İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/167 E. 2026/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/167
Karar No
2026/273
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2018/167 Esas KARAR NO :2026/273

DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/05/2018 KARAR TARİHİ:10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sigortalanan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 06/04/2015 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... A.Ş. aracılığı ile satın almış olduğu pres makinası ve aksesuarları cinsi emtianın Güney Kore'den Türkiye'ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, 06/01/2016 tarihinde ... gemisine 9 kap halinde tam ve sağlam olarak yüklendiğini, ... Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından görevlendirilen ... ve Tic. A.Ş. nin gözetiminde gerçekleşen İstanbul'daki tahliyesi sırasında düzenlenen Gözetim Raporunda emtialarda nemlenme ve metal parçalarda paslanma mevcut olduğunun belirtildiğini, eşya sigortalı firmaya getirtildiğinde emtianın dış ambalajı olan ahşap sandıklar açıldığından içlerinde su olduğunun görüldüğünü, emtiada yoğun ıslaklık ve paslanma bulunduğunu, gümüş nitrat testinin pozitif çıktığını, taşıma sırasında meydana gelen ıslanmanın kaynağının tuzlu su olduğunun kanıtlandığını, toplam zararın 480.000,-USD olarak tespit edildiği, bu meblağın davacı tarafından sigortalısına ödendiğini, davalılara rücu hakkı doğduğu belirtilerek; başlatılan icra takibine itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama ve vekalet giderlerinin karşı tarafa tahmili talep etmiştir. Davalı ... Ltd vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” isimli gemiyi zaman çarteri esasına göre donatanlardan kiraladığını, davanın ... gemisi ile kırkambar şeklinde yapılan bir taşımaya ilişkin olduğu anlaşıldığını, müvekkilinin işbu davadan, bahse konu davanın açılmasından yaklaşık 5 yıl sonra, Singapur’da bulunan adreslerine gelen tebligat ile haberdar olduğunu, dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı üzere dava, .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas sayılı dosyasından tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı sunulan itirazların iptali için açıldığını, her ne kadar bahse konu icra takibi ve huzurdaki dava müvekkilinin acentesi olduğu iddiasıyla ... ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş.’ye karşı müvekkiline izafeten başlatılmış ve istinabe yapılana kadar icra takibi ve dava çerçevesinde tüm tebligatlar müvekkiline değil ...’e yapıldığını, ...’in müvekkilinin acentesi olmadığı mahkeme tarafından tespit edildiğini, mahkemenin bu kararı isabetli olmakla birlikte, davanın ve davaya esas olan icra takibinin zamanaşımı süresi zarfında müvekkiline karşı ikame edilmediğini ve icra takibinde ödeme emrinin müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş., ... A.Ş ile akdettiği finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, Kore Cumhuriyeti’nde mukim olan .... Ltd isimli şirketten pres makinesi ve sair ekipmanı satın aldığını, ..., bahse konu yükün taşınması için ... ile anlaştığını, ... taşımayı, alt taşıyıcı olarak ... Taşımacılık ve Tic. A.Ş.’ne, ... ise Gemi’nin zaman çartereri olan müvekkiline tevdi ettiğini, ...’in müvekkili ile anlaşması neticesinde, müvekkili ve ... arasında da taşımanın gerçekleştirilmesi amacıyla 15 Aralık 2015 tarihli bir bağlama özeti akdedildiğini, bu bağlama özetinin hükümlerinin, yükün gemiye yüklenmesinden sonra düzenlenen konişmentoya atıf yoluyla derç edildiği görüldüğünü, konişmentonun içeriğine derç edilen bağlama özeti açıkça, taşımaya ilişkin her türlü uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözüme kavuşturulacağı kararlaştırıldığını, konişmentolarda gönderilen olarak davacının sigortalısı olan ... değil ... A.Ş yer aldığını, konişmentolar daha sonradan Garanti’ye ciro edildiğini, bununla beraber konişmentoların tamamının üzerinde, ahşap sandıkların içeriğinin tamamen yükleten tarafından istiflendiği, sandık içeriği olan yükün durumunun taşıyan/kaptan tarafından bilinmediği ve her halde kontrol edilme imkanının bulunmadığına ilişkin kayıtlar yer aldığını, taşımanın Ambarlı/Türkiye’de tamamlanmasının ardından tahliye esnasında ... tarafından yaptırılan tek taraflı sörvey sırasında ahşap sandıklardan bir tanesinin altında 100 santimetrelik bir çatlak tespit edildiğini, sonrasında, davacının tek taraflı talebi üzerine, .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişiler tarafından ...’in tesislerinde yapılan incelemelerde 9 farklı kapalı ahşap sandık içerisinde taşınan yükün birçok yerinde nem ve paslanma gözlendiği iddia edildiğini ve yapılan temizlik çalışmaları sonucunda toplam zararın 100.000,00 ABD Doları civarında olacağı yönünde kanaat bildirildiğini, konişmentonun meşru hamilinin (alıcı ... A.