Diğer ·

2022/50 E. 2026/217 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/50
Karar No
2026/217
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/50 KARAR NO : 2026/217

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kötü niyetli olarak tescili için ...tarihinde ... başvuru numarası ile haksız olarak tescili istenen "..." markasının tescilli önlenmesine, yargılama esnasında tescile ilişkin başvuru kabul edilirse tescilin hükümsüzlüğüne ve haksız olarak davalı ... adına tescil edilen ... markasının hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine ve marka kullanımının men'ine karar verilmesini talep edildiğini, davalı şirketin sürekli ve sistematik olarak bilerek ve isteyerek müvekkilinin yaratıcı olduğu Türkçe müzik eşliğinde meze bar konseptli restorancılık faaliyetlerini, marka adı ve kullanılan yazı karakterine kadar birebir taklit ederek müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarını kötü niyetli olarak ihlal ettiğini ve müvekkilinin müşteri çevresinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalı ...'nın...tarihinde .... başvuru numarası ile "..." adının ve yine aynı tarihli ... başvuru numarası ile "..." adının marka olarak kendi adına tescillenmesi için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurulara karşı itirazlarının sunulduğunu fakat ... markasının tescil edilip itiraz süresi tanındığını, mezkur davaya konu kötü niyetli tescili istenen ve tescil edilen markaların başvurularından çok daha önceki tarihlerde müvekkilinin tescilli markaları bulunduğunu, bunların "..." ve "..." olduğunu, davalıların müvekkilinin işletmesiyle birebir aynı konseptte bir restoran açarak 2018 senesinden beri sürekli olarak "..." kelimesini içeren taklit marka varyasyonlarını müvekkillerinin markalarının tescilli olduğu ...sınıfta tescil başvurularından bulunduklarını ve bunların müvekkilinin markalarına benzerliği nedeniyle defalarca reddedildiğini, davalının haksız olarak tescil ettirdiği ... markasının daha önce tescilli olan müvekkilinin markaları ile benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı nedeniyle müvekkilinin tescilli markaları ile halk tarafından ilişkilendirilmesi sebebiyle doğrudan reddi gerektiğini... markasının tescil edildiğini ve buna rağmen davalı şirketin müvekkilinin markasının renklerini de birebir kullanarak müvekkilinin ... markasına tecavüz ettiğini, ... isimli restoranın müvekkili ... tarafından 2013 yılında ...'da kurulduğunu ve sayısız müşteriye hizmet vererek hem Türkiye hem de yurtdışında adını duyurduğunu, "..." konseptini yarattığını ve bu öncülüğünün birçok gazete haberinde yer aldığını ve markanın tanınmışlık kazandığını, müvekkili ...'nın, davalılardan ... ve davadışı ...'NIN ... Şirketi'ni kurduğunu ve eğlence mekanı faaliyetinde bulunduklarını, fakat bir süre sonra şirketin dağıldığını, davalı ...'ın ise şirket adresinde diğer davalı ... ile birlikte davalı şirket olan ...Şti.'ni kurduğunu ve gerek şirket adı altında gerekse müvekkili adına tescilli olan ... marka ve logosunu kullanarak bu adreste eğlence mekanı faaliyeti sürdürmeye başladıklarını, ... markasının müvekkilinin markalarından özellikle ... markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğuna şüphe olmadığını ve birçok müşterinin kendi şubeleri olup olmadığının sormasından da anlaşılacağı üzere iltibasa neden olduğunu, davalının müvekkilinin itibarından müşteri çevresinden ve isminden faydalanma çabası kötüniyetinin açık olduğunu iddia, talep ve beyan etmiştir. Davacı ... vekili feragat dilekçesinde özetle: Dava dilekçelerinin talepleri arasında 25.000,00 TL manevi tazminat ve HMK gereğince belirsiz alacak davası hükümlerine göre yapılacak yargılama ile tazminat miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini artırmak üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL itibar tazminatının ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine talepleri yer aldığını, davalı ... ile yapılan görüşmeler ve varılan anlaşma neticesinde yalnızca davalı ...yönünden açıkladıkları taleplerinde yer alan manevi tazminat, maddi tazminat ve itibar tazminatır taleplerinden feragat ettiklerini, tazminata talepleri yönünden davalı ..'dan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, dava dilekçelerinde yer alan belirtmiş oldukları tazminata ilişkin talepleri dışında kalan sair talepleri yönünden davaya tüm davalılar aleyhine devam ettiklerini, işbu feragat dilekçesinin yalnızca tazminat talepleri yönünden ve yalnızca davalı ... lehine sonuç doğurduğunu, birleşen dava davacısı ...'ın da birleşen davadan feragat dilekçesini kabul ettiklerini ve birleşen davanın tefrik edilerek dosyanın karara çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Söz konusu davanın HMK 10.maddede düzenlenen davaların yığılması usulünde açılmış olduğunu, usuli şartlarını taşımadığını, müvekkili ...'nın yaptığı başvurularla ilgili ... markası ile ilgili yayın kararı alınmış olduğunu, yayın süresi içerisinde davacı tarafından itiraz edilmiş olduğunu, kurumun henüz itirazı karara bağlamamış olduğunu, dolayısıyla henüz tescil edilmiş bir marka bulunmadığını, henüz itirazı inceleme aşamasında olan başvurunun kurum tarafından reddedilme olasılığının var olduğunu, bu olasılık halinde red kararına karşı dava açma haklarının bulunduğunu, dolayısıyla henüz tescil edilmemiş markalara karşı hükümsüzlük davasının açılmasının mümkün olmadığını, aynı şekilde ... başvurusu ile ilgili ise henüz yayın kararı dahi alınmadığını, yayın kararından sonra itiraz süreci ve bu itiraz sürecinin karara bağlanmasından sonra tescil kararı alınacağını, mahkemenin idarenin yerine geçerek fonksiyon gaspı niteliğinde karar vermesinin beklenemeyeceğini, dolayısıyla hükümsüzlük davasına ilişkin taleplerin reddini, müvekkili Muharrem'in marka başvurusu yaptığı ve "...." isimli marka başvurusunun yayınlandığı sabit olup müvekkili ... de diğer müvekkilinin başvurusunu yaptığını, kurum tarafından yayın kararı alınan markasını kullandığının aynı şekilde sabit olduğunu, müvekkilinin 04/11/2021 tarihinden itibaren korunan markasını kullanmasının marka hakkına tecavüz olarak nitelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin açıkça anayasal haklarını kullanarak başvurularını yaptığı ve mali hakları kendine olan markaları kullanabileceğini ve kullandırabileceğini, tecavüzün tespiti, ref'i ve men'i taleplerinin reddinini, davacının dava dilekçesinde "..." ismini işletme adı olarak 2013'ten beri kullandığını belirttiğini, davacının söz konusu markayı kendi adına değil o dönemde "...." isimli işletmenin sahibi olan... Şirketi namına tescil ettirdiğini ve zaten bu marka ile ilgili kuruma ilk başvurunun...adına 2014 yılında ...başvuru numarasıyla yapıldığını, daha sonra şirket yöneticisi olduğu dönemde tescil harcını yatırmayarak markanın tescilini engellemiş ve markayı kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirket ...'nin ortağı olan müvekkili Sabri'nin davacının ...'de ve şu anda "..." markasını kulllandığı işletmenin sahibi şirket olan ...Şirketi'nin ortağı olduğunu, davacının dava dilekçesinde sunduğu gazete haberlerine ve fotoğraflarına konu işletme Meygede'nin eski yeri olduğunu, söz konusu işletmeyi şu anda müvekkili ...'nin işletmekte olduğunu talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 23/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Asıl dava ile hükümsüzlüğü talep olunan her iki markanın da dava tarihi itibari ile tescilli olmamaları nedeni ile dava tarihi itibari ile hükümsüzlüklerinin talep olunamayacağı ancak mahkemenin yargılama sırasında tescil edilmesi nedeni ile davanın dinlenebileceği kanaatinin mahkeme nezdinde oluşması halinde dava konusu "..." ibaresini ve "..." görselini içerir ... kod numaralı 04/11/2021 başvuru ve 20/03/2023 tescil tarihli markanın mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğ'in ....sınıfta Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, Kuru bakliyat, hazır çorbalara, bulyonlar, zeytin, zeytin ezmeleri, hayvansal kaynaklı sütler, bitkisel kaynaklı sütler, sür ürünleri (tereyağı dahil), yenilebilir bitkisel yağlar, kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, yumurtalar, yumurta tozları, patates cipsleri, 30.sınıfta kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamullelri, tatlılar, ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklama, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, pekmez" emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirebileceği, davalı - karşı davacıların markasal kullanımlarının davacı - karşı davalı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Sektörel ve Mali İnceleme Yönünden: Tevdi edilen görev ile davalının (...Ltd. Şti.) SMK 151/2-b kapsamında kazancının hesap edildiği, SMK 151/2-b kapsamında 2021 yılı için 1.247.459,31 TL, 2022/1 dönemi için 735.107,28 TL olmak üzere 1.982.566,59 TL toplam kazanç elde ettiği, marka kök kelimesinin "..." olarak ticari ünvana da işlenmiş olduğu, bu sebeple de tüm kazancı üzerinden marka etkisinin % sel olarak tazminat olarak düşünülmesi gerektiği, heyetlerince kanaatlerine göre bu oranın %10 olarak kabul edilebileceği dikkate alındığında nihai tazminat rakamının da 198.256,66 TL olarak hesap edildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalı ...'nın (isim değişikliği nedeniyle ...) 04.11.2021 tarihinde TPMK'na tescil başvurusunda bulunduğu ... numaralı "..." ibareli markanın kendi adına tescilinin önlenmesi ve başvuru sürecinin tedbiren durdurulması, yargılama esnasında tescile ilişkin başvuru kabul edilirse tescilin hükümsüzlüğü ve marka sicilinden terkini, markanın kullanımının men'ini, "..." markası davalı ... adına tescil edilmiş olduğundan tescilin hükümsüzlüğü, marka sicilinden terkini ve markanın kullanımının men'i, taklit markadan doğan hakların kullanılmasının dava sonuna kadar önlenmesi amacı ile “...” ve "..." markaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalılarının; davacı adına tescilli bulunan "..." markasına ayırt edilemeyecek kadar benzeyen "..." ve “..." "..." adları bakımından haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, her türlü kullanımın her türlü mecrada engellenmesi, davaya konu markaları, logoları, adları taşıyan tüm tabela, işaret, katalog, el kitapları, fiyat listeleri, broşür, form, kartvizit tanıtım, internet siteleri, sosyal medya hesapları, reklam malzemeleri vb. her türlü belge, işlem ve hesabın derhal kaldırılması/kapatılması, 25.000,00 TL manevi tazminat ve HMK gereğince belirsiz alacak davası hükümlerine göre yapılacak yargılama ile tazminat miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırmak üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL itibar tazminatının ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkindir. Davacı vekili 13/11/2025 tarihinde talep artırım dilekçesi sunmuş ve gerekli harcı yatırmıştır. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nun 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları) "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden; "Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , Araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır. Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir. 6102 Sayılı TTK'nun 54.maddesi ile haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı Sabri Apatarkan yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı vekili tarafından "davalı Sabri Apatarkan yönünden dava dilekçesinde belirtilen tüm taleplerinden feragat ettikleri" yönünde beyanda bulunulduğu, HMK'nın 309/2. maddesi gereği feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından, davalı Sabri Apatarkan yönünden feragat nedeni ile davanın reddine dair karar verilmiştir. Davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu yönünden yapılan değerlendirmede; TPMK nezdinde 2016/95507 tescil numaralı "duble meze bar" ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, 2022/202186 tescil numaralı "duble meze meyhane" ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, 2021/156661 tescil numaralı "duble meze pera" ibareli markanın davalı Yusuf Azizoğlu adına tescilli olduğu, TPMK tarafından gönderilen 22/01/2026 tarihli cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinde 2021/156659 kod sayılı "duble meze meyhane" ibareli marka tescil başvurusunun iptal edildiği/hükümsüz olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Hükümsüzlük talebi yönünden; inceleme konusu "duble meze bar" ve "duble meze pera" ibareli markalar birlikte değerlendirildiğinde taraf markaları her ne kadar birebir mal ve hizmetler bakımından tescilli değil ise de davacı yanın markasının tescilli olduğu "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri” ile davalı yanın markasının tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 29. sınıfta “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” 30. sınıfta “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişetler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar; Emek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek. Yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarının yakın içerikte oldukları, davacı yanın “yiyecek içecek hizmetlerinin sağlanması” hizmetini sunar iken 29. Ve 30. Sınıfta yer alan ürünleri kullanmak zorunda olduğu, markaları ihtiva eden hizmeti alan bir tüketicinin benzer markayı ihtiva eden ilgili emtialardan herhangi bir görmesi halinde iltibas riskinin oluşacağı ve her ne kadar karşılaştırmaya tabi markalar birebir mal ve hizmet sınıflarında değil iseler de markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler bakımından iltibas riskinin var olduğunun değerlendirilebileceği, bu eksende dava konusu markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 29. sınıfta “ Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30. sınıfta Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez”” emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğünün oluştuğu kanaatine varılmıştır. Marka hakkına tecavüz yönünden; davacı yana ait markanın asli unsurunun DUBLE MEZE ibaresi, davalı yanın markasal kullanımlarının asli unsurunun DUBLE MEZE ibaresinden müteşekkil olduğu, davacı yana ait tescilli marka ile davalı yanın markasal kullanımlarında yer alan şekil ve renk unsurlarının marka ve markasal kullanımı birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, tarafların ticari iştigal/faaliyet alanlarının aynı/benzer olduğu, davalı yana ait markasal kullanımlarda DUBLE MEZE BAR ibaresinin sonundaki BAR ibaresi yerine PERA ibaresini kullanmasının davacı yana ait markadan uzaklaşmaya yeterli olmadığı, aksine işletmenin bulunduğu bölge/semti ifade eden bir kelime olması nedeniyle ayırt edicilik kazandırma özelliğinden uzak/zayıf bir kullanım olduğu, karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu kanaatine varıldığı, Maddi tazminat talebi yönünden; davalının (Duble Meyhane Restoran Tur. Ltd. Şti.) SMK 151/2-b kapsamında kazancının hesap edildiği, SMK 151/2-b kapsamında 2021 yılı için 1.247.459,31 TL, 2022/1 dönemi için 735.107,28 TL olmak üzere 1.982.566,59 TL toplam kazanç elde ettiği, marka kök kelimesinin "Duble" olarak ticari ünvana da işlenmiş olduğu, bu sebeple de tüm kazancı üzerinden marka etkisinin % sel olarak tazminat olarak düşünülmesi gerektiği, bu oranın %10 olarak kabul edilmesi gerektiği dikkate alındığında nihai tazminat miktarının 198.256,66 TL olduğu kanaatine varılarak 198.256,66 TL maddi tazminatın ilk ihlal tarihi olarak tespit edilen 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu'ndan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden; Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi kusur niteliğinde olduğundan ve davacının manevi tazminata hak kazanacağından, somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği manevi tazminat talebinin kabulüne; davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın ilk ihlal tarihi olarak tespit edilen 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İtibar tazminatı talebi yönünden; davacı yan her ne kadar marka hakkına tecavüz kapsamında itibar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, tazminat talebinde bulunan hak sahibinin markanın olumlu bir imaja sahip olduğunu ve markanın sonraki kullanımının ilgili kesim nezdinde olumsuz bağlantılar yarattığını ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca, markanın itibar kaybı neticesinde tazminata hükmedilebilmesi için markanın soyut olarak ihlale maruz kalması yeterli görülmemekte; itibardaki kaybın ne şekilde gerçekleştiği ve bu kaybın nasıl telafi edilebileceği hususlarının da ortaya konulması beklenmektedir. Bu hususta da ispat yükü, itibar tazminatını talep eden kişiye düşmektedir. Ancak davacı yanın bu yönde itibar kaybının olduğunu ispata elverişli delil sunmadığı görülmekle bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet bakımından yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas -2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak haksız rekabete ilişkin davanın reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A-Davalı Sabri Apatarkan yönünden yapılan değerlendirmede; 1-Davalı Sabri Apatarkan yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, B-Davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu yönünden yapılan değerlendirmede; 1-"Duble Meze Meyhane" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla "Duble Meze Meyhane" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı Yusuf Azizoğlu adına kayıtlı 2021/156661 tescil numaralı "Duble Meze Pera" ibareli markanın tescil edildiği; 29. sınıfta Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30. sınıfta Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, 3-Davalıların "Duble Meze" ibaresini taşıyan kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Bu doğrultuda; Davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu'na ait "Duble Meze" ibaresini taşıyan tüm mütecaviz kullanımların; tüm tabela, işaret, katalog, el kitapları, fiyat listeleri, broşür, form, kartvizit tanıtım, reklam malzemeleri vb. her türlü belge, işlem ile internet siteleri ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, 4-198.256,66 TL maddi tazminatın ilk ihlal tarihi olarak tespit edilen 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu'ndan alınarak davacıya verilmesine, 5-25.000,00 TL manevi tazminatın ilk ihlal tarihi olarak tespit edilen 20/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Tic. Ltd. Şti. ve Yusuf Azizoğlu'ndan alınarak davacıya verilmesine, 6-İtibar tazminatı talebinin reddine, 7-Haksız rekabete ilişkin davanın reddine, 8-Davalı Sabri Apatarkan yönünden; -Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 15.250,66-TL harçtan dosyaya yatırılan 905,11-TL peşin harç ve 3.335,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.240,11-TL harcın düşürülmesi ise eksik kalan 11.010,55-TL harcın davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 905,11-TL peşin harç, 3.335,00-TL tamamlama harcı ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.320,81-TL harcın davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınması ile davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 10.717,50-TL yargılama giderinin (posta, müzekkere, KEP, bilirkişi vb.) kabul red oranına göre 6.124,28 TL'sinin davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul edilen Markaya Tecavüz davası yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 13-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul edilen Hükümsüzlük davası yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 14-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince reddedilen Hükümsüzlük davası yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'na verilmesine, 15-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul edilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 16-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul edilen manevi tazminat davası yönünden hesaplanan 25.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılar Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ve Yusuf AZİZOĞLU'ndan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 17-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince reddedilen itibar tazminatı talebi yönünden hesaplanan 25.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren Duble Meyhane Restoran Gıda ve Ticaret Limited Şirketi ile Yusuf AZİZOĞLU'na verilmesine, 18-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2022/50, K. 2026/217, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-50-e-2026-217-k-3735cf658bd3