Diğer ·
2025/20 E. 2026/128 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2026/128
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/20 Esas KARAR NO : 2026/128
DAVA : Marka Hakkına Tecavüzün tespiti, önlenmesi, unvan terkini, DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün tespiti, önlenmesi, unvan terkini, davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tescil nolu "..." markasının ve ... tescil nolu "..." markasının davacı adına tescil edildiğini,davacının kuruluş tarihinden bu yana "... A.Ş." ticaret unvanı altında faaliyet göstermekte olup, ... alan adını ve "..." işletme adını kullandığını, davalının ... adlı internet sitesi üzerinden kiralama ve konaklama hizmeti sunduğunu, Söz konusu sitede de görüleceği üzere davalının markasının "..." ve "..." şeklinde olan marka kullanımının tıpkı müvekkili gibi taşınmaz kiralama, turizm amaçlı kiralama, geçici konaklama, acente hizmeti ve konaklamaya ile ilişkin tüm faaliyetleri yürüttüğünü, müvekkilinin sadece markalarına değil; ticaret unvanına da tecavüz edildiğini, müvekkilinin, kuruluş tarihi olan 2021 yılından bu yana "... A.Ş." şeklindeki tescilli ticaret unvanı çerçevesinde faaliyet gösterdiğini, Davalının ticaret unvanının ise "... A.Ş. şeklinde olduğunu,..." ve "..." ibareleri ile müvekkilin alan adına da tecavüz edildiğini, Zira Müvekkilinin ... alan adını kullanarak faaliyet gösterdiğini, Davalının alan adının ise ..." şeklinde olduğunu , Davacı adına tescilli ..., ... nolu markalara davalı yanca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi davalının unvanın terkini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi, erişim engeli ve alan adı terkinine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı tarafından tescilli "..." ve "..." markalarına ve şekline, tescilli "... A.Ş." ticaret unvanına, "..." İnternet alan adı ve " ..." işletme adına tecavüz edildiğini ileri sürmekte olduğunu, Marka haklarının ihlal edildiği iddiası gerçeğe aykırı olup herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, Davalı ticari unvanı "... A.Ş." şeklinde olduğunu, Davacı taraf, sadece guest ibaresindeki benzerlikten yola çıkarak marka hakkının ihlal edildiğini, her iki marka arasında benzerlik olduğunu ileri sürmekte olduğunu, Ancak ilk bakışta dahi her iki marka arasında bir benzerlik olmadığı ve bu sebeple de herhangi bir hak ihlali olmadığının açıkça anlaşılabilecek olduğunu, taraf markalarının birbirinden farklı olduğunu, Davacı markası "..." ile davalı markası "..." arasında kullanılan ibareler bağlamında farklılıklar olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık;Davacı adına tescilli ..., ... nolu markalara yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi davalının unvanın terkini, ihtiyati tedbire hükmedilmesi talepli olarak açıldığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler..., ... ve ... tarafından düzenlenen 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalı tarafa ait https://guesturehomes.com/ adresli internet sitesinde “..." ve "..." kelimelerinin yayınlanmakta olduğu,... adresli internet sitesinde yer alan ... adresli ... ve ...adresli ... sosyal medya hesaplarına erişim için sayfa altına eklenmiş olan kısayollarla açılan sosyal medya hesaplarında hesap logosunda ve yapılan gönderiler içeriğinde “..." ve "..." ifadelerinin yer aldığı, Davacı adına ... tescil numaralı " ...” ve ... tescil numaralı ‘’...’’ markaların davalının kullandığı ... ibaresi ve “ ...” tescilsiz markalarınca raporlarında detaylı surette izah edildiği üzere marka hakkına yönelik bir tecavüzün saptanamadığı, davacının ... A.Ş. ile davalıya ait ... A.Ş. ticaret unvanı arasında karıştırmaya yeter ölçüde bir benzerlik bulunmadığı, bu sebeple davalının ticari unvan kullanımının haksız olduğuna yönelik bir tespit yapılamadığını bildirdikleri anlaşılmıştır. Rapora itiraz üzerine 2. Kez heyet oluşturulmuştur. Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilişim açıdan; Davacıya ait olduğu belirtilen “...” alan adının “11.03.2021” tarihinde kayıt altına alındığı, güncel olarak erişime açık ve aktif şekilde faaliyet gösterdiği, sitenin genel içeriği incelendiğinde, “...” adıyla ve aynı ibareyi içeren “ ... ” logosu kullanılarak “daire kiralama ve gayrimenkul yönetimi” hizmetlerine ilişkin içeriklerin ,Davacıya ait olduğu belirtilen “...” alan adının “10.06.2024” tarihinde kayıt altına alındığı, inceleme tarihinde erişime açık olmadığı tespit edildiği. BTK müzekkere cevabında, alan adının ...” adına kayıtlı olduğunun belirlendiği ,Davalıya ait olduğu belirtilen “...” alan adının “20.09.2024” tarihinde kayıt altına alındığı, erişime açık ve aktif olarak faaliyet gösterdiği, sitenin genel içeriği incelendiğinde, “...” ibaresi ve bu ibareyi içeren “ “...” logosu kullanılarak “daire kiralama ve konaklama” hizmetlerine ilişkin içeriklerin sunulduğunun tespit edildiğini, tarafların belirtilen marka tescil Nice sınıfları ve markasal kullanımları ve dosyada mevcut deliller incelendiğinde, taraf marka tescil ve markasal kullanımlarının ... Nice sınıfını kapsayan Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri olduğunu, karıştırma ihtimali için Markaların ve kullanımların bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak inceleme yapılması gerektiğinden hareketle; davacının “...” ve “...” ibareli marka tescilleri ile davalının "...” ibareli kullanımları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, fonetik ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; davacının markalarının ... Nice sınıfları kapsamında kalan "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri "açısından; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu bu hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının "...” ibareli markasal kullanımlarını gördüğünde davacının tescilli “...” ve “...” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu nedenle taraf markaları/kullanımları arasında belirtilen bu hizmetlerde (davacının markalarının ... Nice sınıfları kapsamında kalan "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri " açısından) SMK 6/1 maddesindeki iltibas ve karıştırılma ihtimali olmadığı, davalı marka kullanımlarının davacı markalarına benzer bulunmadığından ve markaların birbiri ile karıştırılma ihtimali bulunmadığından davalı eyleminin SMK m.7/2-b bendi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, Davacıya ait markalardaki esas unsur olan "..." ve “...” ibarelerinin davalının ticaret ünvanında kullanılmadığı, bunun sonucu olarak; davacıya ait markalar ile davalıya ait ticaret unvanı arasında, sunulan malın/hizmetin kaynağı hakkında herhangi bir karışıklık söz konusu olmayacağı gibi davalıya ait ticaret unvanının, mal/hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali halinde davalı ticaret ünvanının davacıya ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunmadığı, böylelikle davalı şirketin yukarıda bahsedilen ticaret unvanı kullanımlarının davacının tescilli markalarının kaynak gösterme fonksiyonuna zarar vermemesi nedeniyle davalının böyle bir kullanımının tescilli ticaret unvanının yasal kullanımı olarak kabul edilebileceği, SMK m. 7/3-d kapsamında markayı oluşturan işaretin aynısının ya da benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanılması gerekmektedir. Raporlarında ayrıntılı şekilde detayları ile açıkladıkları üzere, taraf markaları/kullanımları arasında belirtilen hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas-benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı , davalı marka kullanımlarının davacı markalarına benzer bulunmadığından ve marka/kullanımların birbiri ile karıştırılma ihtimali bulunmadığından davacının “guestteori” ibareli ... tescil numaralı markasının aynısının ya da benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığından bahsedilemeyeceğini bildirdikleri anlaşılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumundan marka tescil belgeleri celp edilmiştir. Davacı adına tescilli ... nolu “...”ibareli markanın ... Sınıf için 19.7.2022 tarihinde tescil edildiği, Davacı adına tescilli ... nolu “...”ibareli markanın ... Sınıf için 19.7.2022 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Ticari sicil kayıtları incelendiğinde; Davacı ... ŞİRKETİ’nin 5.3.2021 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır. Davalı ... ŞİRKETİ’nin 15.1.2024 