Ş.’nin cirosu ile) ve finansal kiralama yöntemi ile alınan makinelerin malikinin Garanti olduğunun açık olmasına karşın, herhangi bir zarara uğramadığı ortada olan ..., sigorta tazminatını davacıdan tahsil ettiğini, akabinde davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak ödeme emirleri müvekkiline izafeten, müvekkili ile arasında herhangi bir şekilde acentelik ilişkisi bulunmayan ...’e tebliğ edildiğini, ...’in ödeme emirlerine itirazı üzerine, davacı aynı yöntemle huzurdaki davayı müvekkiline izafeten ...’a karşı ikame ettiğini, ancak ... ile müvekkili arasında herhangi bir acentelik ilişkisi bulunmadığını, konişmentodaki atıf yoluyla 15 Aralık 2015 tarihli bağlama özetinin tüm içeriği konişmentoya dahil edildiğini, bağlama özetinin 27’nci maddesinde ise söz konusu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tamamının İngiliz hukuku uyarınca ve LMAA kuralları uyarınca Londra’da tahkim yolu ile çözüleceği hüküm altına alındığını, konişmentonun arka yüzünde yer alan hüküm ve şartların 5. maddesinde de aynen bağlama özetinde olduğu gibi tüm uyuşmazlıkların İngiliz hukuku uygulanarak Londra’da tahkim yoluyla çözümleneceği düzenlendiğini, davacının müvekkiline karşı tüm taleplerinin işbu davada değil, Londra’da tahkimde ileri sürülmesi gerektiğini, ...’ten başlayarak taşıma zinciri üzerindeki bütün şirketler, taşımadan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıkların İngiliz hukuku uygulanmak üzere Londra’da tahkim yoluyla çözümleneceği konusunda yazılı şekilde anlaşmaya vardıklarını, her ne kadar icra takibinin 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği iddia edilse de, icra takibine ilişkin işlemler 2018 yılında tamamlanmışken, mahkemenin yargılama esnasında isabetli şekilde verdiği ara karar, 2018 yılında yapılan işlemlerin hiçbirinin müvekkiline karşı yapılmadığını veyahut da yapılmış olsa dahi hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini gösterdiğini, dava konusu taşımaya ilişkin olarak müvekkili adına düzenlenen konişmentonun hamili ve tarafı ise ... değil, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında yükün gerçek maliki olan Garanti olduğunu, bu kapsamda müvekkili bakımından ... ve dolayısıyla davacının müvekkilinden talepte bulunma hakkı olmadığını, taraflardan herhangi birinin müvekkilinden talepte bulunma hakkı varsa, bu hak sadece ve sadece konişmentonun hamili olan Garanti’ye ait olacağını, konişmentolar üzerinde yükün kapalı sandıklar içerisinde gemiye yüklendiği, içeriğinin yükleten tarafından istiflendiği ve bu sebeple taşıyan/kaptan tarafından kontrol edilmesinin mümkün olmadığına ilişkin kayıtlar yer aldığını, bu durum, müddea hasarın, yük taşıyanın hakimiyetindeyken meydana geldiğine ilişkin karine oluşmasını engellediğini, doğal olarak bu noktadaki ispat yükü de davacının üzerinde olacağını, müddea hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanamamış olması ve daha sonrasında yük ambalajının yetersiz şekilde yapılmış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, her ne kadar bilirkişiler söz konusu miktarın ileride güncellenebileceğini belirtmiş olsalar da, yapılan detaylı fiziki inceleme sonucunda ilk aşamada 100.000 ABD Doları olarak belirlenen zararın daha sonradan nasıl 480.000 ABD Doları’na yükseldiği anlaşılamadığını ve davacı tarafından desteklenemediğini, davacının dayanağı olan belgelerin ve müddea zarar hesaplamasının kabulü hiçbir şekilde mümkün olmadığını, konişmentoda yer alan “General Paramount Clause” uyarınca ve her halükârda, Türkiye’nin de taraf olması nedeniyle, 1924 tarihli Konişmentoya Müteallik Bazı Kaidelerin Tevhidi hakkında Milletlerarası Sözleşme’nin (“1924 Lahey Kuralları”) taşıyanın sorumluluğu sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına Karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Nakliyat ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, davacı tarafından ... no.lu poliçe ile sigortalanan, "... San. Ve Tic. Ltd. Şti."ne ait makine ve aksamının Güney Kore'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında tuzlu su ile hasara uğradığı iddiasıyla ....İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan ve tarafımızca itiraz edilen 2017/... esas sayılı takibin iptaline yönelik olduğu görüldüğünü, müvekkili şirketin, dava konusu taşımada yalnızca "taşıma işleri komisyoncusu (forwarder)" olarak görev yaptığını ve görevi, taşıyan ile taşıtanı biraraya getirmekten ibaret olduğunu, müvekkili şirket sigortalı "... San. Ve Tic. Ltd. Şti." adına ödeme yapan "... A.Ş."den aldığı navlun ücretini 04.01.2006 tarih ve ... no.lu navlun faturası mukabilinde davalı ... ve Tic. A.Ş.'ye ödediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin söz konusu hasardan, üstelik hem acente, hem de izafeten sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, dava konusu taşımada "M/V ..." isimli gemiye ... no.lu konşimento kapsamında yükleme tarihinin "06/01/2016", tahliye tarihinin "30.04.2016" olduğu, emtianın "04/05/2016" tarihinde sigortalı alıcının tesislerine getirildiği, davacı tarafından sigortalısına "06/10/2016" tarihinde ödeme yapıldığı, huzurdaki davanın ise "08/05/2018" tarihinde açıldığının anlaşıldığını, TTK md 1188 ve Yargıtay kararları gereği 1 yıllık zamanaşımı olup, açıklanan durum nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu taşımaya ilişkin düzenlenen konşimento arka yüzündeki 5. maddede ve müvekkili şirket ile "... San. ve Tic. Ltd. Şti."nin imzasını taşıyan Nakliye Sözleşmesi'nin 27. maddesi "Yargı Yetkisi" ve "Uygulanacak Hukuk"u düzenlendiğini, buna göre İngiliz Hukuku, İngiliz Tahkimi ve İngiliz yargı yetkisi bulunduğu gerek konşimento, gerekse de ayrıca yapılan taşıma sözleşmesinde kesin olarak hüküm altına alındığını, "... San. Ve Tic. Ltd. Şti."nın imzasını taşıyan sözleşmenin 27. Maddesine ve Konşimento arka yüzü 5. Maddeye göre, sözleşmeden ve taşımadan kaynaklanan tüm ihtilafların hallinde İngiliz Hukuku uygulanacak olup, ... (LMAA) kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüm sağlanması zorunlu olduğunu, davacı yanın hasar iddiasının taşıyana yönelik olduğuna ve taşıyan sıfatı bulunmayan, navlun komisyoncusu konumundaki müvekkili şirketin tazmin/rücu yönünden sorumluluğunun bulunamayacağını, davacının Armatörün P&I Klubü'nden tazmini gerçekleştirip gerçekleştirmediği belirsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla talep edilen bedelin sorumluluk sınırının üstünde olduğunu, davacı yanın, süresinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğine, hasar tespiti ve bildiriminin yasal koşullara uygun olduğuna dair belgeyi ibraz etmesi gerektiğini, davacı yanın, tazminat ödemesi yapması zorunlu olmadığı halde yaptığı lütuf ödemesi nedeniyle müvekkil şirkete rücu etmesi mümkün olmadığını beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Taş. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava süresinde açılmamış olup, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, takibe itirazın 02.05.2017 tarihinde yapılmış olup, dava 08.05.2018 tarihinde açıldığını, dosyada 26.09.2016 tarihli Makbuz ve İbraname, ... San. Tic. Ltd. Şti adına ... tarafından imzalandığının görüldüğünü, ancak ...’in adı geçen şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığına ilişkin belge, imza sirküleri dosyada mevcut olmayıp, davacı tarafın tüm bu belgeleri dosyaya ibraz etmesi ve aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirket sadece taşıma işlerine aracılık eden şirket sıfatı ile hareket etmiş olup, taşıma faaliyetinde meydana geldiği iddia edilen hasarın tarafı olamayacağını, müvekkili şirkete rücu imkanının da bulunmamasına rağmen husumet yöneltildiğini, müvekkili şirketin iş bu davada, taşıyan sıfatı bulunmadığını, navlun faturası kesmesine rağmen, bu ticari ilişkideki konumu ve görevi armatörle kiracıyı bir araya getirmek ve yani komisyoncu rolü üstlendiğini, bir komisyoncunun deniz kiralama sözleşmesindeki alması gereken kar navlunun %2,5’ u iken bu taşımada %1 oranında ödeme aldığını, dolayısıyla, bu kar oranıyla bu hacimde bir yükün taşınması faaliyetinde yer alması ticari teamüle aykırı olduğunu, tahkim şartı olduğunu ve uygulanacak hukuk İngiliz Hukuku olduğunu, davacı sigorta şirketi sigorta ettiren Shenker ...’ın haklarına halef olduğu gerekçesi ile işbu davayı ikame ettiğini, bu durumda, uygulanacak hukuk İngiliz Hukuku ve uyuşmazlık çözüm yolu da tahkim olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ilişkisindeki konumu gereği talep edilen hiç bir bedelden sorumlu olmadığını, sorumluluk yükle ilgili diğer tüzel kişilere ait olduğunu, dosyada yer alan bilgilere göre, sigorta şirketi tarafından armatörün kulüp sigortası, “...” olarak belirlendiğini, talep edilen hasara konu olayla ilgili olarak davacının talebi ile oluşturulmuş olan 10.08.2016 tarihli ...Ltd. Şti.’nin hazırlamış olduğu survey raporuna göre ...’a bildirim yapıldığını, eğer gözle görülen bir hasar varsa derhal müvekkili şirkete bildirim yapılmış olması gerektiğini, TTK 1185.maddesi gereğince usulüne uygun ve süresinde ihbar bildirimi yapılmadığını, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğini, yükün yetersiz ambalajlandığını, davacının yaptırmış olduğu ilk tespit davasına ilişkin raporda bu husus açıkça ortaya konduğunu, ....Sulh Hukuk Mahkemesi’nin raporunda, hasarın sadece deniz suyundan kaynaklandığının söylenemeyeceği, paslanmaya etken birden çok faktörün bulunduğu belirtildiğini, yine aynı raporda, 9 kap yükten 8 kap açıldığı, farklı yerlerde ise, 6 kap yükten 5 tanesinde hasar tespit edildiği gibi beyanlara yer verildiğini, dosyaya ibraz edilmiş ilk raporda hasar bedeli 100.000 ABD doları olarak belirlendiğini, bu hasar bedelinin sabit olmadığı, bazı panoların yenilenmesi gerebileceği gibi yoruma açık ve değerlendirmeye tabi tutulamayan tespitler olduğuna da yer verildiğini, 10.08.2016 tarihinde yapılmış olan tespitte, ilk tespitin 5 katından fazla bir tutar ortaya çıkmış olup, bunun kabulü mümkün olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına sunulan 21/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Halefiyetin koşullarının gerçekleşmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesi çerçevesinde ödenen sigorta tazminatının bulunması gerektiği, 6361 sayılı Kanun çerçevesinde finansal kiracının sigortalanabilir bir menfaati bulunduğu, eşyanın maliki olan ... Şirketi'nin sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine yönelik talimatı göz önünde tutulduğunda TTK m. 1472 hükmünün koşullarının gerçekleştiği ve davacının sigortalısının haklarına halef olduğu ve aktif husumetinin bulunduğu, ... ...'ın TTK m. 926 gereği taşıma işini bizzat üstlendiği ve TTK m. 921'e uyumlu şekilde taşıma giderlerini de içeren tek bir bedel kararlaştırdığı göz önünde tutulduğunda taşıyanın haklarına ve yükümlülüklerine tâbi olacağı, ... Ltd. .... Ltd.'nin fiili taşıyan olduğu, ... Denizcilik'in ise .... Ltd.'yi temsilen hareket ettiğinden asaleten pasif husumetinin bulunmadığı, TTK m. 1179 gereği taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu olmayacağı, taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükünün, taşıyana ait olduğu, uyuşmazlıkta Davalıların bu yönde ispatı sağlayamadığı ve meydana gelen zarardan .... Ltd. ve ... ...'ın birlikte ve müteselsil sorumlu olduğu, uyuşmazlıkta 438.244,-Dolar onarım bedelinden yedek parça nakliyat bedelinden, gümrük ve onarım vinç hizmetinden davalıların sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, ancak Kore'den gelecek dokuz kişiye ait uçak biletleri konaklama ve yemek giderlerinin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, taşıyanın sorumluluğunun sınırının TTK m. 1186 f. 1 gereği, 285,758 Özel Çekme Hakkı olduğu, 17/6/2022 tarihli TCMB verilerine göre: 1 ÖÇH, 1.33485 ABD dolarına karşılık geldiği, buna göre taşıyanın sorumluluğunun dolar üzerinden sınırı 381.444,066 olduğu, bu meblağın gerçek zararın altında olduğu, güncel kurlar üzerinden değerlendirildiğinde TTK m. 1186 f. 1'de yer verilen kilogram üzerinden sorumluluk sınırının uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tahsil edilen hasar bedeli 480.000 USD, defter kayıtlarına yansıyan onarım bedeli olan 199.634,02 USD olup, aradaki farkın 280.365,98 USD olduğunun görüldüğü, aradaki farka ilişkin olarak şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede, farkın, hasarın meydana gelmesi ile hasara uğrayan makine ve ekipmanların tamir, bakım-onarımı yapılarak ekipmanların işletmeye alınması arasındaki geçen sürede oluşan kar kaybı olduğu ifade edildiği, meydana gelen hasara ilişkin olarak tanzim edilen eksper raporunda kar kaybına ilişkin bir hesaplamanın yapılmadığınin görüldüğü belirtilmiştir. 14/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu emtiayı kiralayan ... A.Ş'nin 18.06.2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde; 06.04.2015 tarihli, ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesini ve eklerini ibraz ettiği, davaya konu emtianın satıcısı tarafından tanzim edilen 31.03.2025 tarihli proforma faturada ve 25.12.2015 tarihli faturada yer alan 1.200.000 USD bedelli ... San. ve Tic. Ltd. şti.'ne Finansal Kiralama yöntemiyle kiralandığı, sözleşme konusu ekipmana ait 200.000 USD'lik peşinat Bedelinin 27.04.2015 tarihinde satıcı hesabına gönderildiği, akdedilen finansal kiralama sözleşmesi dahilinde 27.04.2015 tarihli 200.000 USD'lik peşinat bedelini ihtiva eden banka ödeme dekontunu ibraz ettiği, sigortalı şirketin yasal defter kayıtlarında; davaya konu 25.12.2015 tarihli faturada yer alan 1.200.000 USD bedelli emtianın ... San. ve Tic. Ltd. şti.'ne Finansal Kiralama yöntemiyle ... numaralı sözleşme ile kiralandığı, kiralama bedelinin 4 aylık bedelinin ve peşinatının sözleşme dahilinde ödenmi: ... nolu sözleşme dahilinde ödemelere devam edildiği, iş bu yenilendiği beyan edilen sözleşme dahilinde yapılan ödemelerin ... nolu sözleşmenin devamı niteliğinde olup olmadığının, ... nolu sözleşmenin gerek dosyaya gerekse tarafıma sunulmamış olmasından ötürü teyit edilemediği tespit edilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasarlanmasından dolayı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazı iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, Sigortalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 06.04.2015 tarih ... no.lu Finanlsal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... A.Ş. aracılığı ile satın almış olduğu press makinesi ve aksesuarları cinsi emteanın Güney Kore'den Türkiye'ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, taşıma konusu sigortalı emtea 06.01.2016 tarih ... no.lu konşimento tahtında Han Hur gemisine 9 kap halinde tam ve sağlam olarak yüklendiğini, 30.04.2016 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanına yanaşan geminin tahliye işleminin davalı ... ... Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından görevlendirilen ... Gözetim Mümessi ve Tic. A.Ş.'nin gözetiminde gerçekleştiğini, düzenlenen gözetim raporunda emtealarda nemlenme ve metal parçalarda paslanma mevcut olduğunun belirtildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 480.000 USD toplam zarar olarak tespit edildiğini, davacı tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalısının zararını tazmin etmiş olan davacının davalılara rücu hakkı doğduğunu,ileri sürmüştür. Davacı vekili 16.01.2025 tarihli dilekçesi ile, ... IMO nolu ... gemisi donatanı ... Ltd ile ilgili davayı takip etmeyeceğini bildirdiğinden, bu davalı hakkındaki dava tefrik edilerek 2025/44 Esas üzerinden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı ... Singapur'da mukim bir şirket olduğundan yurt dışındaki adresine istnabe yolu ile tebligat yapılmasına karar verilmiştir. Bu konuda Adalet Bakanlığı aracılığı ile Singapur yetkili adli makamlarına 12.06.2023 tarihinde yazılan istinabe yazısına cevap gelmemiştir. Bununla birlikte ... vekili dosyaya vekaletname ve cevap dilekçesi sunarak, cevap dilekçesinde tahkim itirazında bulunmuştur. Tahkim itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını denetlemek amacıyla istinabe yazının akibetinin araştırılıp, tebliğ belgesinin mahkememize gönderilmesi husunda Bakanlığa yazılan yazıdan bir sonuç alınmamıştır. Tahkim itirazının cevap süresi içinde yapıldığının ispatı davalıya ait olup, ara karar rağmen ... vekili tebliğ belgesini dosyaya sunamamıştır. Bu durumda tahkim ilk itirazının cevap süresi içinde yapıldığı anlaşılamadığından, itirazın süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davalılardan ... vekilinin tahkim itirazı ... ile ... ... arasındaki sözleşmeye, ... ... vekilinin tahkim itirazı ise konşimentonun arka yüzündeki tahkim şartı ve ... ... ve ... arasında yapılan nakliye sözleşmesindeki tahkim şartına dayanmaktadır. ... ile ... ... arasındaki sözleşmeye davacının sigortalısı taraf olmadığından iş bu sözleşmede yer alan tahkim şartı dava dışı sigortalı ve davacıyı bağlamayacağı nedeniyle, davalı ... vekilinin tahkim itirazı yerinde görülmemiştir. Diğer yandan ... ... ile ... arasında yapılan sözleşmede tahkim şartı kabul edilmiştir.1926 tarihli, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesinde; ''Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar.'' Aynı Yasa'nın 4. Maddesinde de; ''Bu kanunun mevkii meriyete vaz'ından sonra birinci ve ikinci maddeler ahkamına muhalif olarak tanzim kılınmış olan evrak ve vesaik şirket ve müesseseler lehine nazarı itibara alınmaz.'' hükümleri düzenlenmiştir. Söz konusu İktisadi müesserler de Mecburi Türkçe kullanılması hakkında kanun madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere “Türkiye dâhilinde” yapılan işlemlere yöneliktir. Somut olay, Güney Kore'den Türkiye'ye yabancı bayraklı gemi ile yapılan taşımaya ilişkindir. Yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilere dair tahkim anlaşmaları “Türkiye dahilinde” olma koşuluna uymadığı için Türkçe olarak akdedilme zorunluluğuna tabi değildir (Bkz. E. ESEN, İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un Milletlerarası Tahkim Anlaşmaları Üzerindeki Etkisi, s. 209 vd). Bu itibarla yabancılık unsuru içeren ...’daki tahkim klozunun “Türkçe” akdedilme zorunluluğuna tabi olmadığı, dolayısıyla da tahkim şartının geçersizliğinden söz edilemeyeceği değerlendirilmiş olduğundan, bu doğrultuda davalı ... ... vekilinin tahkim itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dosyaya sunulan Finansal Kiralama Sözleşmesi, fatura ve banka dekontu incelendiğinde; ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş arasında 06.04.2015 tarihli, ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, Kore'de mukim ... ... CO. LTD şirketi tarafından ... A.Ş adına 18.08.2025 tarih, ... seri nolu 1.200.000 USD bedelli fatura düzenlendiği, ... A.Ş tarafından fatura bedeline ilişkin olarak 200.000 USD peşinat 27.04.2015 tarihinde ... Bankası A.Ş vasıtasıyla ödediği görülmüştür. Geriye kalan 1.000.000 USD'nin ise ... Bank A.Ş'ye ait 29.10.2026 tarihli ödeme dekontundan anlaşılmaktadır. Dava ve finanasal kiralama sözleşmesine konu emtianın; satın alma opsiyon bedeli dahil 1.318.237,55 USD karşılığında ... nolu sözleşme ile belirlenen Finansal Kiralama yoluyla dava dışı sigortalı tarafından kiralanmıştır. Davacı sigorta şirketinin düzenlediği ... sayılı nakliyat emtea abonman sigorta poliçesine dayanarak tanzim edilen ... sayılı nakliyat emtea sigorta poliçesinde; sigorta ettirenin ... ... Nakliyat ve Tic. A.Ş., sigortalının ise ... San. ve Tic. A.Ş. Olduğu belirlidir. Sigortalı emtia, satın alma opsiyon bedeli dahil 1.318.237,55 USD karşılığında ... nolu sözleşme ile Finansal Kiralama yoluyla dava dışı sigortalı ... tarafından kiralanmıştır. Bu durumda sigortalının finansal kiracı olduğu anlaşılmaktadır. Garanti Leasing tarafından davacı adına düzenlenen 9/9/2016 tarihli yazı ile “Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... San. ve Tic. A.Ş. kiralanan makine/ekipmanda meydana gelen hasara ait ödenecek olan 480.000 USD tazminatın, çalıntı pert olması durumu hariç tutulmak kaydıyla müşterimize ödenmesinde sakınca yoktur” talimatının verildiği, bu doğrultuda davacı ... Sigorta tarafından ... Bağlantı Elemanlarına 480.000 USD hasar tazminatı ödendiği dosyaya sunulan ödeme dekontu ile sabittir. Finansal Kiralama Sözleşmesi 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile düzenlenmektedir. 6361 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereği “Kiracı, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahiptir” Aynı fıkrasında “kiralama konusu malın sigorta ettirilmesi zorunludur. Malın kimin tarafından sigorta ettirileceği sözleşmede gösterilir. Sigorta primleri kiracı tarafından ödenir.” hükmü yer almaktadır. Hükmün beşinci fıkrasında ise “Malın sözleşme süresi içinde hasar ve ziyar sorumluluğu kiracıya aittir. Bu sorumluluk ödenen sigorta miktarının karşılanmayan kısmı ile sınırlıdır ve aşan kısım kiracı tarafından karşılanmak zorundadır.” düzenlemesine yer verilmektedir. Finansal kiralama sözleşmesinde eşyanın maliki finansal kiralama şirketidir. Ancak ne var ki finansal kiralama sözleşmesi konusu eşyanın zilyedi ve eşyayı kullanma hakkı ve kullanımdan doğan bakım ve onarım dahil tüm giderlere katlanma yükü kiracıya aittir. Finansal kiralama şirketi her ne kadar eşyanın maliki olsa da, kiracının normal bir kira ilişkisinin aksine eşya üzerinde ekonomik mülkiyetine sahiptir. Zira dönem sonunda satın alma hakkını kullanacak kiracının eşya üzerinde mülkiyetin kazanılmasına yönelik beklenen bir hakkı olduğu açıktır. Bu itibarla 6361 sayılı Kanun çerçevesinde eşyanın onarımı, bakımı, hasar masraflarına katlanma yükümlülüğü kiracıya aittir. Dolayısıyla kiracının beklenen hakkı çerçevesinde sigortalanabilir bir menfaati bulunmaktadır. Somut olayda eşyanın maliki olan ... Şirketi'nin sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine yönelik talimatı göz önünde tutulduğunda TTK m. 1472 hükmünün koşullarının gerçekleştiği ve davacının sigortalısının haklarına halef olduğu ve aktif husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu taşımaya ilişkin olarak dosyaya sunulan 06.01.2016 tarihli, ... nolu konişmentoda, yükleme limanı Masan/Güney Kore, boşaltma limanı ve teslim yeri Ambarlı Limanı olarak gösterilmiştir. Limandan, limana olarak düzenlenmiş bu konşimenda, yükleten olarak dava dışı satıcı .... Ltd., gönderilen olarak ... A.S. ..., ihbar olunan olarak ... A.S., taşıyan olarak ... Ltd. gösterilmiştir. .... Ltd. tarafından imzalanmış olan konişmento142.879 kg 1 Adet - 9 kap Pres Makinesi emtiası için düzenlenmiş olup eşyanın “HAN HU” adlı gemi ile taşındığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki navlun faturaları incelendiğinde; ... Nolu 13.01.2016 tarihli navlun faturasının davalı ... ... tarafından, dava dışı ... A.Ş. adına 105.000 USD bedelle düzenlendiği, bu faturanın yanı sıra ... numaralı 10.05.2016 tarihli ... ... tarafından dava dışı ... A.Ş. adına düzenlenmiş “yurtiçi son taşıma” konulu kara nakliyesi faturasının da bulunduğu görülmektedir. ... Nolu 04.01.2016 tarihli navlun faturası davalı ... Taşımacılık tarafından, davalı ... ... adına 101.000 Usd bedelle düzenlenmiştir. ... Nolu 06.01.2016 tarihli navlun faturası ise konşimentoda taşıyan olarak gözüken ... Ltd. tarafından, davalı ... adına 100.000 usd bedelle düzenlenmiştir. Faturaların press makinesi ve aksesuarları cinsi emteanın Güney Kore'den Türkiye'ye nakliyesi “... gemisiyle, 06.01.2016 tarihli ... nolu konşimento tahtında yapılan taşıma için kesildiği anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre, "press makinesi ve aksesuarları" cinsi emteanın Güney Kore'den Türkiye'ye nakliyesi “..." gemisiyle, 06.01.2016 tarihli ... nolu konşimento tahtında fiilen davalı ... tarafından yerine getirildiği sabittir. ... tarafından davalı ... adına, ... tarafından davalı ... ... adına, davalı ... ... tarafından, dava dışı ... A.Ş. adına navlun faturaları düzenlenmiştir. Dolayısıyla ... A.Ş. uyuşmazlık konusu eşyanın taşınması/taşıtılması için davalı ... ... ile, ... ... davalı ... ile, ...'da davalı ... ile anlaşmış gözükmektedir. Davalı ... ... kendilerinin eşyanın deniz yoluyla taşınması taahhüdünde bulunmadığını, taşıma işleri komisyoncusu / taşıma işleri organizatörü olarak hareket ettiğini iddia etmektedir. ... ... tarafından düzenlenen faturada navlun ücretinin yansıtıldığı belirlidir. 16/12/2015 tarihli belgede davalı ... ..., davacının sigortalısına eşyayı deniz yoluyla taşıyacağını taahhüt etmektedir. Bununla birlikte ayrıca taşımayı alt navlun sözleşmesine konu edebileceğini ve sorumluluğunun alt taşıyıcının sorumluluğu ile aynı olacağını da belirtmektedir. ... ..., kendi adı ve hesabına taşıyanın ... Ltd. .... Ltd. olduğu alt taşıma sözleşmesi kurmuştur. Sözleşmeye ilişkin yazışmada, taşıyan olarak ... Ltd. .... Ltd. olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede ... Ltd. ile ... ... arasında yapılan alt taşıma sözleşmesinde ... Denizcilik, Hanssy Shipping'i temsilen hareket ettiğinden, ...'ın taşıyan sıfatına haiz olmadığı, dolayısıyla da iş bu davada pasif husumet ehliyetini haiz olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan ... ...'ın TTK m. 926 gereği taşıma işini bizzat üstlendiği ve TTK m. 921'e uyumlu şekilde taşıma giderlerini de içeren tek bir bedel kararlaştırdığı göz önünde tutulduğunda, taşıyanın haklarına ve yükümlülüklerine tabi olacaktır. Somut taşımada, .... Ltd. tarafından ... adına gönderilen bir adet pres makinasına ait 9 paket halinde, ana gövde, hidrolik ve elektrik ekipmanları, bağlama elemanları ve yedek parçaları ayrı konteynerlerde yüklü, 142.879kg ağırlığında, FOB 1.200.000,-$ değerindeki emtianın, Kore'nin Masan limanından, İstanbul Ambarlı limanına, M/V ... isimli gemi ile taşındığı, boşaltma limanında yükün tahliyesinin davalı ... ... Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından görevlendirilen ... Gözetim Mümessi ve Tic. A.Ş.'nin gözetiminde gerçekleştiği, tahliye sırasında 1 numaralı yükün alt kısmında 120 cm hasar bölgesi bulunduğu, nemlenme ve oksitlenme gözlemlendiği, üç adet çekici dorsesinde Silivri'deki tesislere götürülen emtianın açılması neticesi sandıklarda su tespit edildiği, elektrik panosunda onarılamayacak seviyede, tam zıyaya konu yoğun ıslaklık ve oksitlenme olduğu, ana ünitenin alt ve üst kısmının da ana yatak ve kalıp üniteleri dâhil yoğun şekilde oksitlendiği, nem alıcının ıslandığı, elektrik Motoru ve volanın benzer durumda olduğu, hidrolik ünite sandığı üst ve iç kısmında, alüminyum kaplama ve naylon muhafazada yoğun rutubet ve buna bağlı küflenme bulunduğu, su birikimlerinin mevcut olduğu, hidrolik ünitenin de oksitlendiği, yardımcı malzemelerin ıslak olduğu, nem alıcıların nemi tuttuğu, tuz birikimlerinin gözlemlendiği, gümüş nitrat testinin her bölgede pozitif çıktığı taşıma belgeleri ve ... Gözetim firmasının düzenlediği rapordan anlaşılmaktadır. Dosyada alınan Bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmelerde, emtiaya ilişkin belgeler ve fotoğraflardan görüldüğü şekli ile ambalaj yetersizliğinin mevzu bahis olmadığı, tüm ekipmanın sandıklar içinde sabitlenerek üzerlerinin kaplandığı, nem alıcıların bulunduğu, oksitlenmenin emtiaya ulaşan oksitleyici tuzlu suyun nem seviyesinin üzerine çıkarak akışkan seviyesinde bulunmasından kaynaklandığı, nitekim makina gövdesinin en üst seviyesine kadar ulaştığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dosyada geminin 30.04-01.05.2016 tarihleri arasında tahliyesi esnasında görevlendirilmiş ... Şirketinin düzenlediği ekspertiz raporunda; geminin 30.04.2016 saat 17:45 de vardığı, 18:40 da yanaştığı, 21:00 de tahliyenin başladığı, 01.05.2016 saat 00:40 da tahliyenin tamamlandığı belirtilmiş, geminin 1 nolu ambarındaki yükün alt 120 cm lik kısmında ıslaklığın olduğu, yükün tahta sandıklarında nem bulunduğu, metal kısımlarda paslanmaların olduğu tespitleri yapılmıştır. Bu kapsamda deniz suyu kaynaklı hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği sonucuna ulaşılmaktadır. Taşıyanın sorumluluğu TTK m. 1178'de öngörülmüştür. Buna göre “Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür”. Yukarıda da açıklandığı üzere gümüş nitrat testi taşıma konusu hasara uğrayan eşyanın her bölgesinde pozitif çıkmıştır. Bu durum yük hasarının deniz taşıması sürecinde meydana geldiğini ortaya koymaktadır. ... ekspertiz firmasının davalı ... ... tarafından görevlendirildiği ve yükteki hasarın tahliye sırasında geminin 1 nolu ambarında tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında TTK m. 1185 hükmü uyarınca ayrıca bir ihbara gerek olmadığı, süresinde hasar ihbarının yapılmış sayılacağı değerlendirilmiştir. Bu durumda taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir. Dosya kapsamına göre bu husus ispatlanamamış olduğundan davalı .... Ltd.'nin meydana gelen hasardan ve bunun sonucunda doğan zarardan birlikte ve müteselsil sorumlu olduğu kanaatine varılmaktadır. Teknik bilirkişiler tarafından zarar miktarının tespiti konusunda yapılan değerlendirmede; Makinede oksitlenme ve nem etkisine bağlı onarılması söz konusu olmayan suni malzemeden mamul tahrik elemanları, yataklar, hareketli elemanlar, bağlantı ve elektrik donanımın değişiminin 308.244 USD olduğu, makinanın boyut ve özellikleri, demontaj ve montaj yanında yeniden ayarlanması, oksit tabakasının temizlenerek boyanması gibi işlemler ve bunların farklı ekipler gerektireceği de göz önüne alındığında 193.500 USD tutarında işçilik bedelinin belirtildiği, dolayısı ile makine kaynaklı onarım bedelinin, toplam 501.744 USD olarak ortaya çıktığı, ekspertiz raporunda tespit edildiği biçimde: makine kaplama sacı hasarının bağımsız olması nedeni ile tenzili ve işçilik masrafların makul indirimi ile 288.244,-$ parça ve 150.000 USD işçilik olmak üzere toplam 438.244 USD olarak belirlendiği, bu bedelin makina kaynaklı onarım maliyeti olarak kabulünün makul olduğu, bunun yanı sıra 438.244 USD onarım bedeli üzerine 10.000 USD Kore'den gelecek 9 kişiye ait Ulaşım Masrafları (uçak) ile 31.756,-$ ilave masraflar (yedek parça nakliyat, gümrük, konaklama, yemek, onarım vinç hizmeti) kalemlerinin eklenmesiyle 480.000 USD tazminat tutarına ulaşıldığı belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda da ödenmesi gereken hasar bedeli 480.000 USD olarak hesaplanmış olup hesaplanan bu tutarın davacı sigorta şirketi Sompo tarafından davadışı sigortalı ... Bağlantı elemanlarına ödendiği dosyaya sunulan ödeme dekontundan anlaşılmaktadır. Dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede, meydana gelen hasar bedeline ilişkin davadışı sigortalı ... Ltd. Şti'nin yasal ticari defterlerine yansıyan tutar 199.634,02 USD'dir. Bu durumda tahsil edilen hasar bedeli 480.000 USD ile defter kayıtlarına yansıyan onarım bedeli olan 199.634,02 USD arasındaki farkın 280.365,98 USD olduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda aradaki bu farka ilişkin olarak şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede, farkın, hasarın meydana gelmesi ile hasara uğrayan makine ve ekipmanların tamir, bakım-onarımı yapılarak ekipmanların işletmeye alınması arasındaki geçen sürede oluşan kar kaybı olduğunun ifade edildiği belirtilmiştir. Ancak dosya kapsamına kar kaybı zararı ispatlanamamış olduğundan sigortalının gerçek zarar miktarının 199.634,02 USD olduğu sonucuna varılmıştır. Taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması koşulları TTK m. 1186'da düzenlenmiştir. Anılan hüküm ile bu sınır koli/ünite başına 666,67 ÖÇH, ağırlık hesabına göre kg başına 2 ÖÇH olarak belirlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırılması bakımından konişmento bilgileri esas alınmalıdır. Konişmentoda eşya bilgisi “9 Packages, grosweight: 142,879 KGS” şeklindedir. Buna göre 142,879 kilogram ağırlığındaki parça eşyanın 9 koli içerisinde taşındığı anlaşılmaktadır. Yapılan inceleme 9 kaptan oluşan makinenin 8 kabında yoğun şekilde ıslanma ve ıslanmaya bağlı paslanma oluştuğu belirtilmiştir. TTK m. 1186 f. 1 gereği koli başıma sorumluluğunun sınırı: 8 x 666,67 ÖÇH= 5.333,36 ÖÇH'dir. Ağırlık ölçü birimi üzerinden sorumluluk sınırı hesaplanırken eşyanın bir kısmında meydana gelen kısmı zıya ya da hasar, yalnızca o kısım için değil eşyanın tamamının değerine etki edip etmediği incelenmelidir. Zira eşyanın bir kısmında meydana gelen hasar eşyanın tamamını kullanılmaz hale getirdiği takdirde eşyanın tamamının hasara uğramış olduğu kabul edilmelidir. Taşıma konusu eşya Transferli Soğuk Vida Presinin parçalarından oluşmaktadır. Uyumazlıkta 9 koli halinde taşınan ve birleştirildiklerinde ... oluşturacak eşyaların çoğunun hasarlandığı dosya kapsamına göre sabittir. Bu çerçevede birleşme sonucu oluşacak eşyanın tamamının hasara uğradığı ve taşıyanın sorumluluğunun sınırlanrılmasında konişmentoda yazılı toplam brüt ağırlığın dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Buna göre yapılan hesaplamada ise 142,879 x 2 = 285,758 Özel Çekme Hakkı sınırına ulaşılmaktadır. Karar tarihinde geçerli olan ÖÇH kuruna göre yukarıda açıklanan 199.634,02 USD zarar miktarı sorumluluk sınırının içinde kaldığından davalı ...'nin bu tutardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, davalı ... Denizcilik Taşımacılık ve Ticaret A.ş hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... ... Nakliyat ve Ticaret A. Ş. vekilinin tahkim itirazının kabulü ile mahkememizin görevsizliğinden dolayı bu davalı hakkındaki davanın usulden reddine, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan "press makinesi ve aksesuarları" cinsi emteanın Güney Kore'den Türkiye'ye “... gemisiyle, 06.01.2016 tarihli ... nolu konşimento tahtında taşınırken hasarlandığı, deniz suyu kaynaklı hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği, davalı ... geminin donatanı olup taşımayı fiilen yerine getirdiğinden bu davalının TTK'nın 1178 ve devamı maddeleri gereğince, 199.634,02 USD tutarındaki yük hasarından dolayı sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketi sigortalıya 480.000 USD sigorta tazminatı ödemiş olsa da, bu tutar içerisindeki kar kaybı zararının ispatlanamadığı, bu nedenle TTK m. 1472 gereği rücu edebileceği zarar miktarının 199.634.02 USD olduğu kanaatine varılmış olduğundan, bu doğrultuda davalı ...'nin 199.634,02 USD'ye yönelik icra takibe itirazının iptaline, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı ... A.ş hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-... Şirketi vekilinin tahkim itirazının KABULÜ ile mahkememizin görevsizliğinden dolayı bu davalı hakkındaki davanın usulden REDDİNE, 3-.... Ltd ile ilgili davanın KISMEN KABULÜ ile bu davalı yönünden ....İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, 199.634,02 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 4-Karar harcı olan 58.228,62 TL'den peşin alınan 20.913,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 37.314,95 TL harcın davalı .... Ltd'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacının peşin olarak yatırdığı 20.913,67 TL harcın davalı .... Ltd'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 133.862,59 ,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davalı ... A.Ş vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 7- Davalı ... Şirketi vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 8- Davalı .... Ltd vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 185.570,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 9- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 35,90 TL ilk harç, 25.000 TL bilirkişi ücreti, 1.134,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 26.170,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 10.884,37 TL'sinin davalı .... Ltd'den alınarak davacıya ödenmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/167, K. 2026/273, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-167-e-2026-273-k-35a5bf637977