İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/509 E. 2021/133 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/509
Karar No
2021/133
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/509 Esas KARAR NO : 2021/133 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 09/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların 15.01.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...nun "Aynı şeritte aynı yönde önünde seyreden araca arkadan çarpmak" kusurunu ifa etmek suretiyle kazada asli kusurlu olduğunu, kusur durumunun Tramer komisyon kararı ile %100 oranda izafe edildiğini, davalı sigorta şirketinin kazada ... plakalı aracın... poliçe ile KZMMS sigortalısını tanzim eden şirket olup müvekkiline 2.804,00 TL ödendiğini, davalı sigortacının orjinal yedek parça üzerinden iskontosuz kdv ile birlikte ödeme yapılması gerektiğini, tespit edilen 2.804 TL'lik hasar bedelinin iskontolu olarak değerlendirildiğini, onarım bedelinin ekli faturada gösterildiği gibi 2.133,75 TL yedek parça, 1.593,00 TL işçilik olmak üzere kdv dahil 3.726,00 TL olduğunu, belirterek yukarıda arz olunduğu gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik müvekkili araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100 TL tazminat ile 10 TL değer kaybı olmak üzere toplam 110 TL'lik ekspertiz raporu tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusu ile kendisine 21.06.2019 tarihinde 2.824,62 TL ödeme yapıldığını, hasar bedeli ödendiğini ve genel şartlara göre sorumluluklarının kalmadığını, talebin reddinin gerektiğini, aracın kilometresinin 255.233 km olduğunu, genel şartlar eki formülasyonuna göre 165,000 km üzerinde değer kaybı hesaplamasının yapılmadığını, bu nedenle araçta değer kaybı hesabı olmayacağını, bu talebinde araçta değer kaybı hesabı olmayacağını, bu talebinde reddi gerektiğini, hesaplamada genel şartlar eki formülasyonnu ve ktriterlerinin esas alınması gerektiğini, aracın geçmiş kaza kayıtlarının incelemesi gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...umaralı dosya numarası,... nolu Arabuluculuk numaralı son anlaşamama tutanağının aslı, 2-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 15/01/2019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı...TC Kimlik numaralı ...tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan ... numaralı hasar dosyasının ve varsa başvuru neticesinde davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 3-15/01/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, 4-... plakalı araç il...plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 5-... plakalı araca ait tramer kayıtları, 6-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/10/2020 havale tarihli raporu, 7-Davacı vekilinin 09/10/2020 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi, 8-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 15/01/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 15/01/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan davacıya ait... plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 15/01/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...le...plakalı araç sürücüsü ...'in kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli raporunda sonuç olarak dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın onarım bedelinin KDV dahil 3.487,79-TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan 2.824,62-TL'lik hasar ödemesi düşüldüğünde kalan bakiyenin 663,17-TL olacağını, araçta meydana gelen değer kaybının piyasa koşullarına göre 2.000,00-TL olacağını mütalaa etmiştir. Davacı vekillinin 09/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini hasar bedeli yönünden 663,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etttiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir. Davacı vekilinin 10/10/2020 tarihli dilekçesi ile ibraz ettiği temlik sözleşmesi doğrultusunda davacı sıfatıyla Uyap sisteminde kayıtlı bulunan... iş davadan kaynaklanan hak ve alacaklarını ...'e temlik ettiği anlaşılmakla,...n davacı sıfatının silinerek yerine temlik alan...in davacı sıfatıyla Uyap sistemine kaydının yapılması suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli raporunda davaya konu... plakalı aracın hasar onarım bedelinin 3.487,79-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.824,62-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye hasar bedeli miktarının 663,17-TL olduğunu mütalaa etmiş ve davacı vekili 09/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde hasar bedeli yönünden taleplerini 663,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından yine dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsubu ile sonuç tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, hasar bedeline yönelik olarak yapılan ödeme tarihinin 21/06/2019, rapor tarihinin 05/10/2020 olduğu, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen gün sayısının 473 gün olduğu, bu doğrultuda Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının hasar bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zararının, hasar bedeli olan 3.487,79-TL'den dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarı 2.824,62-TL ve yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işlemiş faizi (2.824,62*9*473/100/365) 329,44-TL'nin mahsubu neticesinde 333,73-TL olduğu belirlenmiştir. Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi tarafından dava konusu trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedeli 2.000,00-TL olarak belirlenmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde değer kaybı bedeli yönünden 10,00-TL talep ettiklerini beyan ettiği ve yargılama sırasında değer kaybı bedelinin arttırılmasına yönelik herhangi bir talep dilekçesi sunmadığı göz önünde bulundurularak, değer kaybı bedeli yönünden dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosya numarası,... nolu Arabuluculuk numaralı son anlaşamama tutanağının aslı, davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlene... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 15/01/2019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı... TC Kimlik numaralı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan ... numaralı hasar dosyasının ve varsa başvuru neticesinde davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 15/01/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ... plakalı araç ile...lakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri,...plakalı araca ait tramer kayıtları, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/10/2020 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 09/10/2020 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 15/01/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu,...plakalı aracın onarım bedelinin KDV dahil 3.487,79-TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan 2.824,62-TL'lik hasar ödemesi düşüldüğünde kalan bakiyenin 663,17-TL olacağını, araçta meydana gelen değer kaybının piyasa koşullarına göre 2.000,00-TL olacağını mütalaa ettiği, davacı vekillinin 09/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini hasar bedeli yönünden 663,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etttiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırdığı, her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli raporunda davaya konu...plakalı aracın hasar onarım bedelinin 3.487,79-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.824,62-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye hasar bedeli miktarının 663,17--TL olduğunu mütalaa etmiş ve davacı vekili 09/10/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde hasar bedeli yönünden taleplerini 663,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda davacının hasar bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zararının 333,73-TL olduğunun belirlendiği, dava konusu araçta oluşan hasar ve değer kaybı miktarlarının davacı tarafça usulüne uygu deliller vasıtasıyla ispat edildiği anlaşılmakla, dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesi göz önünde bulundurularak açılan davanın kısmen kabulüne kısmen karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, 1-a)Hasar bedeli tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 333,73-TL hasar bedeli tazminatının poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarından itibarı akabinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi olan 21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacı...e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Değer kaybı tazminatı talebinin KABULÜNE, 10,00-TL değer kaybı tazminatının poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarından itibarı akabinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi olan 21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacı... verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 44,40-TL harç ve 10,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4,90-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 27,50-TL e-tebligat, 95,00-TL normal tebligat, 117,00-TL posta ücreti, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 44,40-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı, 10,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 738,30-TL yargılama gideri açısından kabul ret oranı dikkate alınarak 382,77-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 343,73-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 329,27-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/02/2021

Katip... eimza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/509, K. 2021/133, T. 09.02.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-509-e-2021-133-k-e1f6ea4d1c88