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır. MARKA HAKKINA TECEVÜZ VE TİCARET UNVANIN TERKİNİ İSTEMLERİNİN İNCELENMESİ : Toplanan deliller, marka tescil belgesi, ticari sicil kayıtları, davacı ve davalının kullanımlarına ilişkin görseller, BTK kayıtları, alan adı sahiplik kayıtları, HMK 266 madde kapsamında marka hukuku ilkelerine göre hazırlanan birbirleri ile uyumlu her iki heyet raporu bir bütün olarak incelendiğinde; Davacıya ait ... nolu “...”ibareli markanın ... Sınıf için 19.7.2022 tarihinde, ... nolu “...”ibareli markanın ... Sınıf için 19.7.2022 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda karıştırma ihtimali daha güçlüdür. Karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu veya tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir. Karıştırma ihtimali hem marka, hemde sınıf bakımından benzerlik gerektirdiğinden iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve sınıfların ne kadar birbirine benzer ise karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Markalar arasında sözcük, harf karakteri, şekil, grafik gibi renk unsurlarında hiçbir fark yok ise markalar arasında ayniyetten söz edilir. Eğer bu unsurlardan birinde küçük fark var ise benzer markalardan söz edilir. Markalar arasında karıştırma ihtimali incelenirken her bir unsura göre değil bir bütün olarak iki markanın bıraktığı genel global izlenimin markanın bütünüyle bıraktığı etki dikkate alınır. AB Adalet Mahkemesi (CJEU ) uygulamalarında karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde bir takım ilkeler mevcuttur. Uygulamalara göre karıştırma ihtimali ilgili tüm faktörler dikkate alınmak suretiyle marka veya işaretler birer bütün olarak değerlendirilmeli bu değerlendirme yapılırken uyuşmazlık konusu mal veya hizmetin talep edebilecek durumdaki ortalama tüketici gözü ile bakılmalı ortalama tüketicinin detayları incelemeden markayı bir bütün olarak algılayacağı gözönünde bulundurulmalı markadaki ayırt edici ve egemen unsurların bıraktığı genel intibaya göre görsel ve işitsel ve kavramsal anlamda karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır. Markalar arasında daha az derecedeki benzerlik mal veya hizmetler arasında daha çok benzerlik ile dengelenebilir. Bunun tersi de mümkündür. Ayrıca eğer önceki markanın ayırt ediciliği kendiliğinden çok yüksek ise veya kullanım sonucunda yüksek ayırt edicilik sağlanmış ise karıştırılma ihtimali de çok yüksek olacaktır. Salt çağrıştırma ihtimalinin varlığı karıştırma ihtimalini de mevcut olduğunun kabulü için yeterli değildir. Önceki markanın tanınmışlığı da tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli değildir. Eğer her iki marka arasında çağrıştırma ,tüketicide bu markayı taşıyan ürünlerin aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden kaynaklandığı yolunda bir kanaate yol açacak nitelikte ise, bu durumda karıştırma ihtimalinin bulunduğu düşünülmelidir. Markalar arasında görsel , işitsel,kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı her iki markanın asli ve tali unsurları ile birlikte bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler bakımından benzerlik olup olmadığı çağrıştırma söz konusu olup olmadığı, markaların ait oldukları mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin eğitim ve toplumsal durumu, markaların tescilli oldukları malın ya da hizmetin değeri , buna bağlı olarak alıcının mal almaya gittiğinde harcadığı zaman kriterleri dikkate alınarak ortalama düzeydeki tüketici gözü ile karıştırma ihtimali mevcut olup olmadığı tespit edilecektir. Bütünsel Olarak Markalar incelendiğinde; Davacının ... tescil numaralı markasının kelime markasından oluştuğu görülmektedir. Kelime unsurunun solunda ince kırmızı çizgi devamında bey az zemin üzerinde siyah küçük harflerle “...” ibaresinin devamında bitişik yazılmış şekilde kırmızı küçük harflerle “teori” ibaresinin olduğu görülmektedir. Davacının ... tescil numaralı Markasının da tamamının kelime unsurundan oluşan beyaz zemin üzerine tamamı büyük harflerle “...” ibaresinden oluştuğu görülmektedir. Davalı markasal kullanımlarının siyah zemin üzerine büyük harflerle ... ibaresinin baş harfi olan G harfinin güneşe benzeyen bir şekilde figüratif olarak yer aldığı, hemen altında tamamı büyük harflerle ... ibaresinden oluştuğu görülmektedir. Taraf marka ve markasal kullanımlarının yoğunluklu olarak İngilizce olduğu anlaşılmaktadır. Davalı markasal kullanımında yer alan ... ibaresinin herhangi bir dilde anlamının olmadığı hususu bilirkişilerce de tespit edilmiştir. Taraf markalarında ... ibaresinin bulunduğu görülmektedir. Davacı markalarında kelime unsuru olarak ... ibaresinin büyük ve küçük harflerle yazımı şeklinde yer aldığı görülmekle birlikte, davalı markasal kullanımında siyah zemin üzerine büyük harflerle ... ibaresinin baş harfi olan ... harfinin güneşe benzeyen bir şekilde figüratif olarak yer aldığı görülmektedir. Taraf marka ve markasal kullanımlarında yer alan ... ibaresinin “konuk, misafir, ziyaretçi” anlamlarına geldiği ve tarafların iştigal ettiği ve... Nice sınıfını kapsayan Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri açısından ayırt ediciliği düşük olduğu hususu da bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davacı markasında yer alan “... ibaresi bilhassa da dava konusu edilen markaların tescili kapsamında yer alan ... Sınıftaki hizmetler açısından, markasal hüviyette ayırt edicilikleri bulunmadığı ve ... Sınıf açısından tasviri nitelikte olduğundan markada tali niteliktedir. Bu nedenle de, davacı Markalarının asli unsurunun “...” ve “...” olduğu görülmektedir. Davalı markasal kullanımlarında da ... ibaresinin markasal kullanımında ... ibaresinden oldukça büyük şekilde markasal konumlandırışı itibariyle ortalama tüketicinin dikkatinin ... İbaresinde toplanacağı, böylelikle davalı markasal kullanımlarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. ... ibaresinin de “evde yeni macera" anlamına geldiği, bu ibarenin de davalının iştigal ettiği hizmet alanına vurgu yaptığı ve markasal kullanımda dikkat çekmek için markada konumlandırıldığı görülmektedir. Marka hukukunda kural markanın bölümlere ayrılarak değil bir bütün olarak incelenmesidir. Dolayısıyla “..., “...” ve “...” ibareleleri bütünsel olarak incelendiğinde görsel, fonetik ve kavramsal olarak birbirinden farklı oldukları, herhangi bir benzerlik olmadığı anlaşılmıştır. Davacının ... tescil numaralı markasının ... Nice sınıfında yer alan hizmetlerin somut uyuşmazlıkta ihtilaf konusu edilen hizmetlerden olmadığı görülmektedir. Marka tescilleri/kullanımları bütünü itibariyle değerlendirildiğinde, nihai olarak her iki taraf tescil ve kullanımı kapsamındaki hizmetler benzer bulunmakla birlikte, davalı kullanımlarının davacının ... ve ... tescil numaralı... Nice sınıfındaki markalarına fonetik/görsel/kavramsal olarak benzerliğini sağlayacak şekilde kullanımlarının bulunmadığı, ortalama tüketicinin dava konusu davalı kullanımlarını görsel/işitsel/kavramsal olarak davacıya ait markalar ile ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraf işaretleri arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, fonetik ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade markaların ve kullanımların bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarakbelirlenmesi gerektiğinden hareketle; davacının “...” ve “...” ibareli Marka tescilleri ile davalının "...” ibareli kullanımları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, fonetik ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltbasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; davacının markalarının ... Nice sınıfları kapsamında kalan "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri " açısından; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makül düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu bu hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının "...” ibareli markasal kullanımlarını gördüğünde davacının tescilli “...” ve “...” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu nedenle taraf markaları/kullanımları arasında belirtilen bu hizmetlerde (davacının markalarının ... Nice sınıfları kapsamında kalan "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri " açısından) SMK 6/1 Maddesindeki iltibas ve karıştırılma ihtimali olmadığı anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7. maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmiştir. Buna göre, tescilli markanın aynısının aynı mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.SMK m.7/2-b hükmüne göre, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli Marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması Marka hakkı kapsamında olup, bu eylemin yapılması tecavüz teşkil etmektedir. Taraf markaları/kullanımları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas-benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından davalı eyleminin SMK m.7/2-b bendi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı anlaşılmıştır. UNVAN TERKİNİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ 6769 sayılı SMK m.7/3-e bendine göre, marka sahibinin engelleyebileceği ve ihlal oluşturan kullanımlar arasında “işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması” sayılmaktadır. SMK m.7/3-e bendine göre, tescilli bir markayı oluşturan işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak başkaları tarafından kullanılması halinde, marka sahibi bu kullanımları yasaklama hakkına sahiptir. Bu hüküm, marka sahibine, marka işaretinin tescilli bir ticaret unvanı veya işletme adında kullanılması halinde yasaklama yetkisi vermektedir. Mülga 556 sayılı KHK aksine SMK m.7/3-e uyarınca, ticaret unvanı veya işletme adının terkinini talep etmek için unvan veya işletme adının markasal kullanımı zorunlu değil ise de bu kullanımın marka sahibi tarafından yasaklanabilmesi için kullanımın markanın fonksiyonlarına zarar vermesi veya kullanım sonucunda haksız bir yararlanmanın olması gerekmektedir. SMK'nın getirmiş olduğu yeniliklerden biri, markanın ticaret unvanı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmesi için markasal kullanımın şart olmaktan çıkarılmasıdır. Davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markalarının TürkPatent kayıtlarında geçen Nice sınıflarının dahilinde... Nice sınıfındaki "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri "nde tescilli olduğu, buna karşın davalı şirketin “... A.Ş. "olarak işbu ticaret unvanı altında 15/01/2024 tarihinde tescil edildiği ve şirketin çalışma konusunun “ Yürürlükteki mevzuat, ithalat ve ihracat rejimlerine bağlı kalmak kaydıyla her türlü emtianın iç ve dış ticaretini yapmak. Turizm alanında halen yürürlükte olan ve ileride yürürlüğe girecek olan kanun ve nizamnameler çerçevesinde yurtiçi ve yurt dışında her türlü turistik oteller, moteller, mağazalar çarşılarkamping, pansiyon, tatil köyü, dinlenme evleri, termal istasyonu, plaj yerleri, dinlenme, gezme, eğlenme,komple turistik tesisler, lokanta, kafeterya, gazino, yiyecek içecek servis yerleri yüzme havuzlu sağlıktesisleri, hamam, sauna, turistik alanlar, otoparklar, kış sporları, doğa sporları, dağ turizmi, kaplıca turizmi, açık ve kapalı spor salonları, gece kulübü, dağ, deniz ve diğer su spor ve eğlenceleri rafting, su kayağı, yüzme, dinlenme yerleri, yurt içi ve yurt dışı turistik, geziler düzenlemek, ve bu alandaki diğer sporlara yönelik ve bunlara benzer yerler açmak, bu faaliyetler için gerekli tesis ve işletmeleri kiralamak, kiraya vermek, devir almak, devir etmek, inşa etmek inşa edilmiş olanlara iştirak etmek veya satın almak,satmak, işletmek, bu konularla ilgili her türlü pazarlama faaliyetlerinde bulunmak, seyahat acentelikleri ve irtibat bürolar açmak, işletmek ve bu işlerle ilgili danışmanlık yapmak Her türlü menkuller, gayrimenkuller, nakil vasıtaları, tesisler almak, satmak, kiralamak lehte ve aleyhte ipotek etmek, rehin etmek, ipotek almak, fek etmek, yerli ve yabancı tüzel kişilerle teknik ve ticari işbirliği yapmak, bayilik, mümessillik ve acentelikler almak, satmak devretmek, aynı amaçlarla kurulmuş ve kurulacak olan teşebbüs ve ortaklıklara iştirak etmek devralmak, devretmek yurt içi ve yurt dışı kredi müesseselerinden kredi almak, istikraz mukaveleler yapmak. Turistik tesisleri kurmak, kiraya vermek, almak, satmak, turistlik otel, motel, pansiyon, restoran açmak. Açılmış bulunan tesislere ortak olmak. Kiralamak, satınalmak, kiraya vermek. Turizm acenteleri açmak ve işletmek, açılmış olan acentelere ortak olmak ve satınalmak. Oluşmuş ve oluşacak serbest bölgelerde her türlü turistik tesis kurmak, işletmek, kiralamak vekiraya vermek ... gibi aracılık sistemi üzerinden kiralamafaaliyetlerinde bulunmak, aracılık etmek, danışmanlık yapmak ” gibi bilumum işlerin davalı şirketin başlıcaiştigal konuları olduğu tespit edilmiştir. Davacı ve davalı Sicili faaliyet alanları karşılaştırıldığında konularının benzer nitelikte olduğu,Tüm bu tespitler ışığında, somut olaya ilişkin davacının SMK m.7/3-e kapsamında marka haklarının davalı tarafından ihlal edilip edilmediği incelendiğinde, 17/02/2025 tarihli ... Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına göre, davalı şirketin 15/01/2024 tarihinde tescil edildiği ve bu tarihten önce davacı şirketin ... ve ... ibaresini içeren ... ve ... numaralı markalarının Türkpatent nezdinde başvurularının olduğu görülmektedir. Ticaret unvanını sicilde yazılı ve kayıtlı olduğu şekilde ve markanın asli unsurunu içeren ticaret unvanındaki sözcüklerin farklı renkte, büyük puntolarla ya da öne çıkarılarak davalı şirket tarafından kullanılmamış olması gerekmektedir. dosyada yer alan 02/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve son raporu düzenleyen heyet raporundaki bilişim incelemeleri neticesinde davalı şirketin ticaret unvanını sicilde kayıtlı olduğu şekilde ... ibaresini öne çıkararak kullandığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, davacıya ait markalardaki esas unsur olan "..." ve “..." ibarelerinin davalının ticaret unvanında kullanılmadığı, davalının faaliyet gösterdiği hizmet sektörünün davacıların Markalarının kapsamındaki hizmet sınıfları ile benzer olmakla birlikte; davacıya ait markalar ile davalıya ait ticaret unvanı arasında, sunulan hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olmayacağı, nitekim tarafların tescilli/kullandığı ibarelerin benzer olmadığı, davalıya ait ticaret unvanının, hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali bulunmadığı ve davacıya ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunmadığı, zira tarafların tescilli kullandığı ibarelerin benzer olmadığı (...-... / ..., SMK'nın ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yaptığı yollama ile aynı Kanun'un 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacıya ait markalardaki esas unsur olan "..." ve “..." ibarelerinin aynı ya da benzerinin davalının ticaret unvanının ek ve asıl unsuru olarak faaliyette olduğu hizmet sektöründe kullanmadığı, böylelikle davalı eylemlerinin davacıya ait marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı , davacı tarafından kullanılan markaların esas unsurunun “"..."“...” ibaresinden oluştuğu, davalının ticaret ünvanının asıl unsurunun da "..." ibaresinden ibaret olduğu, bu anlamda davacıya ait markalardaki ibarelerin aynısının/benzerinin davalının ticaret ünvanında kullanılmadığı, davalı ticaret ünvanındaki diğer unsurların ise ayırt edici nitelikte olmadığı , Davacıya ait markalardaki esas unsur olan "..." ve “..." ibarelerinin davalının ticaret ünvanında kullanılmadığı, bunun sonucu olarak; davacıya ait markalar ile davalıya ait ticaret unvanı arasında, sunulan malın/hizmetin kaynağı hakkında herhangi bir karışıklık söz konusu olmayacağı gibi davalıya ait ticaret unvanının, mal/hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali halinde davalı ticaret ünvanının davacıya ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunmadığı, dolayısıyla unvan terkini talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Yine hükme dayanak yapılan raporlarda SMK m. 7/3-d kapsamında markayı oluşturan işaretin aynısının ya da benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanılmadığı, dolayısıyla huzurdaki uyuşmazlıkta bir tecavüz ve ihlal söz konusu olmadığından tedbir taleplerinin de yerinde olmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE 2-732,00-TL ilam harcının yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Red edilen unvan terkini istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Red edilen tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı gideri tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına, 7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/06/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır