veya itirazdan önce dava açılmış ise davanın açıldığı mahkemeye itiraz edilebilir. HMK.'nın 341. Maddesi uyarınca delil tespiti kararları ile bu karara itiraz üzerine verilen kararlara karşı tek başına istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, hakkında istinaf kanun yoluna başvurulan, ilk derece mahkemesinin delil tespiti talebinin reddine dair 18/08/2026 tarih ve 2026/442 Esas sayılı ara kararına karşı HMK'nın 341. Maddesi uyarınca istinaf kanun yolu kapalı olduğundan, istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/442 Esas sayılı dosyasından verilen 18.08.2026 tarihli delil tespitine ilişkin ara kararına karşı istemde bulunan davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin 6100 sayılı HMK'nın 341. Maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, davalı vekili tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının talebi halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 3-Davalı vekili tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca, kesin olarak 02.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1480, K. 2026/1361, T. 18.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1480-e-2026-1361-k-84adfcf44ab1