İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/465 E. 2018/420 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/465
- Karar No
- 2018/420
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/465
KARAR NO : 2018/420
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/04/2016
KARAR TARİHİ: 11/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekilinin 11.04.2016 harç tarihli dava dilekçesinde; davalı ...'a müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla 355.000 Euro bedelli senede dayanarak icra takibi yaptığını, takip konusu senedin sahte olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla evrakta sahtekarlık suçundan dava açıldığını ve hala devam ettiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyasında sahtecilik ve imza itirazına ilişkin dava açtıklarını, bu imzanın müvekkile ait olduğu ancak senedin sahte olduğunu, imzanın başka belgedeki yazıların kimyasal maddeyle silinerek silinen bölüme fotokopi makinası yardımıyla senet oluşturulmasıyla senetlerin tanzim edildiğinin belirlendiği, İcra Hukuk Mahkemesi'nin imzanın müvekkile ait olmasından dolayı davanın reddine karar verdiği, bu nedenle derdest davayı açtıklarını, davalının müvekkilinin babası dava dışı ... aleyhine de sahte senet düzenlediğini ve her ikisine ait şikayet dosyalarını İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında devam ettiğini, müvekkilin imzalarının kolaylıkla ele geçirilebildiğini belirterek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu senedin sahte olduğunun tespiti ile takibin iptaline ve İİK m.67 gereğince %20 kötü niyet tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tensibin 13. maddesinde HMK m. 209 gereğince takibe konu senedin takibinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 11.05.2016 tarihli ek dilekçesiyle müvekkilinin imza asıllarının bulunduğu yerlerin istenilmesine ilişkin talebini bildirmiştir.
Davalıya tebligat çıkarılmış, 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 25/a gereğince tebligat yapılmasına karar verilmiş, davalı vekili olduğunu beyan eden Avukat ...'ın 08.07.2016 tarihli dilekçesiyle davaya cevap verdiği ve vekaletnamesini ibraz ettiği belirlenmiştir.
Davalı vekilinin 08.07.2016 tarihli cevap dilekçesinde; davacının iptal ettiği senedin gerçek bir senet olduğunu, davacı ve babası tarafından düzenlenerek verildiğini, bu konuda ayrıca dava dışı ...'e "BELGEDİR" başlıklı verilen yazıda ...'ın 820.000 Euro borcu olduğunu ve bunun 01.11.2014 vadeli 55.000 Euro keşidecisi ..., 23.03.2015 vadeli, 355.000 Euro keşidecisi ..., 23.03.2015 vadeli 55.000 Euro bedelli keşidecisi ... ve en son 30.03.2015 vadeli 355.000 Euro bedelli keşidecisi ... olan senetlerle ödemeyi kabul ettiğini, bu senetlerin sahte olmadığını, senetlerin ... tarafından verildiğini, senetlerde sahtekarlık yapılmadığını, davacı ve babasının havale yoluyla 50.000 Euro civarında ödemede bulunduğunu, buna ilişkin makbuzları sunduklarını, davacı tarafça da yapıldığını belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin davalının cevap dilekçesine karşı vermiş olduğu 12.08.2016 tarihli replik dilekçesinde; "BELGEDİR" başlıklı evrakta sunulan tüm senetlerin ve bu belge başlıklı belgenin kendisinin de sahte olduğunu, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığına ... Soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunduklarını, davalıya böyle bir belgenin ve senetlerin verilmediğini, cevap dilekçesinin ekinde sunduğu para havalesini gösteren belgelerin de sahte olduğunu, ilgili bankadan sorulduğunda bu belgelerin sahte olduğunun anlaşılacağını, belgede adı geçen ... isimli şahsın müvekkilin annesi olup vefat ettiğini, ...'in ise babası olduğunu, müvekkillerinin bimekan takımından olan davacıdan 820.000 Euro gibi bir parayı almalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın daha önce ... aleyhine sahte senetle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine giriştiklerini, bu senedin sahte olduğunun tespit edildiğini, bu kez dava konusu senetle takip yapıldığını, ceza davasının devam ettiğini, davalının kendi babasıyla bile sahtecilik ve dolandırıcılık sebebiyle hasım durumuna girdiğini, davasının devam ettiğini, davalıya karşı acıma duygusu ile yemek ve barınma ihtiyacını karşıladıkları, bu kişinin daha sonradan imzaları içeren belgeleri gizlice toplayarak doldurduğunu, davalının sunduğu belgelerdeki imzaların 3. kişilere ait olduğunu belirterek davalının taleplerinin reddini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 06.09.2016 tarihli beyan dilekçesinde; tedbirin kaldırılmasının senetteki imzanın ve "BELGEDİR" başlıklı belgedeki imzanın davacıya ait olduğunu, alacaklarının uygulanması için haciz yapmaları gerektiğini ancak davacının üzerine kayıtlı taşınmazı ...'e (Davacının kardeşine) sattığını, bu taşınmazın başka kişilere de satılabileceğini belirterek ... Mevkii ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın 3. kişiye devrinin engellenmesi için tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davacı tarafın 04.10.2016 tarihli tedbir talebine karşı itirazına beyan dilekçesinde; davalının dayandığı belgelerin sahte olduğunu, HMK m.209'a göre teminatsız olarak takibin durdurulduğunu, davalının dayandığı belgelerin bilirkişi raporuyla sahte olduğunun tespit edildiğini, diğer sunduğu "BELGEDİR" başlıklı belgenin de sahte olduğunu belirtmiştir.
Dava İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan 30.03.2015 ödeme tarihli 315.000 Euro bedelli senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanılmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası incelenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesiyle; Takip alacaklısı ...'ın 23.06.2015 tarihli kambiyo senetlerine mahsus takip taleplerinde 22.12.2014 tanzim ve 30.03.2015 vadeli 315.000 Euro bedelli keşidecisi ..., alacaklısı ... olan senede dayanarak takibe geçtiği, borçluların İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas, ... Karar sayılı kararında imzaya itiraz ettiği, imzanın davacı elinden çıktığı belirtilerek davanın reddine 15.03.2016 tarihinde karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Müşteki ...'ın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı ve 11.05.2015 tarihli dilekçesi ile sanık ... hakkında sahte senet tanzim etmek ve tedavüle konmak suçundan suç duyurusunda bulunduğu, müştekinin 13.05.2015 tarihli savcılıkta alınan ifadesinde sanığın 2011 yılında otelinde kalmaya başladığını, para yardımında bulunduklarını, yemek verdiklerini, 30.04.2015 tarihinde Hollanda'ya gittiğinde şüphelinin otelde olduğunu 05.05.2015 tarihinde yurt dışında döndüğünde şüphelinin otelden ayrıldığını öğrendiğini ve 55.000,00 EURO bedelli dava konulu senedin takibe konulduğu, şüphelinin bu senedi ele geçirdiğini ve doldurduğunu, böylece icra takibine koyduğunu belirttiği, bu senet üzerinde bilirkişi ... vasıtası ile yapılan 05.06.2015 tarihli incelemede senedin üzerindeki ... yazısının ve imzanın ...'e ait olduğu ancak senedin makas ile kesilerek düzeltilmesi ile senedin sonradan yazıcı yardımı ile oluşturulan bir belgeden türetildiği kanaatinin bulunduğu, yine müşteki ...'in İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında ... soruşturma numaralı şikayet dilekçesi ile aynı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunduğu ve bu suça ilişkin dosyanın da ... soruşturma numaralı dosya ile birleştirilmesi yönünden 09.07.2015 tarihinde karar verildiği, şüpheli ...'ın babası ... aleyhine 55.000,00 EURO bedelli senedi takibe koyduğunu, kendisi aleyhine de 355.000,00 EURO bedelli bu senedin sahte olduğunu iddia ettiğini bu senedin de bilirkişi vasıtası ile incelenmesi ile bilirkişi ...'in 26.08.2015 tarihli raporu ile senetteki imzanın ... eli ürünü olmadığını tespit edildiği, böylece İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Sanık/şüpheli ... hakkında şikayetçi ... ve ...'in şikayeti ile TCK m.204/1 43,53,54,63. maddelerine istinaden resmi belgede sahtecilik suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, davada müştekilerin Hollanda da bulundukları ve yaz aylarında ... beldesinde apart otel işletmeciliği yaptıkları, müştekilere ait otelde 2011 yılında müdürlük yapan ...'ın ve ...in vasıtası ile tanıştığı şüphelinin iflas etmesi nedeniyle acıyarak otelde kalmasına izin verdikleri, 2011-2015 yılları arasında bu otelde kaldığı, şüphelinin müştekilerin güvenini kazanması ile müşteki ... imzaladığı boş belgeyi ele geçirip bilgisayar ortamında 01.11.2014 vadeli 55.000,00 EURO bedelli kambiyo senedi düzenlediği ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğu, şüphelinin ayrıca ...'in imzasını taklit ederek 22.12.2014 tanzim tarihli 30.03.2015 ödeme tarihli 355.000,00 EURO bedelli bir bonoyu da İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe koyduğu, kambiyo senetleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde ...'in hakkında konulan takipteki senedin müşteki eli ürünü olduğu, ancak müştekinin daha önce ıslak el yazısı ile ve imzası ile bulunan belgenin üst bölümünde kambiyo senetlerindeki bölümlerin bir yazıcı yardımı ile yazdırılması ve makas ile kesilerek oluşturulduğu, yine ... aleyhine takibe konulan senetlerin ise ... eli ürünü olmadığı belirtilerek sanığın üzerine atılı suç ile cezalandırılması ve adli emanetin ... ve ... sırasına kayıtlı senetlerin dosyada muhafazasına karar verilmesini talep edildiği, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ... Esas sayılı numarayı alan dosyada yapılan yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 18.12.2017 tarihli ... Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesinin verdiği raporda 355.000,00 EURO bedelli senedin forme kesim olmadığı ve üzerinde ... vs vs yazılarının tespit edildiği, bu yazıların silinerek doldurulduğu, 55.000,00 EURO bedelli senedin forme kesim olmadığı ... isimli yazının ve imzanın farklı kalem ile atıldığı ve silinerek doldurulduğunun belirtildiği, sanık hakkında yakalama müzekkeresi çıkartıldığı, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında da davacı ...'in talebi ile 355.000,00 EURO bedelli senedin inceleme konusu yapıldığı ve bilirkişi ...'ın 10.03.2016 tarihli raporuna bu senedin normal senetlerden farklı ebatlarda fotokopi makinesi ile oluşturulduğu, düzensiz bir alet ile kesildiği ve imzaların sahte olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması ve davamızın konusu olmayan muvazaalı devir yapıldığı belirtilen ... mevkii ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın devrinin önlenmesine ilişkin tedbir talebi değerlendirildiğinde; davalının talebinin dayanağı teşkil eden takibe konu senedin sahteliği iddiasıyla HMK m.209'a göre dava açıldığı, bu dava kapsamında HMK m.209/1'e göre senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağı, yasa hükmü olarak değerlendirildiğinde bu konuda tedbir kararı verildiği, tedbir talebinin dayanağının davacının ibraz etmiş olduğu İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nden alınan ... Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanarak yaklaşık ispat kurallarına göre davacının iddialarını da ispatladığı, yine davalının dava dışı taşınmazın 3. kişiye devrinin önlenmesine ilişkin talepte bulunduğu görülmekle birlikte; bu taşınmazın malikinin davamızda taraflardan biri olmadığı, dava dışı ...'in halen taşınmazda malik olduğu, mevcut durum itibariyle başkasına ait taşınmaz üzerine tedbir konulamayacağı, davalının haklı çıkması durumunda bu kapsamda tasarrufun iptali davası açabileceği, bu nedenle dava dışı 3. kişi üzerinde bulunan taşınmaz üzerine tedbir konulamayacağından bu konudaki talebinin de reddine karar verilmiştir/vermek gerekmiştir.
Davacının dava konusu yapmış olduğu menfi tespit davasına ilişkin senet üzerinde Adli Tıp Kurumundan davacının imza örnekleri toplanarak dava konusu olan ve 22.12.204 tanzim 30.03.2015 vadeli 355.000,00 EURO bedelli senetteki imzanın ...'e ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan (İzmir ... Asliye Ceza Mahkkemesince alınan) 18/12/2017 tarihli raporda söz konusu kambiyo senedindeki imzanın ...'in imzası olmadığı, senedin sahte olup olmadığı ve bu nedenle senetten borçlu olmadığı tespit edilmiştir.
Aynı zamanda Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinden önce gere İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas yine İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasından önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yaptırdığı 26.08.2015 tarihli bilirkişi raporu ve en son Adli Tıp Kurumu Adli Belge İnceleme Şubesinin 18.12.2017 tarihli ... sayılı raporunda bu senedin başka bir senet üzerinde düzenlendiği ve ... başlıklı başka bir belgeden alınarak kesildiği ve belgenin üzerinde silinme yapılarak yeniden senet oluşturulduğu, bu senet üzerinde yer alan ... ibaresinin üzerinden ise iki defa geçilmesi ile belgenin sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiştir.
Davalının senedin sahte olduğunu bildiği ve bu kasıtla hareket ettiği bu nedenle kötü niyetli olarak senedi takibe koyduğu tespit edilmekle, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında da davacının borçlu olmadığını bildiği halde takip yapmış olması nedeniyle haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilerek davalı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. (İİK m.72/5 fıkra)
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KABULÜ ile,
Dava konusu olan ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 22.12.2014 tanzim ve 30.03.2015 vade tarihli 355.000,00 EURO bedelli senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,
Davalının bu senedi haksız ve kötü niyetli olarak takibe koyduğu tespit edilmekle, İİK m.72/5 fıkra gereğince %20 kötü niyet tazminatı olan 231.460,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 79.055,16-TL harcın dava açılışında alınan 19.793,80-TL harçtan mahsubu ile eksik 59.291,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvurma harcı 29,20-TL, peşin harç 18.874,35-TL, tamamlama harcı 889,45-TL, posta ve tebligat gideri 182,45-TL olmak üzere toplam 19.975,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 58.669,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı