Diğer ·

2025/95 E. 2026/40 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/95
Karar No
2026/40
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/95 Esas KARAR NO : 2026/40

DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ... tarafından, ... 14. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipte; takibe konu lisans bedeline ilişkin borca, faize icra dairesinin yetkisine, davalı tarafından itiraz edildiğini, bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve usulsüz olduğunu, Davalı tarafın müvekkili ile imzaladığı Lisans Sözleşmesi dolayısıyla ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediğini, Taraflar arasında 26.04.2011 tarihinde akdedilen sözleşmenin ‘’Meslek Birliklerine Ödenecek Lisans Bedelleri’’ başlıklı 4.maddesinde; ‘’4.1 Meslek birlikleri ile ... arasında imzalanan 26.03.2008 tarihli Taahhütname ve 20.08.2010 tarihli Ek Protokol gereği bu sözleşmede belirtilen işletme kapsamındaki tüm tesisin umuma açık mahallerinde yapılan doğrudan/dolaylı müzik yayınları karşılığı olarak Lisans Alan tarafından ödenmesi gereken mali hak bedeli toplam KDV hariç 4.703,22 TL tutmaktadır. Bu mali hak bedelinin meslek birlikleri payları aşağıdaki gibi olup meslek birlikleri hesaplarına payları oranında yatırılacaktır. ... ’’ 4.2 Meslek birlikleri tarifeleri gereğince lisans alan tarafından meslek birliklerine ödenecek mali hak bedeli işbu sözleşmenin imzalanması ile nakden ve defaten ödenecektir. 4.3 01.01.2012 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeline TÜİK tarafından belirlenen yıllık (ÜFE+TÜFE)/2 oranında artış yapılması sureti ile ilgili yılın Temmuz ayının 15.gününe kadar nakden meslek birlikleri hesabına ödenecektir. 4.5 Ödemelerin gecikmesi halinde lisans alan Türk Lirası için aylık %2 gecikme faizini meslek birliklerine ödeyeceğini açıkça kabul, beyan ve taahhüt eder. ’’ hükümlerinin bulunduğunu, ‘Sözleşmenin Süresi ve Feshi’ başlıklı 5. Maddesinde ‘Taraflardan her biri, sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.01.2012 tarihinden en geç 1 ay öncesinde, sözleşmeyi haklı nedenlerle sona erdirdiğini, erdirmek istediğini ifade eden ve fesih nedenini ayrıntılı olarak anlatan noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediğini takdirde, sözleşme aynı şartlarla yenilenir. Takip eden yıllar için de aynı şekil geçerli olur ve yıldan yıla yenilenerek devam eder.’’ Hükümlerinin yer aldığını, Davalının takip başlatıldıktan sonra, fakat dava açılmadan önce yaptığı ödeme nedeniyle harca esas değerin 7.894,52 TL kabul edilmesi gerektiğini, Davalının faize yaptığı itirazın ve yetki itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ... 14.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir. ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, Davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin, davacı tarafından başlatılan takip sonrasında, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce boca mahsuben 11.660,00TL ödeme yaptığını, bu ödemenin kısmen davacı banka hesabına (2.980,00TL), kısmen de icra dosyasına ( 8.680,00TL) yapıldığını, Müvekkilinin borcun takibe konu edilmesinin ardından, dava açılmadan önce söz konusu meblağı ödemesinin, borcu ödeme niyetinin varlığını ve hukuki süreçteki iyi niyetini açıkça ortaya koyduğunu, bu bağlamda İcra ve İflas Kanunu 67.maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin temel şartlarından olan kötü niyet unsurunun gerçekleşmediğini, Davacı tarafından talep edilen haksız %20 icra inkar tazminatı talebinin reddini, şayet reddedilmez ise tazminatın yalnızca harca esas değer olan 7.894,52 TL üzerinden asgari seviyede belirlenmesini talep ve beyan etmiştir. 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı ve Davalı arasında akdedilmiş olan 26.04.2011 tarihli Lisans Sözleşmesi uyarınca Davalı’ya Davacı tarafından temsil suretiyle umuma iletim hakkını içeren basit lisans hakkı tanındığı, 26.04.2011 tarihli Sözleşme’nin 4. maddesinde Davacı’ya ödenecek lisans bedellerinin düzenlenmiş olduğu ve Davalı tarafça Sözleşme’de belirtilen ödeme tarihlerinde Davacı’ya ödemelerin yapılmadığı, bu sebeple Davalı tarafından 26.04.2011 tarihli Sözleşme’nin ihlal edilmiş olduğu, Davacıya ait olan resmi defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüş, sahibi lehine Yüce Mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil niteliğine haiz olduğu, Davacı tarafından davalı adına icra takibine konu olan telif hakkı bedellerinin sözleşme hükümlerine uygun olarak faturalarının tanzim edildiği, davacı ticari defter ayıtlarında mevcut olduğu, Davacı tarafından icra takibinde talep edilen asıl alacak ve faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, Davacının takip tarihi itibariyle 6.918,65-TL asıl alacak, 3.837,34-TL işlemiş faiz olmak üzer toplam 10.755,99-TL alacaklı olduğu, Davalının takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 2.980,00-TL ve 8.680,00-TL olmak üzere11.660,00-TL ödeme yaptığı, İcra kapak hesabın da dikkate alınarak yapılan ödemelerin düşülmesi neticesinde dava tarihi itibariyle davacının 10.043,93-TL alacaklı olacağı yönde rapor sunulmuştur. KANAAT VE GEREKÇE Uyuşmazlığın; davacı ... tarafından ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalı Şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu takibin 17/07/2004 tarihli olduğu ödeme emrinin davalı tarafa 26/07/2024 tarihinde yapıldığı davalının ise itirazının 26/07/2024 tarihinde olduğu ve nihayetinde iş bu davanın 03/06/2025 tarihinde açıldığı görülmüştür. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararı). Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı, 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını kanunda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. 02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL ve 2026 yılı için 50.000,00 TL'dir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. 04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla; usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarının tespiti için karar tarihi, anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir. Tüm açıklamalar doğrultusunda davanın miktar itibariyle dava açılış tarihi olan 2025 yılı tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla verilen hüküm kesin olarak verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde davalı tarafça icra dairesinin yetkisine yönelik yetki itirazında bulunulduğu, huzurdaki itirazın iptali davasına konu icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de ayrıca itirazda bulunulduğu görülmüş, yetkili icra dairesinin itirazın iptali davası açısından dava şartı olduğu gözetilerek icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz ele alınmasına karar verilmekle; yapılan incelemede taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlenmiş olup davacı tacir olmadığından HMK 17 md uygulanamayacak ise de; konusu para alacağı olan takipte alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı görülmekle icra dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazının reddi ile açık yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün ... icra esas sayılı dosyası incelendiğinde; borçlu davalı hakkında Müzik Eserleri Yayını İzin Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak ilamsız takip başlattıklarını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... ile Davalı ...Şirketi arasında 26.04.2011 tarihinde imzalanan, dava dosyasında örneği mübrez sözleşmede, sözleşmenin 31.12.2008 – 01.01.2012 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı 5.maddesinin 1.fıkrasında görülmektedir. 31.12.2008 – 01.01.2012 dönemi için mali hak bedeli olarak ödenmesi gereken tutar ise Mali Şartlar başlıklı 4. Maddesinin 1.fıkrasında ve Ek-1’de 4.703,22-TL+KDV olarak belirtilmiştir. Ödeme seçeneği olarak Nakit ödemenin düzenlendiği (her yılın temmuz ayının 15'ine kadar), Sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlenen; Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı maddesinin 2.fıkrasında " Taraflardan her biri, 5.1 maddesinde belirtilen süre sonunda sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Ancak fesih iradesi sözleşmenin hitam tarihinden en geç bir ay öncesine kadar ulaşacak şekilde noter vasıtasıyla yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder.’’ hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin Madde 4. Mali Şartlar başlıklı maddesinin 3. Fıkrasında "01.01.2012 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her bir takvim yılı için ödenecek mali hak bedeli, bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak TÜİK tarafından bir önceki yıl için belirlenen ÜFE+TÜFE/2 (12 aylık ortalamalara göre) oranında artış uygulamak suretiyle belirlenir ve bu bedel EK-1’de seçilen ödeme biçimine uygun olarak Meslek Birliklerine ödenir." şeklinde hükme bağlandığı görülmektedir. Davalının ticari defter ve belgelerini mahkemede hazır etmesi hususunda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapması, mali bilirkişinin tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen FSEK kapsamında lisans sözleşmesi alacağının tahsiline yönelik takip dosyasından kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve davalı savunmaları da dikkate alınarak diğer uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak diğer hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, bilirkişiye tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 6100 sayılı HMK'nun 278/4 maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş; dosya kapsamına sunulan esas bilirkişi rapor içeriğine göre davalının ödeme savunmasında bulunduğu görülmüştür. Davalı taraf icra takibi başladıktan sonra ancak iş bu dava açılmadan evvel 16/10/2024 tarihinde haricen 2.980,00 TL ve sonrasında icra dosyasına 8.680,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Dosyamız arasına alınan bilirkişi raporunda Davacıya ait olan resmi defterlerin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüş, sahibi lehine Yüce Mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil niteliğine haiz olduğu,Davacı tarafından davalı adına icra takibine konu olan telif hakkı bedellerinin sözleşme hükümlerine uygun olarak faturalarının tanzim edildiği, davacı ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, Davacı tarafından icra takibinde talep edilen asıl alacak ve faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, Davacının takip tarihi itibariyle 6.918,65-TL asıl alacak, 3.837,34-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.755,99-TL alacaklı olduğu, Davalının takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 2.980,00-TL ve 8.680,00-TL olmak üzere toplam 11.660,00-TL ödeme yaptığı, İcra kapak hesabın da dikkate alınarak yapılan ödemelerin düşülmesi neticesinde dava tarihi itibariyle davacının 10.043,93-TL alacaklı olacağı , davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından 14. İcra Müdürlüğü'nün 2024/18290 esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, icra iflas kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca alacak miktarının %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalı tarafından ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, 2-İcra iflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, asıl alacak miktarı olan 10.865,59- TL' nin %20 olan 2.173,12-TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 742,23-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL' nin mahsubu ile kalan 126,83-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 10.865,59-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 18.000 TL bilirkişi ücreti, 120,0-TL posta tebligat ve 1.230,80-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 19.350,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600-TL arabuluculuk sarf ücretini davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: Diğer, E. 2025/95, K. 2026/40, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-95-e-2026-40-k-d5503182f2bf